SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çiftçi

Söz Bursa - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Devlet çiftçiye borçludur": Dervişoğlu'ndan tarım çıkışı Haber

"Devlet çiftçiye borçludur": Dervişoğlu'ndan tarım çıkışı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mustafakemalpaşa’nın kırsal Çeltikçi Mahallesi’ni ziyaret ederek çiftçiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Köy meydanında üreticilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu, tarım politikalarını eleştirirken, "Çiftçiyi toprağına küstürmemek gerekiyor. Ben size burada bir söz vermeye geldim; borçlu olan çiftçi değildir, devlet çiftçiye borçludur" dedi. Dervişoğlu’na Çeltikçi ziyaretinde İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu eşlik etti. İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı da ilçe başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve partililerle birlikte programda yer aldı. Çeltikçi Mahallesi meydanında vatandaşlara hitap eden Müsavat Dervişoğlu, esnafın, işçinin ve çiftçinin sorunlarını yerinde tespit etmeye çalıştıklarını belirtti Dervişoğlu, "Esnafın derdini dükkânında, işçinin derdini çalıştığı fabrikanın tezgâhında, çiftçinin derdini de tarlada tespit ediyoruz. Bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınmasını temin etmeye gayret sarf ediyoruz. Sizin sıkıntılarınızı dile getirmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızla birlikte siyaset yapmaya ve vatandaşın bize vermiş olduğu vekâleti doğru kullanmaya çaba sarf ediyoruz. Sizlerin yanında olmakla iftihar ediyorum" ifadelerini kullandı. "ÇİFTÇİYİ TOPRAĞINA KÜSTÜRMEMEK GEREKİYOR" Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerin benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Dervişoğlu, çiftçinin üretimden uzaklaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, "Çiftçinin Türkiye’nin her yerindeki derdinin çözülebilmesi noktasında doğru adımların atılması gerekiyor. O yüzden bugün sizlerle birlikteyiz. Çiftçiyi toprağına küstürmemek, toprağından uzaklaştırmamak gerekiyor. Ama şu an devlet bunun tam tersini yapıyor. Çiftçi yaptığı üretimin karşılığını alamıyor ve borçlanıyor. Çiftçinin borçlu değil, devletin çiftçiye borçlu olması gerekiyor" diye konuştu. İktidara gelmeleri halinde çiftçilerin borçları konusunda adım atacaklarını söyleyen Dervişoğlu, dikkat çeken bir vaatte bulundu. Dervişoğlu, "Şunun sözünü veriyorum; iktidar olduğumuz takdirde beş yıllık süre içerisinde borçlu çiftçi kalmayacak. Çiftçinin borcunun tamamını devlet olarak biz ödeyeceğiz" dedi. Ziraat Bankası’nın kuruluş amacının çiftçiyi desteklemek olduğunu belirten Dervişoğlu, bankanın mevcut uygulamalarını da eleştirdi. Çiftçiye daha fazla destek sağlanması gerektiğini ifade eden İYİ Parti lideri, bankacılık kaynaklarının büyük şirketler yerine üreticinin yanında kullanılması gerektiğini savundu. Konuşmasında kimseye karşılıksız bir şey vaat etmediğini, asıl amaçlarının vatandaşın hakkını teslim etmek olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Cenabıallah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse beş yıl içerisinde borçlu çiftçi kalmayacağını söylüyorum. Toprağına küsen çiftçi yeniden tarlasına dönecek" ifadelerini kullandı. Pandemi dönemine de değinen Dervişoğlu, bu süreçte gıdaya ulaşmanın ve tarımsal üretimin stratejik öneminin bütün dünyada bir kez daha görüldüğünü belirterek, üreticinin korunmasının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Meydandaki konuşmasının ardından çiftçilerin sorularını alan Dervişoğlu, vatandaşların ekonomik olarak yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Çare milletimizdir" diyen Dervişoğlu, "Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkûm kalmayacaktır. Devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçludur ve kendisini çaresiz hissetmektedir. Aslında çare milletin ta kendisidir" ifadelerini kullandı. Mevcut iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Dervişoğlu, seçmenin değişim için sandığı kullanması gerektiğini belirterek, "Demokrasilerde tokat sandıkta atılır. En uzun ihtimalle bir buçuk yıl sonra bir seçim var. O seçimde sandığın başına giderek şu an sizi bu hale düşürenlere cevabınızı sandıkta vermeniz gerekiyor" dedi. Çeltikçi Mahallesi’ndeki buluşmanın dikkat çeken anlarından biri de 1994 yılında Beytüşşebap’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan Fedai Çakır’ın babası Ahmet Çakır ile Müsavat Dervişoğlu arasında yaşanan diyalog oldu. Ahmet Çakır, Dervişoğlu’nun yanına gelerek kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak tartışılan süreçte partisinin sergilediği tutum nedeniyle teşekkür etti. Çakır, "Bir tek siz onlara destek vermediniz, size teşekkür ediyorum" dedi. Dervişoğlu ise şehit babasına, "Sana söz veriyorum, ben var olduğum süre içerisinde tüm canımla, kanımla onlara karşı duracağız" ifadeleriyle karşılık verdi ve terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik tutumlarının değişmeyeceğini söyledi. Köy meydanındaki programın ardından Dervişoğlu ve beraberindeki heyet, Çeltikçi Mahallesi’nde bulunan bir domates tarlasına geçti. Tarlada domates toplayan işçiler ve üreticilerle bir araya gelen Dervişoğlu, tarım işçilerinin çalışma şartları ile üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları dinledi. Üreticiler maliyetler ve ürün fiyatlarıyla ilgili yaşadıkları sıkıntıları aktarırken Dervişoğlu da partisinin tarıma yönelik çözüm önerilerini anlattı. Tarla ziyaretinde renkli anlar da yaşandı. Ayçiçeği yetiştiricisi bir üreticinin elinde, biri üzgün diğeri gülen yüz şeklinde hazırlanan iki ayçiçeğini gören Dervişoğlu, beraberindeki heyetle esprili bir diyalog yaşadı. Dervişoğlu, üzgün yüzlü ayçiçeğini mevcut durumda çiftçinin yaşadığı sıkıntılara, gülen yüzlü ayçiçeğini ise iktidara gelmeleri halinde üreticinin yüzünün güleceği döneme benzetti.

