SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deprem

Söz Bursa - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muhittin Böcek hakim karşısında: "Yaşamak istiyorum, tahliyemi istiyorum" Haber

Muhittin Böcek hakim karşısında: "Yaşamak istiyorum, tahliyemi istiyorum"

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek savunmasında, "Ben yaşamak istiyorum. Uyku annesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Dosyanın ilk duruşması bugün görülmeye başlandı. Muhittin Böcek, İlker Arslan, Fazlı Ateş, Gökhan Böcek ve Mehmet Okan Kaya davaya duruşma salonunda katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları, CHP Genel Merkezi'nden yöneticiler, CHP Antalya Milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir duruşma salonunda yer aldı. Şüpheliler arasında ve haklarında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. ile şüpheli U.K.Y. de duruşmaya katılmadı. İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, mahkemede yaptığı savunmada babasını 13 yaşındayken kaybettiğini, dün babasını 51. yılında ilk kez mezarında ziyaret edemediğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "İlk defa babamın mezarına gidemedim,13 yaşında babamı kaybettim, dün 51. yılıydı. 1999'da Konyaaltı Belediye Başkanı oldum, benim hayalim Cumhuriyetin 100. Yılında belediye başkanı olmaktı. 2019 yılında göreve geldiğimizden 6 ay sonra Cumhurbaşkanı tüm büyükşehir belediye başkanlarını külliyeye davet etti. 6 milyar 180 bin borcumuz var dedik, kredi ile ilgili konuştuk, 200 milyon kredi verildi. Ardından pandemi dönemi geldi, rahatsızlığım nedeniyle 1 yıl görevimden uzaklaştım, ardından Manavgat yangınları sonra deprem, acı süreçlerden geçtik." "HİÇBİR YAKINIMI ZENGİN ETMEDİM, GÖREVE BİR AKRABAMI ZENGİN ETMEK İÇİN GELMEDİM" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bin 129 ihale yapıldığını aktaran Böcek, ihalelere kendisinin girmediğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İhalelere belediyeden denetimden geçtikten sonra mülkiye başmüfettişi gelir, asla bir ihaleyle ilgili sorunumuz olmadı. 24 yıldır Antalya'da muhalefet partiden görevli olarak görevimi sürdürüyorum. Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim. Bu yılki bütçemiz 84 buçuk milyar, bu bütçeyi namusum gibi koruyarak devam edeceğim. 2024 yılında borçlu belediyelerin listesi asıldı, Antalya Büyükşehir'in hiçbir borcu yansımadı. Belediyede 19 bin 180 kişi çalışıyor, hepsinin emeğinin karşılığını veriyoruz, kimsenin emeğini peşkeş çekmedim. " "YAŞAMAK İSTİYORUM" "Rahmetli babam Çağlarca köyü ağası" diyen Böcek, maddi durumlarının iyi olduğuna dikkat çekti. Madden belediyeden gelecek hiçbir gelire ihtiyacı olmadığını belirten Böcek, "27 milyona ev sahipliği yapıyoruz, şantajlara kumpaslara fırsat vermedim, hiçbir şekilde çalışmalarımız süresince kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım, hayatım boyunca hastalığı bahane edip hiçbir zaman rapor almadım, 5 Temmuz'da tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. Türk hekimlerine emanetiz deniyor, üniversiteye tedavi olmak için gidemedim. Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. "KİMSENİN BİR KURUŞUNDA GÖZÜM YOKTUR" "2024 Yılı Yerel Seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve S.T. aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.'den fatura ödeme talebinde bulunması yönünde savunma yapan Muhittin Böcek, "Doğrudan ya da dolaylı talimatım olmadı, gece gündüz demeden çalışmalarımı yapıyordum seçim döneminde, o yoğunlukta kimseyi görmedim. Tüm siyasi partilerde partiler komisyon kurar, kendi gönülleriyle yapmıştır, benim haberim ve dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme konusunu reddediyorum, kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur, mal beyanım ortadadır, haksız mal edinme konusunu kabul etmiyorum" diye konuştu. "SUÇUN NEDEN BANA YÖNELTİLDİĞİNİ ANLAMIYORUM" Zeynep K'ye lüks dubleks daire alımı hakkında konuşan Böcek, "Emniyete verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Zeynep'e ev alımı konusunda Y.G.'ye borç vermiş, ikisi arasında alacak ilişkisi. Bu eylem nedeniyle neden suçlanıyorum, suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum, kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal B. ortak çocukları M.A.B. üzerine dubleks villa alınması hususunda hakkında icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphelinin oluştuğu, Mustafa Gökhan Böcek'in ise yardım eden sıfatıyla bahse konu suça iştirak ettiğine dair savunma yapan Böcek, "S.A. herhangi bir talimatım asla bulunmamaktadır, S.A'nın gönderdiği mesaj benimle ilişkilendirilmiştir. Kimsenin hakkı yenmemiştir, bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim, irtikap suçunu işlediğimin sonucuna varılması mümkün değildir, mali hizmetler başkanının bana bilgi vermesinin nasıl bir garip yönü olabilir. Bütün daire başkanlarıyla çalışma şeklim bu yöndedir, hepsine destek olurum. Belediyenin parasını kuruşu kuruşuna gözüm gibi korudum. Oğlum Gökhan'la şahsi ticarete dayamalı ödemelerin benimle ilişkilendirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. B.