SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çini

Söz Bursa - Çini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çini haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Batı Trakya’da İznik rüzgârı: Başkan Usta’dan Gümülcine ve İskeçe’ye çıkarma Haber

Batı Trakya’da İznik rüzgârı: Başkan Usta’dan Gümülcine ve İskeçe’ye çıkarma

İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesine bir ziyaret gerçekleştirerek Gümülcine ve İskeçe’de çeşitli temaslarda bulundu. Ziyaret kapsamında diplomatik temsilciler, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve bölge kanaat önderleriyle bir araya gelen Başkan Usta, Batı Trakya’nın tarihî ve kültürel birikimine vurgu yaparak, “Batı Trakya, ortak hafızamızın, kadim kültürümüzün ve gönül coğrafyamızın çok kıymetli bir parçasıdır. Bölgedeki soydaşlarımızın kültürünü yaşatma iradesi ve toplumsal dayanışması bizler için büyük bir değer taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. DİPLOMATİK VE KURUMSAL TEMASLAR GERÇEKLEŞTİ Başkan Usta, ziyaret kapsamında Gümülcine Başkonsolosluğu’nu ziyaret ederek Başkonsolos Aykut Ünal ile bir araya geldi. Görüşmede bölgedeki gelişmeler, yerel iş birlikleri ve kültürel bağların güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret programı çerçevesinde Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa’yı da ziyaret eden Başkan Usta, müftülerin Batı Trakya’da yürüttükleri hizmetlerin toplumsal birlik ve kültürel süreklilik açısından önemine dikkat çekerek, emekleri ve misafirperverlikleri için şükranlarını sundu. Batı Trakya da kültürümüzün yaşatılması amacıyla 1928 yılında kurulan Gümülcine Türk Gençler Birliği ile 1927 yılında kurulan İskeçe Türk Birliğini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Usta Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan ve İskeçe Türk Birliği Başkanı Kerem Abdurrahimoğluna misafirperverlikleri için teşekkür edildi. Program kapsamında ayrıca İskeçe’ye bağlı Mustafçova (Myki) Belediye Başkanı Av. Ahmet Kurt ile makamında bir araya gelen Başkan Usta, görüşmede yerel yönetimler düzeyinde iletişimin artırılması, karşılıklı tecrübe paylaşımı ve ortak çalışma alanlarına ilişkin toplantı gerçekleştirdi. Ziyaretin önemli başlıklarından biri de ekonomik ve kurumsal iş birliği oldu. Başkan Usta, İskeçe Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Marianthi Maliaroudaki ile gerçekleştirilen görüşmede; İznik ile İskeçe arasında turizm, tarım, çini ve el sanatları alanlarında iş birliği imkânlarını, ayrıca ortak Avrupa Birliği projeleri geliştirilmesini ele aldı.Görüşmeye ilişkin değerlendirmede Başkan Usta, “Karşılıklı saygı ve iyi komşuluk anlayışıyla şehirlerimiz arasındaki ekonomik ve kültürel bağları güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Ziyaretlerin planlanması ve hazırlanmasında İskeçe Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Fatih Türkmen’in emeğinin çok büyük olduğu vurgulayan Başkan Usta, temaslar boyunca eşlik eden Türkmen’e destekleri ve katkıları nedeniyle özellikle teşekkür etti.Ayrıca, İskeçe Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, bölgede faaliyet gösteren Türk iş insanı Hayrettin Nurettinoğlu’nun da ziyaret sürecine katkı sağladığını belirtilerek kendisine teşekkür edildi. “BATI TRAKYA İLE KÖPRÜLERİ GÜÇLENDİRECEĞİZ” İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, ziyaretin sonunda Batı Trakya’nın kültürel zenginliği ve köklü toplumsal yapısına dikkat çekerek, Batı Trakya, haritada bir sınırın ötesinde görünse de gönlümüzde daima en yakınımızda olan bir gönül coğrafyasıdır; orada yaşayan Türk kardeşlerimiz ise diline, inancına, kimliğine ve kültürüne yüzyıllardır vakarla sahip çıkan, sevinciyle sevindiğimiz, hüznüyle yüreğimizin burkulduğu kıymetli soydaşlarımızdır. En büyük temennimiz; Batı Trakya Türklerinin bulundukları topraklarda huzur içinde, eşit haklarla, saygı ve güven ortamında yaşamaları, ana dillerini ve kültürel değerlerini özgürce yaşatmalarıdır; çünkü biz inanıyoruz ki barışın ve iyi komşuluğun yolu, karşılıklı anlayıştan, diyalogdan ve insan onurunu merkeze alan yaklaşımlardan geçer. İznik’ten Batı Trakya’ya uzanan gönül köprülerimizi diri tutmayı bir görev bilerek, kardeşliğimizi güçlendiren her selamı, her kültürel bağı ve her dayanışma adımını çok değerli görüyor; Batı Trakya’daki tüm kardeşlerime sağlık, esenlik ve huzur diliyor, muhabbetle selamlıyorum” diye belirtti.

