SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhurbaşkanı Erdoğan

Söz Bursa - Cumhurbaşkanı Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Siyaset değil, hizmet yarıştırın": Erdoğan’dan Aydın’da gövde gösterisi Haber

"Siyaset değil, hizmet yarıştırın": Erdoğan’dan Aydın’da gövde gösterisi

Aydın’dan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Bizimle laf değil eser, hizmet yarıştırın" dedi. Aydın Şehir Hastanesi başta olmak üzere il genelinde tamamlanan yatırımların toplu açılışı için Aydın’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tören alanında Aydınlılarla buluştu. Törende, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Bizimle laf değil eser, hizmet yarıştırın" dedi. "Ev sahibi Türkiye" projesi kapsamında 6 bin 973 kura çekiminin de yapıldığı törende, her zaman vatandaşlara verdikleri sözleri yerine getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’in toplu konutların üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını ve başarısız olduğunu belirterek "Şimdi ana muhalefetin genel başkanı çıkıp, ‘Bu evleri bitiremezler’ diyecektir. Kendisinin bile inanmadığı bir sürü argümanı öne sürerek, bu evlerin neden yapılamadığını anlatmaya çalışacaklar. Bunu nereden mi biliyorum. Çünkü aynısını deprem bölgesinde yaptı. 6 Şubat depreminden sonra bize neler söylediler. ‘Bunlar enkazın altında kalır, evleri inşa edemez’ dediler. Aynı şeyi İzmir için de söylediler. İzmir’de depremde bütün enkazı kaldırdık ve vatandaşlarımızı o konutlara yerleştirdik. Dünyanın en büyük şantiyesini deprem bölgesinde kurarak 7/24 çalıştık. 27 Aralık’ta, yıl bitmeden evlerin anahtarlarını Hatay’da hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Milletimize söz verdik, sözümüzü de yerine getirdik. Avrupa’nın bile altından kalkamayacağı bir yükü alnımızın akıyla sırtladık. İnşallah Aydın’a gelip, yeni yuvalarına kavuşan kardeşlerimizin sevincini birlikte yaşayacağız. Geçenlerde CHP Genel Başkanı’nın yolu Hatay’a düşmüş. Baktım utancını gizlemeyi çalışıyor. Orada yapılan yerleri gördükçe, vakti zamanında sarf ettiği laflar aklına geliyor herhalde. Onun altında eziliyor. Bu zat depremin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra ‘Deprem bölgesini yalnız bırakmayacağız’ diyor. 3 yıldır neredeydin Özgür efendi. 455 bin konut yapılıyorken sen ne ile meşguldün Özgür efendi. Deprem bölgesine sahip çıkmak şimdi mi aklınıza geldi. Neredeyse 3 yıldır sürecin hiç bir yerinde yoktunuz. Daha yeni mi ayıldınız. Hep söylüyorum bunların ülkede ne olup bittiğinden haberleri yok. Bunlar bizim verdiğimiz sözleri, kendi sözleri gibi zannediyorlar. Şimdide emeklilerimiz üzerinden bir istismar içindeler. Yönettikleri belediyelerde, işçilere maaş değil de harçlık verdikleri yetmezmiş gibi emeklilerimizi kışkırtmaya çalışıyorlar. Bunlar ya tropikal adalarda keyif çatıyor ya da meclisi panayır yerine çeviriyorlar. Maalesef böyle tutarsızlar. Ne emekli ne maaş yerine harçlık verdikleri işçiler umurlarında. Bunların tek bildiği hakaret etmek, çamur atmak, kabir başında rakı içip tropik adalarda keyif çatmak. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Yaptıklarımızla konuşuyoruz. Biz hizmetlerle, projelerle konuşuyoruz. Bulabiliyorsanız siz de eserlerinizden bahsedin. Şayet varsa hizmetlerinizden bahsedin Özgür efendi. Cesaretiniz varsa gelin ondan bahsedin. Bizimle laf değil eser, hizmet yarıştırın. Nasıl 455 bin konutu söz verdiğimiz gibi yaptıysak 500 bin konutu da aynı hız ve kararlılıkta inşa edeceğiz" dedi. "ÇOK ZORLU SÜREÇLERİ ÇOK BAŞARILI BİR ŞEKİLDE YÖNETTİK" Terörsüz Türkiye için her adımı ölçüp biçip olan göre hareket ettiklerini ve Türkiye’nin ehil kadrolar tarafından yönetildiğini vurgulayan Erdoğan; "İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan küresel nizam kökten çatırdıyor. Yıllardır konforlu bir coğrafyanın tadını çıkaran ülkeler, ilk defa bizim yıllardır uğraştığımız meselenin çok küçük bir kısmıyla burun buruna gelmeye başladılar. Yaptığımız eleştirilen artık Batı dünyasında da karşılık bulduğunu görüyoruz. Bugün Batılı liderler sistemin sorunlarından bahsediyor. Bizi acımasızca eleştirenler bugün bize hak veriyorlar. Aynı durum Suriye için de geçerlidir. Oradaki mazlumlara sahip çıktığımız için ‘Türkiye orta doğu bataklığına saplanıyor, yalnızlaşıyor’ dediler. Suriye’de zalim rejim devrildi. Türkiye’nin çok yakın dostu bir hükümet geldi. Ülkemizin de güçlü desteğiyle Suriye hızla toparlanıyor. 13,5 yıllık çatışmaların ardından güvenlik ve istikrar yeniden sağlanıyor. Terör örgütleri Suriye rejimi tarafından yavaş yavaş çıkartılıyor. Türkmen kardeşlerimiz aynı şekilde yeni yönetimde çok önemli görevler üstleniyor. DEAŞ denilen terör örgütü ile mücadele eskisinden daha güçlü, kararlı hale geliyor. Bölgemizde her türlü terörün kökü kurutuluyor. Ülkemiz için endişe kaynağı olan sorunlar birer birer çözüme kavuşuyor. Halep’te, Hama’da, Afrin’de, İdlib’te milyonlar cıvıl cıvıl Türkçe konuşuyor. Türkiye’yi konuşuyor. Bize hayır dualar ediyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Suriye’nin kuzeyindeki tehdit ortadan kalkınca, Suriye bölgede refah alanına dönüştükçe, hepimiz istifade edeceğiz. Bunun için önce 86 milyon olarak birbirimize kenetleneceğiz. Hep beraber Türkiye olacağız. Unutmayın İslam kardeşliği ortak paydasında bölgedeki halklarla bir araya geleceğiz. Sabırlı, soğukkanlı, oyuna gelmeyecek, fitne ateşine karşı uyanık olacağız. Kutuplaşma hem bize hem bölgemize acıdan başka bir şey getirmez. Sadece gözyaşı getirir. Hükümet olarak, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde attığımız her adımı ölçüp biçip ondan sonra harekete geçiyoruz. Çok zorlu süreçleri çok başarılı bir şekilde yönettik. Şundan milletimiz emin olsun. Türkiye ehil kadroların elindedir. Rabbim bizi hizmet yolundan ayırmasın" dedi.

