SON DAKİKA
Hava Durumu

#Büyüme

Söz Bursa - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Baran Çelik’ten gurur tablosu: "20 yılda 19 kez şampiyon olduk, hedefimiz küresel rekabet" Haber

Baran Çelik’ten gurur tablosu: "20 yılda 19 kez şampiyon olduk, hedefimiz küresel rekabet"

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “İhracat şampiyonu olma geleneğimizi sürdürmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Özellikle en büyük pazarımız AB’deki dönüşüme hızlı adaptasyonumuz ve katma değeri yüksek üretim gücümüz, bu başarının temel taşlarını oluşturdu. Bu yıl ve gelecekte de Türkiye’nin küresel ticaretteki güçlü rekabet yapısını temsil etmeye ve ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlamaya devam edeceğiz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi 2025 yılında bir önceki seneye göre yüzde 11,6 artarak 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Otomotiv endüstrisi, böylece son 20 yılda 19 kez ihracat şampiyonu olmayı başardı. Otomotiv endüstrisinin Aralık 2025 dönemi ihracatı da yüzde 8 artışla 3 milyar 761 milyon dolar oldu. Ülke ihracatından yüzde 16,2 pay alan sektör, geçen yılın son ayında da ihracat lideri oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Son 20 yılın 19’unda ihracat şampiyonu olma geleneğimizi sürdürmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Özellikle en büyük pazarımız olan Avrupa Birliği’ndeki dönüşüme hızlı adaptasyonumuz ve katma değeri yüksek üretim gücümüz, bu başarının temel taşlarını oluşturdu. İhracatta yakaladığımız ivme, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzün ve sürdürülebilir büyüme kararlılığımızın en somut göstergesi. Otomotiv endüstrisi olarak 2026 yılında ve gelecekte de Türkiye’nin küresel ticaretteki güçlü rekabet yapısını temsil etmeye ve ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. Tedarik endüstrisi ihracatı 2025 yılında yüzde 6 arttı Tedarik endüstrisi ihracatı geçen yıl bir önceki seneye göre yüzde 6 artışla 15 milyar 770 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisi sektörün 2025 yılı ihracatından yüzde 38 pay aldı. Binek otomobiller ihracatı 2025 yılında yüzde 4, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 28, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 30 ve Çekiciler ihracatı da yüzde 54 arttı. Aralık 2025 döneminde ise Tedarik Endüstrisi % 18 artışla 1 milyar 329 milyon dolar ihracat yaptı. Binek Otomobiller ihracatı Aralık 2025’te %8 azalarak 1 milyar 200 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %8 artışla 647 milyon USD, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı %35 artışla 347 milyon USD ve Çekiciler ihracatı da %77 artışla 179 milyon USD oldu. Almanya’ya ihracat geçen yıl yüzde 36 arttı Geçen yıl ülke grubu pazarında en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya yüzde 36 artışla 6 milyar 612 milyon USD ihracat gerçekleştirildi. Yine geçen yıl Fransa’ya %17, İspanya’ya %36, Slovenya’ya %27, Belçika’ya %19, Romanya’ya %35 ihracat artışı, Hollanda’ya %16, Rusya’ya %52 ihracat düşüşü yaşandı. Aralık 2025 döneminde ise otomotiv ihracatında ilk sırada Fransa yer aldı. Fransa’ya ihracat yüzde 33 artışla 690 milyon USD oldu. Geçen yılın son ayında Almanya %8,5 ihracat artışı ve 469 milyon USD’lik ihracat rakamı ile ikinci büyük pazar oldu. Üçüncü büyük pazar konumunda yer alan Birleşik Krallık’a yönelik ihracat da ise %10 artışla 355 milyon USD oldu. Aralık ayında önemli pazarlardan İspanya’ya %9, Romanya’ya %47, Belçika’ya %16, Suudi Arabistan’a %461, Avusturya’ya %55 ihracat artışı yaşanırken, İtalya’ya %20, ABD’ye %16, Hollanda’ya %20 ihracat düşüşü kaydedildi. AB ülkelerine 2025 yılı ihracatı 30 milyar dolar Geçen yıl AB ülkeleri ihracattan %72,5 pay alırken, ihracat da 30 milyar 110 milyon USD oldu. Geçen yıl Afrika Ülkelerine %8,5, Diğer Amerikan Ülkelerine %25 ihracat artışı, Bağımsız Devletler Topluluğuna %31, Orta Doğu Ülkelerine de %20 ihracat düşüşü yaşandı. Aralık 2025 döneminde Avrupa Birliği ülkeleri %71 pay ve 2 milyar 683 milyon USD ihracat ile yine ülke grubu bazında ihracatta ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine yönelik ihracat %8,5 arttı. Geçen yılın son ayında Diğer Avrupa Ülkeleri %11 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Bu ülke grubuna yönelik ihracat da %5 arttı. Aralık ayında Orta Doğu Ülkelerine %136, Afrika Ülkelerine %18 ihracat artışı yaşanırken, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesine de %14 düşüş oldu.

