SON DAKİKA
Hava Durumu

#Devlet

Söz Bursa - Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Oktay Yılmaz: “Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz” Haber

Oktay Yılmaz: “Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz”

Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. ‘YILDIRIM’DA KİMSE YALNIZ DEĞİL’ Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!" Haber

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik Personeli ve Güvenlik Korucuları İle İftar Programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyledi. "UCUNDA ŞEHADET OLSA BİLE HİÇBİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMADAN DİRLİĞİMİZİ VE BİRLİĞİMİZİ KORUYAN SİZLERSİNİZ" Bugüne kadar devletin huzuru, birliği, dirliği için şehit düşen tüm kahramanları rahmetle yad ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehadet ve gaza bilincini adeta hayatının merkezine koyarak, çocuklarını ‘ya şehit ol ya gazi’ duasıyla göreve uğurlayan anne babaları şükranla anıyor bu ruhu halen diri tutan tüm anne babaların ellerinden öpüyorum. Burada bulunan siz kardeşlerimin yanı sıra şu anda vatanımızın dört bir köşesinde hudut bölgelerimizde dağlarda, denizlerde ve yurt dışı misyonlarımızda görev yapan, nöbet tutan gerektiğinde vatanı ve milleti için fedai can eylemeyi cana minnet bilen güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim sizlere her türlü tehditten her türlü saldırıdan muhafaza etsin diye dua ediyorum. Güvenlik kuvvetlerimizin değerli mensupları çok kıymetli kardeşlerim atalarımızın altın değerindeki hikmetli sözlerinden biri de dirlik olmadan birlik olmaz manifestosudur. Milletimizin dirliği aynı zamanda milletimizin birliğidir. Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz. Bugün Türkiye dünyada ve bölgesinde gıptayla izlenen bir huzur, güven ve istikrar adasına dönüşmüşse bu başarı da aslan payı sizlerindir" diye konuştu. "EMNİYET GÜÇLERİMİZ, MARUZ KALDIĞI SAYISIZ İTİBAR SUİKASTİNE RAĞMEN DEVLETİMİZE YÖNELİK HER SALDIRIYI, İSTİKLALİMİZE YÖNELİK HER OYUNU HAMDOLSUN BOŞA ÇIKARMIŞTIR" Emniyet güçlerinin birçok saldırıya karşı dirayetli bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Emniyet güçlerimiz yakın tarihimizde başka ülkelerle karşılaştırılmayacak ölçüde çetin mücadeleler vermiş büyük sınavlardan başarıyla geçmiş, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede destanlar yazan sizlersiniz. Organize suç örgütlerine nefes aldırmayan sizlersiniz. Zehir tüccarlarına, çetelere, kendini devletten ve kanundan üstün gören küstahlara göz açtırmayan sizlersiniz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türkiye'yi istikrarsız hale getirmeye yönelik kökü dışarıda kalkışmaları bertaraf eden sizlersiniz. Bukalemun gibi sürekli renk değiştiren, girdiği kabın şeklini alan omurgasız vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesi demokrasimize kastetmesine geçit vermeyen sizlersiniz. İnsan kaçakçılarının, göçmen tacirlerinin planını bozan yine sizlersiniz. Denizlerimizde yaşanan can pazarında binlerce hayatı kurtaran sizlersiniz. İnsanlık tarihinin en zengin hazinelerini barındıran ülkemizde yağmacılara ve talancılara aman vermeyen sizlersiniz. Aidiyetine, inancına, uyruğuna, kimliğine bakmadan gadre uğrayanların imdadına koşan, suçluları adeta adalete teslim etmeden gözüne uyku girmeyen halkımızın huzuru için fedakarca çalışan sizlersiniz. Polisiyle, bekçisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, güvenlik korucusuyla İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarını özellikle canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNSANIMIZIN HUZURUNU KİM BOZARSA, DEVLETİMİZİN GÜVENLİĞİNE KİM EL UZATIRSA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE VE DEMOKRASİMİZE KİM SALDIRIRSA TEPELERİNE BİNMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye Cumhurbaşkanı olarak güvenlik güçlerinin her biriyle her zaman gurur duyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz. 