SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çiftçi

Söz Bursa - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Bozbey duyurdu: Bursalı üreticiye mazot desteği başlıyor Haber

Başkan Bozbey duyurdu: Bursalı üreticiye mazot desteği başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek ve çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla sağladığı mazot desteğini 5 bin liraya yükseltti. Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, destekten faydalanmak isteyen üreticiler başvurularını 2 Şubat ile 1 Mart arasında yapabilecek. Mazot desteğinden yararlanabilmek için çiftçilerin 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı olması ve ÇKS sahibine ait traktör ruhsatının bulunması şartı aranıyor. Başvurular, www.bursa.bel.tr/kirsaldestek adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Değerlendirmelerin ardından sonuçlar, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başvuru sahiplerine bildirilecek. Mazot desteği programının, kırsal kalkınmaya katkı sağlaması ve üreticilerin ekonomik yükünü hafifletmesi hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla önemli bir desteği geçen yıl hayata geçirdiklerini belirterek, "Mazot Desteği" projesi ile başvuru şartlarını sağlayan yaklaşık 6 bin Bursalı üreticiye, düzenlenen törenle kişi başı 4 bin lira değerinde mazot kartı teslim edildiğini hatırlattı. Üretmek isteyen, tarlasını boş bırakmak istemeyen çiftçilerin yanında olmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini aktaran Bozbey, özellikle maliyetler altında ezilen üreticiye nefes aldıran projelere ağırlık verdiklerini anlattı. Damla sulama borusu, gübre, fidan, toprak analizi, küçükbaş hayvan temini, tohum ve mazot gibi desteklerle çiftçilerin maliyetini düşürmeyi ve gelirlerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Bozbey, bu yıl da tarım ve hayvancılıkla ilgili desteklerinin artarak süreceğini kaydetti. Ekilenin tamamını satın alma garantisi verdiklerini belirten Bozbey, "Bu aldığımız ürünleri de değerlendiriyoruz. Mazot desteği başvuruları başlıyor, talepleri almaya yakında başlayacağız" dedi.

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde" Haber

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde"

Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi'nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti'nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay'ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye'yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002'den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika'da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır'da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKMÜŞ DURUMDA" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye'yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye'nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye'nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye'de çöktü. Suriye'de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye'nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye'nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KULLANANLARI UZAKTA ARAMAYA GEREK YOK" Türkiye'nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye'nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "ANA MUHALEFET PARTİSİ TAM BİR ORTADOĞU'YA DÖNDÜ" Ak Parti'nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu'ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa'da iktidar dileniyor. Türkiye'yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri'nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay'a gittik. Hatay'da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi'nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye'nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye'de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan'a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye'nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye'nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye'yi getirdik, hedefler koyduk" "TÜRKİYE'DEKİ SORUNLAR MASAMIZIN ÜZERİNDEDİR. EMEKLİ, ÇALIŞAN VE ÇİFTÇİMİZİN GELİRİNİ ARTTIRACAĞIZ" Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye'nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa'nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye'yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı.

İznik’te Brüksel Lahanası üreticisi kan ağlıyor: "50 liranın altı çiftçiye zarar!" Haber

İznik’te Brüksel Lahanası üreticisi kan ağlıyor: "50 liranın altı çiftçiye zarar!"

Türkiye'de Brüksel lahanası üretiminin önemli bölümünü karşılayan Bursa'nın İznik ilçesindeki çiftçiler, fiyatların bir ay içinde düşmesi nedeniyle maliyetlerini karşılayamıyor. İznik'in brokoli ve Brüksel lahanası üretiminde önde gelen Çiçekli Mahallesi'nin Muhtarı Davut Kocabaş, bölgede sebze yetiştiriciliğinin yaygın olduğunu söyledi. Brokolide yaşadıkları sorunların benzerinin Brüksel lahanasında da görülmeye başlandığını aktaran Kocabaş, bir ay önce 50 lira olan çiftçiden çıkış fiyatının 35-40 lira arasına gerilediğini kaydetti. Brüksel lahanasını üretmenin maliyetli olduğuna dikkati çeken Kocabaş, şöyle konuştu: "Bir dönümünden 1,5 ile 2 ton arasında verim alınır. Herşey yolunda giderse çiftçi 2 ton alır. Toplaması zor olduğundan kilogramda 20 lira gibi çok yüksek bir toplama maliyeti var. Şimdilerde 35-40 lira satıyoruz. 20 lirası işçiye gitti. Geriye kalan 15-20 lirayla, mazotunu mu karşılasın, gübresini, ilacını, suyunu mu ödesin? Kilogramda 50 lira altındaki her fiyat çiftçiye zarar yazıyor. Üreticinin vazgeçmesi için herşey yapılıyor." Kocabaş, üretilen Brüksel lahanasının toplandıktan sonra ama soğuk hava depolarına ve işleme tesislerine getirildiğini belirterek, burada tasnif ve paketleme yapıldığını anlattı. Paketlenen Brüksel lahanalarının İstanbul, Ankara ve Bursa başta olmak üzere birçok kente gönderildiğini ifade eden Kocabaş, "Ülkedeki üretimin neredeyse tamamını biz yapıyoruz. İzmir'de az bir miktar üretim var. Rusya ve Hollanda'ya ihracatımız oluyor. Talep üzerine bu ülkelere de Brüksel lahanası gönderiyoruz" diye konuştu.

