SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ceza

Söz Bursa - Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uğur Mumcu davasında 33 yıllık skandal! Firari sanığın arabası Ankara sokaklarında mı? Haber

Uğur Mumcu davasında 33 yıllık skandal! Firari sanığın arabası Ankara sokaklarında mı?

Ankara'da gazeteci Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993 tarihinde aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin firari sanık Oğuz Demir'in yargılanmasına devam edildi. Demir adına kayıtlı araç için Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada maktul Mumcu'nun kızı Özge Mumcu Aybars ve avukatı hazır bulundu. Mahkeme Başkanı dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından Mumcu ailesi avukatına söz verdi. Avukat, sanık Demir adına kayıtlı bir aracın varlığından bahsederek bu araca ilişkin araştırma yapılmasını istedi. Ayrıca Demir ve ailesinin Avustralya'da olduğuna dair bilgiler olduğu belirtilerek iadesi talep edildi. Beyanın ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Buna göre Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü işlemlerin niteliğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılması kararlaştırıldı. Ayrıca sanığın Avustralya'da olma ihtimali bulunduğu kaydedilerek iadesi için gerekli talebin yapılması konusunda Adalet Bakanlığına yazı yazılmasına hükmedildi. Yine Demir'in ailesinin Türkiye'ye giriş yapıp yapmadığının araştırılması için gerekli yerlere yazı yazılması kararlaştırıldı. BİR SONRAKİ DURUŞMA 14 TEMMUZ'A ERTELENDİ. Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştiren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Uğur abinin katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti. 33 yıl boyunca hala tam olarak aydınlatılamamış bir dava ile karşı karşıyayız. Oğuz Demir üzerinden tefrik edilen duruşmanın ise bugün 14'üncüsü görüldü. Tevhid-Selam Örgütü'nün 1988-1999 kadar bu memlekette 21 öldürme, yaralama ve bombalama eylemine karıştığını herkes biliyor. Ankara'nın ortasında cephanelik kurduklarını da biliyoruz. Yabancı istihbarat örgütleriyle birlikte faaliyet yaptıklarını da biliyoruz. Sözü edilen kişi yani Oğuz Demir 2000 yılında elini kolunu sallayarak kolluk kuvvetlerinin arasından kaçıyor. Kendisi bir süre sonra eşini ve çocuklarını da yurt dışına götürüyor. Üzerine kayıtlı araba hala Ankara'da dolaşmaya devam ediyor. Sevgili Güldal Mumcu İçişleri Bakan Yardımcısı ile görüşüyor ve orada kişinin İran'da bulunduğuna ilişkin bir istihbari bilgi kendisine bildiriliyor. Ancak bu bilgi jandarmaya, MİT'e ve emniyete sorulan sorulara rağmen mahkeme kayıtlarına girmiş değil. Şimdi mahkeme kayıtlarında eşinin ve çocuklarının Avustralya'dan Türkiye'ye giriş çıkış yaptıklarına dair bilgiler var. O halde Oğuz Demir belki de Avustralya'da. Aramızda ikili anlaşmalar var. Kırmızı bültenle aranan bir caniden bahsediyoruz. Neden bu kişi bugüne kadar yakalanamadı? Birileri o tuğlayı çekmek istemiyorlar mı? Mahkemenin yazdığı müzekkereler ve belgeler ile bu işin 33 yıl boyunca geldiği nokta açıktır. Burada bir siyasi irade eksiği olduğunu görüyoruz. Uğur Mumcu Türkiye'de karanlıkta hiçbir şey kalmasın diye cesur kalemiyle bütün olayların üzerine giden bir gazeteci ve aydındı. Eninde sonunda onun bütün faillerini mutlaka ortaya çıkartacağız ve mutlaka o tuğlayı oradan çekeceğiz. Duvar kimin başına yıkılması gerekiyorsa onun başına yıkılsın. Yeter ki Türkiye aydınlansın. Türkiye'de faili meçhul bir cinayet kalmasın. Failleri belli olanların yakalanamadığı bir memleket olarak Türkiye'ye devam etmesin. Bunun için gayret ediyoruz" ifadelerinde bulundu. 'DAVA GEÇMİŞİ' Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy'un öldürülmesinin de arasında bulunduğu birçok olayı kapsayan "Umut Davası"na ilişkin ilk yargılama Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görüldü. DGM'lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra tekrar görülen davada, 3 sanık "yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek" suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapse mahkum edildi. Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" eylemlerinden 12 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırıldı. Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın'a ise "silahlı suç örgütü üyesi olmak"tan 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi. Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir'in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam ediyor.

