SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhurbaşkanlığı

Söz Bursa - Cumhurbaşkanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi Haber

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel'in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "ÖZGÜR ÖZEL'İN YÖNLENDİRMESİYLE 950 BİN EURO GÖTÜRDÜM" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel'in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa'ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara'daki bir toplantının ardından Özgür Özel'in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa'ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İMAMOĞLU İLE İSTANBUL POLAT OTELDE KRİTİK GÖRÜŞME Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul'a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İMAMOĞLU, 'TERCİHİM SENDEN YANA' DEDİ, 15 MİLYON EURO İSTEDİ" Böcek'in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu'nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek'in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek'in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. BÖCEK: "5 MİLYON EURO'YU "HAVALA" SİSTEMİ İLE İLETTİM" Böcek, Antalya'ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "BANKNOT VE TELEFON YAZILI KÂĞIDI İMAMOĞLU'NA TESLİM ETTİM" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul'a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul'da İmamoğlu'nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya'nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu'na sunduğunu belirtti. BÖCEK: "KALAN PARAYI İMAMOĞLU TUTUKLANDIĞI İÇİN VERMEDİM" Böcek'in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu'na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek'in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice'nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU PARTİ ÜSTÜ BİR GÜCE DÖNÜŞTÜ" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu'nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. BÖCEK: "ÖZGÜR ÖZEL DAHİ ONUN GÖRÜŞÜ DIŞINDA HAREKET EDEMİYORDU" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU'NUN KİŞİSEL HIRSLAR CHP'Yİ BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLEDİ" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP'ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek'in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

Dijital provokasyona neşter: 21 Sosyal medya hesabına daha erişim engeli! Haber

Dijital provokasyona neşter: 21 Sosyal medya hesabına daha erişim engeli!

Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde 21 sosyal medya hesabına daha erişim engeli getirildi. Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde yürütülen incelemeler sonucunda, İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarının ardından Türkiye’yi hedef alan bazı sosyal medya hesapları mercek altına alındı. Yapılan tespitlerde, aralarında FETÖ iltisaklı olduğu değerlendirilen hesapların da bulunduğu 21 sosyal medya hesabının psikolojik hareaât ve algı operasyonu niteliğinde paylaşımlar yaptığı belirlendi. Söz konusu hesapların manipülatif içeriklerle Türkiye’ye yönelik karalama kampanyaları yürüttüğü, kamuoyunda bilgi kirliliği oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. İncelemelerde ayrıca bazı hesapların sosyal medya üzerinden mezhep eksenli tartışmaları körükleyerek toplumsal gerilim üretmeye çalıştığı da tespit edildi. Bu kapsamda ilgili hesaplara erişim engeli getirilirken, söz konusu hesapların kullanıcıları hakkında da adli soruşturma başlatıldı. "Dijital provokasyonlara karşı mücadele sürecek" Güvenlik kaynakları, özellikle bölgesel gelişmelerin ardından Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetlerinde artış gözlendiğini belirterek, dijital mecralarda yürütülen provokatif girişimlerin yakından takip edildiğini bildirdi. Kaynaklar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülatif içeriklerin tespit edilmesi halinde hem erişim engeli hem de adli süreçlerin hızla devreye alındığını vurgulayarak, Türkiye’nin toplumsal huzurunu hedef alan dijital provokasyonlara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. Güvenlik Kaynakları 28 Şubat tarihinden bugüne 400'den fazla hesaba erişim engeli getirildiğini belirtti.

İletişim Başkanlığı uyardı: Sınır güvenliğiyle ilgili asılsız iddialara dikkat! Haber

İletişim Başkanlığı uyardı: Sınır güvenliğiyle ilgili asılsız iddialara dikkat!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye'ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye'ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye'ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye'nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.

