SON DAKİKA
Hava Durumu

#Büyükelçi

Söz Bursa - Büyükelçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyükelçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar Haber

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4 OLDU Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26,0 OLDU Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Kadınların yüzde 17,0'ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8 OLDU Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'inin, erkeklerin ise yüzde 38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜNÜN PSİKOLOJİK ŞİDDET OLDUĞU GÖRÜLDÜ Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

BTSO bir haftada 5 ülkeden büyükelçi ve başkonsolosu ağırladı Haber

BTSO bir haftada 5 ülkeden büyükelçi ve başkonsolosu ağırladı

BTSO son bir haftada Finlandiya, Fransa, Litvanya, Ruanda ve Sırbistan’dan büyükelçi ve başkonsolosluk düzeyinde heyetleri ağırladı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden diplomatik temsilcilerin sayısı her geçen yıl artıyor. 2024 yılında Almanya’dan Singapur’a, Arjantin’den Hindistan’a, Belçika’dan Çin’e kadar farklı coğrafyalardan önemli ziyaretçileri ağırlayan BTSO, son bir haftalık dönemde ise 5 ülkeden büyükelçi ve başkonsolosu konuk etti. Görüşmelerde Bursa’nın ekonomik potansiyeli anlatılırken, ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik adımlar ele alındı. BÜYÜKELÇİ DEGUTİS BTSO’NUN KONUĞU OLDU Türkiye’nin ihracat odaklı hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüren BTSO, geçen hafta da yoğun ziyaretlere ev sahipliği yaptı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Litvanya Büyükelçisi Ricardas Degutis’i ağırlayarak, iki ülke ilişkileri hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Büyükelçilik Müsteşarı Dalija Ignataviciute ve Litvanya Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan’ın da yer aldığı ziyarette konuşan BTSO Başkanı Burkay, iş dünyası olarak Türkiye ve Litvanya arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. "TÜRKİYE’DEN LİTVANYA’YA EN BÜYÜK TİCARET HEYETİ" Türkiye’nin Litvanya ile ikili ticaretinin diğer Baltık ülkelerine göre daha yüksek olduğunu kaydeden Başkan Burkay, "Türkiye ile Litvanya arasındaki ikili ticaret hacmi, 2011 yılında 400 milyon dolar seviyesindeyken bugün 1,2 milyar dolara kadar yükseldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 57 bini aşkın üyemizle iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara etkin şekilde katkı sağlamayı amaçlıyoruz." dedi. Geçen yıl Türkiye’den Litvanya’ya düzenlenen en büyük ticaret heyeti programına imza attıklarını hatırlatan Başkan Burkay, şöyle devam etti: "Makine ve otomotiv yan sanayi sektörlerine yönelik hayata geçirdiğimiz Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projelerimiz kapsamında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta üyelerimiz ile Litvanya iş dünyası temsilcilerini işbirliği masasında buluşturduk. Türkiye-Litvanya İş Forumumuzu ise Litvanya Parlamentosu Seimas’ta gerçekleştirdik. Gelecek dönemde iş birliği içerisinde, dış ticaret ve karşılıklı yatırımlarımızı geliştirmek üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz." FİNLANDİYA BURSA FAHRİ KONSOLOSLUĞU AÇILDI BTSO’nun bir diğer konuğu ise Finlandiya Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen oldu. Finlandiya’nın Bursa Fahri Konsolosluğu açılışı için Bursa’ya gelen Büyükelçi Hamalainen’e ziyarette Fahri Konsolos Pınar Taşdelen Engin ile Büyükelçilik Konsolosu Merja Karkkainen ve Ticari Ataşe Jonna Selin eşlik etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ile Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanlık Divanı üyelerinin ev sahipliği yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve potansiyel iş birlikleri ele alındı. Ziyarette ayrıca Bursa’nın TEKNOSAB projesiyle güçlenen sanayi altyapısı, yüksek katma değerli üretim gücü ve yeşil dönüşüm vizyonunun Finlandiya ile ekonomik iş birliklerine sağlayacağı katkılar değerlendirildi. BTSO ayrıca Sırbistan Ankara Büyükelçisi Aca Jovanovic, Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga ve Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton’u ağırladı. Ziyaretlerde BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Muhsin Koçaslan, Erol Kılıç, Hakan Batmaz, Haşim Kılıç ve Abidin Şakir Özen, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, Meclis Divan Katipleri Gülçin Güleç ve Selin Sakder Akyıldız, Otomotiv Konseyi Başkanı Rengin Eren ile Sırbistan Bursa Fahri Konsolosu Zarif Alp ve Fransa Bursa Fahri Konsolosu Nuri Cem Erbak da yer aldı.