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi Haber

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi. "Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz" Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı. "Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır" Konuşmasında Türkiye'nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "GERÇEK SANATÇI VE USTA İŞTE BU HAKİKATİN İZİNİ SÜREN EMEĞİYLE, YORUMUYLA, ESERLERİYLE BİZE YENİ UFUKLAR ÇİZEN İNSANDIR" Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.' Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008'den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İSE LİSTEMİZE 10 YENİ İSİM DAHA EKLİYOR YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ VARLIĞIMIZI DAHA DA ZENGİNLEŞTİRİYORUZ" Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz'ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı'yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu'yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat'ı, Mücellit Mehmet Karsı'yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer'i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı'yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman'ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca'yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp'i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "NE YAZIK Kİ BİZİM OLAN DEĞERLERİ BUGÜNÜN GENÇLERİNE ANLATMAKTA VE ZAMAN ZAMAN SIKINTI YAŞIYORUZ" Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız." "SON 23 YILDA YURT DIŞINA KAÇIRILAN 13 BİN 448 ESERİN ÜLKEMİZE İADESİNİ SAĞLADIK" Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı' çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.

Erdoğan’dan medya eleştirilerine yanıt: "Vatandaşın çilesini ekrana taşımak gazetecilik görevidir" Haber

Erdoğan’dan medya eleştirilerine yanıt: "Vatandaşın çilesini ekrana taşımak gazetecilik görevidir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da yaşanan su sorunu hakkında, "Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi. Aileler çamaşır, bulaşık, banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen TRT Genç kanalının açılışına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, "İslam aleminin leyle-i miracını tebrik ediyor, bu mübarek gecenin sizlerle birlikte tüm insanlığa hayırlar getirmesini, huzura vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum" diyerek İslam aleminin Miraç Kandili'ni kutladı. "TRT GENÇ TELEVİZYON KANALIMIZIN GENÇLERİMİZE, AİLELERİMİZE, MEDYAMIZA VE MİLLETİMİZE HAYIRLI OLMASINI CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM" TRT Genç'in yayına hazır hale gelmesine katkı sunan herkesi tebrik eden Erdoğan, "Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç televizyon kanalımızın gençlerimize, ailelerimize, medyamıza ve milletimize hayırlı olmasını canı gönülden tebrik ediyorum. Yine bu vesileyle 31 Ocak'ta yayın hayatına başlamasının 56. yıl dönümünü kutlayacak olan TRT televizyonunu da tebrik ediyor, tüm TRT çalışanlarımıza başarılarla dolu daha nice yıllar diliyorum" diye konuştu. "TRT ARŞİV’DE O ESKİ YILLARA AİT KESİTLERİ SEYRETTİKÇE NOSTALJİ İLE BERABER TÜRKİYE'NİN VE DÜNYANIN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ DE TEKRAR HATIRLIYORUZ" TRT’nin Türkiye'nin hem belleği hem de geleceği olduğunu söyleyen Erdoğan, "TRT muhabirleri, TRT kameramanları kimi zaman canlarını tehlikeye atma pahasına Türkiye'yi dünyadan, dünyayı Türkiye'den haberdar ettiler. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye'yi ve dünyayı uzun yıllar TRT'den takip ettik. Sadece habercilikte değil, diziden belgesele, sinema filmlerinden spora, kültüre, sanata, müzeye kadar her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. Bizim kuşak ve bizden sonraki nesil TRT ile büyüdü. Eğer böyle dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız. Zaman zaman TRT Arşiv’de o eski yıllara ait kesitleri seyrettikçe nostalji ile beraber Türkiye'nin ve dünyanın nereden nereye geldiğini de tekrar hatırlıyoruz. Kamu yayıncısı kimliği ile TRT bugün de çok önemli bir misyon üstleniyor. Enformasyon ve kültür savaşlarının insanlığın gündemini belirlediği bir dönemde TRT hakikat mücadelesini en güçlü şekilde verirken iyiyi, doğruyu, hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlendirmelerimizin özellikle bir seti olarak karşımızda bulunuyor. Bugün açılan TRT Genç kanalımızı bu çabaların gençlerimize uzanan en somut tezahürlerinden biri olarak görüyorum. TRT Çocuk ile yıllardır miniklerimize yönelik yayın yapan, dijital içerik üreten kurumumuzun şimdi de gençlerimizi sorumlu yayıncılık anlayışıyla buluşturmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı. "DİZİLERDEN SİNEMA FİLMLERİNE, ÇİZGİ FİLMLERDEN OYUNLARA VE OYUNCAKLARA KADAR İLGİLİ İLGİSİZ HER YERE ÖZENLE YERLEŞTİRİLEN KARAKTERLERLE ÇARPIK İLİŞKİLER ÖZENDİRİLİYOR" Konuşmasında kültür savaşlarının muharebe alanlarından birinin de aile olduğunun altını çizen Erdoğan, "Günümüzde aile kurumu daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır. Dizilerden sinema filmlerine, çizgi filmlerden oyunlara ve oyuncaklara kadar ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor, sapkınlıklar teşvik ediliyor. TRT'nin gerek geleneksel gerekse Tabii gibi dijital mecralarda aile odaklı temiz içerikleri yaygınlaştırma çabasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Bir kere şunu çok iyi anlamalıyız: Bizim için TRT'nin başarısı ailedeki tüm fertlerin hiçbir endişe duymadan gönül rahatlığıyla izleyebileceği yapımlara imza atmasıdır. Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç ile bu çizgideki yayınların daha da artacağına ve çeşitleneceğine inanıyorum. Bilimden teknolojiye, kültür, sanattan spora, tarihten güncel hayata geniş bir yelpazede yapacağı yayınlarla TRT Genç kanalımız gençlerimizin zihinsel, duygusal ve kültürel gelişimine destek olacaktır" diye konuştu. "UYUŞTURUCU, ALKOL, SANAL BAHİS, KUMAR VE SİGARA BAĞIMLILIĞI MİLLİ BÜNYEMİZ AÇISINDAN TERÖR KADAR, HATTA TERÖRDEN DAHA ZARARLI BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR" Bağımlılığın çağın vebası olduğunu ve TRT Genç’in bu bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol oynayacağını belirten Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki ekran, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık türlerinde ciddi artış yaşanıyor. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimiz dijital platformların ve sosyal medyanın da etkisiyle bu belaların pençesine daha fazla düşüyor. Oyunlaştırma stratejisi dolayısıyla neredeyse her telefon maalesef bir çeşit kumarhane haline geldi. Eğlence için vakit geçirmek için girilen dijital oyunlar, bilhassa gençlerimizi sanal bahis ve kumar illetine bulaştıran bir tuzak işlevi görüyor. Tütün, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı da yine bu mecralar tarafından özendirilmekte. Gençlerimizin sağlığı ve geleceği çalınmaktadır. Son dönemde ülkemizde yaşanan aile facialarında baktığımızda en büyük müsebbibin alkol, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde boşanmaların, eşler arası ve aile içi kavgaların sebeplerinin en başında bu illetler geliyor. Değerli misafirler, çok sevgili genç kardeşlerim, meseleyi bütün yönleriyle değerlendirdiğimizde şu gerçeği hepimiz çok net görebiliyoruz. Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar ve sigara bağımlılığı milli bünyemiz açısından terör kadar hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır. Aileler parçalanmakta, nesiller kaybolmakta, istihdama, üretime, eğitime, sağlığa gitmesi gereken kaynaklar insanlık düşmanlarının kanlı dişlilerini ne yazık ki beslemektedir. Grup kürsülerinde kumarı masumlaştırmaya çalışanların iktidara gelince içkiyi ucuzlatacağız diyenlerin ısrarla görmediği acı gerçek işte budur. Alkolü, sigarayı, uyuşturucuyu adeta özgürlük sembolü gibi yansıtanların gözlerini kapattığı ürkütücü tablo işte budur. Zehir tacirlerini çeşitli bahanelerle aklama yarışına girenlerin yüzleşmek istemedikleri durum işte budur" ifadelerine yer verdi. "BAĞIMLILIK ÖYLE BİR BELA Kİ EMNİYET TEDBİRLERİ TEK BAŞINA YETERLİ OLMUYOR" Toplumu saran bağımlılık gibi tehlikelerin farkında olduklarını ve bununla mücadele için gerekli her türlü adımı atacaklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla siyaset yapan bir hükümet olarak her çeşit bağımlılıkla mücadelede son derece kararlıyız. Güvenlik kuvvetlerimiz, yargımız aynı şekilde görevlerini layıkıyla yapıyor. Ancak hangi türde olursa olsun bağımlılık öyle bir bela ki emniyet tedbirleri tek başına yeterli olmuyor. Bunun için aile, toplum, siyasi partiler, dernekler, vakıflar, üniversiteler özellikle medya olarak hep beraber seferberlik ruhuyla hareket etmek, elimizdeki her imkanı devreye almak durumundayız. Şüphesiz medyada asıl görev kamu yayıncımız olan TRT'mize, yani siz TRT çalışanlarına ve yönetimine düşüyor. Kamu spotlarının ötesine geçen yeni bir anlayışla bağımlılık meselesini irdelemeli, incelemeli, bu sorunun üzerine dirayetle gitmeliyiz. Vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinde TRT'mizin öncülük etmesini, medyanın tamamına örnek olacak evsafta özgün, kaliteli ve etkili projeler üretmesini bekliyorum." "TÜRKİYE'NİN BAŞKENTİNDE YAŞAYAN MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZ KIŞIN ORTASINDA HAFTALARCA SUSUZLUĞA MAHKUM EDİLDİ" Türkiye’de yapılan her iyi işi taşlayan ve bundan keyif alan bir kitlenin var olduğunu da söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar ezberleri bozulsun, kafa konforları dağılsın istemezler. Fil dişi kulelerden ahkam kesmeyi, ona buna ayar vermeyi pek severler. Basın özgürlüğünü, hak, hukuk, adaleti dillerinden düşürmezler ama söz konusu kendi çıkarları olunca savundukları ne kadar ilke, kavram, prensip varsa hepsini çiğnemekten hiç çekinmezler. Bu çevrelerin öfke dolu saldırılarından TRT'miz de zaman zaman nasibini almaktadır. TRT'mizin 86 milyona hitap eden, milli ve manevi değerlerimizi önceleyen, gerçekleri eğip bükmeden anlatan ilkeli yayın politikası biliyoruz ki bunları ciddi manada rahatsız ediyor. Bakınız buna en son Ankara'nın susuzluk sorununda bir kez daha şahitlik ettik. Malumunuz Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi. Aileler çamaşır, bulaşık, banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu. Sosyal medya çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026'nın Türkiye'sine asla yakışmayan sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk. Yani ortada görevi kamu adına gözcülük yapmak olan medya açısından görmezden gelinemez bir haber vardı. Kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdiler. Vatandaşa mikrofon uzattılar. Geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikayetlerini ekranlara taşıdılar" diye konuştu. "GECENİN AYAZINDA VATANDAŞI ELİNDE SU BİDONLARIYLA SIRAYA SOKANLAR MI SUÇLU YOKSA BUNU HABERLEŞTİRENLER Mİ SUÇLU?" Ankara’daki su sorununu haberleştiren basın kuruluşlarına yönelik yapılan eleştirileri gündemine alan Erdoğan, "Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçirmeye zorladı. Neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar. Fakat her işleri gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Dün bir tanesi çıkmış. Kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine sorunu haberleştirdikleri için TRT'yi suçluyor, Anadolu Ajansımızı suçluyor. Özel televizyon kanallarını suçluyor. Yüzü kızarmadan özgür basını suçluyor. Aynı zatın genel başkanı, yönetim zafiyetini kabul etmek yerine itham ve iftira yüklü ifadelerle şahsımızı hedef alıyor. Söz var ya, şıracının şahidi bozacı. Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalışan bu beceriksizler korusuna bizim buradan şunları sormamız lazım: Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlar da mı yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlar da mı? Basının görevi kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikayetlerine mikrofon uzatmak, vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermek. Allah aşkına bundan niçin rahatsız oluyorsunuz? Kamusal görevlerini yerine getirdi diye basın kuruluşlarımızı niçin suçluyorsunuz? Gazetecileri niçin tehdit ediyor, görevlerini yaptıkları için neden hedef gösteriyorsunuz? Mazeret üreteceğinize, başkalarını suçlayacağınıza, medyaya parmak sallayacağınıza görevinizi layıkıyla yapsanıza" ifadelerine yer verdi. Muhalefetin basına bakış açısının tutarlı olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Lafa gelince basın hürriyeti konusunda mangalda kül bırakmayanların nasıl birden faşizme dümen kırdıklarını vatandaşlarımızın da ibretle takip ettiğine inanıyor, bunları aziz milletimizin ferasetine havale ediyorum. Onlar ne derse desin biz görevini doğrulukla, dürüstlükle, hakkaniyetle yapan basın kuruluşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. TRT'mizde, Anadolu Ajansımızda, İletişim Başkanlığımızda ve diğer tüm kuruluşlarımızla hakikat mücadelemizi her cephede sürdüreceğiz. TRT'mizin hayata geçireceği projelerle dünyada ses getirecek yayıncılık alanına yeni bir soluk kazandıracak nitelikli çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın katıldığı programda yerli ve milli üretim olan ‘Robogenç’ isimli robot, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a TRT Genç’in kumandasını takdim etti. Erdoğan’ın tuşa basmasının ardından TRT Genç, 'Gelecek Sensin' sloganıyla yayın hayatına başladı.

