SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çin

Söz Bursa - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda Haber

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda

ABD’deki Chicago Üniversitesi’nde "Bulletin of the Atomic Scientists" dergisinin yönetim kadrosu tarafından 1947 yılı itibarıyla nükleer felaket için geri sayımı başlatılan sembolik saati, gece yarısına daha da yaklaştırıldı. Saat, gün bitimine 85 saniye kala olarak güncellenerek, dünyanın sonunu temsil eden gece yarısına bugüne kadarki en yakın noktaya ayarlanmış oldu. Bilim insanları, saatin daha ileri alınmasına gerekçe olarak, nükleer güçler Rusya, Çin ve ABD’nin giderek saldırganlaşan tutumları, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar ve yapay zekaya ilişkin endişeleri gerekçe gösterdi. Bilim insanları, nükleer kıyametin yaklaşmasına ilişkin öngörünün gerekçelerini açıklarken, yapay zekanın askeri sistemlere kontrolsüz bir şekilde entegre edilmesine ilişkin tehditler, yapay zekanın kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek biyolojik tehditler ve küresel ölçekte dezenformasyon yayılmasındaki üstlenebileceği role ilişkin risklere de işaret etti. "BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY, KÜRESEL LİDERLİKTE BAŞARISIZLIK" 1945’te aralarında Albert Einstein ve J. Robert Oppenheimer’ın da bulunduğu bilim insanları tarafından kurulan derginin CEO’su Alexandra Bell basına yaptığı açıklamada, "Kıyamet Günü Saati, küresel risklerle ilgili ve bizim gördüğümüz şey, küresel liderlikte başarısızlık" ifadelerini kullandı. Bell, "Hangi hükümet söz konusu olursa olsun, neo-emperyalizm ve Orwellvari bir yönetim anlayışına yöneliş, sadece saati gece yarısına daha da yaklaştırmaya yarar" dedi. Bell, "Nükleer riskler açısından bakıldığında 2025’te hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı" ifadelerini kullandı. Nükleer silah denemelerine ilişkin tehditlerin yeniden gün yüzüne çıktığını da belirten Bell, "Nükleer silah kullanımı riski sürdürülebilir değil ve kabul edilemez derecede yüksek" dedi. Ukrayna’daki savaş, ABD ile İsrail’in İran’ı bombalaması ve Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların oluşturduğu risklere işaret eden Bell, ayrıca Asya’da Kore Yarımadası ve Tayvan’a ilişkin gerilimler ile ABD Başkanı Donald Trump’ın bir yıl önce göreve gelmesiyle birlikte artan gerilimlere de gönderme yaptı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü, Caydırıcılık ve İstikrar Bürosu’nda Nükleer İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Bell, "Rusya, Çin, ABD ve diğer büyük ülkeler, giderek daha saldırgan ve nasyonalist hale geldi" ifadelerini kullandı. Bell, büyük ülkelerin "kazanan her şeyi alır" zihniyetine dayalı güç rekabetinin dünyanın karşı karşıya olduğu risklerin düşürülmesi için gerekli olan uluslararası işbirliğini zayıflattığını belirtti. ABD 30 YILI AŞKIN BİR ARADAN SONRA TEKRAR NÜKLEER SİLAH DENEMELERİNİ BAŞLATMA KARARI ALMIŞTI ABD ile Rusya arasında halen yürürlükte olan son nükleer anlaşma olan New START antlaşması, 5 Şubat’ta sona erecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında yaptığı açıklamada her iki tarafın konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısını bin 550 ile sınırlayan bu anlaşmanın hükümlerinin geçerliliğini bir yıl daha uzatmaya hazır olduklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Trump, bu teklife henüz resmi bir yanıt vermedi. ABD Başkanı Trump, ekim ayında ABD ordusuna 30 yılı aşkın bir aradan sonra tekrar nükleer silah denemelerini başlatma talimatı vermişti. 2017 yılında Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği deneme haricinde hiçbir nükleer güç, çeyrek asrı aşkın bir süredir nükleer silah denemesi gerçekleştirmemişti. KIYAMET GÜNÜ SAATİ DÖRT YIL İÇİNDE ÜÇÜNCÜ KEZ İLERİ ALINDI 1947’de gece yarısına 7 dakika kala olarak ayarlanan Kıyamet Günü Saati, o tarihten bu yana sekiz kez geri, 18 kez ileri alındı. Saatin, dünyanın nükleer kıyametini timsal eden gece yarısından en uzak olduğu saat 1991’de 17 dakika ile olurken, en yakın olduğu saat ise 85 saniye ile bugün oldu. Bilim insanlarının bugünkü müdahalesi, saatin son dört yıl içinde üçüncü kez gece yarısına yaklaşacak şekilde yeniden ayarlanması oldu.

