SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çanakkale

Söz Bursa - Çanakkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli: "Çanakkale bir destandan fazlası, bir şuur ve inanıştır" Haber

Bahçeli: "Çanakkale bir destandan fazlası, bir şuur ve inanıştır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Bahçeli, Çanakkale’nin yalnızca bir şehir adı değil, tarih ve coğrafyanın şühedayla kenetlenmesinin timsali ve vatan savunmasının nice kahramanlık sahneleriyle birleşmesinin aziz nişanesi olduğunu belirtti. Birinci Dünya Savaşı’nın zaman ve mekan içindeki güç dengelerini temelinden değiştiren unsurun 111 yıl önceki Çanakkale ruhu olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bu ruh Türk milletinin çağlar ve zamanlar üstü kudretiyle eklemlenerek muhasara altında tutulan vatan topraklarına can vermiş, nitekim müstevli emel ve hedefler iman ve irade duvarına çarparak püskürtülmüştür. Çanakkale Zaferi beka onuruna ve istiklal şerefine sahip çıkma azim ve dirayetini fedakârca gösteren büyük bir milletin hak edilmiş mükâfatı olarak tezahür etmiştir. Bu kapsamda küresel siyasetin akış yatağı, tarihin ilerleyiş yönü, çoklu ve çok boyutlu stratejik ilişkilerin yörüngesi müessir şekilde değişime uğramıştır" dedi. "ÇANAKKALE YAŞANMIŞ BİR DESTANDAN ÇOK DAHA ÖTESİDİR" Türk milletinin Anadolu coğrafyasında teslim olmayacağını Çanakkale’de dökülen şehit kanlarıyla ispat ve ibra ettiğini aktaran Bahçeli, "Asırlara sari milli akıl ve ahlakın terkibiyle; sabrın ve şükrün teşekkülüyle, aynı zamanda ustalıkla belirlenen savunma stratejisinin imanla yanıp tutuşan gönüllerle tekleşmesiyle Çanakkale geçilemez, ele geçirilemez olmuş; böylelikle süregelen savaşın seyri ve serencamı derinden etkilenmiştir. Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır. Kökeni ve yöresi ne olursa olsun aziz millet varlığında kaynaşmış ve kucaklaşmış muhterem bir neslin milli birlik ve kardeşlik hissiyatında anıtlaşmasıdır. Nihayet anıtlaşan bu mücadele mirası tam bağımsızlığın harcını karmıştır" ifadelerini kullandı. "İÇ CEPHE SAĞLAM TUTULUNCA DIŞ KAYNAKLI HİÇBİR HAİNİN SONUÇ ALAMADIĞI ÇANAKKALE’NİN HER KARIŞINDA TEYİT EDİLMİŞTİR" Çanakkale’de körüklenen var oluş meşalesinin milli ömrü aydınlattığı müddetçe hiçbir odağın Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne zincir vuramayacağına değinen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: "Yan yana, yüz yüze, el ele, omuz omuza siper siper büyüyen, tabyalardan yükselen, mevzilerden taşıp ehli salibin işgal projelerini söndüren elbette milli birliğimizin eşsiz direnci, milli kardeşliğimizin emsalsiz kuvvetidir. İç cephe sağlam tutulunca dış kaynaklı hiçbir hain ve hayasız saldırının işe yaramadığı, sonuç alamadığı ve alamayacağı Çanakkale’nin her karışında tevsik ve teyit edilmiştir. Dünyanın en büyük şehitliğinde koyun koyuna yatan kahraman şehitlerimiz, esasen bizlere çok şeyler öğretmişler, en başta da aynı safa girerek etten duvar örmenin, biri düşerken diğerinin nasıl yükseldiğinin hayranlık uyandıran fazilet ve feragatini göstermişlerdir. Düşmansız Türkiye’den Terörsüz Türkiye’ye geçen uzun seneler boyunca gıpta edilecek tarihsel seciyemiz, öz ve kök değerlerimizi, birlik ve bütünlüğümüzü daha da tahkim ve takviye etmiş, içimiz bir olduktan sonra dışımızın ne kadar karışık ve kaotik olmasının herhangi bir ehemmiyet arz etmeyeceğini tescillemiştir."