Bursa’da 121 yıllık çınarın tek isteği duygulandırdı: "Cumhurbaşkanımı izlemek istiyorum" Haber

Bursa’da 121 yıllık çınarın tek isteği duygulandırdı: "Cumhurbaşkanımı izlemek istiyorum"

Bursa'da 121 yaşındaki Saadet Al'ı ziyaret eden AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ve yönetimi, asırlık çınarın isteğiyle duygulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı izlemek istediğini söyleyen Saadet teyzenin talebi kısa sürede yerine getirildi. AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ve yönetimi, geçtiğimiz hafta 1905 doğumlu Saadet Al'ı yaşadığı evinde ziyaret etti. Halini hatrını soran Başkan Kurtuluş'un "Bir isteğiniz var mı?" sorusuna Saadet teyzenin verdiği cevap herkesi duygulandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı çok sevdiğini söyleyen Saadet Al, televizyonu olmadığı için konuşmalarını izleyemediğini ifade etti. Saadet teyzenin bu isteği üzerine harekete geçen Başkan Kurtuluş, yönetime talimat vererek kısa sürede televizyon temin edilmesini sağladı. Televizyonun evine getirilmesiyle büyük mutluluk yaşayan Saadet Al, ziyaretçilerine bol bol hayır duası etti. "HER GELDİĞİMİZDE CUMHURBAŞKANIMIZA SELAMLARINI SÖYLÜYOR" Saadet teyzenin Cumhurbaşkanı Erdoğan hayranlığını anlatan AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, "Saadet teyzemiz, 1 Temmuz 1905'te dünyaya gelmiş. Giresun'un köylerinden bir annemiz. Bursa'da Osmangazi ilçesi Emek Mahallesi'nde ikamet ediyor. Biz de uzun zamandır ziyarete geliyoruz, hayır duasını alıyoruz. Cumhurbaşkanımızın bizlere bir talimatı var, İl Başkanımız Davut Gürkan da bu konuda çok hassas davranıyor. Biz de Osmangazi ilçe teşkilatı olarak, Saadet teyzemiz gibi tarihi çınarlarımızı ziyaret ediyoruz. Onların hayır dualarını alıyoruz ve bu hayır dualarıyla birlikte güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. Bizler genç kardeşlerimizin enerjisinden istifade ediyoruz. Ama aynı zamanda vefamız gereği yaşlılarımızın da tecrübelerinden faydalanıp hayır dualarını alıyoruz. Saadet teyze yaşına rağmen kendi kalkabiliyor, yürüyebiliyor, Osmanlı dönemini görmüş ardından cumhuriyet dönemine erişmiş. Yaşadığı bunca badireye rağmen hep sağlıklı beslenmiş. Her zaman hayır duasını etmiş. Her geldiğimizde Cumhurbaşkanımıza selamlarını söylüyor. En kısa süre içerisinde Cumhurbaşkanımıza Saadet teyzemizin selamlarını ileteceğiz" şeklinde konuştu. 121 YAŞINDA HİÇBİR HASTALIĞI YOK Saadet Al'ın bakımını üstlenen Nigar Gedik, "4 yıldır ben bakıyorum. Hiçbir yerinde bir rahatsızlığı yok, tek bir ilaç içiyor. Aile hekimi bile ‘bu benden sağlam' diyor. Yemeğini veriyorum, üstünü başını değiştiriyorum, kendisi iyi Allah'a şükür.Geçtiğimiz hafta ilçe teşkilatından geldiler. Saadet annem ‘bana bir televizyon getirin ben Cumhurbaşkanımı izleyeceğim' dedi. Sağ olsunlar getirdiler. Şimdi odalarına kuracaklar Saadet annem de izleyecek" dedi.