Dev davada kritik hafta: "Örgüt lideri" Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında! Haber

Dev davada kritik hafta: "Örgüt lideri" Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında!

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine yarın devam edilecek. Bu hafta duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın da bulunduğu 167 tutuksuz sanık savunma yapacak. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. 2 HAFTALIK SÜREDE TUTUKLU SANIKLARIN SAVUNMALARI TAMAMLANDI Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde bulunan büyük duruşma salonunda görülen davanın iki haftalık sürecinde, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve 113 yıldan 337 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Rıza Akpolat ile tutuklu diğer belediye başkanlarının da bulunduğu 33 sanığın savunmaları tamamlandı. AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ SAVUNMA YAPACAK Yargılamada yarın 3'üncü haftaya girilirken, bu hafta görülecek olan duruşmada, iddianamede 187 yıldan 450 yıla hapsi istenen ve örgüt lideri olarak aktarılan, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 4 Haziran 2025 tarihinde tahliye olan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş başta olmak üzere 158 tutuksuz sanığın savunmaları alınmaya başlanacak. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş., İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'suçtan zarar gören' sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 200 kişi 'şüpheli' sıfatıyla, 19 kişi ise 'mağdur' sıfatıyla yer aldı. AKTAŞ, ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİ KAPSAMINDA TAHLİYE EDİLMİŞTİ Soruşturma kapsamında sanık Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. ÖRGÜT LİDERİNE 450 YILA KADAR HAPİS TALEBİ Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 4 kez 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 kez 'resmi belgede sahtecilik', 21 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 10 kez 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara'nın 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet alma' suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 2 kez 'özel belgede sahtecilik' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için 'rüşvet alma' suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat'ın ise 'suç örgütüne üye olma', 26 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 3 kez 'resmi belgede sahtecilik', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'rüşvet alma', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme' suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İnegölspor Başkanı Ademoğlu: "Bu takıma inanıyorum, yükün altından kalkacağız" Haber

İnegölspor Başkanı Ademoğlu: "Bu takıma inanıyorum, yükün altından kalkacağız"

İnegölspor, sahasında Karaman FK’yı 6-1 mağlup etti. Maçın ardından başkan Kani Ademoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ademoğlu, alınan galibiyetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek oyuncuları ve teknik ekibi tebrik etti. Seyircisiz oynanan karşılaşmada iyi bir mücadele ortaya koyduklarını belirten Ademoğlu, "Rahat kazandık. İlk yarıda berabere kaldığımız bir rakipti. Futbolda rakibi ciddiye almadığınız, disiplini kaybettiğiniz anda hüsran yaşayabilirsiniz. Futbolcu kardeşlerimiz çok iyi mücadele etti. Hepsine teşekkür ediyorum" dedi. "Zorlu maçlar var, takımıma inanıyorum" Önlerinde önemli karşılaşmalar olduğuna dikkat çeken Ademoğlu, teknik heyet ve futbolculara güvendiğini vurgulayarak, "Önümüzde zorlu maçlar var ama ben teknik ekibimize ve futbolcu kardeşlerimize inanıyorum. Bu yükün altından kalkacağız. Önce Şanlıurfaspor, ardından Kastamonuspor maçlarını inşallah kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Maçlar taraftarsız olmuyor" Taraftarlara da çağrıda bulunan başkan Ademoğlu, sezon sonuna kadar ceza alınmaması gerektiğinin altını çizerek, "Maçlar taraftarsız olmuyor. Sezon sonuna kadar asla ceza yemeyelim. Takımımızı motive etmemiz lazım çünkü her puan bizim için çok değerli. Önümüzdeki maçlar bu maç kadar kolay olmayacak. Taraftarımıza çok ihtiyacımız var" diye konuştu. "Destek veren herkese teşekkür ediyoruz" Gelen bir soru üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e de teşekkür eden Ademoğlu, "Sayın Mustafa Bozbey’i ziyaret ettikten sonra Batman maçında bizimleydi. Geçtiğimiz hafta da takımımıza maddi anlamda destek oldu, önümüzdeki haftalarda da desteklerin süreceğini söyledi. Kendisine teşekkür ediyoruz" açıklamasında bulundu. "İnegölspor büyük bir ailedir" Kulübün zorlu bir süreçten geçtiğini vurgulayan Ademoğlu sözlerini şöyle tamamladı: "İnegölspor Bursa’nın takımıdır. Futbolda maddiyat her geçen gün zorlaşıyor. Bu süreçte yanımızda olan tüm büyüklerimize ve sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz. Biz sezon sonunda bu hikayenin mutlu bir tabloyla biteceğine inanıyoruz."