Kaderleri de ameliyat günleri de bir: Kansersiz hayata "Merhaba" dediler Haber

Kaderleri de ameliyat günleri de bir: Kansersiz hayata "Merhaba" dediler

Bursa'da başarılı operasyon geçiren Çanakkaleli Hatice ve Nurten kardeşler, aynı gün meme kanserinden kurtuldu. Çanakkale'de yaşayan Hatice Özkan (61) 4 yıl önce meme kanserine yakalandı. Bursa'da Doruk Nilüfer Hastanesi'nde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer tarafından yapılan başarılı bir operasyonla sol meme kanseri belirlenip ameliyat edildi. Yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonucunda hastalığın genetik olduğu belirlenerek kız kardeşi Nurten Korkmaz'da da (54) meme kanseri tespit edildi. Bunun üzerine iki kız kardeş Hatice Özkan ve Nurten Korkmaz, kansersiz bir hayat için hastaneye başvurdu. Bursa'da Doruk Nilüfer Hastanesi'nde ileri düzeyde yapılan tetkik ve incelemeler sonucunda her iki kardeşin meme dokusunun tamamen alınması ve sonrasında fonksiyonel kayıp olmaması amaçlanarak, aynı gün içinde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Kemal Karaca tarafından ardı ardına gerçekleşen başarılı operasyonlarla iki kız kardeş meme kanserinden tamamen kurtuldu. Doruk Nilüfer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer, "Hatice teyzemize 2 yıl önce sol memenin tamamen alınması (sol mastektomi) yapılmış, şimdi ise sağ memenin tamamen alınması (sağ mastektomi), kız kardeşi Nurten hanıma ise iki memenin iç kısmındaki dokuların tamamen alınması ve boşalan alana silikon konulması ameliyatı uygulandı. Koridorlarda beraber yürüyerek kadınlar için en ciddi kanserlerden olan meme kanserini yendi. Şimdi hastalığı geçmişte bırakarak sevdiklerine vakit ayırabilmektedirler" dedi. Meme kanserinde önemli bir deneyime sahip Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer, 20 yaşından sonra kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması, 40 yaşından sonra ise yıllık mamografi taramalarını yaptırmaları ve en ufak farklılıkta doktorlarına başvurması gerektiğini özellikle vurguladı.

