SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dava

Söz Bursa - Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Grand Kartal Otel yangını: Hayatını kaybeden iki gencin ailesi kayak kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu Haber

Grand Kartal Otel yangını: Hayatını kaybeden iki gencin ailesi kayak kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu

Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında, Ankara’daki bir kayak kulübüyle kampa katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı’nın da hayatını kaybetmesi üzerine aileler, kulüp sahibi ve eğitmenlerin ihmali bulunduğu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bolu’da 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında Ankara’daki bir kayak kulübü tarafından düzenlenen kampa katılan Kotan ve Bağcı ailelerinin çocukları Ömür Kotan ile Eren Bağcı da hayatını kaybedenler arasındaydı. Aileler, kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde, yangından sağ kurtulan kulüp başkanı M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.’nın sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Başvurunun ardından kulüp sahibi ve eğitmenlerin ifadelerinin alındıktan sonra aileler, M.G.’nin ifadesinde otelin yangın alarm sisteminin çalışmadığını ve sonradan yapılan asansörün duman tahliyesini engellediğini bildiğini, buna rağmen 44 kişiyle birlikte otele gittiğini söylediğini ileri sürdü. Kotan ve Bağcı aileleri, kayak kulübü sahibi ve eğitmenler hakkında suç duyurunda bulunarak, çocuklarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılması için yetkilere çağrıda bulundu. "GÖTÜRDÜĞÜ 44 KİŞİDEN 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ" Kayak eğitimi için Bolu'ya götürdüğü 44 kişinin ölümü sonrası antrenör M.G.’nin sorumlulara karşı şikayetçi olmadığını iddia eden Eray Bağcı, "Eren kayağı kayak kulübünde öğrenmişti. Bu kulübün orada bir kayak eğitimi vermek için ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığı bir izin yok. Bu kulübün bir yönetim kurulu başkanı var ve kendisi de eğitmenlerin başı. Bu adamın bir antrenörlük belgesi de yok. Kendisi ve yaptığı organizasyonla oraya götürdüğü 44 kişi olay gecesi otelde kalıyorlar. Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti. Şimdi ister istemez şöyle bir beklenti içerisine giriyorsunuz. Bu beyefendi herhalde tanık olarak ifade verecek ya da şikayetçi olacak çünkü 12 yıldır aynı otelde bu işi yapıyormuş. Düşündüğünüz zaman gelip onun şikayetçi olmasını beklersiniz ama böyle bir şey olmadı. Süreç ilerledikçe biz de bu konuya derinlemesine araştırdıkça fark ettik ki bu beyefendi zaten şikayetçi olmayacak ve ifade de vermeyecek. Çünkü konunun kendisine sirayet etmesinden çekiniyor" dedi. "KENDİ SORUMLULUĞUNDAKİ 44 KİŞİDEN TEK BİR KİŞİYİ DAHİ ARAMAMIŞ" Kayak antrenörünün konaklama için tercih ettiği otelin yangına uygun olmadığını bildiğini öne süren Bağcı, "Biz kayak eğitimi veren şahısların tanık olarak dinlenmeleri yönünde savcılığa müracaat ettik. Tanık ifadeleri alındıktan sonra dehşete kapıldık ve bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Çünkü özellikle yönetim kurulu başkanı olan şahıs otelde bir yangın alarm sisteminin olmadığını, varsa bile çalışmadığını, 4 yıl önce yapılan asansörün bir yangın anında ortaya çıkacak dumanın tahliyesine engel olduğunu, o gece otelde hiçbir tecrübesi olmayan 20 yaşında bir kişinin gece müdürü olarak bırakıldığını vesaire bunların hepsini biliyormuş. Daha da acısı hiç kimseyi aramamış. Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış. Odasından dahi çıkmamış. Biz tabii ki bunları öğrendiğimizde dehşete kapıldık ve sonrasında da bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin sanık olarak savcılık iddianamesine yer alması ve sonrasında da hukukun öngördüğü bir cezayla cezalandırılmalarını istiyoruz" diye konuştu. "44 KİŞİ BU İNSANA GÜVENEREK ORAYA GİTMİŞLERDİ" Kayak kulübü sahibi ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Zeynep Kotan, "Biz şu anda kayak kulübünün sahibi dahil üçü kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuş durumdayız. Çünkü öğrendiğimiz şeyler bizi buraya götürdü. Ben olayı öncelikle anlayabilmek için oda arkadaşlarının her ikisinin de ailelerinden izin alarak, evlerine giderek onlarla görüştüm. Olayı onlardan dinledim. Kendileri de mağdur oldukları için şikayetçi olmaları gerektiğini de söyledik. Fakat hiçbir şekilde şikayetçi olmadılar. Kayak hocasıyla avukatımız bağlantı kurdu ve ifade vermesini rica etti. Vereceğini söyledi ama hiçbir şekilde ne ifade verdi ne şikayetçi oldu. Sonunda duruşma sürecinde bizim başvurumuzla bu üç kişinin dinlenme kararı alındı ve o şekilde bu kişiler kendi istekleri dışında ifade vermek zorunda kaldılar. Bu ifadelerde de açığa çıktı ki kayak hocası duman dedektörlerinin çalışmadığını biliyor. 4-5 sene önce bir asansör yapıldı, hava boşluğunu tıkadığını biliyor. Otelin tüm personeline, yönetimine yıllardır hakim olan bir insan. Toplam 44 kişi bildiğimiz kadarıyla bu kayak kulübü aracılığıyla o otele gelmiş kişiler. Dolayısıyla bu 44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi. Dava dosyasında da şu anda kalem oynamıyor. Artık ben bir an önce bu iddianamelerin hazırlanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyorum" şeklinde konuştu.