Osmangazi’de ilk hasat Başkan Aydın’dan Haber

Osmangazi’de ilk hasat Başkan Aydın’dan

Osmangazi Belediyesi’nin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin artırılması hedefiyle Bağlı Mahallesi’nde başlattığı üzümsü meyvelerde organik tarım seferberliği, kısa sürede meyvelerini vermeye başladı. Proje kapsamında ahududu hasadına katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmadan, tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıldığını vurguladı. Osmangazi Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve köylünün üretimden kopmamasını sağlamak amacıyla iştiraki olan Gazi Tarım A.Ş. iş birliğinde Bağlı Mahallesi’nde organik tarım projesi gerçekleştirdi. Köylülerle birlikte ektikleri ahududuların ilk hasadını alan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Mayıs ayında ekimini yaptığımız ahududu fideleri, beklenenden daha erken zamanda ürün verdi. Aslında biz bu hasadı bahar aylarında bekliyorduk ama doğa bize güzel bir sürpriz yaptı. Buradaki çiftçilerimiz gerçekten örnek bir çalışma ortaya koydu. Hiçbir ilaç, hiçbir kimyasal kullanılmadan, tamamen doğa şartlarında organik üretim yapıldı. Ürünleri gördük, hepimiz çok memnun olduk” dedi. “Amacımız Toprağına Sahip Çıkan İnsanlarımızı Desteklemek” Ahududunun hem ekonomik değeri yüksek hem de talebi fazla olan bir ürün olduğunu söyleyen Başkan Aydın, “Bizim amacımız çiftçiliğe önem veren, toprağına sahip çıkan, doğal yöntemlerle üretim yapan insanlarımızı desteklemek. Bizler, bu kapsamda sertifikalı fidanlar dağıttık. Daha sonra da ürün alımını biz yapacağız. Çünkü çiftçimizin en büyük sıkıntısı genelde satış oluyor. İşte bu noktada, belediyemizin iştiraki olan Gazi Tarım devreye girecek. Ürünün alımını biz üstlenerek, hem üreticiye güven vereceğiz hem de pazarlama yükünü ortadan kaldıracağız” diye konuştu. “Projeyi Büyüterek Devam Edeceğiz” Bağlı Köyü’nün bu proje için bir deneme alanı olduğunu ve yapılan çalışmanın oldukça olumlu geçtiğini belirten Başkan Erkan Aydın, “Yaz ayı oldukça kurak geçmesine rağmen ürünler gayet güzel oldu. Bu da aslında doğru yöntemlerle üretim yapıldığında başarının mümkün olduğunu gösteriyor. Bundan sonra bu projeyi daha da büyüterek devam edeceğiz. Amacımız, köylünün yeniden toprağına dönmesini sağlamak. Dededen kalma, yıllardır boş duran arazilerde yeniden üretim başlasın istiyoruz. Böylece insanlar hem daha sağlıklı bir ortamda yaşamını sürdürecek, hem de vatandaşlarımıza doğal, organik ürünler sunma fırsatı yakalayacağız. Hep birlikte güzel bir iş ortaya koyduk. İnşallah hedeflediğimiz üretim potansiyeline çok kısa sürede ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Kendilerine böylesine önemli bir fırsat sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür eden çiftçi Kenan Taşpınar, “Bilimsel araştırmalar sonucu geliştirilen bu özel ahududu fidelerini, başkanımızla birlikte geçtiğimiz Mayıs ayında toprakla buluşturmuştuk. Aslında hasadı önümüzdeki yıl bekliyorduk ama bölgenin verimli toprağı ve uygun iklim koşulları sayesinde bu yıl bile ürün aldık. Bu bizim için güzel bir başlangıç oldu. Üzerime düşeni en iyi şekilde yaparak başkanımızı ve köyümüzü mahcup etmeyeceğim” dedi. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay da yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz Mayıs ayında burada, doku kültürlerinden elde edilmiş bin beş yüz ahududu fidesini çiftçilerimizle birlikte toprakla buluşturmuştuk. Aradan altı ay geçti. Bu süre boyunca hava oldukça kurak geçti, yağış azdı. Ancak buna rağmen ahududularımız bu zorlu koşullara dayanarak beklenenden önce meyve verdi. Bu bizim için hem şaşırtıcı hem de sevindirici bir gelişme oldu. Bursa, ahududu yetiştiriciliğinde çok büyük bir potansiyele sahip. Özellikle Uludağ bölgesi üreticilik açısından çok özel bir yer. Çilek, ahududu, yaban mersini ve böğürtlen gibi ürünler, en ideal koşullarda, tarım ilaçları kullanmadan yetiştirilebilir. Bu ürünlerin üretim potansiyellerini artırmak lazım” diye konuştu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, daha sonra ahududuları toplayarak, emeği geçen çiftçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Aydın: “Çiftçinin, köylünün para kazanması birinci hedefimiz” Haber

