SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cep Telefonu

Söz Bursa - Cep Telefonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cep Telefonu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da 20 milyonluk soygun tiyatrosu! Polis senaryoyu çözdü, milyonlar ele geçti Haber

Bursa’da 20 milyonluk soygun tiyatrosu! Polis senaryoyu çözdü, milyonlar ele geçti

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde silahlı soygun gibi gösterilen olayın, para aklamak amacıyla önceden planlandığı ortaya çıktı. Şahısların soyguna senaryo uydurdukları, olayı gören bir vatandaşın da o anları film gibi çektiği ortaya çıktı. Sahte soygun olayını yutmayan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, senaryo hazırlayan 8 kişiyi gözaltına aldı. Şahıslardan 5'i tutuklandı. Polis soygun senaryosunda kullanılan 20 milyon liranın 13 milyon 400 bin lirasını ele geçirdi. Olay, 17 Şubat günü saat 11.00 sıralarında merkez Nilüfer ilçesi Balkan Mahallesi 619. Cadde üzerinde bulunan boş bir arazide meydana geldi. İstanbul'da demir-çelik işi yapan bir firma, borç ödemesi adı altında 20 milyon lirayı koli içinde Bursa'ya gönderdi. Parayı taşıyan iki çalışan ise üç kişi tarafından tüfekle gasp edildiğini iddia ettiler. O anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kaydedildi. Gasp edilen 2 çalışan polisi aramak yerine patronlarını aradı, olaydan yaklaşık iki saat sonra ise firma sahibinin ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti. Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan O.D. ve O.S. ifadelerinde gasp edildiği belirtilen paranın bahis parası olduğunu itiraf etti. Olayla ilgili detaylı inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'nin çalışması sonucu gaspın gerçeği yansıtmadığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, parayı taşıyan kişiler ile saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin olaydan haberdar olduğu, gasp süsü verilerek paranın paylaşılmasının planlandığı tespit edildi. Asayiş ekipleri, olaya karıştığı belirlenen A.K., E.T. ve A.Ç.'yi bir kafede seneryonun içinde bulunan M.K. ve E.S ile yakaladı. Paranın İstanbul ayağını organize ettiği değerlendirilen Ö.D.'nin ise firari olduğu ve arama çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Soruşturma kapsamında para dolu kolilerden birinin araçta bulunduğu, iki kolinin kuyumcuya götürülerek altına çevrildiği tespit edildi. Operasyonda yaklaşık 8 milyon lira değerinde altın ile 5 milyon 400 bin lira nakit para ele geçirildi. Toplamda 13 milyon 400 bin liraya el konuldu. Firari şüphelinin akrabası olduğu öğrenilen kuyumcu F.D. hakkında adli kontrol kararı verildi. Paranın sahibi olduğunu iddia eden Ö.U. ile şirket yetkilisi Y.S. ve sözde mağdurlar O.D. ile O.S. hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanırken, M.K. ve E.S.'nin de aralarında bulunduğu toplam 8 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden A.K., E.T., A.Ç., M.K. ve E.S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Paraya savcılık tarafından el konulurken, Mali Suçlarla Mücadele ekiplerinin paranın kaynağına ilişkin incelemesinin sürdüğü öğrenildi.

"Profesör, Firavun ve Azad" çetesi çöktü: Dublörlü 10 milyonluk vurgunda yolun sonu! Haber

"Profesör, Firavun ve Azad" çetesi çöktü: Dublörlü 10 milyonluk vurgunda yolun sonu!

Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi. Çetenin elebaşı "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı şüpheliler ile birlikte 12 kişi tutuklandı. Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri bir eve düzenledikleri operasyonda sahte kimlikler ile kimlik basma ve hologram makineleri ele geçirdi. Operasyon sonrası derinleştirilen soruşturmada, organize bir dolandırıcılık şebekesi ortaya çıkarıldı. Yapılan araştırmada çetenin elebaşları olduğu belirlenen "Profesör" kod adlı Ö.F.Ö. (31) ile "Azad" kod adlı A.B.'nin (36), kredi notu yüksek olan ve aralarında doktorların da bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerini internet üzerinden bir panel aracılığıyla temin ettiği belirlendi. Diğer elebaşı "Firavun" kod adlı Z.A.A.'nın (41) ise bu bilgilerle, dublör olarak kullanılan kişilerin fotoğraflarını eşleştirerek sahte kimlik bastığı tespit edildi. Hazırlanan sahte kimliklerle dublörlerin özel bankalara giderek kredi ve kredi kartı çıkarttığı, bu yöntemle 58 kişinin mağdur edildiği ve yaklaşık 10 milyon TL'lik vurgun yapıldığı belirlendi. 15 ŞÜPHELİ YAKALANDI, 12'Sİ TUTUKLANDI Şafak vakti yapılan eş zamanlı operasyonda, "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı elebaşlarının da aralarında bulunduğu 5'i kadın 15 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 28 sahte kimlik, 4 adet sahte kimlik kartına hologram basmada kullanılan baskı cihazı, 145 adet kimlik basmada kullanılacak hazır boş kart, 4 pos cihazı, 2 ruhsatsız tabanca, kurusıkı tabanca, suçtan elde edilen 133 bin TL, 20 gram esrar, 61 adet cep telefonu, 2 adet laptop, tablet ve çok sayıda sim kart ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından elebaşlarının aralarında olduğu 15 kişi adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan suç örgütünün ele başları ile kadın dublörlerinde aralarında olduğu 12 şüpheli tutuklandı. 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Ekrana eğilmek boynu çökertiyor: Dijital çağın sessiz omurga tehlikesi Haber

Ekrana eğilmek boynu çökertiyor: Dijital çağın sessiz omurga tehlikesi

Günlük yaşamın vazgeçilmezleri haline gelen cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlar, fark edilmeden omurga sağlığını tehdit ediyor. Özellikle ekranlara uzun süre öne eğilerek bakılması, son yıllarda "Text Neck Sendromu" (cep telefonu boynu) ve "Laptop Neck Sendromu" olarak adlandırılan kas-iskelet sorunlarının yaygınlaşmasına neden oluyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, uzun süreli cep telefonu ve bilgisayar kullanımının boyun omurlarında ciddi yük artışına yol açtığını belirterek, "Text neck ve laptop neck sendromları artık her yaş grubunu tehdit ediyor" uyarısında bulundu. Medicana Çamlıca Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, bu iki tablonun temelinde aynı mekanizmanın yattığını vurgulayarak, "Başın