SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çin

Söz Bursa - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran’da Mücteba Hamaney dönemi başladı, Trump resti çekti: "Hata yaptılar" Haber

İran’da Mücteba Hamaney dönemi başladı, Trump resti çekti: "Hata yaptılar"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yeni dini lideri olarak Mücteba Hamaney'in seçilmesine ilişkin , "Bence büyük bir hata yaptılar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına verdiği röportajda İran'ın yeni dini lideri olarak eski lider Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in seçilmesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi. Ali Hamaney'in savaşın başında bir hava saldırısında ölmesinin ardından Uzmanlar Meclisi'nin Hamaney'in yerine 56 yaşındaki oğlu Mücteba Hamaney'i seçmesini değerlendiren Trump, "Bence büyük bir hata yaptılar. Bunun uzun süre devam edip etmeyeceğini bilmiyorum ama bence büyük bir hata yaptılar" dedi. İRAN'IN PETROLLERİNE EL KONULMASI İHTİMALİNİ REDDETMEDİ ABD Başkanı Donald Trump, telefon üzerinden verdiği kısa röportajda İran'ın petrollerine el konulması ihtimaline ilişkin bir soruya, bu konuyu konuşmak için erken olduğu şeklinde cevap verdi. Diğer yandan böyle bir seçeneği dışlamayarak, bu konuda Venezuela'yı örnek gösteren Trump, "İnsanlar bu konuyu düşündü fakat şimdilik bu meseleyi konuşmak için çok erken" ifadelerini kullandı. Dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 5'lik kısmını gerçekleştiren İran, dünyanın dokuzuncu büyük petrol üreticisi konumunda yer alıyor. Ürettiği petrolün yüzde 80'ini Çin'e ihraç eden İran'ın petrollerine ABD tarafından el konulmasının ABD ve Çin arasında gerginliğe neden olması bekleniyor. Hafta sonu Delaware eyaletindeki Dover şehrinde İran savaşında hayatını kaybeden askerlerin cenaze törenlerine katılan Trump, burada görüştüğü asker yakınlarını "harika insanlar" olarak tanımladı. Röportajda cenaze törenine de değinen Trump, "Her zaman zor oluyor" ifadelerini kullandı.

İhracatçıya 1 trilyonluk kredi desteği: Bakan Bolat yeni müjdeleri peş peşe sıraladı! Haber

İhracatçıya 1 trilyonluk kredi desteği: Bakan Bolat yeni müjdeleri peş peşe sıraladı!

