SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bütçe

Söz Bursa - Bütçe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Şimşek'ten net vergi mesajı: "KDV, gelir ve kurumlar vergisi artışı gündemimizde yok" Haber

Bakan Şimşek'ten net vergi mesajı: "KDV, gelir ve kurumlar vergisi artışı gündemimizde yok"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk defa bu kadar yoğun ilgiyi görüyorum. Gerçekten bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Dolayısıyla ilgi çok yoğun" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonominin geçen yıl yüzde 3,3 büyüdüğünü ve bunun yüzde 70'inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığını bildiren Şimşek, küresel finansal şartların daha elverişli hale geldiğine işaret etti. "İRAN'LA İLGİLİ BELİRSİZLİK OLMASAYDI, ÇOK BÜYÜK İHTİMALLE PETROL FİYATLARI 60'LI DOLARLARI AŞMAZDI" Avrupa Birliği ve Orta Doğu'daki ticaret ortaklarında sınırlı olsa da büyüme açısından bir toparlanma içerisinde olduğunu söyleyen Şimşek, "Bu bizim için iyi, olumlu bir gelişme. Diğer bir husus aslında İran'la ilgili belirsizlik olmasaydı, çok büyük ihtimalle petrol fiyatları 60'lı dolarları aşmazdı. Şimdi tabii yapısal olarak enerji fiyatları, emtia fiyatlarından bahsediyorum. Enerji emtiasından bahsediyorum. Yani petrol, doğalgaz normal şartlarda yapısal olarak aşağı yönlüdür. Düşüş trendindedir ve bu yapısaldır. Geçici değil. Yani petrol fiyatlarının reel olarak düştüğünü zaten söyleyebiliriz dünyada. Ama nominal olarak bu 70 dolara dayanması, bugün 70 dolar civarı olması, aslında büyük oranda İran riskinin fiyatlanmasından kaynaklanıyor. Yani geçici bir riskin fiyatlanması. Ama yapısal olarak aslında enerji fiyatlarının yönü aşağı yönlüdür" açıklamasında bulundu. "İran ile ilgili belirsizlikler ortadan kalkarsa dezenflasyona olumlu yansıyacak" Şimşek, Türkiye açısından ticaret ortaklarının sınırlı da olsa toparlanmasının önemli olduğuna dikkati çekerek, "Küresel finansal şartlarının elverişli hale gelmiş olması bizim için değerli. Ama en önemlisi, eğer bu belirsizlikler ortadan kaldıktan sonra, yani şöyle, İran ile ilgili belirsizliklerden bahsediyorum, ortadan kalktıktan sonra çok büyük ihtimalle yapısal olarak enerji fiyatları aşağı yönlü trendine dönecek. Bu da Türkiye için çok önemli. Çünkü bir taraftan hem cari açımıza olumlu yansıyacak, dezenflasyona olumlu yansıyacak, büyümeye olumlu yansıyacak" ifadelerine yer verdi. "İLK DEFA BU KADAR YOĞUN YATIRIMCI İLGİSİ GÖRÜYORUM" Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin büyük olduğuna işaret eden Şimşek, gittiği Londra, New York ve Hong Kong'da 1,5 haftada yaklaşık 800 yatırımcıyla çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Şimşek, 2007'den ta 2018'e kadar da sürekli bir şekilde ülkemizin hikayesini anlatmak üzere biliyorsunuz sık sık seyahat ettiğini vurgulayarak, "İlk defa bu kadar yoğun ilgiyi görüyorum. Gerçekten bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Yani Türkiye'nin yatırım, kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseldiği ve en iyi dönemlerimizin olduğu yıllardan bahsediyorum. Dolayısıyla ilgi çok yoğun. Peki diyeceksiniz ki niye? Birkaç sebebi var. Bir tanesi dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü bir hikayesi olan fazla ülke yok. Yani Türkiye'nin güçlü bir hikayesi var. Bir dezenflasyon var. Büyüme çok dirençli bizde. Yani bu kadar sıkı para politikasına, sıkı maliye politikasına rağmen büyüme çok güçlü seyretti. Şimdi reel ekonomi ile ilgili şikayetler çok duyabilirsiniz ama yani bizi dünyayla karşılaştırdığınız zaman hele ticaret ortaklarımızla karşılaştığınız zaman Türkiye'nin büyümesi güçlü o anlamda. Tabii ki daha da potansiyelin yüksek. Zaten dezenflasyon programının da amacı o. Yani bu büyüme potansiyelini harekete geçirmek" diye konuştu. "YATIRIMCILARIN İLGİSİNİN NEDENİ TÜRKİYE'NİN SAVUNMA GÜCÜ" Yatırımcıların ilgisinin bir diğer nedeninin Türkiye'ye güvenlik penceresine bakıldığı zaman NATO'nun en güçlü üyelerinden bir tanesi olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Yani ordu büyüklüğü anlamında NATO'nun en büyük ikinci ordusu ama güç, efektif güç anlamında