Karacabey'de soğan yüz güldürdü ama çiftçide ithalat korkusu var Haber

Karacabey'de soğan yüz güldürdü ama çiftçide ithalat korkusu var

Bursa'nın Karacabey ilçesinde kuru soğanın tarlada kilogram fiyatının 10-12 liraya ulaşması bölge üreticisinin yüzünü güldürdü. Fiyat artışından memnun olan çiftçiler, diğer yandan gelebilecek bir ithalat hamlesiyle fiyatların düşmesinden endişe duyuyor. Bereketli topraklarıyla bilinen Karacabey ovasında bir yandan domates ve biber tarlalarında çapalama mesaisi sürerken, diğer yandan da hububat ve kuru soğan hasadı heyecanı yaşanıyor. Son yıllarda düşük fiyatı nedeniyle tarlada ve depolarda kalarak çürümeye terk edilmesiyle gündeme gelen kuru soğanın fiyatı, bu yıl özellikle Adana ve Hatay bölgesindeki aşırı yağışların verimi düşürmesi nedeniyle yükselişe geçti. Geçen yıl dönümünü 5 bin liraya satamayarak büyük zarar eden ve önemli bir kısmı üretimden çekilen çiftçiler, bu yıl tarladaki verime göre dönümünü 60 bin lira ile 120 bin lira arasında değişen fiyatlarla elden çıkarıyor. "ZARARDA ÇİFTÇİ, KARDA İTHALATÇI OLMAMALI" Karacabey'de uzun yıllardır kuru soğan üreticiliği ve ticareti yapan Gürel Dipli, kış aylarında kuru soğanın kilosunu toptan olarak ülkenin dört bir yanına 2-3 liradan gönderdiklerini hatırlattı. Geçen yıl dönüm maliyeti 35 bin lira olan soğanı satamadıkları için üreticinin ciddi darbe aldığına dikkati çeken Dipli, piyasadaki son duruma ilişkin şunları kaydetti: "Bu yıl yeni mahsul taze kuru soğanın tüccar çıkış kilogram fiyatı 25 lira seviyelerinde seyrediyor. Çok şükür çiftçimiz bu yıl biraz para kazanmaya başladı. Bizler tarlada çiftçiyle dönüm başı fiyat üzerinden anlaşarak ürünü satın alıyoruz. Bunun işçi eliyle toplanması, çuvallanması, nakliyesi ve işletme kar oranı derken nihai çıkış fiyatı 25 lirayı buluyor. Soğan üreticisi aslında 2018 yılından bu yana hak ettiği kazancı bir türlü sağlayamadı, bu yıl biraz kazanmaya başladı. Zarar edildiğinde bu yük tamamen çiftçinin sırtına yükleniyorsa, kar zamanı da bu kazanç yine çiftçinin hanesine yazılmalı." "İTHALAT KARARI ÇİFTÇİNİN MÜCADELE GÜCÜNÜ KIRAR" Üreticilerin şu an en büyük endişesinin dış pazardan getirilecek ithal ürünler olduğunu vurgulayan Dipli, yetkililere seslenerek şunları kaydetti: "Sektör olarak şu an tek bir korkumuz var, o da aniden alınabilecek bir ithalat kararıdır. Sistem hiçbir zaman zararda çiftçiyi yalnız bırakıp, karda ithalatçıyı zengin edecek şekilde işlememeli. Bıraksınlar, yıllar sonra kuru soğan üreticisi de emeğinin karşılığını alıp biraz rahat nefes alsın. Eğer çiftçimiz bu yıl da hak ettiği kazancı elde edemezse, önümüzdeki yıllarda soğan üretiminden tamamen uzaklaşır ve üretimin devamlılığı kalmaz. Tam kar edip yaralarını saracağı bu hassas dönemde piyasaya ithal ürün sokulursa, yerli üreticinin toprakla mücadele edecek gücü kalmaz."

