SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cerrahi Müdahale

Söz Bursa - Cerrahi Müdahale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cerrahi Müdahale haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da 'Karasu' alarmı: Prof. Dr. Haluk Ertürk’ten kritik 'Körlük' uyarısı! Haber

Bursa’da 'Karasu' alarmı: Prof. Dr. Haluk Ertürk’ten kritik 'Körlük' uyarısı!

Halk arasında "Göz Tansiyonu" veya "Karasu Hastalığı" olarak bilinen glokom, milyonlarca insanı tehdit etmeye devam ediyor. 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası vesilesiyle Söz Bursa’ya özel açıklamalarda bulunan Göz Vakfı Bursa Nilüfer Göz Merkezi’nden Prof. Dr. Haluk Ertürk, hastalığın hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. "BORUDAN BAKAR GİBİ" BİR GÖRÜNTÜYE DİKKAT! Glokomun görme sinirlerinde geri dönüşü olmayan harabiyete yol açtığını belirten Ertürk, "Sinir liflerindeki kayıpla birlikte görme alanı daralıyor. Hasta zamanla çevresini göremez hale gelip adeta bir borudan bakar gibi görmeye başlıyor. En acı olanı ise görme yetisinin en son aşamada bozulması; yani hasta durumun ciddiyetini fark ettiğinde çok geç kalınmış olabiliyor" ifadelerini kullandı. 2040 YILINDA 111 MİLYON HASTA BEKLENİYOR Dünya genelindeki verilere değinen Prof. Dr. Ertürk, 2025 tarihli yayınların korkutucu bir tabloyu işaret ettiğini vurguladı: "2040 yılına kadar dünyada 111.8 milyon glokom hastası olacağı ve bunun 11 milyonunun çift taraflı körlükle sonuçlanacağı tahmin ediliyor. Bu rakamlar, erken teşhisin önemini bir kez daha ortaya koyuyor." KİMLER RİSK ALTINDA? Aile Öyküsü: Yakın aile bireylerinde glokom olanlar birinci derece risk grubunda. Yaş Faktörü: Yaşa bağlı harabiyetle birlikte risk artıyor. Göz İçi Basıncı: Göz içi basıncı normal sınırlarda olsa bile glokom görülebileceği unutulmamalı. TEDAVİDE "UYUM" ŞART Hastalığın ilaç, lazer ve cerrahi yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Ertürk, hastaları uyardı: "Glokomda ilaç kullanımı çok kritiktir. Hasta kendisinde bir iyileşme hissetmese bile ilaçlarını muntazam kullanmalı. Eğer ilaçla kontrol sağlanamazsa cerrahi müdahale şart olur. Ancak cerrahi, kaybedilen görmeyi geri getirmez; sadece mevcut durumu korumayı hedefler." "YANLIŞ TEŞHİS DE ZARARLI" Tanıda geç kalınması kadar yanlış teşhisin de tehlikeli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Halûk Ertürk, "Gereksiz tedavi kişiye zarar verir. Bu yüzden göz içi basıncı ölçümü tek başına yeterli değildir; görme alanı, kornea kalınlığı ve sinir lifleri mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir" dedi.

Belirti vermeyen sessiz katil, pankreas kanseri Haber

Belirti vermeyen sessiz katil, pankreas kanseri

Pankreas kanserinin, genellikle sessiz ilerleyen ve erken evrelerde belirgin belirti vermeyen bir kanser türü olarak dikkat çektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Halit Ziya Dündar, erken teşhisin hayat kurtarıcı rolünü vurguladı. Pankreas kanseri, vücudun sindirim ve kan şekeri dengesini sağlayan önemli bir organ olan pankreasta geliştiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Halit Ziya Dündar, çoğu zaman erken dönemde belirgin bir bulgu göstermediği için, hastalık genellikle ilerlemiş evrelerde teşhis edildiğini söyledi. Bu durum, pankreas kanserini 'sessiz katil' olarak adlandırılmasına neden olduğunu ifade eden Dündar, "Pankreas, sindirim için gerekli enzimleri üretirken aynı zamanda insülin ve glukagon gibi hormonlar da salgılar. Pankreas kanseri, bu organın hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkar ve genellikle belirti vermeden ilerler. Pankreasın karın içinde derin bir konumda olması nedeniyle, tümör büyüyene kadar ağrı veya başka belirgin şikâyetler ortaya çıkmaz. Bu nedenle erken tanı, hastalığın tedavi edilebilirliğini önemli ölçüde artırır. Ancak ne yazık ki, pankreas kanseri için henüz etkin bir erken tarama testi bulunmamaktadır" dedi. Pankreas kanserinin belirtilerini ise Dündar şöyle sıraladı: "Karın veya sırt bölgesinde ağrı, iştahsızlık ve hızla kilo kaybı, ciltte ve gözlerde sararma (sarılık), idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma, bulantı, halsizlik ve sindirim problemleri, bu belirtiler çoğu zaman başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabilir, ancak uzun süre devam eden şikâyetlerde bir uzmana başvurulması önemlidir. Pankreas kanseri gelişiminde sigara kullanımı, ailesinde pankreas kanseri öyküsü bulunan kişiler, kronik pankreatit, şeker hastalığı ve aşırı kilo gibi faktörler önemli rol oynar. Bu risk faktörlerine sahip olan kişiler, düzenli sağlık kontrollerini aksatmamalı ve doktorlarıyla bu konuda açıkça konuşmalıdır." Doç. Dr. Dündar, "Pankreas kanserini tamamen önlemek mümkün olmasa da sağlıklı hayat alışkanlıkları, riski önemli ölçüde azaltabilir. Sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve alkol tüketimini sınırlamak, pankreas kanseri riskini düşürmek için alabileceğimiz basit ama etkili önlemler arasındadır. Pankreas kanserinin tedavi seçenekleri, kanserin evresine bağlı olarak değişir. Erken evrede yapılan cerrahi müdahale, hastalığın tedavi edilebilirliğini artırabilir. Ayrıca kemoterapi, radyoterapi, immünoterapiler ve hedefe yönelik tedaviler de tedavi sürecinde önemli yer tutmaktadır. Her geçen gün pankreas kanseri tedavi yöntemlerinde önemli gelişmeler kaydediliyor. Erken farkındalık ve erken tanı, bu hastalığa karşı mücadelede en güçlü silahlarımızdır. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi, hastaların tedavi şansını artıracaktır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.