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye’nin 273,4 milyar doları mal, 122,6 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 400 milyar dolara yaklaşan ihracata ulaştı. 2026 hedefimiz ise 410 milyar dolar" dedi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı (Texhibition İstanbul) kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuarda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgedeki savaş ve çatışmaların gölgesinde Ramazan ayının buruk geçtiğini belirterek, "Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve artan gerilim endişe verici" dedi. Türkiye’nin barıştan yana net bir tutum sergilediğini vurgulayan Bolat, bir yandan diplomatik girişimlerle ateşkes çağrısını yinelediklerini, diğer yandan ekonomide üretim, ihracat ve istihdamı desteklemeye devam ettiklerini ifade etti. "Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz" Bölgede yaşanan savaştan kaynaklı buruk bir Ramazan geçirdiklerini ifade eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bölgemiz büyük bir ateş çemberinin tam ortasında. Son birkaç yıla baktığımızda kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda ve batımızda maalesef çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin yoğun bir şekilde olduğunu görüyoruz. Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz. Komşumuz İran'a yönelik olarak İsrail üzerinden yoğun bir saldırı oldu ve burada İran tarafının da Körfez ülkelerine, bölge ülkelerine yönelik ateş açması söz konusu oldu. Bu anlamda biz bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini, ateşkesin sağlanmasını gerçekten güçlü bir şekilde istiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bu saldırılar gerçekten büyük bir infiale sebebiyet verdi. Ama buna rağmen ekonomide ve toplumsal hayatta her şey devam etmek zorunda. Bu nedenle Texhibition Fuarı da İstanbul'umuzun, Türkiye'nin en büyük fuar merkezi İFM'de gerçekleştiriliyor" şeklinde konuştu. "GEÇEN YIL BÜTÇEMİZİN YÜZDE 60'INI TİCARET BAKANLIĞI OLARAK İHRACATÇILARIMIZA DESTEKLERDE KULLANDIK" Türkiye’nin batıdan Fas'a, doğudan Çin'e kadar olan coğrafyada en gelişmiş sanayi ülkesi olduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu sanayimizle 273,4 milyar dolar geçen yıl ihracat yaptık ve bu ihracatın yüzde 93'ü sanayi ürünleriydi. Yine hizmetler sektöründe 122,6 milyar dolar ihracat yaptık. Toplamda 400 milyar dolara yaklaşmıştık. Bu yıl için de 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedefimizi gerçekleştirmek için sizlerle birlikte çok büyük gayret ve çalışmanın içindeyiz. Geçen yıl bütçemizin yüzde 60'ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık. Bu çok önemli bir oran ve hükümet olarak KOBİ'ler için, başta tekstil, giyim, deri, ayakkabı, mobilya sektörlerinde istihdamı korumak kaydıyla kişi başına 2 bin 500 lira destek verdik. Geçen hafta hükümetimiz 100 milyar liralık KGF kredi paketini hazırladı. Piyasa şartlarından çok çok iyi oranlarda firma başına 50 milyon lira üst limitli olarak bu destek de 36 ay vadeli olarak sizlerin istifadesine sunuldu. Eximbank ve Türkbank, Ziraat Bankası, diğer özel bankalar, Vakıfbank; Merkez Bankası'ndan aldığımız ihracat reeskont kredilerini sizlere aktarıyorlar. Bu kredilerin toplamı da 1 trilyona ulaştı. Bunun finansman sübvansiyon açısından ihracatçılarımıza getirdiği yarar 250 milyar Türk lirası" dedi. "OCAK AYINDAN BU YANA BÜTÜN FUARLARDA ÇOK YOĞUN İLGİ VAR" Eximbank’ın geçen yıl 54 milyar dolarla desteklerini kapattıklarını belirten Bolat, "Bu yıl bu rakam 59-60 milyar dolara çıkacak. Türkbank 75 milyar liraya çıkmıştı, o da bu yıl 100 milyarı inşallah geçecek. İGE 210 milyar lira kefalet veriyor. Bütün bu çabalarımız sizler için. 2026'da fuarlarımız çok canlı başladı. Bütün arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var. Eğer bu fuarda prestijli fuar desteğinden yararlanılmak istenmez, başka bir fuarda bu hakkımı kullanacağım denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği sizin emrinizde. Mart ayında geçen yıl yapılan Texhibition fuarlarına biz bakanlık olarak yaklaşık 140 milyon lira katılımcıların ve fuar organizasyonunun tanıtım giderlerine desteklerimizi sunduk. Avrupa Birliği gibi ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye büyüme yarışında ilk üçün içinde. Türkiye 1,6 trilyon dolarlık bir milli gelire sahip. 10 yıl önce, 20 yıl önce hiçbirimiz böyle bir rakamı hayal bile edemezdik. Kişi başına milli gelir 2025 yılı sonunda 18 bin 40 dolar oldu. İhracatımız 400 milyar dolara geldi mal ve hizmetler bazında. Bütün bu yapılanlar halkımızın, vatandaşımızın takdirine her zaman mazhar oldu. Halkımıza minnet borçluyuz, şükran borçluyuz" diyerek sözlerini tamamladı.