Pala: "Bursa’nın havası öldürüyor, Bakanlık sessiz kalıyor" Haber

Pala: "Bursa’nın havası öldürüyor, Bakanlık sessiz kalıyor"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’da hava kirliliğinin ağır bir halk sağlığı yükü yarattığını belirterek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na kapsamlı bir soru önergesi verdi. “Bursa’da hava kirliliği, önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bilimsel araştırmalar Bursa’da her yıl 3 bine yakın kişinin hava kirliliğine bağlı olarak yaşamını erken yitirdiğini göstermektedir” diyen Prof. Dr. Pala, sorunun uzun yıllardır sürdüğünü, buna karşın hava kirliliğini ortadan kaldıracak etkili önlemlerin alınmadığını, erken ölümler ile hastalanmalara karşı sessiz kalındığını söyledi. Bursa’da hava kirliliğinin temel kaynaklarından birinin denetimsiz endüstriyel faaliyetler olduğunu ifade eden Pala, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na soruna yönelik çalışmalardaki mevcut durumu, il düzeyinde denetimlerin ve yaptırımların ne ölçüde uygulandığını sordu. Buna karşın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kendisine 24 Ekim 2025 tarihinde iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre geçmesine rağmen yanıt veremedi. “Bakanlık denetimleri yerine getirmiyor; çevreyi kirleten şirketler korunuyor!” Milletvekili Pala, soru önergesinde endüstriyel faaliyetlerin hava kirliliğinin temel kaynaklarından biri olduğunu vurgularken, Bursa’daki tekstil sektörüne ayrı bir başlık açtı. Tekstil sektöründe faaliyet gösteren fabrikaların yoğunlukla fosil yakıt yaktığını ve bacalardan yayılan kirliliğin gözle görülür düzeyde olduğunu söyledi. Bu konuda neden önlem alınmadığını soran Pala, Bakan’a “Bursa’da tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve çevre iznine tabi kaç şirket bulunmaktadır? Ayrıca, bu şirketlerin kaçında RAM makinası (ıslak işlemden sonra kumaşın kurutulması ve ısıl işlemden geçirilmesi için kumaş işlemede kullanılan özel fırın) bulunmaktadır?” sorularını yöneltti. Bununla birlikte, RAM makinası bulunan şirketlerden kaçında kirliliğe dair ölçümlerin eksiksiz yapıldığının da açıklanmasını istedi. Bursa’da hava kirliliğine yol açan endüstriyel faaliyetlerin yalnızca tekstil sektörü ile sınırlı olmadığının altını çizen Milletvekili Pala, Bakanlığın son dönemde il genelinde kaç denetim gerçekleştirdiğini ve bu denetimler sonucunda kaç şirkette yasal sınırların üzerinde atık üretildiğinin tespit edildiğini sordu. Konuya ilişkin Pala, “Bakanlığın hava kalitesi ölçüm istasyonları, Bursa’da hava kirliliğinin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Bakanlık böylesi bir kirliliği görüyorken buna karşı bir önlem neden alınamıyor? Denetimler eksiksiz yapılmadıkça ve ilgili yaptırımlar uygulanmadıkça, toplum sağlığının değil şirketlerin korunduğu açıktır” ifadesinde bulundu. “Bakanlık sebep olduğu halk sağlığı sorununun hesabını vermelidir!” Prof. Dr. Pala, soru önergesinin sonunda Bursa’da hava kirliliği nedeniyle erken ölen, hastalanan ve hastaneye yatmak zorunda kalan yurttaşlar için Bakanlığın herhangi bir eylem planı olup olmadığının açıklanmasını istedi. “Cumhurbaşkanlığı Hükümeti’nin denetim zafiyetleri ve benimsediği sermaye yanlısı politikalar, çevre kirliliğini artık ülkemizde milyonları etkileyen bir halk sağlığı sorunu haline getirmiştir. Yalnızca hava kirliliği sebebiyle Bursa’da her yıl 3 bine yakın vatandaş hayatını erken kaybederken, Bakanlık gelinen bu durumun hesabını vermeli ve derhal etkili çözümleri hayata geçirmelidir” çağrısında bulundu.

Dünyanın en büyük 3 savunma fuarından biri: IDEF 2027 yine Bursa'ya emanet! Haber

Dünyanın en büyük 3 savunma fuarından biri: IDEF 2027 yine Bursa'ya emanet!

