SON DAKİKA
Hava Durumu

#Denetim

Söz Bursa - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da fırsatçılara geçit yok: Denetimler arttı Haber

Bursa’da fırsatçılara geçit yok: Denetimler arttı

Bursa’da yaklaşan Ramazan ayı öncesi Ticaret İl Müdürlüğü tarafından denetimler sıklaştırıldı. Bursa’da Ocak ayında gerçekleştirilen denetimlerde işletmelere yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından planlanan denetimler çerçevesinde Ramazan ayına sayılı günler kala Bursa’da, fırsatçılığı önlemek amacıyla toptancılarda ve marketlerde başta temel gıda ve ihtiyaç maddeleri, et ve et ürünleri olmak üzere tüm ürünlere yönelik denetimler artırıldı. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri özellikle; ürünlerde fiyat etiketinin olup olmadığına, raflardaki fiyat etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyumsuzluğun olup olmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ve önceki fiyat bilgilerine yer verilip verilmediğine, meyve ve sebze reyonlarında ise etiketlerle birlikte ürün künyelerinin bulunup bulunmadığına bakarak Hal Kayıt Sistemi (HKS) Mobil Uygulama üzerinden ürünleri sorguluyor. Bursa’da 1-27 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde yaklaşık 450 işletmede 142 bin ürün; fiyat etiketi ve fahiş fiyat artışı mevzuatı kapsamında denetlenerek yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulandı. Denetimler ile ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, "Satıştan kaçınma var mı, stokçuluk yapılıyor mu inceliyoruz, fahiş fiyat var mı kontrol ediyoruz. Fırınlarda ise yine ekmek fiyat tarife ve etiketlerinin bulunup bulunmadığına ve gramajlarına uyulup uyulmadığına bakıyoruz. Yine aynı şekilde yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren kafe, restoran ve lokanta vb. işletmelerin giriş kapılarında ürün fiyat tarifelerinin/listelerinin olup-olmadığını, masalarda menünün bulundurulup bulundurulmadığını kontrol ediyoruz" dedi. Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, yapılan usulsüzler için idari para cezası uygulandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Denetim esnasında İl Müdürlüğümüz personeli tarafından tutanak tanzim edilerek fiyat etiketi olmayan ürünlere, kasa-raf farkı olması ve satıştan kaçınma durumlarında her bir kalem ürün için İl Müdürlüğümüzce aykırılık başına 3 bin 973TL idari para cezası uygulanmaktadır. Diğer taraftan İl Müdürlüğümüzce piyasada oluşan arz talep dengesini bozucu eylemler, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik denetimlerimiz de gerçekleştirilmekte olup fiyatı fahiş olarak artan ürünlerin son 3 aylık alış faturaları ve satış fiyatlarını inceledikten sonra girdi maliyetlerinde haklı bir gerekçeye dayanmaksızın veya girdi fiyatlarında bir artış olmamasına rağmen satış fiyatlarında bir artış söz konusuysa bunları da tespit ederek Bakanlığımızca oluşturulmuş olan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gereği yapılmak üzere göndererek bir aykırılık olması halinde bunlara da Bakanlığımızca İdari Para Cezasının uygulanmasını sağlıyoruz. Bursa özelinde 1-27 Ocak 2026 tarihleri arasında bugün itibariyle yaklaşık 450 işletmede 142 bin ürün denetlenmiş olup yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulanmıştır. Piyasada herhangi bir aykırılığa, düzensizliğe ve haksızlığa mahal vermemek adına, yasal ticareti destekleyerek, ticareti zorlaştırmadan ve engellemeden geniş kapsamlı piyasa denetimlerimiz bundan böyle de il genelinde devam edecektir."

