SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet

Söz Bursa - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fesih ve silahı bırakma kararı! DEM Parti'nin açıkladığı o metinde ne var? Haber

Fesih ve silahı bırakma kararı! DEM Parti'nin açıkladığı o metinde ne var?

DEM Parti Genel Başkanları ve İmralı heyeti üyeleri, ’Terörsüz Türkiye’ sürecinde Abdullah Öcalan’ın son 1 yıldaki ikinci mesajını kamuoyuyla paylaştı. Düzenlenen basın toplantısında geçen yıl yaşamını yitiren DEM Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de anıldı. DEM Parti Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının ardından Öcalan’ın mesajı DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan tarafından Türkçe, Veysi Aktaş tarafından Kürtçe olarak okundu. LİDERLERİN ÇABALARINA TEŞEKKÜR VE SIRRI SÜREYYA ÖNDER ANMASI "27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı. Geçtiğimiz bir yıl içinde Erdoğan’ın iradesi, Bahçeli’nin çağrısı, Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum. KÜRTSÜZ TÜRK, TÜRKSÜZ KÜRT OLMAZ Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihi bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkarı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz. Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkan oluşturmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz. Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dini ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi oluşumlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir. Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. ANAYASAL VATANDAŞLIK VE KADIN HAKLARI VURGUSU Temelinde demokratik toplum modeli vardır. Ayrıştırmacı ya da tersinden asimilasyonist yöntemlerin alternatifidir. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür. Günümüzde yaşanan birçok sorunun ve krizin sebebi demokratik bir hukukun yokluğudur. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz. Demokratik topluma alan tanıyacak, demokrasiye alan tanıyacak ve bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dini, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar. Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz. Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihi saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür. Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız. Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir ortak aklı gerektirmektedir. Selam ve saygılarımla."

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti! Haber

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu. "SİYASİ TARİHİMİZİN EN BÜYÜK SALDIRILARINDAN BİR TANESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ" Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP'yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP'ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZ VAR OLDUKÇA DA KİMSE CUMHURİYET'E, KAZANIMLARINA, DEĞERLERİNE EL UZATAMAYACAK" Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet'ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet'e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu. "TÜRKİYE İTTİFAKI, İÇİNDE TÜRKİYE'NİN BÜTÜN DEMOKRATLARINI BARINDIRIR" CHP'nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu'nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı'na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye'nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu'yu ve Trakya'yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır." "HEP BİRLİKTE ÇOK GÜZEL GÜNLERE OMUZ OMUZA, KOL KOLA YÜRÜMEYE KARARLIYIZ" Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk'ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye'nin yüzde 90, 95'i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye'yiz ve Türkiye'yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu. "FİLİSTİN İÇİN VERİLEN MÜCADELEYE HEM DİPLOMATİK DESTEĞİ HEM DE İNSANİ DESTEĞİ VERMİŞ OLAN BİR ÜLKEYİZ" Türkiye olarak 1970'lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika'nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze'ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum' dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika'dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."

Bursa’nın divası unutulmadı! Müzeyyen Senar 11. yılında Osmangazi’de anıldı Haber

Bursa’nın divası unutulmadı! Müzeyyen Senar 11. yılında Osmangazi’de anıldı

Türk sanat müziğinin en önemli isimlerinden, "Cumhuriyet’in Divası" olarak anılan Bursalı sanatçı Müzeyyen Senar, ölümünün 11’inci yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir programla anıldı. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın Keles ilçesine bağlı Gököz Mahallesi’nde dünyaya gelen ve birbirinden özel şarkılarıyla gönüllerde taht kuran Türk müziğinin usta ismi Müzeyyen Senar’ı, vefatının 11’inci yıl dönümünde düzenlenen anlamlı bir programla andı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen anma gecesinde sanatçı Nurcan Başpınar sahne alırken, Müzeyyen Senar’ın en sevilen eserleri salonu dolduran yüzlerce dinleyici tarafından hep bir ağızdan ezgilerle yankılandı. Renkli görüntülere sahne olan programa; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Müzeyyen Senar’ın kızı Sebile Türksoy, Gököz Mahallesi sakinleri ve çok sayıda sanatsever katıldı. "MÜZEYYEN SENAR BİZİM ÖNCÜMÜZDÜR" Yeşil Bursa’da sahne almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Sanatçı Nurcan Başpınar, "Müzeyyen Senar bizim Öncümüz, konservatuvar okuma sebebimizdir. Okuma tavrı, tarzı ve kendine özgü sanatıyla her zaman saygı duyduğumuz bir isim oldu. Bizler de ondan sonra Türk sanat müziğini yaşatmak isteyen sanatçılar olarak, bu anlamlı gecede onun birbirinden kıymetli eserlerini seslendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Müzeyyen Senar’ın Kızı Sebile Türksoy, geceye katkılarından dolayı sanatçı Nurcan Başpınar’a çiçek takdiminde bulundu.

