SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çin

Söz Bursa - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran’a sert mesaj: "Ateşkes yaşam destek ünitesine bağlı" Haber

Trump’tan İran’a sert mesaj: "Ateşkes yaşam destek ünitesine bağlı"

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkese ilişkin, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD'nin İran'ın savaşın sonlandırılmasına yönelik teklifini reddetmesine ilişkin soru üzerine Trump, İran'ın sunduğu teklifin asla kabul edilemez olduğunu söyledi. Trump, "İnsanlar sürekli ‘Bir planı var mı?' diyor. Tabii ki bir planım var. Hem de şimdiye kadarki en iyi plan. İran, askeri olarak bütünüyle mağlup edildi. Ellerinde çok az şey kaldı. Muhtemelen bu süre içinde biraz toparlanmışlardır ama bunu da yaklaşık bir gün içinde değiştirebiliriz" dedi. Trump, "İran nükleer silaha sahip olamaz. Çok dengesiz ve tehlikeliler. Orada yaşananlar korkunç. Son iki ayda 42 bin kişi öldürdüler. En azından bildiğimiz sayı bu. 42 bin kişi. Geçtiğimiz hafta da çok sayıda insan öldürdüler ama bir ay, bir buçuk ay önce 42 bin kişi öldürdüler" dedi. İran'a ilişkin açıklamalarında Trump, "Plan çok basit. Abluka, her şeyden önce askeri bir dehanın parçasıydı. Venezuela'da yapılanların askeri bir deha olması gibi" ifadelerini kullandı. "HİÇBİR BASKI YOK, TAM BİR ZAFER KAZANACAĞIZ" ABD'nin İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyerek dünyaya hizmet ettiğini savunan Trump, "Bir süre sonra bundan sıkılacağımı, bunalacağımı, baskı altında kalacağımı düşünüyorlar. Hiçbir baskı yok. Tam bir zafer kazanacağız. Zaten teorik olarak askeri açıdan tam bir zafer elde ettik" dedi. Trump, "Donanmaları imha oldu. 159 gemileri vardı, şimdi sıfır gemileri var. Etrafta dolaşan küçük sürat tekneleri kaldı. Onlardan da günde sekizer tane vurduk. Hava kuvvetleri yok, hava savunmaları yok" ifadelerini kullandı. "BU APTALCA BİR TEKLİF VE KİMSE BUNU KABUL ETMEZ" İran'ın müzakere etmek istediğini fakat ABD'ye sunduğu teklifin "aptalca" olduğunu belirten Trump, "Bu aptalca bir teklif ve kimse bunu kabul etmez" ifadelerini kullandı. Açıklamalarında eski ABD Başkanları Barack Obama ve Joe Biden'a eleştirilerini sürdüren Trump, "Gerçi Obana kabul ederdi. Biden da kabul ederdi. Onların zamanında kabul ettikleri, çok daha kötüydü" şeklinde konuştu. ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarından övgüyle söz eden Trump, "Onları gerçekten çok sert vurduk" dedi. Trump, İran'ın elindeki nükleer kaynakların ABD'ye teslim edilmesine ilişkin, "İran bana 'nükleer tozu' alacağımızı ama bunu (yer altından) bizim çıkarmamız gerekeceğini söyledi" dedi. ABD Başkanı, "Çünkü tesis o derece imha edildi ki, dünyada onu çıkarabilecek sadece bit ya da iki ülke var. O kadar derinde ve öylesine sert bir şekilde vuruldu ki, onu taşımaya uygun ekipmanları yok" şeklinde konuştu. Trump, İranlıların bu materyalleri sadece ABD ve Çin'in çıkarabileceğini söylediklerini aktardı. Bu açıklamaların ABD'nin İran ile zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması konusunda anlaştığı manasına mı geldiği sorusuna Trump, "İki gün önce bunu kabul ettiler. ‘Onu sizin almanız gerekecek' dediler. Birlikte hareket edecektik ama fikirlerini değiştirdiler. Çünkü bunu belgeye koymamışlardı" dedi. Trump, "Bizimle aynı fikirde oluyorlar, sonra geri