SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dermatoloji

Söz Bursa - Dermatoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dermatoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yaz güneşi cildi yaşlandırıyor: Lekelere dikkat! Haber

Yaz güneşi cildi yaşlandırıyor: Lekelere dikkat!

Yaz mevsiminde güneşten korunmanın cilt sağlığı için çok önemli olduğunu vurgulayan Dermatoloji Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Yaz aylarında güneş ışınlarının yoğun olması açık havada ve deniz kenarlarında daha uzun vakit geçirilmesine bağlı ciltte güneş lekeleri, çiller, lentigolar ve benlerde artışlar olur. Güneşe bağlı lekeler yüzde alın, yanaklar, burun sırtı ve üst dudakta sıklıkla görülür. Ayrıca ellerin üzerinde, ön kollarda, çok güneşlenen kişilerde ise omuzlarda ve sırtta güneş lekeleri gözlenebilir. Güneş lekeleri dışında yaz aylarında benlerde sayıca artış olup renklerinde de koyulaşma olabilir" dedi. Güneş ışınlarına aşırı maruziyet; kırışıklıklar, kahverengi lekeler ve güneş yanıkları gibi sorunlara yol açabiliyor. Güneşe korunmasız yakalanmak, cilt yaşlanmasının ana nedenidir ve güneş lekeleri olarak bilinen diğer uzun vadeli cilt problemlerine yol açabilmektedir. Güneş lekeleri daha çok, yüz ve eller gibi güneşi en çok gören cilt yüzeylerinde oluşmaktadır. Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gülbiye Güler, cilt lekelerinin türleriyle ilgili bilgileri şu şekilde sıraladı: "Eğer lekeler çocukluk çağından itibaren varsa bunlar çildir. Kışın belli belirsiz olup baharla beraber renkleri koyulaşır. En sık yüz bölgesinde görülür. Sarışın ve kızılsaç yapısına sahip olanlarda görülür. Genetik özelliğe sahiptir. Melasma ise; yetişkinlerde ve daha çok kadınlarda görülür, sebebi tam olarak bilinmemektedir. Yüzde yerleşir, alında, yanaklarda, üst dudakta ve burun sırtında görülür. Koyu tenli kişilerde, gebelikte, hormon ilacı alanlarda, demir eksikliği anemisi olanlarda görülme oranı daha yüksektir. Kuvvetli ışık yayan lambaların olduğu yerde çalışanlarda, bilgisayar karşısında çalışan ve uzun süre vakit geçirenlerde de olabilmektedir. Lentigo ise; 40 yaş üzeri yetişkinlerde görülen güneş lekelerine denir. Çilden daha büyüktürler, birkaç mm den birkaç cm ye kadar büyüklükte olabilirler. Keskin sınırlı olmaları ve daha koyu kahve renkli olmaları özelliğidir. Halk arasında yaşlılık lekesi de denmektedir. Bunlar her mevsimde kalıcıdır. Yaz aylarında renkleri biraz koyulaşabilir. Lentigo açık tenli insanların el sırtlarında ön kollarda yüzde omuz ve sırtlarında olur. Uzun süre araç kullananlarda güneş alan tarafta daha belirgin olur. Açık havada çalışan ve çok güneşlenen kişilerde yoğun olarak görülebilmekte." Güneş lekeleri dışında yaz aylarında benlerde sayıca artış olup renklerinde de koyulaşma olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt kanserlerinin de asıl sebebi UV ışınları olduğu için vücutta yeni oluşan, ani büyüyen düzensiz rengi olan benler olursa mutlaka bir uzman hekime gösterilmelidir. Pigmentin derinliğine ve lekenin tipine göre farklı tedaviler uygulanabilir. Tedavi için güneşin olmadığı kış mevsimi tercih edilmelidir. Yeni oluşan lekeler kolay ve çabuk açılırken, uzun süreli olan güneş lekeleri inatçı olabilmektedir. Tedavide renk açıcı kremler, kimyasal ve enzimatik peelingler, PRP, mezoterapi, dermapen ve çeşitli lazer yöntemleri uygulanabilir" dedi. Özel Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gülbiye Güler, "Güneşten korunma çocukluktan itibaren başlanmalıdır. Güneş ışınlarının yoğun olduğu saat 11.00 ile 16.00 arasında güneşlenilmemelidir. Güneşe çıkılacağı zaman geniş kenarlı şapka, gözlük ve uzun kollu beyaz renkli keten kıyafetler giyilmelidir. Açık bölgelerinize cilt tipine uygun UV A-B ye karşı 50 faktör güneş kremleri uygulanmalıdır. Bunlar 3-4 saatte bir yenilenmeli dışarı çıkılmadan 20-30 dakika önce evde uygulanmalıdır. Güneş lekeleri tedaviden sonra dikkat edilmezse hızlı bir şekilde tekrar oluşabilmektedir" diye konuştu.

