SON DAKİKA
Hava Durumu

#Demokrasi

Söz Bursa - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gürkan: "28 Şubat'ı da, O zihniyeti de lanetliyoruz" ‎ Haber

Gürkan: "28 Şubat'ı da, O zihniyeti de lanetliyoruz" ‎

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, 28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe ve vesayetçi zihniyeti sert sözlerle kınadı. 28 Şubat sürecinin, Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Gürkan, “27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse; 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta yalnızca siyaseti değil, doğrudan toplumu hedef alan, sonuçları nesiller boyu sürmesi amaçlanan planlı bir müdahaledir” dedi. 28 Şubat’ta millet iradesinin tanklarla ezilmeye çalışıldığını vurgulayan Gürkan, seçilmiş hükümetin görevden el çektirildiğini, başta başörtülü kadınlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin inançları nedeniyle büyük bir zulme maruz bırakıldığını hatırlattı.Vatandaşların, kendi ülkelerinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden dolayı alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. AK Parti’nin her zaman darbeci ve vesayetçi anlayışların karşısında olduğunu söyleyen Gürkan, iktidarları döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının dağıtıldığını ve milli iradenin yeniden inşa edildiğini ifade etti. “Ülkemizi, milletimizin hak ettiği demokrasi standartlarıyla buluşturduk” diyen Gürkan, son dönemde bazı çevrelerce sergilenen ayrımcı tutumların 28 Şubat zihniyetinin hâlâ tamamen yok olmadığını gösterdiğini kaydetti. Demokrasinin teminatının millet iradesi olduğunu vurgulayan Gürkan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu zihniyetle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Gürkan, “Bu mücadele bizim için bir demokrasi mücadelesi, bir hak mücadelesi ve büyük Türkiye mücadelesidir” ifadelerini kullandı. 28 Şubat benzeri karanlık süreçlerin bir daha yaşanmaması için milli irade bilincinin daima diri tutulacağını vurgulayan Gürkan, AK Parti’nin darbeci anlayışlara karşı dimdik durmaya devam edeceğini söyledi. ‎

Hilmi Şanlı: "28 Şubat demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir" Haber

Hilmi Şanlı: "28 Şubat demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir"

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, 28 Şubat "postmodern darbesi"nin yıl dönümü dolayısıyla sert bir açıklama yayımladı. Şanlı, o dönemde Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların sergilediği dik duruşun, sendikal tarihe "şerefli bir kayıt" olarak geçtiğini vurguladı. "VESAYET DÜZENİNE KARŞI MİLLETİN SAFINDA YER ALDIK" 28 Şubat sürecini, millet iradesine karşı kurulmuş "kirli bir vesayet düzeni" olarak nitelendiren Hilmi Şanlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Tankların yürütüldüğü, manşetlerle algı oluşturulduğu, seçilmiş iradenin baskı altına alınmak istendiği karanlık bir dönemdir. 'Postmodern' ifadesiyle hafifletilmeye çalışılsa da, bu müdahale özünde demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir." "KORKUYA TESLİM OLMADIK, MEYDANLARDA HAYKIRDIK" O zorlu süreçte Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların geri çekilmediğini belirten Şanlı, bir hafta boyunca iş yerlerinde kokart takarak ve meydanlarda bildiriler dağıtarak "demokrasi nöbeti" tuttuklarını hatırlattı. Şanlı, "O gün susmak vesayeti kabullenmek demekti. Bizler susmadık, milletin emanetine sahip çıkmayı sorumluluk bildik" dedi. "UNUTULAN DARBELER YENİDEN CESARET BULABİLİR" Vesayet düzenlerinin çöktüğünü ve millet iradesinin galip geldiğini belirten Şanlı, hafızaların taze tutulması gerektiği uyarısında bulundu: "Bugün darbe heveslileri tarihin karanlık sayfalarına mahkûm edilmiştir. Ancak unutulan darbeler, yeniden cesaret bulabilir. Bu yüzden 28 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız."