adım atıyorlar" ifadelerini kullandı. "İRAN'DA ILIMLILAR VE RADİKALLER OLMAK ÜZERE İKİ GRUP VAR" İran'da barışa ulaşılabilecek bir liderlik olup olmadığı sorusu üzerine Trump, "İran'da ılımlılar ve radikaller olmak üzere iki grup var. Bence ılımlılar artık daha fazla saygı görüyor. Radikaller, sonuna kadar savaşmak istiyor. Ancak bu, çok kısa sürecek bir savaş olurdu" dedi. "KÜRTLER KONUSUNDA BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYORUM" Trump, "Protestolara karşı uygulanan vahşet ortada. İnsanlar sokağa çıkmak istiyor ama silahları yok. Kürtlerin silah vereceğini düşünmüştük ama Kürtler bizi hayal kırıklığına uğrattı. Kürtler sadece alıyor, alıyor ve alıyor. Kongre'de büyük itibara sahipler. Kongre, ‘Çok sert savaşıyorlar' diyor. Ancak para aldıklarında sert savaşıyorlar. Bu yüzden, Kürtler konusunda büyük hayal kırıklığı yaşıyorum" şeklinde konuştu. "ATEŞKESİN YAŞAM DESTEK ÜNİTESİNE BAĞLI OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" İran ile ateşkese ilişkin bir soruya Trump, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" cevabını verdi. "ÜLKEM İÇİN KURŞUNU GÖZE ALMAYA HAZIRIM" İran'a yönelik operasyonun doğuracağı sonuçları bilerek bu operasyona kalkıştığını açıklarken, "Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" ifadelerini kullanan Trump, "Bu, özellikle de benim tarafımdan kullanıldığında, korkunç bir ifade. Ama öyle. Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" dedi. Çatışmalar sırasında kimsenin İran'ın Körfez'deki komşularını vuracağını düşünmediğini söyleyen Trump, "Muazzam bir stratejik hataydı. O füzeleri boşa harcadılar" dedi. ABD Başkanı Trump, İran ile diplomatik çözümün mümkün olup olmadığına yönelik bir soruya, "Bence bu çok mümkün. Onlarla dört-beş kez anlaşmak zorunda kaldım. Fikirlerini değiştiriyorlar" cevabını verdi. Trump, "Liderleri çok onursuz insanlar" cevabını verdi. "Xİ İLE HARİKA BİR İLİŞKİM VAR" Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı görüşmeden ne beklediği ve İran savaşının gündemi ne kadar değiştirdiği sorusu üzerine Trump, "Başkan Xi ile harika bir ilişkim var. Çok iş yapıyoruz" dedi. Çin ile ilişkilerin çok iyi durumda olduğunu da ifade eden Trump, "Bunu Hürmüz konusunda da görebilirsiniz. Petrollerinin büyük bir kısmını, yüzde 40'ını Hürmüz üzerinden alıyorlar. Hiç gemi gelmedi. O da bunun çözülmesini istiyor" dedi. Xİ İLE TAYVAN KONUSUNU GÖRÜŞECEĞİNİ SÖYLEDİ Çin Devlet Başkanı Xi ile görüşmede Tayvan'ın gündeme gelmesi ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Evet, her zaman gündeme gelir" şeklinde cevap verdi. Tayvan'a Japonya ve bölge ülkelerinden büyük destek olduğunu ifade eden Trump, "Bunu Başkan Xi ile konuşacağım. Bu konuşacağımız konulardan biri olacak" cevabını verdi. ASYA ÜLKELERİNİN ABD'DEN PETROL ALMAYA BAŞLADIKLARINI SÖYLEDİ Yakıt fiyatlarının İran meselesi biter bitmez "taş gibi düşeceği" açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Bu mesele ilk ortaya çıktığında, petrolün yüzde 20'si Hürmüz'den geliyordu. Bu çok fazla. Ama zamanla Texas'a, Louisiana'ya, Alaska'ya gidiyorlar. Alaska, biliyorsunuz, Asya'dan çok uzak gibi görünüyor. Ama aslında petrol almak için gitmeleri gereken diğer yerlere kıyasla nispeten daha kısa bir yolculuk. Ve Alaska'ya gidiyorlar. Aslında büyük sorunumuz, yükleme yapmak için daha büyük rıhtımlar inşa etmemiz gerektiği konusu" dedi. Trump, "Birçok kişi petrolün 250, 300 dolara çıkacağını düşündü. Çıkmadı. Bugün 100 doların altında" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan Körfez’den bildirdi: "Sorun plan değil, İsrail barış istemiyor!" Haber

