SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çay

Söz Bursa - Çay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın kalbinde dev sahur sofrası: Milletvekili Varank vatandaşlarla bir araya geldi Haber

Bursa’nın kalbinde dev sahur sofrası: Milletvekili Varank vatandaşlarla bir araya geldi

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Osmangazi ilçesindeki tarihi Abdal Meydanı'nda düzenlenen sahur programında vatandaşlarla bir araya geldi. Çay, simit ve Bursa'ya özgü tahanlı pide eşliğinde yapılan sahurda konuşan Varank, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek çevredeki "ateş çemberine" dikkat çekti. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Tuzpazarı Mahallesi'nde bulunan tarihi Abdal Meydanı'nda vatandaşlarla sahur yaptı. Programa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Varank, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Birlik ve beraberliğin, kardeşliğin yüksek olduğu bir aydayız. Özellikle çevremizdeki ateş çemberine baktığımızda birlik ve beraberliğimizi artıracak vesilelere daha çok ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz. Ramazan ayı da bu vesilelerden biridir. Yeter ki biz bir olalım, beraber olalım. Değerlerimize ve bayrağımıza sahip çıkalım. Biz bir araya gelmeyi başardığımız sürece Türkiye'nin başaramayacağı hiçbir şey olmaz" dedi. Bursa'nın tarihi, kültürü ve gastronomisiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Varank, Abdal Meydanı'nın da kentin önemli buluşma noktalarından biri olduğunu söyledi. Sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrıyla vatandaşları sahur programına davet ettiklerini belirten Varank, Bursalıların kendilerini yalnız bırakmadığını dile getirdi. Her Ramazan ayında sahur sofralarında vatandaşlarla buluşmaya devam edeceklerini belirten Varank, tüm Türkiye'yi Bursa'yı ziyaret etmeye davet etti. Varank, "Bursa kültürü, tarihi ve lezzetleriyle çok özel bir şehir. Buraya gelen vatandaşlarımız simit ve tahanlı pide gibi Bursa'ya özgü lezzetleri tatma imkanı buluyor. Tüm Türkiye'ye çağrımız, Bursa'yı ziyaret edin ve Abdal Meydanı'nın bu güzel atmosferini yaşayın. İnşallah her Ramazan'da bu sahur sofralarını kurmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Başkan Aydın’dan Abdal Meydanı’nda simit ve çay ikramı: "Ramazan’ı birlikte yaşıyoruz" Haber

Başkan Aydın’dan Abdal Meydanı’nda simit ve çay ikramı: "Ramazan’ı birlikte yaşıyoruz"

Bursa’da Tarihi Abdal Meydanı'nda simit ve tahinli pide ile sahur yapmak isteyen vatandaşlar metrelerce kuyruk oluşturdu. Adım atacak yer kalmayan meydana gelen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, vatandaşlarla bir araya gelerek sahur yaptı. Bursa’da soğuk havaya rağmen, vatandaşlar sahuru dışarıda yapmak için soluğu Osmangazi ilçesinde bulunan Abdal Meydanı'nda aldı. Ramazan ayında sahur geleneğine dönüşen simit ve tahinli pide yemek isteyen binlerce vatandaşın bulunduğu alan hınca hınç doldu. Meydana gelen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, Bursalıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başkan Aydın, sahur için meydana gelenlere simit ve çay ikramında bulundu. Yoğun katılımın olduğu sahur programında vatandaşlar Başkan Erkan Aydın’la sohbet edip, hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Soğuk havaya rağmen tarihi bir kalabalığın olduğu meydanda birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olan Ramazan’ın manevi havası en güzel şekilde yaşandı. Bursa’nın simgelerinden tarihi Abdal Meydanı’nın her sene olduğu gibi bu sene de sahurda yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Ramazan ayında Osmangazi Belediyesi olarak her gün 8 ayrı noktada yaklaşık 4 bin vatandaşımızı iftar sofrasında buluşturuyoruz. Bu gecede vatandaşlarımızla tarihi Abdal Meydanı’nda sahur programında bir araya geldik. Muazzam bir kalabalık var, tarihi meydanda vatandaşlarımıza simit ve çay ikramında bulunduk. Ramazan ayının manevi havasını düzenlediğimiz programlarla tüm Osmangazi’de yaşatmaya çalışıyoruz. Tarihi meydanda Bursalılarla bir araya gelerek sahur yapmak çok keyifliydi. Ramazan boyunca vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Programa katılan vatandaşlar ise Tarihi Abdal Meydanı’nda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’la sahur yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Pazar keyfi adım adım: Bursa’nın en iyi 5 yürüyüş rotası Haber