da her zaman ilk beşte olduk. Dolayısıyla Avrupa'nın güvenliği Türkiye'den bağımsız düşünülemeyeceği gibi aslında bu yeni dünya düzeninde de bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var. Sektörel olarak da meselesi savunma sanayine yoğun bir ilgi var" değerlendirmesinde bulundu. "EYT'nin etkilerini önemli ölçüde telafi ettik" Türkiye'nin önemli bir süredir uyguladığı politikalarında oldukça tutarlı olduğunu söyleyen Şimşek, öngörülebilirlikte ciddi bir artış olduğunu sözlerine ekledi. Mevcut konjonktüre göre güçlü bir büyümenin de olduğunu ifade eden Şimşek, "Türkiye'de borçluluk düşük. Hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10 civarı. Bütün özel sektörümüzün borçlarının milli gelire oranı dünyaya göre düşük. Kamunun borcu, devletin borcunun, bürüt iç ve dış borcunun milli gelire oranı yüzde 25 bile değil. Bize benzer ülkelerde bu oranı yüzde 74. Bir diğer konu, yani sorduğunuz için söylüyorum. Biz de bütçe disiplinini çok hızlı bir şekilde sağladık. Yani rüştümüzü ispat ettik. Bakın büyük bir deprem felaketin yaralarını sardık. EYT'nin etkilerini önemli ölçüde yönettik, telafi ettik. Bütün bunlara rağmen bakın bütçe açığının milli gelire oranı geçen sene yüzde 2,9'a düştü. Gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 6,3. Bakın yani borcumuz, gelişmekte olan ülkelerin borcunun üte birinden az. Bizim açığımızın da milli gelire oranı olarak gelişmekte olan ülkelerin yarısından daha az" şeklinde konuştu. "YATIRIMCILAR BİZE DEZENFLASYONUN GÖRÜNÜMÜNÜ VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE'Yİ SORUYORLAR" Yatırımcıların kendisine büyük ölçüde dezenflasyon görünümünü sorduklarını aktaran Şimşek, "Çünkü rutine döndük. Yani tabii bu geçici bir takım jeopolitik gelişmeleri bir kenara bırakırsak, gerçekten sorulan önemli bir kısmı rutine döndük. İlk dönemlerde ‘program devam edecek mi' gibi konular gündeme geliyordu. Onları açtık şu anda. Onlar geride kaldı. Dolayısıyla bu yöndeki söylemlerin de spekülatif olduğuna ilişkin kanı dünyada yerleşti. Bana ilişkin spekülasyonlar, programın geleceğine ilişkin spekülasyonlar, programın siyasi olarak sahiplenilmesine ilişkin negatif söylemler artık karşılık bulmuyor. Dolayısıyla bir tutarlılık var, öngörülebilirlik var, iyi bir hikaye var. Bize dezenflasyonun görünümünü soruyorlar. En önemli konuların başında o geliyor. Terörsüz Türkiye'yi soruyorlar. Çünkü bunun etkileri, geçmişte de hatırlarsanız bu yönde bir çaba olmuştu. Dönem dönem de tabii ki jeopolitik, yani küresel bu mimariye ilişkin, Türkiye'nin konumu, Türkiye-Batı ilişkileri de dönem dönem gündeme geliyor. Ama genel anlamda daha teknik, daha makro konular ön planda" dedi. Şimşek, Japonya'dan da ciddi bir yatırımcı ilgisi olduğunu söyleyerek, Japonya'nın önde gelen önemli iş gruplarının tamamıyla bir araya gelip Türkiye'ye doğrudan yatırımlar için cazip hale geldiğini aktaracaklarını dile getirdi. Ekonomi programını 3 devre olarak tanımladıklarını kaydeden Şimşek, birinci evrede karşı karşıya kalınan risklerin kontrol altına alındığını, ikinci evrede ise makro dengesizlikleri azalttıklarını ifade etti. Şimşek, faiz giderlerinin artışından ötürü eleştirildiklerini belirterek, "Tabii faiz dışı açık verirseniz faiz giderleri artar. Faiz dışı fazlaya geçen sene geçtik. Milli gelirin yüzde 0,4'ü kadar faiz dışı fazla verdik" dedi. "TÜRKİYE CARİ AÇIK SORUNUNU DA ÖNEMLİ ÖLÇÜDE KONTROL ALTINA ALDI" Cari açığa ilişkin de konuşan Şimşek, tarih boyunca bakıldığında Türkiye'nin ekonomideki yumuşak karnının cari açık olduğunu aktardı. Şimşek, "Mayıs 2023'e gidin 12 aylık cari açığımızın milli geliri oranı yüzde 5,5'lar civarına kadar çıkmıştı. Şimdi o oran 2024'te yüzde 0,8'e düştü. Altın hariç fazla verdik. Altın yenilebilir içilebilir bir emtia değil. Portföy tercihi için satın alınan önemli ölçüde. Portföy tercihi nedeniyle ithal ettiğimiz bir ürün. Tabii ki ithal ettiğimiz için açığımızın bir parçası ama o bir birikim. Yani altın bir birikim. Şimdi altın hariç 2024'te Türkiye cari fazla vermiş. 