SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijital Bağımlılık

Söz Bursa - Dijital Bağımlılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Bağımlılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Tekin yeni güvenlik paketini açıkladı: Riskli öğrenciye yapay zeka takibi Haber

Bakan Tekin yeni güvenlik paketini açıkladı: Riskli öğrenciye yapay zeka takibi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarının ardından okullarda alınacak önlemlere ilişkin, "Dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturacağız" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarının ardından okullarda alınacak önlemler hakkında açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte bir dizi önlemleri yürürlüğe koyacaklarını ifade eden Tekin, ilgili birimlerle beraber okullarda siber devriye faaliyetlerine ağırlık vereceklerini belirtti. Bakan Tekin, bunun yanı sıra çocukları hedef alan riskleri yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerini güçlendireceklerini ifade etti. Tekin ayrıca, İçişleri Bakanlığı ile yapılacak ortak çalışmalar sonucu okullarda dedektör ve x-ray cihazına kadar birçok konuda önlem alacaklarını ve güvenliği en üst noktaya çıkarmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. "KABİNE TOPLANTISI'NDA İLGİLİ TÜM BAKANLIKLARIMIZLA MÜŞTEREKEN DEĞERLENDİRDİĞİMİZ YENİ ÖNLEMLERİ DE KARARA BAĞLADIK" Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin süreci devletin ilgili tüm kurumlarıyla yakından takip ettiklerini belirten Bakan Tekin, "Kabine Toplantısı'nda ilgili tüm bakanlıklarımızla müştereken değerlendirdiğimiz yeni önlemleri de karara bağladık. Bir kısmı mevcut uygulamalarımızı güçlendiren, bir kısmı da sahada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veren bu çalışmaların ilk etabını şimdi kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum. İlk olarak, okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz. İkinci olarak, bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek; okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık yönetim sistemimizle bütünleştirerek, yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturacağız. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz" diye konuştu. "DİJİTAL BAĞIMLILIK VB. RİSKLERE KARŞI VELİLERİMİZE YÖNELİK DESTEK VE DANIŞMA HATTINI KISA SÜRE İÇİNDE DEVREYE ALIYORUZ" Alınacak tedbirler kapsamında 2 sene önce başlatılan ‘Veli Randevu Sistemi'ni daha geniş ve kapsamlı hale getireceklerini dile getiren Bakan Tekin, "Üçüncü olarak, aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız ‘Veli Randevu Sistemi'ni daha etkin hale getirecek, okul-aile-rehberlik sürecini gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin edeceğiz. Dördüncü olarak, dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturacağız. Beşinci olarak, öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretleri fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimlerimize devam edeceğiz. Öğretmenimizi okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "ÇOCUĞUN İÇ DÜNYASINI DİKKATE ALAN YAKLAŞIMLARLA NETİCE ALACAĞIMIZI BİLİYORUZ" Çocuklara yönelik psikososyal destek süreçleri ile öğretmenin öğrenciyle daha yakından ilişki kuracağını vurgulayan Bakan Tekin, "Altıncı olarak, öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek halihazırda 23 ilimizde pilot olarak yürüttüğümüz 'Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Proje'mizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alacağımızı biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz. Yedinci olarak, riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hale getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getireceğiz" dedi. "TÜM TEDBİRLERİMİZİ KAMUOYUYLA PAYLAŞACAĞIZ" Alınacak tedbirler kapsamında İçişleri Bakanlığı ile ortak bir şekilde bazı okullarda devriye araçlarının yer almasını sağlayacaklarının altını çizen Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güncel bir biçimde tamamlanan tüm tedbirlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Onun dışında Cumhurbaşkanı Yardımcımızın koordinasyonunda 6 aylık uzun vade tedbirlerimizle ilgili bakanlıklar ve yasama organıyla beraber süreci ele alacağız. Çünkü bunların bir kısmı, başka bakanlıkların da olayın içerisine dahil olmasını gerektiriyor. Bir kısmı da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekillerimizin katkısıyla, onların desteğiyle çıkaracağımız yasal düzenlemelerle mümkün olabilecek. Dolayısıyla bunların hepsini güncel bir biçimde kamuoyuyla paylaşacağız. Bazı okullarımızda belli aralıklarla devriye araçlarının çalışması gibi etkinlikleri biz zaten sürekli planlıyorduk. Bu rutinin dışında ihtiyaca göre yine aynı şekilde valilerimizle ve kaymakamlarımızla bu toplantıları daha sık yapıp, teklifleri farklılaştıran lokal özelliklere göre adımlar atacağız. Şimdi İçişleri Bakanlığımızla yaptığımız tedbirler şu şekilde yürüyecek. Biz okullarımızda hangi tür tedbir alacağımıza ve bu tedbirin ihtiyaç duyduğu fiziki yatırım neyse okulun inşa sürecinden tutun, okuldaki dedektör ve x-ray cihazlarına kadar okulların fiziki özelliklerine göre tedbirleri tekrar masaya yatırıyoruz."