Atatürk'ün emanetinde 88 yıllık vefa: Merinoslular Bursa'da hasret giderdi! Haber

Atatürk'ün emanetinde 88 yıllık vefa: Merinoslular Bursa'da hasret giderdi!

Türkiye’nin ilk sanayileşme atılımlarından olan Merinos Fabrikası’nın eski çalışanları, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen ’Merinoslular Buluşması’nda bir araya gelerek hatıralarını tekrar canlandırdı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi Merinos Çalışma Grubu tarafından Merinos Emeklileri Derneği katkılarıyla, eski Merinos Fabrikası’nın 88. Kuruluş yıl dönümü kapsamında ‘16. Merinoslular Buluşması’ gerçekleştirildi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa farklı kentlerden gelerek Bursa’da hasret gideren eski mesai arkadaşları, geçmiş hatıraları andı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, kent kimliğinin simgelerinden biri olan Merinos’un Bursa’nın sanayi hafızası olduğunu söyledi. Cumhuriyet'in sanayileşme vizyonunun en güçlü adımlarından biri olan bu yapıya ‘Merinos’ adını Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiğini hatırlatan Gazioğlu, 1938’de hizmete giren Merinos Tekstil Fabrikası’nın yıllar boyunca binlerce emekçinin alın teriyle büyüdüğünü, Bursa’nın toplumsal ve ekonomik gelişiminde çok önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi. 1935 yılında dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından temelleri atılan yapının, 2 Şubat 1938’de Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat açıldığını hatırlatan Gazioğlu, “Merinos, Cumhuriyet’in üretimle, emekle ve çağdaşlaşmayla kurduğu büyük yürüyüşün simgelerinden biriydi. Merinos’un hatıraları, atamızın ilke ve devrimleri ışığında daima yaşamaya devam edecektir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak; kentin hafızasını koruyan, emeği merkeze alan, sivil toplumla ve kent konseylerimizle birlikte karar alan katılımcı bir yönetim anlayışıyla yol alıyoruz” dedi. Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, eski Merinos Fabrikası çalışanlarının heyecanına ortak olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Merinos Fabrikası’nın kuruluşunun 88. yıl dönümünü de kutlayan Aksoy, Bursa Kent Konseyi’nin Merinos kültürünü yaşatan herkesin yanında olduğunu vurguladı. Eski Merinos Fabrikası Müdür Yardımcısı Bülent Adısönmez ve Bursa Kent Konseyi Merinos Çalışma Grubu temsilcisi Tahir Adıman ise Merinos Fabrikası’nın kentin ufkunda yeniden doğmuş bir güneş gibi parladığını belirterek desteklerinden ötürü Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Merinos Emeklileri Derneği Başkanı Kemal Menemen, anlamlı günde Merinos ailesinin bir araya gelmesinden büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in her zaman kendilerine destek olduğunu söyleyen Menemen, “Dernek binamızı, Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle ‘Merinos Olgun Gençlik Merkezi’ne çevirerek tekrar canlandırmaya karar verdik. Üyelerimize hayırlı olsun. Dernek olarak Başkanımız Mustafa Bozbey ve ekibine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından eski Merinos çalışanları toplu fotoğraf çekinerek günü ölümsüzleştirdi.

Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Mudanya’da anıldı Haber

Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Mudanya’da anıldı

Mudanya Belediyesi, demokrasi, aydınlanma ve basın özgürlüğü mücadelesinin simge ismi gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu katledilişinin 33’üncü yılında düzenlediği programla andı. “Susturamazlar” temasıyla düzenlenen program Uğur Mumcu belgeseli gösterimiyle başladı. Mumcu Ailesi adına programa bir video mesaj gönderen Uğur Mumcu’nun kızı, um:ag Yönetim Kurulu Üyesi Özge Mumcu, babasının 1975 yılında yazdığı ‘Çağın Suçu’ yazısından bir bölüm okudu. Mumcu, “Türkiye’nin daha iyi günler yaşayacağına dair umudumuzu korumaya devam ediyoruz. Sizler de umudunuzu korumaya devam edin” dedi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide siyasetçi, Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile gazeteci-yazar Sedat Ergin, Mumcu cinayetini ve dava sürecini ele aldı. “MUMCU’NUN MİRASI SORU SORMAKTIR” Uğur Mumcu’nun zeki, cesur ve büyük bir Atatürkçü olduğunu söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Uğur Mumcu’nun asıl mirası, rahatlatan cevaplar değil; rahatsız eden sorulardır. Ve belki de onu anmanın en sahici yolu şudur: Bir gün, bir yerde, herkes sustuğunda bile soru sormak ve gerçekleri konuşmaktır.” dedi. “ÇALIŞKANDI, DİSİPLİNLİYDİ, ÖNCÜYDÜ” Ergin ise Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliğin Türkiye’de önem kazanmasında öncü rol oynadığını vurguladı. Ergin şöyle konuştu: “Çok disiplinli ve çok çalışkandı. Mumcu devlet içindeki yolsuzluk, uyuşturucu, silah kaçaklığı ile ilgili karanlık ilişkileri ilk kez ortaya çıkarmış ve belgeleriyle ortaya koymuştur. Tarikatların siyasetle ve ticaretle olan ilişkileri de Uğur Mumcu gazeteciliğinin odaklandığı alanlardan biriydi.” Ergin, 33 yıldır faillerin bulunamadığına dikkat çekerek “Yoldan geçenlere sorun, ‘Uğur Mumcu davasının hala devam ettiğini biliyor musun’ diye? Binlerce insan o gün Ankara’daki adliyenin önünde toplanabilir.” Bu çağrının üzerine Başkan Dalgıç, “Karanlıkta kalan bu cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması talebimizi haykırmak için ben de 9 Şubat’ta Ankara’da olacağım. Adalet arayışımıza güç vermek isteyen herkesi Ankara’da görülecek bu duruşmada bizimle birlikte olmaya davet ediyorum” dedi. Uğur Mumcu’nun susturulamadığını söyleyen Karayalçın da “Cumhuriyet’e karşı olanlar, Atatürk’e karşı olanlar, laikliğe karşı olanlar, Uğur Mumcu’nun katilleridir. Failleri biliyoruz. O yüzden değerlerimize sahip çıkmalıyız.” diye konuştu.

Nilüfer CHP’den Ankara çıkarması: Yeni Dönem Anıtkabir ve TBMM ziyaretiyle başladı Haber