Aydın: “Çiftçinin, köylünün para kazanması birinci hedefimiz”

Osmangazi Belediyesi iştiraki olan Gazi Tarım A.Ş. işbirliğinde hayata geçirilen projenin başarılı olması halinde, dağ bölgesindeki tüm köylerde ahududu üreticiliği yaygınlaştırılacak. Osmangazi Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek adına önemli bir adım daha attı. Tarım ile uğraşan üreticilere katkı sağlamak amacıyla yerel üreticiye çok yönlü destek veren Osmangazi Belediyesi, bu kapsamda Bağlı Mahallesi’nde ahududu fidesi dikimi gerçekleştirdi. Bağlı Mahallesi’nde çiftçilik yapan Kenan Taşpınar isimli üreticinin arazisine dikilen ahududu fidanları, geleneksel tarım yöntemleriyle ilaç kullanılmadan yetiştirilecek. Doku kültürü metoduyla üretilmiş, hastalıktan ari wıllamette ve tulameen cinsi ahududu fidanları, çoğaltılıp yaygınlaştırılarak dağ bölgesinde köylerde üretim yapan çiftçilere ücretsiz olarak dağıtılacak. Proje kapsamında Bursa’nın ahududu yetiştiriciliği potansiyelinin ön plana çıkartılması, ahududu ithalatının önüne geçilerek, ihraç edilmesi hedefleniyor. Aydın: “Çiftçinin, köylünün para kazanması birinci hedefimiz” Ahududu fidelerini toprakla buluşturarak can suyunu veren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Tamamen organik yetiştiricilik yapmak istiyoruz. İlaçlama kesinlikle yapmayacağız. Doğal gübre kullanacağız. İhracat odaklı hareket edeceğiz. Çiftçinin, köylünün para kazanması birinci hedefimiz. Bu çalışmamızı burada başarılı kılabilirsek, bundan sonraki süreçte, bütün dağ köylerinde üretim başlatmak istiyoruz. Köylerde yaşayan gençlerimiz, kent merkezine gelip asgari ücret ile iş arıyor. Halbuki köylerinde ahududu gibi orman meyveleri yetiştiriciliğini yaparak, ciddi gelir elde edebilirler. İhracat için Türkiye pazarında yüksek talep var. Ancak doğru üretim teknikleri gerekiyor. Biz üreticilere, her türlü teknik, fiziki ve maddi desteği sağlayacağız. İlerleyen süreçte, yetiştirilen ürünlerin saklanması adına da bir soğuk hava deposunu inşa edeceğiz.  Üreticilerimizin pazarda rekabet gücü elde etmesini amaçlıyoruz. Birkaç tüccar, kendi aralarında anlaşarak köylüden istediği fiyata ürününü alıyor. Bütün yılın emeği boşa gidiyor. Bu da çiftçimizin üretimdeki şevkini kırıyor. Durum böyle olunca, insanlar bağını, bahçesini bırakıp, fabrikalarda işçi olmaya gidiyor” dedi. Aydın: “Geleneksel tarım yöntemlerine dönmemiz gerekiyor” Birçok şeyi hayatımızdan çıkartarak yaşayabiliriz, ancak aç yaşayamayız diyen Başkan Aydın, “İnsanoğlu hayatta olduğu sürece gıdaya muhtaç. Gıdayı da iyi üretim teknikleriyle üretmek gerekiyor. Günümüzde birçok hastalık, sağlıksız yetiştirilmiş ürünlerden, kirli havadan ve sudan kaynaklanıyor. Bu kirliliğin sebebi de yine insan kaynaklı. Uluslararası firmalar, para kazanmak adına kullandıkları kimyasal maddeler ile insanları ilk olarak hasta ediyor; daha sonra ise tedavi için ürettikleri ilaçları kullanmaya muhtaç bırakıyor. İnsanoğlu binlerce yıldır dünyada yaşam sürüyor. Tarım da binlerce yıldır insanoğlunun hayatında.  