Bakan Fidan Körfez’den bildirdi: "Sorun plan değil, İsrail barış istemiyor!"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan Körfez turunun ardından yaptığı değerlendirmelerde, bölgedeki savaşın seyrine ilişkin önemli mesajlar verdi. Bakan Fidan, "Savaşı İsrail başlattı. Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil. Sorun İsrail’in barış istememesi. Bu gerçeği her yerde, her fırsatta vurguluyoruz" dedi. Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi Arabistan, BAE ve Katar’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarına değerlendirmede bulundu. Fidan, Körfez ülkelerinde savaşın iki ila üç hafta daha sürebileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını aktararak, İsrail’in süreci uzatma eğiliminde olabileceğini ve ABD üzerinde etkili olmaya çalışacağını ifade etti. "Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil, İsrail’in barış istememesi" ABD ile İsrail’in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığına dair değerlendirmelerin arttığını dile getiren Fidan, "Savaş varken müzakere edilmesi seçeneği pek olası görünmüyor. Ama kısa süreli ateşkes ilan edip bu süre zarfında müzakereye başlayıp ‘müzakereden sonuç alamazsam tekrar savaşa başlarım’ denilmesi ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız. İsrail, savaş mümkün olduğunca uzasın, İran’a daha fazla zarar verelim gibi bir politika da izleyebilir. Bu yaklaşım karşısında ABD’nin alacağı tutum önem kazanacak. İsrail kendileri için önemli olan askeri ve sanayi hedeflerini ortadan kaldırmadan durdurmayacağı izlenimini veriyor. Suikastlar devam ediyor. Bu savaşı İsrail başlattı. Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil. Sorun İsrail’in barış istememesi. Bu gerçeği her yerde, her fırsatta vurguluyoruz" şeklinde konuştu. "Savaşın ardından Türkiye’ye olan güvenin arttığını görüyoruz" Bakan Fidan, savaşın ardından Körfez ülkelerinde önemli değişimlerin yaşanabileceğini belirterek, savunma sanayii alanında yeni arayışların gündeme gelebileceğini söyledi. Körfez ülkelerinin İran’dan beklentilerini ortaya koyabileceğini ve belirli şartlar karşılığında ekonomik iş birliğine yönelebileceğini ifade eden Fidan, "İran da Körfez’deki ABD üsleri konusunda bazı taleplerle ortaya çıkabilir. Şu da önemli bir nokta: Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve LNG Çin’e AB ülkelerine, Güney Kore, Japonya, Hindistan’a gidiyor. Bu ülkelerin beklentileri neler olacak? Bu savaşın ardından Türkiye’ye olan güvenin arttığını görüyoruz. Başından beri ikircikli bir tavır takınmadık. Yapılan yanlışları tüm taraflara açıkça söylediğimizi herkes görüyor. İran’a yapılanın da Körfez ülkelerine yapılanın da yanlış olduğunu en güçlü ve net şekilde gündeme getiriyoruz" dedi. "Körfez ülkeleri, ‘Biz bu savaşın parçası değiliz’ diyorlar" İran tarafından Körfez ülkelerinin yoğun saldırı altında bulunduğun dikkati çeken Bakan Fidan, şöyle devam etti: "Körfez ülkeleri bu savaşta İran’ın kendilerini neden hedef aldığını sorguluyorlar, ‘Bizim bu savaşın çıkışıyla bir ilgimiz yok, o başka bir konu’ diyorlar. Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı ve bu saldırıya karşı cevap vermemiz gerekiyor diyorlar. Körfez ülkeleri hava sahalarını ve ülkelerindeki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en başta deklare ettiler. ‘Biz bu savaşın parçası değiliz’ diyorlar. Ayrıca İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapıya da ekonomik hedeflere de saldırı yaptığını, bunun kasıtlı olduğunu söylüyorlar." "Başından beri yaptığımız bütün analizlerin doğru çıkması bizi üzüyor" Mevcut durumun devam etmesi halinde Körfez ülkelerinin karşı önlem almak zorunda kalabileceklerini dile getirdiğini aktaran Fidan, "Toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı. Bu durumun tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini biz hiçbir şekilde arzu etmiyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi için dün Riyad’da yapılan toplantı gibi başta bölgesel girişimler olmak üzere tüm diplomatik zeminleri kullanmaya devam edeceğiz. Maalesef başından beri yaptığımız bütün analizlerin doğru çıkması bizi üzüyor. Bir taraftan da geleceğe yönelik daha sağlıklı atmak için Türkiye’nin sesine ve görüşüne ne kadar ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, Riyad’da düzenlenen toplantının İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarının ele alınması amacıyla gerçekleştirildiğini kaydetti. Fidan, "Savaştan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Ortak bir akıl araması amaçlıydı. Herkes durumun aciliyetini ortaya koydu. Tek gündem maddeli bir toplantıydı. Ortak açıklama da bunu yansıtıyor. Biz ilkesel tutumumuzu sürdürüyoruz. Hem İsrail’in saldırganlığına ve yayılmacılığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yaymaya yönelik eylemlerine karşı çıkıyoruz" diye konuştu. Türkiye’nin hem İsrail’in saldırganlığına hem de İran’ın savaşı yayma çabalarına karşı olduğunu vurgulayan Fidan, toplantıda İsrail’in savaşın ortaya çıkmasındaki rolünü de gündeme getirdiklerini söyledi. Arabuluculuk ve Türkiye’nin rolü Bakan Fidan, Türkiye’nin istikrar odaklı bir yaklaşım benimsediğini belirterek, taraflar arasında kazanım ve üstünlük arayışının öne çıkmasının çözümü zorlaştırdığını ifade etti. Türkiye’nin hem doğru teşhisler hem de yapıcı teklifler sunduğunu dile getiren Fidan, güçlü ve dengeli bir politika izlemeye devam edeceklerini kaydetti. "AB ile ilişkilerde belli bir istikrarı koruyoruz, daha iyiye de gidebilir" Avrupa Birliği üyeliğinin Türkiye için stratejik hedef olmaya devam ettiğini vurgulayan Bakan Fidan, Avrupa tarafında da bu süreci ilerletecek siyasi iradenin ortaya çıkması gerektiğini söyledi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi konularında görüşmelerin sürdüğünü belirten Fidan, şu ifadelere yerdi: "Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi meseleleri önemli. Bunlarla ilgili görüşmeye devam ediyoruz. İlişkilerde belli bir istikrarı koruyoruz, kötüye gitmiyor, daha iyiye de gidebilir. Yasadışı göç, terörle mücadele gibi bize ihtiyaç duydukları çeşitli alanlar var. Gerek vatandaşlarının İran'dan, Orta Doğu'dan vesaire tahliye olması gibi konularda da sürekli kapımızı çalıyorlar. Bu konularda da gerekli desteği veriyoruz. Zaten askeri imkanlarımız da ortada. Vize serbestisi konusunda geriye kalan altı madde üzerinde de ilgili kurumların çalışmaları sürüyor."