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da güvenlik birimlerimizin vazifelerini rahatça ifade edebilmeleri için üzerimize ne düşüyorsa yapacak sizleri her açıdan desteklemeyi inşallah sürdüreceğiz. Biz tarih boyunca birilerinin gölgesinde kalmayı, birilerinin gölgesine sığınmayı zül addetmiş, hür doğmuş hür yaşamış hür olarak emaneti teslim etmeyi her şeyden aziz görmüş bir milletiz. Gölge olarak sadece ay yıldızlı al bayrağın gölgesini bilir ve tanırız. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne güzel ifade ediyor; ‘Savaş bizi karlı çıkardığı gün kızıllığında ısındık. Dağlardan çöllere düşürdüğü gün gölgene sığındık. Şimdi süzgün rüzgarlarla dalgalı barışın güvercini savaşın kartalı yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin dibinde doğduğum senin dibinde öleceğim.’ 86 milyonun her bir ferdi için yeryüzünde en güvenli yer ay yıldızlı al bayrağımızın huzur veren gölgesidir. Allah'ın izniyle sizlerin de gayretiyle inşallah bu gölgede huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa ve kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "HER HESABA KARŞI UNUTMAYIN BİZİM DE HESABIMIZ VAR. HER OYUNU BOZACAK, HER KOMPLOYU BOŞA ÇIKARACAK HAZIRLIĞIMIZ VAR" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hemen her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz. Her detayını adım adım belirlediğimiz stratejilerimizi sabırla, sükunetle ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Dostlarımız kadar hasımlarımızın da çok iyi gördüğü ve kabul ettiği üzere Türkiye bugün yakın tarihinde hiç olmadığı kadar güçlüdür, müteakkızdır, muktedirdir, inisiyatif ve irade sahibidir. Yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesinin kutup başı olarak yerini pekiştiren bir Türkiye'yi süratle inşa ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "YILLARCA TERÖR TEHDİDİ SEBEBİYLE GİDİLEMEYEN YERLERDE ARTIK ÇOBANLAR KOYUN OTLATIYOR" Türkiye’de huzur ve emniyet hakim olduğunu ve Türkiye'nin batısı ne kadar güvenliyse doğusunun da o kadar güvenli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor. Yerli yabancı turistler geziyor. Güven ortamı güçlendikçe buna paralel olarak yatırım artıyor, istihdam artıyor. Esnafın, tüccarın, çiftçinin yüzü gülüyor. Gabar’da olduğu gibi yıllarca atıl kalan petrolümüzün, doğal gazımızın ekonomiye kazandırılmasıyla 86 milyonun tamamının refah seviyesi yükseliyor. Yaklaşık yarım asır boyunca yürüyüşümüzün sekteye uğradığı milletimizin kardeşliğini zehirleyen, ekonomimize iki trilyon doları aşan ağır bir fatura yükleyen terör riski ortadan kalktıkça Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor" dedi. "HAYATININ BAHARINDAKİ FİDANLARIN VAKİTSİZ KIRILMADIĞI, OCAKLARA ATEŞLERİN DÜŞMEDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞALLAH BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ" Türkiye’nin artık farklı bir ligin oyuncusu haline geldiğini söyleyen ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şimdi Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah tüm bu başarıları bir adım ileri taşıyor ülkemizin kazanç hanesine silinmeyecek bir şekilde yazdırıyoruz. Bir yanda askeri, polisi, jandarması, istihbaratçısı, güvenlik korucusuyla devletimizin güvenlik kuvvetleri. Diğer yanda milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz. Öte yanda dayanışma içinde hareket eden Cumhur İttifakımız ve elbette attığımız her adımda bizleri hayır duasıyla yalnız bırakmayan aziz milletimizle birlikte bu süreci ilmek ilmek dokuyoruz. Küllerinden yeniden doğan ve bin yıllık tarihinde nice zorluğun üstesinden gelen bir millet olarak hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Anaların ağlamadığı, hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye'yi inşallah birlikte inşa edeceğiz. Şunu tüm samimiyetimle burada bir kere daha dile getirmek isterim. Terörsüz Türkiye sürecinde varılan nokta sizlerin kahramanlığı, gazilerimizin cesareti ve kalbimizin en mutena köşesinde hatıralarını yaşattığımız aziz şehitlerimizin destansı mücadelesinin eseridir. Kahramanlar şairin dediği gibi ‘yurdu yaşatmak için’ vardır ve bir milletin bekası kahramanlarının varlığına bağlıdır. Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerine yükselen bu devlet bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'ye inşallah beraberce vasıl olacağız. Rabbim yolumuzu bahtımıza açık etsin diyorum."