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor! Haber

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz" dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadelede farkındalığın artırılması amacıyla ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım' çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, siber zorbalık konusunda RTÜK ile birlikte çalıştıklarını ve bu kapsamda MEB müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili programlara yer verdiklerini belirtti. Tekin, "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem toplumumuzun sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz. Medya okuryazarlığı konusunda öğrencilerimizde bir farkındalık oluşturmak amacıyla RTÜK ile ortak bir proje başlamıştık. Bunu iki boyutla yapmıştık. Bir tanesi MEB'in müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili farkındalığı arttıracak programlara yer vermek, ikincisi de MEB bünyesinde ‘1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek' talebe hakkında kanun kapsamında yurt dışında dijital medyanın da dahil olduğu, medya okuryazarlığı konusunda lisansüstü eğitim yapmak üzere iletişimci arkadaşları yurt dışına gönderme sürecini başlatmıştık. Bunun devamında da geçtiğimiz yıl eğitim öğretim süreçlerimizde ciddi bir değişiklikle gündeme aldığımız ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adıyla kamuoyunda bilinen öğretim programlarında yaptığımız değişikliklerle bu kapsamda 9 farklı okuryazarlık türünü programlarımızın içerisine dahil ettik. Bunlardan bir tanesi yine medya okuryazarlığı. Onu RTÜK ile beraber yürütüyoruz" diye konuştu. "İNSANIN HAYATI KENDİLİĞİNDEN BİR DÜZEN İÇERİSİNDE ARTMIYOR" Siber zorbalığın dijital dünyanın gelişmesi olduğu kadar başka problemlerden de kaynaklandığını ifade eden Tekin, "Her ne kadar bugün burada RTÜK'ün organize ettiği programdan siber zorbalık, dijital güvenlik ve koruyucu mekanizmalar başlığı altında konuşuyor olsak da ben bu meselenin aslında çağın ürettiği zihniyet ikliminden ayrı bir biçimde okunmaması gerektiğini düşünüyorum. İnsanın hayatı kendiliğinden bir düzen içerisinde artmıyor. İnsanı insan kılan, iradesine istikamet kazandıran, hürriyet ile hevesi birbirinden ayırmasını sağlayan bir çerçeveye ihtiyaç duyulmakta. Çerçeve anlamını muhafaza eden bir sınır olarak görmek lazım, haysiyeti koruyan bir ölçü olarak almak lazım. Mahremiyeti mümkün kılan durumu, edep duygusu olarak görmek gerekir. Birlikte yaşamayı sürdürülebilen, sürdürülebilir kılan saygı ve adalet zemini olarak görmek gerekiyor. Evlatlarımız için ise bu çerçeve güven üreten bir istikrar duygusu" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZ SADECE OKULLARDA DEĞİL, AYNI ZAMANDA SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA DA YER ALIYORLAR" Dijital dünyanın gençlerin fikirlerini paylaştığı bir ortam olarak gözükmesinin yanı sıra birtakım riskler de bulundurduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ise, "Günümüz dünyasında gençlerimiz sadece okullarda, parklarda ya da sokaklarda değil, aynı zamanda ekranlar, oyunlar ve uygulamalar ile sosyal medya platformlarında da yer alıyorlar. Dijital dünya gençlerin arkadaşlık duygusu, eğlendiği, öğrendiği, düşündüğü ve fikirlerini paylaştığı yeni bir yaşam alanı haline gelmiş durumda. Fakat bu yeni yaşam alanı aynı zamanda dijital şirket, siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali gibi pek çok riski beraberinde bulunduruyor. Bu anlamda gençlerimizin dijital dünyadaki risklere karşı dayanıklılığını artırarak, bilinçli bireyler olarak var olmalarını sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katıldı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.