İran’da Mücteba Hamaney dönemi başladı, Trump resti çekti: "Hata yaptılar" Haber

İran’da Mücteba Hamaney dönemi başladı, Trump resti çekti: "Hata yaptılar"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yeni dini lideri olarak Mücteba Hamaney'in seçilmesine ilişkin , "Bence büyük bir hata yaptılar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına verdiği röportajda İran'ın yeni dini lideri olarak eski lider Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in seçilmesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi. Ali Hamaney'in savaşın başında bir hava saldırısında ölmesinin ardından Uzmanlar Meclisi'nin Hamaney'in yerine 56 yaşındaki oğlu Mücteba Hamaney'i seçmesini değerlendiren Trump, "Bence büyük bir hata yaptılar. Bunun uzun süre devam edip etmeyeceğini bilmiyorum ama bence büyük bir hata yaptılar" dedi. İRAN'IN PETROLLERİNE EL KONULMASI İHTİMALİNİ REDDETMEDİ ABD Başkanı Donald Trump, telefon üzerinden verdiği kısa röportajda İran'ın petrollerine el konulması ihtimaline ilişkin bir soruya, bu konuyu konuşmak için erken olduğu şeklinde cevap verdi. Diğer yandan böyle bir seçeneği dışlamayarak, bu konuda Venezuela'yı örnek gösteren Trump, "İnsanlar bu konuyu düşündü fakat şimdilik bu meseleyi konuşmak için çok erken" ifadelerini kullandı. Dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 5'lik kısmını gerçekleştiren İran, dünyanın dokuzuncu büyük petrol üreticisi konumunda yer alıyor. Ürettiği petrolün yüzde 80'ini Çin'e ihraç eden İran'ın petrollerine ABD tarafından el konulmasının ABD ve Çin arasında gerginliğe neden olması bekleniyor. Hafta sonu Delaware eyaletindeki Dover şehrinde İran savaşında hayatını kaybeden askerlerin cenaze törenlerine katılan Trump, burada görüştüğü asker yakınlarını "harika insanlar" olarak tanımladı. Röportajda cenaze törenine de değinen Trump, "Her zaman zor oluyor" ifadelerini kullandı.

İhracatçıya 1 trilyonluk kredi desteği: Bakan Bolat yeni müjdeleri peş peşe sıraladı! Haber

İhracatçıya 1 trilyonluk kredi desteği: Bakan Bolat yeni müjdeleri peş peşe sıraladı!

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye’nin 273,4 milyar doları mal, 122,6 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 400 milyar dolara yaklaşan ihracata ulaştı. 2026 hedefimiz ise 410 milyar dolar" dedi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı (Texhibition İstanbul) kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuarda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgedeki savaş ve çatışmaların gölgesinde Ramazan ayının buruk geçtiğini belirterek, "Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve artan gerilim endişe verici" dedi. Türkiye’nin barıştan yana net bir tutum sergilediğini vurgulayan Bolat, bir yandan diplomatik girişimlerle ateşkes çağrısını yinelediklerini, diğer yandan ekonomide üretim, ihracat ve istihdamı desteklemeye devam ettiklerini ifade etti. "Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz" Bölgede yaşanan savaştan kaynaklı buruk bir Ramazan geçirdiklerini ifade eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bölgemiz büyük bir ateş çemberinin tam ortasında. Son birkaç yıla baktığımızda kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda ve batımızda maalesef çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin yoğun bir şekilde olduğunu görüyoruz. Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz. Komşumuz İran'a yönelik olarak İsrail üzerinden yoğun bir saldırı oldu ve burada İran tarafının da Körfez ülkelerine, bölge ülkelerine yönelik ateş açması söz konusu oldu. Bu anlamda biz bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini, ateşkesin sağlanmasını gerçekten güçlü bir şekilde istiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bu saldırılar gerçekten büyük bir infiale sebebiyet verdi. Ama buna rağmen ekonomide ve toplumsal hayatta her şey devam etmek zorunda. Bu nedenle Texhibition Fuarı da İstanbul'umuzun, Türkiye'nin en büyük fuar merkezi İFM'de gerçekleştiriliyor" şeklinde konuştu. "GEÇEN YIL BÜTÇEMİZİN YÜZDE 60'INI TİCARET BAKANLIĞI OLARAK İHRACATÇILARIMIZA DESTEKLERDE KULLANDIK" Türkiye’nin batıdan Fas'a, doğudan Çin'e kadar olan coğrafyada en gelişmiş sanayi ülkesi olduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu sanayimizle 273,4 milyar dolar geçen yıl ihracat yaptık ve bu ihracatın yüzde 93'ü sanayi ürünleriydi. Yine hizmetler sektöründe 122,6 milyar dolar ihracat yaptık. Toplamda 400 milyar dolara yaklaşmıştık. Bu yıl için de 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedefimizi gerçekleştirmek için sizlerle birlikte çok büyük gayret ve çalışmanın içindeyiz. Geçen yıl bütçemizin yüzde 60'ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık. Bu çok önemli bir oran ve hükümet olarak KOBİ'ler için, başta tekstil, giyim, deri, ayakkabı, mobilya sektörlerinde istihdamı korumak kaydıyla kişi başına 2 bin 500 lira destek verdik. Geçen hafta hükümetimiz 100 milyar liralık KGF kredi paketini hazırladı. Piyasa şartlarından çok çok iyi oranlarda firma başına 50 milyon lira üst limitli olarak bu destek de 36 ay vadeli olarak sizlerin istifadesine sunuldu. Eximbank ve Türkbank, Ziraat Bankası, diğer özel bankalar, Vakıfbank; Merkez Bankası'ndan aldığımız ihracat reeskont kredilerini sizlere aktarıyorlar. Bu kredilerin toplamı da 1 trilyona ulaştı. Bunun finansman sübvansiyon açısından ihracatçılarımıza getirdiği yarar 250 milyar Türk lirası" dedi. "OCAK AYINDAN BU YANA BÜTÜN FUARLARDA ÇOK YOĞUN İLGİ VAR" Eximbank’ın geçen yıl 54 milyar dolarla desteklerini kapattıklarını belirten Bolat, "Bu yıl bu rakam 59-60 milyar dolara çıkacak. Türkbank 75 milyar liraya çıkmıştı, o da bu yıl 100 milyarı inşallah geçecek. İGE 210 milyar lira kefalet veriyor. Bütün bu çabalarımız sizler için. 2026'da fuarlarımız çok canlı başladı. Bütün arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var. Eğer bu fuarda prestijli fuar desteğinden yararlanılmak istenmez, başka bir fuarda bu hakkımı kullanacağım denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği sizin emrinizde. Mart ayında geçen yıl yapılan Texhibition fuarlarına biz bakanlık olarak yaklaşık 140 milyon lira katılımcıların ve fuar organizasyonunun tanıtım giderlerine desteklerimizi sunduk. Avrupa Birliği gibi ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye büyüme yarışında ilk üçün içinde. Türkiye 1,6 trilyon dolarlık bir milli gelire sahip. 10 yıl önce, 20 yıl önce hiçbirimiz böyle bir rakamı hayal bile edemezdik. Kişi başına milli gelir 2025 yılı sonunda 18 bin 40 dolar oldu. İhracatımız 400 milyar dolara geldi mal ve hizmetler bazında. Bütün bu yapılanlar halkımızın, vatandaşımızın takdirine her zaman mazhar oldu. Halkımıza minnet borçluyuz, şükran borçluyuz" diyerek sözlerini tamamladı.

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “İş Dünyasında Liderlik ve Kariyer Yolculuğu” etkinliğinin konuğu oldu. Gençlerin yeni ekonominin yeni oyuncuları olmak zorunda olduğunu ifade eden Burkay, “Toplumun dönüşen yapısını ve değişen ihtiyaçlarını iyi okumalısınız. Ekonomide artık ‘al’ dönemi bitti, kullan dönemi başladı. Bu dönüşüme uygun projeler geliştirmek durumundayız.” dedi. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Mudanya Üniversitesi Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın sektörlerinde öne çıkan seçkin isimleri üniversitelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Öğrencileri eğitim aldıkları bölümlere ilişkin sektörlere en iyi şekilde hazırlamak amacıyla teorik derslerin yanı sıra uygulamalı çalışmalara da büyük önem verdiklerini ifade eden Karip, “Bu kapsamda Bursa iş dünyası ile güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. En kıymetli paydaşlarımızdan biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. İmzaladığımız protokollerle her zaman bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. “Ekosistemi Dönüşüme Hazır Hale Getirmeliyiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şu anda içinden geçtiğimiz dönemin hem iktisat hem de işletme alanında adeta devrim niteliğinde bir süreç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, “50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Sanayi Devrimi’nin meydana getirdiği değişim neyse, bugün yaşadığımız dönüşümü en az yüzle çarparak değerlendirmek gerekir. Ekonomideki tüm öğretiler değişiyor, şirketlerin yönetişim modelleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni yönetişim anlayışını doğru analiz etmek ve iyi okumak zorundayız. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil; süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetmek durumundayız. Yapay zekâ devriminin ve yıkıcı inovasyonun tam merkezindeyiz. Asıl mesele, bu dönüşümde yıkılan tarafta mı yoksa yükselen tarafta mı olacağımızdır. Yükselen tarafta yer almak için değişim ve dönüşüm dediğimiz süreci; düşünce yapımızdan olaylara bakış açımıza, çözüm üretme yöntemlerimizden iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilememiz gerekiyor. Bu süreci doğru okuduğumuz takdirde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ve insan kaynağıyla yükselen tarafta yer alacağına yürekten inanıyorum. Bunun için ekosistemimizi mutlaka bu değişime hazır hale getirmeliyiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2013 yılından bu yana ortaya koyduğumuz vizyon ve hayata geçirdiğimiz projeler de tam olarak bu dönüşüm ekseninde ilerlemektedir.” dedi. “Çağın En Büyük Hastalığı Eylemsizlik” İbrahim Burkay, çağın en büyük sorununun “eylemsizlik” olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomide değer üretmek için bilgiye ulaşmanın zor olduğunu belirten Burkay, “Bilgiye sadece iyi üniversitelerde ulaşabiliyordunuz. Ayrıca sermayeye ihtiyaç vardı ve bankalardan finansman sağlamak kolay değildi.” dedi. Günümüzde bilgiye erişimin oldukça kolaylaştığını vurgulayan Burkay, “Bugün 30-40 yıl çalışma yapmış akademisyenler kadar iddia sahibi binlerce insan var. Birçok konuya vakıfız, bilgi her yerde. Ancak kimse bu bilgiyle aksiyon almıyor.” diye konuştu. Özellikle sosyal medyanın ölçüsüz eleştiri kültürünü beslediğini ifade eden Burkay, “Aksiyon aldığınız her projede müthiş bir eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Herkesin bir numaralı hedefi her projeyi, paylaşımı eleştirmek oldu. Bu da en çok eylemsizlik kasını besliyor.” ifadelerini kullandı. “Hayalleriniz Kadar Varsınız” Başarı elde eden kişilere yönelik yaygın bir yaklaşımı da eleştiren Burkay, “Bir şeyi başardığınızda toplumun büyük kısmı ‘Ben bunu 10 yıldır söylüyordum’ diyor. Ancak hayatı şekillendiren şey söylemler değil, eylemlerdir.” dedi. Günümüzde imkânsızlık kavramının ortadan kalktığını belirten Burkay, teknolojinin sunduğu fırsatlara dikkat çekti. “Dünya üzerinde büyük bir rekabet var ancak bir bilgisayar ve bir internet bağlantısıyla yapamayacağınız şey yok. Bu, tamamen hayal gücünüze bağlı. Hayallerinizin ölçüsü kadar varsınız. Konvansiyonel ekonomide milyar dolarlık bir şirket olabilmek için en az 15 bin kişi çalıştırmanız gerekirken, yeni ekonomi tek kişilik unicorn şirketleri ortaya çıkaracak.” dedi. “Başarısız Olmaktan Korkmayın” İbrahim Burkay, düşünceleri hayata geçirmekten korkulmaması gerektiğini belirterek, başarısızlığın başarıya giden yolda temel bir gereklilik olduğunu söyledi. “Başarısız olmak başarının bir numaralı gerekliliğidir. Başarısız olmamış hiçbir aktör yok.” diyen Burkay, bir şeyi geliştirebilmek için önce başlamak gerektiğini vurguladı. İlk adım atılmadan ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Burkay, bu durumun hem bireysel hayatta hem de iş hayatında geçerli olduğunu dile getirdi. Toplum içinde gerçek mutluluğun ancak değer üretmekle mümkün olacağını belirten Burkay, “Eğer değer üretemiyorsanız gerçek mutluluğu elde etmeniz