‘Kooperatif davasında’ ara karar; Tunç Soyer'e tahliye Haber

‘Kooperatif davasında’ ara karar; Tunç Soyer'e tahliye

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’deki usulsüzlük iddialarına ilişkin görülen davada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya hakkında tahliye kararı verildi. Ancak sanıkların, başka bir soruşturma kapsamında tutukluluk hallerinin devam edeceği öğrenildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen 4. celsede; eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, önceki dönem CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve diğer sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşma esnasında Heval Savaş Kaya’nın savunmasını yaptığı sırada Mahkeme Başkanı Sedat Yılmaz’ın fenalaşması üzerine duruşmaya bir süre ara verildi. Aranın ardından savcılık makamı mütalaasını açıkladı. Savcı; duruşmaya gelmeyen sanık Yunus Tosun hakkında yakalama kararı çıkarılmasını, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın katılma taleplerinin kabulünü ve delil durumu itibariyle tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. DOSYADA TUTUKLU SANIK KALMADI Mahkeme heyeti, yaptığı değerlendirme sonucunda Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın bu dosyadan tahliyesine karar verdi. Verilen kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı. Duruşma 26 Mart tarihine ertelendi. Öte yandan, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki "zimmet" iddialarına yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında; Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Şenol Aslanoğlu’nun tutukluluk hallerinin devam edeceği belirtildi. SORUŞTURMA SÜRECİ 1 TEMMUZ'DA BAŞLADI İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ'de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz'da düğmeye basıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan soruşturmada, "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, aralarında dönemin Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da bulunduğu 139 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklanırken, süreç içerisinde yapılan itirazlar ve duruşmalarla tutuklu sayısı değişti. 45 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Hazırlanan ve İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede; Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı belirtildi. Dosyada 449 mağdur ve 7 müştekinin yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ de "suçtan zarar görenler" olarak yer aldı. Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs gibi çeşitli suçlamalardan 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. ÖNCEKİ DURUŞMALARDA 9 TAHLİYE Eylül ayında başlayan yargılama sürecinin ilk duruşmasında İZBETON AŞ Yönetim Kurulu üyeleri Levent İşler, Sevcan Tınaztepe, Orhan Sertaç Dölek, Mehmet Gürhan Özata ve eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Ekim ayındaki 2. duruşmada ise Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve Hüseyin Şimşek tahliye olurken; Aralık ayındaki 3. duruşmada mahkeme Barış Karcı'nın tahliyesine, Şenol Aslanoğlu'nun ev hapsinin kaldırılmasına, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya'nın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Soyer'e 'zimmet' suçlamasıyla ikinci tutuklama Öte yandan ana dava devam ederken, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki zimmet iddialarına yönelik ayrı bir soruşturma daha yürütüldü. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Aralık'ta düzenlenen operasyon sonrası 29 Aralık'ta adliyeye sevk edilen şüpheliler hakim karşısına çıktı. Tutukluluk halleri devam eden Tunç Soyer ile İZBETON AŞ eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları "zimmet" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İBB Başkanı İmamoğlu'nun içerisinde bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına başlandı Haber