Halk sağlığını korumak ve üreticinin gelirini arttırmak adına geleneksel tarım yöntemlerine dönmemiz gerekiyor. Doğal tarım, koruyucu tıp dediğimiz alana da fayda sağlıyor. İnsanları tedavi etmekten ziyade, önce hasta olmamalarını sağlamak gerekiyor. Bu da gıda güvenliğinden başlıyor. Zararlı tarım ilaçlarından, gübrelerden ve tohumlardan uzak durmak gerekiyor” diye konuştu.  Atay: “Türkiye 200 bin ton ahududu üretimi potansiyeline sahip” Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay da yaptığı açıklamada, “Bağlı Mahallesi’nde doku kültürleriyle elde edilmiş, iç ve dış piyasa değeri yüksek iki çeşidin üretimini denemek için çalışma başlattık. Çiftçi arkadaşımız Kenan Taşpınar’ın arazisinde bir üretim gerçekleştireceğiz. Fidelerin dikimlerini yaptık ve can suyunu verdik. Düzenli olarak gelerek kontrolleri yapacağız. Bursa, ahududu yetiştiriciliğinde çok büyük bir potansiyele sahip. Özellikle Uludağ bölgesi üreticilik açısından çok özel bir yer. Çilek, ahududu, yaban mersini ve böğürtlen gibi ürünler, en ideal koşullarda, tarım ilaçları kullanmadan yetiştirilebilir. Bu ürünlerin üretim potansiyellerini arttırmak lazım. Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri yılda yaklaşık 160 bin ton ahududu üretimi yapıyor. Sırbistan 120 bin ton, Bosna Hersek ise 40 bin ton üretim yapabiliyor. Ülkemizde ise yılda sadece 4 bin ton üretim yapılıyor.  200 bin ton üretim potansiyeline sahip ülkemize, 4 bin ton üretim yakışmıyor. Bu üretimi arttırmak için çiftçiye destek olmak gerekiyor. Hem iç hem de dış piyasada ürünün değerinde satışını sağlamamız lazım. Gazi Tarım A.Ş.’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de bu. Osmangazi Belediyesi ve Gazi Tarım A.Ş. olarak yetiştirilen ürünlerin mevsiminde taze olarak satılmasının yanı sıra dondurularak korunması adına en büyük hedeflerimizden biri de bölgede bir soğuk hava deposu kurulması” ifadelerini kullandı. Ahududu fidanlarının dikiminin yapıldığı arazi sahibi Kenan Taşpınar ise, “Bağlı Mahallesi’nde 18 yıldır çiftçilik yapıyorum. Arazimde ahududu fidelerinin dikimini gerçekleştirdik. Bu fidelerin bakımını en güzel şekilde yaparak verimli bir hasat dönemi geçirmek istiyoruz. Çiftçilerimizin yerel yönetimler tarafından desteklenmesi çok önemli. Çok sayıda çiftçi, destek göremediği için üretimi bıraktı. Köylerden şehre göçler arttı. Desteklerin hızla artmasını istiyoruz. Bilinçsiz tarım çok yapılıyor. Çiftçilerin bilinçlendirilmesi ve doğru tarım yöntemlerine yönlendirilmesi gerekiyor” dedi.