Cumhurbaşkanı: "Büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ediyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı: "Büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık" dedi. Erdoğan, "Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız toplam 273,4 milyara dolara ulaştı. 2025'te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde 2025 yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dış ticaret dahil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi, ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların her ülke gibi Tükiye'de de yansımaları oluyor. Uluslararası sistem, özellikle BMGK yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazze'li mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımıza sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Ortadoğu'dan Afrika'ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüzbinlerce insan öldü. Bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavga ile kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Biz herkesin hayrına olacak ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi biraz daha yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı. "YÜZÜNÜ ANKARA'YA DÖNEN KAZANIR" Türkiye'yi yanına alanın kazacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Türkiye'siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense de bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış Türkiye'nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye'yi yanına alan kazanacak, karşısına alanlar kaybedecektir. Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir" dedi. İHRACATTA CUMHURİYET TARİHİ REKORU Tüm karalama kampanyalarına rağmen büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre 3 milyar artış sağladık. 273,4 milyar dolara ile yeni bir rekora imza attık. 2025'te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik. 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu. İHRACATTA İLK 5'TEKİ İLLER İhracatta ilk 5'teki isimleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En fazla ihracat yapan 5 ilimiz ise; 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,2 milyar dolar ile Kocaeli 2., 23,6 milyar dolar ile İzmir 3., 20 milyar dolar ile Bursa 4. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ 5. olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. Otomotiv sektöründe yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa'nın 4., dünyanın 12. en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg'un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektöründe ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız Savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya ile varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Savunma ihracatında 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Türkiye, Avrupa Birliği'nin en büyük 5. ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupalı dostlarımızın ekonomik güvenlik kavramı ile bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliğinden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar. Türk Devletleri Teşkilatı ile 11 Milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar. Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımız da çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolar ile Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yılsonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Geçen seneki hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamını ülkemize, milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu.