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık" Haber

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı etkinliklere yönelik tepkilere Erzurum'dan cevap verdi. Bakan Tekin, etkinliğin toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik ettiğini ifade ederek, "Türkiye'deki bütün okullarda, oruç tutan ya da tutmayan bütün çocuklarımız, Ramazan ayını milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşıladı" dedi. Bakan Tekin, Palandöken ilçesinde hayırsever bir aile tarafından yapılan 360 öğrenci kapasiteli ve 12 derslikli Makbule Küçükçalık İlkokulu'nun açılışına katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açılış töreninde yaptığı konuşmada hayırsever ailenin yaptırdığı okul için teşekkür etti ve bir okul yapımı sözü daha aldı. "MİLLETİMİZİ KÖKLERİMİZLE BARIŞIK ŞEKİLDE GELECEĞE TAŞIYORUZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de eğitim öğretim altyapısını önem verdiğini ifade eden Yusuf Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olmadan önce Erzurum'da 176 bin öğrencimiz varmış. 2025-26 eğitim öğretim yılında Erzurum genelinde 156 bin 591 öğrencimiz var. Yani öğrenci sayımız düşmüş, 20 bin civarında azalmış. Peki 176 bin öğrenciye kaç öğretmenle eğitim veriyormuşuz? 2002 yılında 7 bin öğretmenimiz varmış. Şimdi öğrenci sayısı düşmesine rağmen öğretmen sayımız 12 bin 549 olmuş. Yani yaklaşık 2 katına çıkmış. Ben bu muhalefetin itiraz ettiğini gerçekten anlamıyorum. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumumuzu bir arada tutan, milletimizi kökleriyle barışık bir şekilde güçlü bir biçimde geleceğe taşıyacak, bütün değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruz. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlik ve beraberliği salık veren, bunu teşvik eden ve birliğimizin sağlanmasına önemli bir katkısı olan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan' ile yola çıktık. Ramazan Ayını Milli Eğitim Bakanlığı olarak milletçe, çocuklarımızla, öğretmenlerimizle, velilerimizle bir şenlik havasında karşılama üzerine bir gelenek başlattık. Türkiye'deki bütün okullarda çocuklarımız oruç tutan tutmayan, bütün çocuklarımız Ramazan'ı bu anlamda; milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak, bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşılıyor" dedi. "KİMSENİN DİNİ İNANCINI SORGULAMADIK. O BİZİM İŞİMİZ DEĞİL" Bakanı Tekin, açılış sonrası Makbule Küçükçalık İlkokulu'nu inceledi, sınıflarda çocuklarla buluştu, onların hazırladığı Ramazan temalı gösterileri izledi. Daha sonra öğretmenlerle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, küresel vatandaşlık gibi kavramlarla milli değerlerin içinin boşaltılmak istendiğini vurgulayarak, "Benzeri kavramların empoze edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda geçtiğimiz yıl ‘Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması' temasıyla eğitime başladık. Bu yıl Eylül ayında mavi vatan, yeşil ve orman temaları üzerinden yola çıktık. Bu coğrafyadaki her şey, maddi-manevi her şey bizlere emanet. Bunları korumamız gerek. Bu yıl Şubat'ta ‘Bayrak' temasıyla okullarımızı açtık. Eğitim-öğretim süreci devam ederken çocuklarımıza bizleri bir arada tutan değerleri bir farkındalık oluşturarak toplumsal duyarlılığı artırdık. Bayrakla ilgili duyarlılık toplumun tüm kesimlerine yayıldı. Şimdi de Ramazan üzerine bir girişimde bulunduk. Bununla alakalı gönderdiğimiz genelgede; kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil. Kimin oruç tuttuğu, kimin tutmadığı da bizi ilgilendirmiyor. Biz Ramazan ayında evinde pişen yemeğin kokusuna ortak etmek isteyen, hayır, dayanışma duygularımızı en üst noktaya çıkaran, toplumda küslükleri, dargınlıkları kaldıran, kötü davranmayı, muameleyi ortadan kaldıran bir kardeşlik iklimi oluşturmayı amaçladık. Bu milli bir değerimiz. Oruç tutup tutmakla alakalı değil. Bununla alakalı bir bildiri yayınladı. Bizim yayınladığımız genelgede Anayasa'dan bahsediyoruz, kanunlardan bahsetmişiz, milli birlik ve beraberlikten bahsetmişiz. Onlar ‘Taliban' demişler. Ne alakalası var. Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Bir yerde de ‘Trump'ın payandası olmak istiyorlar" demişler. Bir karar verin" diye konuştu. Törene; Bakan Tekin'in yanı sıra, Erzurum Vali Vekili Ahmet Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici ve hayırsever Makbule Küçükçalık'ın oğlu Yılmaz Küçükçalık katıldı.

Çanakkale’de kritik saatler! Baraj yüzde 100 doldu: 2 mahalle için tahliye çağrısı Haber

Çanakkale’de kritik saatler! Baraj yüzde 100 doldu: 2 mahalle için tahliye çağrısı