Nilüfer CHP’den Ankara çıkarması: Yeni Dönem Anıtkabir ve TBMM ziyaretiyle başladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nilüfer İlçe Başkanlığı, demokratik bir süreçle tamamlanan mahalle temsilcileri seçimlerinin ardından, yeni dönemin yol haritasını Ankara programıyla belirledi. Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin’in öncülüğündeki heyet, başkentte hem Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarını tazeledi hem de örgütsel hedeflerini Genel Merkez yönetimiyle paylaştı. ANITKABİR’DE KARARLILIK MESAJI İlçe yönetimi, Kadın ve Gençlik Kolları, Nilüfer Belediye Başkanı, meclis üyeleri ve mazbatalarını yeni alan mahalle temsilcilerinden oluşan geniş heyetin ilk durağı Anıtkabir oldu. Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzuruna çıkan Nilüfer örgütü, çelenk sunumu ve saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan İlçe Başkanı Özgür Şahin, mesajında Cumhuriyet’in halk iradesinin en büyük teminatı olduğunu vurgulayarak; "Nilüfer’de katılımcı, adil ve halkçı bir yerel yönetim anlayışını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. TBMM ZİRVESİ VE ÖZGÜR ÖZEL GÖRÜŞMESİ Heyet, Anıtkabir programının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) geçerek CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya gelen Nilüfer heyeti, ilçedeki yeni yapılanma ve saha çalışmaları hakkında bilgi verdi. Görüşmede özellikle; *Mahalle temsilciliklerinin yeni dönem stratejileri, *Yurttaşlarla doğrudan temasın artırılması, *Katılımcı siyaset anlayışının Nilüfer genelinde yaygınlaştırılması gibi başlıklar ele alındı. ÖZGÜR ŞAHİN: "SORUMLULUĞUMUZ TARİHSELDİR" Yeni döneme dair açıklamalarda bulunan Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, "Cumhuriyet’in kazanımlarını korumayı ve demokrasiyi güçlendirmeyi tarihsel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Mahalle temsilcilerimizin mazbatalarını almasıyla başlayan bu süreç, ortak akıl ve dayanışma bilinciyle yürüyecek. Kadınlarımızın ve gençlerimizin aktif katılımıyla halkla iç içe bir dönem bizi bekliyor" dedi. Ankara programı, Nilüfer örgütünün yeni dönemde yerel örgütlenmeyi daha da güçlendireceğinin ve halkçı belediyecilik vizyonuna tam destek vereceğinin güçlü bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

ADD Bursa’dan tarihi çıkış: "Okullar tarikat alanı olsa da Kubilaylar bitmez" Haber

ADD Bursa’dan tarihi çıkış: "Okullar tarikat alanı olsa da Kubilaylar bitmez"

1930’da Menemen’de laik Cumhuriyet’e karşı girişilen kanlı ayaklanmada şehit edilen Asteğmen Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki, katledilişlerinin 95. yılında Bursa’da düzenlenen törenlerle anılıyor. ADD Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, yayımladığı mesajda laiklik vurgusu yaparak önemli bir müjdeyi de paylaştı. "UNUTMAK, YENİ KATLİAMLARA KAPI ARALAMAKTIR" Açıklamasında Menemen Olayı’nın sadece geçmişte kalan bir olay değil, Cumhuriyet rejimine yönelik bir irtica girişimi olduğunu belirten Akdoğan, "Kubilaylar unutulmamalı. Eğer unutulmasaydı; Maraş, Çorum, Sivas katliamları yaşanmazdı; Bahriye Üçoklar, Uğur Mumcular bugün aramızda olurdu," dedi. BURSA MUALLİM MEKTEBİ’NDEN YENİ ANITA Kubilay’ın mezun olduğu Bursa Muallim Mektebi’nin (Çelebi Mehmet Lisesi) 2020 yılında yıkılmasına ve anma törenlerinin zorlaştırılmasına değinen Akdoğan, Kubilay’ın anısının Bursa’da yeni bir anıtla ölümsüzleşeceğini duyurdu. AKDOĞAN, SÜRECE DESTEK VERENLERE ŞU SÖZLERLE TEŞEKKÜR ETTİ: "Osmangazi Belediyemizin değerli desteği ve Ulusal Günler Platformu işbirliği ile Bursa’mızda Kubilay anıtı yükseliyor. Bu anıtla Kubilay’ın mücadelesi gelecek kuşaklara taşınacak. Desteklerinden dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Sn. Erkan Aydın’a ve büstü hazırlayan Mimar Sn. Pınar Öktem Doğan’a teşekkür ediyoruz." "İNANDILAR, DÖVÜŞTÜLER, ÖLDÜLER" Emperyalizmin 100 yıldır Türkiye’yi üniter yapısından koparıp bir "din devletine" dönüştürme çabasından vazgeçmediğini vurgulayan Akdoğan, açıklamasını şu sert ifadelerle noktaladı: "Bugün Derviş Mehmetlerin torunları, Şeyh Saitlerin isimlerini meydanlara verse de, okulları tarikatların mürit toplama alanına dönüştürse de; Derviş Mehmetlerin olduğu her yerde Kubilaylar da vardır. Cumhuriyetin çocukları, Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ifade ettiği gibi emaneti sonsuza dek savunacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.