‘Kooperatif davasında’ ara karar; Tunç Soyer'e tahliye Haber

‘Kooperatif davasında’ ara karar; Tunç Soyer'e tahliye

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’deki usulsüzlük iddialarına ilişkin görülen davada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya hakkında tahliye kararı verildi. Ancak sanıkların, başka bir soruşturma kapsamında tutukluluk hallerinin devam edeceği öğrenildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen 4. celsede; eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, önceki dönem CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve diğer sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşma esnasında Heval Savaş Kaya’nın savunmasını yaptığı sırada Mahkeme Başkanı Sedat Yılmaz’ın fenalaşması üzerine duruşmaya bir süre ara verildi. Aranın ardından savcılık makamı mütalaasını açıkladı. Savcı; duruşmaya gelmeyen sanık Yunus Tosun hakkında yakalama kararı çıkarılmasını, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın katılma taleplerinin kabulünü ve delil durumu itibariyle tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. DOSYADA TUTUKLU SANIK KALMADI Mahkeme heyeti, yaptığı değerlendirme sonucunda Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın bu dosyadan tahliyesine karar verdi. Verilen kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı. Duruşma 26 Mart tarihine ertelendi. Öte yandan, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki "zimmet" iddialarına yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında; Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Şenol Aslanoğlu’nun tutukluluk hallerinin devam edeceği belirtildi. SORUŞTURMA SÜRECİ 1 TEMMUZ'DA BAŞLADI İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ'de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz'da düğmeye basıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan soruşturmada, "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, aralarında dönemin Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da bulunduğu 139 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklanırken, süreç içerisinde yapılan itirazlar ve duruşmalarla tutuklu sayısı değişti. 45 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Hazırlanan ve İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede; Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı belirtildi. Dosyada 449 mağdur ve 7 müştekinin yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ de "suçtan zarar görenler" olarak yer aldı. Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs gibi çeşitli suçlamalardan 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. ÖNCEKİ DURUŞMALARDA 9 TAHLİYE Eylül ayında başlayan yargılama sürecinin ilk duruşmasında İZBETON AŞ Yönetim Kurulu üyeleri Levent İşler, Sevcan Tınaztepe, Orhan Sertaç Dölek, Mehmet Gürhan Özata ve eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Ekim ayındaki 2. duruşmada ise Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve Hüseyin Şimşek tahliye olurken; Aralık ayındaki 3. duruşmada mahkeme Barış Karcı'nın tahliyesine, Şenol Aslanoğlu'nun ev hapsinin kaldırılmasına, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya'nın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Soyer'e 'zimmet' suçlamasıyla ikinci tutuklama Öte yandan ana dava devam ederken, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki zimmet iddialarına yönelik ayrı bir soruşturma daha yürütüldü. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Aralık'ta düzenlenen operasyon sonrası 29 Aralık'ta adliyeye sevk edilen şüpheliler hakim karşısına çıktı. Tutukluluk halleri devam eden Tunç Soyer ile İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları "zimmet" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Acılı aile mahkemeden çıkan kararla bir kez daha yıkıldı Haber