Erdoğan’dan Halep mesajı: "Kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz " Haber

Erdoğan’dan Halep mesajı: "Kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz "

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Halep’in YPG unsurlarından temizlenmesinin Suriye’deki kalıcı barış için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak, "Türkler, Araplar, Kürtler arasındaki kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, dün partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında Suriye’deki son gelişmeler ile Terörsüz Türkiye sürecini değerlendirdiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Erdoğan, Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek bir durumun oluşmaması için gerekli tüm önlemlerin alındığını ifade ederek, Halep’in YPG unsurlarından temizlenmesinin Suriye’de kalıcı barış, huzur ve güvenliğin tesisi açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın, terör örgütünün Suriye’deki uzantısının maksimalist ve irrasyonel taleplerine rağmen, Suriye hükümetinin kuşatıcı bir anlayışla hareket ettiğini, bu yaklaşımın devam etmesinin Suriye halkının hayrına olacağını söyledi. "KARDEŞLİĞİN BOZULMASINA İZİN VEREMEYİZ" Komşuluk hukukunun altını çizen Erdoğan, "Türkler, Araplar, Kürtler arasındaki kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz, süreci hassasiyetle yönetmeliyiz, tahriklere karşı dikkatli olmalıyız" dedi. "SON GELİŞMELER, 10 MART MUTABAKATININ UYGULANMASI İÇİN TARİHİ FIRSAT" Halep’teki son gelişmelerin 10 Mart mutabakatının uygulanması için tarihi bir fırsat sunduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin bu doğrultuda çalışmalarını sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı.

