SON DAKİKA
Hava Durumu

#Darp

Söz Bursa - Darp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Darp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya’da bebeğe darp iddiası: Görüntüler dehşete düşürdü Haber

Antalya’da bebeğe darp iddiası: Görüntüler dehşete düşürdü

Antalya'da bir yaşındaki kız bebeğin yabancı uyruklu annesi tarafından darp edildiği anlar, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerasıyla ortaya çıktı. Görüntüleri izlediğinde büyük bir şok yaşadığını belirten baba Osman Vesek, eşi hakkında suç duyurusunda bulunurken, "Tokatlıyor, terlikle vuruyor, ayaklarından tutup kanepeye fırlatıyor. Sonra hiçbir şey olmamış gibi makyaj yapmaya devam ediyor" dedi. Antalya'da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darp edildiği iddia edildi. Şiddet iddiası, baba Osman Vesek'in bebeğin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerası sayesinde gün yüzüne çıktı. İzleyenleri dehşete düşüren görüntülerde, annenin bebeğine defalarca vurduğu, tokat attığı, terlikle darp ettiği ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı Video kaydıyla Antalya Adliyesi'ne gelen baba Osman Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti (25) hakkında suç duyurusunda bulundu. "GİZLİ KAMERA KURDUM" Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Osman Vesek, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Bir yaşında kız çocuğum var. Eşimin çocuğuma şiddet uyguladığını ve darp ettiğini bizzat gördüm. Çocuğumun vücudundaki bazı morluklardan şüphelenmem ve çevremdeki insanların uyarıları üzerine evimin oturma odasına gizli kamera kurdum. Yaklaşık bir haftalık izleme sonunda üç-dört adet video kaydıyla karşılaştım ve hemen Antalya Adliyesi'ne gelerek şikâyetimi yaptım." "KORUMA VE UZAKLAŞTIRMA KARARI VERİLMESİNİ İSTİYORUM" Emniyete tüm delil ve belgeleri teslim ettiğini belirten Vesek, "Savcı beyle bugün de görüştük. Olayın ivedilikle takip edildiğini ve en kısa sürede sonuçlanacağını söylediler. Koruma ve uzaklaştırma kararı talebimi yeniledim. Daha önce sadece uyarı belgesi verilmişti. Ben, çocuğum için derhal koruma ve uzaklaştırma kararı verilmesini istiyorum" dedi. "TOKATLIYOR, TERLİKLE VURUYOR, SONRA OTURUP TEKRAR MAKYAJ YAPIYOR" Güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin detayları da paylaşan baba Vesek, "Görüntülerde çocuğuma tokat atması, terlikle vurması, ayaklarından tutup kanepeye fırlatması, defalarca takla attırması var. Tokatlıyor, terlikle vuruyor, sonra oturup tekrar makyaj yapıyor, krem sürüyor. Böyle bir insanla karşı karşıyayız. Çok acı bir durum. Sabırlı olmaya çalışıyorum, adalete güveniyorum" ifadelerini kullandı. Eşiyle görüntüler hakkında konuşmadığını dile getiren Vesek, "Daha önce defalarca uyardığımda her seferinde inkâr etti. Yine aynısını yapacağını bildiğim için hiçbir şekilde konuşmadım. Kendisine hiçbir bilgi vermedim. Yabancı olduğu ve televizyonla da pek ilgilenmediği için şu ana kadar olaydan haberi bile yok. Emniyetin harekete geçmesini bekliyorum" diye konuştu. 4 AYLIKKEN DE ŞİDDET İDDİASI Daha önce de benzer bir olay yaşandığını iddia eden baba, kızının henüz 4 aylıkken Konya'da şiddete maruz kaldığını öne sürerek, "Konya'da ailemle birlikte yaşadığımız dönemde eşim, sözlü bir tartışmanın ardından kontrolsüz bir şekilde sinirlendi. Babaannesi çocuğa mama içirirken, çocuğu kucağından hızla çekip kanepeye fırlattı. Çocuğum sırtını çarpıp yüzüstü düştü, ağzından köpükler gelmeye başladı. Ambulans çağırdık, polis geldi. Daha sonra da babaanne ve benim çocuğa şiddet uyguladığımız yönünde iftirada bulundu. Elimizde kanıt olmadığı için o dönem büyük zorluk yaşadık. Bu yaşadığımız olaylar beni evime kamera döşemeye mecbur bıraktı. Delil ve kanıt olmadan hiçbir şey ispat edilemiyor. Bu yüzden kamera kurdum ve bugün elimde somut deliller var. Bu kadar delil varken nasıl bir karar çıkacak, merakla bekliyorum" dedi. "ÇOCUĞUMUN NEFESİ KESİLDİĞİ GÖRÜLÜYOR" 2023 yılında evlendiklerini aktaran Vesek, adli sürecin ardından boşanma davası açacağını ifade ederek, "Kızım şu anda babaannesinin yanında. Çok iyi, rahat, herhangi bir sıkıntısı yok. En büyük temennim, çok şükür herhangi bir kırık ya da daha ağır bir durumun olmaması. Ancak görüntülerden birinde çocuğumun nefesinin kesildiği bile görülüyor. Daha kötü sonuçlar da yaşanabilirdi" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili başlatılan adli süreç devam ediyor.

