SON DAKİKA
Hava Durumu

#Burtom

Söz Bursa - Burtom haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Burtom haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

PRP, Ozon ve Kök Hücre gerçekten mucize mi? Uzman isim bilgi kirliliğine son verdi! Haber

PRP, Ozon ve Kök Hücre gerçekten mucize mi? Uzman isim bilgi kirliliğine son verdi!

Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın yarattığı "mucize çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı. Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu : "Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor. PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir.” Yöntemler Arasındaki Farklar ve Gerçekler Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi: “PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına mucize beklemek gerçekçi değildir. Ozon Tedavisi: Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. Kök Hücre: En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. Egzozom: Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez.” "Hiçbiri Egzersizin ve Hareketin Yerini Tutmaz" Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı: "Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır." Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır.”

Ev hanımları ve ofis çalışanları risk altında: "Tenisçi Dirseği" kabusu! Haber

Ev hanımları ve ofis çalışanları risk altında: "Tenisçi Dirseği" kabusu!

Halk arasında "tenisçi dirseği" olarak bilinen lateral epikondilit, sanılanın aksine sadece sporcuları değil; bilgisayar kullanıcılarından ev hanımlarına kadar geniş bir kitleyi tehdit ediyor. BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kerime Savaş, günlük hayatta farkında olmadan yapılan tekrarlayıcı hareketlerin mekanik yüklenmelere neden olduğunu, bunun da tendonlarda tarhribata neden olduğunu kaydetti. Uzm. Dr. Kerime Savaş, tenisçi dirseğini; dirsek bölgesine yapışan tendonların aşırı kullanımına bağlı olarak yıpranmasıyla oluşan ağrılı bir durum olarak tanımladı. Bu tabloya sadece spor aktiviteleri değil, günlük hayatta farkında olmadan yapılan birçok hareket de sebep olabiliyor. Mekanik yüklenmelere yol açan ve hastalığı tetikleyen unsurlara dikkat çeken Uzm. Dr. Kerime Savaş, şunları söyledi : “Mutfakta sık sık doğrama yapmak, bez sıkmak, ütü yapmak, Matkap veya makas gibi aletlerle çalışmak, bilgisayar kullanımı, El bileğinin sürekli sabit pozisyonda kalması, tendonların dolaşımını bozarak doku iyileşmesini geciktirir ve tedavi sürecini uzatır.” Belirtilere karşı uyaran BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kerime Savaş, “Hastalığın en sık görülen şikayetleri şunlardır : Dirsek dış kısmında şiddetli ağrı ve hassasiyet. Ağrının el, bilek ve kola yayılması. Nesne kavramak veya sıkıştırmakla artan ağrı. Elde güçsüzlük hissi veya zayıf kavrama gücü. Özellikle sabahları ve aktivite sonrası şiddetlenen ağrı. İleri dönemlerde dirsek çevresinde sertleşme ve şişlik” diye konuştu. Tedavi Süreci ve Kritik 4-6 Hafta Eşiği Uzm. Dr. Savaş, tedavide başarı oranının yüksek olduğunu ancak burada da zamanlamanın kritik öneme sahip olduğunu belirterek, tedavi yöntemleri ve süreci hakkında şu bilgileri paylaştı: “Hastanın semptomları tetikleyen aktivitelerden kaçınması ve özel destekleyici bandajlar kullanması mekanik yükü azaltır. Ağrıyı azaltmak ve inflamasyonu kontrol altına almak için ilaç tedavisi uygulanabilir. Hastalığın iyileşmesinde fizik tedavi ve egzersiz önemli yer tutar. Fizik tedavi ajanları ve egzersizler ile tendon iyileşmesi yaklaşık 4-6 hafta sürer. Eğer sorun 4-6 hafta içinde tedavi edilmezse, ağrı kronik hale dönüşmektedir.” Dr. Kerime Savaş, dirsek bölgesinde hissedilen ağrıların ihmal edilmemesi gerektiğini, erken müdahalenin yaşam kalitesini korumada esas olduğunu vurguladı.