2025'te altın hariç Türkiye 0,3'lük bir cari açık vermiş. Yani sıfıra yakın. O da dahil yüzde 1,6 ve o da yönetilebilir. Yani geçmiş uzun vadeli ortalamaların yani neredeyse yarısından az, yüzde 1'i civarı. Dolayısıyla Türkiye aslında cari açık sorununu da önemli ölçüde kontrol altına aldı önce ve önemli ölçüde de sürdürülebilir bir patikaya oturttu. Cari fazla iddiamız için biraz erken. O yapısal dönüşüm gerektiriyor. Onu da başaracağız" bilgilerini kaydetti. "NET REZERVLER, YANİ SWAP HARİÇ, BÜTÜN YÜKÜMLÜLÜKLER HARİÇ, 80 MİLYAR DOLAR CİVARI" Türkiye'nin bürüt dış finansman ihtiyacının milli geliri oranının, tarihi olarak hep yüzde 20'nin üzerinde olduğunu kaydeden Şimşek, "İlk defa, uzun bir süredir, son 20 yıldan bahsediyorum, yüzde 20'nin altına, yüzde 17-18'ler civarına indi. Şimdi bunu niye söylüyorum? Bir taraftan cari açık azaldı. Bir taraftan dış borcunun milli geliri oranı düşüyor. Bir taraftan bürüt dış finansman ihtiyacının milli geliri oranı düşüyor. Bu arada da rezerv birikimine gittik ve 98 milyar dolarlık bürüt rezervi bugün 200 milyar doların epey üzerine taşıdık. Bu önemli. Bakın, geçen sene yaşadığımız bir sürü çalkantıya rağmen, şu andaki İran'ın belirsizliğe rağmen, şimdi net rezervlerde, yani swap hariç, bütün yükümlülükler hariç, 80 milyar dolar civarı" şeklinde konuştu. "KKM ÖNEMLİ BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜ VE KKM STOKU BÜYÜK ORANDA KALKTI" ‘Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) başarılı bir şekilde çıktıklarını da hatırlatan Şimşek, "KKM önemli bir yükümlülüktü. Ve hele bu coğrafyada yaşıyorsanız, dış kırılganlığı arttıran bir yükümlülük. Çünkü herhangi bir şokta kurun gitmesi halinde, kamu ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalıyor. KKM önemli bir yükümlülüktü. Ve hele bu coğrafyada yaşıyorsanız, dış kırılganlığı arttıran bir yükümlülük. Çünkü herhangi bir şokta kurun gitmesi halinde, kamu ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalıyor. Dezenflasyonu da zorlaştırıyordu. 2023'ün ortasında, 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Şimdi 100 milyon dolar mı bilmiyorum, en son rakamı takip etmiyoruz artık, çünkü kapattık, programı kapattık. Esas konumuz enflasyon. Dezenflasyon konusunda çok kararlı bir programı uygulamaya devam ediyoruz. Orada da çok güçlü bir ilerleme var, biraz zaman alıyor" diye kaydetti. "DEZENFLASYONDA BİR BOZULMA YOK GEÇİCİ BİR TAKIM FAKTÖRLERLE BİR YAVAŞLAMA SÖZ KONUSU" Ocak ayı enflasyon verileriyle birlikte dezenflasyon sürecinin gidişatına yönelik eleştirilerin olduğunu söyleyen Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz. Şimdi 1-2 aylık veriler üzerinden tabii ki değerlendirme yapmak herkesin takdiri. Ocak ayı, Şubat ayı çok iyi gelseydi de bu konudaki kararlı uygulamalarda bir gevşemeye gitmeyecektik. Şimdi Ocak, belki de Şubat ayı bilemiyorum, mevsimsel etkilerle diyelim ki nispeten yüksek geldi. Burada aslında dezenflasyonda bir bozulma yok. Ha bir yavaşlamadan bahsedilebilir. Fakat sebebine inmek lazım. Eğer gerçekten gıda ağırlıklı olarak, gıda kaynaklıysa, yani mevsimsellikten arındırılmış veya bir takım diyelim ki geçen sene kuraklığın veya bu sene, yani Ocak ayı diyelim ki kış şartlarının etkisiyle yüksek bir rakam geldiyse, onu doğru okumak lazım. Birinci konu bu. Yani dezenflasyonda bir bozulma yok. Enflasyonun aşağı yönüne inmesinde bir bozulma yok. Burada geçici bir takım faktörlerle tabii ki bir yavaşlama söz konusu." Şimşek, enflasyondaki yavaşlamanın sebebine doğru bakılması ve bu göre değerlendirilme yapılmasının daha doğru olacağını belirterek, "Gıda kaynaklıysa, mevsimsellikten arındırılmış, geçen senenin kuraklığı, bu senenin kış şartları etkisiyle yüksek geldiyse bunu doğru okumak lazım. Burada geçici faktörlerle yavaşlama söz konusu. Bu telafi edilebilir mi? Evet. Mart, Nisan, Mayıs'ta geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz. Bu senenin yağışları çok iyi. Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu dönemin içindeyiz" dedi. "ARZ YÖNLÜ, YAPISAL DÖNÜŞÜM KANALINDAN DEZENFLASYONU ÇOK ÖNEMSİYORUZ" Sıkı para politikasının dezenflasyon sürecindeki yerine de değinen Şimşek, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Genelde eleştiriler program para politikasından ibaret. Biz arz yönlü ve yapısal dönüşüm kanalından dezenflasyonu çok önemsiyoruz. Biz de para politikasının sınırlı etkiye sahip olduğunu, burada maliye politikasının önemli olduğunu kabul ettik. İlk defa bu sene imkanlar el verdiği için, yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak değil, yani yüzde 19'un altına belirledik. Efendim işte akaryakıt gibi, tütün ürünleri gibi, alkolü içecek bütün bu ürünlerdeki maktu vergileri son, normalde 6 aylık enflasyon kadar arttırmanız lazım, onu yapmadık o boyutta. Çok daha düşük oranda, yüzde 6-7 civarında arttırdık. Maliye politikasının çok güçlü bir şekilde devreye girdiği bir dönemdeyiz. Para politikası duruşunu koruyor. Arz yönlü politikalarımızın başında konut geliyor. Hayat pahalılığının en önemli bileşeni kiralardır. Konut sahipliği artana kadar sosyal konut miktarını artırmamız lazım. Deprem bölgesinde 455 bin konut teslim edildi, 166 bin konut bu senenin ortasında bitecek. 650 bin konut tamamlanmış olacak. Deprem bölgesinde kiralarda reel düşüşler var. Nominal olarak da oldukça mütevazi. 250 bin sosyal konut projesi vardı, başlamıştı, 500 bin daha sosyal konut projesini başlattık. 2-3 yıl içinde 750 bin sosyal konut tabi ki vatandaşımıza sunulmuş olacak. Hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz." "OCAK AYINDA BİR YÜKSEK FAİZ ÖDEMESİ OLDU" Şimşek, ocak ayında yüksek faiz ödendiğine dair iddialara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, "Ocak ayında tabii ki bir yüksek faiz ödemesi oldu. Çünkü 2016'dan itibaren bu dönem dönem yeniden ihraç ediliyor. Ama ilki 2016'da. Enflasyon endeksli bir borç. Yani iç borç senedi ihraç ediyorsunuz. Yani satıyorsunuz. Bu tüfe endeksli kağıtların özelliği şu. Genelde kupon çok anlamlı değildir. Genelde o diyelim ki 10 yıllık bir kağıt, basitleştiriyorum. 10 yıl boyunca yani siz o enflasyon farklarını biriktiriyorsunuz, biriktiriyorsunuz, biriktiriyorsunuz. Ondan sonra da vadesi gelince ödüyorsunuz. Şimdi bakın çok basit bir rakam söyleyeyim size. Ocak ayı faiz ödemelerinin yüzde 53'ü bir tek kağıdın vadesinin dolmasından kaynaklanıyor. O da ne zaman ihraç edilmiş? 2016'da. Ama yıllarca bu faizi ödememişsiniz. O enflasyon farkı faiz olarak birikmiş, birikmiş, birikmiş. Ocak ayına denk gelmiş. Şimdi kalkıp buradan bir hikaye üretmek için ya cahil olmak lazım, ya da kötü niyetli olmak lazım" ifadelerinde bulundu. "GÜNDEMİMİZDE KURUMLAR VERGİSİ, GELİR VERGİSİ, KDV ARTIŞI YOK" Vergilere yönelik artış olup olmayacağına dair olarak ise Bakan Şimşek, "Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Şunu da net bir şekilde söyleyebilirim. Yani gelir vergisinde, kurumlar vergisinde, KDV'de şu anda bir çalışmamız da yok. Ama dediğim gibi, ekonominin ihtiyaçlarına binaen dönem dönem ufak sektörel bazı şeyler yapabiliyoruz" söyleminde bulundu. "SAHTE FATURALARA İLİŞKİN CİDDİ BİR YAPAY ZEKA ALGORİTMALARINI DEVREYE ALDIK" Bakan Şimşek vergi kaçıranlara yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğüne değinerek, "Sahte faturaya bizim, yani bizim değil, hiçbir ülkenin toleransı olamaz. Ona ilişkin ciddi bir yapay zeka algoritmalarını devreye aldık. Bundan sonra iki günlük bir firmanın kalkıp milyarlarca fatura falan filan anında, böyle işte bazen anlatıyorlar ya, işte bir minibüs kiralıyorlar, o minibüste fatura basıp ondan sonra kayboluyorlar. Bunu yapamayacaklar. Onu dahi yapamayacaklar. Çünkü çok güçlü bir, tekrar algoritmalarla, buna biz kâşif diyoruz, sahte belge düzenleyene, yani anında inşallah devreye girebileceğiz çok hızlı bir şekilde. Yine bizim başka programlarımız var. Bu Türkiye'deki bütün şehirlerdeki bir anlamda konut değerleme haritası gibi bir takım çalışmalarımız var. Dolayısıyla işlemleri bir şekilde karşılaştırma imkanımızı artıyor. Gözetim programlarımız var. Ama özellikle yüksek gelirli gruplara yönelik, yani kayıt dışı yüksek gelirli gruplardan bahsediyorum. Yani işte ne bileyim, kredi kartından tutun, yat, tekne, konu, yani lüksten bahsediyorum. Buralara ilişkin arkadaşlar malı bir çalışma içerisinde ve tekrar algoritmalar devreye giriyor. Dolayısıyla özetle biz kayıt dışında mücadeleye devam edeceğiz" dedi.