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı Haber

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes için oluşturulan fakat ABD Başkanı Trump'ın ifadelerine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışarak küresel ölçekte geniş bir rol üstlenecek olan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi imza töreni İsviçre Alpleri'ndeki Davos kasabasında gerçekleştirildi. ABD Başkanı Trump, başkanlığını üstlendiği Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesine 19 katılımcı ülkenin temsilcileriyle birlikte imza attı. İmza töreni için masaya ilk davet edilen liderler, Donald Trump ile birlikte Bahreyn ve Fas liderleri oldu. İlk imzaların ardından "Barış Kurulu, artık resmen uluslararası bir örgüttür" ifadelerini kullanan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri olarak diğer ülkelerin temsilcilerini de sırayla sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Trump imza töreninin ardından da katılımcı lider ve temsilcilerin huzurunda BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı uyarınca Barış Kurulu'nun Gazze yetkisini düzenleyen ilk karara imza attı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Fidan temsil etti Törende Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ederken, sözleşmeye imza atan liderler arasında Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Moğolistan Başbakanı Gombojav Zandanshatar da yer aldı. Beyaz Saray 21 ülkeyi açıkladı Beyaz Saray, ABD'nin yanı sıra Barış Kurulu'na katılan ülkeleri kamuoyuyla paylaştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kurulda "Türkiye, Bahreyn, Fas, Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Mısır, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Moğolistan, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan" yer aldı. Trump öncülüğündeki Barış Kurulu'nun Birleşmiş Milletler'e alternatif bir yapı olacağına ilişkin spekülasyonlar devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri henüz kurula katılmayı taahhüt etmedi. Rusya, teklifin incelendiğini açıklarken, Fransa daveti reddetti. İngiltere, şimdilik katılmadığını açıklarken, Çin ise henüz ülkenin kurulda yer alıp almayacağına ilişkin bir açıklama yayınlamadı.