Ç.'yi bugüne kadar 2-3 kez gördüm, M.Y.'yi hiç görmedim, talimatım ya da vaadim söz konusu değildir" dedi. M.K. adına araç, ikamet etmesi için kendi adına ev alması ve B.G. ve A.A. isimli şahıslardan M.K.'ye saat ile elden para alınması eylemine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, "M.K. hanım adına 30 yılı aşkın dostluğum olan A.A.'dan araç alınmıştır. Makamımda görüşmesi yapılmıştır, aracın 1 milyon 800 bin TL ödemeye anlaşılmıştır. Kasamda bulunan altını oğluna teslim ettim, araç satış bedelinin gönderileceğini söylemiştim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır, herhangi bir suç işlenmemiştir. Bildiğiniz gibi Yörük çocuğuyum, hayat arkadaşına alacağın bir şeyi başkasına aldırtmak bizim adetimizde var mı, M. hanıma saatini hediye ederken faturasının alınmadığını şimdilik saati kullanmaması gerektiğini söylemiştim, evinde de o şekilde bulundu. M. hanıma hediye ettiğim saat ya da tadilat için herhangi bir talebim bulunmadı, iş insanlarına baskı kurmam, dolaylı bir menfaat talep etmem asla söz konusu değil, tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu. H.A. tarafından şahsına Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi'nde daire satışı eylemine ilişkin konuşan Böcek, "1 milyon 650 bin TL'ye el sıkıştık, 650 bin için 25 bin dolar verdim, geri kalan 1 milyonu kendi aramızda halledeceğimiz konusunda el sıkıştık. Bu durum iki kişi arasında ticaretten ibarettir. Atadan kalma yerlerim, mal beyanlarım günü gününe görülecektir, böylesine mal varlığı olan birinin bunlarına ihtiyacı yoktur" ifadelerini kullandı. İ. E.'nin gerçekte şahsına ait olduğunu iddia ettiği bir sitedeki lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkiindeki tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine alması eylemi hakkında savunma yapan Böcek, şu ifadelere yer verdi: "Üzerinden 10 yıl geçtiği için bu konuları hatırlamam, nasıl ruhsat alındığına dair bilgim yoktur, bu ev benim evim değildir, İ. E. tarafından nasıl temin edildiğini bilmiyorum." Başka bir siteden kendisine üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması konusuna yönelik Böcek, "2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra Güneş Mahallesi'ne ziyaretimizde söz alan bir vatandaş, önceki başkanın dönüşüm sözü verdiğini, seçilemeyince iş makinelerini mahalleden topladığını belirtti. Geçmiş dönem başkanı vaatlerini yerine getirmeyince talimat verdim, bir an önce sürecin tamamlanmasını istedim. Belediye meclisimizden oy birliğiyle geçti, ihale süreci tamamlandı. S.K. 15 yıldır tanıdığım, oğlunun nikahını kıydığım kişi, işin yavaşlatılması iddiası tamamen asılsız. S.T.'ye birkaç daire iste gibi talimatım asla olmadı, 15 yılık dostumdan asla böyle bir şey istemedim. S.T.'yi tersleyip neden böyle bir talepte bulunuyorsun demeliydi, sonuç olarak bu taşınmazlarla hiçbir alakam bulunmamaktadır" diye konuştu. Büyükşehir belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya isimli şahsa aktarılması eylemi hakkında Böcek, "Tüm organizasyonlarda herkese aynı eşit mesafede olan birisiyim, Türkiye'nin her yerinde gönüllülük aracılığıyla sponsor olunur. Ben bu konulara girmem, bilgim dahilinde olmaz, yardım istemem tamamen gerçek dışıdır. Seçim sürecinde insanlar destekledikleri adaya destek olmak isterler. Var olan bu gerçeği sanki bir iş insanına dayatıyor gibi yapmam düşünülemez" dedi. Polis memuru O.A. ile olan irtibatı hakkında da açıklamada bulunan Böcek, "O.A.'yı tanırım, eşi belediyede çalışır, belediye başkanı olarak iftiralar maruz kaldığım olmuştur. Kendisi bana destek vermek adına bilgi vermiş olabilir, başka bir ilişkim bulunmamıştır" ifadelerini kullandı. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında kendisine yöneltilen soruya da cevap veren Böcek, "İlker Arslan'a yönelik hiçbir talimatım olmadı" dedi. BÖCEK HAKKINDA ÜÇ AYRI SUÇLAMA Dosyada görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından yargılama talep ediliyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise "nüfuz ticareti", "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ve "yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" suçlamaları yöneltiliyor. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında da zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Zuhal B. ve Zeynep K. hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları isteniyor. DOSYADA 26 AYRI İDDİA İNCELENDİ Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "SUÇU MESLEK EDİNME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek'in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek'in Türk Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. MASAK VE HTS VERİLERİ DELİL OLARAK DOSYADA Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.