Bursalı uzmandan kritik yaz uyarısı: "Vücudunda 50’den fazla beni olanlar dikkat!" Haber

Bursalı uzmandan kritik yaz uyarısı: "Vücudunda 50’den fazla beni olanlar dikkat!"

Dünyada en sık görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer alan deri kanseri, küresel ölçekte ve Türkiye'de halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Özellikle güneş ışınlarının etkisini iyice artırdığı yaz mevsiminde, cilt sağlığının korunması için önemli uyarılarda bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceren Gül, deri kanserinde tedavi başarısının erken teşhis ile büyük ölçüde arttığını vurguladı. Deri kanserinin her bireyde görülebileceğini ancak bazı kişilerin genetik ve çevresel faktörler nedeniyle daha yüksek risk taşıdığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceren Gül, "Özellikle açık tenli, renkli gözlü bireylerde, vücudunda 50'den fazla beni bulunan kişilerde, uzun süre güneşe maruz kalanlarda, sık güneş yanığı öyküsü olanlarda ve ailesinde deri kanseri hikayesi bulunan bireylerde risk daha yüksektir." dedi. BU BELİRTİLERE DİKKAT Deri kanserinin erken evrede yakalanabilmesi için düzenli cilt kontrolünün hayati önem taşıdığının altını çizen Uzm. Dr. Gül, "Cildimizde oluşan yeni benler, mevcut benlerde büyüme, şekil ve renk değişikliği, düzensiz kenar oluşumu, iyileşmeyen yaralar ve uzun süre geçmeyen kırmızı lekeler mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. DÜZENLİ KONTROL YAPTIRIN Sağlık Bakanlığı'nın toplum sağlığını korumak amacıyla güneşten korunma, erken tanı ve düzenli deri muayenesinin önemine dikkat çektiğini dile getiren Uzm. Dr. Gül, İl Sağlık Müdürlüğü aracılığı ile belirli dönemlerde ücretsiz deri taramaları, farkındalık çalışmaları düzenlenerek vatandaşların erken tanı imkanlarından faydalanmasının desteklendiğini ifade etti. Güneş koruyucu kullanın Deri kanseriyle mücadelenin bireysel önlemlerle ve doğru koruma yöntemleriyle başladığını hatırlatan Dr. Ceren Gül, vatandaşlara şu şekilde önerilerde bulundu: "Deri kanseriyle mücadele etmek bizim elimizde. Yaz, kış güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalmaktan kaçının. Solaryum kullanımından uzak durun. Ayda bir kez kendi kendinize deri muayenesi yapmayı, yılda en his bir kez dermatoloji uzmanına başvurarak cilt kontrolünden geçmeyi unutmayın. Unutmayalım, erken tanı hayat kurtarır."