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “İş Dünyasında Liderlik ve Kariyer Yolculuğu” etkinliğinin konuğu oldu. Gençlerin yeni ekonominin yeni oyuncuları olmak zorunda olduğunu ifade eden Burkay, “Toplumun dönüşen yapısını ve değişen ihtiyaçlarını iyi okumalısınız. Ekonomide artık ‘al’ dönemi bitti, kullan dönemi başladı. Bu dönüşüme uygun projeler geliştirmek durumundayız.” dedi. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Mudanya Üniversitesi Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın sektörlerinde öne çıkan seçkin isimleri üniversitelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Öğrencileri eğitim aldıkları bölümlere ilişkin sektörlere en iyi şekilde hazırlamak amacıyla teorik derslerin yanı sıra uygulamalı çalışmalara da büyük önem verdiklerini ifade eden Karip, “Bu kapsamda Bursa iş dünyası ile güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. En kıymetli paydaşlarımızdan biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. İmzaladığımız protokollerle her zaman bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. “Ekosistemi Dönüşüme Hazır Hale Getirmeliyiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şu anda içinden geçtiğimiz dönemin hem iktisat hem de işletme alanında adeta devrim niteliğinde bir süreç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, “50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Sanayi Devrimi’nin meydana getirdiği değişim neyse, bugün yaşadığımız dönüşümü en az yüzle çarparak değerlendirmek gerekir. Ekonomideki tüm öğretiler değişiyor, şirketlerin yönetişim modelleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni yönetişim anlayışını doğru analiz etmek ve iyi okumak zorundayız. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil; süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetmek durumundayız. Yapay zekâ devriminin ve yıkıcı inovasyonun tam merkezindeyiz. Asıl mesele, bu dönüşümde yıkılan tarafta mı yoksa yükselen tarafta mı olacağımızdır. Yükselen tarafta yer almak için değişim ve dönüşüm dediğimiz süreci; düşünce yapımızdan olaylara bakış açımıza, çözüm üretme yöntemlerimizden iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilememiz gerekiyor. Bu süreci doğru okuduğumuz takdirde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ve insan kaynağıyla yükselen tarafta yer alacağına yürekten inanıyorum. Bunun için ekosistemimizi mutlaka bu değişime hazır hale getirmeliyiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2013 yılından bu yana ortaya koyduğumuz vizyon ve hayata geçirdiğimiz projeler de tam olarak bu dönüşüm ekseninde ilerlemektedir.” dedi. “Çağın En Büyük Hastalığı Eylemsizlik” İbrahim Burkay, çağın en büyük sorununun “eylemsizlik” olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomide değer üretmek için bilgiye ulaşmanın zor olduğunu belirten Burkay, “Bilgiye sadece iyi üniversitelerde ulaşabiliyordunuz. Ayrıca sermayeye ihtiyaç vardı ve bankalardan finansman sağlamak kolay değildi.” dedi. Günümüzde bilgiye erişimin oldukça kolaylaştığını vurgulayan Burkay, “Bugün 30-40 yıl çalışma yapmış akademisyenler kadar iddia sahibi binlerce insan var. Birçok konuya vakıfız, bilgi her yerde. Ancak kimse bu bilgiyle aksiyon almıyor.” diye konuştu. Özellikle sosyal medyanın ölçüsüz eleştiri kültürünü beslediğini ifade eden Burkay, “Aksiyon aldığınız her projede müthiş bir eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Herkesin bir numaralı hedefi her projeyi, paylaşımı eleştirmek oldu. Bu da en çok eylemsizlik kasını besliyor.” ifadelerini kullandı. “Hayalleriniz Kadar Varsınız” Başarı elde eden kişilere yönelik yaygın bir yaklaşımı da eleştiren Burkay, “Bir şeyi başardığınızda toplumun büyük kısmı ‘Ben bunu 10 yıldır söylüyordum’ diyor. Ancak hayatı şekillendiren şey söylemler değil, eylemlerdir.” dedi. Günümüzde imkânsızlık kavramının ortadan kalktığını belirten Burkay, teknolojinin sunduğu fırsatlara dikkat çekti. “Dünya üzerinde büyük bir rekabet var ancak bir bilgisayar ve bir internet bağlantısıyla yapamayacağınız şey yok. Bu, tamamen hayal gücünüze bağlı. Hayallerinizin ölçüsü kadar varsınız. Konvansiyonel ekonomide milyar dolarlık bir şirket olabilmek için en az 15 bin kişi çalıştırmanız gerekirken, yeni ekonomi tek kişilik unicorn şirketleri ortaya çıkaracak.” dedi. “Başarısız Olmaktan Korkmayın” İbrahim Burkay, düşünceleri hayata geçirmekten korkulmaması gerektiğini belirterek, başarısızlığın başarıya giden yolda temel bir gereklilik olduğunu söyledi. “Başarısız olmak başarının bir numaralı gerekliliğidir. Başarısız olmamış hiçbir aktör yok.” diyen Burkay, bir şeyi geliştirebilmek için önce başlamak gerektiğini vurguladı. İlk adım atılmadan ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Burkay, bu durumun hem bireysel hayatta hem de iş hayatında geçerli olduğunu dile getirdi. Toplum içinde gerçek mutluluğun ancak değer üretmekle mümkün olacağını belirten Burkay, “Eğer değer üretemiyorsanız gerçek mutluluğu elde etmeniz mümkün değil. Bu da ancak aksiyon almakla, eyleme geçmekle mümkün.” dedi. Konuşmanın eylemin önüne geçtiğine dikkat çeken Burkay, “Çok konuşuyoruz, her şeyi konuşuyoruz. Ancak önemli olan konuşmak değil, harekete geçmek.” değerlendirmesinde bulundu. “Çin’i Doğru Okuyun” Küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Burkay, özellikle Çin’in doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi. “Şu anda resmen ilan edilmese de dünyanın süper gücü Çin’dir. Çin’i iyi anlamamız gerekiyor.” diyen Burkay, küresel rekabette doğru konumlanmanın önemine dikkat çekti. Üretim olmadan ekonomik gücün mümkün olmadığını vurgulayan Burkay, “Üretim olmadan hiçbir şey olmaz. Biz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bunun için gayret gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı. Teknolojik üretimin güçlü bir network ile değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Burkay, katma değerli üretimin önemine işaret etti. ‘Al’ Dönemi Bitti, ‘Kullan’ Dönemi Başladı Toplumsal ve ekonomik yapının hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını söyledi. “Araçtan konuta kadar sahiplik azalıyor. ‘Kullan’ dönemi başladı, ‘al’ dönemi bitti. Buna iyi hazırlanmamız lazım.” diye konuştu. Toplumun değişen ihtiyaçlarının doğru okunması gerektiğini belirten Burkay, bu dönüşüme uygun çözümler üretilmesinin önemine değindi. Başkan Burkay etkinlikte ayrıca öğrencilerin sorularını cevapladı. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Tarımda dış ticaret açığı yüzde 134 arttı: Ediz Ün’den "Dışa Bağımlılık" uyarısı! Haber