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz" Haber

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıda Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşiyle birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de katıldığı basın toplantısında Trump, "Dün gece geç saatlerde ve bugün erken saatlerde benim talimatımla ABD Silahlı Kuvvetleri, Venezuela’nın başkentinde olağanüstü bir askeri operasyon gerçekleştirdi. Havada, karada ve denizde, ezici Amerikan askeri gücü kullanılarak son derece çarpıcı bir saldırı düzenlendi. Böylesine bir saldırı 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmedi. Bu, Caracas’ın kalbindeki askeri açıdan ağır bir şekilde tahkim edilmiş kale gibi yapıya karşı kanun kaçağı diktatör Nicolas Maduro’yu adalet önüne çıkarmak amacıyla uygulanan bir güçtü. Bu, Amerikan tarihinde Amerikan askeri kudretinin ve yetkinliğinin en çarpıcı, en etkili ve en güçlü manifestolarından biriydi" şeklinde konuştu. KASIM SÜLEYMANİ VE EL-BAĞDADİ BENZETMESİ Venezuela’ya yönelik askeri saldırıyı İranlı General Kasım Süleymani, terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Bekir el-Bağdadi'nin öldürülmesi ve İran’ın nükleer tesislerinin hedef alındığı "Gece Yarısı Çekici" operasyonuna benzeten Trump, "Ordumuz, gecenin kör karanlığında Maduro’yu başarılı bir şekilde yakaladı. Sahip olduğumuz bir yetenek çerçevesinde Caracas’ta ışıklar büyük ölçüde kapatılmıştı. Karanlık ve ölümcüldü" ifadelerini kullandı. Trump, operasyonda hiçbir Amerikan personelinin hayatını kaybetmediğini ve askeri teçhizat kaybı da yaşanmadığını ifade etti. "ÜLKE YÖNETİMİNDE UYGUN BİR GEÇİŞ SAĞLANANA KADAR ORADA KALACAĞIZ" ABD’nin Maduro sonrası dönemde uygun bir geçiş sağlanana kadar orada kalacağını ve ülkenin idaresini üstleneceğini söyleyen Trump, "Güvenli ve makul bir geçişin gerçekleştirilebileceği zamana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip uzun yıllardır yaşadığımız durumun tekrarına sebep olmasını istemiyoruz. Bu nedenle güvenli, doğru ve makul bir geçiş yapılıncaya kadar ülkeyi yöneteceğiz" dedi. "ABD PETROL ŞİRKETLERİNİ ÜLKEYE SOKACAĞIZ" Venezuela’daki petrol sektörünün çok kötü durumda olduğunu ve ABD’nin bu konuyla ilgileneceğini de belirten Trump, "Çok az üretim yapılıyordu. Dünyanın en büyüklerinden olan ABD petrol şirketlerini ülkeye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayarak ağır bir şekilde tahrip olmuş petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için gelir üretmeye başlayacaklar" dedi. "GEREKİRSE İKİNCİ DALGA SALDIRILARI GERÇEKLEŞTİRMEYE HAZIRIZ" ABD’nin gerekirse yeni bir saldırıya da hazır olduğunu ifade eden Trump, "Gerekirse ikinci ve çok daha büyük bir saldırıya hazırız. Aslında ikinci bir dalganın gerekli olacağını varsaymıştık ama ilk operasyon o kadar başarılı oldu ki muhtemelen buna gerek kalmayacak. Ama yine de gerekirse ikinci dalga saldırıları gerçekleştirmeye hazırız" dedi. Venezuela lideri Maduro’yu ABD’ye yasa dışı uyuşturucu sevkiyatından sorumlu tutan Trump, Maduro aleyhinde hazırlanan iddianamede de Maduro’nun binlerce Amerikalının ölümüne yol açan uyuşturucu maddeleri ABD’ye taşıyan karteli bizzat yönetmekle suçlandığını söyledi. Maduro ve eşinin yakında Amerikan adaletinin karşısına çıkacağını vurgulayan Trump, "Amerikan topraklarında yargılanacaklar. Şu anda nihai destinasyonları New York olmak üzere bir gemide bulunuyorlar. Suçlarına dair ezici kanıtlar var ve bunlar mahkemeye sunulacak" şeklinde konuştu. TRUMP'TAN VENEZUELALI SİYASİ VE ASKERİ AKTÖRLERE TEHDİT Trump, "ABD donanması hazır durumda kalmaya devam ediyor ve ABD’nin tüm talepleri karşılanıp yerine getirilene kadar tüm askeri seçenekler masada kalacak. Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri aktörler, Maduro’nun başına gelenlerin kendi başlarına da gelebileceğini anlamalıdır" şeklinde konuştu. "ASKERLERİMİZİN ORADA OLMASINDAN KORKMUYORUZ" ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerinin Venezuela'da konuşlanıp konuşlanmayacağına ilişkin bir soruya, "Askerlerimizin orada olmasından korkmuyoruz. Gece saatlerinde halihazırda oldukça yüksek düzeyde Venezuela'ya ayak basmışlardı. Ülkenin iyi yönetildiğinden emin olacağız" cevabını verdi. Trump, "Şu an oradayız ve gerekirse yeniden harekete geçmeye hazırız. Ülkeyi doğru bir şekilde idare edeceğiz. Sağduyulu ve adil bir şekilde yönetilecek. Çok para kazandırılacak. Bu parayı halka vereceğiz" dedi. Venezuela’daki petrol endüstrisinin altyapısının ABD tarafından kurulduğunu fakat Venezuela’nın haksız bir şekilde bu yatırımlara el koyduğunu söyleyen Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden dönemine değinerek, "Bizi yok sayarcasına bunları ele geçirdiler. ABD’de bu konuda hiçbir şey yapmamaya karar veren bir başkanımız vardı. Biz, bir şey yaptık. Geç kaldık ama yaptık" ifadelerini kullandı. "VENEZUELA’YI BİZ YÖNETECEĞİZ" Venezuela’nın kim tarafından yönetileceği şeklindeki soruya Trump, arkasında bulunan bakanları işaret ederek, "Bir süreliğine, büyük ölçüde şu anda hemen arkamda duran kişiler olacak. Biz yöneteceğiz. Ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız" şeklinde cevap verdi. Trump, "Venezuela, ülke tekrar rayına oturana, halk için çok para kazandırana, insanlara iyi bir yaşam sunana ve Venezuela’dan zorla çıkarılmış insanlara tazminat sağlanana kadar, bir grup tarafından yönetilecek" dedi. "KOLOMBİYA ARKASINI KOLLAMALI" Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun da "arkasını kollaması" gerektiğine ilişkin birkaç hafta önce yaptığı açıklama kendisine hatırlatılan Trump, "Kendisinin kokain değirmenleri var. Kokain ürettiği tesisler var. Evet, yaptığım açıklamanın arkasındayım. Kokain üretiyorlar ve ABD’ye gönderiyorlar. Dolayısıyla onun da arkasını kollaması gerekiyor" dedi. "MADURO, ABD ASKERLERİNE KARŞILIK VERSEYDİ HAYATINI KAYBEDEBİLİRDİ" Trump, Maduro’nun operasyon sırasında öldürülmesi ihtimaline ilişkin bir soruya cevabında, "Maduro, ABD askerlerine karşılık verseydi hayatını kaybedebilirdi. Güvenli bir yere, bütünüyle çelik bir yere ulaşmaya çalışıyordu ancak bizimkiler o kadar hızlıydı ki kapıya ulaşamadı. Çok fazla mukavemet vardı, o mukavemetin içinden çok hızlı geçtiler, çok ciddi bir karşı koyma söz konusuydu. Güvenli yere ulaşmaya çalışıyordu ancak orası da güvenli değildi çünkü kapıyı patlatmış olurduk" şeklinde konuştu. "ÇOK DAHA BÜYÜK MİKTARLARDA PETROL SATACAĞIZ" Çin ve Rusya gibi ülkelerin Venezuela’daki çıkarlarına ilişkin bir soruya Trump, "Onlara petrol satacağız. Muhtemelen çok daha büyük miktarlarda petrol satacağız. Çünkü altyapıları çok kötü olduğu için fazla üretim yapamıyorlardı. Diğer ülkelere büyük miktarlarda petrol satacağız" dedi. "ÇEKİLİRSEK TOPARLANMA İHTİMALİ SIFIR OLUR" Venezuela’nın doğru bir şekilde yönetileceğini yeniden vurgulayan Trump, Venezuela Devlet Başkanı Yardmıcısı Delcy Rodriguez’e değinerek, "Biz çekilip gidersek kim devralacak? Devralacak kimse yok. Maduro tarafından atanmış bir başkan yardımcısı var. Şu anda Başkan yardımcısı sanıyorum başkan konumunda. Kısa süre önce başkan olarak yemin etti. Marco Rubio ile uzun bir görüşme yaptı ve ‘Neye ihtiyacınız olursa yapacağız’ dedi. Çok nazikti ama zaten başka seçeneği yok" dedi. Maduro’yu devirdikten sonra çekip gitmelerinin söz konusu olmadığını söyleyen Trump, "Çekilirsek toparlanma ihtimali sıfır olur. Profesyonel bir şekilde idare edeceğiz. Dünyanın en büyük petrol şirketleri girip milyarlarca dolar yatırım yapacak ve gelir elde edecek. Bu para, Venezuela’da kullanılacak. En çok Venezuela halkı istifade edecek" ifadelerini kullandı. Trump, ABD’nin Venezuela’yı yıllarca yönetmesi ihtimaline ilişkin bir soruya ise, "Bunun bize bir maliyeti olmayacak. Çünkü üretilecek para çok büyük. Güvenlik istiyoruz. Düşmanlarımızı barındıran ülkelerle çevrili olmak istemiyoruz. Yeniden inşa edeceğiz ve parayı biz harcıyor olmayacağız. Petrol şirketleri harcayacak" dedi. "SON GÖRÜŞMEMİZDE TESLİM OLMASINI SÖYLEDİM" Trump, Maduro ile son görüşmesine ilişkin bir soruya ise, "Maduro ile son görüşmemizde ona teslim olmasını söyledim. Bunu yapmaya oldukça yakın olduğunu düşünüyordum. Şimdiyse teslim olmuş olmayı diliyordur" ifadeleriyle cevap verdi. "PUTİN’LE MADURO’YU KONUŞMADIK" Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile son görüşmesinde Maduro’ya ilişkin konuşup konuşmadıkları yönündeki soruya ise, "Hayır, Maduro’yu konuşmadık" şeklinde cevap verdi.

