SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çocuk Istismarı

Söz Bursa - Çocuk Istismarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Istismarı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Epstein Depremi Fransa’ya sıçradı: Arap Dünyası Enstitüsü’ne polis baskını! Haber

Epstein Depremi Fransa’ya sıçradı: Arap Dünyası Enstitüsü’ne polis baskını!

Fransız polisi, ABD’de yayımlanan Epstein belgelerinde adı geçen eski Kültür Bakanı ve 2013’ten bu yana Arap Dünyası Enstitüsü başkanlığını yürüten Jack Lang ile bağlantılı soruşturma kapsamında Arap Dünyası Enstitüsü’ne baskın gerçekleştirdi. ABD Adalet Bakanlığı’nın cinsel istismar şebekesi kurmak ve kız çocuklarını fuhuşa zorlamakla suçlanan ABD’li milyarder Jeffrey Epstein hakkında yayınladığı son belgelerde, Fransız diplomat Fabrice Aidan ve eski Kültür Bakanı ve 2013’ten bu yana Arap Dünyası Enstitüsü başkanlığını yürüten Jack Lang’ın adının geçmesinin ardından geniş çaplı soruşturma başlatılmıştı. Fransız polisi, Epstein belgeleri ile bağlantılı bazı noktalara baskın düzenledi. Savcılık ofisinden yapılan açıklamada, Fransız polisinin baskın yaptığı yerler arasında Yahudi asıllı Lang’ın bir dönem başkanlığını yaptığı Arap Dünyası Enstitüsü’nün de bulunduğu kaydedildi. Arap Dünyası Enstitüsü’ne düzenlenen baskının 2012-2019 yıllarında Epstein ile iletişimi olduğu ifade edilen ve hakkındaki iddiaları reddeden Lang’a yönelik soruşturmanın bir parçası olarak yapıldığı aktarıldı. Paris Savcılığı tarafından yapılan Epstein belgelerinde Fransız vatandaşlarını suçlayabilecek kanıtları incelemek üzere özel bir ekip kurduğunu duyurdu. FRANSIZ DİPLOMAT AİDAN’A SORUŞTURMA ABD Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı son Epstein belgelerinde birçok Fransız diplomatın da ismi geçiyor. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Fransız diplomat Fabrice Aidan’a ilişkin iddiaların "çok ağır" olduğunu belirterek savcılığa bildirimde bulunduklarını, ayrıca bakanlık içinde kurum içi soruşturma ile disiplin sürecinin başlatıldığını duyurmuştu. Barrot değerlendirmesinde, idari incelemenin somut ve doğrulanabilir unsurları ortaya koymasının beklendiğini, iddiaların "kesinleşmiş olgulara" dayanarak ele alınacağını vurgulamıştı. Belgelere göre dışişleri bakanlığı bünyesinde uzun yıllardır görev yapan Aidan, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde New York’ta bulunduğu dönemde (2006-2013) Jeffrey Epstein ile yazışmaya başladığı ve bu temasların 2010’lu yıllar boyunca sürdüğü iddia edildi. Belgelerde Aidan’ın adının yüzlerce kez geçtiği, e-posta trafiğinde uluslararası kurumlarla bağlantılı rapor ve notların yer aldığı iddiaları incelemeye konu oldu. ESKİ BM GENEL SEKRETERİ VE DIŞİŞLERİ BAKANI ARASINDAKİ GÖRÜŞME DÖKÜMÜ SIZDIRILMIŞ Aidan’ın BM’ye ait dokümanları Epstein’e ilettiğine ilişkin iddialar gündeme gelirken, söz konusu belgeler arasında BM Güvenlik Konseyi brifing ve raporlarının yer aldığı kaydedilmişti. Aidan’ın ayrıca Norveçli diplomat Terje Rod-Larsen ile yakın çalışması, yazışmalarda "günlük ve lojistik" nitelikte taleplere kadar uzanan ayrıntıların bulunması da dikkat çekiyor. Yayınlanan dosyalarda aynı zamanda Aidan’ın Epstein’ın Paris’teki dairesine erişim talebinde bulunduğu iddiası da yer alıyor. ÖZEL SEKTÖRDEKİ GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI Aidan’ın son dönemde kamu görevinden tamamen ayrılmadan özel sektörde çalıştığı; Fransız enerji şirketi Engie’de uluslararası ilişkiler hattında görev yaptığı bilgisi de öne çıkmıştı. Engie, gündeme gelen gelişmelerin ardından Aidan’ı görevden uzaklaştırarak görevlerini askıya aldığını duyurmuştu. 2013'E AİT ÇOCUK İSTİSMARI BAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEMDE Dosyada dikkat çeken bir diğer başlık, 2013 yılına uzanan ve Aidan’ın çocuk istismarı içerikli internet sitelerine erişim şüphesiyle ABD makamları ve ilgili güvenlik birimleri tarafından değerlendirildiğine ilişkin iddia oldu. Bu çerçevede, dönemin Fransa BM Temsilcisi Gerard Araud, konuya ilişkin bilgilendirildiğini ve Aidan’ın Fransa’ya geri gönderilmesi yönünde karar alındığını aktarmıştı.