Çiftçinin hesabına 81 milyar lira yatıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi Haber

Çiftçinin hesabına 81 milyar lira yatıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde çiftçiler ile iftar programında bir araya geldi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve çok sayıda vatandaş katıldı. "15 TEMMUZ HAİN DARBE GİRİŞİMİNDE VATANINI KORUMAK İÇİN EN ÖN SAFTA YER ALANLAR ÇİFTÇİ KARDEŞLERİMDİ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, "Çiftçi kardeşlerime sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz destekten dolayı Allah hepinizden razı olsun. On yıllardır sizlerle yol yürümüş, sizlerin emeğine, mücadelesine bizzat şahitlik etmiş bir kardeşinizim. Sizin fedakarlığınızı sadece rızkınızı kazanmak için döktüğünüz terden değil, en sancılı dönemlerdeki memleket sevdanızdan da biliyorum. Kucağındaki dokuz aylık bebeğiyle İnebolu’dan aldığı cephaneyi kağnılarla Ankara’ya taşıyan Şerife bacılarımız, Erzurum’un ayazında eline silahı alıp Aziziye Tabyası’na koşan Nene Hatunlarımız da sizlerdir. İstiklal Harbinde vatanımıza uzanan kirli elleri kıranlar sizlerdiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ayağa kalkmasına destek olan sizlerdiniz. Batı’nın hasta adam dediği bu milletin yeniden tarih sahnesine çıkmasına omuz veren sizlerdiniz. İşte en son 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alanlar yine sizlerdiniz, benim çiftçi kardeşlerimdi" dedi. "1 TRİLYON LİRAYA VARAN DEVASA BİR RAKAMLA ÜRETİCİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim. Çiftçilerimiz nasıl bize, demokrasimize ve vatanımıza sahip çıktıysa, biz de başbakan ve cumhurbaşkanı olarak daima onların yanında olduk. Hükümetlerimiz üreticilerimizi, çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkanları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık. Meydanlarda ne dediysek, hangi sözü verdiysek, sizin takdirinizle göreve geldiğimizde vaatlerimizi hayata geçirmek için dört koldan çalıştık. Ağızlarını her açtıklarında ‘tarıma destek verilmiyor’ diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum. Sadece geçen yıl doğrudan destek kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları, ihracat destekleri dahil sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buluyor. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü tarımdan geçer inancıyla inşallah sizin yanınızda olacağız" şeklinde konuştu. "TARIMSAL HASILAMIZI ÜÇ KATTAN FAZLA ARTIRARAK 2024 YILINDA 79,1 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİK" "Cennet vatanımızda hamdolsun 606 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılar durumdayız" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği ‘Türkiye’de tarım bitti’ iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor. Bu raporlara göre Türkiye hasılada Avrupa’da 1., dünyada ise 7. sırada yer alıyor. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede 4.'yüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte dünyada 9., Avrupa’da 3. sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk 10'da, Avrupa’da 1.'yiz. Tavuk etinde dünyada ilk 10'daa, Avrupa’da 2.'yiz. Yumurtada dünyada yine ilk 10'da, Avrupa’da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2. sıradayız. Bir diğer çarpıcı rakam 2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılamızı üç kattan fazla artırarak 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttik. Tarımda son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. Sık sık dezenformasyon yapılan bir başka alan olan tohumda ise dünyada ilk on ülke arasındayız. Birileri umutlarını buna bağlasa da Türkiye’de tarım bitmedi inşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Hatta ülkemiz tarım sektöründe daha nice rekorlara imza atacak. Ama biten, meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra bunların üzerine sünger çekenlerin hevesleri olacak. Biten, Anadolu kadınına tepeden bakanların şişirilmiş egoları olacak. Biten, mübarek Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak. Biten, kamusal alanda milletin inancına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi jakobenlerin dayatmaları olacak. Bu ülkenin kaptan köşkünde üreticisini, çobanın kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "6 MART’TAN İTİBAREN 81 MİLYAR LİRA DESTEK ÖDEMELERİNİ ÇİFTÇİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan "Vatandaşımızın sağlıklı, kaliteyi gıdaya erişmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Gıdada