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en büyük ve en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan IDEF 2027 – 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’ geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2027 yılında da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek. 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenlenecek Türkiye’nin en büyük, dünyanın ilk 3 savunma sanayi fuarından olan 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2027) kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve KFA Fuarcılık ile işbirliği protokolü imzalandı. Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Mayıs 2027’de İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan IDEF 2027’nin organizasyonuna ilişkin protokol, BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirilen törenle imzalandı. TSKGV Genel Müdürü Bilal Topçu ile BTSO ve KFA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay arasında imzalanan protokol ile BTSO iştiraki olan KFA Fuarcılık geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu büyük fuarın organizasyonunu üstlenecek. “IDEF, Küresel Savunma Sanayii Ekosisteminin En Güçlü Buluşma Noktalarından Biri” Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu, IDEF’in küresel ölçekte taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Fuarın 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenleneceğini açıklayan Topçu, IDEF’in yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın savunma sanayii alanındaki en önemli organizasyonlarından birisi olduğunun altını çizdi. Her iki yılda bir düzenlenen bu fuarın farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, askeri heyetleri, savunma sanayii firmalarını ve karar alıcıları bir araya getiren güçlü bir platform olduğuna işaret eden Topçu, “Savunma sanayimiz son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirmiş, özgün tasarım ve yerli üretim kabiliyetleriyle küresel pazarda önemli bir konuma ulaşmıştır. IDEF de bu başarı hikâyesinin uluslararası arenadaki en görünür yüzüdür. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz organizasyonda elde edilen başarı, sektörümüzün potansiyelini ve organizasyon gücümüzü açıkça ortaya koymuştur. 2027’de bu başarıyı daha da ileri taşıyacağımıza inanıyoruz.” açıklamalarında bulundu. “IDEF İçin Hayallerimizi Gerçekleştirmeye Devam Edeceğiz” IDEF 2027’nin Türkiye’nin savunma sanayii vizyonuna katkı sağlayacağını vurgulayan Topçu, organizasyonun ekonomik ve stratejik boyutuna da değindi. IDEF’in sadece ürünlerin sergilendiği bir alan değil aynı zamanda ülkeler arası savunma iş birliklerinin geliştirildiği, stratejik temasların kurulduğu ve uzun vadeli projelerin temellerinin atıldığı bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Topçu, “2027 yılında düzenlenecek fuarın, savunma sanayii ihracat hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracağına ve ülkemizin teknoloji odaklı büyüme stratejisini destekleyeceğine inanıyoruz. 2027 yılında düzenlenecek fuar için hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor. Bizim IDEF için bir hayalimiz vardı. 2025 yılında bunu gerçekleştirdik. Çok kolay bir organizasyon olmadığının farkındayız. Sonuç olarak dünyanın sayılı fuarlarından birisini düzenliyoruz. 2027 yılında da daha güçlü bir fuar olması için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Fuar oldukça başarılı geçti. Bu yolculukta bize güç katan KFA Fuarcılık ile birlikte tekrar hareket etme kararı aldık. 18. Fuarımızın tarihinde de bir revize yaptık. Gelecek yıl IDEF’i 3-9 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğiz. Ülkemizin savunma sanayi alanda iki büyük fuar organizasyonu var. Birisi IDEF diğeri de SAHA EXPO. Bir yıl SAHA EXPO diğer yıl IDEF olmak üzere fuarımızı kurguladık. Yöneticilerimizle birlikte böyle bir karar aldık. İstanbul Fuar Merkezinde düzenleyeceğimiz fuarın 2027 yılında daha güçlü olması için elimizden geleni yapacağız. Bu sürecin başarıyla yürütülmesinde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, BTSO ve KFA Fuarcılık Başkanımız İbrahim Burkay ve KFA ekibine teşekkür ediyor, IDEF 2027’nin ülkemiz ve sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.” “IDEF, Türkiye’nin Gücünü ve Vizyonunu Dünyaya Gösteren Stratejik Bir Platformdur” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, IDEF’in Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümünü ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olduğunu vurguladı. IDEF’in sadece bir fuar değil; Türkiye’nin savunma sanayiindeki kabiliyetlerini, mühendislik gücünü ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini dünyaya gösteren stratejik bir vitrin olduğunu ifade eden Başkan Burkay, “Savunma sanayii, hem ülkemiz hem de dünya açısından en stratejik alanların başında geliyor. Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler bize açıkça göstermiştir ki bağımsızlığın temelinde, savunma sanayiindeki teknolojik kapasite ve üretim gücü yer almaktadır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti, savunma sanayiinde bambaşka bir seviyeye ulaşmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca gelişmeleri takip eden değil; oyunu kuran, yön veren ve küresel ölçekte söz sahibi olan bir aktör konumuna yükseldiysek, bu güçlü vizyonun ve kararlı stratejinin eseridir.” dedi. “Bizim İçin Büyük Bir Gurur” IDEF’in bu dönüşümün en güçlü yansımalarından birisi olduğuna işaret eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “2025 yılında büyük bir başarıya imza atan organizasyonun, 2027’de de KFA Fuarcılık tarafından gerçekleştirilecek olmasından büyük bir gurur duyuyoruz. KFA Fuarcılık olarak yalnızca bir organizasyon gerçekleştirmiyoruz. Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Türkiye’nin stratejik sektörlerdeki gücünü uluslararası paydaşlarla buluşturuyoruz. IDEF 2027’nin, ülkemizin savunma sanayii vizyonuna, yüksek katma değerli üretim hedeflerine ve ihracat stratejilerine daha güçlü katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.” dedi. “KFA Fuarcılık Başarı Çıtasını Yükseltiyor” KFA Fuarcılık’ın son yıllarda elde ettiği kurumsal birikime de dikkat çeken İbrahim Burkay, şirketin uluslararası fuarcılık alanında önemli bir tecrübeye ulaştığını belirtti. KFA Fuarcılık’ın kısa süre içerisinde yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte organizasyon kabiliyeti olan bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Burkay, “Gerçekleştirdiğimiz fuarlar; güçlü operasyonel altyapımız, paydaş yönetimindeki etkinliğimiz ve uluslararası standartlardaki organizasyon anlayışımız sayesinde her geçen yıl daha büyük bir etki alanına ulaşıyor. IDEF gibi yüksek hassasiyet, koordinasyon ve güven gerektiren bir organizasyonun sorumluluğunu üstlenmek, KFA Fuarcılık’ın geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. 2025 yılında büyük bir başarıyla ziyaretçilerini ağırlayan fuarın yönetim ve sorumluluğunu üstelenen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımızın Genel Müdürü Bilal Topçu’ya teşekkür ediyor, IDEF 2027’nin ülkemizin savunma sanayii vizyonuna ve ihracat hedeflerine sunduğu katkıların artarak devam edeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bursa'da İletişim Başkanlığı'ndan uluslararası öğrencilere eğitim Haber