Milletvekili Gözgeç: "Darbeler ve vesayetle netice alma devri kapanmıştır" Haber

Milletvekili Gözgeç: "Darbeler ve vesayetle netice alma devri kapanmıştır"

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, yaptığı basın açıklamasında Türkiye’nin demokrasi mücadelesine ve 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Açıklamasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutlayarak başlayan Gözgeç, "Rabbim, Sayın Cumhurbaşkanımıza hayırlı, sağlıklı, uzun ömür nasip etsin" dedi. "28 ŞUBAT MİLLETİN İRADESİNİ HEDEF ALDI" 28 Şubat darbesinin Türk demokrasi tarihine vurduğu darbeyi hatırlatan Gözgeç, o dönemde oluşturulan sanal korkularla milletin inancının ve değerlerinin hedef alındığını belirtti. Gözgeç, "Batı Çalışma Grubu ile vatandaşlar fişlendi, yargıya brifingler verildi. Kudüs Gecesi bahane edilerek tanklar yürütüldü; 'demokrasiye balans ayarı yaptık' dediler" ifadelerini kullandı. "İKNA ODALARINI VE YASAKÇI ZİHNİYETİ UNUTMADIK" Özellikle başörtülü kadınların eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına değinen Milletvekili Gözgeç, gencecik kızların üniversite kapılarından kovulduğunu ve ikna odalarında psikolojik şiddete maruz kaldığını hatırlattı. CHP'li isimlerin o dönemdeki yasakçı tavırlarını eleştiren Gözgeç, "İkna odalarının mimarı Nur Serter, yıllar sonra Meclis’te 'Yine olsa yine yaparım' diyebildi. Kadınları eve hapsediyorsunuz diyenlerin, o gün yasaklar uygulansın diye verdikleri çabayı unutmadık" dedi. "ARTIK TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL" Bugün kadınların her alanda özgürce var olabildiğini belirten Gözgeç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür bugün kadınlar kıyafet ayrımı yapılmaksızın eğitim alabiliyor, mesleğini yapabiliyor. TBMM’de görev yapan kadın milletvekillerimiz var. Ara sıra karanlık sayfalardan çıkmaya çalışan zihniyetlere artık yer yok. Toplum mühendisliği ile netice alma devri kapanmıştır." RAMAZAN KUTLAMALARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERE TEPKİ Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Gözgeç, "Çocuklarımızın Ramazan sevincini yaşamasından rahatsız olanlar var. Özgürlükçüymüş gibi yapanların, değerlerimize karşı yasakçı zihniyetleri nüksedebiliyor. Ama biz kadim medeniyetimizden aldığımız güçle, güçlü Türkiye’yi inşa etmekte kararlıyız" diyerek açıklamasını tamamladı.

Nilüfer’de çocuk işçiliği tartışıldı: “Çocukların yeri iş değil okul” Haber

Nilüfer’de çocuk işçiliği tartışıldı: “Çocukların yeri iş değil okul”

Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen “MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği” paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Konseyi’nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli’nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı. “EŞİT YAŞAM HAKKINA SAHİP OLMALILAR” Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye’de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: “Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer’de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir.” “ÇOCUKLAR HAFTANIN DÖRT GÜNÜ İŞTE” Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, “Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz” dedi. Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi. “UCUZ EMEK OLARAK GÖRÜLÜYORLAR” Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı. Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.

Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in gözyaşları: "Oğlum beni teselli ediyor, bu çok acı!" Haber

Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in gözyaşları: "Oğlum beni teselli ediyor, bu çok acı!"

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme' demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş'i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz' derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "KENDİ ANANESİNİ, ÖRFÜNÜ BİLE BEĞENMİYORLAR" Yalçın, Türkiye'de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın'ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "ZEYNEP BAŞKAN ÇOK ÖZGÜVENLİ BİR İNSANDIR" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu'dur, Anadolu'yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "BENİM OĞLUMUN BENİ ARAYIP ‘ANNE, BUNLARA ÜZÜLME' DEMESİ, ÜZÜYOR" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme' demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."

Bursa’da Kosova coşkusu: Panorama 1326’da görkemli bağımsızlık kutlaması! Haber

Bursa’da Kosova coşkusu: Panorama 1326’da görkemli bağımsızlık kutlaması!