Üreticiler sulama borularına kavuştu Haber

Üreticiler sulama borularına kavuştu

 Çiftçiye olan desteklerini artırarak sürdüreceklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, yakın zamanda sıvı gübreyi de üreticilerle buluşturacaklarını açıklayarak mazot desteği için de hazırlık yaptıklarını söyledi. Bursa’da her alanda çiftçiyi destekleyen Büyükşehir Belediyesi, kentin tarımsal geleceğini şekillendirmeye, suyun verimli kullanımını sağlayarak bereketli topraklara hayat katmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Tarım Peyzaj AŞ iş birliğinde yürütülen ‘Hibeli Damla Sulama Boru Projesi’ kapsamında toplam 10 bini aşkın sulama borusu, düzenlenen törenle yaklaşık 1500 çiftçiye teslim edildi. Mustafakemalpaşa Ovaazatlı Mahallesi’ndeki Damla Sulama Boru Üretim Tesisi’nde düzenlenen programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Tözün Bingöl, Tarım Peyzaj AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız, Tarım Peyzaj AŞ Genel Müdürü Sedat Akar, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, meclis üyeleri, ziraat odalarının yöneticileri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. “DESTEKLERİMİZİ AZALTMADAN SÜRDÜRECEĞİZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çiftçilerin üretim gücünün temel taşı olduğunu söyledi. Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen ürünleri kısa bir süre içerisinde üreticilerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, kente kazandırdıkları örnek tesisin üretime ve çiftçiye verdikleri önemin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Çiftçinin üretmesiyle kentin ve sofraların bereketinin artacağını anlatan Başkan Bozbey, “Üreten eller oldukça, Bursamızın da yüzü güler. Sizin derdiniz, bizim derdimizdir. Hep beraber çiftçimizin yüzünün gülmesi için mücadele ediyoruz. Yakın zamanda hem ülkemizde hem de Bursamızda etkili olan zirai don felaketini yaşadık. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda çiftçimizin yanındayız. Tarım Bakanlığı’nın da üreticiye el uzatmasını, zararları karşılamasını bekliyoruz. Bizler desteklerimizi azaltmadan sürdüreceğiz. Yakında sıvı gübreyi de çiftçilerimizle paylaşacağız. Hazırlığını yaptığımız mazot desteğini de çiftçimize vereceğiz” dedi. “YILDA 6 MİLYON METRE YUVARLAK, 12 MİLYON METRE YASSI BORU” Üretilen hiçbir ürünün zayi olmasını istemediklerini dile getiren Başkan Bozbey, iklim değişikliğini dikkate alarak üreticilerin suya daha az ihtiyaç duyan ürünlere yönelmesini de tavsiye etti. Verimli su kullanımının artık bir zorunluluk haline geldiğini anlatan Başkan Bozbey, “Damla sulama, bu ihtiyaca verilen en modern cevaptır. Bizler de bu yüzden bu örnek tesisi üretime kazandırdık. Burayı geri dönüşümle çalışan, çevre dostu, sürdürülebilir bir üretim merkezi haline getirdik. Plastik atıklardan boru üretiyoruz. Hem çevreyi koruyoruz, hem de kaynaklarımızı doğru kullanıyoruz. Bu tesiste, yılda 6 milyon metre civarında yuvarlak, 12 milyon metre civarında yassı boru imal edildi. Söz verdiğimiz gibi bu tesiste sıvı gübreyi de imal ediyoruz. 5 bin koliye çıktı. Kentimizin toprak yapısını değerlendirerek, içeriğini zenginleştirdiğimiz 4 çeşit sıvı gübre ürünü ile çiftçilerimizin ihtiyacını karşılayacağız. Yıllık 900 ton üretimle topraklarımızda verim ve kaliteyi artıracağız” diye konuştu. 