Bakan Tunç’tan net cevap: "12. Yargı Paketi'nde infaz düzenlemesi yok, af söz konusu değil!" Haber

Bakan Tunç’tan net cevap: "12. Yargı Paketi'nde infaz düzenlemesi yok, af söz konusu değil!"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "12. Yargı Paketi'nde infaz düzenlemesi yok, af söz konusu değil" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi ile ilgili düzenlemelerin yılbaşından önce TBMM'den geçerek yasalaştığını hatırlatarak, "Tabii bu düzenlemeler içerisinde Covid düzenlemesi olarak bilinen husus da vardı. Burada özellikle asıl çok da gündeme gelmiyor. Toplumsal huzur ve güveni daha da tahkim etmeye yönelik önemli düzenlemeler de vardı. Özellikle örgüt üyeliğinin, örgütlü suçların cezalarının arttırılması, yine çocukların örgüt faaliyeti kapsamında suça sürüklenmesinin önlenmesiyle ilgili önemli düzenlemeler vardı. Yine meskun mahalde silah atmanın cezası arttırıldı. Düğünlerde, nişanlarda ve kutlama günlerinde, o günleri mateme dönüştüren olayların önlenmesiyle ilgili olarak düzenlemeler yapıldı, buna kuru sıkı dahil. Bütün bu olaylarla ilgili olarak cezalarda bir artırıma gidildi. Trafikte yol kesme müstakil suç haline getirildi. Yine bilişim suçlarıyla mücadele kapsamında önemli düzenlemeler vardı 11. Yargı Paketi'nde ve araç kiralamalardan kaynaklanan suçların önlenmesine ilişkin düzenlemelerden tutun da birçok Türk Ceza Kanunu'nda önemli düzenlemeler hayata geçti" açıklamasında bulundu. "BAZI BASIN ORGANLARINDA YER ALAN ‘COVİD DÜZENLEMESİNDEN YARARLANDI, DIŞARIDA SUÇ İŞLEDİ' İBARESİ DOĞRU DEĞİL" Covid düzenlemesinin içeriğine de değinen Tunç, "31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyenler bakımından infaz eşitliğinin sağlanmasıyla ilgili bir düzenleme. Yani burada cezası kesinleşenlerle davası devam edenler, cezası kesinleşmeyenler arasında 31 Temmuz 2023'den önce suç işleyenler bakımından bir eşitsizlik söz konusuydu. Böyle bir eleştiriyi ortadan kaldırdı Mecliste yapılan düzenleme ve bu düzenlemeden şu ana kadar 38 bin 57 kişi yararlandı. 50 binden fazla kişi değil. Burada şunu da açıkça ifade etmek lazım. Bazı basın yayın organlarında şu haberlere rastlıyoruz; ‘Covid düzenlemesinden yararlandı, dışarıda suç işledi' şeklinde. Burada Covid düzenlemesinden yararlananlar açık cezaevinde bulunanlar ve açık cezaevinden tahliye olan kişiler. Şimdi açık cezaevlerindeki hükümlüler 3 ayda bir zaten izne çıkabiliyorlar. Dolayısıyla cezalarının artık son kısmında olan, topluma uyum sağlaması bakımından bütün dünya ülkelerinde bu şekilde düzenlemeler vardır. Topluma uyum sağlaması bakımından infaz sistemimizde olan bir husus. Burada 'açık cezaevinden tahliye oldu, suç işledi' şeklindeki ibare doğru değil" dedi. Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi'nde bulunan kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişi 3 yıl erkene alan düzenlemede ise kadına şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, cinsel suçlar, örgütlü suçların ve terör suçlarının kapsam dışında bırakıldığını hatırlattı. "YENİ BİR İNFAZ KANUNU ŞU ANDA SÖZ KONUSU DEĞİL" Gerçekleştirilen düzenlemelerle amaçlarının ceza adaletinin sağlanması ve ceza adaletinin etkinliğinin arttırılması olduğunu söyleyen Tunç, sözlerine şöyle devam etti: "Bu anlamda yeni bir infaz kanunu şu anda söz konusu değil. Yani işte af söylentileri vesaire bunlar kesinlikle söz konusu değil arkadaşlar. Şu anda TBMM Yargı Reform Strateji Belgesi kapsamında yargı paketlerini peyderpey Meclisin gündemine getiriyor milletvekillerimiz. Biz de Adalet Bakanlığı olarak teknik destek vermeye devam ediyoruz. 10. ve 11. Yargı Paketleri yasalaştı. Bunlar ceza adalet sistemiyle ilgiliydi. Şimdi 12. Yargı Paketi'yle ilgili hazırlıklar devam ediyor. Biz teknik çalışmaları tamamladık, milletvekillerimizin takdirlerine arz ettik. Orada da hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik uzun süren davaları daha çabuk sonuçlandırmaya yönelik, duruşmaların daha sadeleştirilmesine yönelik, yine ara buluculuk sisteminin daha etkin hale getirilmesi, noter yardımcılığı sistemi, bir kısım yargı işlemlerinin, çekişmesiz yargı işlemlerinin yargı dışında çözülebilmesini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler olacak. Dolayısıyla 12. Yargı Paketi infaz düzenlemesiyle ilgili değil, hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmak ve yargıda gecikmeyi önlemeye yönelik önemli düzenlemeler içeriyor."