Kosova’nın bağımsızlığının 18’inci yılı, Osmangazi Belediyesi, Türkiye Arnavut Dernekleri Platformu ve Ankara “Sami Frashëri” Arnavut Kültür Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği programla coşkulu bir şekilde kutlandı. Balkan coğrafyasıyla güçlü bağlara sahip olan Osmangazi Belediyesi, Kosova Cumhuriyeti’nin 18’inci kuruluş yılı dolayısıyla Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde görkemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu özel programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Ahmet Kılıç ve Emine Yavuz Gözgeç, Türkiye Arnavut Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Kılıç, Kosova Ankara Büyükelçisi Agon Vrenezi, Arnavutluk Ankara Büyükelçisi Blerta Kadzadej, Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan, belediye başkan yardımcıları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kutlama programı, NAKEM ve İnegöl Halk Dansları ekiplerinin sergilediği gösterilerle başladı. Ardından Smyhrete Behlulı ve Şenol Mecit, verdiği konserle geceye renk kattı. “O Kötü Günlerin Bir Daha Yaşanmaması Dileğiyle” Kosova’nın bağımsızlığının 18’inci yılını tebrik ederek sözlerine başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Hafızalarımızda hala çok taze olan o kötü günlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle, Kosova’nın nice bağımsız, özgür ve demokratik günler ve yıllar yaşamasını temenni ediyorum. Bursa, Balkan coğrafyasında yaşanan savaşlardan önce ve sonra; mübadele döneminden Balkan Savaşları’na, Bulgaristan’dan Kafkasya’ya kadar pek çok yerden göç almış, herkese yüreğini, bağrını ve topraklarını açmış kadim bir şehirdir. Kardeşlik içerisinde yaşanan bu şehirde, demokrasi kültürü hakim olmuş; gelen herkes Bursa’ya ayrı bir değer katmış, üretmiş ve zenginleştirmiştir. Bu yıl aynı zamanda Bursa’nın fethinin 700’üncü yılıdır. 700 yıl önce atalarımız bu toprakları yurt edinmiş, bizlerin bugün burada barış, özgürlük ve bağımsızlık içinde yaşamasına vesile olmuşlardır. İnşallah nice 700 yıllar boyunca bu topraklarda olmaya devam ederiz.” “Kosova Deyince Aklımıza Şahadet, Fedakarlık Geliyor” Kosova deyince akla şahadet ve fedakarlık geldiğini söyleyen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, “Kosova deyince aklımıza şahadet ve fedakarlık gelir. Murat Hüdavendigar, Sokullu Mehmet Paşa ve Mehmet Akif Ersoy’u hatırlarız. Kosova dendiğinde kalplerimiz ve yüreklerimiz ısınır. Arnavutlar, Balkanların Osmanlı’ya katılımında olduğu kadar Osmanlı’nın genişlemesinde de önemli rol oynamış, yetiştirdikleri çok sayıda devlet adamı ve bürokratla vatanın savunmasına ve Cumhuriyet’in kuruluşuna büyük katkılar il emekler sunmuşlardır” diye konuştu. “Başkan Erkan Aydın’a Teşekkürlerimi Sunuyorum” Bu güzel geceyi kendilerine Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın organize ettiğini belirten Türkiye Arnavut Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Kılıç, “Yıllardır hayal ettiğimiz bir gecenin bu akşam başlangıcını yaptık. Bundan sonrada devam ettireceğimize inanıyorum. Bu güzel geceyi bize organize eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. Kosova'nın Ankara Büyükelçisi Agon Vrenezi ve Arnavutluk’un Ankara Büyükelçisi Blerta Kadzadej ise bu anlamlı etkinliğin düzenlenmesinde katkısı olan herkese teşekkürlerini sundu. Program sonunda NAKEM Başkanı Celal Yalçın, renkli görüntülere sahne olan geceye katkılarından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.

Özgür Özel: "Artık Türkiye ittifakı’nda birleşme zamanıdır.’’ Haber

Özgür Özel: "Artık Türkiye ittifakı’nda birleşme zamanıdır.’’