1500 ÇİFTÇİYE, TOPLAMDA 10 BİNİ AŞKIN SULAMA BORUSU” Dağıtımı gerçekleştirilen damla sulama borularının, sadece bir destek olmadığını; aynı zamanda tarımda dönüşümün, verimliliğin ve sürdürülebilirliğin bir adımı olduğunu belirten Başkan Bozbey, “Bugün tam 1500 çiftçimize, toplamda 10 bini aşkın sulama borusu dağıtıyoruz. Bu da 120 kamyon demektir. Bunu çiftçimize ücretsiz, hibe olarak verdiğimizi özellikle belirtmek istiyorum. Farklı uzunluk, çap ve damlatma debilerine göre 5 ayrı üretim gerçekleştirdik. İhtiyaca göre destek sağlayarak, herkese eşit fırsat sunmayı hedefliyoruz. Çiftçilerimiz tarlada yıpranmış olan boruları getirip, yenisiyle de değiştirebilecek. Bursalı çiftçiler çevreye olan duyarlılığını ortaya koyacaktır. Bu destekle su tasarrufu, girdi maliyetlerinde azalma ve toprağın korunması da sağlanacak” dedi. “ÇİFTÇİMİZ GÜLÜMSERSE, BURSA GÜLÜMSER” Toprak analiz hizmetlerini yaygınlaştırdıklarını, bilinçli gübreleme için danışmanlık sağladıklarını, mobil analiz cihazlarını kırsala ulaştırdıklarını anlatan Başkan Bozbey, fide, fidan ve tohum destekleriyle üretimi artırdıklarını, siyez buğdayı, aronya, yaban mersini gibi katma değeri yüksek ürünleri desteklediklerini, Gemlik zeytinini alarak çiftçiye pazar oluşturduklarını, Merinos yünü alımıyla hayvancılığı da desteklemeye devam ettiklerini açıkladı. Sürdürülebilir tarım için her çiftçiye ulaşmak istediklerini belirten Başkan Bozbey, “Her ilçemize, her köyümüze, her üreticimize dokunacağız. Birlikte yürüdüğümüz bu yolda bizlere güç veren sizlersiniz. Çiftçimiz gülümserse, Bursa gülümser. Çiftçilerimize hayırlı, bereketli bir sezon diliyorum” diye konuştu. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin geniş bir alanında zirai don olayı yaşandığını hatırlatarak yerel ve ulusal tüm yöneticilerin çiftçilerin yanında olması gerektiğini dile getirdi. Zor koşullarda çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Sarıbal, merkezi hükümetin üreticiye daha fazla kaynak ayırması gerektiğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de dar günde çiftçinin yanında olarak damla sulama boru desteği verdiğini belirten Sarıbal, emeği geçen herkese teşekkür etti. Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Aralık ayında açılışı yapılan Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen damla sulama borularını üreticilere ulaştırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Üretimin her aşamasında destek vermenin geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu belirten Erdem, destek ve yatırımlarıyla üreticileri yalnız bırakmayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ve projede emeği geçenlere teşekkür etti. CHP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Gökhan Demir, Hibeli Damla Sulama Boru Projesi’nde emeği geçenlere teşekkür ederek üreticilere hayırlı olmasını diledi. Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Bozbey ve protokol üyeleri tarafından çiftçilere damla sulama boruları teslim edildi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Çiftçilerin zararlarının karşılanması için fon oluşturulmalı" Haber