Pazar keyfi adım adım: Bursa’nın en iyi 5 yürüyüş rotası

Hafta içi yorgunluğunu geride bırakıp, pazar sabahını doğayla iç içe karşılamaya ne dersiniz? Bursa’nın oksijen depoları, sadece kalbinize değil ruhunuza da şifa olmaya hazır. İşte damarları açan, stresi bitiren ve pazar gününüzü enerjiyle dolduracak Bursa’nın en keyifli 5 rotası! Pazar Sabahı Hareket Vakti! Uzmanlar, pazar rehavetine kapılmak yerine yapılacak 30 dakikalık tempolu bir yürüyüşün, haftalık stresi sıfırladığını vurguluyor. Şehrin gürültüsünden uzak, kuş sesleri eşliğinde adımlayabileceğiniz Bursa’nın en güzel rotalarını sizin için seçtik: 1. BOTANİK PARK: ŞEHRİN KALBİNDE YEŞİL BİR KAÇIŞ Avrupa standartlarındaki parkuru ve devasa ağaçlarıyla Botanik Park, pazar yürüyüşlerinin vazgeçilmez adresi. Hem düz ayak olması hem de eşsiz bitki çeşitliliğiyle yürürken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. 2. HÜDAVENDİGAR KENT PARKI: NİLÜFER ÇAYI EŞLİĞİNDE ADIMLAYIN Bursa’nın en büyük kent parkı olan Hüdavendigar, geniş yürüyüş yollarıyla pazar sabahı sporcularını bekliyor. Dere kenarında yapacağınız yürüyüş sonrası çimlerde kısa bir mola vermek pazarın en büyük ödülü! 3. ULUDAĞ YOLU (YİĞİTALİ - KİRAZLI HATTI): OKSİJEN DEPOLAYIN "Ben gerçek doğa isterim" diyenler için rotamız Uludağ’ın etekleri. Şehir manzarasını arkanıza alıp çam ağaçları arasında yapacağınız tempolu bir yürüyüş, tüm hücrelerinizi yenileyecek. 4. BALAT ORMANI: KOŞU VE YÜRÜYÜŞÜN ADRESİ Nilüfer’in akciğerleri sayılan Balat Ormanı, özellikle pazar sabahları spor topluluklarının buluşma noktası. Toprak zeminde yürümenin verdiği o eşsiz huzuru burada mutlaka deneyimlemelisiniz. 5. MUDANYA SAHİL HATTI: DENİZ HAVASIYLA ZİNDE KALIN Yürüyüş yaparken denizin kokusunu içine çekmek isteyenler için Mudanya - Güzelyalı sahil bandı en iyi seçenek. İyot kokusu eşliğinde yapacağınız yürüyüşü, bir bardak çay keyfiyle taçlandırabilirsiniz. Oruç tutarken vücudunuzu zorlamadan zinde kalmak için bu detaylara dikkat: Tempoyu Düşük Tutun: Oruçluyken vücut su kaybedeceği için terleten ağır tempolardan kaçının. "Gezinti" tadında, nabzı aşırı yükseltmeyen hafif adımlarla yürümek, halsiz düşmenizi engeller. Vücudunuzu Dinleyin: Yürüyüş sırasında baş dönmesi, aşırı ağız kuruluğu veya göz kararması hissederseniz hemen durun ve dinlenin. Pazar yürüyüşü bir spor müsabakası değil, ruhunuzu dinlendirme aktivitesidir.

''Tüm sorunları biliyoruz" Bozbey'den Karacabey'e müjde üstüne müjde! Haber

''Tüm sorunları biliyoruz" Bozbey'den Karacabey'e müjde üstüne müjde!