Osmangazi’de 700 günlük gurur tablosu: "Vaatlerimizin yüzde 70'ini tamamladık" Haber

Osmangazi’de 700 günlük gurur tablosu: "Vaatlerimizin yüzde 70'ini tamamladık"

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, görevde geride bıraktığı 700 günde ilçede hayata geçirilen projeleri ve yürütülen çalışmaları kamuoyu ile paylaştı. Sosyal destek programlarından altyapı yatırımlarına, kültür ve sanat projelerinden kentsel gelişim hamlelerine kadar birçok alanda önemli adımlar attıklarını belirten Aydın, Osmangazi’nin geleceğine yönelik hedeflerini de açıkladı. 31 Mart 2024’de yapılan yerel seçimlerde Osmangazi Belediye Başkanlığı’na seçilen ve 12 Nisan 2024 tarihinde mazbatasını alarak göreve başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “700 Gündür Buradayız Şimdi Daha İleriye” başlığıyla düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyunun karşısına çıktı. Daha önce seçim vaatlerini açıkladığı aynı mekanda, 700 gün sonra basın mensuplarıyla yeniden bir araya gelen Başkan Aydın’ın toplantısına; CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa İl Başkan Yardımcısı İsmail Altay, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Nilüfer Belediyesi Başkanvekili Salih Güleç, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile birim müdürleri katılım sağladı. Osmangazi’de 700 Günde Neler Değişti? Toplantı öncesinde düzenlenen iftar yemeğinde basın mensuplarıyla yakından ilgilenen Başkan Erkan Aydın, daha sonra 700 günlük hizmet dönemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Göreve başlamadan kamuoyuna sundukları 58 vaadin büyük bir kısmını gerçekleştirdiklerine işaret eden Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “700 günde 58 vaadin 40’ını tamamlamışız. Yani yaklaşık yüzde 70’ini gerçekleştirmişiz. Bunların 13’ü üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. 5 vaadimiz için ise önümüzdeki süreçte çalışmalara başlayıp, hepsini gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz. 2 yıl gibi bir süre çok kolay değil. Gerek ekip arkadaşlarımız, gerek yönetim kadromuz, gerek müdürlerimiz ve 3 bin kişilik mesai arkadaşlarımızla gece gündüz demeden uğraştık. Bugün de o verdiğimiz vaatlerin yüzde 70’ini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” Sosyal belediyecilik anlayışından hareketle Osmangazili vatandaşlar için hayata geçirdikleri projelere ve hizmetlerine değinen Başkan Aydın, bugüne kadar 25 açılış ile 30 temel atma gerçekleştirdiklerini vurguladı. 5 kreşi hayata geçirdiklerini, 3 tane kreşin inşaatının devam ettiğini belirten Aydın, “Hedefimiz sene sonunda kreş sayısında 10’a ulaşmak. Kreşlerimizde annelerin meslek yaşamına katılma oranı yüzde 25, her 4 anneden biri şu an rahatlıkla iş hayatına katılabiliyor. Ayrıca bugüne kadar 463 çocuğu ilk kez Uludağ ile buluşturduk. 48 mahallede kahvaltı programı gerçekleştirerek mahalle sakinlerini dinledik. 50 mahalleden 5 bin çocuğu Bursaspor maçına götürdük. Birçoğu ilk defa stadyuma girdi. Aslında Bursaspor taraftarı yetiştiriyoruz. Yine dönemimizde açtığımız kent lokantalarında 400 bin, Genç Cafe’lerde 555 bin misafiri ağırladık. Diğer tesislerimizi dahil ettiğimizde yaklaşık 1,5 milyona yakın ziyaretçi tesislerimizden faydalandı” açıklamalarında bulundu. 700 günde kentin altyapısı ve ulaşımı adına 150 bin ton asfalt döktüklerini belirten Başkan Aydın, 70 bin metrekare alana kaldırım döşendiğini, bunun yanı sıra yaklaşık 20 park açılışı gerçekleştirerek 700’ün üzerinde parkın bakımını, sulamasını ve yeşil alan korumasını yaptıklarını kaydetti. “50 Bin Metrekarelik Alanda Afet Yardımları İçin Yer Hazırlıyoruz” Bursa’nın deprem kuşağında olduğunu anımsatan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Çukurca’da 17 bin metrekarelik bir alanda bakanlıktan kamu yararı tahsisi aldıklarını belirterek, burada Afet Koordinasyon Merkezi oluşturacaklarının bilgisini verdi. Başkan Aydın, doğal afetlere ilişkin yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “50 bin metrekarelik bir alanda lojistik, sığınma ve diğer ihtiyaçlarla ilgili afet ve acil yardımları yapacak yer hazırlıyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Herhangi bir afet anında telefonun, internetin, iletişimin kesilmeyeceği kuleler dikeceğiz. Aynı zamanda 22 bin 100 kişiyi afetler ilgili eğitim verdik. Bunun yanında içerisinde her türlü ihtiyacın olduğu Afet Koordinasyon Konteynerleri koyuyoruz. Şu anda 10 mahallemizde, yıl sonuna kadar 100 mahallemizde bunları konumlandıracağız. Termal kameralı dronumuzu geçen sene yangınlarda kullanmıştık. Afet anında ne kadar ihtiyaç olduğunu bizzat test ettik, onunla ilgili de bir tane karavan afet kontrol merkezini, anında müdahale için konuşlandıracağız. Afet toplanma alanı 200 küsürlerdeydi, iki buçuk kat artırarak 459’a çıkarttık.” Sosyal Destek ve Spor Faaliyetlerinde Yoğun Mesai Göreve geldikleri ilk günden itibaren sosyal destek ve spor faaliyetleri alanında yoğun mesai harcadıklarını söyleyen Başkan Erkan Aydın, Ramazan ayında yaklaşık 20 bin vatandaşa erzak yardımı yapıldığını, 120 bine yakın vatandaşı ise iftar sofralarında ağırladıklarını ifade etti. Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü kapsamında 13 kütüphane ile hizmet verildiğini hatırlatan Aydın, “İlk olarak Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi, ardından İsmail Hakkı Tonguç Bağış Kütüphanesi’ni hizmete açtık. Bayramdan sonra Hisar Arkeopark’ta yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ni hizmete sunacağız. Bugüne kadar 34 bin 808 kitap ödünç verildi, 51 bin 531 kitabımız var. Her gün sağ olsun bir bağışçımız arayıp, kitaplarını bağışlamak istiyor. 186 bin 111 kişi havuzlarımızı, 95 bin 459 kişi de fitness salonlarımızı kullandı. İlk defa Yenibağlar’da kadınlara özel cimnastik fitness salonu açtık. Buraya talep oldukça fazla. İnşallah diğer mahallelerimizde de gerçekleştireceğiz” değerlendirmesini yaptı. Başkan Erkan Aydın, Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde gerçekleşen faaliyetlere ilişkin yaptığı bilgilendirmede Hamitler’deki barınağın dışında Selçukgazi’de 75 bin metrekarelik bir alanda çalışmalara başladıklarını ve kısa süre içerisinde hizmete açacaklarını müjdeledi. 32 bin 261 medikal tedavinin, 6 bin 196 kısırlaştırmanın, 2 bin 530 sahiplendirmenin yapıldığını söyleyen Başkan Aydın, 175 ton mama dağıttıklarını duyurdu. “Yüzde 75 Memnuniyet Oranına Çıktık” Temizlik işleri faaliyetleri kapsamında da konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydon, şikayet oranının daha önce yüksek olduğunu anımsatarak, “Şehrin Gözleri projesini yaptık. Ocak ayında yaptığımız ankette bu oran yüzde 4’e kadar düştü. 160 tane çöp kamyonuna kameraları yerleştirdik. Yapay zekayla destekleyerek her hafta 9 bine yakın sokağı arkadaşlarımız temizliyor. Çalışanın da entegre olmasıyla yüzde 75 memnuniyet oranına çıktık. Bu kadar geniş alanda memnuniyet oranının yükselmesi, bizleri mutlu ediyor” şeklinde konuştu. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nün çalışmaları sayesinde 2 bin dönüm tarım arazinin kirlenmesini, 207 bin 706 adet ağacın kesilmesini, 339 milyon litre suyun da kirlenmesini önlediklerini vurgulayan Başkan Aydın, 10 tona yakın pil toplandığını, 905 ton atık giysi ve diğer eşyaların toplandığını söyledi. Kültür ve sanat alanında 2 yılda 103 tiyatro ve sergi etkinliği düzenlediklerini ifade eden Aydın, “350 bin kişinin toplam katılımıyla konserler ve sanat gösterileri gerçekleştirdik. 116 farklı atölye çalışması yaparak kadınından, gencine, yaşlısına herkesin kendi alanıyla ilgili buluşmalar yapmasına imkan sağladık” açıklamasında bulundu. Başkan Aydın, son olarak 700 gün gibi bir süre içerisinde 30 müdürlük ve 3 bin çalışan ile Osmangazi’de fark yaratmaya çalıştıklarını söyleyerek, “700 gün önce burada yaptığımız toplantıya katılanlar hatırlayacaktır; salonda bir koltuk vardı ve biz o koltuğu itiyoruz, koltukta oturmaya gelmiyoruz demiştik. Bu bir metafordu. Bugün o sözümü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Tüm mesai arkadaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum” sözleriyle konuşmasını noktaladı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, program sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz"