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Çiftçilerin zararlarının karşılanması için fon oluşturulmalı"

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Türkiye'nin birçok bölgesinde tarımsal üretimi olumsuz etkileyen zirai don afeti ile ilgili açıklama yaptı. Bayraktar, 10-13 Nisan arasında hava sıcaklıklarının eksi 15'lere kadar düşmesiyle Türkiye'nin birçok bölgesinde zirai don yaşandığını ve bu sebeple tarımsal üretimde büyük zarar meydana geldiğini belirtti. Bayraktar, 65'ten fazla ilde etkili olan don afetinin son yıllarda tarımı etkileyen en büyük doğal afetlerden biri olduğu vurgulayarak, zirai dondan etkilenen tüm çiftçilere geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Şubat ayından bu yana üç büyük don hadisesinin gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, "Şubat ayında Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere birçok ilimizde yaşanan zirai don meyve bahçelerini vurdu. Mart ayında Manisa başta olmak üzere Ege Bölgesi'ndeki birçok ilimizde yaşanan don üzüm bağlarına zarar verdi. Bu yaralar tam olarak sarılmadan gelen ve neredeyse tüm ülkeyi etkileyen don hadisesi, tarımsal üretime darbe vurdu. Yaşanan zirai don afetiyle birlikte birçok dikili ve ekili üründe zarar meydana geldi. Malatya ve Kahramanmaraş'ta başta kayısı olmak üzere ceviz, kiraz, üzüm, elma ve diğer meyveler; bunlara ek olarak şeker pancarı, çerezlik ayçiçeği ve yem bitkilerinde; Karadeniz Bölgesi'nde fındık ve çay başta olmak üzere kivi, hurma ve diğer meyvelerde; Ege Bölgesi'nde başta üzüm olmak üzere zeytin, incir, elma, ceviz, kiraz, ayva ve diğer meyvelerde; Marmara Bölgesi'nde şeftali, ahududu, armut, sofralık zeytin, incir, kivi, nektarin, erik, kiraz, elma, ayva ve fındık gibi meyveler ile bazı ekili alanlarda; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Antep fıstığı, badem, ceviz, nar, Trabzon hurması, dut ve diğer meyvelerde; İç Anadolu Bölgesi'nde elma, armut, ayva, ceviz, kiraz, üzüm gibi meyveler ile bazı ekili alanlarda; Akdeniz Bölgesi'nde ise karpuz, patates, narenciye ve sebzelerde zarar meydana geldi" dedi. Zirai dondan etkilenen ürünlerin birçoğunun Türkiye'nin gururu olan ihraç ürünleri olduğunu söyleyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Don zararının ülkemizin gıda güvencesine sekte vurmaması ve fiyatları artırmamasını umut ediyoruz. Dondan etkilenen ürünlerin bir kısmında zararın boyutu yüzde 100'lere ulaşmış durumda. Kesin zarar oranları ise ancak hasar tespit çalışmalarının bitmesinin ardından netleşecek. Bazı bölgelerimizde kar yağışı ve zirai don riski devam ediyor. Bu bölgelerimizde sahada yaptığımız çalışmaların ardından elde edeceğimiz verileri de kamuoyu ile paylaşacağız." "ÇİFTÇİLERİN ZARARLARININ KARŞILANMASI İÇİN FON OLUŞTURULMALI" İklim değişikliğinin de etkisiyle doğal afetlerin sayısının yıldan yıla arttığını vurgulayan Bayraktar, "2014 yılında 500 olan doğal afet sayısı 2024 yılında bin 257'ye çıktı. Doğal afetlerin yalnızca sayısında değil, şiddetinde de artış gözlemliyoruz. Yaşadığımız don olayı 4 gün sürdü ve halen daha don riski devam eden yerler var. Sezona zaten borçla başlayan ve tek geçim kaynağı tarımsal üretim olan çiftçilerimiz, doğal afetler sebebiyle telafisi zor zararlarla karşı karşıya kaldı. Tarımsal üretimin devamlılığı ve kırsaldan göçün önlenmesi için don afetinden zarar gören tüm çiftçilerimizin zararlarının karşılanması amacıyla bir fon oluşturulmalı; çiftçilerimize nakit yardımı ve girdi desteği verilmelidir, bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifleri'ne olan tüm borçları faizsiz olarak ertelenmeli ve yeni kredi imkânları açılmalıdır. Bu arada Bakanlığımızın çiftçi maliyetlerinin karşılanması konusunda bir çalışma başlattığını öğrenmiş bulunuyor ve bunu olumlu karşılıyoruz" açıklamasında bulundu. "ZİRAAT ODALARIMIZ SAHADA ÇİFTÇİMİZİN YANINDA" Zirai donun ardından hasar tespit çalışmalarına başlandığını ifade eden Bayraktar, şunları söyledi: "Ziraat odalarımız da her doğal afette olduğu gibi sahada bu çalışmalara katılarak çiftçilerimizin yanında yer alıyor. Yaşadığımız don afeti sıradan bir doğal afet değil. Yaşanan her doğal afette çiftçilerimizin gelirlerini ve emeklerini koruyan tarım sigortalarının kıymeti anlaşılmaktadır. Ne yazık ki çiftçilerimizin büyük bir kısmı sigortalı değildir. Sigorta kapsamına girmeyen çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır. Tarım Sigortası (TARSİM) yaptıran çiftçilerimiz ise hem sigortaların kapsamı hem de hasar tespit aşamalarında bazı sorunlar yaşıyor. Çiftçilerimizin zararları konusunda hassas davranılmalı, üreticilerimizin zararları hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Türk çiftçisi, ülke tarımının birçok yapısal sorununa rağmen toprağını terk etmeyerek direniyor, üstüne bir anda gelen ve ne kadar önlem alınsa da yetersiz kalınan doğal afetlerle uğraşıyor. Buna rağmen üretmeye devam ediyor. Bu yüzden üreticilerimizin emeğinin arkasında durmak hepimizin görevidir. Ülkemizde bir daha böyle bir doğal afetin yaşanmamasını ümit ediyor, tüm çiftçilerimize tekrardan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum."