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde" Haber

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde"

Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi'nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti'nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay'ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye'yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002'den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika'da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır'da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKMÜŞ DURUMDA" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye'yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye'nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye'nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye'de çöktü. Suriye'de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye'nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye'nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KULLANANLARI UZAKTA ARAMAYA GEREK YOK" Türkiye'nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye'nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "ANA MUHALEFET PARTİSİ TAM BİR ORTADOĞU'YA DÖNDÜ" Ak Parti'nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu'ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa'da iktidar dileniyor. Türkiye'yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri'nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay'a gittik. Hatay'da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi'nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye'nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye'de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan'a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye'nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye'nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye'yi getirdik, hedefler koyduk" "TÜRKİYE'DEKİ SORUNLAR MASAMIZIN ÜZERİNDEDİR. EMEKLİ, ÇALIŞAN VE ÇİFTÇİMİZİN GELİRİNİ ARTTIRACAĞIZ" Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye'nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa'nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye'yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı.

BTSO Başkanı Burkay: "Eğitimde rekabetçilik için yeni iş modellerine ihtiyacımız var" Haber

BTSO Başkanı Burkay: "Eğitimde rekabetçilik için yeni iş modellerine ihtiyacımız var"

Eğitim sektörü istişare toplantısına katılan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, eğitim sektöründe geleceği şekillendirecek yeni iş modellerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, “Bilgi aktarmak kadar bilgiyi üretebilmek de çok kıymetli. Eğitimde yeni iş modelleri oluşturmak, özellikle gelecek 50 yılda bizim rekabetçiliğimizi güçlendirecek alanlarda yetkinliklerimizi geliştirecek yollar açmamız gerekiyor.” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) 59. Meslek Komitesi Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Üyesi İsmail Güler ile özel okullar, kurslar ve anaokulları sektörü temsilcileri katıldı. Sektörel talepler ve beklentilerin değerlendirildiği toplantıda ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bursa Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanı Gökhan Kuzu ve Bakanlık Baş İş Müfettişi Volkan Avcı eğitim sektöründe teftiş süreçlerine ilişkin sektör temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Kalkınmayı Gelişmişliğe Taşıyacak Olan Unsur Eğitimdir BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, eğitimin toplumların gelişmesinde en önemli başlıklardan biri olduğunu belirtti. Burkay, “Bir toplumun kültür-sanattan sanayiye kadar her alanda gelişebilmesi için dünya ile rekabet edebilecek bir eğitim sistemine ihtiyaç var.” dedi. Toplumların