sahtecilik yapanları, vatandaşımızı kandırmaya çalışanları cezalandırdığımız gibi artık anlık olarak ifşa ediyoruz. Ayrıca restoranlar, kafeler gibi yiyecek içecek hizmeti sunan iş yerlerinde karekod uygulamasını geçen yıldan itibaren zorunlu hale getirdik. Hem vatandaşın uygun fiyatla ürün almasını sağlayıp hem de enflasyonla mücadelemize destek olan işletmelerimize buradan teşekkür ediyorum. Yıllardır konuşulan ve 2024’te başladığımız üretim planlamasında bir yılı geride bıraktık. Planlamayla artık hangi ürünün nerede ne kadar ekileceğini belirliyoruz. Bunu sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da hayata geçirdik. Bunun için özellikle besi ve süt üretim bölgeleri planladık. Yani destek modelimiz kapsamında hayvancılık desteklerinin ödemesini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretim yapanların destek ödemelerine başlıyoruz. 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız. Hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi. "11 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞI 11 İLİMİZDE ÜRETİMİN GÜÇLENDİRİLMESİ İÇİN HARCAYACAĞIZ" "Kuraklığa dayanıklı ve besin değeri yüksek tuz çalısını da meralarımıza ulaştırıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bunu bütün mera alanlarında en kısa zamanda uygulayacağız. Tıpkı organize sanayi bölgeleri gibi organize tarım bölgesi yatırımlarımıza da son sürat devam ediyoruz. 14 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçeceğiz. Bütün bu yatırımlarımızın şehirlerimize, üreticilerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Çok değerli üreticilerimiz, nisan ayındaki zirai dondan etkilenen bütün üreticilerimize geçen yıl toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Maalesef geçtiğimiz günlerde de bazı illerimizde dolu, hortum ve selden hem üreticilerimiz hem vatandaşlarımız etkilendi. Kendilerine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başta Tarım Bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili birimleri hemen sahaya indiler, üreticilerimizi rahatlatmak için seferber oldular. Değişen iklim şartları, küresel ısınma bize bu ve benzeri olayların devam edeceğini söylüyor. O yüzden sizleri mutlaka tarım sigortası yaptırmaya davet ediyorum. Halihazırda prim ödemelerinin yüzde yetmişe kadar olan kısmını devlet olarak biz karşılıyoruz. Tüm bunların yanında deprem bölgesi için yeni bir yatırım paketini daha hayata geçirdik. Toplam 11 milyar liralık bu kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcayacağız" ifadelerini kullandı. "TAM 150 BİN KÜÇÜKBAŞI ÜRETİCİLERİMİZE UYGUN ŞARTLARDA VERECEĞİZ" Konuşmasında çiftçilere müjdelerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılında 14,5 milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığını desteklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye sokuyoruz. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ adını verdiğimiz projenin ilk etabında tam 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz. Projeden faydalanacak her üreticimize 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edeceğiz. Bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğini biz karşılayacağız. Projenin finansmanı için üreticilerimiz Ziraat Bankası’ndan faizsiz kredi kullanabilecek. Bu kredilerde iki yıla kadar geri ödemesiz, devamında da yedi yıla kadar vade seçenekleri var. Projeden faydalanan üreticilerimizin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl biz karşılayacağız. TİGEM çiftliklerinde yetişen, üstün genetiğe sahip bu hayvanlarımızın dağıtımını da bölgelere uygun ırklara göre biz yapacağız. Bu projede kadın ve genç üreticilerimize öncelik vereceğiz. Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlerimize de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlayacağız. Böylece hem gençlerimiz kendi doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak, hem de üretime ve istihdama güç katacak. İlk hayvanları da yetiştiricilerimize bu yıl içinde teslim edeceğiz. Küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen bütün genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, "Değerli üreticilerimiz sizler bu ülkenin görünmez ama vazgeçilmez kahramanlarısınız. Vatan söz konusuysa gerisi teferruattır diyerek 15 Temmuz hain darbe girişiminde canınızdan geçip darbecilere arşı sergilediğiniz duruş. Siz alın terini berekete dönüştürensiniz. Siz sofralara gelen her lokmada emeği, sabrı ve şükrü olanlarsınız" dedi.