6 yaşında evlendirilen H.K.G. davasında yeni gelişme Haber

6 yaşında evlendirilen H.K.G. davasında yeni gelişme

Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23 Ekim 2023'te görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık Kadir İstekli 30 yıl, baba Yusuf Ziya Gümüşel 20 yıl ve anne Fatıma Gümüşel ise 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, sanıklara verilen cezanın arttırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu. Mahkeme, sanık Kadir İstekli’nin 2004-2013 yılları arası için ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ 2020 yılı için ise ‘Eşe karşı nitelikli cinsel saldırı’ suçlarından 2 ayrı ceza verilmesi gerekirken, tek bir suçtan cezalandırma yapıldığı değerlendirildi. Sanık anne ve baba Gümüşel için ise anne ve baba olmaları nedeniyle yasa gereğince arttırım yapılması gerektiğini kaydetti. Baba Yusuf Ziya Gümüşel, anne Fatıma Gümüşel ve imam nikahlı eş Kadir İstekli bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli duruşmada hazır edilirken, tutukluluğa yönelik yakalama kararı bulunan anne Fatıma Gümüşel ise duruşmaya katılmadı. Sanık avukatlarının mazeret sunmaları nedeniyle duruşma, 10 Haziran tarihine ertelendi. Ne olmuştu 30 Ocak 2023 tarihinde 6 yaşında H.K.G’nin evlendirilme iddialarına ilişkin ilk duruşma gerçekleşti. Dosyaya yayın yasağı ve gizlilik kararı getirildi. Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 23 Ekim 2023 tarihinde karara bağlanan davada Kadir İstekli 30 yıl, Yusuf Ziya Gümüşel 20 yıl ve Fatıma Gümüşel ise 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.