İBB Başkanı İmamoğlu'nun içerisinde bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına başlandı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da içerisinde bulunduğu 12 sanığın ‘seçim kanununa muhalefet' suçundan yargılandığı davada, Anayasa Mahkemesi'ne yapılan norm denetimi başvurusuna yönelik 5 aylık sürenin dolmasının beklenmesine karar verildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar katılmazken taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme hakimi iddianame kabul kararını okudu. Söz alan CHP avukatı Keysan, "Usul ve eksiklikler giderilsin AYM'ye yapılan başvuru üzerine beklenmesi gereken 5 aylık süre dolduktan sonra savunmalar alınsın" dedi. Ardından ara kararını kuran hakim, Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru süresinin dolmasının beklenmesine ve eksik hususların giderilmesine karar verdi. Sonraki duruşma 13 Ocak'a erteledi. 'Dava geçmişi' Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmada bazı delegelerin ve parti mensuplarının ifadelerine başvuruldu. Hazırlanan iddianame kapsamında şüpheli sıfatıyla, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Özgen Nama, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Serhat Can Eş, CHP eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılınçaslan ve CHP eski Parti Meclisi Üyesi Hüseyin Yaşar'ın bulunduğu 12 sanık yer aldı. CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'mağdur' sıfatıyla yer aldığı iddianamede, eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise 'müşteki' olarak gösterildi. İddianamede, İmamoğlu'nun divan başkanı olduğu CHP 38. Olağan Kurultayı'nda, diğer sanıklarla birlikte bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların ‘seçim kanununa muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

Özel: "CHP birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti" Haber

Özel: "CHP birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Özel, partisinin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptali talebiyle açılan davada ret kararı verilmesine ilişkin soru üzerine, "Arkadaşlar herhalde bu soruyu siz göreviniz gereği onlarca kez sordunuz. Onlarca kez verdiğim cevabın bugün beni mahcup etmemesinden büyük memnuniyet duyuyorum. Bu dava sonuç odaklı bir dava değildir, süreç odaklı bir davadır. Sonuç alınması mümkün değildir. Amaç Cumhuriyet Halk Partisi'ni tartıştırmak, Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir tartışma varmış görüntüsünü vermektir" dedi. "CHP GÜÇLÜ BÜNYESİ, BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE NE HASTALANDI, NE GÜÇ KAYBETTİ" Özel, "Davayı açan kişi partiden atılmış biridir zaten, davaya taraf olamaz. Taraf olabilecek kişilere de dilekçeler verdirdiler. Mahkeme esastan kararını verdi ve davanın konusuz olduğunu söyledi. Ben bunu aylardır söylüyorum. CHP, 31 Mart seçimlerinde 47 yıl sonra Türkiye'nin yeniden birinci partisi olmasıyla, belediyelerde yüzde 65'lik bir nüfusun yaşadığı belediyeleri kazanmasıyla birlikte ‘Cumhuriyet Halk Partisi'ni normal siyasi yollarla yenemeyeceğiz, nasıl yenebiliriz? CHP'de bir iç karışıklık çıkaralım' dediler. Buna alet edebilecekleri birtakım aparatları buldular. Bizi hasta etmeye çalıştılar. CHP güçlü bünyesi, birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti. Artık bu iş bugün tamamen ortadan kalktı. Böyle olacağını biliyorduk ama CHP'yi tartıştırmak istediler, bugüne kadar geldiler" diye konuştu. Delege, üye, seçmen ve demokratlara teşekkür eden Özel, "Burada Türkiye'nin bütün muhalefet partilerinin liderleri gelip dayanışma gösterdiler. Bu salonda birlikte basın toplantıları yaptık. Nezaket ziyaretleri yaptılar. Ne mutlu ki demokratlar bizim tarafımızda, biz demokrasi tarafındayız. Otokrasinin ve otokratın tarafında olanlar kaybetmiştir. Demokrasinin tarafında olanlar kazanmıştır. Yapılacak ilk seçimde de demokrasi kazanacak, otokrasi kaybedecektir" dedi. "KONGRE KARARININ ARDINDAN BORSA YÜKSELDİ" Özel, "Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen casusluk suçlaması, İBB'ye kayyum atanma riskini ortaya çıkarır mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Çıkarmaz. Açıkçası şunu söyleyeyim. Bu kayyum tartışmasını köpürtmeye çalışanlar var tabii, oradan ne ümit ediyorlarsa. Zaten Ekrem İmamoğlu bir terör suçlamasıyla tutuksuz olarak yargılanıyor. Bırakın yargılanmayı, daha doğrusu iddianame bekliyor. Soruşturma terörden açıldığı anda, kayyum atama imkanı her zaman var tabii biliyorsunuz. Ve oradan bir kayyum atama niyeti, bu milletin vicdanından öyle bir geri döndü ki ona cesaret edemediler zaten. Yapacaksa her zaman kayyum atayabilir ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongresini yok sayma girişimi ortadan kalkınca, borsa yüzde 5 yukarı fırladı."