en önemli dönüştürücü gücünün eğitim olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, 59. Meslek Komitesi’nin bu alanda değerli çalışmalar yaptığını söyledi. Eğitim sektöründe geleceği şekillendirmek için yeni iş modellerine ihtiyaç olduğunu ifade eden Burkay, “Mevcut durumda eğitim sektöründe bina, servis, yeme-içme gibi eğitim dışı gider kalemleri yüzde 50’ye yaklaştı. Yapay zekâ ile öğretmen kavramı da değişiyor. Burada eğitime farklı bir perspektiften yaklaşmak gerekiyor. Nüfus olarak yaşlanıyoruz ancak eğitim süreçlerinde dünyayı iyi okumamız gerekiyor.” dedi. Bilgiyi Aktarmak Kadar Üretmek de Çok Kıymetli Doğal kaynakları ve insan kaynağı zengin ülkelerin gelecek 50 yılda önemli bir konumda olacağını ifade eden İbrahim Burkay, “Fütüristlerin tamamı G-7 ülkelerinin değişeceğini öngörüyor. Şu anda Çin 1,5 milyar nüfusa sahip. Bundan 10 yıl önce tek çocuk kısıtlaması kaldırılan ülke dünya ticaretini manipüle ediyor. Çin üretimle dünyayı ele geçiriyor. Burada en büyük dayanağı nüfusu. Çin’in geçen yıl dış ticaret fazlası 1 trilyon dolara ulaştı. Bu dünya ticaretinin yüzde 5’ine tekabül ediyor. Yani nüfus bu işin olmazsa olmazı. Sizler toplumu dönüştüren insanlarsınız. Gelecekle ilgili hayalleri besleyen sizlersiniz. Bu anlamda eğitimde atılması gereken çok adım var. Bilgi aktarmak kadar bilgiyi üretebilmek de çok kıymetli. Yeni iş modelleri oluşturmak, özellikle gelecek 50 yılda bizim rekabetçiliğimizi güçlendirecek alanlarda yetkinliklerimizi geliştirecek yollar açmamız gerekiyor.” diye konuştu. “2026 Güven Tazeleme Yılı Olacak” BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl ise Bursa’nın sanayi, kültür, ticaret ve turizmin yanında önemli bir eğitim şehri olduğunu söyledi. Kentteki özel öğretim kurumlarında 75 bin öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Bingöl, Bursa’nın bu alanda lider konumda bulunduğunu ifade etti. Gelecek yıl özel eğitimde “güven tazeleme yılı” olarak hedeflediklerini kaydeden Bingöl, 2026 Nisan ayında Uludağ’da kapsamlı bir eğitim zirvesi düzenlemeyi planladıklarını ve bu etkinliği geleneksel hale getirmek istediklerini açıkladı. Bingöl, BTSO’da 8 yıldır İbrahim Burkay ile çalıştıklarını, Başkan Burkay’ın eğitim sektörüne her zaman büyük önem verdiğini belirterek, “Uludağ’daki Bursa Business School projesi başlı başına sektörümüz için çok büyük bir hizmet. Sayın Başkan her zaman eğitim sektörünü destekledi ve ön plana koydu. Hiçbir talebimizi geri çevirmedi. Özellikle pandemi dönemi ve devamında özel öğretimle ilgili meselelerin yüzde 90’ını BTSO’da çözdük. Servis meselesini burada görüştük, fiyatlar burada belirlendi. Sayın Başkan da tüm bu süreçlere destek verdi. TOBB’da devamlı olarak taleplerimizi gündeme getirdi. Kısa çalışma ödeneği başta olmak üzere birçok konuyu bu çatı altında çözdük. Komitemiz de çok seçkin insanlardan oluşuyor. Güzel bir çalışma ortamımız var. BTSO’da, Uludağ’da, Kent Ormanı’nda çok toplantılar yaptık ama gerçekten bu işin lideri Sayın Başkandır. Kendisinin çok emeği var. Sektörümüze destekleri için teşekkür ediyoruz.” dedi. Özel Öğretimde Talep Azaldı Arz Çoğaldı Toplantıda konuşan Komite Üyesi İsmail Güler, Bursa’daki özel öğretim kurumları ve öğrenci sayılarına ilişkin istatistikleri paylaştı. 2022-2023 döneminde 373 bin olan anaokulu öğrenci sayısının 2025-2026 yılında 218 bine gerilediğini paylaşan Güler, buna rağmen okul sayısının 4253’ten 4282’ye yükseldiğini belirtti. 2022-2023 döneminde 102 bin olan ilkokul birinci sınıf öğrenci sayısının bu yıl 75 bine gerilediğini söyleyen Güler, “Okul sayısı artıyor ancak kaydedilen öğrenci sayısı azalıyor. Son yıllara kadar talep fazla arz azdı. Ancak şimdi talep azaldı arz çoğaldı. Bu yüzden kurumların ayakta kalabilmesi için daha katma değerli bir eğitim vizyonuna ihtiyaç var.” dedi.