2026'nın ilk bütçe karnesi açıklandı: Ocak ayında 214,5 milyar TL açık! Haber

2026'nın ilk bütçe karnesi açıklandı: Ocak ayında 214,5 milyar TL açık!

Ocak ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 635,8 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 421,2 milyar TL ve bütçe açığı 214,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Ocak ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Ocak ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 635,8 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 421,2 milyar TL ve bütçe açığı 214,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 179,4 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 241,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Ocak ayında 139 milyar 259 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı Ocak ayında 214 milyar 543 milyon TL açık verdi. 2025 yılı Ocak ayında 23 milyar 759 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2026 yılı Ocak ayında 241 milyar 873 milyon TL faiz dışı fazla verildi. BÜTÇE GİDERLERİ Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak ayı itibarıyla 1 trilyon 635 milyar 788 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 456 milyar 416 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 179 milyar 372 milyon TL olarak gerçekleşti. 2026 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 18 trilyon 978 milyar 815 milyon TL ödenekten Ocak ayında 1 trilyon 635 milyar 788 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 1 trilyon 56 milyar 342 milyon TL harcama yapıldı. Ocak ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 54,9 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7,2 iken 2026 yılında yüzde 8,6 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32 oranında artarak 1 trilyon 179 milyar 372 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7 iken 2026 yılında yüzde 7,3 oldu. BÜTÇE GELİRLERİ Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak ayı itibarıyla 1 trilyon 421 milyar 245 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 181 milyar 218 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 208 milyar TL oldu. 2025 yılı Ocak ayında bütçe gelirleri 917 milyar 83 milyon TL iken 2026 yılının aynı ayında yüzde 55 oranında artarak 1 trilyon 421 milyar 245 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Ocak ayı gerçekleşme oranı 2025 yılında yüzde 7,2 iken 2026 yılında yüzde 8,7 oldu. 2026 yılı Ocak ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 49 oranında artarak 1 trilyon 181 milyar 218 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7,1 iken 2026 yılında yüzde 8,5 oldu.

Davut Gürkan açıkladı: Bursa’ya 31 yeni okul müjdesi Haber

Davut Gürkan açıkladı: Bursa’ya 31 yeni okul müjdesi

Avrupa Birliği finansmanıyla inşa edilen ve 8 derslikten oluşan Gemlik Anaokulu, düzenlenen törenle kapılarını açtı. Gemlik ilçesine kazandırılan okulun sınıflarını gezen AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Bursa’da eğitime yönelik yatırımlarımız kararlılıkla sürüyor. 2025 yılında hazırlıklarına başlanan ve 2026 yılı yatırım programına alınan ilimiz genelinde 680 sınıflı 31 okul inşa edilecek. Modern ve depreme dayanıklı yeni eğitim yuvalarını etap etap 2028 yılına kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Yık-yap ve yeni okul inşaatlarımız kapsamında 10 atölye ve 3 spor salonunu da öğrencilerimizin hizmetine sunacağız. Anaokullarından meslek liselerine kadar farklı kademelerde 10 ilçemizde yapılacak eğitim kurumlarımızı 6,7 milyar liraya yaklaşan büyük bir bütçe ile hayata geçiriyoruz" dedi. GEMLİK’E ÜÇ YENİ OKUL Gemlik ilçesine yönelik yatırımlara da değinen Gürkan, yık-yap kapsamında üç okulun inşasının tamamlanacağını belirterek şunları söyledi; "Bu yatırımlarımız kapsamında Gemlik ilçemizde de yık-yap çalışmaları çerçevesinde üç okulumuzun inşasını tamamlayarak ilçemize değer katacağız. Çocuklarımızın daha güvenli, daha modern ve donanımlı ortamlarda eğitim alması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." "EĞİTİMDE GÜÇLÜ ALTYAPI, GÜÇLÜ GELECEK" Bursa genelinde yürütülen projelerin sadece bina yatırımı olmadığını vurgulayan Gürkan, depreme dayanıklı, çağın ihtiyaçlarına uygun eğitim kurumlarının inşa edildiğini belirterek, "Eğitim altyapısını güçlendirmek, geleceğimizi güçlendirmektir" diye konuştu.