Acılı aile mahkemeden çıkan kararla bir kez daha yıkıldı

Bursa’da özel bir diş kliniğinde sedasyon altında yapılan diş tedavisinin ardından fenalaşarak hayatını kaybeden 5 yaşındaki Deniz Sönmez’in ölümüne ilişkin davada karar açıklandı. Bursa 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, diş hekimi Aleyna S.G. ile anestezi uzmanı Levent O. 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Acılı baba verilen karar sonrası, "Kediyi öldüren 3 yıl ceza aldı, bizim canımız gitti 4 yıl ceza verildi" ifadelerini kullandı. Bursa'nın Osmangazi ilçesinde 2 yıl önce 5 yaşındaki çocuğu Deniz Sönmez'i diş ağrısı şikayetiyle bir diş kliniği zincirinin Hürriyet şubesine götüren Sönmez ailesi, minik Deniz'in tedavi sonrası fenalaştığını fark etti. Küçük çocuğa 4 dolgu ve 1 diş çekimi için narkoz verilerek genel anestezi yapıldı. Anestezi sonrası odaya alınan minik Deniz'in ateşi yükseldi. Annenin ambulans çağırma talebine de olumsuz cevap veren doktorlar durumun 'normal' olduğunu söyleyerek Deniz ve annesini evine yolladı. Kısa bir süre sonra baba Aydın Sönmez eve geldiğinde oğlunun yarı baygın inleme sesleri çıkarttığını duydu. Bunun ardından baba Aydın, çocuğunu Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi'ne götürdü. Doktorların çabasına rağmen minik Deniz'in organlarının iflas ettiği öğrenildi. 3 gün boyunca yoğun bakımda kalan Deniz, organ yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. Yaşanan olay sonrası mahkeme süreci başladı. Mahkeme, diş hekimi Aleyna S.G. hakkında 4 yıl 5 ay 10 gün, anestezi uzmanı Levent O. hakkında ise 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. Her iki sanık yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi talepleri reddedildi. Mahkeme heyeti, mesul müdür Kerem G.Y.’yi ise taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etti. Bu ceza, adli para cezasına çevrilerek 97 bin 200 TL olarak belirlendi. İşletme ortakları M.Ç.G., M.Ö.A. ve M.E.K. hakkında ise üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Mahkeme sonrası konuşan baba Aydın Sönmez, "2024 Kasım ayından bu zamana kadar süren bir davaydı. Karar açıklandı. 2 yıl çok uzun bir süre, bu sürede çok yıprandık. Bu sürecin sonunda doktorlara verilen cezalar 4 yıl 5 ay 10 gün. Bilinçli taksirden yargılanmalarına rağmen, aldıkları ceza bizi tatmin etmedi. Vicdanımızı kanattı. İtirazlarımız olacak. Masum bir kediyi öldüren 3 yıl ceza aldı, bizim canımız gitti 4 yıl ceza verildi" dedi.

RTÜK ‘Aşkın Gücü' isimli yarışma programına ceza kesildiğini açıkladı Haber

RTÜK ‘Aşkın Gücü' isimli yarışma programına ceza kesildiğini açıkladı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), gerçekleştirdiği toplantıda Prime Video logolu isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan ‘Aşkın Gücü' isimli yarışma programındaki ihlalleri değerlendirerek, söz konusu programa ceza kesildiğini duyurdu. RTÜK, Prime Video tarafında yayınlanan ‘Aşkın Gücü' isimli yarışma programına ceza verdi. Söz konusu yarışma programında yalnızca açık ayrımcılığı değil, aynı zamanda cinsiyet rollerini katı ve klişe kalıplara hapseden ve bununla birlikte kadınların baskı altına alınmasını meşrulaştıran konuların işlendiğini belirterek yüzde 3 idari para cezası ve katalogdan çıkarma kararı uygulandığını duyurdu. RTÜK tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "RTÜK Üst Kurulu, gerçekleştirdiği toplantıda Prime Video logolu isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan ‘Aşkın Gücü' isimli yarışma programındaki ihlalleri değerlendirdi. ‘Aşkın Gücü' isimli yarışma programında, yalnızca açık ayrımcılığı değil, aynı zamanda cinsiyet rollerini katı ve klişe kalıplara hapseden ve bununla birlikte kadınların baskı altına alınmasını meşrulaştıran, kadınların karar alma süreçlerinden dışlanmasını sağlayan, kadınları belirli davranış kalıplarına zorlayan ve bu durumu meşrulaştıran konuların işlendiği tespit edildi. Aynı zamanda kadının bedensel, duygusal veya psikolojik olarak bir nesne veya meta gibi kullanıldığını, kadınların onurunu zedeleyici biçimde sunulduğunu özellikle kadınların duygusal durumunun reyting veya ilgi çekme amacıyla sömürüldüğünü, erkekler arası rekabette bir ‘ödül' ya da ‘sebep' olarak konumlandırıldığı da değerlendirildi. Bu gerekçelerle ‘prime video' logolu isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcının, ‘Aşkın Gücü' isimli programı ile; 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde yer alan ‘kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez" hükmünü ihlal ettiğine karar verilerek yüzde 3 idari para cezası ve katalogdan çıkarma müeyyidesi uygulandı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.