BURTOM sağlık grubu uzmanından Ramazan uyarısı: “Sahuru atlamayın, iftarı hafif başlatın” Haber

BURTOM sağlık grubu uzmanından Ramazan uyarısı: “Sahuru atlamayın, iftarı hafif başlatın”

BURTOM Sağlık Grubu bünyesinde hizmet veren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil aynı zamanda metabolik bir adaptasyon süreci olduğuna dikkat çekti. Uzun süreli açlık sonrası bilinçsiz beslenmenin kan şekeri dalgalanmalarından sindirim problemlerine kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı bir Ramazan için öğün planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı. “Ramazan ayı sadece ruhsal değil, metabolik olarak da bir adaptasyon sürecidir. Uzun süreli açlık sonrası doğru planlama yapılmazsa kan şekeri dalgalanmaları, halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemleri görülebilir” diyen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, özellikle sahurun atlanmaması gerektiğini söyledi. “Sahuru atlamak metabolizma hızını düşürür” Ramazan’da öğün düzeninin sahur, iftar ve ara öğün şeklinde planlanabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Kurtuluş, “Bu şekilde hem açlık süresini azaltmış hem de günlük alınması gereken besin öğelerini tek bir öğüne yüklememiş oluruz. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri düşüşlerine, kas kaybına ve metabolizma hızının yavaşlamasına neden olabilir” ifadelerini kullandı. Sahurda protein ağırlıklı besinlerin tercih edilmesini öneren Uzman Diyetisyen Kurtuluş, “Yumurta, peynir, yoğurt, kefir gibi protein kaynakları; tam buğday, siyez ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar ile zeytin, ceviz ve avokado gibi sağlıklı yağlar tokluk süresini uzatır ve kan şekerini dengede tutar. Çok tuzlu ve baharatlı besinler ise gün içinde susuzluk hissini artırır” dedi. “İftarı hafif başlatın, porsiyon kontrolünü unutmayın” İftar öğününün de en az sahur kadar önemli olduğunu vurgulayan Uzman Diyetisyen Kurtuluş, uzun süren açlık sonrası hızlı ve fazla yemek tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş “Bütün gün aç kaldım psikolojisi aşırı yemeğe neden olabilir. Orucu bir çorba ile açmak ve kısa bir ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek en uygun yöntemdir. Yüksek porsiyonlarla mideyi bir anda doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, hazımsızlığa sebep olabilir” diye konuştu. Pişirme yöntemlerinin de önemine değinen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, ızgara, fırınlama, haşlama ve buğulama tekniklerinin tercih edilmesi gerektiğini, kızartma ve kavurma yöntemlerinin ise gereksiz yağ alımına yol açtığını ifade etti. Su tüketimine dikkat BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, iftar ile sahur arasında en az 1,5–2 litre su tüketilmesi gerektiğini hatırlatan ve özellikle yoğun tempoda çalışan, fiziksel efor harcayan kişilerin sıvı alımına daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtirken, tatlı tüketiminin de iftardan hemen sonra değil, birkaç saat sonra ara öğün olarak planlanmasını önererek “Şerbetli tatlılar yerine meyve tatlıları veya sütlü tatlıları küçük porsiyonlarda tercih etmek daha sağlıklı olacaktır” dedi. İftar sonrası yürüyüş önerisi Sindirim sistemini desteklemek ve bağırsak hareketlerini artırmak için iftardan 1–2 saat sonra hafif tempolu yürüyüşlerin faydalı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, Ramazan ayında kilo kontrolü için öğün atlamamak, porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve haftada 2–3 gün hafif egzersiz eklemenin önemli olduğunu vurgularken, direnç egzersizleri yapan kişilerin ise kas kaybını önlemek için yeterli protein alımına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Diyabet hastaları ve gebeler dikkatli olmalı Diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacağının kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, “Diyabet tipi, kullanılan tedavi yöntemi, kan şekeri kontrolü ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun süren açlık hipoglisemi riskini artırabileceği için özellikle insülin veya insülin salgılatıcı ilaç kullanan hastalar mutlaka doktor kontrolünde karar vermelidir” dedi. Gebelikte ise annenin ve bebeğin sağlığının öncelikli olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı ve komplikasyonsuz gebeliklerde doktor kontrolünde oruç tutulabileceğini; ancak düşük tehdidi, erken doğum riski, tansiyon problemi, kansızlık, çoğul gebelik ya da gestasyonel diyabet gibi durumlarda orucun önerilmediğini belirtti. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, “Gebelik, artmış enerji ve sıvı ihtiyacı olan özel bir dönemdir. Karar mutlaka kadın doğum uzmanı kontrolünde verilmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