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısı ile şube olarak 2026 yılında hayata geçirecekleri proje ve çalışmaları anlattı. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube merkezinde gerçekleştirilen basın toplantısında Şirin Rodoplu Şimşek, açıklamasında geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdikleri genel kurullarının ardından üyelerinin takdiri ile yeniden göreve gelerek, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Dönem Yönetim Kurulu olarak görevlerine başladıklarını belirtti. Genel kurullarında ortaya konulan görüşlerin, meslektaşlarının beklentilerinin ve Bursa’ya ilişkin ortak kaygıların, önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz çalışmaların çerçevesini belirlediğini ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, mimarlık mesleğinin gelişimini gözetmenin yanı sıra Bursa’nın sağlıklı, planlı ve yaşanabilir bir kent olarak geleceğe taşınmasına katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Bu anlayışla, kentimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren mimarlık, planlama ve kentleşme konularında, kamu yararını esas alan ve bilimsel temellere dayanan bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. “Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına üzerimize düşeni yapacağız” Kentlerin geleceğini belirleyen planlama kararlarının bilimsel, katılımcı ve kamu yararını gözeten bir anlayışla şekillenmesi gerektiğine inandıklarını belirten Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında da Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, “Bu kapsamda 2026 yılında Bursa’nın mekânsal gelişimini ilgilendiren planlama süreçlerini yakından takip edecek, Kent kimliğini, doğal değerleri ve kültürel mirası koruyan politikaları savunacak, hızlı büyüme baskısı, plansız yapılaşma ve çevresel riskler karşısında mimarlık disiplininin bilgi birikimini kamu yararı doğrultusunda ortaya koyacağız. Bursa’nın şehir anayasası niteliğindeki 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı ve yerel kentsel tasarım projelerinde paydaş olarak süreci takip etmeye devam edeceğiz. Çarşamba, Altıparmak ve diğer kritik bölgelerdeki Kentsel Tasarım projelerinde görüş ve önerilerimizi sunacağız. Gemlik Belediyesi ile Umurbey Mahallesi Merkez Bölgesi için yapılacak ulusal ölçekte kentsel tasarım yarışmasını birlikte gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. “Risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştireceğiz” Bursa’nın deprem kuşağında yer alması sebebiyle, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak ve risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştirmek öncelikleri arasında yer alacağını vurgulayan Şirin Rodoplu Şimşek, “Yeni kurduğumuz Afet Komitesi bünyesinde daha organize ve kurumsal bir şekilde çalışmaları sürdüreceğiz, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve sağlıklı kentsel dönüşüm yaklaşımlarının tartışılması, Bilimsel toplantılar, çalıştaylar ve kamuoyu bilgilendirme etkinlikleri düzenlenecek, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla iş birliği yapılması hedeflenmektedir. Afet ve deprem konularında toplum farkındalığını artırmak ve risk azaltma stratejilerini yaygınlaştırmak için planlı ve düzenli eğitim programları, simülasyon çalışmaları ve saha incelemeleri de yürütülecektir” dedi. “Plansız yapılaşma ile mücadelemiz sürecek” 2026 yılında kaçak yapılaşma ve imar kirliliği ile mücadele gündemimizin önemli başlıklarından biri olacağını ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “ Tarım alanları ve ekolojik dengesi hassas bölgelerde plansız yapılaşmaya karşı etkin mücadele, kamuoyu ve ilgili kurumlarla görüş ve öneri paylaşımı ve mevzuata aykırı yapıların tespit ve raporlanması süreci, konularında çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. “Meslektaşlarımızın her zaman yanındayız” Mimarların meslek hakları ve mesleki gelişimi öncelikleri arasında yer aldığının altını çizen Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında meslek içi eğitimler, seminerler, teknik geziler ve atölye çalışmaları düzenlenecek, genç mimar ve öğrenciler için staj programları ve mentorluk çalışmaları devam edecek, dijitalleşme ve yeni tasarım araçları konusunda bilgilendirmeler yapılacak, sosyal ve kültürel etkinlikler artırılarak meslektaş dayanışması güçlendirilecektir” diyerek, “Yeni komite ve komisyonlar kurularak mesleki konularda daha etkin çalışmalar yürütülecek, meslektaşların mesleki haklarını savunmak ve uygulamalarda görünürlüğünü artırmak için rapor, öneri ve kamuoyu bilgilendirme faaliyetleri yapılacaktır” ifadelerini kullandı. “Kültürel mirasımızı korunması çalışmalarımız sürecek” Bursa’nın tarihsel ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmaların öncelikleri olacağını anlatan Şirin Rodoplu Şimşek, “İznik ve Hanlar Bölgesi gibi tarihi dokusu açısından önemli bölgelerde ilgili kurumlarla iş birliği, tarihi kent dokularının yaşatılması ve kültürel mirasın sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi, mevcut tarihi ve kültürel miras niteliğindeki yapıların tespit ve korunması ve tarihi alanlarda restorasyon, adaptasyon ve kamusal kullanıma yönelik projelerde katkı sağlanması ana çalışma başlıklarımız olacak” dedi. “Yönetmelikler ve ruhsat süreçlerinde etkin olacağız” Şirin Rodoplu Şimşek, Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, meslektaşlarının haklarını korumak, nitelikli proje üretimini desteklemek ve şehirde uygulama birliğini sağlamak amacıyla yönetmelikler ve ruhsat süreçleri konusunda etkin çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Şirin Rodoplu Şimşek, şunları söyledi:

Nilüfer’den Türkiye’ye örnek proje: Gençler depremi simülasyonla öğreniyor! Haber

Nilüfer’den Türkiye’ye örnek proje: Gençler depremi simülasyonla öğreniyor!

Nilüfer Belediyesi, afetlere karşı dirençli bir kent inşa etme vizyonunu, yapı stokunu güçlendirmenin ötesine taşıyarak toplumsal bir bilinç hareketine dönüştürüyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birliği (MEB AKUB) ile hayata geçirilen “Okul Tabanlı Afet Bilinci ve Akran Eğitimi” programı, Bursa’nın en donanımlı tesislerinden biri olan Nilüfer Belediyesi Deprem Simülasyon Merkezi’ni dev bir “eğitim mutfağına” çevirdi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlenen “Nilüfer Belediyesi MEB AKUB Okul Tabanlı Afet Bilinci ve Akran Eğitimi Yaygınlaştırma Programı”nda projenin yol haritası paylaşıldı. Gerçekleştirilen programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yunus Bulut ve iki kurumun yöneticileri katıldı. Nilüfer Belediyesi ve MEB AKUB arasındaki iş birliği ile ilçe genelindeki tüm öğrencilere ulaşmak hedefleniyor. Üç aşamalı olarak kurgulanan modelde; okullarda temel afet bilinci eğitimi, simülasyon merkezinde uygulamalar ve tatbikatlar gerçekleştirilecek. Proje kapsamında her yıl bin dolayında öğrencinin simülasyon merkezinde eğitim alması hedefleniyor. KENDİ HAZIRLIĞIMIZI YAPMAK ZORUNDAYIZ Etkinlikte gençlere hitap eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, deprem hazırlığının sadece yapı stokunu yenilemekten ibaret olmadığını, toplumsal bilincin hayati önem taşıdığını anlattı. Olası bir İstanbul depreminde Bursa’nın kendi kendine yetebilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: “Bugün burada, çocuklarımızın ve kentimizin güvenli geleceği için hayati bir adımı paylaşıyoruz. MEB AKUB ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Bursa’da sadece Nilüfer’e özel, örnek bir model sunmaktadır. Bu iş birliği sayesinde, belediyemize ait olan ve Bursa’daki iki tesisten biri olan Deprem Simülasyon Merkezimizi, duman odamızı ve tüm eğitim kampüsümüzü öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin hizmetine açıyoruz. Biz burada işin “mutfağını” ve teknik imkanlarını sağlıyoruz; öğretmenlerimiz ise pedagojik formasyonlarıyla bu imkanları en doğru şekilde öğrencilerimize aktarıyor. Bu projenin en heyecan verici yanı ise ‘Akran Eğitimi’ modelidir. Özellikle 11. ve 12. sınıftaki akredite olmuş gençlerimiz, kendi sınıf arkadaşlarına afet bilinci eğitimi verecekler. Gençlerin birbirine öğrettiği, bilginin paylaştıkça çoğaldığı sürdürülebilir bir bilinç ağı oluşturuyoruz.” Afetlere hazırlıklı olmanın hayati bir sorumluluk olduğunun altını çizen Başkan Şadi Özdemir, “Bu sorumluluğu eğitim camiamızla omuz omuza taşımaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu değerli çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyor, projemizin Nilüfer’imize hayırlı olmasını diliyorum. Hep birlikte daha dirençli ve daha güvenli bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. TÜRKİYE’YE ROL MODEL PROJE Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takdir edilerek tüm Türkiye’ye rol model gösterildiğini aktaran Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yunus Bulut da, “Öğrencilerimizin afetlere karşı yetkinliklerinin artırılması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için bu merkezin çok büyük önemi var. Öncelikle emeklerinize teşekkür ediyoruz. Ve bu iş birliğini gerçekten çok önemsiyoruz. Burada deneyim kazanacak gençlerimizin bu gönüllük hareketini sadece Nilüfer’e değil Bursa’nın geneline hizmet edecek şekilde dalga dalga büyütmesini arzu ediyoruz. Bu anlamlı projede emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. DENEYİMLE ÖĞRENDİLER Nilüfer Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü yerleşkesinde bulunan ve Bursa’da yerel yönetimler bazında tek deprem simülasyon merkezi olan tesis, projenin en kritik aşamasını oluşturuyor. Projenin ilk gününde Nilüfer’deki çeşitli okullardan gelen 10. ve 11. sınıf öğrencileri, yerel yönetimler düzeyinde Bursa’daki tek merkez olan Deprem Similasyon Merkezi’nde kapsamlı eğitimlerden geçti. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, protokol üyeleri ve öğrenciler, birlikte simülasyona katılarak deprem anındaki refleksler ve yapılması gerekenleri deneyimledi.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Yapı denetimi depreme karşı en önemli tedbir" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Yapı denetimi depreme karşı en önemli tedbir"