2026 ayakta kalma sanatı Haber

2026 ayakta kalma sanatı

UTİYAP’ın 2026 beklentilerinin masaya yatırıldığı Economy Talks programında UTİYAP Başkan Vekili Osman Öziş 2026 yılını ‘Ayakta kalma sanatı’ olarak değerlendirirken: “Yüksek finansman maliyetlerinin ‘yeni normal’ halini aldığı bu konjonktürde şirketlerin fırtınada pusulayı ayarlamaları ve ayakta kalma sanatının örneklerini vermeleri gerekiyor” dedi. Yeni yıl arifesinde iş dünyasının 2026 beklentileri ve tahminleri de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu (UTİYAP) yurt dışı ticaret seferlerinin yoğunluğunu arttırırken diğer taraftan üyelerine yönelik bilgilendirme faaliyetlerini hız kesmeden sürdürüyor. Gelecek yılın beklentilerinin masaya yatırıldığı Economy Talks serisinde UTİYAP Başkan Vekili ve aynı zamanda yatırım danışmanı Osman Öziş 2026 yılına dair beklentilerde bulundu. Takvim yapraklarının 2026’yı göstermeye hazırlandığı şu günlerde, iş dünyasının koridorlarında yankılanan o eski, neşeli ‘büyüme’ şarkılarının yerini daha ciddi, daha temkinli fısıltıların aldığını belirten Öziş: “Hepimiz farkındayız; rüzgârın yönü değişti. Ucuz paranın su gibi aktığı, krediye erişimin bir telefon uzağımızda olduğu ve "ciro yapmanın" her kusuru örttüğü o ılık iklimi geride bıraktık. Şimdi, yüksek finansman maliyetlerinin bir ‘yeni normal’e dönüştüğü, merkez bankalarının sıkı duruşundan taviz vermediği ve tahsilat vadelerinin ufuk çizgisi kadar uzaklaştığı çetin bir kışa giriyoruz” diye konuştu. "Kâr Bir Görüştür, Nakit Bir Gerçektir" Şirketlerin eskiden yıl sonu bilançolarındaki kâr rakamlarına bakıp gururlandıklarını vurgulayan Başkan Vekili Osman Öziş sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak 2026’da kâğıt üzerindeki kâr, eğer kasada karşılığı yoksa, tehlikeli bir illüzyondan ibaret. İşletme sermayesi ihtiyacının tavan yaptığı bu dönemde, odak noktamız artık ciro değil, "Serbest Nakit Akışı" olmalı. Bir finans yöneticisinin bu yılki en büyük kâbusu, stokta bekleyen mal ve tahsil edilemeyen faturadır. Çünkü 2026’da nakit, sadece bir ödeme aracı değil, aynı zamanda bir hayatta kalma kitidir. Artık aylık bütçelerle yetinme lüksümüz yok; haftalık, hatta günlük nakit projeksiyonlarıyla "paranın nabzını" tutmak zorundayız. Unutmayın, şirketler zarar ettikleri için değil, nakitleri bittiği için batarlar.” ‘Duygusallık Değil Rasyonellik Zamanı’ Uzayan vadelerin esasında müşterilerin finanse edildiği anlamına geldiğine dikkati çeken Öziş: “Kredi faizlerinin bu denli yüksek olduğu bir ortamda, bu finansmanı sağlamak sürdürülebilir bir hayırseverlik değildir. Bu yıl, firmalar müşteri portföylerinde belki de can acıtacak bir temizlik yapmak zorunda. Ciro odaklı bakış açısını bir kenara bırakıp, ödeme ahlakı yüksek, vadesine sadık müşterilere sarılmalıyız. Ödemesini 120 günde yapan "dev" bir müşteri yerine, 30 günde ödeyen orta ölçekli bir müşteri, 2026 şartlarında çok daha kıymetlidir. Burada ince bir denge var: Müşteriyi kaybetmemek ile finansal sağlığı korumak. Peşin ödemeyi teşvik edecek agresif iskontoları masaya koymaktan çekinmeyin. Bankadan yüzde 50-60 maliyetle kredi kullanmaktansa, müşteriye yüzde 5 indirim verip nakdi içeri almak matematiksel olarak daha kârlı olabilir” dedi. Kışa Hazırlananlar Yazı Görür 2026 yılının, finansal okuryazarlığı düşük, kervan yolda düzülür mantığıyla hareket eden firmalar için ne yazık ki bir doğal seleksiyon süreci olacağının altını çizen UTİYAP Başkan Vekili Osman Öziş sözlerini şöyle tamamladı: Ancak paniğe gerek yok; bu bir son değil, bir dönüşüm. Bilançosunu şeffaf yöneten, müşterisiyle açık iletişim kuran, verimliliği bir kültür haline getiren ve en önemlisi nakdi kral ilan eden firmalar için bu dönem, rakiplerin elendiği ve pazar paylarının yeniden dağıtıldığı tarihi bir fırsattır. Fırtına ne kadar sert olursa olsun, sağlam bir gemi ve doğru bir rotayla limana ulaşmak her zaman mümkündür. Şimdi dümenin başına geçme zamanı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.