BURTOM sporcu gençleri destekliyor Haber

BURTOM sporcu gençleri destekliyor

BURTOM Sağlık Grubu, alanındaki öncü çalışmalarının yanı sıra spora ve gençliğe yönelik destek çalışmalarını sürdürüyor. BURTOM Sağlık Grubu, Türkiye Basketbol 1. Ligi takımlarından Final Spor Basketbol Takımı’nın sağlık sponsoru oldu. BURTOM Sağlık Grubu’nun Çekirge Caddesi üzerindeki merkezinde gerçekleştirilen sponsorluk imza törenine BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, Final Spor Basketbol Kulübü İkinci Başkanı Tahsin Yıldırım, Genel Sekreter Yasin Taşel, Genel Menajer Mustafa Kemal Makineci, Baş Antrenör Berat Gök ve kulübün A Takımı sporcuları katıldı. İmza töreninde konuşan BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, spora ve gençliğe verilen desteğin önemine vurgu yaptı. Bursa’dan çıkıp ülke çapında hizmet veren bir sağlık kuruluşu olarak yine Bursa’nın önemli markalarından olan Final Okulları’nın spora ve gençlere verdiği desteğin yanında olmaktan dolayı mutlu olduklarını ifade eden Uzm. Dr. Erol Kılıç, “Spor, sağlıkla çok yakından ilintili bir branş. Ayrıca gençlerimizin kötü alışkanlıklardan korunması, verimli vakit geçirmesi ve doğru şekilde sosyalleşmesinin en doğru yollarından biri. Biz aynı zamanda Bursaspor Basketbol Takımı’nın da sponsoruyuz. Sporun ve gençlerimizin geleceği adına atılacak her adımın her zaman yanında olacağız” dedi. Final Spor Basketbol Kulübü İkinci Başkanı Tahsin Yıldırım da takımlarına verdikleri desteklerden dolayı Erol Kılıç ve BURTOM Sağlık Grubu ailesine teşekkür etti. Tahsin Yıldırım, yeni sezona iddialı bir şekilde hazırlandıklarını belirterek, BURTOM Sağlık Grubu’ndan aldıkları destekle başarılı sonuçla alacaklarına olan inancını dile getirdi. Uzm. Dr. Erol Kılıç ve Tahsin Yıldırım tarafından sponsorluk protokolünün imzalanmasının ardından hatıra fotoğrafı çekildi.

BURTOM’dan insan kaynağına yatırım Haber

BURTOM’dan insan kaynağına yatırım

Grubun I&D Danışmanlık iş birliğiyle hayata geçirdiği kapsamlı eğitim programı, tüm çalışanların yetkinliklerini artırmayı ve hasta memnuniyetini güçlendirmeyi hedefliyor. Eğitimler kapsamında yöneticiler, liderlik potansiyellerini keşfederken; stratejik karar alma ve insan odaklı yönetim yaklaşımları üzerine becerilerini geliştirme fırsatı buldu. Hasta hizmetleri ekipleri ise iletişim, kriz anlarını yönetme, profesyonel imaj oluşturma, stresle başa çıkma ve problem çözme gibi alanlarda uygulamalı eğitimler aldı. Radyoloji teknikerlerinden hemşirelere, fizik tedavi teknikerlerinden fizyoterapistlere ve laboratuvar teknikerlerine, çağrı merkezi personelinden hasta kayıt çalışanlarına kadar çok sayıda birimi kapsayan eğitimler; empati temelli yaklaşımı, etkili dinleme becerilerini ve çözüm odaklı iletişimi ön plana çıkardı. Sağlık sektörünün dinamik doğası ve insani yönü göz önünde bulundurularak tasarlanan bu program, çalışanların hem bireysel gelişimlerine hem de kurumun bütünsel performansına katkı sağladı. BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Geride bıraktığımız 30 yıl bizlere büyük bir birikim kazandırdı. Ancak bu geçmiş, aynı zamanda geleceğe dair daha büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Biz, yalnızca teknolojiye değil; en değerli sermayemiz olan insan kaynağımıza da yatırım yapmaya devam ediyoruz. Sağlıkta sürdürülebilir kaliteyi, güçlü ve gelişime açık ekiplerle sağlayabileceğimize inanıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.