CHP'nin kurultay davasının ardından avukatlardan açıklama Haber

CHP'nin kurultay davasının ardından avukatlardan açıklama

CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te gerçekleştirdiği ve Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı ile ilgili toplam 6 dava açılmış ve hepsi Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilmişti. 15 Eylül'de yapılan son duruşmada davacıların tedbir kararını bir kez daha reddeden mahkeme, davayı 24 Ekim'e ertelemişti. Ertelenen dava, bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Yaklaşık 1 buçuk saat süren davada ara karar çıktı ve davanın reddine karar verildi. Lütfü Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen, davanın reddine ilişkin, "Uzun bir açıklama yapmayacağım. Ret kararını beklemiyorduk. Davamızın kabulünü bekliyorduk. Şaşırtıcı bir karar oldu. Var olan yasal hukuki yollarımıza başvurmaya devam edeceğiz. İstinaf sürecine gideceğiz" diye konuştu. CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan ise, "Olağanüstü Kurultayımızın iptaliyle ilgili açılan 6 dava bugün itibarıyla sonuçlandı. Mahkeme bazı davacılar bakımından üye olmadıkları için, üyelik haklarından faydalanamadıkları için davanın reddine karar verdi. Diğer davacıların davaları bakımından da gerekçeli kararda göreceğiz ama ret gerekçesiyle olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda gelinen aşamada kongreler yapıldığı, olağan kongreler tamamlandığı, aynı zamanda iki defa olağanüstü kurultay yapıldığı için, üstelik bir tanesi de delege imzasıyla gerçekleşmişti, davanın konusuz kaldığına karar verildi. Bu aşama itibarıyla dava sonuçlanmış oldu. Herkese hayırlı olsun. Bundan sonra bu dava umuyorum Türkiye gündeminden kalkacaktır. Siyaset normal seyrine dönecek" dedi.

Özel: "Gün gelir bizim de dava açacağımız hesap soracağımız günler olur" Haber

Özel: "Gün gelir bizim de dava açacağımız hesap soracağımız günler olur"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve eski CHP'li delegelerin partinin 39'uncu Olağan Kurultay sürecindeki seçimlerin iptali talebiyle mahkemeye başvurmasına ilişkin, "Gün gelir bizim de dava açacağımız, hesap soracağımız günler olur. Bu beyhude işlerle uğraşmaya devam etsinler. Özgür Özel'i çok az tanımış. Kendisi yakından tanıyacak" dedi. CHP Lideri Özgür Özel, İstanbul Silivri Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve diğer isimleri ziyaret etti. Özel, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özel, aralarında Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın da aralarında bulunduğu eski CHP'li delegelerin CHP'nin 39. Olağan Kurultay sürecindeki seçimlerin iptali talebiyle mahkemeye başvurmasına tepki gösterdi. Özel, "Gerçekten ülkenin bu kadar derdi sorunu varken bu lüzumsuz işlerle ülke gündemini o kadar meşgul ettiler ki o lüzumsuz ismin; lüzumsuz, beyhude, sonuç olamayacak, sırf adını geçirmek için yaptığı saçma sapan bir iştir. Daha öncekiler gibi bu da ilgili mahkemelerce reddedilecektir. Beyhude uğraşıyorlar, hazımsızlığın bu kadarı. Oysa ki biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem vatandaşın derdiyle hem de kendi canımızla burada uğraşıyoruz. Ama gün gelir bunların hepsinin hesabı sorulur. Gün gelir bizim de dava açacağımız, hesap soracağımız günler olur. Bu beyhude işlerle uğraşmaya devam etsinler. Özgür Özel'i çok az tanımış. Kendisi yakından tanıyacak" ifadelerini kullandı.