uzun süre öne doğru eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü katlanarak artırıyor. Normalde 4-5 kilogram olan baş ağırlığı, 60 derece eğimde 25-30 kilograma kadar çıkabiliyor" dedi. GENÇLER VE MASA BAŞI ÇALIŞANLAR RİSK ALTINDA Yapılan çalışmaların özellikle genç erişkinler, öğrenciler ve masa başı çalışanlarda bu sendromların sık görüldüğünü ortaya koyduğunu belirten Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Üniversite öğrencilerinde boyun ağrısı görülme sıklığı yüzde 25 ile 70 arasında bildiriliyor. Uzaktan çalışma ve çevrim içi eğitimle birlikte laptop boynu vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz" diye konuştu. Sorunun yalnızca gençlerle sınırlı olmadığını ifade eden Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan ofis çalışanları, öğretmenler, hekimler ve uzun süre bilgisayar başında çalışan herkesin risk grubunda yer aldığını söyledi. Boyun ağrısıyla başlıyor, kronik sorunlara dönüşebiliyor Text neck ve laptop neck sendromlarının en sık görülen belirtileri arasında boyun, omuz ve kürek kemikleri arasında ağrı, boyunda sertlik, hareket kısıtlılığı, gerilim tipi baş ağrıları ve üst sırt bölgesinde yanma hissi yer alıyor. İleri vakalarda duruş bozukluklarının belirginleştiğini belirten Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Başın öne doğru kalıcı yer değiştirmesi, omuzların düşmesi ve kamburlaşma sadece estetik bir sorun değil, fonksiyonel ve ilerleyici bir sağlık problemidir" dedi. ‘GEÇİCİ AĞRI' OLARAK GÖRÜLMEMELİ Bu sendromların basit kas ağrıları olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Erken önlem alınmazsa servikal disk dejenerasyonu, kas dengesizlikleri, omurga eğriliklerinde bozulma ve kronik ağrı sendromlarına zemin hazırlayabilir. İleri dönemlerde boyun fıtığı ve kanal daralması gibi cerrahi gerektirebilen hastalıklara dönüşebilir" uyarısında bulundu. Basit önlemlerle korunmak mümkün Doğru ergonomi ve farkındalıkla riskin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirten Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan şu önerilerde bulundu: "Cep telefonu ve laptop ekranı göz hizasına yakın tutulmalı. Laptop kullanırken yükseltici ve harici klavye tercih edilmeli. Her 30 dakikada bir kısa mola verilerek boyun ve omuzlar hareket ettirilmeli. Baş nötr pozisyonda, omuzlar geride tutulmalı. Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren egzersizler günlük rutine eklenmeli." Dijital yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan bu sendromlarla mücadele edilebileceğini vurgulayan Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Doğru duruş, ergonomik çalışma şartları ve düzenli egzersizle bu sorunların büyük bölümü önlenebilir. Teknoloji bize hizmet etmeli, omurgamıza zarar vermemeli" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin sepeti: 2025’te en çok bunlar alındı Haber

