SON DAKİKA
Hava Durumu

#Devlet

Söz Bursa - Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İsmet Büyükataman’dan Müsavat Dervişoğlu’na sert tepki: "Zikzak çizme konusunda sicili kabarıktır! Haber

İsmet Büyükataman’dan Müsavat Dervişoğlu’na sert tepki: "Zikzak çizme konusunda sicili kabarıktır!

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik eleştirilerine sosyal medya üzerinden çok sert yanıt verdi. Büyükataman, Dervişoğlu’nu "zikzak çizmekle" ve "terör odaklarıyla aynı hizada durmakla" suçladı. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE DEVLET POLİTİKASIDIR" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin "Kurucu Önder" vurgusunun çarpıtıldığını belirterek, "Bu vurgu, terör örgütünün Suriye’deki uzantısı olan SGD/YPG’nin silah bırakıp fesih çağrısına uyması gerektiğini hatırlatmaya yöneliktir. Terörsüz Türkiye, terörü meşrulaştıran değil kökünü kazıyan bir devlet politikasıdır. Bu yoldan dönüş yoktur" ifadelerini kullandı. "MÜSAVAT EFENDİ NEDEN RAHATSIZ?" İYİ Parti liderinin tavrını eleştiren Büyükataman, "SGD/YPG’nin silah bırakma çağrısından İsrail’den sonra en çok İP’li Müsavat’ın huzursuz olması manidardır. Kendi siyasi varlığını sürdürmek için iftira atan Dervişoğlu’nun dönüşleri aziz milletimizin malumudur" dedi. Açıklamasının sonunda MHP’nin ilkeli siyasetine vurgu yapan Büyükataman, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerinin hiçbir zaman tartışma konusu olmadığını ve Türk milletinin Cumhur İttifakı etrafında kenetlendiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi, ilkeli ve tutarlı siyaset anlayışıyla Türk siyaset hayatında ve büyük Türk milletinin gönlünde tartışılmaz bir yere sahiptir.Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ağzından çıkan her söz Türk milletinin menfaatleri doğrultusunda söylenmiştir.Partimiz…— İsmet Büyükataman (@buyukataman) January 13, 2026

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’ Haber

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu'daki çatışmalara, İran'daki protestolardan Suriye'deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD'nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi. "DÜNYA KAOSUN PENÇESİNDE" Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump'ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump'ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir." Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi. "ABD'NİN SAVUNDUĞU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR" Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir." "GRÖNLAND ÇIKIŞI NATO'YU TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR" Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi. 1946 yılında ABD Başkanı Truman'ın Grönland'ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi. "BUGÜNÜN DÜNYASINDA GERÇEK HASTA ADAM AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'DİR" Bahçeli, 19'uncu yüzyılda Osmanlı'ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail'den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır." "İRAN'IN SİYASİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN HAYAT MEMAT KONUSUDUR" İran'da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran'a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi. İran'ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Komşu ülke İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran'ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır." "UZANTILARININ DA AKIBETİ AYNI OLMALIDIR" Suriye'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG'yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi. "MAZLUM ABDİ İSİMLİ TERÖRİST SİYONİZM'İN YANDAŞIDIR" Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm'in yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep'te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı. Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye'ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti. "GEREKİRSE ELİMİZİ DEĞİL GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ" Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu. Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