Tarımda dış ticaret açığı yüzde 134 arttı: Ediz Ün’den "Dışa Bağımlılık" uyarısı!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2025 yılında tarımda dış ticaret açığının bir önceki yıla göre yüzde 134 arttığını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, 2025 yılında 7 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 12,7 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirtti. Bir önceki yıla kıyasla ihracatın yalnızca yüzde 2 arttığını, buna karşın ithalatın yüzde 36 yükseldiğini ifade eden Ün, “2024 yılında tarımda dış ticaret açığımız 2,4 milyar dolardı. 2025’te bu rakam 5,7 milyar dolara çıktı. Yani dış ticaret açığı yüzde 134 arttı. Bu tablo, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketlere ve yabancı çiftçilere aktarıldığını açıkça gösteriyor” dedi. AKP iktidarı döneminde Türkiye tarımının dışa bağımlı hale geldiğini vurgulayan Ün, bu tespitin TÜİK verileriyle sabit olduğunu söyledi. Ün, “Türkiye tarımı dışa bağımlıdır. Bunu ben söylemiyorum, TÜİK’in açıkladığı rakamlar söylüyor. Son 23 yılda 89,3 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 148,5 milyar dolarlık ithalat yapılmış. Ortaya çıkan dış ticaret açığı 59,2 milyar dolar. Bu kaynaklar ülke çiftçisine ve tarım sanayisine aktarılsaydı, Türkiye sadece kendini değil, dünyayı besleyen bir ülke konumuna gelirdi” diye konuştu. Dünyadaki örneklere de dikkat çeken Ün, “Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri tarıma ciddi yatırımlar yapıyor. Serbest Ticaret Anlaşmaları yoluyla ürettiklerini birbirlerine satarak hem güçleniyor hem de küresel ölçekte söz sahibi oluyorlar. Peki biz ne yapıyoruz? İşte bu soruyu artık kendimize sormamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin üretimle hem ekonomik krizden çıkabileceğini hem de çiftçisinin kazanabileceğini belirten Ün, ithalata dayalı anlayışın ülkeyi ileriye taşıyamayacağını söyledi. Ün, “AKP iktidarının 23 yılının 21’inde Türkiye tarımda dış ticaret açığı verdi. Bu anlayış ülke tarımını bir metre bile ileri götüremez. Türkiye’nin ulusal ve uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyacı var. Günübirlik politikalar hayvancılığı çökertti. Bitkisel üretimde yaşanan derin yara ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bir an önce değişim şart” değerlendirmesinde bulundu.

Çin’den elektrikli araçlara kritik güvenlik kararı: Gizli kapı kolları yasaklanıyor Haber

Çin’den elektrikli araçlara kritik güvenlik kararı: Gizli kapı kolları yasaklanıyor

Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı olan Çin’de, Sanayi ve Bilişim Teknolojileri Bakanlığı tarafından duyurulan yeni düzenlemeyle birlikte, elektrikli araçlarda kaza anında içeriden ve dışarıdan manuel olarak açılabilen mekanik kapı sistemleri zorunlu hale getirildi. Çin, bu kararla gizli kapı kollarını yasaklayan ilk ülke olacak. Kapılara ölçü şartı, iç mekâna uyarı zorunluluğu Yeni düzenlemeye göre, bagaj hariç tüm araç kapılarında elle kavranabilecek en az 6 cm x 2 cm x 2,5 cm ölçülerinde fiziksel bir boşluk bulunacak. Ayrıca araç içerisinde, mekanik kapı kollarının yerini gösteren açık ve anlaşılır bir işaretleme yapılması da zorunlu olacak. Yetkililer, bu adımın özellikle yangın, çarpışma ve elektrik kesintisi gibi acil durumlarda yolcuların ve kurtarma ekiplerinin araca erişimini kolaylaştırmayı amaçladığını belirtti. Yürürlük tarihi 2027, mevcut araçlara süre tanındı Alınan karar 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girecek. Halihazırda piyasada bulunan elektrikli araç modellerinin ise iki yıl içinde tasarımlarını yeni kurallara uygun hale getirmesi beklenecek. Düzenleme Çin pazarı için geçerli olsa da, ülkenin küresel elektrikli araç üretimindeki ağırlığı nedeniyle kararın dünya genelinde yeni standartlara yol açabileceği ifade ediliyor. Benzer endişeler ABD’de de gündemde Kasım ayında ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), Tesla’nın elektrikli kapı kollarıyla ilgili artan şikayetler üzerine inceleme başlatmıştı. NHTSA, 2021 Model Tesla Y araçlarında kapı kollarının çalışmaması nedeniyle 9 şikayet alındığını, bazı olaylarda araç sahiplerinin çocuklarını kurtarmak için cam kırmak zorunda kaldığını açıklamıştı. Uzmanlar, Çin’in aldığı bu kararın elektrikli araç tasarımlarında güvenlik odaklı yeni bir dönemi başlatabileceğini vurguluyor.

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda Haber

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda

ABD’deki Chicago Üniversitesi’nde "Bulletin of the Atomic Scientists" dergisinin yönetim kadrosu tarafından 1947 yılı itibarıyla nükleer felaket için geri sayımı başlatılan sembolik saati, gece yarısına daha da yaklaştırıldı. Saat, gün bitimine 85 saniye kala olarak güncellenerek, dünyanın sonunu temsil eden gece yarısına bugüne kadarki en yakın noktaya ayarlanmış oldu. Bilim insanları, saatin daha ileri alınmasına gerekçe olarak, nükleer güçler Rusya, Çin ve ABD’nin giderek saldırganlaşan tutumları, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar ve yapay zekaya ilişkin endişeleri gerekçe gösterdi. Bilim insanları, nükleer kıyametin yaklaşmasına ilişkin öngörünün gerekçelerini açıklarken, yapay zekanın askeri sistemlere kontrolsüz bir şekilde entegre edilmesine ilişkin tehditler, yapay zekanın kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek biyolojik tehditler ve küresel ölçekte dezenformasyon yayılmasındaki üstlenebileceği role ilişkin risklere de işaret etti. "BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY, KÜRESEL LİDERLİKTE BAŞARISIZLIK" 1945’te aralarında Albert Einstein ve J. Robert Oppenheimer’ın da bulunduğu bilim insanları tarafından kurulan derginin CEO’su Alexandra Bell basına yaptığı açıklamada, "Kıyamet Günü Saati, küresel risklerle ilgili ve bizim gördüğümüz şey, küresel liderlikte başarısızlık" ifadelerini kullandı. Bell, "Hangi hükümet söz konusu olursa olsun, neo-emperyalizm ve Orwellvari bir yönetim anlayışına yöneliş, sadece saati gece yarısına daha da yaklaştırmaya yarar" dedi. Bell, "Nükleer riskler açısından bakıldığında 2025’te hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı" ifadelerini kullandı. Nükleer silah denemelerine ilişkin tehditlerin yeniden gün yüzüne çıktığını da belirten Bell, "Nükleer silah kullanımı riski sürdürülebilir değil ve kabul edilemez derecede yüksek" dedi. Ukrayna’daki savaş, ABD ile İsrail’in İran’ı bombalaması ve Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların oluşturduğu risklere işaret eden Bell, ayrıca Asya’da Kore Yarımadası ve Tayvan’a ilişkin gerilimler ile ABD Başkanı Donald Trump’ın bir yıl önce göreve gelmesiyle birlikte artan gerilimlere de gönderme yaptı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü, Caydırıcılık ve İstikrar Bürosu’nda Nükleer İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Bell, "Rusya, Çin, ABD ve diğer büyük ülkeler, giderek daha saldırgan ve nasyonalist hale geldi" ifadelerini kullandı. Bell, büyük ülkelerin "kazanan her şeyi alır" zihniyetine dayalı güç rekabetinin dünyanın karşı karşıya olduğu risklerin düşürülmesi için gerekli olan uluslararası işbirliğini zayıflattığını belirtti. ABD 30 YILI AŞKIN BİR ARADAN SONRA TEKRAR NÜKLEER SİLAH DENEMELERİNİ BAŞLATMA KARARI ALMIŞTI ABD ile Rusya arasında halen yürürlükte olan son nükleer anlaşma olan New START antlaşması, 5 Şubat’ta sona erecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında yaptığı açıklamada her iki tarafın konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısını bin 550 ile sınırlayan bu anlaşmanın hükümlerinin geçerliliğini bir yıl daha uzatmaya hazır olduklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Trump, bu teklife henüz resmi bir yanıt vermedi. ABD Başkanı Trump, ekim ayında ABD ordusuna 30 yılı aşkın bir aradan sonra tekrar nükleer silah denemelerini başlatma talimatı vermişti. 2017 yılında Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği deneme haricinde hiçbir nükleer güç, çeyrek asrı aşkın bir süredir nükleer silah denemesi gerçekleştirmemişti. KIYAMET GÜNÜ SAATİ DÖRT YIL İÇİNDE ÜÇÜNCÜ KEZ İLERİ ALINDI 1947’de gece yarısına 7 dakika kala olarak ayarlanan Kıyamet Günü Saati, o tarihten bu yana sekiz kez geri, 18 kez ileri alındı. Saatin, dünyanın nükleer kıyametini timsal eden gece yarısından en uzak olduğu saat 1991’de 17 dakika ile olurken, en yakın olduğu saat ise 85 saniye ile bugün oldu. Bilim insanlarının bugünkü müdahalesi, saatin son dört yıl içinde üçüncü kez gece yarısına yaklaşacak şekilde yeniden ayarlanması oldu.