Bursa'da İletişim Başkanlığı'ndan uluslararası öğrencilere eğitim

İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürü Ali Fuad Gölbaşı "Medya İletişim ve Kamu Diplomasisi" konulu söyleşi kapsamında uluslararası öğrencilerle bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürü Ali Fuad Gölbaşı; Bursa Uludağ Üniversitesi Biz Biriz Uluslararası Gençlik Platformunun, Birlik Vakfının destekleriyle düzenlediği "Kamu Diplomasisi ve Medya İlişkileri" dersi kapsamında 5 Aralık 2025’te uluslararası öğrencilerle bir araya geldi. Programa farklı ülkelerden Türkiye’de öğrenim gören öğrenciler iştirak etti. Etkinlik, platformun yürüttüğü Diplomasi Atölyesi çalışmaları çerçevesinde düzenlenirken, öğrencilerin Türkiye’nin kamu diplomasisi yaklaşımını, dış politika vizyonunu ve iletişim alanındaki dönüşümü doğrudan uzmanlardan dinlemesinin amaçlandığı ifade edildi. Gölbaşı, sunumunda medya ve iletişim arasındaki temel farklardan başlayarak dijital dönüşümün kamuoyuna etkilerine, stratejik iletişim kavramına ve dezenformasyonla mücadelenin millî güvenlik açısından önemine kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşmeyle birlikte enformasyon akışının hızlandığını, sahte ve gerçek bilginin iç içe geçtiği bir ortamda, manipülatif içeriklerin küresel ölçekte yeni sınamalar doğurduğunu vurgulayan Gölbaşı, stratejik iletişimin artık devletlerin güç biriktirme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ifade etti. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının dezenformasyon kampanyalarına karşı yürüttüğü çalışmalara değinerek medya okuryazarlığının güçlendirilmesinin stratejik bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Sunumda, İletişim Başkanlığının Türkiye’nin küresel iletişim mimarisindeki konumu, hakikat temelli iletişim anlayışı, uluslararası iş birlikleri, TRT ve AA’nın küresel yayıncılıktaki rolü ile yeni medya düzeninde kamu diplomasisinin artan stratejik önemi ele alındı. Bu kapsamda Türkiye’nin kamu diplomasisi faaliyetlerinin yürütülmesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının önemli bir rol üstlendiği; kamu diplomasisi ve yumuşak gücün ortak noktasının stratejik iletişim dili olduğu, kamu diplomasisi faaliyetlerinde kitle iletişim araçlarının oldukça işlevsel olduğu hususlarında öğrencilerle bilgi paylaşımında bulunuldu. Gölbaşı, öğrencilere "dijital mecraların doğru, bilinçli ve sorumlu kullanımına" ilişkin temel ilkeleri aktararak dezenformasyona karşı bireysel farkındalığın önemini vurguladı. İnsan onurunun korunduğu, doğru bilginin hızla ve güvenle dolaşıma girdiği bir iletişim ekosisteminin inşa edilmesinin önemine değinen Gölbaşı; içerik anlamında giderek çoraklaşan dijital ortamda NEXT Teknofest Sosyal gibi ferahlatıcı bir sığınağa ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Program, öğrencilerin sorularını yönelttiği interaktif bir bölümün ardından gerçekleşen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Türk Telekom’da yeni CEO Ebubekir Şahin oldu Haber