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Karacabey ilçesinde düzenlediği iftar programında vatandaşlar aynı sofrayı paylaşarak Ramazan ayının bereketini hep birlikte yaşadı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programları Karacabey ilçesiyle devam etti. Karacabey Kapalı Pazar Alanı’nda yapılan programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile birlikte CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Mustafa Bozbey masaları tek tek gezerek vatandaşların görüş ve önerileri dinlerken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. “RAMAZAN’DA HER GÜN 35 BİN VATANDAŞIMIZA ULAŞIYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karacabeylilerle kardeşlik sofrasında buluşmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Ramazan ayının bereketini ve huzurunu kent genelinde hissettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, gönüllerin aynı duada buluştuğunu, lokmaların paylaşıldığını, kardeşliğin pekiştirildiğini dile getirdi. Ramazan ayının dayanışmanın büyüdüğü, iyiliğin çoğaldığı, kalplerin yumuşadığı bir ay olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Soframızda eşitlik, adalet, paylaşma, birlik ve beraberlik vardır. Ramazan ayı boyunca Bursa’nın dört bir yanında hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Her akşam kardeşlik sofrasını bir ilçede kuruyoruz. 4 sabit iftar noktasında halkımızla buluşuyoruz. İftara yetişemeyenlere iftariyelik ikram ediyoruz. Ramazan ayında her gün ortalama 35 bin vatandaşımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. “KARACABEYLİLERİ DE GÜLÜMSETİYORUZ” Bursalıların yanlarında olduklarını, dertlerini dinlediklerini, kenti ortak akılla yönettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan ayında sosyal destekleri artırarak sürdürdüklerini belirtti. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı son dönemde vatandaşın üzerindeki yükleri hafifletmek için tüm olanakları kullandıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle Karacabeylileri de gülümsetiyoruz. Karacabey’in altyapıdan üstyapıya tüm sorunlarını biliyoruz. Karacabeylilerin talep ettiği tüm hizmetleri gerçekleştireceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum” diye konuştu. CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu iftar programında çok iyi hissettiklerini ifade ederek, destek ve katkılarından dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftarın ardından Karacabey sokaklarında vatandaşlarla buluşarak esnafa hayırlı işler dileyen Başkan Mustafa Bozbey, girdiği bir kahvehanede çay ocağına geçerek çay ikramında bulundu. Başkan Mustafa Bozbey, teravih namazının ardından Karacabey Uluabatlı Hasan Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır Haber

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır

Ramazan ayında en çok merak edilen soru: "Gün boyu halsiz kalmadan ve susamadan nasıl oruç tutulur?" Uzmanlar, sahurda yapılan hataların gün boyu yorgunluk ve baş ağrısı yapabileceği konusunda uyarıyor. İşte sağlıklı ve zinde bir Ramazan için sahur sofranızda olması gerekenler: TOKLUĞUN ANAHTARI: KALİTELİ PROTEİN Sahurda protein tüketmek, sindirim süresini uzatarak tokluk hissini artırır. Yumurta: "Anne sütünden sonra en kaliteli protein" olarak bilinir. Haşlanmış yumurta sahurun olmazsa olmazıdır. Lor Peyniri: Hem proteini yüksek hem de tuzu en düşük peynirlerden biridir. SUSUZLUĞU ÖNLEYEN SEBZELER Sahurda sadece su içmek yetmez, vücutta su tutan besinler tüketmek gerekir. Salatalık: %95'i sudur ve doğal bir serinletici etkisi vardır. Marul ve Yeşillikler: Lifli yapıları sayesinde suyu vücutta yavaş yavaş serbest bırakır. ENERJİ VEREN "YAVAŞ" KARBONHİDRATLAR Beyaz ekmek yerine kan şekerini dengede tutan tahılları seçin. Tam Buğday veya Çavdar Ekmeği: Lifli yapısıyla acıkmayı geciktirir. Yulaf Ezmesi: Yoğurt veya sütle hazırlandığında hem mideyi yormaz hem de uzun süre enerji verir. SAĞLIKLI YAĞLAR (SUSAMAYI ENGELLER) Yağlar midenin boşalma süresini uzatır ancak ağır yağlardan kaçınmak gerekir. Ceviz ve Fındık: Çiğ (kavrulmamış) kuruyemişler hem beyin fonksiyonlarını destekler hem de tokluk sağlar. Zeytin: Sahurda zeytin yenecekse mutlaka suda bekletilip tuzu alınmalıdır, aksi halde gün boyu susatır. ŞİFA KAYNAĞI: HOŞAF VE KOMPOSTO Şeker ilavesiz, kuru meyvelerden (kayısı, erik, incir) yapılan kompostolar hem bağırsak hareketlerini düzenler hem de vücudun sıvı ihtiyacını lezzetli bir yolla karşılar. SAHURUN "ÜÇ BÜYÜK" HATASI! Ağır Kızartmalar: Patates veya hamur kızartmaları mide yanmasına ve aşırı susuzluğa neden olur. Aşırı Çay Tüketimi: Çay, vücuttaki suyun daha hızlı atılmasına yol açar. Sahurda çay yerine su veya ayran tercih edilmelidir. Hemen Uyumak: Sahur biter bitmez yatmak yerine 20-30 dakika beklemek, sindirim sorunlarını ve reflüyü önler.