Aile Okulunda ödüller sahiplerini buldu Haber

Aile Okulunda ödüller sahiplerini buldu

İnegöl Belediyesi’nin Aile Hayatını iyileştirme Derneği (AHİD) iş birliğinde bu yıl 7’ncisini düzenlediği Aile Okulu sona erdi. Her hafta Cuma akşamı farklı bir konu ve farklı bir konuk ile gerçekleştirilen seminerlere ilçe halkının ilgisi yoğun oldu. 60 vatan seminerlerin tamamına düzenli olarak katılarak sınavlara girdi. Yapılan sınav sonucunda da dereceye giren kişiler için Cumartesi akşamı ödül töreni düzenlendi. HEPİMİZE DÜŞEN GÖREVLER VAR Belediye Başkanı Alper Taban, AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, meclis üyeleri ve AK Partili yöneticilerin katıldığı ödül töreninde ilk 3’e giren kişilere hediyeleri takdim edildi. Diğer tüm katılımcılara da Aile Okulu sertifikası verildi. Törende kısa bir selamlama konuşması yapan AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, “Aile Okuluna katılan herkesi tebrik ediyorum. Bu rehavet ve seküler dünyevileşme ortamında, bu konforizm ve rahat ortamında 7 hafta her Cuma burada bir şeyler öğrenip ailenizin huzuru, mutluluğu ve neslinizin kurtulması için, toplumun kurtuluşu için bu fedakarlığı yaptınız. Rabbim toplumun ıslahı yolunda hepimizi birer davetçi ve lokomotif eylesin inşallah. Ben Belediye Başkanımıza da özellikle teşekkür ediyorum. Aile konusunu çok ciddiye alıp destekliyor. Bu konuda hiçbir projeye hayır demiyor. Çünkü yangın var. Devlet Aile Yılı ilan etti. Ama devlette çaresiz. Cumhurbaşkanımız yine söyledi, nüfusumuz azalıyor, gençler evlenmeye korkuyor. Bu noktada hepimize düşen görevler var” dedi. BÜTÜN İMKANLARIMIZI SEFERBER ETMEYE HAZIRIZ Belediye Başkanı Alper Taban da “Ailede yangın var” sözleriyle başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bunu bir türlü başarmamız gerekiyor. Yok olmanın eşiğinde, arefesinde olduğumuzu düşünüyorum. Aileye inanılmaz bir saldırı var. Aile mefhumu bizim için çok kıymetli. Aile içindeki fertler bir arada gibi gözükse de ayrı dünyaların insanları olmaya başladılar. Bunu görüyor ve bir çözüm üretiyor olmamız lazım. Bütün imkanlarımızı seferber etmeye hazırız. Çünkü toplumun temeli aile. Nihayetinde aileyi parçalarsak, toplumu parçalarız diye düşünüyorlar. Aile Okulumuzu bu yıl 7’nci kez gerçekleştiriyoruz. 70 kez, 700 kez yapalım önemli değil. Yeter ki düzelsin.” BOŞANMA SAYILARINDA CİDDİ ARTIŞ “2024 yılında ülkemizde boşanan çift sayısı 187 bin 343. Son 10 yılda boşanma oranları yüzde 30’un üzerinde artış göstermiş. Gençler evleniyor ve çok kolay sebeplerle boşanıyorlar. İnegöl’de 2020 yılında 460 çift boşanmış. 2024 yılına geldiğimizde bu rakam 555’e yükselmiş. 2109 kişi evlenirken, bunun neredeyse dörtte biri kadar boşanma olmuş. Önümüzdeki günlerde biz bu konuda bir Aile Çalıştayı da yapacağız. Günün sonunda burada bir sınav oldu. Burada bir sıralama var ama ben katılan herkesi tebrik ediyorum.” Konuşmaların ardından önce tüm katılımcılara sertifikaları verildi, ardından da dereceye girenlere altın ödülleri takdim edildi.

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim'' Haber

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim''