Türkiye’nin sepeti: 2025’te en çok bunlar alındı

E-ticaret platformu Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda gerçekleşen milyonlarca siparişi analiz ederek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına ilişkin verileri paylaştı. Açıklanan veriler, kullanıcıların alışveriş tercihlerinde teknolojinin güçlü konumunu koruduğunu gösterdi. Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda verilen milyonlarca siparişi inceleyerek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına dair kapsamlı veriler paylaştı. Yıl boyunca teknoloji kategorisinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu en çok ilgi gören ürünler arasında yer aldı. Küçük ev aletleri kategorisinde robot süpürge, espresso makinesi ve halı yıkama makineleri öne çıktı. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap yıl boyunca tüketicilerin en çok tercih ettiği ürün grupları arasında yer aldı. Kozmetik kategorisinde ise nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi 2025’in öne çıkan ürünleri oldu. Kullanıcıların platformdaki arama davranışları incelendiğinde; klima, tablet, cep telefonu, robot süpürge, televizyon ve erkek spor ayakkabı yıl boyunca en çok arananlar arasında yer aldı. E-ticaret platformunda verilen siparişlerin yüzde 82’si iş ortakları tarafından karşılandı. KÜÇÜK EV ALETLERİNDE YENİ GÖZDE: HALI YIKAMA MAKİNESİ Hayatı kolaylaştıran çözümler sunan küçük ev aletleri, 2025 yılında da kullanıcıların alışveriş listelerinde üst sıralardaki yerini korudu. Bu kategorinin favori ürünleri olan robot süpürgeler ve espresso makineleri geçtiğimiz yıllardaki popülaritesini sürdürürken, bu yılın dikkat çeken çıkışını halı yıkama makineleri yaptı. Tüketicilerin ev bakımına yönelik artan ilgisiyle birlikte halı yıkama makineleri, kategorinin en çok tercih edilen yeni ürünlerinden biri olarak öne çıktı. TEKNOLOJİDE LİDERLİK CEP TELEFONUNDA 2025 yılı boyunca teknoloji, kullanıcıların en çok yöneldiği kategorilerden biri oldu. Yıl genelinde teknoloji alışverişlerinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu ürün grupları öne çıktı. Bu tabloya bakıldığında, kullanıcıların bu kategorideki tercihlerini hem günlük kullanım hem de eğlence ve çalışma ihtiyaçlarına yönelik ürünlerde yoğunlaştırdığı görüldü. MODA VE KOZMETİKTE GÜNLÜK TERCİHLER ÖNE ÇIKTI 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da giyim ve kozmetik kategorileri kullanıcıların alışverişlerinde öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Geçen yıl rahatlık odaklı tercihler belirleyici olurken, bu yıl formal giyim ürünlerine olan ilginin arttığı görüldü. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap gibi ürünler yıl boyunca yüksek talep gördü. Kozmetik kategorisinde ise kullanıcı tercihlerinin ağırlıklı olarak günlük bakım rutinlerinde kullanılan ürünlerde yoğunlaştığı gözlemlendi. Nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında, güneş kremleri popülerliğini korurken; maskara ve nemlendirici kremler tüketicilerin öne çıkan yeni ilgi alanları oldu. TÜRKİYE’NİN 2025 ALIŞVERİŞ ALIŞKANLIKLARI Yıl genelinde platform üzerinden en fazla alışveriş yapan iller, üç büyük ilin ardından Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Satış performansı açısından bakıldığında ise yine üç büyük il dışında Kocaeli, Çorum ve Bursa yıl boyunca en yüksek satış hacmine ulaşan şehirler olarak dikkat çekti. 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da sipariş hacminin belirli dönemlerde yoğunlaştığı görüldü. En yüksek sipariş hacmi Kasım ayında gerçekleşirken, bu ayı Ekim ve Eylül izledi. Kullanıcıların alışverişlerini ağırlıklı olarak 20.00-23.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği görüldü. Yıl boyunca en çok sipariş verilen gün 11.11 olurken, yıl ortalamasında siparişlerin en yoğun olduğu gün pazartesi oldu. 2025 yılının ilk siparişi İstanbul’dan verilirken sipariş edilen ürün kadın cüzdanı oldu. PREMİUM ÜYELER ALIŞVERİŞ HACMİNİN MERKEZİNDE E-ticaret platformunun ekosisteminin merkezinde yer alan premium üyeler, 2025 yılındaki tüm siparişlerin yüzde 70’ine imza atarak platformun itici gücü oldu. Diğer kullanıcılara kıyasla yüzde 68 daha sık alışveriş yapan Premium kullanıcıları ayrıca yıl boyunca toplamda 4 milyar TL’nin üzerinde tasarruf etti. Premium’luların favori kategorileri ise sağlık ve güzellik, giyim ve temel tüketim olarak ön plana çıktı. TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDA KESİNTİSİZ OPERASYON HepsiJET, 2025 yılı boyunca yaklaşık 120 milyon kargoyu sahiplerine ulaştırdı. Hız kesmeden devam eden operasyonda, bir günde en fazla 735 bin sipariş teslim edilirken; yılın en hızlı teslimatı ise sadece 39 dakikada tamamlandı.

Cihat Gazi'den fahiş fiyat zammına tepki: "İnternet lüks değil haktır! Ortaklaşa zamma BTK müdahale etmeli" Haber

Cihat Gazi'den fahiş fiyat zammına tepki: "İnternet lüks değil haktır! Ortaklaşa zamma BTK müdahale etmeli"

Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: "Türk Vatandaşını Ekonomik Olarak Yıpratamazsınız" Türkiye'de cep telefonu ve internet kullanıcıları, operatörlerin fahiş fiyat artışlarıyla adeta zor durumda bırakıldığını söylüyor. Son dönemde hızla artan internet ve cep telefonu fiyatlarına karşı tepkiler giderek büyürken, Zafer Partisi İl Başkanı Cihat Gazi de bu durumu sert bir şekilde eleştirdi. Gazi, yaptığı açıklamada, "Türk vatandaşını ekonomik olarak bu şekilde yıpratamazsınız. İnternet ve cep telefonu hizmetleri artık lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Bu fiyat artışları, halkın her kesimini doğrudan etkiliyor ve insanlar bu durumu kabul edemezler" dedi. "İNTERNET BİR HAKKIDIR, LÜKS DEĞİL" Cihat Gazi, Türkiye’de cep telefonu ve internet fiyatlarının artışının sadece bir ekonomik sorun olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir problem haline geldiğine dikkat çekti. Gazi, “Bugün, Türkiye'deki internet erişim fiyatları, dünyadaki birçok gelişmiş ülkenin çok üzerinde. İnsanlar, sadece temel iletişim hizmetlerine ulaşabilmek için büyük bedeller ödemek zorunda kalıyor. Hızlı ve uygun fiyatlı internet, artık bir lüks değil, temel bir insan hakkıdır” şeklinde konuştu. OPERATÖRLERİN ORTAKLAŞA ZAMMI VE ARTAN TEPKİLER Kullanıcılar, son dönemde cep telefonu ve internet fiyatlarına yapılan zamların sıklığına dikkat çekiyor. Hatta, neredeyse her ay yapılan artışların, tüm operatörlerin benzer fiyat politikaları güderek adeta 'ortak hareket ettikleri' izlenimi yarattığını belirten Cihat Gazi, bunun da serbest piyasa ekonomisine aykırı olduğunu vurguladı. Gazi, “Bir ülkede tüm operatörlerin hemen hemen aynı oranda zam yapması, serbest rekabetin ortadan kalktığının bir göstergesidir. Bu durum, devletin denetim görevini yerine getirmediği anlamına gelir. Türk halkı bu fiyat artışlarını kabullenemez” ifadelerini kullandı. BTK VE YETKİLİLERE ÇAĞRI: FİYAT POLİTİKALARINA MÜDAHALE EDİLSİN Zafer Partisi İl Başkanı, vatandaşların bu sorunla ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) yaptığı çağrıyı da destekledi. "BTK ve diğer ilgili kurumlar, operatörlerin fiyat politikalarına müdahale etmeli ve internet ile telefon hizmetlerinin makul fiyatlarla sunulmasını sağlamalıdır" diyen Gazi, devletin bu konuda acilen adım atması gerektiğini belirtti. HALKIN SESİNE KULAK VERİN Zafer Partisi İl Başkanı, Türkiye’de yaşanan yüksek fiyat artışlarının sadece ekonomik değil, sosyal bir adaletsizlik yaratacağını savundu. Gazi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün, temel iletişim hizmetlerine ulaşamayan bir vatandaş, adeta sosyal hayattan dışlanmış olur. Bu durum, toplumda eşitsizlik yaratır ve sosyal huzursuzluğu artırır. Biz Zafer Partisi olarak, halkın sesine kulak verilmesini, BTK’nın hızla harekete geçmesini talep ediyoruz.” Kamuoyunda giderek büyüyen bu tepki, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ve diğer ilgili yetkililerin harekete geçmesini zorunlu kılmakta. Zafer Partisi, tüm bu gelişmeleri yakından takip ederek, halkın lehine olacak düzenlemeler için gereken adımların atılmasını talep ediyor.