Milli sporcunun darp olayında çarpıcı açıklamalar: Haber

Milli sporcunun darp olayında çarpıcı açıklamalar:

Kara, basına servis edilen haberlerin çarpıtıldığını savunarak, "Müvekkilimize yönelik bir itibar suikastı söz konusudur" dedi. İşletme sahibi Baki K. ise, "Telefonla tehdit edercesine konuştu, odama girip kapıyı kilitleyince silah çekecek sandım" açıklamasında bulundu. Olay, Bursa'nın Nilüfer ilçesinde bulunan bir alışveriş merkezindeki spor salonunda meydana geldi. Milli sporcu Semih Topçu ile işletme sahibi Baki K. arasında, mesai saatleri ve müşteri ilişkileri konusunda yaşanan anlaşmazlık sonrası gerginlik tırmandı. İddiaya göre, ikili önce telefonda tartıştı. Ardından Topçu, spor salonuna giderek işletme sahibinin ofisine girdi. Taraflar arasında sözlü tartışma yaşanırken, Topçu'nun kapıyı kilitlemesi üzerine Baki K., tedirginlik yaşayıp ruhsatlı silahını eline aldı. Bu esnada içeriden gelen bağrışmalar üzerine iki çalışan odaya girdi. Çalışanlardan biri, Semih Topçu'yu darp etti. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, işletme sahibinin silahını bırakarak kavgaya müdahil olmadığı görüldü. "Silahı meşru müdafaa için eline aldı" Kamuoyunda dikkat çeken olayın ardından, işletme sahibi Baki K.'nin avukatı Abdullah Kara açıklama yaptı. Kara, müvekkiline yönelik iddiaların asılsız ve yönlendirilmiş olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu olay, müvekkilimiz ile ilgili kişi arasındaki bir iş anlaşmazlığından ibarettir. Ancak olay, çarpıtılarak kamuoyunda yankı uyandırdı. Müvekkilimizin tehdit için silah çektiği, ‘vur' talimatı verdiği ve ilgili şahsı tehdit ettiği yönündeki iddiaların gerçekle ilgisi yoktur." Kara, olay anına ait kamera görüntülerinin dikkatlice incelendiğinde, müvekkilinin ruhsatlı silahı yalnızca meşru müdafaa hissiyle eline aldığı ve silahı hiçbir şekilde kullanmadığı öte yandan, silahı doğrultmadığının görüldüğünü savundu. Kara, "Fiziksel üstünlüğü ve agresif tavırlarıyla odaya giren kişiye karşı kendini koruma içgüdüsüyle hareket edilmiştir. Müdahale anında ise müvekkilim silahı bırakmış, tarafları ayırmak için odadan çıkmıştır" dedi. "Kapıyı kilitleyince kendisi silah çekecek sandım" İşletme sahibi Baki K. ise olayla ilgili yaptığı açıklamada, Semih Topçu'nun odasına girerken kapıyı kilitlemesinin kendisinde tehdit algısı oluşturduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Daha önce telefonda tehdit edercesine konuştu. Odaya girip kapıyı arkasından kilitleyince kendisine zarar vereceğini düşündüm. Kendisinden cüsse olarak da büyüktü. Silah çekebileceğini sandım. Sadece kendimi korumaya çalıştım." Yargı süreci devam ediyor Olay sonrası işletme sahibi Baki K. hakkında ev hapsi kararı verildi. Darp olayında adı geçen koruma Yusuf İslam D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Avukat Abdullah Kara, henüz yargı süreci devam ederken kamuoyuna yansıyan sosyal medya paylaşımlarının, adaletin tarafsızlığına gölge düşürdüğünü savundu. Kara, "Halkı yönlendiren, ön yargı oluşturan yayınlar hukuk devleti ilkesiyle örtüşmez. Bu süreçte herkesin sorumlulukla hareket etmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da otizmli çocuğa bakımevinde şiddet iddiası! Haber