Çanakkale'de son yağışlarla birlikte kent merkezinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı'ndaki su seviyesi yüzde 100'e ulaştı. Atikhisar barajında kritik saatler başlarken, 2 mahalle için taşkın riskine karşı uyarı yapıldı. Çanakkale'de 2025 yılında yaz aylarının kurak geçmesi, kış aylarının ise yeterli yağışı alamaması sebebiyle barajlarda azalan su miktarı il genelinde yaklaşık 1 aydır devam eden yağışlarla birlikte yükselmeye başladı. Çanakkale merkezin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan 54 milyon 115 bin metreküp su kapasitesine sahip Atikhisar Barajı'ndaki su miktarı, son yağmur ve kar yağışıyla birlikte yüzde 100'e ulaştı. Atikhisar barajında kritik saatler başlarken, 2 mahalle için taşkın riskine karşı uyarı yapıldı. Çanakkale Belediyesi tarafından Atikhisar Barajı'nın doluluk oranının yüzde 100'e ulaşması dolayısıyla taşkın riski konusunda uyarıda bulunuldu. Yapılan yazılı açıklamada, "Atikhisar Barajı'nda doluluk oranı yüzde 100'e ulaşmış olup baraj savak kotuna ulaşılmıştır. Önümüzdeki saatlerde fazla suyun Sarıçay üzerinden kontrolsüz şekilde akışa geçmesi beklenmektedir. Atatürk Mahallesi'nde Sarıçay yatağı ve çevresinde bulunan yerleşimler, dere kenarına park edilen araçlar ile Sarıçay'a bağlı tekneler açısından can ve mal güvenliği riski bulunmaktadır. Muhtemel olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla, bu alanların boşaltılması ve gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir" denildi.

Dünya bu kuzuyu konuşacak! "Bandırma Koyunu" için geri sayım başladı Haber

Dünya bu kuzuyu konuşacak! "Bandırma Koyunu" için geri sayım başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen etçil Bandırma Koyunu'na kısa sürede ırk tescilinin alınması bekleniyor. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Koyunculuk Araştırma Entstitüsünün TAGEM'e bağlı olarak koyunculuk ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, 1935'e dayanan merinos koyunun ıslahının sürdürüldüğünü anlattı. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yeniliklerin ıslah programına dahil edilmesiyle çalışmalarını hassasiyetle yaptıklarını aktaran Kılınç, entsitütün ana konusunun Merinos Koyunu olduğunu kaydetti. Enstitünün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma Koyunu'nu takip ettiğini dile getiren Kılınç, "Ayrıca kıvırcık, Gökçeada ve sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamında hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. BU YIL İKİZLİK ORANI YÜKSEK OLACAK Kılınç, Merinos Koyunu'nun Balıkesir ve Marmara bölgesinde en fazla üretimi yapılan, ülkenin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli ırklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Meronis Koyunu ıslah anlamında en köklü, bilinirliği en fazla olan küçükbaş ırkımız. Enstitüde 7 gün 24 saat hayvanlarımızı, doğumlarını takip ediyor, sürünün bir sonraki yıla en sağlıklı şekilde aktarılması için yoğun çaba harcıyoruz" diye konuştu. Bandırma Koyunculuk Enstitüsünde 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirten Kılınç, her zaman hedeflerinin bilimsel veriler ışığında 1,56-1,57 ikizlik oranını yaklamak olduğunu söyledi. Kılınç, bu yıl ikizlik oranının biraz yüksek olmasını beklediklerini ifade etti. ALMAN SİYAH BAŞ İLE YERLİ KIVIRCIKTAN MELEZLENDİ Uzun süredir üzerinde titizlikle çalışılan Bandıma Koyunu'nun da bölgede görünürlüğü ve bilinirliğinin artmaya başladığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Yıllar öncesinde kurumumuzda başlayan yeni etçil ırk ıslah modelimiz Bandırma Koyunu, entsitümüz tarafından geliştirildi. Alman siyah baş ile bizim yerli kıvırcık ırk koyunlarımız melezlendi ve Bandırma koyunu geliştirildi. Irk tescilinde son aşama geldik. Yakın zamanda tescilimizi gerçekleştireceğiz. Irk tescili için uzun yıllar gerekiyor, hassas çalışmalar gerekiyor. Bunların hepsini her türlü bilimsel çalışmalarla, titizlikle gerçekleştirdik." 3-4 AY GİBİ KESİME GELİYOR VE ET VERİMİ YÜKSEK Enstitü Müdürü Kılınç, et verimi yönünden geliştirilmiş iyi bir ırktan söz ettiklerini vurgulayarak, "Canlı hayvan ağırlık artışı çok önemli etçil ırklarda. Özellikle Balıkesir kuzusu ön planda bu bölgede. İstanbul'un kuzu etini bu bölge karşılıyor. Bandırma Koyunu, randımanı yüksek kuzu olmakla birlikte 21-22 kilogram karkas kesimi hedefleniyor. Hızlı şekide 3-4 ay gibi sürede kesime gelmesi hedeflerimiz arasında" dedi. Bandırma Koyunu'nun mera şartlarının sağlandığı her bölgede yetiştirilebileceğine dikkati çeken Kılınç, "Bu alamda Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Marmara ve Ege bölgeleri ön plana çıkıyor. Ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında, küçükbaş hayvancılıkta önemli bir ırk olacak Bandırma Koyunu. Bu yıl tescil ile sadece Türkiye değil dünya Bandırma Koyunu'nu tanıyacak" diye konuştu.