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz" Haber

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz"

Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin hesap bakiyesi, açık adres bilgileri, fotoğrafları gibi kişisel bilgilerinin paylaşılarak alay edildiği iddia edildi. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Emekli bir müşterinin tuşlama yapamadığı için alay konusu edilerek "emeklilerin ağzına s.." denildiğini söyleyen Öztürk "Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Bu büyük bir skandaldır" dedi. Konuyla ilgili haberi ve Whatsapp grubunda yapılan yazışmaların ekran görüntülerini değerlendirmeniz dileği ile iletiyorum. İyi çalışmalar diliyorum. CHP’li Hasan Öztürk’ten skandal iddia: “Bir özel bankanın personelleri Whatsapp gruplarında müşteri bilgilerini paylaşarak alay ediyor!” Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin kişisel verilerini paylaşarak alay ettiği iddia edildi. Hesap bakiyesi, adres bilgileri, fotoğraf gibi verilerin gruplarda paylaşıldığı iddialarını CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk Meclis gündemine taşıdı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, özel bir bankada görev yapan personelin kendi aralarında oluşturduğu WhatsApp gruplarında müşterilere ait fotoğraflar, telefon numaraları, adres bilgileri ve hesap bakiyeleri gibi son derece hassas verileri paylaştığı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Öztürk, konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İddialara sert tepki gösteren Öztürk, “Vatandaşın en mahrem bilgileri bir bankanın personel gruplarında dolaşıyorsa burada çok ağır bir güven yıkımı vardır. Hem BDDK hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı derhal göreve davet ediyorum” dedi. VATANDAŞIN EKONOMİK DURUMU ALAY KONUSU YAPILAMAZ! Bu durumun basit bir disiplin meselesi olarak görülemeyeceğini vurgulayan Öztürk, “Bir yurttaşın fotoğrafı, adresi, telefonu ve hesabındaki paranın alay konusu yapılması hem etik bir sorun hem de açık bir veri güvenliği skandalıdır” dedi. Öztürk, bankacılık sisteminin temelinin güven olduğunu, bu güvenin bilinçli biçimde zedelendiğini ifade etti. Banka personelinin müşterilerin hesap bakiyelerine kadar uzanan bilgilere bu kadar kolay erişebilmesini kabul edilemez olarak nitelendiren Öztürk, “Bir yurttaşın özel hayatının alay konusu yapılması, veri ihlalinden de öte, doğrudan insan onuruna saldırıdır. İnsanların fotoğrafları, adresleri, parasal durumları üzerinden eğleniliyorsa bu ahlaki bir çöküştür. İnsanların yoksulluğu, birikimi ya da ekonomik durumu alay konusu yapılamaz.” dedi. Denetim mekanizmalarının kâğıt üzerinde kaldığını söyleyen Öztürk, gerçek bir kontrolün işlemediğini dile getirdi. EMEKLİ VATANDAŞ TUŞLAMA YAPAMADI DİYE ALAY ETMİŞLER Öztürk, iddiaların yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Ekran görüntülerine göre emekli bir yurttaş, telefonda işlem yaparken tuşlama yapamadığı için personel gruplarında alay konusu yapılıyor. Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Personel ise emeklinin tuşlama yapamamasına ‘emeklilerin ağzına s…’ diyerek tepki gösteriyor. Bu büyük bir skandaldır!” dedi. Ekran görüntülerinde bir müşterinin kartının ulaşmaması ile ilgili “nah getirirler, zaten ek kart” yorumu yapıldığını ve bir kişinin mesleğiyle alay edildiğini söyleyen Öztürk, “Vatandaşın yaşadığı sorunla, emeğiyle, onuruyla dalga geçilen bu dil kabul edilemez, derhal soruşturma açılmalı ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde süreçle alakalı bilgi verilmelidir” dedi. KİŞİSEL VERİLERİ KORUYAMAYAN BİR BANKACILIK ANLAYIŞI EKONOMİYİ DE KORUYAMAZ Öztürk, yaşananların bireysel bir ahlaksızlıkla geçiştirilemeyeceğini belirterek, “Eğer bu iddialar doğruysa, ortada kurumsal bir denetim çöküşü vardır” dedi. Kamu otoritesinin sessiz kalmasının bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Özel bankaların yalnızca kâr eden ticari yapılar olmadığını vurgulayan Öztürk, “Bu kurumlar milyonlarca yurttaşın kişisel ve finansal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” dedi. Kişisel verileri koruyamayan bir bankacılık anlayışının ekonomiyi de koruyamayacağını söyledi. İLGİLİ BANKA DERHAL DENETLENMELİDİR Vatandaşların mahrem bilgilerinin eğlence konusu yapılmasının toplumsal güveni derinden sarstığını belirten Öztürk, “Bu ülkede yurttaşın onuru, hiçbir özel bankanın iç yazışmalarından daha değersiz değildir” dedi. Sorumluların açık biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Öztürk ayrıca, “Bu olayın üzeri örtülemez. İlgili banka derhal denetlenmeli, sorumlular hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır” dedi. Mağdur olan vatandaşların zararlarının nasıl telafi edileceğinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.