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetimi, 21. Dönem Yapı Denetim Danışma Kurulu Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Şube merkezinde gerçekleştirilen toplantıya yapı denetim kuruluşlarının temsilcileri ve şube yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda gündeme uygun olarak proje kontrol, onay ve ruhsat süreçlerinde yaşanan sorunlar kapsamlı biçimde ele alındı. Kurumlar arası koordinasyonun ve uygulama birliğinin nasıl sağlanabileceği, mevcut aksaklıkların hangi yöntemlerle giderilebileceği üzerine değerlendirmeler yapıldı. Yapı denetim kuruluşlarında çalışan mimarların mesleki ve çalışma koşulları da gündeme alınarak katılımcıların görüş ve önerileri paylaşıldı. Toplantıda konuşan Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yeni dönemde de meslektaşlarına destek vermeye, mesleki sorunların çözümüne katkı sunmaya ve kent sorunlarının çözümünde öncü olmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye genelinde ve Bursa’da zaman zaman kendini hatırlatan deprem gerçeğine karşı alınabilecek en önemli tedbirlerin başında dirençli kentler oluşturmanın geldiğini ifade eden Şimşek, “Bu noktada yapı denetim hizmetlerinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Yapı denetimlerinin etkin ve doğru biçimde yürütülebilmesi için sahada görev yapan meslektaşlarımızın yaşadığı sorunların tespit edilmesi ve çözüm yollarının ortak akılla geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Odamız ve şubemiz olarak bu doğrultuda gerekli çalışmaları yürütmeye devam ediyoruz” dedi.

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!” Haber

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!”

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, yeni ekonominin sunduğu enstrümanların doğru ve etkin biçimde kullanılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, kentin mekânsal planlama sorununun da hızla çözülmesi gerektiğini ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor" dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "BURSA’NIN PLANLAMAYA İHTİYACI VAR" Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var." "PROJELER ORTAK AKIL VE SAHİPLENMEYLE BAŞARIYA ULAŞIR" Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, "Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez" dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, "Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalının Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor" diye konuştu. "SORUNLARIN TEMELİNDE PLANSIZLIK VAR" Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: "Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız." Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, "Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok" ifadelerini kullandı. "ÜYELERİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAMAKLA SORUMLUYUZ" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, "Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız" dedi. "KOMİTELER ARASINDA GÜÇLÜ BİR SİNERJİ VAR" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ise inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, "Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, "İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek" diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini kaydeden Şenocak, "Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "YARISI BİZDEN DESTEĞİ İLE BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM CAZİP HALE GETİRİLMELİ" BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu aktaran Tuğcu, "Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz" dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, "Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim" diye konuştu. 'Yarısı Bizden' kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini söyledi. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

Erdoğan’dan kritik kabine açıklamaları: Üniversiteler, Terörle Mücadele ve Sağlık... Haber