Kolilerde bekleyen eşyalarla müze gibi kafe kurdu Haber

Kolilerde bekleyen eşyalarla müze gibi kafe kurdu

Bursa'da bir kafe, klasik bir kafeden çok geçmişi bugüne taşıyan bir yaşayan müzeyi andırıyor. Paris'teki hayatını geride bırakıp Bursa'ya kesin dönüş yapan Emrihan Demirbağ, ortaokul yıllarında başlayan antika tutkusunu eşiyle birlikte bir mekana dönüştürerek, kolilerde bekleyen eşyalarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Kafe işletmecisi Emirhan Demirbağ, dört yıl önce Bursa'ya döndüğünü ve burada yeni bir fikirle yola çıktıklarını belirterek, "Daha önce yurt dışındaydım, buraya geri döndükten sonra eşimle birlikte konsept dükkanlar açma fikri belirdi. Burada topladığımız antikalar ile dükkanlar açıyoruz ve bu çok hoşumuza gidiyor" dedi. Yurt dışından dönüşünde yanında getirdiği eşyaların yıllarca kolilerde beklediğini söyleyen Demirbağ, bu durumun kendisini harekete geçirdiğini ifade ederek "Burada çok fazla antika ve eski eşyalarımız vardı, kendi kıymet verdiğimiz eşyalar kolilerin içinde ziyan olmasını istemedik. Ne kadar süre böyle duracakları belli değildi. Biz de bir yer oluşturalım, burada sergileyelim istedik. Gelen giden eş dost olursa onlarla vakit geçirelim diye düşündük. Sonrasında insanlar ilgi göstermeye başladı, ilk kafe haline geldiği zamanlarda merdivenlerde sıra olmuştu, çok şaşırmıştık" şeklinde konuştu. Başta bir depo gibi düşünülen mekan, kısa sürede dost sohbetlerinden taşarak, nostaljik havasıyla Bursalıların ilgisini çeken bir kafeye dönüştü. ORTAOKULDA BAŞLAYAN MERAK, BİR YAŞAM TARZINA DÖNÜŞTÜ Koleksiyonculuğa ortaokul sıralarında başladığını anlatan Demirbağ, "Her şeyden önce bu bir merakla başladı. İlk ortaokul yıllarımda eski eşyalara ilgim olmaya başladı. Plaklar, kasetler, daktilo derken bu bir hastalık gibi devam etti. İşin içine girince detaylarını öğreniyorsunuz. Daha kaliteli porselen bebekleri neresi yapıyor, pul koleksiyonu ne demektir, kitap koleksiyonu nasıl olur gibi şeyleri araştırdık. Bazı eşyalarımız antika değeri taşıyor, bazıları sadece eski eşyalar. Ama hepsi insanları geçmişle buluşturuyor" ifadelerini kullandı. MÜZE DEĞERİNDE EŞYALAR AMA KIRILGANLIK YÜZÜNDEN SERGİLENMİYOR Kafede yüzlerce antika ve nostaljik parça yer alıyor. Ancak Demirbağ, en özel koleksiyonlarının burada sergilenmediğini belirtti: "Gerçekten müzelerde bulabileceğiniz eşyalarımız var ama maalesef buraya getirmiyoruz. Daha önce antika bir vazomu getirmiştim, biri çarpıp kırdı. O günden sonra çok kıymetli ve kolay zarar görebilecek eşyalarımızı buraya getirmemeye karar verdik." HER YAŞTAN İNSAN AYNI MASADA BULUŞUYOR Demirbağ, "Buraya gelenler çok mutlu ayrılıyorlar. Bizi en çok mutlu eden kısmı ise her yaştan müşterilerimizin olması. 60-70 yaşlarındaki annelerimiz babalarımız evlatlarıyla birlikte geliyor, 13-15 yaşındaki kardeşlerimiz de geliyor. Belki de bayramda birbirlerinden kaçan iki kitleyi burada aynı ortamda buluşturuyoruz" diyerek mekanın samimi atmosferini anlattı. Menüde nostaljik ifadeler: ‘Bismillah dedin mi?' Kafe'nin nostaljisi yalnızca dekorasyonda değil, menüde de kendini gösterdiğini belirten Demirbağ, "Menü isimlerimizi çocukken duyduğumuz sözlerle harmanladık. Çay yerine ‘Bismillah dedin mi', salep yerine ‘Ben gelinken 40 kiloydum' gibi ifadeler var. Eskiden olduğu gibi çay, salep, boza, oralet gibi içeceklerimiz var ama tabi americano, latte gibi yeni nesil kahvelerimiz de mevcut. Günümüzden tamamen kopmuyoruz ama kendi kültürümüzü koruyarak ilerlemek istiyoruz" dedi. "YENİ MEKANLARDA DA KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ TANITACAĞIZ" Demirbağ, kültürel dokuyu modern unsurlarla harmanladıklarını vurgulayarak, "Mekanlardan, sergilerden, seyahatlerden esinleniyoruz ama karşı tarafın yaptığını kopyalamıyoruz. Kendi kültürümüzle harmanlamaktan hoşlanıyoruz. Yeni açacağımız mekânda bir İtalyan boyalı bir duvar düşünüyoruz ama üzerine ‘Bismillah' yazacağız. Bir DJ kabini yapacağız ama içinde Osmanlı fesi takan bir DJ olacak. Çünkü amacımız kendi kültürümüzü tanıtmak" ifadelerini kullandı. "KAFEMİZİ KORUMAK İSTİYORUZ" Kafede plak boyama atölyeleri, film geceleri gibi nostaljik etkinliklerin düzenlendiğini aktaran Demirbağ, "Bu kafede ileriye dönük çok büyük planlarımız yok. Kafemizi korumak, bozulmamasını sağlamak istiyoruz. Ama önümüzdeki aylarda farklı bir konseptle yeni bir mekan daha açmayı planlıyoruz" dedi.