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!" Haber

Kayışoğlu’ndan TBMM’de staj ve çıraklık isyanı: "Bir gün için 17 yıl kaybedenler var!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’nda staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılmamasına ilişkin yapılan başvurular üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Vatandaşlardan gelen başvurulara dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, staj ve çıraklık döneminde çalışmış kişilerin ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Staj ve çıraklıkta geçen günlerin emeklilik için sayılmaması önemli bir sorun. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve sık sık bu mağduriyeti gündeme getiriyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bunu devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “FİİLEN ÇALIŞTILAR AMA EMEKLİLİKTEN SAYILMADI” Altaca Kayışoğlu, “Bu kişiler adı stajyer ya da çırak olsa da fiilen çalıştılar, emek verdiler. Hastaneye o sigorta kartıyla gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Ancak yıllar sonra bunun yalnızca sağlık sigortası olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı söylendi. Bu nedenle ciddi hak kayıpları ortaya çıktı” dedi. “BİR GÜN İÇİN 17 YIL KAYBEDENLER VAR” Emeklilik başlangıç tarihinin sayılmaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Altaca Kayışoğlu, bazı vatandaşların bir günlük fark nedeniyle yıllarca geç emekli olmak zorunda kaldığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarını kaybediyorlar. Bu nedenle staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

İMSİAD Başkanı Şeref Demir'den 6 Şubat mesajı: "Afet değil, ihmal öldürür" Haber

İMSİAD Başkanı Şeref Demir'den 6 Şubat mesajı: "Afet değil, ihmal öldürür"

6 Şubat 2023… Bu tarih, sadece bir felaketin değil; ihmallerin, eksiklerin ve ertelenmiş sorumlulukların da acı bir hatırlatıcısıdır. Kaybettiğimiz on binlerce canımıza Allah’tan rahmet, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Ancak bugün yalnızca yas tutma günü değil; ders çıkarma ve gereğini yapma günüdür. Deprem bize bir kez daha göstermiştir ki; afet değil, ihmal öldürür. Güvensiz yapılar, plansız kentleşme ve denetimsizlik can almaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz : Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bu da ancak devlet, yerel yönetimler, sektör temsilcileri ve vatandaşın birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Bugün devletimizin deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında 450 bin deprem konutunun inşa edilmesi, yaraların sarılması adına önemli ve kıymetli bir adımdır. Bu büyük çabanın devamının kararlılıkla sürdürülmesi, aynı zamanda hızla birlikte kalite ve güvenliğin de en üst düzeyde korunması hayati önemdedir. İMSİAD olarak bizler; • Bilim ve mühendislik esaslı yapılaşmayı, • Kentsel dönüşümün ertelenmeden ve kararlılıkla hayata geçirilmesini, • Denetimin güçlendirilmesini, • Kaliteden ve güvenlikten asla taviz verilmemesini ısrarla savunuyoruz. Bugün atılmayan her adım, yarın telafisi olmayan acılara dönüşmektedir. Depremi konuşmak için yeni bir felaket beklemeye ne vicdanımız ne zamanımız vardır. Bu topraklarda bir daha aynı acıları yaşamamak için; sorumluluk almak, cesaret göstermek ve doğru adımları bugünden atmak zorundayız. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyor, geleceğimizi güvenli şehirler üzerine inşa etme kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. İMSİFED & İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir

Başkan Ferhat Erol’dan 6 Şubat mesajı: "Yüzyılın inşasıyla şehirlerimiz ayağa kalkıyor" Haber

Başkan Ferhat Erol’dan 6 Şubat mesajı: "Yüzyılın inşasıyla şehirlerimiz ayağa kalkıyor"