Erdoğan’dan kritik kabine açıklamaları: Üniversiteler, Terörle Mücadele ve Sağlık...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, üç haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ilk kez katıldığı toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme dair açıklamalarda bulundu. Açıklanmasında 'Terörsüz Türkiye' sürecinden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit yakınlarının terörün kalıcı olarak bitmesi için yürütülen çalışmalara sahip çıktığını söyledi. "ANNE BABALARI ÇOCUKLARININ, TORUNLARININ ELLERİNDEN TUTUP KÜLLİYEMİZDEKİ ETKİNLİKLERE KATILMAYA DAVET EDİYORUM" Ramazan ayının hayatın yoğun ve yorucu meşgalesinden kurtulup berraklaşmak için çok önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlkini şehit yakınlarımızla yaptığımız iftar programlarımız her kesimden insanımızla buluşma, paylaşma, kaynaşma vesilesi haline geliyor. AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türkiye Diyanet Vakfı'mız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalara rağmen bu Ramazan'ı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum. Belediyelerimiz bu konuda liderliği zaten kimseye bırakmıyor. Partimizin her birimi görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza atıyor. Geçen yıl başlattığımız ve milletimizden büyük rağbet gören 'Külliye'de Ramazan' programını bu sene de devam ettiriyoruz. Arkadaşlarımız kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanımızın ilgisini çekecek, özellikle çocuklarımızın heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırladı. Bilhassa hafta sonları anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum" ifadelerine yer verdi. "ŞU AN DÜNYADA BİR TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR" Son Kabine Toplantısı'ndan sonra iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündem içerisinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor. Şunu aziz milletimizin ve bölgemizdeki herkesin çok iyi bilmesini istiyorum. Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde Türkiye'nin yegane amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmaktır. Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor" açıklamasında bulundu. "MİLLETİN KAYNAKLARIYLA KURULAN ÜNİVERSİTELER, HİÇBİR MARJİNAL İDEOLOJİNİN KURTARILMIŞ BÖLGESİ DEĞİLDİR" Boğaziçi Üniversitesi'nde 13 Şubat'ta katıldığı açılış programını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu önemle ifade etmek isterim; milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "ŞEHİT YAKINLARIMIZLA BİRLİKTE AZİZ MİLLETİMİZ TERÖRÜN KALICI OLARAK BİTMESİ İÇİN YÜRÜTTÜĞÜMÜZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE SAHİP ÇIKIYOR" Ramazan ayının ilk iftarını şehit aileleri ile yaptıklarını hatırlatan ve 'Terörsüz Türkiye' sürecinden bahseden Erdoğan, "Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz. Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz. Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle iade ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi. "STEADFAST TATBİKATI, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN ULAŞTIĞI SEVİYEYİ TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ" NATO'nun en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarından biri olan NATO Steadfast Tatbikatı’na Türk Silahlı Kuvvetlerinin de katıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Steadfast Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum" dedi. "2025 YILINDA ÜLKEMİZ GENELİNDEKİ SAĞLIK TESİSLERİMİZDE TOPLAM 1 MİLYAR 24 MİLYONUN ÜZERİNDE MUAYENE YAPILDI" Türkiye’nin sağlık alanında da çağ atladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Sağlık alanında ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi 2002 öncesi dönemi hatırlayan vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Vatandaşlarımızın şikayetlerine de kulak vererek eksiklerimizi tamamlıyor, sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezimiz var. Sadece son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezini hizmete açtık. Birinci basamakta 30 bin aile hekimimiz vasıtasıyla insanımıza hizmet sunuyoruz. Bakınız 2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu Aile Sağlığı, 21 milyonu ise Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gerçekleştirildi. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın müsebbibi olan sigara tiryakiliğiyle mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı bin 349'a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısı sonrasında Kabine ve MGK üyeleri ile iftar programına katıldı.

Mimarlar Odası’ndan Vali Ayyıldız’a ziyaret: "Önceliğimiz depreme dayanıklı ve nitelikli Bursa" Haber

Mimarlar Odası’ndan Vali Ayyıldız’a ziyaret: "Önceliğimiz depreme dayanıklı ve nitelikli Bursa"

Geçtiğimiz günlerde 21. Genel Kurulunu gerçekleştiren TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin Yönetim Kurulu ilk resmi ziyaretini Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a yaptı. Genel Kurul’da güven tazeleyerek yeniden başkanlığa seçilen Şirin Rodoplu Şimşek başkanlığındaki heyet, Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a yeni dönem çalışma programı ve hedeflerine ilişkin bilgiler sundu. Ziyarette konuşan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yeni dönemde katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla çalışmaya devam edeceklerini belirterek, “Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını koruyan, çağdaş kentleşme ilkelerini esas alan ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Meslektaşlarımızın hak ve sorumluluklarını gözetirken, kentimizin sağlıklı ve nitelikli gelişimi için tüm paydaşlarla iş birliğine açık olacağız” dedi. Kent kimliğinin korunmasının ve planlı gelişimin önemine dikkat çeken Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, “Deprem gerçeğini göz ardı etmeden, bilimsel veriler ışığında güvenli ve dayanıklı yapılı çevrelerin oluşturulmasına katkı sunmayı öncelikli görevlerimiz arasında görüyoruz” ifadelerini kullandı. Vali Erol Ayyıldız ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, 2. Başkan Murat Emrah Saka, Sekreter Üye Aytül Küçüközdemir Aydın, Sayman Üye Şeref Gündüz ile üyeler Abdullah Kamalı, Can Şahin ve Berkay Salman’dan oluşan heyete yeni görevlerinde başarılar diledi. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennilerinin ardından hediye takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.