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde! Haber

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da "Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatında gençlerle yol yürüdüğünü, onların önünü açtığını dile getirdi. Gençlerle sık sık bir araya gelmeye çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün de aynı heyecanı, sevincinin yaşadığımı bilinmesini isterim. Gençlerimizin çehresindeki şu aydınlığı gözlerindeki şu ışık ve kararlığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji topluyoruz. Geleceğe olan inancımızı büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı Türkiye Yüzyılı tutkumuzu gençlere baktıkça daha da perçinliyoruz. Birazdan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla kapalı otoparkıyla ve diğer imkanlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçirenleri yürekten tebrik ediyorum. Araştırma faaliyetlerinden inavosyan teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren 3 yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. 916 öğrencinin barınacağı 2 öğrenci yurdunun bu kadar kısa sürede nihayete erdirmek kolay bir iş değildir" diye konuştu. "SÖZDE ÖZGÜRLÜKÇÜ, FAKAT ÖZDE BASKICI BU ZİHNİYETE RAĞMEN HEDEFLERİMİZE DOĞRU YÜRÜYORUZ" "Bizim için ilim hikmet ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir" diyen Erdoğan, şöyle devam ett: "Bizim için öğrenci, yani talebe ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ilim ve kültür erbabının ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire edebiyata kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar Doğu'dan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilim, bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez bir ışık kaynağı oldu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar muhafaza edilmeye daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan tarafları giderip eksiklerini tamamlayarak daha da iyi hale getirmemiz gerekiyor. Özellikle üniversitelerimizi asli misyonlarını uygun şekilde araştırmaya özgün ve nitelikli bilgi üretmeye Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. 208 yüksek öğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını canı gönülden istiyoruz. Dünya hızla değişirken, Türkiye'de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken, üniversitelerimiz de buna adapte olmalı kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişim ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran, pas tutar. Bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler engel çıkaranlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin normalleşmesi bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü, fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan ilerlemeye kararlıkla devam edeceğiz." "ÜNİVERSİTELERİMİZİN ÖZELLİKLE ULUSLARARASI BAŞARI LİSTELERİNDE DAHA YÜKSEK SIRALARA TIRMANMASI İÇİN TÜM İMKANLARIMIZI SEFERBER ETTİK" Üniversite ve hocaların bir yandan evrensel işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerinin önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Boğaziçi Üniversitesi'mizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını memnuniyetle karşılıyorum. Boğaziçi Üniversitesi'mizin dünyayın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yüksek öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz inanıyorum ki Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine çok anlamlı katkılar sunacaktır. Üniversitelerimizin özellikle uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026'da bu rakam yüksek öğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel sayımızı 70 binden 180 bine ulaştırdık. Üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2022'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin üretim çağı programıyla genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılmasında da yanlarına oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi bu yıl ilk mezunlarını verecek" dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 2 MÜJDEYİ AÇIKLADI Konuşmasında 2 müjdeyi paylaşan Erdoğan, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Üniversitelerimiz için çalışmaya gençlerimiz için üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Tophane için tarihi karar! Yıkılan efsane okul küllerinden doğuyor: İşte yeni yüzü! Haber

Tophane için tarihi karar! Yıkılan efsane okul küllerinden doğuyor: İşte yeni yüzü!

Türkiye'nin ilk meslek lisesi olan, önemli sanayicilerin yetiştiği 157 yıllık geçmişe sahip Tophane Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi aslına uygun olarak yeniden inşa edilecek. 1868 yılında Sultan Abdülmecid tarafından inşa edilen Hamidiye Sınai Mektebi'nin projesi aslına uygun olarak yeniden çizildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 700 milyon liralık yatırım onayını bizzat imzaladı. 2026 yılında 6 tarihi atölye ve bir dersliğin bulunduğu 29,5 dönümlük alandaki okulun inşası aslına uygun olarak başlayacak. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile AK Parti Bursa Milletvekilleri Osman Mesten, Refik Özen, Emel Gözükara Durmaz ve Emine Yavuzgözgeç projenin hayata geçirileceği alanda incelemelerde bulundu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, il yöneticileri ve beraberindeki milletvekilleri Tophane'deki tarihi kazı alanında İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, okul ve vakıf yöneticilerinden bilgi aldı. İHA'ya açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, 2026 yılının en büyük yatırım projelerinden birisinin Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin aslına uygun olarak inşası olduğunu ifade ederek, "Tophane sırtlarında arkeolojik alanda kazılar yapıldı. Bunun sonrasında 700 milyon liralık proje için Cumhurbaşkanımızın bizzat onayı gerekiyordu. Bu okulun yeniden ayağa kaldırılmasında onay veren sayın Cumhurbaşkanımız ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'e teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye'nin ilk meslek lisesi olan Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin 1868 yılında Sultan Abdülmecid tarafından inşa edildiğini ve Türkiye'nin gözbebeği bir eğitim kurumu olduğunu hatırlatan AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, "Bir çok ünlü sanayicinin yetiştiği gözbebeği bir okulumuzu yeniden inşa ediyoruz. Ön kazı çalışmaları büyük oranda tamamlandı. 24 derslik ve 6 atölye ile tekrardan hayat bulacak tarihi bir okul olacak. Sadece metal, mobilya, ahşap, mikro mekanik bölümleriyle bizim öğrencilerimizin istikbalinde iyi bir yol haritasına sebebiyet verecek, meslek edindirecek önemli bir eğitim yuvası. Son dönemde Türkiye'de sanayinin ihtiyacı olan vasıflı eleman konusu dikkate alındığında Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi eğitime güzel bir katkı sunacak. Önümüzdeki süreçte 700 milyonluk bütçenin onaylanması stratejiden geçmesi Bursa'da milli eğitime verilen ciddi katkıyı gösteriyor. Cumhurbaşkanımız ve Milli Eğitim Bakanımız ile değerli milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Yıkılan alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 2022 yılında verdiği karar doğrultusunda ve Müze Müdürlüğü denetiminde 16 Ocak 2025 tarihinde kazı çalışmaları başladığını anlatan Başkan Gürkan, "Bu kazılar devam etmektedir. Cumhurbaşkanlığımız Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın yazıları ile okulun yeniden inşası için 700 milyon liralık yatırım programa alındı. Kurulun projeleri onaylamasıyla birlikte 2026 yılında ihaleye çıkılacak. Süratle de inşasına geçmiş olacağız. Atölyelerimizin hepsi özellikle Anıtlar Kurulu'nun onayından sonra incelenecek, kazılarının takibi yapılacak. Eski projenin orjinaline sadık kalınarak süreç ilerleyecek" diye konuştu. AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten de Bursa'nın bu büyük yatırımı hak eden sanayi şehri olduğunu vurgulayarak, "Bundan dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız ve Milli Eğitim Bakanımıza Bursalılar adına teşekkür ediyoruz. Tophane Meslek Lisesi Bursa'nın en eski markalarından bir tanesi. "Bursa sanayisinin temeli burada atılmış" desek yeridir. Bursa sanayicileri buradan yetişmiş öğrencilerden müteşekkil. Bursamız'ın eseri yeniden kazanmasından dolayı mutluyuz. Siyaset olarak destekliyoruz. Bursa sanayisine büyük katkılar sağlayacağından da eminiz" şeklinde konuştu. Osmangazi İlçesi Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 1868 yılında eğitim öğretim faaliyetlerine başlamış olup ülkenin ilk meslek lisesidir. 29.500 m2 alan üzerinde 12 bağımsız binada 9 alanda 1.748 öğrenciye hizmet vermektedir. Okulun binalarından; 1974 yılında eğitim-öğretime açılan ana bina (eğitim binası), Makine ve Tasarım Teknolojisi alanına ait atölyeler, Tekstil Teknolojisi alanına ait atölye ve 1940 yılında açılan kütüphane binaları; 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılının başında depreme dayanıklı olmaması nedeniyle kullanıma kapatılıp yıkılmıştı. Yıkılan alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 2022 yılında verdiği karar doğrultusunda ve Müze Müdürlüğü denetiminde 16 Ocak 2025 tarihinde kazı çalışmaları başlamış olup devam ediyor. Cumhurbaşkanlığının (Strateji ve Bütçe Başkanlığı) 22.12.2025 tarihli ve 42388 sayılı yazıları ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın yazıları ile 24 Derslikli Okul Binası ve 6 Adet Atölye Yapımı 2025 Yılı devlet yatırım programına alındı. İhale çalışmalarına başlandı. Projenin bedelinin 700 milyon lira olması bekleniyor.