Prostat kanserine teknolojiyle 'elveda' dedi Haber

Prostat kanserine teknolojiyle 'elveda' dedi

Medicana Bursa Hastanesi’nde Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi kullanılarak ilk cerrahi operasyon yapıldı. Operasyonun tamamlanmasıyla birlikte hastanede robotik cerrahi uygulamaları başlamış oldu. Medicana Bursa Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ahmet Şahan, yaptığı operasyonu değerlendirerek, "Robotik cerrahi sistemler, Genel Cerrahi, Göğüs Cerrahisi Kalp Damar Cerrahisi ve Jinekoloji alanlarının yanında Üroloji branşında da kullanılmaktadır. Hastanedeki ilk robotik cerrahi ameliyatı üroloji branşında prostat kanseri tedavisi ile başladı. 63 yaşındaki hastamıza uyguladığımız cerrahi operasyonla, hastamız sağlığına kavuştu " dedi. Prostat kanseri tedavisini robotik yöntemle istedi. Doç. Dr. Ahmet Şahan, Medicana Bursa Hastanesi’nde ilk olarak üroloji alanında prostat kanseri ameliyatının robotik cerrahi sistemle gerçekleştirildiğini kaydederken, "Hastamızın ilk yapılan tetkiklerinde PSA yüksekliği tespit edilmişti. Sonrasında kendisine biyopsi uygulandı ve prostat kanseri teşhisi konuldu. Hastamız, robotik cerrahi ile tedaviyi tercih etti. Operasyondan sonra yapılan kontrollerle birlikte hastamız bu operasyon sayesinde prostat kanserine ‘Elveda’ demiş oldu" şeklinde konuştu. Üroloji alanında pek çok hastalıkta kullanılıyor Robotik cerrahi sistemlerle üroloji alanında pek çok hastalığın operasyonunun gerçekleştirilebileceğine değinen Doç. Dr. Ahmet Şahan, "Prostat kanseri, böbrek ve mesane cerrahileri, kolorektal (kalın bağırsak ve rektum) cerrahilerle tedaviler gerçekleştirilebilmektedir. Bunun yanında uygun hastalarda kalp damar cerrahisi alanında, jinekolojik alanlarda, genel cerrahi alanında, göğüs cerrahisinde de robotik sistemler devreye girebilmektedir" ifadelerini kullandı. PROSTAT KANSERİNİ YENDİ Prostat kanseri teşhisi aldığını ve araştırmaları sonucunda Doç. Dr. Ahmet Şahan’a ulaştığını belirten 63 yaşındaki Teoman Çetin Bilgin ise, "Sıkıntılarım artınca yapılan tetkikler ve biyopsi sonucunda ameliyat olmama karar verildi. Robotik cerrahinin daha hassas bir yöntem olması nedeniyle benim için daha uygun olabileceğini düşündük. Bu süreçte Doç. Dr. Ahmet Şahan, ameliyatın kendi hastanelerinde robotik cerrahi ile yapılabileceğini söyledi. Operasyon sonucunda da alınan patolojim temiz çıktı, prostat kanserini yendim" diye görüş verdi. MEDİCANA BURSA’DA DA ROBOTİK CERRAHİ BAŞLADI Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, yapılan yatırımın yalnızca bir teknoloji alımı olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "Teknoloji, sağlık alanında çok önemli bir yer tutuyor. Robotik cerrahi sistemler de bu alandaki en önemli gelişmelerden biri. Medicana Bursa Hastanesi’nde robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanması, hastalarımız için yeni ve ileri düzey tedavi seçeneklerinin devreye girmesi açısından büyük önem taşıyor. Medicana Bursa Hastanesi olarak hedefimiz, Bursa’yı tıbbi ve cerrahi teknolojilerde referans merkezlerinden biri haline getirmek." 2017 yılından bu yana Bursa’da dünya standartlarında sağlık hizmeti sunduklarını belirten Dr. Akan, sözlerine şöyle devam etti: "Medicana Bursa Hastanesi olarak hedefimiz, yalnızca Bursa’nın değil Güney Marmara Bölgesi’nin tüm sağlık ihtiyaçlarını tek çatı altında karşılayabilen güçlü bir sağlık merkezi olmak. Uluslararası hasta bakım standartlarına uyumlu hizmet anlayışımız, ileri teknolojik altyapımız ve alanında uzman akademik kadromuzla; Balıkesir, Yalova, Çanakkale ve Kütahya başta olmak üzere çevre illerden gelen hastalarımıza da güvenle hizmet veriyoruz. JCI (Joint Commission International) akreditasyonumuz, sunduğumuz sağlık hizmetlerinin kalitesini ve hasta güvenliğine verdiğimiz önemi uluslararası düzeyde tescilliyor. Hastanemize kazandırdığımız Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi ile ileri cerrahi uygulamalarda bölgesel bir merkez olma hedefimizi daha da güçlendirdik. Amacımız, Bursa ve çevre illerden gelen hastalarımıza en güncel, en etkin ve en güvenli cerrahi tedavi seçeneklerini sunmaya devam etmek."