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı Haber

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes için oluşturulan fakat ABD Başkanı Trump'ın ifadelerine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışarak küresel ölçekte geniş bir rol üstlenecek olan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi imza töreni İsviçre Alpleri'ndeki Davos kasabasında gerçekleştirildi. ABD Başkanı Trump, başkanlığını üstlendiği Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesine 19 katılımcı ülkenin temsilcileriyle birlikte imza attı. İmza töreni için masaya ilk davet edilen liderler, Donald Trump ile birlikte Bahreyn ve Fas liderleri oldu. İlk imzaların ardından "Barış Kurulu, artık resmen uluslararası bir örgüttür" ifadelerini kullanan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri olarak diğer ülkelerin temsilcilerini de sırayla sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Trump imza töreninin ardından da katılımcı lider ve temsilcilerin huzurunda BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı uyarınca Barış Kurulu'nun Gazze yetkisini düzenleyen ilk karara imza attı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Fidan temsil etti Törende Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ederken, sözleşmeye imza atan liderler arasında Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Moğolistan Başbakanı Gombojav Zandanshatar da yer aldı. Beyaz Saray 21 ülkeyi açıkladı Beyaz Saray, ABD'nin yanı sıra Barış Kurulu'na katılan ülkeleri kamuoyuyla paylaştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kurulda "Türkiye, Bahreyn, Fas, Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Mısır, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Moğolistan, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan" yer aldı. Trump öncülüğündeki Barış Kurulu'nun Birleşmiş Milletler'e alternatif bir yapı olacağına ilişkin spekülasyonlar devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri henüz kurula katılmayı taahhüt etmedi. Rusya, teklifin incelendiğini açıklarken, Fransa daveti reddetti. İngiltere, şimdilik katılmadığını açıklarken, Çin ise henüz ülkenin kurulda yer alıp almayacağına ilişkin bir açıklama yayınlamadı.