Çini ve seramik sanatçısı Adil Can Güven: "İznik çinisinin standartlarının oluşması için araştırma enstitüsü kurulmalı" Haber

Çini ve seramik sanatçısı Adil Can Güven: "İznik çinisinin standartlarının oluşması için araştırma enstitüsü kurulmalı"

 İznik'te yaşayan çini ve seramik sanatçısı Adil Can Güven, herkesin kendine has bir formülü olduğunu, kimisinin yarı endüstriyel, kimisinin ise otantik malzemelerle yaptığını söyledi. Güven, genç elemanlar yetişmesi ve usta çırak geleneğinin devam etmesi için araştırma enstitüsü veya uygulama atölyesi kurulması gerektiğini belirtti. İznik çinisi 15. yüzyılda Çin'den gelen mavi ve beyaz seramiklerden ortaya çıktı. 18. yüzyıldan itibaren yok kaybolmaya yüz tutan çinicilik, 1990'lı yıllardan itibaren yeniden hayat buldu. Osmanlı mimarisinde önemli bir dekoratif malzemesi olarak kullanılan İznik çinisinde, lale, sümbül, nar, karanfil gibi çiçek motifleri sıkça kullanılırken, mavi, firuze, yeşil ve kırmızı en çok kullanılan renklerden. 15-17. yüzyıllar arasında cami, mescit, medrese, imaret, hamam, saray, köşk, sebil, kütüphane gibi çeşitli yerlerde kullanılan çini, günümüzde ise evde süs olarak kullanılıyor. Sarı rengi hariç bütün renk skalalarının İznik çinilerinde mevcut olduğunu belirten çini ve seramik sanatçısı Adil Can Güven, "İznik çinisi dünyanın tanınan markalardan birisi. İlk önce Bizans seramikleri, ardından Beylikler seramikleri, Selçuk seramikleri ve ondan sonra da Selçuk seramiklerine benzer buna fağful yapın demeyle beraber İznik çinicilerinin ortaklaşa yaptıkları bir eser. Şimdiye kadar hamurunun içinde bir nevi cam tozu olan bir seramik. Sadece Selçuklu ve Orta Asya'da yapılmış. O yüzden İznik çinileri hamuruna cam tozu, sırça dediğimiz olay girdi ve düşük derecede porselen gibi yapıldı. Düşük derecede olduğu için kırmızı rengin burada kullanılması gayet güzel olmuş. Çin porselenleri 1380 derecede kullanılıyor ama kırmızı koyulmuyor. Sarı rengi hariç bütün renk skalaları İznik çinilerinde mevcut. Hepsi pırıl pırıl parlaklık ortaya çıkarmış renkler. Hepsi bir araya geldiği zamanda saraya yakışan seramikler. Bu yüzden önem atfediyor. Bu 500 yıl önce yapılmış bir seramik. 500 yıl sonra yakın zamanda yapılmaya yine başlamış. Ama henüz daha o duruma erişememiş" diye konuştu. İznik'e araştırma enstitüsü veya bir uygulama atölyesi kurulması gerektiğini ifade eden Güven, "Çalışan genç elemanlar, usta çırak geleneği ile oradan mezun olup ustalık belgesi alabilir. Endüstri gelişti, ona göre ekipmanları da değişti. Fırınlar elektrikli fırınlara döndü. Ona rağmen İznik çinisinin çok benzerleri atölyelerde yapılıyor" dedi. Geçmiş dönemde İznik çinilerinin bir kısmı tarihi yerlerden alınıp, kaçak yollarla Avrupa'ya götürüldüğü söyleyen Adil Can Güven, "Ortada eski İznik çinileri bulunmadığından yeni yapılan İznik çinileri de o değeri buluyor. O dönemde kaçak yapılan İznik çinileri tüccarlar arasında satılıyor. Tüccarlar bunu Avrupa'da satıyor. Bir kısmı da savaş zamanlarında toplanmış. İznik çinilerinin bir kısmı da cami, han, hamam ve medreselerden alınıp, kaçak yollarla Avrupa'ya götürülmüş. Buranın yerli insanı Gülbenkyan önemli seramikler toplamış. Savaş zamanı bu topraklardan gitmiş. Ailecek aldıkları bütün ürünleri ve eserleri de götürmüş. Daha sonra Gülbenkyan, 'Burada bir müze açmak istiyorum ama ismini Gülbenkyan koyarsanız açarım' diye istekte bulunmuş. Maalesef kabul görmemiş ve müze Lizbon'da açılmış. Gülbenkyan Müzesi İznik çinilerinin en güzel sergilendiği yerlerden bir tanesi" ifadelerini kullandı. Güven sözlerini şöyle tamamladı: "İznik çinisini kriterleri henüz konmadı. Malzemesi pek bilinmiyor. Hangi atölyeye sorsanız sorun, İznik çinisi yapıyorum dediği zaman arkasında bir kriter ve bir malzeme yok. O yüzden herkesin kendine has bir formülü var. Kimisi yarı endüstriyel, kimisi daha otantik malzemelerle yapıyor. Çok güzel yapanlar var. Benzerini yapanlar var. Henüz daha klasiğe geçmiş değiliz. Ama en kısa zamanda da bunun en güzel şeklini yaparak, gelecek nesillere bu böyle yapılmış diye bırakmamız lazım".

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.