Gökçelik’in Rafiste’si fuarda parladı Haber

Gökçelik’in Rafiste’si fuarda parladı

Gökçelik Çelik A.Ş., sektördeki 50 yıllık tecrübesini dijital dünyaya taşıyan e-ticaret platformu Rafiste.com ile İstanbul Hırdavat Fuarı’nda bir kez daha profesyonellerin beğenisine sundu. Türkiye’nin önde gelen raf ve depo sistemleri üreticilerinden Gökçelik Çelik A.Ş., 19-22 Kasım 2025 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Hırdavat Fuarı’nda ziyaretçilerini ağırladı. 2. Salonda konumlanan geniş ve modern standında hem geleneksel ürün gamını sergileyen hem de dijital dönüşümün en önemli adımı olan Rafiste.com’u tanıtan Gökçelik, fuarın en çok konuşulan markalarından biri oldu. Fuar boyunca Gökçelik standı, Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayiler, depo ve raf projesi sahipleri, inşaat firmaları, lojistik şirketleri ve bireysel kullanıcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Özellikle ağır yük raf sistemleri, market rafları, depo otomasyon ekipmanları ve çelik konstrüksiyon çözümleri hakkında detaylı bilgi almak isteyen profesyoneller standı doldurdu. Rafiste.com Profesyonellerden Tam Not Aldı Gökçelik Çelik A.Ş.’nin 2025 yılında hayata geçirdiği online satış platformu Rafiste.com, fuarda yeni ürün çeşitlerini tanıttı. Ziyaretçiler, standdaki büyük ekranlar ve demo cihazlar üzerinden Rafiste.com’un kullanıcı dostu arayüzünü, 7/24 erişim imkanını, anlık stok takibi özelliğini, hızlı kargo ağını ve rekabetçi fiyat avantajlarını bizzat deneyimledi. Rafiste.com; hafif hizmetten ağır yüke, market raflarından arşiv sistemlerine kadar 5.000’den fazla ürünü aynı çatı altında topluyor. Platform, hem KOBİ’lere hem de büyük ölçekli firmalara proje bazlı özel teklif sunma imkânıyla da dikkat çekiyor. Gökçelik’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi H.Burak ARAS fuarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “50 yıldır üretimde mükemmeliyet anlayışıyla hareket ediyoruz. Bugün ise bu birikimi dijital dünyaya taşıyoruz. Rafiste.com, müşterilerimize zamandan ve maliyetten tasarruf sağlarken, bize de çok daha geniş coğrafyalara ulaşma imkânı veriyor. İstanbul Hırdavat Fuarı’nda aldığımız geri dönüşler, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha kanıtladı.” Rekor Katılım Sağlanan Fuar Bu yıl 400’ün üzerinde firmanın katıldığı ve 30 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan İstanbul Hırdavat Fuarı, uluslararası boyutuyla da öne çıktı. Rusya, Çin, Hollanda, İran, Almanya ve Orta Doğu ülkelerinden gelen heyetler, Türk üreticilerle yeni iş bağlantıları kurdu. Gökçelik, fuarda hem mevcut iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirdi hem de yeni bayilik ve distribütörlük anlaşmalarına imza attı. Gökçelik A.Ş. yetkilileri sektöre yön vermeye ve yenilikçi çözümler sunmaya devam edeceklerini belirttiler.

"İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu Haber

"İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu

Programa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Kaymakam Eren Arslan, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Ticarek ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Yavuz Uğurdağ, İTSO üyeleri katıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bugünkü programda Valimize teşekkür etmek istiyorum. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yaptığı okulları açma şerefine nail olduk kendisine teşekkür ediyorum. 3 tane ödül törenine katıldık. Bugün mobilyanın başkenti, ihracat üstümüz yaklaşık 2 milyar dolar üstünde bir ihracat var. Önümüzdeki dönem bizim en zorlu rakibimiz Çin çekirgesi. Uluslararası pazarda bunlarla nasıl rekabet edeceğiz? Bu kapsamda gerek Cumhurbaşkanı Yardımcımızla gerek bakanlarımızla yapmış olduğumuz toplantıda Çin ile dünyada rekabet edebilecek sektörlere nasıl destek olacağız? Bunlarla ilgili Çin’e karşı strateji oluşması için çaba sarf ediyoruz. Özellikle ihracatların miktarlarının çoğaltılması. Amerika pazarı çok önemli. Çin orada sizinle rekabet yapamayacak ve dünyanında en büyük ithalatçısı. Bu kapsamda sizlerden ricam Amerika pazarına girin. Burada müthiş fırsat var. Bunu değerlendirelim. İnegöl Ticaret Sanayi Odası 135 yıllık köklü bir geleneğe sahip aynı zamanda akrette bir oda. Yani 5 yıldızlı bir oda. Kim diyor bunu? Uluslararası belgeyi veren kurumlar diyor. Avrupa standartlarında bir vatanımız var, bununla gurur duyuyorum. Mesleki eğitimde de Meslek Yüksek Okullarında okuyan gençlerimizi, sanayimizde, iş yerlerimizde istihdam edilmesinde çaba sarf ediyorlar. Bundan dolayı da kendilerine teşekkür ederim" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da, "TOBB ailesi olarak 2 gündür örneklerini yaşıyoruz. Bize bu 2 günde göstermiş olduğunuz sabır için şahsım ve ekibim adına teşekkür ediyorum. Bursa’mız bir nimet. İnegöl’ümüz de bir nimet. Gözünüzü kapasanız deseniz ki dünyanın merkezi neresi? Baş parmağınız Bursa’ya doğru gelir. Bursa’nın sanayi ve ticaret erbabına sunmuş olduğu avantajlar nedeniyle Bursa’da olmak 80 vilayete göre bir adım ileridesiniz demektir. Balkanlara Akdeniz havzasına, Karadeniz havzasına baktığınızda Bursa size diğer vilayetlere göre daha avantajlı imkanlar sunar. Biraz biz büyükşehirler arasında sıkışmış gibi gözüküyoruz ama biz aslında metropol bir şehiriz. Bursa’mız ve İnegöl’ümüz sanayimize, ticaret erbabımıza ne lazımsa bunu sunuyor. Çünkü bu işin temel dinamiği sizlersiniz, bizler sizlere ne kadar bu imkanı arttırabilirsek üzerimize düşen görevi yapmış sayacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından ihracat yaparak rekor kıran firmaların sahiplerine ödülleri verildi.