Çorum'da konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'ye Cumhuriyeti getiren, sonra çok partili rejimi, sandığı getiren, milletin verdiği göreve razı olan, icabında 47 yıl ikinci parti kalan ama millete saygısını kaybetmeyen siyasetin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Çorum il merkezindeki Abide Meydanında gerçekleştirilen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" adlı mitingde vatandaşlara seslendi. "SİYASETÇİNİN DEMOKRAT OLDUĞU, SEÇİMİ KAZANDIĞI AKŞAM BELLİ OLMAZ" İktidarı eleştiren Özel, "Biz demokrasi fikrine inanmış insanlarız. Kazanırsak gelir yönetiriz. Kaybedersek çekiliriz. Millet kimi istiyorsa ona saygı duyarız. Çorum'un merkez belediye başkanına da ilçelerdeki AK Parti, MHP'den seçilmiş belediye başkanlılarına başarılar diledik, dileriz. Çorum'un çok sorunları var. Çözmek için gayret gösterirseler destekleriz. Siyaset kazanana saygı duyma, millete saygı duyma, milletin tercihine saygı duyma işidir. Milletin seçtiğine direnmek, milletin seçtiğine bakıp da ‘sen buraya nereden geldin, sen yönetme, yerine benim atadığım yönetsin' demek demek demokratlık değildir. Bir siyasinin, bir siyasi partinin, bir siyasi yapının ya da bir siyasetçinin demokrat olduğu, seçimi kazandığı akşam belli olmaz, o akşam demokrasi nutukları atmak, milleti takdir etmek, milli iradenin önünde saygıyla eğilmek kolay. Önemli olan kaybettiğinde ne yaptığın. İşte Türkiye'ye Cumhuriyeti getiren, sonra çok partili rejimi, sandığı getiren, milletin verdiği göreve razı olan, icabında 47 yıl ikinci parti kalan ama millete saygısını kaybetmeyen siyasetin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Kendi seçilince millete methiyeler düzen, ‘milli irade' diyen ama bir kez ikinci parti olunca darbeye kalkışan, kayyum atayan, iftira eden ve rakibini hapse attıran siyasetin adı da tükenmiş Adalet ve Kalkınma Partisi siyasetidir, tükenmiş Erdoğan'ın siyasetidir" dedi. "TÜRKİYE İTTİFAKI'NDA BİRLEŞME ZAMANIDIR" Vatandaşları Türkiye İttifakı'nda birleşmeye çağıran Özel, "Bugün Türkiye'de mücadele otokrasiyle demokrasi arasındadır. Bugün mücadele emekliye, emekçiye kulak tıkayan, sırt dönenler ile onlar için mücadele edenler arasındadır. Daha önce AK Parti'ye, MHP'ye oy vermiş olsa da Çorum'un güzel insanlarına sesleniyorum. Artık yürüyüş, 100 yıl önce olduğu gibi bir kez daha birlikte yürüyüş zamanıdır. Artık, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alan Türkiye İttifakında birleşme zamanıdır. Çorum'da Alevisiyle, Sünnisiyle, Türk'üyle, Kürt'üyle, göçmeniyle, Boşnak'ıyla, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Müslüman demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, sosyal demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Çorum'un tüm demokratlarının bir araya gelip ve hakkını alma zamanıdır. Buna tüm Türkiye'de ihtiyaç var" diye konuştu. "EMEKLİLERİN BEŞİ BİR ARAYA GELSE BİR ZENGİN ETMİYORLAR" Ekonomiyle ilgili konuşan Özel, "Emeklinin 20 bin lira, asgari ücretlinin 28 bin lira almasının utancı içerisindeyiz. Türkiye'de çiftçilerin ortalama geliri 19 bin 700 lira olmuş. Bundan birileri utanmıyor ama biz bunun utancı içerisindeyiz. Bugün açlık sınırı 31 bin lira olarak açıklandı, yoksulluk sınırı ilk kez üç haneli rakamlara çıktı, 102 bin lira olarak açıklandı. Bugün maalesef 5 emekli bir araya gelse maaşını birine verse o kişiyi yoksulluktan çıkartamıyorlar. Emeklilerin beşi bir araya gelse bir zengin etmiyorlar. Emekliye verilen maaş, üç emekli birleşse iki emekliyi açlıktan kurtaramıyor. İşte böyle büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. "DİJİTAL DOLANDIRICILARA DİKKAT DE SİYASİ DOLANDIRICILARA NE YAPACAĞIZ" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i, dijital dolandırıcılıkla ilgili yaptığı paylaşım üzerinden eleştiren Özel, "Sırf dijital dolandırıcılık olsa neyse. Emeklinin hakkını yiyen sizsiniz, işçileri enflasyona ezdiren sizsiniz, çiftçilerin kanundaki desteklemesini vermeyen sizsiniz, milletin cebinden alıp faiz lobilerine veren sizsiniz, ekonomi iyi olacak diye oy toplayıp ‘kemer sıkacağız' diye seçimden sonra konuşan sizsiniz. Dijital dolandırıcılara dikkat de siyasi dolandırıcılara ne yapacağız? Siz tarihin gördüğü en büyük siyasi dolandırıcılarsınız. Bu milletten ‘iyi olacak, yüzün gülecek' diye oy alıp daha sonra bu millete sırtını dönenlere, Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelip aday olup seçilen belediye başkanını zorla, rüşvetle, baskıyla partisine çekmeye çalışan siyasi dolandırıcılara, Aydın'ın oyunu alıp AK Parti'ye topuklayan siyasi kapkaççılara karşı milletimizi uyarıyorum. Memlekette adı AK Parti olan ama memlekete kara düzen dayatan, oyları alıp sırtını dönen, hizmet yapmayan, milleti açlıkla, yoklukla sırt sırta bırakan siyasi dolandırıcılara karşı milletimizi uyarıyorum. Bunlarla mücadele için sandığa davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesi çağrısını yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel, 29 Mart Pazar günü İstanbul'da yapılmasını istediği seçimde kaybetmeleri halinde görevi bırakacağını söyledi.