İstanbul'da otizmli çocuğa bakımevinde şiddet iddiası!

 Öte yandan aynı kurumda olduğu iddia edilen bir başka çocuğun şiddet gördüğü anların görüntüleri çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kaydedildi. “Kurumun hemşireleri ‘Beğenmiyorsanız kendiniz baksaydınız’ dedi” Olay, geçtiğimiz Cuma günü Beylikdüzü ilçesi Gürpınar Mahallesi’nde bulunan Mor Menekşe Otizm Akademisinde yaşandı. İddiaya göre, çocuklarını ziyaret etmek için kuruma gelen aileye önce hemşireler tarafından çeşitli bahanelerle çocukları gösterilmek istenmedi. Ailenin çocuğunu görme ısrarı üzerine getirilen çocuğun vücudunun çeşitli yerlerinde darp, ısırma ve yanık izleri gördüğünü ifade eden aile, kurumun müdürü Aybüke L. isimli şahsın kendilerine, "Ben buraya yeni geldim. Benimle bir alakası yok. Bu durumu kendi aramızda halledebiliriz" dediğini iddia etti. Öte yandan kurumda çalışan İlayda T. isimli hemşirenin kendilerine, ‘ Beğenmiyorsanız kendiniz baksaydınız’ dediğini iddia eden aile, Mor Menekşe Otizm Akademisi isimli kurumdan şikayetçi oldu. “Merkezin girişinde 8 tane otizmli kız çocuğu perişan haldeydi” Yaşadıklarını anlatan Baba Recep Kaymak, “Bu merkezi sosyal medyada olsun birçok mecrada araştırdık ve iyi olduğuna dair kanıya vardık kendimizce. Biz çocuğumuzu oraya götürdüğümüzde bize söylenen, ‘çocuğumuzun tuvalet eğitimi, konuşma eğitimi alacağı ve çocuğumuzun daha iyi bir duruma geleceği’ idi. Yeter ki çocuğumuz kendini ifade edebilsin, tuvalet eğitimini alabilsin diye bıraktık. Çocukla her Cuma günü annem ve ben görüntülü görüşme şeklinde görüşüyorduk. Ben görüşmelerde çocuğun zayıfladığını gördüm. Neden diye sorduğum da bana ‘ çocuğunuz yemiyor’ şeklinde şeyler söylediler. Birkaç defa da çocuğu fiziksel olarak görmek istediğimde de bunun uygun olmadığını söylediler. Kurallara uygun değilmiş" ifadelerini kullandı. Çocuğu ziyaret etmek için İstanbul'a geldiğini anlatan baba Kaymak, "Mor Menekşe Otizm Merkezi’nin girişinde gördüğüm şey benim için hayatımda görebileceğim en kötü şey olabilirdi. Oraya gittiğimde 8 tane otizmli kız çocuğunun ayaklarında terlik, çorap hiçbir şey yok o şekilde dışarıda birisi yere düşmüş ağzı kanıyor. Çok kötü bir durumdalardı. Oradaki bulunan bir hemşireye kapıyı açın çocuğumuz var içeride göreceğiz dedi. Giremezsiniz dediler. Biz de ısrarcı olduk. İçeri girdik. İçeri girdiğimizde bizi ana binaya almadılar. Ama ben dedim ki ana binayı görmek istiyorum dedim. Bunu kabul etmediler. Bizi bekleme salonuna aldılar. Bekleme salonu da pislik içindeydi. Bekleme salonundayken çocuğumun uyuduğunu söylediler. Ben de çocuğumun getirilmesi için ısrarcı oldum. Çocuğum geldi. Çocuğumun üzerindeki hiçbir kıyafet bize ait değildi. Çocuğuma o an buldukları bir kıyafet ve ayakkabı giydirmişlerdi. Giydirdikleri ayakkabı da ayağına 5 numara büyüktü. Çocuğun sol boyun kısmında gördüğüm morluktan dolayı üzerindeki kıyafetleri çıkarmaya başladığımda çocuğun kolunda, omzunda, sırt bölgesinde ve ayak bileğinde morluklar olduğunu gördüm. Bu morlukların sopayla vurularak olduğunu anlayabiliyorsunuz. Olay yerine polis çağırdım. Oradaki hemşireler 'biz göreve yeni geldik biz yapmadık' dediler. Bana müdürü diyor ki 'ben 24 Temmuz’da işe başladım'. Bu çocuğun hiçbir raporu yok muydu? Bu çocuk bu hale nasıl geldi. Karakola gittik ve şikayette bulunduk. Her yere yazdık. Ben şu an çocuğumu aldık. Benim çocuğum bir şekilde tedavisini görüp iyileşecek. Ama orada bulunan 70 çocuk hiç iyi durumda değil” diye konuştu. Öte yandan aynı kurumda çekildiği iddia edilen bir başka görüntüde, balkonda bir şahsın bir çocuğa şiddet uyguladığı anlar yer aldı.