mümkün değil. Bu da ancak aksiyon almakla, eyleme geçmekle mümkün.” dedi. Konuşmanın eylemin önüne geçtiğine dikkat çeken Burkay, “Çok konuşuyoruz, her şeyi konuşuyoruz. Ancak önemli olan konuşmak değil, harekete geçmek.” değerlendirmesinde bulundu. “Çin’i Doğru Okuyun” Küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Burkay, özellikle Çin’in doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi. “Şu anda resmen ilan edilmese de dünyanın süper gücü Çin’dir. Çin’i iyi anlamamız gerekiyor.” diyen Burkay, küresel rekabette doğru konumlanmanın önemine dikkat çekti. Üretim olmadan ekonomik gücün mümkün olmadığını vurgulayan Burkay, “Üretim olmadan hiçbir şey olmaz. Biz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bunun için gayret gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı. Teknolojik üretimin güçlü bir network ile değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Burkay, katma değerli üretimin önemine işaret etti. ‘Al’ Dönemi Bitti, ‘Kullan’ Dönemi Başladı Toplumsal ve ekonomik yapının hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını söyledi. “Araçtan konuta kadar sahiplik azalıyor. ‘Kullan’ dönemi başladı, ‘al’ dönemi bitti. Buna iyi hazırlanmamız lazım.” diye konuştu. Toplumun değişen ihtiyaçlarının doğru okunması gerektiğini belirten Burkay, bu dönüşüme uygun çözümler üretilmesinin önemine değindi. Başkan Burkay etkinlikte ayrıca öğrencilerin sorularını cevapladı. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Tarımda dış ticaret açığı yüzde 134 arttı: Ediz Ün’den "Dışa Bağımlılık" uyarısı! Haber

Tarımda dış ticaret açığı yüzde 134 arttı: Ediz Ün’den "Dışa Bağımlılık" uyarısı!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2025 yılında tarımda dış ticaret açığının bir önceki yıla göre yüzde 134 arttığını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, 2025 yılında 7 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 12,7 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirtti. Bir önceki yıla kıyasla ihracatın yalnızca yüzde 2 arttığını, buna karşın ithalatın yüzde 36 yükseldiğini ifade eden Ün, “2024 yılında tarımda dış ticaret açığımız 2,4 milyar dolardı. 2025’te bu rakam 5,7 milyar dolara çıktı. Yani dış ticaret açığı yüzde 134 arttı. Bu tablo, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketlere ve yabancı çiftçilere aktarıldığını açıkça gösteriyor” dedi. AKP iktidarı döneminde Türkiye tarımının dışa bağımlı hale geldiğini vurgulayan Ün, bu tespitin TÜİK verileriyle sabit olduğunu söyledi. Ün, “Türkiye tarımı dışa bağımlıdır. Bunu ben söylemiyorum, TÜİK’in açıkladığı rakamlar söylüyor. Son 23 yılda 89,3 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 148,5 milyar dolarlık ithalat yapılmış. Ortaya çıkan dış ticaret açığı 59,2 milyar dolar. Bu kaynaklar ülke çiftçisine ve tarım sanayisine aktarılsaydı, Türkiye sadece kendini değil, dünyayı besleyen bir ülke konumuna gelirdi” diye konuştu. Dünyadaki örneklere de dikkat çeken Ün, “Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri tarıma ciddi yatırımlar yapıyor. Serbest Ticaret Anlaşmaları yoluyla ürettiklerini birbirlerine satarak hem güçleniyor hem de küresel ölçekte söz sahibi oluyorlar. Peki biz ne yapıyoruz? İşte bu soruyu artık kendimize sormamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin üretimle hem ekonomik krizden çıkabileceğini hem de çiftçisinin kazanabileceğini belirten Ün, ithalata dayalı anlayışın ülkeyi ileriye taşıyamayacağını söyledi. Ün, “AKP iktidarının 23 yılının 21’inde Türkiye tarımda dış ticaret açığı verdi. Bu anlayış ülke tarımını bir metre bile ileri götüremez. Türkiye’nin ulusal ve uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyacı var. Günübirlik politikalar hayvancılığı çökertti. Bitkisel üretimde yaşanan derin yara ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bir an önce değişim şart” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.