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerin 3’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Erol, yaşanan büyük acının hâlâ tazeliğini koruduğunu vurgulayarak, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Başkan Erol mesajında şu ifadelere yer verdi; "6 Şubat, sadece şehirlerimizin değil, yüreklerimizin de derinden sarsıldığı bir tarih olarak hafızalarımıza kazındı. Yüzyılın felaketinde binlerce canımızı kaybettik. Her birinin acısını hâlâ kalbimizde taşıyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve aziz milletimize sabır diliyorum. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın." Depremin ardından milletçe örnek bir dayanışma sergilendiğini ifade eden Başkan Erol, devletin tüm imkânlarıyla ilk andan itibaren sahada olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Bu büyük afetin hemen ardından devletimiz güçlü refleksiyle harekete geçmiş; başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere yürütülen çalışmalarla deprem bölgelerinde kapsamlı bir yeniden inşa süreci başlatılmıştır. Hayata geçirilen projelerle şehirlerimiz, ‘yüzyılın inşası’ anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılmakta; kısa sürede temelleri atılan konutlar, kurulan yeni yaşam alanları ve hızla yükselen şehirler milletimizin kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, depremin ilk gününden itibaren süreci bizzat takip ettiğini hatırlatan Başkan Erol, yapılan çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Başkan Erol, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, deprem bölgelerinde hiçbir vatandaşımız yalnız bırakılmamış; devlet-millet el ele anlayışıyla yaralar hızla sarılmıştır. Kalıcı konutlardan altyapı çalışmalarına kadar atılan her adım, vatandaşlarımızın güvenli ve huzurlu bir geleceğe kavuşması adına büyük bir titizlikle hayata geçirilmektedir" ifadelerini kullandı. Afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Erol, "Yaşadığımız acılar bizlere bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Tedbir hayat kurtarır. Afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi unutmadık, unutmayacağız" dedi. Mesajının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Erol, "Millet olarak en zor zamanlarda kenetlenmeyi başardık. Birlik ve beraberliğimiz, her türlü zorluğun üstesinden gelecek en büyük gücümüzdür. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Rabbim milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin" ifadelerini kullandı.

İsmet Büyükataman’dan Müsavat Dervişoğlu’na sert tepki: "Zikzak çizme konusunda sicili kabarıktır! Haber

İsmet Büyükataman’dan Müsavat Dervişoğlu’na sert tepki: "Zikzak çizme konusunda sicili kabarıktır!

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik eleştirilerine sosyal medya üzerinden çok sert yanıt verdi. Büyükataman, Dervişoğlu’nu "zikzak çizmekle" ve "terör odaklarıyla aynı hizada durmakla" suçladı. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE DEVLET POLİTİKASIDIR" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin "Kurucu Önder" vurgusunun çarpıtıldığını belirterek, "Bu vurgu, terör örgütünün Suriye’deki uzantısı olan SGD/YPG’nin silah bırakıp fesih çağrısına uyması gerektiğini hatırlatmaya yöneliktir. Terörsüz Türkiye, terörü meşrulaştıran değil kökünü kazıyan bir devlet politikasıdır. Bu yoldan dönüş yoktur" ifadelerini kullandı. "MÜSAVAT EFENDİ NEDEN RAHATSIZ?" İYİ Parti liderinin tavrını eleştiren Büyükataman, "SGD/YPG’nin silah bırakma çağrısından İsrail’den sonra en çok İP’li Müsavat’ın huzursuz olması manidardır. Kendi siyasi varlığını sürdürmek için iftira atan Dervişoğlu’nun dönüşleri aziz milletimizin malumudur" dedi. Açıklamasının sonunda MHP’nin ilkeli siyasetine vurgu yapan Büyükataman, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerinin hiçbir zaman tartışma konusu olmadığını ve Türk milletinin Cumhur İttifakı etrafında kenetlendiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi, ilkeli ve tutarlı siyaset anlayışıyla Türk siyaset hayatında ve büyük Türk milletinin gönlünde tartışılmaz bir yere sahiptir.Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ağzından çıkan her söz Türk milletinin menfaatleri doğrultusunda söylenmiştir.Partimiz…— İsmet Büyükataman (@buyukataman) January 13, 2026