Erdoğan: "Milleti beceriksizlerin insafına bırakmayacağız" Haber

Erdoğan: "Milleti beceriksizlerin insafına bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Meydanlarda vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara’ya su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) partisinin Grup Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 2026 yılında gerçekleştirilen ilk grup toplantısının Türkiye, Türk milleti, AK Parti ve Türk demokrasisi için hayırlara vesile olmasını diledi. AK Parti ailesinin her geçen gün güçlendiğini ve yeni katılımlarla saflarını genişlettiğini dile getiren Erdoğan, güncel verilere göre AK Parti’nin 11 milyon 543 bin 301 üye sayısıyla zirvedeki yerini koruduğunu ve ikinci sırada yer alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile aradaki üye sayısının 9,6 milyondan fazla olduğunu kaydetti. "MUHALEFETİN SOKAK NÜMAYİŞLERİNDEN BAŞKA İCRAATININ OLMADIĞI DÖNEMDE TÜRKİYE’YE AŞKLA HİZMET ETTİK" AK Parti’nin Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet isteyen herkese açık olduğunu ve daima da açık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonra da saflarımızı sıklaştırarak, birbirimize kenetlenerek AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak daha da güçlenerek yola kararlılıkla devam edeceğiz. Üstat Necip Fazıl'ın siyasette pusulamız olan şu anlamlı sözlerini AK kadrolar olarak her daim aklımızda tutacağız. Ne diyordu o büyük şair; ‘Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.’ İşte biz de insanımıza olan şükran borcumuzu daha fazla çalışarak, hizmet ve eser üreterek ve koşturarak ödeyeceğiz. Nitekim bunu yapmanın samimi çabası içindeyiz. Geride bıraktığımız 2025 yılında son 23 yıldır olduğu gibi yine gece gündüz demeden milletimiz için ter döktük. Muhalefetin sokak nümayişlerinden başka icraatının olmadığı bir dönemde biz, ‘aşkla çalışan yorulmaz düsturuyla’ tüm Türkiye'ye aşkla hizmet ettik" ifadelerini kullandı. "KRİZİN EKSİK OLMADIĞI 2025 YILINDA MİLLETİN EMANETİNE EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKTIK" Bölgesel ve küresel gelişmeler bağlamında oldukça yoğun geçen bir seneyi daha geride bıraktıklarını kaydeden Erdoğan, "Krizin, çatışmanın, savaşın, dünyanın birçok yerinde gerilimin eksik olmadığı 2025 yılında hamdolsun milletin emanetine en güzel şekilde biz sahip çıktık. Yönetmek zorunda kaldığımız hassas süreçlerin hiçbirinde Türkiye'nin çıkarlarına zerre miskal halel getirmedik. Beşinci yılına girecek Rusya-Ukrayna savaşından Gazze soykırımına, komşumuz İran'a düzenlenen saldırılardan Sudan'daki insani felakete, Amerika ve Avrupa'yla ilişkilerimizden Türk dünyasıyla güçlenen işbirliğimize, Katar'a yapılan operasyonda aldığımız tavra, terörsüz Türkiye çalışmalarından 19 Mart sonrası sokaklarımızın terörize edildiği nümayişlere kadar her alanda içeride ve dışarıda çok başarılı bir sınav verdik. Türkiye'nin selametini, milletimizin geleceğini her zaman ön planda tuttuk. Yıl boyunca karşılaştığımız onca sınamaya, onca sıkıntıya rağmen AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin başını yere eğdirmemek içiin her zaman Türkiye'nin, Türk milletinin büyüklüğüne, şanına, saygınlığına, itibarına uygun şekilde hareket ettik" dedi. "455 BİN AFET KONUTUNUN KURASINI YIL BİTMEDEN ÇEKEREK DEPREMZEDE KARDEŞLERİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN KIVANCINI YAŞADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında birinci önceliklerinin deprem bölgesinin ihyası olduğunu dile getirerek, "455 bin afet konutunun kurasını yıl bitmeden çekerek depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözleri tutmanın kıvancını yaşadık. Allah'a sonsuz şükürler olsun ki bize duyulan güveni boşa çıkarmadık. Biz sadece ev, iş yeri, konut yapmadık. Deprem bölgesinde aynı zamanda umutları da inşa ettik. Teslim ettiğimiz yuvalarımız hak sahiplerine hayırlı uğurlu olsun diyorum. Deprem bölgesindeki kalan çalışmalarımızı yeni yılda da aynı tempoda sürdüreceğiz. Yine bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde müzakere edilerek karara bağlanan, yılbaşı itibarıyla da yürürlüğe giren merkezi yönetim bütçemizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 2026 yılı bütçemizi, daha önceki bütçemiz gibi 86 milyonun refahını artırmayı amaçlayan, kalkınmayı önceleyen insan merkezli üretim ve ihracat ekonomisi eksenli bir tasavvurla hazırladık" diye konuştu. "MASADA OLMAYANIN MENÜYE KONULDUĞU ACIMASIZ BİR BÖLÜŞÜM KAVGASININ TAM ORTASINDAYIZ" Yeni yılın Türkiye için bir reform yılı olacağına vurgu yapan Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı Reform Programımızı Keclisimizin de desteğiyle inşallah hayata geçireceğiz. Bunun dışında çocuklarımızın dijital tehditlerden korunmasından sosyal yardım sistemimizin yeniden gözden geçirilmesine kadar geniş bir yelpazede insanımızın hayatına dokunan reformları milletimizle buluşturacağız. Dünyanın ve bölgemizin hangi ciddi tehditlerle yüzleştiğini hepimiz takip ediyoruz. Küresel ekonomi, değerli metaller üzerinden yürüyeceği ve çok can yakacağı anlaşılan yeni bir muharebenin hızla içine sürükleniyor. Enerji kaynaklarını elde etme uğruna. ticaret yollarını elde etme uğruna yeni bir paylaşım rekabetinin hem de çok agresif bir şekilde yaşanacağı görülüyor. Batı dünyası yıllardır başka ülkeleri tehdit etmek için kullandığı tüm argümanlarını tek tek kaybediyor. Masada olmayanın menüye konulduğu acımasız bir bölüşüm kavgasının tam ortasındayız. Dalga boyu artan bu küresel fırtınadan Türkiye'yi sahil-i selamete ulaştıracak olan kadro bellidir, bu kadronun adı da AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. Güçlü Türkiye'nin güvencesi güçlü bir AK Parti, güçlü bir Cumhur İttifakı'dır. Emperyalist oyunları bozacak olan irade, tecrübe ve cesaret işte bu kadroda, bu ittifakta ziyadesiyle mevcuttur" ifadelerine yer verdi. "MEYDANLARDA VAAT YAĞMURUNA TUTUP BUGÜN BAŞKENT ANKARA’YA SU BİLE VEREMEYEN BECERİKSİZLERİN İNSAFINA BU MİLLETİ BIRAKMAYACAĞIZ" "Ne yapacaksak şahsımız için değil, tüm Türkiye için yapacağız" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bunu seçim zamanı meydanlarda vatandaşı vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara'ya haftalardır su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmamak için yapacağız. Bunu doymak bilmez ihtirasları için belediyeleri arpalığa çevirenlerin mağdur ettiği milyonlarca vatandaşımız için yapacağız. Bunu maaş ödeyemez hale getirdikleri belediye bütçeleriyle tropik adalarda keyif çatan aymazların bir daha şehirlerimize musallat olmaması için yapacağız. Bunu yabancılara ülkelerini şikayet etmeyi maharet zanneden kalitesi ve kalibresi düşük siyasetçileri tarihin tozlu raflarına göndermek için yapacağız. Bunu seviyesiz fotoğraflar üzerinden ağababaları adına güya bize mesaj verdiğini düşünen şuursuzları sandığa gömmek için yapacağız. Bunu aynı zamanda Türkiye'nin ismini duyunca gözleri umutla parlayan mazlum ve mağdurların huzuru, refahı, güvenliği için yapacağız. Bunu istikbalimizin teminatı olan sevgili gençlerimizin daha müreffeh ve muteber bir ülkede yaşamaları için yapacağız. Bunu 86 milyon için, yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimiz için, gönül ve kültür coğrafyamızdaki yüz milyonlarca dostumuz için yapacağız. Hepsinden öte bunu Türkiye yüzyılının tüm unsurlarıyla gerçeğe dönüşmesi için yapacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın tökezlemesini bekleyenleri yine hüsrana uğratacağız."