Açıklanan çay taban fiyatı Rizelileri böldü Haber

Açıklanan çay taban fiyatı Rizelileri böldü

2024 yılında 17 lira taban fiyat ve 2 lira destekleme primiyle toplam 19 lira olan yaş çayın fiyatı bu yıl destekleme fiyatı kaldırılarak 25,44 lira olarak belirlendi. Çay müstahsillerinin bazıları bu rakama sevinirken bazı çiftçiler ise yetersiz bulduklarını dile getirdi. Çay taban fiyatı açıklanmadan önce müstahsilin beklentisinin düşük olmasının çay taban fiyatına da yansıdığını kaydeden Rizeli çay müstahsili Ensar Memişoğlu, "Bu 25,44 niye yapıldı? Rize halkı bunu kendi istedi. Kahvehanelerde, kıraathanelerde konuşuyorlar 22 olur 23 olur diye kamuoyu oluşturuyorlar. Kardeşim 35- 40 liradan açın bu kapıyı 40 lira olur mu diyorlar 40 olursa çay ocaklarında 15 lira olacak çay fiyatı, kuru çay olacak 400 lira. 400 lira zeytine veriyorsun zamanında bir kilo yaş çay parasıyla bir kilo zeytin alıyordun şimdi alamıyorsun" dedi. Bir yılda 3 sürgün çay toplandığını hatırlatan Sabit Karaca, "Yeterlidir, ben o kadar düşünmüyordum tabii ki hayat şartlarına göre yeterli değil ama biz 3 kez çay topluyoruz bunu da 25 liradan 75 lira yapıyor gayet yeterli bence" ifadelerini kullandı. Açıklanan fiyattan memnuniyetini dile getiren Ahmet Ak, "Çok güzel bir fiyat verdiler biz memnunuz, bunu da öpsünler başına koysunlar" dedi. Rize'nin Pazar ilçesinde yaşayan çay müstahsili Volkan Canca ise, "Çayın fiyatı ideal bir fiyat daha düşük bekliyorduk biz. Çaykur'un burada işleyeceği politika çok önemli çay alımında kısıtlama ve kontenjana giderse, özel sektör daha düşük alım durumu olabiliyor buna da dikkat etmesini bekliyoruz" diye konuştu.