Mudanya Belediyesi’nin 2026 bütçesi 1 milyar 722 milyon TL oldu Haber

Mudanya Belediyesi’nin 2026 bütçesi 1 milyar 722 milyon TL oldu

Mudanya Belediyesi’nin 2026 Mali Yılı Bütçesi, Belediye Meclisi’nin Ekim ayı toplantısının ikinci oturumunda 1 milyar 722 milyon 666 bin TL olarak oybirliğiyle kabul edildi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, 2026 Mali Yılı Bütçesi ve Ücret Tarifesi görüşülerek karara bağlandı. Gelir ve gider bütçeleri ayrı ayrı oylanarak kabul edilirken, 2026 yılı Ücret Tarifesi de meclis onayından geçti. Bütçenin Mudanya’ya hayırlı olmasını dileyen Başkan Deniz Dalgıç, yerel yönetimlerin temel gelir kaynaklarının toplanan vergiler ve İller Bankası payları olduğunu hatırlattı. “TASARRUFLU VE TUTUMLU DAVRANIYORUZ” Göreve geldikleri günden bu yana tasarruflu ve tutumlu bir mali yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Dalgıç, “Normal şartlarda bu aylarda gider bütçemizin yüzde 80’lere ulaşması gerekirdi. Biz şu anda yüzde 55 seviyesindeyiz. Olmayan bir parayı harcamak gibi bir derdimiz yok.” dedi. Dalgıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütçemizin hazırlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve komisyon üyelerimize teşekkür ediyorum. Mudanya’nın her karış toprağı bizim için kıymetli. Bütçemizi de bu anlayışla, herkesin yararına olacak şekilde planlıyoruz. Tasarruflu, üretken ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıyla Mudanya’yı daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışıyoruz. Bütçemiz Mudanyamıza hayırlı olsun.” ÇEVRE SAĞLIĞI İÇİN YENİ DÜZENLEME Başkan Dalgıç’ın önergesi doğrultusunda, ilçe genelindeki işletmelerin atık yönetimine ilişkin yeni bir uygulama getirildi. Alınan karara göre; balıkçı, restoran, kafe gibi işletmeler, atıklarını kendi temin edecekleri konteynerlerde muhafaza edecek ve çöp toplama saatleri dışında dışarıya bırakmayacak. Kent estetiğini ve çevre sağlığını korumak amacıyla, bu kurala uymayan işletmelere cezai işlem uygulanacak.