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz" Haber

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıda Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşiyle birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de katıldığı basın toplantısında Trump, "Dün gece geç saatlerde ve bugün erken saatlerde benim talimatımla ABD Silahlı Kuvvetleri, Venezuela’nın başkentinde olağanüstü bir askeri operasyon gerçekleştirdi. Havada, karada ve denizde, ezici Amerikan askeri gücü kullanılarak son derece çarpıcı bir saldırı düzenlendi. Böylesine bir saldırı 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmedi. Bu, Caracas’ın kalbindeki askeri açıdan ağır bir şekilde tahkim edilmiş kale gibi yapıya karşı kanun kaçağı diktatör Nicolas Maduro’yu adalet önüne çıkarmak amacıyla uygulanan bir güçtü. Bu, Amerikan tarihinde Amerikan askeri kudretinin ve yetkinliğinin en çarpıcı, en etkili ve en güçlü manifestolarından biriydi" şeklinde konuştu. KASIM SÜLEYMANİ VE EL-BAĞDADİ BENZETMESİ Venezuela’ya yönelik askeri saldırıyı İranlı General Kasım Süleymani, terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Bekir el-Bağdadi'nin öldürülmesi ve İran’ın nükleer tesislerinin hedef alındığı "Gece Yarısı Çekici" operasyonuna benzeten Trump, "Ordumuz, gecenin kör karanlığında Maduro’yu başarılı bir şekilde yakaladı. Sahip olduğumuz bir yetenek çerçevesinde Caracas’ta ışıklar büyük ölçüde kapatılmıştı. Karanlık ve ölümcüldü" ifadelerini kullandı. Trump, operasyonda hiçbir Amerikan personelinin hayatını kaybetmediğini ve askeri teçhizat kaybı da yaşanmadığını ifade etti. "ÜLKE YÖNETİMİNDE UYGUN BİR GEÇİŞ SAĞLANANA KADAR ORADA KALACAĞIZ" ABD’nin Maduro sonrası dönemde uygun bir geçiş sağlanana kadar orada kalacağını ve ülkenin idaresini üstleneceğini söyleyen Trump, "Güvenli ve makul bir geçişin gerçekleştirilebileceği zamana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip uzun yıllardır yaşadığımız durumun tekrarına sebep olmasını istemiyoruz. Bu nedenle güvenli, doğru ve makul bir geçiş yapılıncaya kadar ülkeyi yöneteceğiz" dedi. "ABD PETROL ŞİRKETLERİNİ ÜLKEYE SOKACAĞIZ" Venezuela’daki petrol sektörünün çok kötü durumda olduğunu ve ABD’nin bu konuyla ilgileneceğini de belirten Trump, "Çok az üretim yapılıyordu. Dünyanın en büyüklerinden olan ABD petrol şirketlerini ülkeye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayarak ağır bir şekilde tahrip olmuş petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için gelir üretmeye başlayacaklar" dedi. "GEREKİRSE İKİNCİ DALGA SALDIRILARI GERÇEKLEŞTİRMEYE HAZIRIZ" ABD’nin gerekirse yeni bir saldırıya da hazır olduğunu ifade eden Trump, "Gerekirse ikinci ve çok daha büyük bir saldırıya hazırız. Aslında ikinci bir dalganın gerekli olacağını varsaymıştık ama ilk operasyon o kadar başarılı oldu ki muhtemelen buna gerek kalmayacak. Ama yine de gerekirse ikinci dalga saldırıları gerçekleştirmeye hazırız" dedi. Venezuela lideri Maduro’yu ABD’ye yasa dışı uyuşturucu sevkiyatından sorumlu tutan Trump, Maduro aleyhinde hazırlanan iddianamede de Maduro’nun binlerce Amerikalının ölümüne yol açan uyuşturucu maddeleri ABD’ye taşıyan karteli bizzat yönetmekle suçlandığını söyledi. Maduro ve eşinin yakında Amerikan adaletinin karşısına çıkacağını vurgulayan Trump, "Amerikan topraklarında yargılanacaklar. Şu anda nihai destinasyonları New York olmak üzere bir gemide bulunuyorlar. Suçlarına dair ezici kanıtlar var ve bunlar mahkemeye sunulacak" şeklinde konuştu. TRUMP'TAN VENEZUELALI SİYASİ VE ASKERİ AKTÖRLERE TEHDİT Trump, "ABD donanması hazır durumda kalmaya devam ediyor ve ABD’nin tüm talepleri karşılanıp yerine getirilene kadar tüm askeri seçenekler masada kalacak. Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri aktörler, Maduro’nun başına gelenlerin kendi başlarına da gelebileceğini anlamalıdır" şeklinde konuştu. "ASKERLERİMİZİN ORADA OLMASINDAN KORKMUYORUZ" ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerinin Venezuela'da konuşlanıp konuşlanmayacağına ilişkin bir soruya, "Askerlerimizin orada olmasından korkmuyoruz. Gece saatlerinde halihazırda oldukça yüksek düzeyde Venezuela'ya ayak basmışlardı. Ülkenin iyi yönetildiğinden emin olacağız" cevabını verdi. Trump, "Şu an oradayız ve gerekirse yeniden harekete geçmeye hazırız. Ülkeyi doğru bir şekilde idare edeceğiz. Sağduyulu ve adil bir şekilde yönetilecek. Çok para kazandırılacak. Bu parayı halka vereceğiz" dedi. Venezuela’daki petrol endüstrisinin altyapısının ABD tarafından kurulduğunu fakat Venezuela’nın haksız bir şekilde bu yatırımlara el koyduğunu söyleyen Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden dönemine değinerek, "Bizi yok sayarcasına bunları ele geçirdiler. ABD’de bu konuda hiçbir şey yapmamaya karar veren bir başkanımız vardı. Biz, bir şey yaptık. Geç kaldık ama yaptık" ifadelerini kullandı. "VENEZUELA’YI BİZ YÖNETECEĞİZ" Venezuela’nın kim tarafından yönetileceği şeklindeki soruya Trump, arkasında bulunan bakanları işaret ederek, "Bir süreliğine, büyük ölçüde şu anda hemen arkamda duran kişiler olacak. Biz yöneteceğiz. Ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız" şeklinde cevap verdi. Trump, "Venezuela, ülke tekrar rayına oturana, halk için çok para kazandırana, insanlara iyi bir yaşam sunana ve Venezuela’dan zorla çıkarılmış insanlara tazminat sağlanana kadar, bir grup tarafından yönetilecek" dedi. "KOLOMBİYA ARKASINI KOLLAMALI" Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun da "arkasını kollaması" gerektiğine ilişkin birkaç hafta önce yaptığı açıklama kendisine hatırlatılan Trump, "Kendisinin kokain değirmenleri var. Kokain ürettiği tesisler var. Evet, yaptığım açıklamanın arkasındayım. Kokain üretiyorlar ve ABD’ye gönderiyorlar. Dolayısıyla onun da arkasını kollaması gerekiyor" dedi. "MADURO, ABD ASKERLERİNE KARŞILIK VERSEYDİ HAYATINI KAYBEDEBİLİRDİ" Trump, Maduro’nun operasyon sırasında öldürülmesi ihtimaline ilişkin bir soruya cevabında, "Maduro, ABD askerlerine karşılık verseydi hayatını kaybedebilirdi. Güvenli bir yere, bütünüyle çelik bir yere ulaşmaya çalışıyordu ancak bizimkiler o kadar hızlıydı ki kapıya ulaşamadı. Çok fazla mukavemet vardı, o mukavemetin içinden çok hızlı geçtiler, çok ciddi bir karşı koyma söz konusuydu. Güvenli yere ulaşmaya çalışıyordu ancak orası da güvenli değildi çünkü kapıyı patlatmış olurduk" şeklinde konuştu. "ÇOK DAHA BÜYÜK MİKTARLARDA PETROL SATACAĞIZ" Çin ve Rusya gibi ülkelerin Venezuela’daki çıkarlarına ilişkin bir soruya Trump, "Onlara petrol satacağız. Muhtemelen çok daha büyük miktarlarda petrol satacağız. Çünkü altyapıları çok kötü olduğu için fazla üretim yapamıyorlardı. Diğer ülkelere büyük miktarlarda petrol satacağız" dedi. "ÇEKİLİRSEK TOPARLANMA İHTİMALİ SIFIR OLUR" Venezuela’nın doğru bir şekilde yönetileceğini yeniden vurgulayan Trump, Venezuela Devlet Başkanı Yardmıcısı Delcy Rodriguez’e değinerek, "Biz çekilip gidersek kim devralacak? Devralacak kimse yok. Maduro tarafından atanmış bir başkan yardımcısı var. Şu anda Başkan yardımcısı sanıyorum başkan konumunda. Kısa süre önce başkan olarak yemin etti. Marco Rubio ile uzun bir görüşme yaptı ve ‘Neye ihtiyacınız olursa yapacağız’ dedi. Çok nazikti ama zaten başka seçeneği yok" dedi. Maduro’yu devirdikten sonra çekip gitmelerinin söz konusu olmadığını söyleyen Trump, "Çekilirsek toparlanma ihtimali sıfır olur. Profesyonel bir şekilde idare edeceğiz. Dünyanın en büyük petrol şirketleri girip milyarlarca dolar yatırım yapacak ve gelir elde edecek. Bu para, Venezuela’da kullanılacak. En çok Venezuela halkı istifade edecek" ifadelerini kullandı. Trump, ABD’nin Venezuela’yı yıllarca yönetmesi ihtimaline ilişkin bir soruya ise, "Bunun bize bir maliyeti olmayacak. Çünkü üretilecek para çok büyük. Güvenlik istiyoruz. Düşmanlarımızı barındıran ülkelerle çevrili olmak istemiyoruz. Yeniden inşa edeceğiz ve parayı biz harcıyor olmayacağız. Petrol şirketleri harcayacak" dedi. "SON GÖRÜŞMEMİZDE TESLİM OLMASINI SÖYLEDİM" Trump, Maduro ile son görüşmesine ilişkin bir soruya ise, "Maduro ile son görüşmemizde ona teslim olmasını söyledim. Bunu yapmaya oldukça yakın olduğunu düşünüyordum. Şimdiyse teslim olmuş olmayı diliyordur" ifadeleriyle cevap verdi. "PUTİN’LE MADURO’YU KONUŞMADIK" Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile son görüşmesinde Maduro’ya ilişkin konuşup konuşmadıkları yönündeki soruya ise, "Hayır, Maduro’yu konuşmadık" şeklinde cevap verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.