BUSADER 50 bin fidan projesi: Çanakkale'de ikinci hatıra ormanı kuruldu Haber

BUSADER 50 bin fidan projesi: Çanakkale'de ikinci hatıra ormanı kuruldu

Sağlık ve eğitim alanlarında toplumsal önceliklere göre projeler üreterek farkındalık oluşturan Birleşik Uluslararası Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Federasyonu (BUSADER), gerçekleştirdiği sosyal etkinliklerle de adından övgüyle söz ettiriyor. Son yıllarda yaşanan yangın felaketleri nedeniyle ülkemizin akciğerleri konumundaki hektarlarca alandan oluşan ormanlarımızın küle dönüşmesi, pek çok sivil toplum kuruluşu gibi BUSADER’i de harekete geçirdi. 2025-2026 dönemi ana projesi olan ‘Yenilenebilir Çevre, Sürdürülebilir Dünya için El Ele’ teması çerçevesinde start alan ‘sürdürülebilirlik’ programı doğrultusunda 10 biner fidanlık hatıra ormanları oluşturma hedefi bulunan BUSADER’in bu örnek tutumu, meyvelerini vermeye başladı. Doğaya nefes geleceğe ümit Bu kapsamda, ‘BUSADER Hatıra Ormanı’ adı altında ‘6 ayda 5 orman 50 bin fidan’ hedefiyle geniş çaplı ağaçlandırma projesi başlatan BUSADER, bunun ilk adımını 10 bin fidan dikimiyle Bursa’da attı. Proje kapsamındaki 10 bin fidanlık ikinci orman oluşturma hedefini ise 7 Aralık 2025’de Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde gerçekleştiren BUSADER, duyarlı bir dayanışma örneği verdi. BUSADER Federasyon Başkanı Zerrin Özgüle, Çanakkale Orman İşletme Müdürü Enver Demirci, Bursa BUSADER, İstanbul BUSADER ve Sanart BUSADER başkanları ile üyelerinin hazır bulunduğu fiden dikme töreni şölen havasında geçti. Törende konuşan BUSADER Federasyon Başkanı Zerrin Özgüle, 10 bin fidanlık orman oluşturarak geleceğe güçlü bir miras bıraktıklarını söyledi. Federasyonlarına bağlı bulunan dernekler başta olmak üzere projeye katkı sunan gönüllüleri, saha çalışanlarını ve fidan dikimine katılanları tebrik eden Özgüle, “Bu orman, dikilen fidanlardan oluşmasının yanı sıra birlikteliğimizin, dayanışmamızın ve ortak değerlerimizin de göstergesi oldu. Dilerim ki bugün attığımız bu tohumlar, gelecekte daha büyük projelerin, daha genç işbirliklerinin ve daha güçlü yapıdaki toplumsal dayanışmanın ateşleyicisi olsun. Doğaya nefes, geleceğe ümit kattığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Sivil toplum kuruluşu olarak öncelikli hedeflerinin, gelecek kuşaklara yaşanabilir dünya bırakabilmek olduğunu dile getiren Özgüle, bundan sonraki süreçte toplum yararına örnek oluşturabilecek etkinliklerine artan tempoyla devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