Sıcak havalar cilt hastalıklarını tetikliyor Haber

Sıcak havalar cilt hastalıklarını tetikliyor

Artan sıcaklık, nem ve güneş ışınlarının cilt bariyerinde bozulmalara neden olabileceği uyarısında bulunan Acıbadem Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Seher Tutkun, "Havaların ısınmasıyla birlikte isilikten mantar enfeksiyonlarına, güneş alerjisinden akneye kadar birçok cilt problemi artış gösteriyor. Özellikle kontrolsüz güneş teması sonucu oluşan yanıklar, yıllar sonra lekelenme ve bazı deri kanseri türlerine zemin hazırlayabiliyor" dedi. Yaz aylarında özellikle fazla terleme ile birlikte birçok cilt hastalığında artış görüldüğünü belirten Tutkun, "En sık görülen sorun isilik. Fazla giydirilen bebeklerde ve aşırı terleyen yetişkinlerde ter bezlerinin tıkanması sonucu oldukça kaşıntılı kırmızı döküntüler oluşabiliyor. Özellikle yüz, boyun ve gövde gibi yoğun terleyen bölgelerde görülüyor" diye konuştu. "Nemli ortamlar mantar ve bakteriler için uygun zemin oluşturuyor" Sıcak ve nemli havaların enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çeken Tutkun, "Ayak parmak araları, kasık ve koltuk altı gibi katlantı bölgelerinde mantar ve bakterilere bağlı enfeksiyonlar daha sık görülüyor. Kaşıntı, kızarıklık, kötü koku ve akıntı gibi şikayetlere yol açabiliyor" dedi. Yaz mantarı olarak bilinen ‘pitriyazis versikolor' hakkında da bilgi veren Tutkun, "Bu mantar türü çoğu zaman kaşıntı yapmadan pembe-kahverengi ince pullanmalar şeklinde ortaya çıkıyor ve hastalarda endişe oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı. "İlk güneş temaslarında güneş alerjisi görülebiliyor" Güneş ve sıcak alerjilerine de dikkat çeken Tutkun, "Güneş alerjisi, özellikle yılın ilk güneş temaslarında kaşıntılı kızarıklık ve kabarıklıklarla ortaya çıkabiliyor" dedi. Bazı kimyasal maddelerin güneşle birleşince reaksiyon oluşturabileceğini belirten Tutkun, "Kokulu ürünler, kozmetikler, ve bazı ilaçlar güneş ışığı ile temas ettiğinde fotoalerjik reaksiyonlara yol açabiliyor. Hatta nadiren güneş koruyucu kremler bile buna neden olabiliyor" diye konuştu. "Güneş yanıkları hafife alınmamalı" Özellikle açık tenli bireylerde güneş yanıklarının sık görüldüğünü belirten Tutkun, "Kişiler farkında olmadan uzun süre güneşte kalabiliyor ve saatler sonra kızarıklık ile acı şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurabiliyor. Hafif kızarıklıktan ciddi su toplamalarına kadar değişen tablolar görülebiliyor. Tekrarlayan güneş hasarları ilerleyen yıllarda lekelenme ve bazı deri kanseri türlerinin gelişme riskini artırabiliyor" ifadelerini kullandı. "Akne ve cilt lekeleri yaz aylarında artabiliyor" Sıcak havalarda terleme ile birlikte akne oluşumunun arttığını belirten Tutkun, "Sebum, ter ve ölü deri birleşerek gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırıyor. Bazı cilt bakım ürünleri de zaman zaman siyah nokta ve sivilce oluşumuna neden olabiliyor" dedi. Cilt lekelerine ilişkin de uyarılarda bulunan Tutkun, "Bazı lekeler doğrudan güneş ışınlarına bağlı gelişirken, bazılarında güneş sadece tetikleyici rol oynuyor. Bu nedenle lekelerin dermatolog tarafından değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu. "Egzama ve rozada yaz alevlenmeleri görülebiliyor" Kronik cilt hastalıklarının da sıcak havalardan etkilendiğini belirten Tutkun, "Egzama ve roza hastalarında sıcaklık artışı, güneş, terleme, polen ve toz teması nedeniyle alevlenmeler görülebiliyor" dedi. "Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın" Şapka ve gözlük kullanılması, güneşin yoğun olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalınmaması, pamuklu ve nefes alan giysilerin tercih edilmesi yönünde önerilerde bulunan Tutkun, terli kıyafetlerin de hızlı değiştirilmesi gerektiğini belirterek, "Islak veya nemli kalmamak, kısa duşlar almak ve yeterli su tüketmek cilt sağlığı açısından önem taşıyor" diye konuştu. Son olarak kimyasal içerikli ürünlere karşı da uyarıda bulunan Tutkun, "Aromatik kokulu ürünler ve ıslak mendiller lekelenmelere neden olabilir. Önlemlere rağmen şikayetler devam ediyorsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır" dedi.

