SON DAKİKA
Hava Durumu

#Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi

Söz Bursa - Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Burtom'dan kış uyarısı: Çocuklarda hastalıklara dikkat Haber

Burtom'dan kış uyarısı: Çocuklarda hastalıklara dikkat

Sonbahar ve kış aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarda ateş, öksürük, burun akıntısı ve boğaz ağrısı şikâyetlerinin daha sık görülmeye başlanacağını belirten Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Kaşlı, “Özellikle kreş ve okula giden çocuklarda enfeksiyonların peş peşe gelmesi ailelerde doğal olarak endişeye yol açabiliyor. Kış aylarında özellikle influenza (grip), RSV ve çeşitli bakteriyel enfeksiyonlar açısından dikkatli olmak gerekiyor. Doğru aşılama, el hijyeni, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve gerektiğinde zamanında hekim değerlendirmesiyle çocuklarımızın kış dönemini daha sağlıklı geçirmelerine yardımcı olabiliriz” dedi. Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Kaşlı, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte artış gösteren çocukluk çağı enfeksiyonları hakkında ailelere yönelik uyarılarda bulundu. Özellikle kış döneminde bir çocuk hekimi olarak ailelerden en sık duyduğu soruların başında “Hocam, bu viral mi, bakteriyel mi?” sorusunun geldiğini ifade eden Dr. Kaşlı, kış enfeksiyonları ve dikkat edilmesi gereken noktalarla ilgili bilgiler verdi. İnfluenza: Basit Bir Soğuk Algınlığı Değildir İnfluenzanın, halk arasında grip olarak bilinen viral bir solunum yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Uzm. Dr. Onur Kaşlı, hastalığın genellikle ani başlayan ateş, belirgin halsizlik, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı ve öksürük ile kendini gösterebildiğini aktardı. Çocukların büyük bir kısmının hastalığı sorunsuz atlattığını, ancak özellikle küçük çocuklarda ve kronik hastalığı bulunanlarda daha ağır seyrederek zatürre gibi komplikasyonlara yol açabileceğini kaydetti. İnfluenzadan korunmada el hijyeni ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınmanın yanında mevsimsel influenza aşısının önemli korunma seçeneklerinden biri olduğunu belirten Kaşlı, aşılama kararının çocuğun yaşı, sağlık durumu ve risk faktörleri dikkate alınarak çocuk hekimiyle birlikte değerlendirilebileceğini ifade etti. RSV: Özellikle Bebeklerde Daha Dikkatli Olmalıyız RSV'nin (Respiratuvar Sinsityal Virüs) çocukluk çağında oldukça sık karşılaşılan solunum yolu virüslerinden biri olduğunu dile getiren Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Kaşlı, bu virüsün büyük çocuklarda sıradan bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi seyredebilirken, özellikle bebeklerde alt solunum yollarını etkileyerek bronşiolit ve zatürreye neden olabileceğine dikkat çekti. Bebekte hızlı veya zor nefes alma, göğüste çekilme, beslenmenin belirgin azalması, morarma veya genel durumda belirgin bozulma görülmesi durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi. Günümüzde RSV'ye karşı özellikle bebekleri korumaya yönelik koruyucu uygulamaların da bulunduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Kaşlı, hangi bebeğin hangi koruyucu yaklaşımdan yararlanabileceğinin; bebeğin yaşı, doğum zamanı, risk faktörleri ve güncel öneriler doğrultusunda hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Peki Bakteriyel Enfeksiyonlar? Çocuklarda kış aylarında görülen enfeksiyonların önemli bir kısmının virüslerden kaynaklandığını vurgulayan Uzm. Dr. Onur Kaşlı, bu nedenle her ateşli veya öksüren çocuğun antibiyotik kullanması gerekmediğini söyledi. Bununla birlikte orta kulak enfeksiyonu, streptokoklara bağlı boğaz enfeksiyonları, bazı zatürreler ve idrar yolu enfeksiyonları gibi bakteriyel hastalıklarla da karşılaşılabileceğini kaydetti. Viral ve bakteriyel enfeksiyonların belirtilerinin zaman zaman birbirine benzeyebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Kaşlı, bu ayrımı yalnızca ateşin yüksekliğine, burun akıntısının rengine veya öksürüğün şiddetine bakarak yapmanın her zaman mümkün olmadığını, çocuğun muayenesi ve gerekli görülen durumlarda yapılan tetkiklerin tanının belirlenmesine yardımcı olduğunu belirtti. Antibiyotik Her Ateşin Tedavisi Değildir Ailelere özellikle hatırlatmak istediği noktalardan birinin de antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmadığı hususu olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Kaşlı, gereksiz antibiyotik kullanımının çocuğun daha hızlı iyileşmesini sağlamadığı gibi antibiyotik direncinin gelişmesine de katkıda bulunduğunu vurguladı. Bu nedenle antibiyotik tedavisinin ancak bakteriyel enfeksiyon düşünülen ve hekim tarafından uygun görülen durumlarda kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Hangi Belirtilerde Hekime Başvurmalıyız? Çocuğun yaşına göre değerlendirmenin değişmekle birlikte; nefes almada güçlük, göğüste çekilme, morarma, belirgin uykuya eğilim veya bilinç değişikliği, sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma ve genel durumun giderek kötüleşmesi durumlarında mutlaka tıbbi değerlendirme gerektiğini kaydeden Uzm. Dr. Onur Kaşlı, özellikle 3 aydan küçük bebeklerde 38°C ve üzerindeki ateşin gecikmeden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Hastalıktan Çok Çocuğu Değerlendiriyoruz Ailelere sık söylediği bir cümle olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Kaşlı, “Sadece termometredeki rakama değil, çocuğun genel durumuna da bakıyoruz” dedi. Aynı enfeksiyonun iki çocukta birbirinden oldukça farklı seyredebileceğini belirten Uzm. Dr. Kaşlı, bu nedenle çocuğun yaşı, beslenmesi, solunumu, aktivitesi, eşlik eden hastalıkları ve genel durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sonbahar ve kış aylarında çocukların zaman zaman enfeksiyon geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu yineleyen Uzm. Dr. Onur Kaşlı; amacın her enfeksiyonu antibiyotikle tedavi etmek değil, hangi çocuğun evde güvenle takip edilebileceğini, hangi çocuğun hekim değerlendirmesine ihtiyaç duyduğunu doğru belirlemek olduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Kaşlı, sözlerini doğru aşılama, el hijyeni, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve gerektiğinde zamanında hekim değerlendirmesiyle çocukların kış dönemini daha sağlıklı geçirmelerine yardımcı olunabileceğini belirterek tamamladı.