AK Parti sözcüsü Çelik’ten Venezuela ve muhalefet tepkisi Haber

AK Parti sözcüsü Çelik’ten Venezuela ve muhalefet tepkisi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olduğunu ifade etti. ‘Yönetimlerin meşruiyetinin halk iradesine dayandığı’ ve ‘bir ülkede meşru yönetim değişiminin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu’ gibi ilkelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin siyasi hayatının ekseni olduğuna vurgu yapan Çelik, "Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" dedi. "Özgür Özel’in ve kimi muhalefet liderlerinin dünyayı sarsan bir olayda Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması vahim ve sağlıksızdır" Açıklamasında siyasi meşruiyete güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına siyasi meşruiyet merceğinden baktıklarını aktaran Çelik, "Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin ‘siyasi tapusu’ sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. ‘Meşru egemenlik’ sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir" ifadelerine yer verdi. Türkiye’de muhalefetin niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmaması gerektiğin vurgulayan AK Parti Sözcüsü Çelik, dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkesin sağduyu ile hareket etmesi, sorumlu davranması ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermesini vurguladı. "Cumhurbaşkanımız ‘kendi sözüne hakimdir’ ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında geldiğini kaydeden Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız ‘kendi sözüne hakimdir’ ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir." "Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz" Dünyanın zor zamanlardan geçtiğini ve dünyanın, giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacağına dikkati çeken Çelik, "Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan son dakika açıklamaları: Gazze, Trump görüşmesi ve 2026 ekonomi mesajları Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan son dakika açıklamaları: Gazze, Trump görüşmesi ve 2026 ekonomi mesajları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii'nde düzenlenen soru cevap etkinliğinde Gazze'ye, Rusya-Ukrayna savaşına ve enflasyona dair önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii'nde kıldığı cuma namazı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 1 Ocak'ta düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze'yle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama Netanyahu müsaade etmiyor. Er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız" mesajını verdi. "GAZZELİ O YAVRULARIN HALİ VE AHI NETANYAHU'NUN YANINA KAR KALMAZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ocak'ta geniş bir katılımla düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze'ye yardım konusuna ilişkin şunları söyledi: "Filistin yalnız değil, Filistin bizim canımız ciğerimizdir. İsrail'in bu düşmanlığı yanına kar kalmayacak. Şu ana kadar bizler Türkiye olarak Gazze'yi yalnız bırakmadık, Filistin'i yalnız bırakmadık ve bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak. Elimizden gelen tüm gayreti Türkiye ve İslam dünyası olarak, onların yanında bulunarak göstereceğiz ve güç birliğimizi devam ettireceğiz. İnşallah 2026'ya çok daha farklı ve güçlü bir şekilde gireceğiz. Özellikle de Netanyahu'nun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Çünkü 7'den 70'e çok mazlumun ahını aldı, bu yavruların ahı onun yanına kar kalmaz. O çadırdan başka her şeye benzeyen; rüzgarların, yağmurun çamurun içindeki o yavruların hali ve ahı Netanyahu'nun yanına kar kalmaz. Bizler elimizden geleni yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Konteyner göndermek istiyoruz ama müsaade etmiyor. Çünkü bunun için onun müsaade etmesi gerekiyor. Halbuki elimizde konteynerlar var ve bu konteynerlarla Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama ne yazık ki olamıyoruz. Ama er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız." "TRUMP'LA RUSYA - UKRAYNA ARASINDAKİ BU KONULARI VE FİLİSTİN'DEKİ KONULARI GÖRÜŞME FIRSATI BULACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna - Rus savaşı hakkındaki düşüncelerini, "Şu an gerek Putin'le, Zelenski'yle ve gerekse sayın Trump'la bu konu hakkındaki görüşmelerimiz devam ediyor. Bu hafta da bir zirve olacak ve benim adıma Dışişleri Bakanımız katılacak. Trump'la da pazartesi akşamı bir görüşmemiz olacak ve Rusya - Ukrayna arasındaki bu konuları; aynı şekilde Filistin'deki konuları da görüşme fırsatı bulacağız" dedi. "GEREK ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ GEREKSE MERKEZ BANKAMIZIN REZERVİ HER GEÇEN GÜN DAHA İYİYE GİDİYOR" Erdoğan, enflasyondaki düşüşün seyri hakkındaki görüşlerini ve 2026 yılı ekonomik öngörüleriyle alakalı olarak, "2026ya her şeyden önce olumlu bir şekilde girdik giriyoruz. gerek enflasyondaki düşüş, gerekse merkez bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor. 2026 bu noktada inşallah başarılı bir yıl olarak geçecek. buna olan inancımız tamdır. rezervimiz gayet iyi, bundan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. inşallah rezervimizi de daha iyi hale getireceğiz ve 2026 yılını başarıyla tamamlayacağız" şeklinde konuştu. "DEPREM KONUTLARINDAKİ HEDEFLERİMİZE İNŞALLAH ULAŞACAĞIZ" Son olarak Erdoğan, 11 ilde tamamlanması planlanan deprem konutlarına dair, "Bu konuda özellikle Çevre Bakanlığımız ve Murat Kurum tüm ekipleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Böylece 11 deprem ilimizde çalışmalar sürdürülüyor, sürdürülmeye devam edecek ve deprem konutlarındaki hedeflerimize inşallah ulaşacağız. Deprem konutları dışında sosyal konutlardaki çalışmalarımıza da aynı gayretle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 2026 mesajı: "Laf değil iş üreteceğiz, Türkiye Yüzyılı'nı inşa edeceğiz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 2026 mesajı: "Laf değil iş üreteceğiz, Türkiye Yüzyılı'nı inşa edeceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl mesajında 2025 yılının genel değerlendirmesini yaparak, 2026 hedeflerine ilişkin önemli mesajlar verdi. Erdoğan, ekonomiden terörle mücadeleye, deprem konutlarından dış politikaya kadar birçok başlıkta kararlılık vurgusu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni takvim yılının ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Gerek terör örgütleri, zehir tacirleri ve şehir eşkıyalarıyla mücadelemizde, gerekse devletimizin güvenliği ve bekasını temin uğrunda şehit düşen tüm kahramanlarımızı rahmetle yad ediyorum. 