Ramazan ayında çay ve kahve tüketimine dikkat Haber

Ramazan ayında çay ve kahve tüketimine dikkat

Ramazan ayında günde 14 saati bulan susuz kalma durumu, bazı kişilerde böbrek taşı oluşma riskini arttığı için sahur ve iftar vakitlerinde yeterli su tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uz. Dr. Burak Canver, "Ramazan ayındaki uzun açlık ve susuzluk sürelerinin böbrek sağlığını tehdit etme riski her zaman vardır. Özellikle de yaşlı, kalp ve damar sorunları olan, yüksek kan şekeri ve kan basıncı değerleri nedeniyle çok sayıda ilaç kullanan hastalarda ve zaten belli bir derecede böbrek hastalığı olan kişilerde bu risk daha da fazladır. Bu nedenle de dikkat edilmesi gerekir" diyor. Uz. Dr. Burak Canver, iftar ve sahur arasında sıvı alımına önem verilmesi gerektiğini söylerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini sıraladı; "Özellikle sahurda idrar artırıcı yiyecekler ve içecekler tüketilmesi, kişiyi susuz bırakarak taş oluşum riskini arttırabilir. Ayrıca sıcak saatlerde günlük aktivitelerin azaltılması, ağır işlerden ve tuz tüketiminden kaçınılması oldukça önemlidir. Yine su tüketiminin yetersiz olması yavaş yavaş ve ilerleyici bir şekilde böbrek fonksiyonlarının azalmasına yol açabilir. Sahurda birden fazla yumurta, aşırı süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi, konserve yiyecekler, sakatat, muz, kavun, kuruyemiş ve içeriği tam bilinmeyen bitki çaylarının tüketiminden kaçınılmalıdır. Kafein içeren çay ve kahve gibi içecekler, domates, patlıcan ve sarımsak gibi yiyecekler susuzluğu artıracağı için fazla tüketilmemelidir. Kafein içeren içecekler tüketilecekse bile su içiminin artırılması gerekiyor."