Trump'tan WSJ ve sahibi Murdoch'a 10 milyar dolarlık dava Haber

Trump'tan WSJ ve sahibi Murdoch'a 10 milyar dolarlık dava

ABD Başkanı Donald Trump, kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmaktan tutuklandıktan sonra cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'e "müstehcen" doğum günü mektubu gönderdiği iddiasını içeren haberi nedeniyle Wall Street Journal ve sahibi Rupert Murdoch'a 10 milyar dolarlık dava açtı. ABD Başkanı Donald Trump, onlarca kız çocuğuna yönelik cinsel istismar şebekesi ve fuhuş ağı kurmaktan tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunan milyarder iş adamı Jeffrey Epstein'e "müstehcen" bir doğum günü mektubu gönderdiği iddiasını haberleştiren Wall Street Journal ve sahibi Rupert Murdoch'a karşı harekete geçti. Başkan Trump, Wall Street Journal ve sahibi Murdoch'a 10 milyar dolarlık dava açtı. Trump sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "The Wall Street Journal adlı işe yaramaz gazetede yer alan sahte, kötü niyetli, iftira niteliğindeki haber 'makalesinin' yayınlanmasında payı olan herkese karşı güçlü bir dava açtık. Umarım Rupert ve 'arkadaşları' bu davada verecekleri saatler süren ifade ve tanıklıkları sabırsızlıkla bekliyorlardır. Rupert Murdoch'un kendisine ve 'çöp yığını' gazetesi WSJ'ye karşı açtığım davada ifade vermesini sabırsızlıkla bekliyorum. İlginç bir deneyim olacak" ifadelerini kullandı. Dava dosyasına göre Trump, yayın kuruluşunun kendisine iftira attığını ve iftira yasalarını ihlal ettiğini savundu. Trump, gazetenin Epstein'ın 50. yaş günü için gönderdiğini iddia ettiği mektubun "sahte" olduğunu belirtti. WSJ'NİN HABERİ Wall Street Journal söz konusu haberinde Trump'ın Epstein'e 2003 yılında 50. doğum günü için müstehcen bir mektup gönderdiğini iddia etmişti. Trump'ın adının yer aldığı mektupta "kalın bir kalemle elle çizilmiş çıplak bir kadının siluetinin içinde Trump ile Epstein arasında hayali bir konuşma metninin" yer aldığı öne sürülmüştü. Metinde, "Bilmeceler asla yaşlanmaz" şeklinde gönderme olduğu ve "Dost harika bir şeydir. Doğum günün kutlu olsun ve her gün başka bir harika sır olsun" ifadelerinin yer aldığı iddia edilmişti. EPSTEİN DAVASI ABD’li milyarder iş adamı Jeffrey Epstein, 2002-2005 yılları arasında reşit olmayan onlarca kız çocuğuna yönelik cinsel istismar suçlamaları ile 6 Temmuz 2019’da New York’ta federal mahkemede hakim karşısına çıkarıldıktan sonra cezaevine gönderilmişti. Epstein, tutuklu bulunduğu cezaevinde 10 Ağustos 2019'da intihar etmişti. Fuhuş ağı oluşturarak kız çocuklarına tuzak kuran Epstein’in oyuncular, siyasetçiler gibi dünyaca ünlü isimlerle olan bağlantısı dünya genelinde büyük tepki çekmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.