İznik’ten Çin’e seramik yolculuğu Haber

İznik’ten Çin’e seramik yolculuğu

Belediyesi ile Jingdezhen Ceramics Official Flagship Store iş birliğinde düzenlenen İznik Seramik Sanayi Birliği İmza Töreni, Kadıköy’deki Jingdezhen Ceramics İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirildi. Törene AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Jingdezhen Parti Komitesi Sekreteri Hu Xuemei, Çin İstanbul Başkonsolosu We Xiaodong, Kadıköy Kaymakamı Muhittin Pamuk, İznik Kaymakamı Arif Karaman, İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, AK Parti İznik İlçe Başkanı İnanç Şahin, Belediye Meclis Üyeleri, daire amirleri ve davetliler katıldı. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, "Bugün burada, kültürel mirasın sınır tanımayan gücünü hep birlikte kutlamak ve tarihle geleceği buluşturan anlamlı bir adımı atmak için bir aradayız.İznik Belediyesi olarak, Çin’in kadim seramik merkezi Jingdezhen ile birlikte kurduğumuz bu iş birliği; yalnızca iki şehir arasındaki bağları değil, aynı zamanda insanlık tarihine yön veren iki büyük seramik geleneğini de buluşturmaktadır. Bugün imzasını attığımız İznik Seramik Sanayi Birliği, İznik’in zengin çini ve seramik mirasını uluslararası boyutta tanıtacak; usta ellerden çıkan sanatın, çağdaş üretim ve tasarımla buluşmasına zemin hazırlayacaktır.Bu birliktelik, sadece üretimi değil, eğitimden inovasyona, kültürden turizme kadar geniş bir alanda ortak projelere kapı aralayacaktır. İznik, geçmişiyle olduğu kadar geleceğiyle de güçlüdür. Osmanlı saraylarını süsleyen çinilerden, bugün dünyanın dört bir yanındaki koleksiyonlara uzanan bu miras, artık Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan bir kültürel köprü işlevi görmektedir. Tüm bunların yanında asırlarca öncesinden gelen kültürümüzü, geleneksel İznik Çinisi’ni de korumak asli görevimizdir. Bu vesileyle, Bir Kuşak Bir Yol projesinin 12. yılında böylesi stratejik bir ortaklığın hayata geçmesinde emeği geçen tüm paydaşlara, başta Jingdezhen Ceramics yetkililerine ve bu iş birliğini büyük bir vizyonla sahiplenen sanatçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum.İznik adına gurur duyduğumuz bu tarihi adımın, ülkelerimiz arasında kalıcı dostluklara, kültürel zenginliğe ve ortak başarı hikâyelerine dönüşmesini diliyorum" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank’ta konuşmasında yapılan iş birliğinin önemine dikkat çekerek mağazanın bir benzerini Bursa da görmek istediklerini dile getirdi. Törenle birlikte, binlerce yıllık geçmişe sahip Çin’in Jingdezhen şehri ile Osmanlı çiniciliğinin merkezi İznik arasında resmî ve sürdürülebilir bir sanayi iş birliği protokolü imzalanmış oldu. Bu yeni birliktelik, yalnızca seramik üretimi ve ticaretine değil, aynı zamanda eğitim, tasarım, inovasyon ve kültürel mirasın korunması gibi alanlarda da iki şehir arasında ortak projelerin önünü açacak. Törenin ardından, Jingdezhen Ceramics Official Flagship Store’un İstanbul şubesi de ziyaretçilere kapılarını açtı. Katılımcılar, Çinli ustaların imzasını taşıyan seçkin seramik koleksiyonlarını inceleme fırsatı buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.