Özgür Özel'den Barış ve Demokrasi Konferansı'nda kritik mesajlar: 'Kazanan bu toprakların insanı olsun! Haber

Özgür Özel'den Barış ve Demokrasi Konferansı'nda kritik mesajlar: 'Kazanan bu toprakların insanı olsun!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'na katıldı. Konferansta konuşan Özel, "Suriye'nin huzur ve refahı Türkiye'ye de kazandırır. Bu kez kazanan emperyalistler değil bu toprakların insanı olsun diye mücadele ediyoruz" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'na katıldı. Konferansı 'Ortak Gelecek Buluşmaları' adı altında tasarladıkları buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak değerlendiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor. Bizim de beklentimiz ve amacımız tam olarak budur; Çoklu krizleri, çoklu kimliklerimizle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak; Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmaktır" dedi. "ÇATIŞMAYI, SAVAŞI DEĞİL; UZLAŞIYI VE BARIŞI SAVUNUYORUZ" Suriye'nin toprak bütünlüğünü, siyasi istikrarını, tüm inançların, kimliklerin anayasal güvence altında birlikte yaşamasını istediklerini ifade eden CHP lideri Özgür Özel, "Bölgeye kendi güç hesaplarının içinden bakanlar, bugün 'ak' dediklerine yarın 'kara' diyebiliyorlar. Emperyalist devletler tarih boyunca olduğu gibi bu toprakların çıkarlarını değil, kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Bizim yolumuz; Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Şiilerin, Alevilerin ve Dürzilerin birlikte kazanacağı bir mücadeleyi vermek olmalıdır. Suriye'deki Türkmenler, Kürtler, Araplar hepsi bizim akrabamızdır, kardeşimizdir. Bu kapsamda Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen ve 'Kürt eşittir terörist' algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz. Türkiye'deki Kürtleri de Suriye'deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Çatışmayı, savaşı değil; uzlaşıyı ve barışı savunuyoruz" diye konuştu. Kürt meselesinin ortak bir çözüm meselesi olduğunu dile getiren Özel, "Ülkenin her meselesinde olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduk, duruyoruz ve bundan sonra da duracağız. Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor" dedi.

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.