İstediği zammı yapmayan ev sahibi kiracısı ile kızını öldüresiye darp etti Haber

İstediği zammı yapmayan ev sahibi kiracısı ile kızını öldüresiye darp etti

Olay, 18 Kasım akşamı Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan Baraj Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre, İstanbul’da yaşayan A.T. (38), 4 senelik kiracıları Himmet Kaysal (58) ve kızı Seçil Kaysal’ın (33) ödedikleri 4 bin 200 liralık kira bedelini az buldu. Yasal zammı uygulayan baba ve kızına karşı çıkan A.T., evi için ayda 20 bin lira ödenmesini istedi. İstenen bedelin kanuna aykırı olduğunu söyleyen Kaysal ailesi ile ev sahibi arasında tartışma çıktı. Durum üzerine Ankara’ya gelen A.T., aileye saldırmak için kiracıların yaşadığı sokaktaki boş bir dükkanı kiraladı. Kiraladığı dükkanda yaşamaya başlayan A.T., yoldan çocuğu ile birlikte geçen Seçil Kaysal ile karşılaştı. A.T.’nin demir sopalı saldırsına uğrayan Kaysal, babasını arayarak yardım istedi. Kızını kurtarmak isteyen yüzde 70 fiziksel engelli Himmet Kaysal da ev sahipleri A.T.’nin saldırısına uğradı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekiplerince olaya müdahale edilirken yaralı baba ile kızı hastaneye nakledildi. Saldırgan ev sahibi ise gözaltına alındı. Vücutlarında kırıklar oluştu Uğradıkları saldırı nedeniyle Seçil Kaysal’ın kaburgasında ve sol kolunda kırıklar oluştu. Açılan başına da 3 dikiş atılan Kaysal’ın babasının ise burnu kırıldı. Vücudunun farklı yerlerinde morluklar ve şişlikler olan baba ile kızı, saldırgan ev sahiplerinin hak ettiği cezayı almasını istedi. İki yıla yakındır tehdit, hakaret, taciz ve benzeri saldırılara maruz kaldıklarını dile getiren aile yaşadıkları sebebiyle korku ve endişe duyduklarını ifade etti. Canını en çok engelli oğlu üzerinden yapılan tehditlerin acıttığını söyleyen anne Kaysal, yetkililerden yardım istedi. “Engelli oğlumu hedef gösterip, ‘seni bu oğlunun acısıyla yaşatacağım’ dedi” Yaşadıkları olayla ilgili konuşan mağdur Seçil Kaysal: “Dört seneye yakındır burada ailemle beraber yaşıyorum. Son bir buçuk senedir kira artışları yüzünden en sahibimle sürekli sorunlar yaşıyorum. Her mahkemeye gittiğimizde yasal zam üzerinden artış yapılması kararı verildi ama ev sahibi kabul etmedi. Engelli çocuğum üzerinden beni tehdit ediyordu. Dün oğlumu berbere götürüyordum. Yakınlarda bir dükkan kiralamış. Bir anda oradan çıktı. Tartışma çıkardı. Engelli oğlumu hedef