Hata yapıyor olabilirsiniz! Ramazan’da cildi yoran 5 alışkanlık Haber

Hata yapıyor olabilirsiniz! Ramazan’da cildi yoran 5 alışkanlık

Ramazan ayı bedenin ve ruhun dinlendiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayda Kart Aşkar, bu dönemde hassas hale gelen cildin ihtiyacı yoğun temizlik değil, nazik bir korunma olduğunu söyledi. Birçok kişi kuruluğu yalnızca susuzluğa bağlasa da, aslında farkında olmadan yapılan hatalar cilt bariyerini zayıflattığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayda Kart Aşkar, uzun süren susuzluk, değişen beslenme düzeni ve uyku saatlerinin cilt üzerinde ister istemez etkisi olabileceğini söylerken, "Cildi köpüren temizleyiciler ferahlık hissi verse de cildin doğal koruyucu tabakasına zarar verebilir. Bu tabaka, cildin nemini koruyan en güçlü savunma hattıdır. Gereğinden fazla ve sert ürünlerle yapılan temizlik, kuruluk, gerginlik, kızarıklık ve hassasiyete yol açabilir. Ramazan'da cildin ihtiyacı yoğun temizlik değil, nazik bir korunmadır" ifadelerinde bulundu. Yapılan bazı hatalardan bahseden Aşkar, "Nasıl olsa su içemiyorum, düşüncesiyle nemlendirici kullanmamak, cildin daha hızlı nem kaybetmesine sebep olur. Nemlendiriciler cilde su eklemez. Mevcut nemi koruyarak cilt bariyerini destekler. Nemlendirici kullanımı, özellikle Ramazan ayında cilt sağlığının temel taşlarından biridir. Uzun süren açlığın ardından tüketilen ağır, tuzlu ve şekerli yiyecekler cilt dengesini doğrudan etkileyebilir. Cilt, bir önceki günün beslenmesini ertesi sabah yansıtır. Ramazan ayında evde daha fazla vakit geçirilse bile gün ışığına maruz kalmak devam eder. Güneş ışınları fark edilmeden ciltte kuruluğa ve leke oluşumuna katkıda bulunabilir. Güneş koruyucu kullanımı yalnızca yaz aylarına özgü değildir, yıl boyunca düzenli olarak uygulanmalıdır" dedi. Cildi zorlayan yoğun kozmetik uygulamalar yapmakla ilgili de uyarılarda bulunan Aşkar, "Güçlü peelingler, yoğun asit içerikleri ve tahriş edici işlemler bu dönemde cilt bariyerini zayıflatabilir. Ramazan, cildi yenilemekten çok koruma ve onarma zamanıdır. Cilt bedenin sessiz dili olduğunu unutmamak gerekiyor. Cilt, susuz kaldığında bağırmaz. Kuruyarak, hassaslaşarak ve ışıltısını kaybederek konuşur. Ramazan'da cilde gösterilen özen, yalnızca bu ayı değil tüm yılı etkiler. Cildinize yapabileceğiniz en büyük iyilik, onu zorlamak değil, anlamak ve korumaktır" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.