Almanya, İran'daki büyükelçisini geri çağırdı Haber

Almanya, İran'daki büyükelçisini geri çağırdı

İran'da terörle suçlanan İran-Almanya çifte vatandaşı Cemşid Şarmehd'in idam edilmesi, Tahran-Berlin arasında gerilimi yeniden artırıyor. Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran Maslahatgüzarının Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldığı bildirildi. Açıklamada, "Rejimin eylemlerine karşı güçlü protestomuzu ilettik ve daha fazla eylem hakkımızı saklı tutuyoruz. Tahran Büyükelçimiz de bugün İran Dışişleri Bakanı (Abbas Arakçi) ile konuşarak Şarmehd cinayetini en sert şekilde protesto etti. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Tahran'daki Alman büyükelçisi Markus Potzel'i istişareler için Berlin'e geri çağırdı" ifadeleri kullanıldı. SCHOLZ: "SKANDAL" Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise idamın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a tepki göstermişti. Scholz, "Cemşid Şarmehd'in İran rejimi tarafından idam edilmesi, mümkün olan en güçlü ifadelerle kınadığım bir skandaldır. Duruşmada Şarmehd'e aleyhindeki iddialara karşı kendini savunma fırsatı bile verilmedi" ifadelerini kullanmıştı. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cemşid Şarmehd'in İran rejimi tarafından öldürülmesini şiddetle kınıyorum. Dubai'den İran'a kaçırılan ve yıllarca adil yargılamadan alıkonuldu ve öldürüldü. Cemşid Şarmehd için yorulmadan çalıştık ve birçok kez Tahran'a üst düzey bir ekip gönderdik. Bir Alman vatandaşının idam edilmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını Tahran'a defalarca açıkça ifade ettik. Cemşid Şarmehd'in öldürülmesi nasıl insanlık dışı bir rejimin hüküm sürdüğünü gösteriyor" ifadelerine yer vermişti. 2020'DE YAKALANMIŞTI İran, ABD merkezli rejim karşıtı "Tonder" adlı terör örgütünün lideri olduğu belirtilen İran-Almanya çifte vatandaşı Cemşid Şarmehd'in idam cezasını dün sabah infaz etmişti. Tonder adlı terör örgütü, ilk eylemini 2003 yılında İran'ın Şiraz kentinde düzenlenen Muharrem ayı törenlerinde gerçekleştirmiş, saldırıda 14 kişi hayatını kaybederken, 215 kişi de yaralanmıştı. Örgüt, ayrıca Tahran'daki İmam Humeyni Türbesinde de saldırı düzenleyerek 8 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. İran İstihbarat Bakanlığı, Temmuz 2020'de örgütün lideri olduğu belirtilen Cemşid Şarmehd'in yurt dışında yakalanarak ülkeye getirildiğini açıklamıştı. İranlı yetkililer, Şarmehd'in Tondar'ın lideri olduğunu ve "5'i amacına ulaşan 23 terör saldırısı" planladığını, bunların arasında 2008 yılında Şiraz'da bir caminin bombalanması ve 14 kişinin ölümünün de yer aldığını belirtmişti. Şarmehd'in gözleri bağlı halde çeşitli suçları itiraf ettiği bir video yayınlanmıştı. Şarmehd 21 Şubat 2023'te yargılandığı mahkeme tarafından idama mahkum edilmişti. Şarmehd'in 2020 yılında İran ajanları tarafından Dubai'de kaçırıldığı ve ardından Umman üzerinden İran'a götürüldüğü düşünülüyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.