Türk Telekom’da yeni CEO Ebubekir Şahin oldu

Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı İsmail İlhan Hatipoğlu yaptığı açıklamada; "Türk Telekom’da 6 yılı aşkın süredir CEO olarak görev yapan ve sektörün önemli kilometre taşlarında şirketimize önemli katkılar sunan Ümit Önal’a Yönetim Kurulumuz adına teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, yeni CEO’muz Ebubekir Şahin yönetiminde, ülkemizin dijital geleceğini inşa etme yolculuğunda bayrak taşıyıcı olmaya devam edecektir" dedi. 185 yıldır iletişimin her dönemine liderlik eden, Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom’un CEO’luk görevini 24 Ekim 2025 itibariyle Ebubekir Şahin yürütecek. Yatırımlarını, ülke ekonomisine ve istihdama katkılarını aralıksız sürdürdüklerini ifade eden Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı İsmail İlhan Hatipoğlu, "Ülkemizin dijital geleceğinin inşasına yönelik yatırımlarımıza ve faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Türk Telekom ailesinin 34 bini aşkın çalışanıyla, 81 ilin her köşesinde çalışıyoruz. Telekomünikasyon sektörünün önemli kilometre taşlarında şirketimiz için önemli çalışmalar gerçekleştiren Ümit Önal’a Yönetim Kurulumuz adına teşekkür ediyor, Yönetim Kurulu Üyesi olarak şirketimize katkıları sürecek Önal’a Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı görevinde başarılar diliyorum. Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, yeni CEO’muz Ebubekir Şahin yönetiminde, ülkemizin dijital geleceğini inşa etme yolculuğunda bayrak taşıyıcı olmaya devam edecektir" dedi. EBUBEKİR ŞAHİN KİMDİR 1974 yılında Rize Çayeli’nde doğdu. İlköğrenimini Rize’de, lise eğitimini Sakarya’da tamamladı. 1995 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. 2002 yılında da Gazetecilik Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisans yaptı. Sırasıyla, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde Memur, Refah-Yol hükûmetleri zamanında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde Milletvekili Danışmanlığı, 2002 yılı itibarıyla AK Parti’nin ilk döneminde Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkan Müşavirliği, Başbakanlık Halkla İlişkiler Müşavirliği vazifelerinde bulundu. Ardından 2011- 2014 yılları arasında Anadolu Ajansı İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı ve Genel Müdür Vekilliği görevlerini yürüttü. 2014 - 2017 yılları arasında ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Müsteşarı olarak görev yaptı. 6112 sayılı RTÜK Kanunu’nun 35'inci maddesi uyarınca TBMM Genel Kurulu’nda 16.10.2017 tarihinde yapılan seçim sonucunda AK Parti kontenjanından Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyeliğine seçildi. Üye olarak bir süre görev yaptıktan sonra 23.01.2019 tarihinde yapılan seçimle Üst Kurul Başkanı olan Şahin, 18.10.2023 tarihinde yeniden seçilerek dördüncü dönem RTÜK Başkanlığı görevini yürüttü. Evli ve iki çocuk babası olan Ebubekir Şahin, İngilizce bilmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.