Cepteki tehlike: Çocuklarda daha riskli Haber

Cepteki tehlike: Çocuklarda daha riskli

Cep telefonları hayatımızı kolaylaştırsa da olumsuz yönleriyle de dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Yaşar Alpaslan, yoğun cep telefonu kullanımının kanser oluşumunu tetiklediğini ifade etti. Teknolojik gelişmelerin bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer taraftan da insan sağlını ciddi oranda tehdit ettiğini belirten Medicana Sivas Hastanesi Nöroloji Uzmanı Yaşar Alpaslan, “Etrafımız birçok elektromanyetik dalga ile sarılmış durumdadır. Hemen hemen günün her saatinde radyo ve televizyon dalgaları, wireless dalgaları, en önemlisi de cep telefonu frekans dalgalarının sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerine maruz kalıyoruz. Yoğun cep telefonu kullanımının en azından beyin yorgunluğuna sebebiyet verdiği neredeyse kesin gibidir. Ayrıca baş ağrıları, uyku düzensizliği, hafıza zayıflaması, yoğun stres ve yorgunluk, konsantrasyon ve dikkat dağınıklığı gibi durumlara yol açabilmektedir” dedi. YOĞUN CEP TELEFONU KULLANAN KİŞİLER RİSK ALTINDA Son 10-20 yıl içerinde gerek Alzheimer ve parkinson gibi organik beyin hastalıkları, gerekse depresyon, panik atak ve takıntı hastalığı gibi psikolojik hastalıkların artış gösterdiğini söyleyen Dr. Alpaslan, “Cep telefonları ile beyin tümörleri arasında somut bir bağlantı kurulamamış olsa da, en azından glioma veya menengioma gibi beyin tümörlerinin gelişme ihtimalini arttırdığı yaygın bir kanaat durumundadır. ABD'nin finans merkezi olan Wall Street'de saatlerce cep telefonlarıyla konuşan borsacılarda beyin tümörlerinin normale göre çok daha fazla görüldüğü bildirilmektedir. Washington Üniversitesi biyomühendislerinden Henry Lai, cep telefonu sinyallerinin DNA sarmalındaki fizyolojik yapıyı bozduğunu ve kopmalara neden olduğunu ifade etmektedir. Uluslararası Kanser Araştırmaları Enstitüsünün 2008'de yayınladığı raporda 10 yıl ya da daha üzeri cep telefonu kullanan kişilerde yüzde 40 daha fazla beyin tümörü tespit edildiği bildirilmektedir. 2009'da İsveç'te yapılan başka bir araştırmada ise beyin kanser oluşumunu 5 kat arttırdığı iddia edilmektedir” dedi. “CİHAZLARI KULLANMAYA MECBUR OLSAK DAHİ ÖNLEMLERİ ALMALIYIZ” Cep telefonlarını ve diğer elektronik cihazların mümkün olduğunca yatak odasında bulundurulmaması gerektiğini söyleyen Alpaslan, “Cep telefonlarını direkt kulağa götürerek değil, kulaklıkla, eğer bu mümkün olmazsa hoparlör açılarak uzaktan görüşme yapmalıyız. Cep telefonları, özellikle ilk arama yaparken en yoğun radyasyon yaydığı için birini aradığınızda iletişim sağlanmadan telefonu kulağa götürmemeliyiz. Cep telefonlarını cepte değil, çantada taşıyıp mümkün olduğunca vücuttan uzakta tutmalıyız. Cep telefonunuz açıkken kullanmıyor olsanız bile radyasyon yaymaya devam eder. Görüşmelerimiz günde yarım saati aşmamalı, mümkünse kablolu telefonları tercih etmeliyiz. Sinema, tiyatro veya konferans gibi topluluklarda tamamen kapatınız. Çünkü sessize alsanız bile mekândaki çok sayıda cep telefonunun sinyal alışverişi nedeniyle risk oluşturacaktır” dedi. “ÇOCUKLARIN ZARAR GÖRME İHTİMALİ ÇOK DAHA YÜKSEK” Cep telefonlarının mümkün olduğunca çocuklardan uzak tutulması gerektiğinin altını çizen Dr. Alpaslan, “Çocukların beyin gelişimleri henüz tam olmadığı için cep telefonlarından zarar görme ihtimali daha yüksektir. Yoğun cep telefonu kullanımı baş ağrıları, uyku düzensizliği gibi durumları tetikleyebilmektedir. Sonuç itibarıyla teknolojiyi kullanmalı fakat esiri olmamalıyız. Beyin sağlığımız için mümkün olduğunca elektronik ortamlardan uzak durmalı, wireless yerine kablolu internet ve ev telefonları kullanmalıyız. Cep telefonlarını sohbet ve oyun aracı olarak değil, iletişim amaçlı kısa süreler için kullanmalıyız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.