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı'ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" dedi. MHP Lideri Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Azerbaycan'ın Gence şehrinden Türkiye'ye gelmek üzere havalandıktan bir müddet sonra Gürcistan hava sahasında düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan 20 asker için başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, "Bu kahraman vatan evlatlarının şerefli isimleri milli gönüllere kazınmış, geride bıraktıkları aileleri ise hepimizin namusuna emanet edilmiştir. Her birisinin ayrı hikayesi, her birisinin ayrı beceri ve kabiliyeti vardı. Hem asker olarak hem de uzmanlık alanlarında iyi yetişmişlerdi. Hepsi de milletimizin tertemiz sinesinden doğan yüzleri kavruk Anadolu çocuklarıydı. Al bayrağa sarılı naaşları 17 ilimizde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Tabutlara sarılan şehit çocukları, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, dizlerine vuran şehit anaları, yarım kalmış hayalleriyle boynu bükük şehit eşleri içimize kor gibi düştü" ifadelerini kullandı. C-130 tipi kargo uçağının nasıl ve niçin düştüğü, bu elim olayın geri planındaki esrar perdesinin kuşkusuz aydınlanacağı ve bütün ihtimallerin dikkatten ve gözden kaçırılmadan inceleneceğini belirten Bahçeli, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi kamuoyuna yansımasından hemen sonra bilhassa sosyal medya vasıtasıyla yapılan maksatlı ve marazi yorum ve değerlendirmelerin iyi niyetten mahrum olduğu çok açıktır. Karanlık mahfillerce üretilen dezenformasyon kampanyasının nerelere kadar uzandığı, nasıl bir yalan ve iftira düzeneğinin harekete geçirildiği her türlü izah ve ifadeden varestedir. Resmi açıklamayı öğrenme zahmetine tenezzül etmeden fiili kaza-kırım heyeti gibi yayın ve yorum yapanların, oturdukları yerden bilirkişilik taslayanların cahil cüretkârlıkları saklanamayacak düzeyde ortadadır" şeklinde konuştu. "KARA KUTUNUN DEŞİFRE EDİLMESİNİ SABIRLA BEKLEMEK LAZIMDIR" Zorlu ve sıkıntılı günlerin devlet ve millet aleyhine bir dedikodu furyasına çevirenlerin maskelerin indirileceğini dile getiren Bahçeli, "Devletimize güven ve itibar asıldır. Milletimize doğru ve isabetli bilgiler vermek, komplo teorilerine kapalı durmak ahlaki bir mükellefiyettir. Kara kutunun deşifre edilmesine eş zamanlı olarak kaza-kırım heyetinin rapor formatında hazırlayacağı çalışmalarının sonuçlanmasını sabırla beklemek lazımdır" dedi. "ALIRIM YANIMA 3 ARKADAŞIMI, İMRALI'YA GİTMEKTEN VE BİR MASA ETRAFINDA YÜZ YÜZE GELMEKTEN DE İMTİNA ETMEM" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun artık son düzlüğe girdiğini ifade eden Bahçeli, "Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı'ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı'ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı'ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis'te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma 3 arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı'ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" ifadelerini kullandı. "ARTIK TÜRK ADALETİ KARAR VE HÜKMÜNÜ VERECEKTİR" İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan 3741 sayfalık iddianame hakkında konuşan Bahçeli, "Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105'i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır" dedi. "YARGILAMA EN BAŞTA TRT OLMAK ÜZERE, TÜM TELEVİZYONLARDAN CANLI YAYIN OLARAK GERÇEKLEŞMELİDİR" Geciken adaletin adalet olmayacağının ortada olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "Daha önce de vurguladığım gibi, yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir. Dediğim gibi, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğim, zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Aziz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır."