Kuraklık etkisiyle arpa ekimi arttı Haber

Kuraklık etkisiyle arpa ekimi arttı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Bursa, Konya, Kayseri, Tekirdağ, Diyarbakır, Çorum ve Sakarya gibi birçok bölgede arpa ekiminin arttığını bildirdi. TMO'nun "Fenolojik Değerlendirme – Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizine (Ekim 2025 Değerlendirmesi)" göre, 2025/26 üretim sezonunda Türkiye genelinde arpa ekim alanlarında genel bir artış eğilimi dikkati çekiyor. Konya'da geçen yıl makarnalık buğday ekilen alanlarda bu yıl azalış, arpa ve ekmeklik buğday alanlarında ise artış bekleniyor. Kayseri'de makarnalık buğdaydan ekmeklik buğdaya yüzde 8, makarnalık buğdaydan arpaya ise yüzde 3 oranında geçiş olacağı değerlendiriliyor. Kırıkkale'de Tarım ve Orman Bakanlığının uyguladığı münavebe sistemi nedeniyle ekmeklik buğday ekim alanlarında yüzde 8–10 azalış gerçekleşti, nadas ve arpa ekimlerine yönelim arttı. Arpa ekim alanlarında yüzde 10–15 artış beklenirken, yetersiz yağış ve münavebe zorunluluğu nedeniyle nadas alanlarının yüzde 5–10 oranında artacağı tahmin ediliyor. Eskişehir'de altı ilçenin "su kısıtı bölgesi" ilan edilmesi, yaz aylarında kuyulardaki su yetersizliği ve aşırı sıcakların tozlaşma sorunlarına yol açması nedeniyle mısırda düşük verim elde edilmesi yüzünden bölgede mısırdan buğday ve arpaya bir miktar geçiş bekleniyor. Diyarbakır'da da 2025/26 üretim sezonunda, önceki yıllara kıyasla arpa ekilişinde artış olacağı öngörülüyor. Çanakkale, Bursa, Balıkesir ve Yalova illerinde toprak hazırlıkları tamamlanırken, bölgede arpa ekilişlerine başlandı. Tekirdağ'da ayçiçeği ekilen alanların bir bölümünde arpa ekilişine geçildi. Bu nedenle arpa ekim alanlarında artış görüldü. Sakarya'da da son yıllarda ülke genelinde yaşanan kuraklığa bağlı olarak mısırdan buğday ve arpaya yaklaşık yüzde 10 oranında geçiş olacağı değerlendiriliyor. Çorum'da üreticilerin ayçiçeği ekili alanlardan arpaya yöneldikleri gözlendi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Hepokur, arpa yerine buğday ekilemeyecğini ancak buğday yerine arpanın her zaman olabildildiğini söyledi. Arpanın fazla su istemeyen bir ürün olduğunu ve kıraç arazilerde genellikle tercih edildiğini vurgulayar Hepokur, "Son yıllarda etkili olan kuraklık nedeniyle birçok üründe verim düştü. Buğday sıcaktan yanar ama arpa yanmaz. Susuzluğa daha dayanıklı bir ürün olan arpa, suyu az kullanır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.