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’ Haber

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu'daki çatışmalara, İran'daki protestolardan Suriye'deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD'nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi. "DÜNYA KAOSUN PENÇESİNDE" Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump'ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump'ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir." Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi. "ABD'NİN SAVUNDUĞU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR" Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir." "GRÖNLAND ÇIKIŞI NATO'YU TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR" Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi. 1946 yılında ABD Başkanı Truman'ın Grönland'ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi. "BUGÜNÜN DÜNYASINDA GERÇEK HASTA ADAM AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'DİR" Bahçeli, 19'uncu yüzyılda Osmanlı'ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail'den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır." "İRAN'IN SİYASİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN HAYAT MEMAT KONUSUDUR" İran'da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran'a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi. İran'ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Komşu ülke İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran'ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır." "UZANTILARININ DA AKIBETİ AYNI OLMALIDIR" Suriye'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG'yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi. "MAZLUM ABDİ İSİMLİ TERÖRİST SİYONİZM'İN YANDAŞIDIR" Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm'in yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep'te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı. Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye'ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti. "GEREKİRSE ELİMİZİ DEĞİL GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ" Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu. Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

Aile Okulunda ödüller sahiplerini buldu Haber

Aile Okulunda ödüller sahiplerini buldu

İnegöl Belediyesi’nin Aile Hayatını iyileştirme Derneği (AHİD) iş birliğinde bu yıl 7’ncisini düzenlediği Aile Okulu sona erdi. Her hafta Cuma akşamı farklı bir konu ve farklı bir konuk ile gerçekleştirilen seminerlere ilçe halkının ilgisi yoğun oldu. 60 vatan seminerlerin tamamına düzenli olarak katılarak sınavlara girdi. Yapılan sınav sonucunda da dereceye giren kişiler için Cumartesi akşamı ödül töreni düzenlendi. HEPİMİZE DÜŞEN GÖREVLER VAR Belediye Başkanı Alper Taban, AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, meclis üyeleri ve AK Partili yöneticilerin katıldığı ödül töreninde ilk 3’e giren kişilere hediyeleri takdim edildi. Diğer tüm katılımcılara da Aile Okulu sertifikası verildi. Törende kısa bir selamlama konuşması yapan AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, “Aile Okuluna katılan herkesi tebrik ediyorum. Bu rehavet ve seküler dünyevileşme ortamında, bu konforizm ve rahat ortamında 7 hafta her Cuma burada bir şeyler öğrenip ailenizin huzuru, mutluluğu ve neslinizin kurtulması için, toplumun kurtuluşu için bu fedakarlığı yaptınız. Rabbim toplumun ıslahı yolunda hepimizi birer davetçi ve lokomotif eylesin inşallah. Ben Belediye Başkanımıza da özellikle teşekkür ediyorum. Aile konusunu çok ciddiye alıp destekliyor. Bu konuda hiçbir projeye hayır demiyor. Çünkü yangın var. Devlet Aile Yılı ilan etti. Ama devlette çaresiz. Cumhurbaşkanımız yine söyledi, nüfusumuz azalıyor, gençler evlenmeye korkuyor. Bu noktada hepimize düşen görevler var” dedi. BÜTÜN İMKANLARIMIZI SEFERBER ETMEYE HAZIRIZ Belediye Başkanı Alper Taban da “Ailede yangın var” sözleriyle başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bunu bir türlü başarmamız gerekiyor. Yok olmanın eşiğinde, arefesinde olduğumuzu düşünüyorum. Aileye inanılmaz bir saldırı var. Aile mefhumu bizim için çok kıymetli. Aile içindeki fertler bir arada gibi gözükse de ayrı dünyaların insanları olmaya başladılar. Bunu görüyor ve bir çözüm üretiyor olmamız lazım. Bütün imkanlarımızı seferber etmeye hazırız. Çünkü toplumun temeli aile. Nihayetinde aileyi parçalarsak, toplumu parçalarız diye düşünüyorlar. Aile Okulumuzu bu yıl 7’nci kez gerçekleştiriyoruz. 70 kez, 700 kez yapalım önemli değil. Yeter ki düzelsin.” BOŞANMA SAYILARINDA CİDDİ ARTIŞ “2024 yılında ülkemizde boşanan çift sayısı 187 bin 343. Son 10 yılda boşanma oranları yüzde 30’un üzerinde artış göstermiş. Gençler evleniyor ve çok kolay sebeplerle boşanıyorlar. İnegöl’de 2020 yılında 460 çift boşanmış. 2024 yılına geldiğimizde bu rakam 555’e yükselmiş. 2109 kişi evlenirken, bunun neredeyse dörtte biri kadar boşanma olmuş. Önümüzdeki günlerde biz bu konuda bir Aile Çalıştayı da yapacağız. Günün sonunda burada bir sınav oldu. Burada bir sıralama var ama ben katılan herkesi tebrik ediyorum.” Konuşmaların ardından önce tüm katılımcılara sertifikaları verildi, ardından da dereceye girenlere altın ödülleri takdim edildi.