İnegöl'de 17 yıl sonra bir ilk Haber

İnegöl'de 17 yıl sonra bir ilk

Bursa'nı İnegöl ilçesinde, Cumhuriyetin 102. yıl dönümü kutlamaları 17 yıl sonra ilk kez ilçe stadında yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal marşının ardından Tören geçişi yapıldı. İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, "29 Ekim 1923 şüphesiz binlerce yıldır şanlı tarihimizin en kudretli günlerinden biridir. Bugün büyük gururun 102. yıldönümünü gururla ve coşkuyla kutluyoruz. Öncelikle tarihimiz boyunca bu toprakları vatan kılma arzusuyla toprağa düşen tüm şehitlerimizi, şanlı ecdadımızı her bir karış toprağı şehit kanıyla sulanan bu toprakların aziz milletimizin ebedi yurdu olduğunu en güçlü delili olan Türkiye Cumhuriyeti’mizin kuruluşunda kan ve ter döken tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Türk Milleti olarak tarihte birçok büyük devlet kurmuş birçok büyük medeniyet oluşturmuş bir milletiz. Bu devletleri kurarken hiçbir zaman kuru bir hükümdarlık anlayışla hareket etmemiş bir yönetim kültüründen geliyoruz. Her şeyden önce kurmuş olduğumuz devletlerin hakim olduğu topraklarda barışı, huzuru, kardeşliği, adaleti ve inançları saygıyı temel alarak insanları rengine, mezhebine, kültürüne göre ayırmadan hepsini kucaklayan bir medeniyet tasarruru ile bunu yapmışız. İçimizde yaşattığımız bu değerler sayesinde Osmanlı Cihan Devleti 622 yıl hüküm sürmüş, 22 milyon kilometrekareye ulaşan bir coğrafyaya hakim olmuş, o coğrafyada insanlar barış huzur, kardeşlik ve refah içerisinde yaşamışlardır. Osmanlı Cihan Devleti tarih sahnesinden çekilirken Türk Milleti’nin yükselişini hiçbir zaman hazmedemeyen emperyalist güçlerin zulmü karşısında millet olarak çok acılar çektik. Aziz milletimiz yokluk ve imkansızlıklar içinde bile olumsuzluğa kapılmadan bulunduğu bu zor şartlar içerisinde dahi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde inanç ve kararlılıkla sürdürdüğü mücadeleyle Kurtuluş Savaşı’nı zaferle taçlandırmıştır. Biliyor ve inanıyoruz ki büyük ve güçlü devlet olmamız yolunda attığımız her adım düşmanlarımızın yok olmalarına kapı açacaktır. Dün olduğu gibi Cumhuriyetimizin 102. yılını kutladığımız bu günde birlik ve beraberliğimizi korumaya, milli dayanışmaya daha çok ihtiyacımız var" dedi. Konuşmanın ardından İnegöl Belediyesi folklor ekibi beğeni toplayan halk dansları gösterileri yaptı.

Yılmaz, “Daha yaşanabilir bir yıldırım’ hedefimize giden yolda muhtarlarımızın katkısı ve desteği bizler için çok önemli.” Haber

Yılmaz, “Daha yaşanabilir bir yıldırım’ hedefimize giden yolda muhtarlarımızın katkısı ve desteği bizler için çok önemli.”

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 19 Ekim ‘Muhtarlar Günü’ dolayısıyla Yıldırım’daki mahalle muhtarları ile bir araya geldi. Cumalıkızık Orman Parkı’ndaki etkinliğe Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, Belediye Meclisi üyeleri, muhtarlar ve aileleri katıldı. Muhtarların, yerel yönetimlerin en önemli unsurlarından birisi olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bizim toplumumuzun temelinde mahalle ve komşuluk kültürü var. Şehrimiz ve insanlarımızı için hizmet üretirken bizim temel dayanağımız muhtarlarımız. Daha yaşanabilir bir Yıldırım’ hedefimize giden yolda muhtarlarımızın katkısı ve desteği bizler için çok önemli. Muhtarlık demek vefa demek, birlik beraberlik demek. İşte biz Yıldırım’da bu vefanın, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birisini sergiliyoruz. Bu anlayışlarından ve özverilerinden dolayı 71 mahalle muhtarlarımızın her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum ve tüm muhtarlarımızın muhtarlar gününü tebrik ediyorum” dedi. BAŞKAN OKTAY YILMAZ’A TEŞEKKÜR Böylesi özel bir günde Yıldırım muhtarları ile bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yıldırım Kaymakamı Metin Esen de “Muhtarlarımız bizim dert ortağımız, çalışma arkadaşımız, iş paydaşlarımız, devlet adına gözümüz, kulağımızdır. Ben bunun için öncelikle Yıldırım Belediye Başkanımıza böylesi anlamlı bir günde bizleri ortak bir masa etrafında buluşturdukları için yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olsun, var olsun” dedi. Programa katılım sağlayan tüm Yıldırım muhtarlarının gününü kutlayan Muhtarlar Dernek Başkanı Muhsin Sak da Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a bu etkinlikten ve muhtarlara gösterdiği desteklerden dolayı teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.