Menemenin ‘soğan' tartışmasına çayın ‘suyu' eklendi Haber

Menemenin ‘soğan' tartışmasına çayın ‘suyu' eklendi

 Çaycılar, "sıcak" suyla demlenen çayın "haşlandığını", "soğuk" suyla demlenen çayın ise "daha lezzetli" olduğunu ifade ettiler. Türkiye'de vatandaşlar ve gurmeler, yıllardır süregelen "menemenin soğanlı mı olur soğansız mı?" tartışmasına kesin bir cevap bulamadı. Menemen hem soğanlı hem de soğansız olarak tüketilmeye ve sunulmaya devam etti. Benzer bir tartışma ise son zamanlarda revaçta. Dışarıda, kafeler ve çay ocaklarında içtikleri çayın evde yaptıkları çaydan daha güzel olduğunu iddia eden vatandaşlara bunun cevabı yıllardır çay ocağı işleten çaycılardan geldi. Çaycılar, vatandaşların evde çay demlerken yaptığı en büyük yanlışı kuru çaya sıcak su atmak olduğunu savunurken, kazanda kaynayan suyun da etkisine değindiler. “KAYNAR SU, ÇAYIN DEMLENMEDEN HAŞLANMASINA NEDEN OLUYOR” Evde demlenen çayda yapılan en büyük yanlışı 'kuru çaya sıcak su atmak' olarak nitelendiren çaycı Şaban Göğne, “Çayın iyi olması için kaliteli çay kullanılmalı. Ayrıca evde çay demlikle yapılırken, dışarıda ise kazanlarda yapılıyor. Evde demlenen çayları yaparken kuru çayın üstüne kaynar su katıyorlar. Bu da çayın demlenmeden haşlanmasına sebep oluyor. Çay ocaklarında ya da kafelerde çay, soğuk su ile yapılıyor. Soğuk suda demlenen çay geç ısındığı ve beklediği için güzel oluyor. Soğuk suyla demlenen çay 40-45 dakika sonra içme kıvamına gelecektir. Çay demlerken yapılan en büyük yanlışlardan biri de ölçüsüz çay eklemek. Çayı çok atarsanız demli, az atarsanız da açık olur. Biz büyük demliklere genelde 1,5-2 kaşık çay atıyoruz. Soğuk suyu nasıl döktüğünüzün bir önemi yok. Soğuk suyla çay demlerken püf noktası; çayın tamamen ıslanmasıdır. Ayrıca sıcak suda demlenen çaylar çabuk bayatlıyor. Sabahleyin biz de mecburen ilk çayı sıcak suyla demliyoruz. Onda da tadı güzel ama açık oluyor. Çünkü acele ettiğimizden tam demlenmiş olmuyor. Sıcak suyla çay demlerken de 2 seçenek var. Sıcak suya çay atabilirsiniz ama onda da beklemek gerekir hemen dem almaz. Çayın acılığını almak için sıcak su ekledikten sonra 2 dakika çayı ocakta kaynatıyoruz. Böylece çayın renk almasını sağlıyoruz. Bunda da çay fazla beklerse çay acılaşır. Sıcak suyla demlenen çay da toplamda 10-15 dakika sonra servise hazır hale geliyor” dedi. “SICAK SUYLA DEMLENEN ÇAYIN RENGİ VE DEMİ TAM OTURMUYOR” Sıcak suyla demlenen ve 15 dakikada servis edilen çayın renginin ve deminin tam oturmadığına değinen Emrah Ekeroğlu, “Çay ocaklarında çayın lezzetli olmasının birkaç farklı nedeni var. İlk önce çay demlikte değil, kazanda ısınıyor. İkincisi ise çayları soğuk suyla demliyoruz. Soğuk suda demlenen su hem daha lezzetli hem daha demli hem de daha kokusuz oluyor. Sıcak suyla demlenen çay haşlanıyor. Sıcak suyla yapılan çayın lezzeti de rengi de kokusu da soğuk suyla demlediğiniz çay gibi güzel olmuyor” diye konuştu. “HIZLI OLSUN DİYE SICAK SUYLA ÇAY DEMLİYORUZ AMA GÜZEL OLMUYOR” Dışarıda tattıkları çayın lezzetini evde demledikleri çayda bulamadıklarını ifade eden Teoman Özkalaycı, “Evde demlediğimiz çaylar, dışarıda içtiğimiz çaylar gibi lezzetli olmuyor. Bunun nedeni bence çayı sıcak suyla demlememiz. Çünkü hızlı olsun, çay içelim diye sıcak suyla demliyoruz. Çay ocaklarında ise soğuk suyla yapılan ve uzun süre demlenen çay bizlerin evde yaptığı çaydan daha güzel oluyor” şeklinde konuştu. “DIŞARIDA İÇİLEN ÇAY DAHA LEZZETLİ” Çay ocaklarında içtikleri çayın evde yapılan çaydan daha lezzetli olduğuna değinen Ümit Pekçakır ise “Çay sıcak suyla da soğuk suyla da demlenebilir. Ben soğuk suyla demleneni seviyorum. Buna rağmen evde sıcak suyla çay demliyoruz. O yüzden çay ocaklarında içtiğimiz çay, evde demlediğimiz çaydan daha lezzetli oluyor. Çünkü bir 15 dakika çayın demlenmesini beklerken dışarıda ise 1 saatte yavaş yavaş demlenen çayı içiyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.