Gemlik’te katılımcı bütçe dönemi Haber

Gemlik’te katılımcı bütçe dönemi

Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, kentteki gazetecilerle bir araya gelerek göreve geldiği 1 Nisan 2024’ten bu yana geçen 15 ayda gerçekleştirilen hizmetleri değerlendirdi. Toplantıya CHP Gemlik İlçe Başkanı Servet Pehlivan, ilçe yönetimi, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve daire müdürleri de katıldı. Toplantı, Fen İşleri’nden Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne, Kültür ve Sosyal Yardım İşleri’nden Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne kadar birçok birimin çalışmalarını içeren, 10 dakikayı aşkın bir tanıtım videosu ile başladı. Sunumun ardından konuşan Başkan Deviren, “Fındıcak’tan Haydariye’ye, 413 kilometrekarelik alanda tüm yurttaşlarımıza dokunmaya gayret ettik. Gemlik’le ilgili her kararda herkesin söz hakkı olmasını istiyoruz,” dedi. KATILIMCI BÜTÇE DÖNEMİ BAŞLIYOR Toplantıda Başkan Deviren ilk kez, Gemlik’te uygulanmaya başlayacak olan Katılımcı Bütçe modelinin detaylarını da kamuoyuyla paylaştı. Belediyenin yıllık bütçesinin belirli bir oranının mahalle sakinlerinin doğrudan kararıyla harcanacağını belirten Deviren, bu yöntemle demokratik katılımı artırmayı, vergi bilincini güçlendirmeyi ve halkla güven ilişkisini pekiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Katılımcı Bütçe sürecinin aşamaları şöyle sıralandı: Mahallelerde temsilciler belirlenecek, STK’lar ve siyasi partilerle görüşmeler yapılacak. Talepler toplanacak ve teknik/finansal açıdan değerlendirilecek. Planlanan projeler bütçeye alınarak uygulanacak. İlk uygulama için sosyo-ekonomik yapısı ve katılım potansiyeli göz önünde bulundurularak, bir mahalle pilot bölge olarak belirlenecek. Başkan Deviren, Gemlik’in deprem riski taşıyan bir bölge olduğunu vurgulayarak, bu konuda büyük hassasiyet taşıdığını belirtti. Beş mahalleyi kapsayan 23,5 hektarlık alanda kentsel dönüşüm çalışmalarına başladıklarını dile getiren Deviren, “Kimsenin canına ve malına zarar gelmemesi bizim önceliğimiz. Bu kentin yöneticisi olarak herkesin güvenliğinden sorumluyum,” dedi. Toplantının sonunda Başkan Deviren, gazetecilerle düzenli olarak bir araya gelmeye devam edeceklerini belirterek, “Görüş alışverişini sürdürecek, talep ve önerileri önemseyerek kentimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz,” mesajı verdi.

Nisan'da bütçe 175 milyar TL açık verdi Haber

Nisan'da bütçe 175 milyar TL açık verdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı Nisan ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Nisan ayı merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 132,1 milyar TL, bütçe gelirleri 957,4 milyar TL ve bütçe açığı 174,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 871,5 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 85,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi 2025 yılı Nisan ayı bütçe giderleri, bütçe gelirleri, bütçe dengesi ve faiz dışı denge gerçekleşmeleri aşağıdaki tabloda yer aldı. Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Nisan ayında 177 milyar 830 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Nisan ayında 174 milyar 714 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Nisan ayında 63 milyar 802 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Nisan ayında 85 milyar 945 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri merkezi Yönetim bütçe giderleri Nisan ayı itibarıyla 1 trilyon 132 milyar 127 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 260 milyar 659 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 871 milyar 468 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 14 trilyon 731 milyar 14 milyon TL ödenekten Nisan ayında 1 trilyon 132 milyar 127 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 773 milyar 643 milyon TL harcama yapıldı. Nisan ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 46,3 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 7 iken 2025 yılında yüzde 7,7 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32,1 oranında artarak 871 milyar 468 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 6,7 iken 2025 yılında yüzde 6,8 oldu. Bütçe Gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Nisan ayı itibarıyla 957 milyar 413 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 787 milyar 392 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 134 milyar 505 milyon TL oldu. 2024 yılı Nisan ayında bütçe gelirleri 595 milyar 813 milyon TL iken 2025 yılının aynı ayında yüzde 60,7 oranında artarak 957 milyar 413 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Nisan ayı gerçekleşme oranı 2024 yılında yüzde 7,1 iken 2025 yılında yüzde 7,5 oldu. 2025 yılı Nisan ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,4 oranında artarak 787 milyar 392 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 6,6 iken 2025 yılında yüzde 7,1 oldu. 2025 Yılı Ocak-Nisan dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 249,7 milyar TL, bütçe gelirleri 3 trilyon 364,2 milyar TL ve bütçe açığı 885,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 525,1 milyar TL ve faiz dışı açık ise 160,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde 691 milyar 312 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde 885 milyar 531 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde 326 milyar 808 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde 160 milyar 922 milyon TL faiz dışı açık verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 4 trilyon 249 milyar 713 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 724 milyar 609 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 3 trilyon 525 milyar 104 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45,3 oranında artarak 4 trilyon 249 milyar 713 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,7 oranında artarak 3 trilyon 525 milyar 104 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe Gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 3 trilyon 364 milyar 182 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 2 trilyon 810 milyar 118 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 435 milyar 463 milyon TL oldu. 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 233 milyar 11 milyon TL iken 2025 yılının aynı döneminde yüzde 50,7 oranında artarak 3 trilyon 364 milyar 182 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Nisan dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,4 oranında artarak 2 trilyon 810 milyar 118 milyon TL oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.