gösterip, ‘seni bu oğlunun acısıyla yaşatacağım’ dedi. Yanıma gelip yumruk attı ve sopayla saldırdı. Yerde sürüklendim. Elindeki sopa üzerimde kırıldı, sonra da demir sopayla vurmaya devam etti. 25 dakika dayak yedim. Başımda 3 dikiş var. Sol kolum tamamen kırık. Kaburgalarımda da kırıklar var. Eğer iyileşmezse ameliyat olma durumum var” dedi. “Çocuğum, ‘anneme vurma bana vur’ dedi” -Ev sahiplerinin sürekli kendilerini yıldırmaya çalıştığını ifade eden Kaysal, “Ev sahibi bize, ‘Ben ev sahibiyim. Benim belirlediğim kiraya oturacaksın. Adalet ve kanun tanımam, istediğin yere şikayet et’ dedi. Hakkında aldırdığımız uzaklaştırma kararlarını iptal ettirmeyi de başardı. Bizden 20 bin lira kira istedi. Biz de yasal olan zammı uyguladık ve 4 bin 200 lira ödemeye başladık. Ev sahibi bundan önce de dört kez elektrik ve su aboneliğimizi kapattı. Çok korkuyorum. İki çocuğum var. Birisi zaten engelli. Korkudan okula gönderemiyorum. Gözleri önünde darp edildim. Çocuğum, ‘anneme vurma bana vur’ dedi. Tehditlerden dolayı çocuğumu başka bir okula göndermek zorunda kaldım. Bu gidişle bu okuldan da alacağım” şeklinde konuştu. “Tutuklanmasını istiyorum” Duruma bir çözüm getirilmesini isteyen Kaysal, “Şikayette bulundum, kendisi karakolda şu anda. Bugün savcılığa sevk edilecek. Oradan da hakimliğe çıkılacak. Tutuklanmasını istiyorum ve devletin bu soruna bir çözüm bulmasını bekliyorum. Babam da darp edildi. Burnunda kırıklar var. Geçirdiği iş kazası nedeniyle yüzde 70 engelli durumda zaten. Elindeki sopayla babama da saldırdı” ifadelerini kullandı. “Bana, ‘Ya 20 bin lira vereceksin ya da ben seni bu evden çıkarmasını bilirim’ diyor” Baba Himmet Kaysal ise hiçbir suçlarının olmadığı belirterek şöyle konuştu: “Ben engelli biriyim. Sağ bacağımda ve sol kolumda toplam 24 platin takılı. Dün kızım aradı. ‘Baba yetiş, ev sahibim beni darp ediyor’ dedi. Bu engelli halimle oraya nasıl gittim bilmiyorum. Gittiğimde bana sopayla vurmaya başladı. Sonra da merdivenlerden sürükledi. Burnumda ve gözümde hasar oluştu. 3 senedir tehdit ediliyorum. Ben yasal artış neyse onu uyguladım. Ev sahibi kapımın önüne kadar gelip bana, ‘Ya 20 bin lira vereceksin ya da ben seni bu evden çıkarmasını bilirim’ diyor. Kızıma küfürlü mesajlar atıp beni ve ailemi tehdit ediyor. Mahkeme bizi haklı görmesine rağmen kararlara uymuyor. ‘Hükümeti de mahkemeyi de tanımam’ diyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.