86 milyonun huzur ve esenliği için büyük bedeller ödeyen gazilerimizin her birine şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Geride bıraktığımız sene hem ülkemizde hem de dünyada önemli gelişmeler yaşandı. Bölgemizde etkisi artan savaş, kriz ve gerilim ortamına rağmen emin ve ehil kadroların yönetiminde Türkiye kutlu yolculuğunu güvenle sürdürüyor. Kararlılıkla uyguladığımız ekonomi programının olumlu sonuçlarına geniş bir yelpazede şahitlik ediyoruz" dedi. "Dezenflasyon sürüyor, üretimde vites yükselttik" Erdoğan, "Dezenflasyon süreci devam ederken, Merkez Bankamızın rezervleri güçleniyor, üretim, yatırım, istihdam ve ihracatta vites yükseltiyoruz. Turizmden savunma sanayine birçok alanda rekordan rekora koşuyoruz" şeklinde konuştu. "2025 YILI BOYUNCA HÜKÜMETİMİZİN BİRİNCİ ÖNCELİĞİ 6 ŞUBAT ASRIN FELAKETİNİN YARALARININ SARILMASI OLDU" İlk kuraları iki gün önce çekilen 500 bin sosyal konut projemizin dar gelirli vatandaşlarımızı çok uygun şartlarla ev sahibi yapma yanında, konut ve kira fiyatlarındaki köpüğün inmesine de katkı vereceğine inandığının altını çizen Erdoğan, "Ekonomide elde ettiğimiz kazanımları bu sene reformlarla taçlandırmak niyetindeyiz. Büyük kongremizde açıkladığımız Türkiye Yüzyılı reform programımızı meclisimizin de desteğiyle inşallah adım adım hayata geçireceğiz. 2025 yılı boyunca hükümetimizin birinci önceliği 6 Şubat asrın felaketinin yaralarının sarılması oldu. Kaybettiğimiz canları geri getiremesek de altyapısıyla, meydanlarıyla, yeşil alanları, sosyal donatılarıyla, tarihi ve kültürel dokusuyla şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı başardık. Söz verdiğimiz üzere 27 Aralık'ta Hatay'da yaklaşık 100 bin kardeşimizin katılımıyla 455 bininci deprem konutumuzun anahtarını hak sahiplerine büyük bir gururla takdim ettik. Yeni ev ve işyerleri depremzedelerimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. 6 Şubat'tan bu yana, kışın soğuğuna, yazın sıcağına aldırmadan 7 gün 24 saat esasıyla şantiyelerde çalışan tüm kardeşlerime, konutların inşasında emeği geçen tüm kurumlarımıza ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. İnşaat çalışmalarına omuz vermek yerine yapılan her işi kötüleyenleri ise, devletimizin neleri başardığını bizzat yerinde görebilmeleri için Hatay'a ve diğer afetzede şehirlerimize davet ediyorum." ifadelerini kullandı. "SİYASİ BİRLİĞİNİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAĞLAMIŞ GÜÇLÜ BİR SURİYE, İNANIYORUZ Kİ HEM ÇEVRESİNE HEM DE DÜNYAYA MÜSTESNA KATKILAR YAPACAKTIR" İktidar ve ittifak olarak bundan sonra da verdiğimiz sözleri tutacak, milletimize mahcup olmayacağız diyen Erdoğan, "Sadece kendi insanımızı değil, yüzü ülkemize dönük hiçbir kardeşimizi yalnız bırakmayacağız. Hakkı, adaleti ve vicdanı merkeze alan siyasetimizin yansımaları Suriye ve Gazze başta olmak üzere bölgemizin her yanında görülmektedir. 8 Aralık devrimiyle hürriyetine kavuşan komşumuz Suriye'de toparlanma hızlanmış, siyasi istikrar yolunda kısa sürede önemli mesafe alınmıştır. Suriye'de huzur ortamı kökleştikçe gönüllü geri dönüşler de artmış, son bir yılda 600 bin Suriyeli misafirimiz vatanlarına geri dönmüştür. Siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamış güçlü bir Suriye, inanıyoruz ki hem çevresine hem de dünyaya müstesna katkılar yapacaktır. Türkiye olarak Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Şii, Nusayri demeden Suriye halkının huzur ve güvenliği için yeni yönetime gereken desteği vereceğiz. Gazze'de bizim de katkımızla sağlanan ateşkes, İsrail'in tüm ihlallerine rağmen Gazzeli kardeşlerimizin sağduyusu sayesinde halen sürmektedir. İsrail'in saldırılarının durması, Gazze'ye insani yardım girişinin hızlanması ve yeniden inşaat çalışmalarının başlayabilmesi için yoğun çaba içindeyiz. Çoğu çocuk ve kadın 71 bin kardeşimizi şehit edenler, adalete hesap verene kadar sinmeyecek, susmayacak, soykırımı asla unutturmayacağız" dedi. "MAVİ VATANDA NE EMRİVAKİYE NE YANKESİCİLİĞE NE DE KORSANLIĞA ASLA GÖZ YUMMAYACAĞIMIZIN BİLİNMESİNİ İSTİYORUM" Erdoğan, "Beşinci yılına girecek Rusya-Ukrayna savaşının bir an evvel adil ve kalıcı bir barışla noktalanması için de girişimlerimizi sürdürüyoruz. Doğu Akdeniz'de ülkemizin ve Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına yönelik artan tahrik ve tehditleri yakından takip ediyoruz. Mavi vatanda ne emrivakiye ne yankesiciliğe ne de korsanlığa asla göz yummayacağımızın bilinmesini istiyorum. " şeklinde konuştu. Yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de önünde yepyeni bir sayfa açacak Terörsüz Türkiye sürecinde bazı önemli eşikleri geride bıraktık diyen Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak bu süreçte her zaman yapıcı davrandık, çözüme konsantre olarak elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koyduk. İlgili tarafları dikkatle dinleyen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz, sürece yeni bir soluk kazandıracağını düşündüğümüz nihai raporunu inşallah yakında tekemmül ettirecek. Komisyonun son düzlükte uzlaşı ruhuyla hareket etmesi arzumuzdur. Ülkemizi 40 yıllık bir musibetten kurtarmayı hedefleyen bu süreç, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmemelidir. Biz de sürecin bir yol kazası yaşanmadan menzili maksuduna varması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. 23 senedir olduğu gibi, kalbimizde sadece millet ve memleket sevdasıyla 86 milyonun tamamına hizmet edecek, tüm Türkiye'nin refahı, huzuru ve esenliği için fedakarca çalışmayı sürdüreceğiz. 2026 yılında da laf yerine iş üretecek, polemik yerine icraat yapacak, eserlerimizle, yatırımlarımızla konuşmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Türkiye Yüzyılı ülkümüze destek olan herkese teşekkür ediyorum. Bu düşüncelerle yeni miladi yılınızı tebrik ediyor, 2026 yılının ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.