İYİ Partili Türkoğlu don afetini TBMM'ye taşıdı Haber

İYİ Partili Türkoğlu don afetini TBMM'ye taşıdı

Edinilen bilgilere göre bazı ürünlerde zarar oranının %100’e, bazı ürünlerde  %80-90’lar seviyesinde olduğunun tespit edildiğini belirten Türkoğlu, sadece İznik genelinde toplam zarar miktarının yaklaşık 1 milyar TL düzeyinde olduğunun tahmin edildiğini vurgulayarak, Tarım ve Orman Bakanlığının cevaplandırmasını talep ederek, TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesiyle 10 ayrı soru sordu. Don afetinin, ürün kaybına ek olarak gübre, ilaç, budama ve bakım gibi ciddi girdi maliyetlerinin de altında ezildiğini vurgulayan Türkoğlu, devlet desteği olmaksızın bu yükün altından kalkmalarının imkânsız hale geldiğini vurgulayarak çiftiye yönelik acil destek çağrısında bulundu. İYİ PARTİ BURSA MİLLETVEKİLİ SELÇUK TÜRKOĞLU’NUN KONU İLE İLGİLİ OLARAK MECLİS’E VERDİĞİ SORU ÖNERGESİ ŞÖYLE: “Çiftçimizin ekonomik olarak zaten güçlükle ayakta durduğu bir dönemde, ülke genelinde olduğu gibi Bursa’da da etkili olan aşırı soğuk hava dalgası ve don felaketi, başta İznik, Osmangazi(özellikle Ovaakça), Nilüfer, Yıldırım, Gürsu, Kestel, İnegöl, Keles, Harmancık, Orhaneli, Büyükorhan olmak üzere 17 ilçenin pek çok mahallesinde tarımsal üretimi ağır biçimde etkilemiştir. Örneğin İznik’te özellikle 1. Derece etkilenen mahalleler arasında, İznik merkez, Karatekin, Kaynarca, Çiçekli, Dereköy, Hocaköy, Çamdibi, Dırazali, Sarıağıl, Yörükler ve Tacir Mahalleleri gelmiştir. 2. Derece etkilenen mahalleler arasında da Orhaniye, Ömerli, Elbeyli, İnikli, Çakırca, Boyalıca, Şerefiye, Çamoluk, Yenişerefiye, Çampınar, Mahmudiye ve Bayındır bulunmaktadır. Bu bölgelerde yetişen erik, şeftali, nektarin, kivi, kiraz, üzüm, elma, armut, zeytin, gibi ürünlere ait meyve ağaçları henüz çiçek açmadan büyük oranda yanmıştır. Ayrıca dağ mahallelerinde yaban mersininde ve cevizde de büyük oranda zarar meydana gelmiştir. İznik Ziraat Odası Başkanı Sayın Vedat Çakar’ın açıklamalarına göre, İznik’te toplam 225.000 dönüm arazi bulunmaktadır.  Bunun 140.000 dönümü zeytin ve meyve alanını, 20.000 dönümü merayı, 55.000 dönümünü de atıl araziden oluşmaktadır. Bu 140.000 dönüm ekim dikim arazisinin 120.000 dönümünde %50 ile %100 arası hasar meydana gelmiştir. Bazı ürünlerde zarar oranı %100’e ulaşmış, genel zararın ise %90 seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Zarar gören alanlar drone ile havadan görüntülenmiş; toplam zarar miktarının yaklaşık 1 milyar TL düzeyinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu yıkıcı afetin ardından çiftçilerimiz, ürün kaybına ek olarak gübre, ilaç, budama ve bakım gibi ciddi girdi maliyetlerinin de altında ezilmekte; devlet desteği olmaksızın bu yükün altından kalkmaları imkânsız hale gelmektedir. Bu kapsamda; SORU 1- Ülkemiz geneli ile ilgili olarak ve özellikle de İznik ilçesi başta olmak üzere Bursa ve 17 ilçesinde yaşanan don felaketinin ardından, Bakanlığınız tarafından kesin hasar tespit çalışması yapılmış mıdır? Yapıldıysa, il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle olmak üzere hangi ürünlerde ne kadarlık bir zarar tespit edilmiştir? SORU 2- Ürün bazında özellikle erik, şeftali, nektarin, kiraz, elma, armut, üzüm, ceviz, kivi, zeytin, incir vs.  başta olmak üzere ne kadar alan etkilenmiş, bu ürünlerin ekonomik karşılığı ne kadardır? Tespitlere göre her bir ürün için kayıp miktarı ayrı ayrı ne kadar olmuştur? SORU 3- Hasar oranı %90’lara, bazı ürünlerde %100’e varan İznik gibi yerlerde, bölge çiftçisine yönelik herhangi bir destek paketi hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa ne zaman ilan edilecektir? SORU 4- Don nedeniyle ürün alamayacak üreticilerin tarım kredileri, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları ertelenecek midir? Ertelenecekse süre ve kapsam nedir? SORU 5- Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) üzerinden bu felaketten etkilenen çiftçilerin zararlarını karşılama yönünde herhangi bir çalışma başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir SORU 6- 2025 yılı için bölgedeki çiftçilerin prim borçları, SGK yükümlülükleri ve elektrik-su gibi girdi kalemlerinde indirim ya da muafiyet sağlanması planlanmakta mıdır? SORU 7- İznik ilçesi başta olmak üzere, Bursa ve 17 ilçesinde üreticilerin talep ettiği gibi bölgelerin “Afet Bölgesi” ilan edilmesi yönünde bir çalışma yürütülmekte midir? SORU 8- Yine İznik örneğinde olduğu gibi don olaylarından sıklıkla etkilenen Bursa ve ilçelerindeki tarım bölgelerinde, erken uyarı sistemleri ve meteorolojik risk yönetimi için yeni bir yatırım veya destek planlaması var mıdır SORU 9- Bakanlığınız tarafından, don ve kuraklık gibi afetlerde ortaya çıkan zararın minimize edilmesi için üreticilere yönelik eğitim, teknoloji desteği ve alternatif ürün yönlendirmeleri sağlanmakta mıdır SORU 10- Bu kadar büyük çaplı bir tarımsal felaketin ardından Bakanlığınız ve bağlı kuruluşlarınızın; bu gibi afetlerdeki kayıplarının, mümkün olduğunca en alt limitte kalmasına yönelik aldığı veya alacağı pratik tedbir ya da çözümler nelerdir?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.