İznik Gölü için alarm çanları çalıyor: "2 yıl sonra bir damla su bulamayabiliriz!" Haber

İznik Gölü için alarm çanları çalıyor: "2 yıl sonra bir damla su bulamayabiliriz!"

Bursa'da İznik ve Orhangazi'yi doğrudan etkileyen İznik Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İKİ YIL SONRA ÇİFTÇİ SU BULAMAYABİLİR" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. MUHTARLARDAN ORTAK ÇAĞRI: "GÖL OLMAZSA TARIM DA OLMAZ" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye 5 bin TL mazot desteği: Başvuru ekranı açıldı! Haber

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye 5 bin TL mazot desteği: Başvuru ekranı açıldı!

Bursa Büyükşehir Belediyesinin, tarımsal üretimi desteklemek ve çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla sağladığı mazot desteğine başvurular başladı. Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, geçen yıl başlayan ve 6 bin üreticiye 4 bin lira olarak verilen mazot desteği bu yıl yine yüzde 100 hibeli olacak şekilde 5 bin liraya yükseltildi. Mazot desteğinden yararlanmak isteyen çiftçilerin 2 Şubat'ta başlayan başvurularını 1 Mart'a kadar yapması gerekiyor. Çiftçilerin, 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı olması ve ÇKS sahibine ait traktör ruhsatının bulunması şartı aranıyor. Başvurular, www.bursa.bel.tr/kirsaldestek adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilirken, değerlendirmelerin ardından sonuçlar, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başvuru sahiplerine bildirilecek. Hak sahiplerine 5 bin liralık mazot desteği sağlanacak kırsal kalkınma programıyla, üreticilerin ekonomik yükünün hafifletilmesi ve bitkisel üretimin artırılması hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla geçen yıl hayata geçirdikleri "Mazot Desteği" projesinde bu yıl destek miktarını 5 bin liraya çıkardıklarını söyledi. Üreticilerin ilkbahar ekim döneminde yakıt maliyetlerini hafifletmeyi amaçladıklarını dile getiren Bozbey, kırsalda tarlaların boş kalmasını istemediklerini, ellerinden geldiğince üretmek isteyen çiftçilerin yanında olacaklarını kaydetti.

Başkan Bozbey duyurdu: Bursalı üreticiye mazot desteği başlıyor Haber

Başkan Bozbey duyurdu: Bursalı üreticiye mazot desteği başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek ve çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla sağladığı mazot desteğini 5 bin liraya yükseltti. Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, destekten faydalanmak isteyen üreticiler başvurularını 2 Şubat ile 1 Mart arasında yapabilecek. Mazot desteğinden yararlanabilmek için çiftçilerin 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı olması ve ÇKS sahibine ait traktör ruhsatının bulunması şartı aranıyor. Başvurular, www.bursa.bel.tr/kirsaldestek adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Değerlendirmelerin ardından sonuçlar, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başvuru sahiplerine bildirilecek. Mazot desteği programının, kırsal kalkınmaya katkı sağlaması ve üreticilerin ekonomik yükünü hafifletmesi hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla önemli bir desteği geçen yıl hayata geçirdiklerini belirterek, "Mazot Desteği" projesi ile başvuru şartlarını sağlayan yaklaşık 6 bin Bursalı üreticiye, düzenlenen törenle kişi başı 4 bin lira değerinde mazot kartı teslim edildiğini hatırlattı. Üretmek isteyen, tarlasını boş bırakmak istemeyen çiftçilerin yanında olmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini aktaran Bozbey, özellikle maliyetler altında ezilen üreticiye nefes aldıran projelere ağırlık verdiklerini anlattı. Damla sulama borusu, gübre, fidan, toprak analizi, küçükbaş hayvan temini, tohum ve mazot gibi desteklerle çiftçilerin maliyetini düşürmeyi ve gelirlerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Bozbey, bu yıl da tarım ve hayvancılıkla ilgili desteklerinin artarak süreceğini kaydetti. Ekilenin tamamını satın alma garantisi verdiklerini belirten Bozbey, "Bu aldığımız ürünleri de değerlendiriyoruz. Mazot desteği başvuruları başlıyor, talepleri almaya yakında başlayacağız" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.