Duman ve kül tabakası sağlık sorunlarına neden olabilir Haber

Duman ve kül tabakası sağlık sorunlarına neden olabilir

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Güler Yürekli, özellikle duman inhalasyonunun sağlık üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkilerine dikkat çekerek, baş ağrısı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı gibi belirtiler ortaya çıkması halinde gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Güler Yürekli, son günlerde artan orman yangınları sonrası oluşan yoğun duman ve kül tabakasının, özellikle solunum yolları üzerinde ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Büyük yangınların en önemli sağlık risklerinden birinin duman inhalasyonu olduğunu belirten Dr. Yürekli, dumanın hem termal hem de kimyasal açıdan akciğerleri tehdit ettiğini söyledi. Yangın dumanının karbon monoksit, siyanür, formaldehit, akrolein gibi birçok zararlı madde içerdiğini belirten Dr. Yürekli, “Bu maddeler, solunum yollarını tahriş ederek inflamasyona yol açar, bazı durumlarda ise hayati tehlike oluşturur. Karbon monoksit dokuya oksijen taşınmasını engellerken, siyanür hücresel düzeyde oksijen kullanımını durdurabilir” dedi. Solunum Problemleri Günler Sonra Bile Ortaya Çıkabilir Duman soluyan bireylerde ilk etapta öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, boğazda yanma ve hırıltılı solunum gibi belirtiler görülebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Yürekli, bazı etkilerin ise saatler veya günler içinde gelişerek daha ciddi bir tabloya dönüşebileceğini söyledi. “Yangına maruz kalan bireylerde akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS), zatürre, bronşiolit obliterans ya da nadiren akciğer fibrozisi gibi kalıcı hasarlara yol açabilecek komplikasyonlar gelişebilir” uyarısında bulunan Dr. Yürekli, özellikle astım ve KOAH gibi kronik solunum hastalığı olan kişilerin dumanlı ortamlardan kesinlikle uzak durması gerektiğini vurguladı. Belirti Gösterenler Gecikmeden Hekime Başvurmalı Dr. Yürekli, yangın dumanına maruz kalan bireylerde; bilinç bulanıklığı, baş dönmesi, göğüste sıkışma hissi, kalp çarpıntısı, morarma, kalıcı öksürük veya hırıltılı solunum gibi belirtiler görülmesi halinde, zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını önerdi. Tanı, Tedavi ve Takip Hayati Önem Taşıyor Uzm. Dr. Güler Yürekli, yangın sonrası başvuran hastalarda karbon monoksit seviyesi (COHb), kan gazı analizi, akciğer grafisi gibi tetkiklerin uygulandığını, gerekirse bronkoskopi ile hava yollarının doğrudan görüntülendiğini aktardı. Tedavide ise, yüksek akımlı oksijen desteği, nebülizatörle uygulanan bronkodilatör tedaviler, siyanür zehirlenmesi şüphesi durumunda özel antidotlar kullanıldığını belirtten Uzm. Dr. Yürekli, uzun vadede kalıcı hasar riski olan hastalarda solunum fonksiyon testleri ve görüntüleme yöntemleriyle izlem yapılması gerektiğini ifade etti. Toplum İçin Uyarılar Yangınların yoğun olduğu dönemlerde halkı tedbirli olmaya çağıran Dr. Yürekli, şu uyarılarda bulundu: “Mümkün olduğunca açık havada uzun süre kalmaktan kaçınılmalı. Çocuklar, yaşlılar ve solunum rahatsızlığı olan bireyler korunmalı. Zorunlu durumlarda dışarı çıkarken partikül filtreli maskeler tercih edilmeli.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.