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim'' Haber

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim''

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı'ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" dedi. MHP Lideri Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Azerbaycan'ın Gence şehrinden Türkiye'ye gelmek üzere havalandıktan bir müddet sonra Gürcistan hava sahasında düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan 20 asker için başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, "Bu kahraman vatan evlatlarının şerefli isimleri milli gönüllere kazınmış, geride bıraktıkları aileleri ise hepimizin namusuna emanet edilmiştir. Her birisinin ayrı hikayesi, her birisinin ayrı beceri ve kabiliyeti vardı. Hem asker olarak hem de uzmanlık alanlarında iyi yetişmişlerdi. Hepsi de milletimizin tertemiz sinesinden doğan yüzleri kavruk Anadolu çocuklarıydı. Al bayrağa sarılı naaşları 17 ilimizde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Tabutlara sarılan şehit çocukları, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, dizlerine vuran şehit anaları, yarım kalmış hayalleriyle boynu bükük şehit eşleri içimize kor gibi düştü" ifadelerini kullandı. C-130 tipi kargo uçağının nasıl ve niçin düştüğü, bu elim olayın geri planındaki esrar perdesinin kuşkusuz aydınlanacağı ve bütün ihtimallerin dikkatten ve gözden kaçırılmadan inceleneceğini belirten Bahçeli, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi kamuoyuna yansımasından hemen sonra bilhassa sosyal medya vasıtasıyla yapılan maksatlı ve marazi yorum ve değerlendirmelerin iyi niyetten mahrum olduğu çok açıktır. Karanlık mahfillerce üretilen dezenformasyon kampanyasının nerelere kadar uzandığı, nasıl bir yalan ve iftira düzeneğinin harekete geçirildiği her türlü izah ve ifadeden varestedir. Resmi açıklamayı öğrenme zahmetine tenezzül etmeden fiili kaza-kırım heyeti gibi yayın ve yorum yapanların, oturdukları yerden bilirkişilik taslayanların cahil cüretkârlıkları saklanamayacak düzeyde ortadadır" şeklinde konuştu. "KARA KUTUNUN DEŞİFRE EDİLMESİNİ SABIRLA BEKLEMEK LAZIMDIR" Zorlu ve sıkıntılı günlerin devlet ve millet aleyhine bir dedikodu furyasına çevirenlerin maskelerin indirileceğini dile getiren Bahçeli, "Devletimize güven ve itibar asıldır. Milletimize doğru ve isabetli bilgiler vermek, komplo teorilerine kapalı durmak ahlaki bir mükellefiyettir. Kara kutunun deşifre edilmesine eş zamanlı olarak kaza-kırım heyetinin rapor formatında hazırlayacağı çalışmalarının sonuçlanmasını sabırla beklemek lazımdır" dedi. "ALIRIM YANIMA 3 ARKADAŞIMI, İMRALI'YA GİTMEKTEN VE BİR MASA ETRAFINDA YÜZ YÜZE GELMEKTEN DE İMTİNA ETMEM" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun artık son düzlüğe girdiğini ifade eden Bahçeli, "Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı'ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı'ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı'ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis'te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma 3 arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı'ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" ifadelerini kullandı. "ARTIK TÜRK ADALETİ KARAR VE HÜKMÜNÜ VERECEKTİR" İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan 3741 sayfalık iddianame hakkında konuşan Bahçeli, "Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105'i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır" dedi. "YARGILAMA EN BAŞTA TRT OLMAK ÜZERE, TÜM TELEVİZYONLARDAN CANLI YAYIN OLARAK GERÇEKLEŞMELİDİR" Geciken adaletin adalet olmayacağının ortada olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "Daha önce de vurguladığım gibi, yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir. Dediğim gibi, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğim, zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Aziz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.