CHP’li Pala’dan Bursa’daki okul skandalına sert tepki: "Bu bir kötü muameledir!" Haber

CHP’li Pala’dan Bursa’daki okul skandalına sert tepki: "Bu bir kötü muameledir!"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki BTSO Baha Cemal Zağra Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda bazı öğrencilerin sandalyelere bağlandığını gösteren görüntülerin dehşet verici olduğunu ve kamuoyunda haklı bir infial yarattığını dile getirdi. Pala, “Velilerin paylaştığı videolarda özel gereksinimli öğrencilerin hem fiziksel hem de sözlü şiddete maruz kaldığı gözlenmektedir. Bakanlık, özel gereksinimli çocukların onurunu hiçe sayan bu uygulamaların neden önlenmediğini açıklamalıdır.” sözleriyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i açıklamaya davet etti. Prof. Dr. Pala, “Bu görüntüler, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin eğitim politikalarının yapısal sorunlarının sonucudur. Sınıfta fiziksel kısıtlama pedagojik bir yöntem değil, açıkça kötü muameledir. Milli Eğitim Bakanlığı “inceleme” yerine derhal kapsamlı bir soruşturma başlatmalı, sorumlular görevlerinden uzaklaştırılmalıdır. Tüm özel eğitim kurumlarında bilimsel temelli standart düzenlemeler uygulamaya konulmadıkça ve sorumlular hesap vermedikçe özel gereksinimli birçok çocuk ve aileleri gelecekte de sorun yaşamaya devam edilecektir.” dedi. Pala, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e 23 Aralık’ta kapsamlı bir soru önergesi iletti. Önergede idari süreç, denetim, öğrenci güvenliği ve personel niteliği alanlarında sorularına detaylı yanıt talep etti. “Sorumlular neden tespit edilemedi; idari sürecin detayları neden paylaşılmıyor?” Milletvekili Pala, kamuoyunun bilgi alma hakkını vurgulayarak, olayın ortaya çıkartılmasının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen Bakanlığın kamuoyuna net bir açıklama yapmadığını ifade etti. “Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü inceleme başlatıldığını duyurdu ancak bu açıklamada ne sorumluların tespitine ne de yürütülen idari süreçlere dair bilgi yer almaktadır. Aradan geçen iki haftada sorumlular neden tespit edilemedi ve idari sürecin detayları kamuoyuyla neden paylaşılmıyor?” diye sordu. Bu sürecin hızlı ve şeffaf yürütülmesinin zorunlu olduğunu yinelerken, çocukların ve ailelerin daha fazla mağdur olmaması için geçici koruyucu tedbirlerin derhal alınması gerektiğini vurguladı. “Özel eğitim ve rehberlik hizmetleri uzman kadrolara teslim edilmedikçe nitelikli bir eğitim sistemi inşa edilemez!” Pala, özel eğitim kurumlarında güç kullanımı, fiziksel kısıtlama ve alıkoymanın kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinin uzman kadrolara teslim edilmesi, bireyselleştirilmiş eğitim programlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve denetimlerin bağımsız uzmanlarca yürütülmesi gerektiğini belirtti. Pala, çağrısını noktalarken, risk temelli düzenli denetim takviminin yayımlanması, ihbar mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin karar süreçlerine katılımını artıracak yerel izleme mekanizmalarının kurulması yönündeki çağrısını yineledi.

Tavuk üretimi 2025’te 2,7 milyon tona çıkacak: ‘En ucuz protein hâlâ beyaz et’’ Haber

Tavuk üretimi 2025’te 2,7 milyon tona çıkacak: ‘En ucuz protein hâlâ beyaz et’’

HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. KÜRESEL VE YEREL TÜKETİM Türkiye'de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya'da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. ÜRETİM VE DENETİM Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. FİYAT VE MEDYA ELEŞTİRİSİ Türkiye'de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL'ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor' demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye'de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL'den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL'ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer'in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.