SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijitalleşme

Söz Bursa - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Muşlu Sanayici ve İş Adamları Derneği (MUŞSİAD) üyeleriyle bir araya geldi. Şehirlerin ortak akıl ve güçlü dayanışma kültürüyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Burkay, “Muşlu hemşehrilerimizin Bursa’ya olan aidiyeti, çalışma azmi ve birlik anlayışı ortak geleceğimizin en güçlü unsurlarından biridir.” dedi. MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ise BTSO’nun son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını belirterek, “BTSO çatısı altında kent ekonomisine değer katan vizyoner ve istikrarlı çalışmalar ortaya konuyor.” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD ev sahipliğinde düzenlenen programda Muşlu iş insanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda Bursa ekonomisinin geleceği, kentin üretim ve ihracat hedefleri ile BTSO’nun 2030 vizyonu ele alındı. İş dünyasının beklentileri, sanayide dönüşüm süreci ve ortak çalışma fırsatlarının değerlendirildiği buluşmada, Bursa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Bursa’nın En Büyük Zenginliği Birlikte Hareket Etme Kültürü BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ile uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluk ve iş birliği içinde olduklarını söyledi. Bir şehirde yaşamanın yanı sıra o kente aidiyet duymanın da önemli olduğunu ifade eden Burkay, “Sizler sadece bu şehirde yaşayan değil, aynı zamanda bulunduğu yere değer katan insanlarsınız. Bursa’nın en büyük zenginliği de budur.” dedi. Muşlu İş İnsanları Bursa Ekonomisine Değer Katıyor İbrahim Burkay, Bursa’nın bugün sanayisi, ihracatı, ticareti ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri haline gelmesinde Muşlu iş insanları, sanayiciler, esnaf ve çalışanların önemli katkıları bulunduğunu söyledi. Muşlu iş insanlarının Bursa ekonomisine değer kattığını belirten Burkay, MUŞSİAD’ın da bu noktada önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti. Muşlu iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan derneğin güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini kaydeden Burkay, “MUŞSİAD, hemşehrilik hukukunu ekonomik dayanışmaya, ortak akla ve Bursa’ya değer üreten bir güce dönüştürüyor. Bu çatı altında oluşan birliktelik son derece kıymetli.” dedi. Şehirler Ortak Akılla Büyür İş dünyasında başarının artık tek başına hareket etmekle değil, birlikte düşünmek, üretmek ve ortak hareket etmekle mümkün olduğunu vurgulayan Burkay, MUŞSİAD’ın üretim, yatırım, istihdam ve ticari iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Daha önce MUŞSİAD üyeleriyle BTSO çatısı altında bir araya geldiklerini hatırlatan Burkay, TEKNOSAB’dan lojistik yatırımlarına, sanayide dönüşümden ihracat hedeflerine kadar birçok konuda ortak bir perspektif ortaya koyduklarını ifade etti. MUŞSİAD’ı Bursa iş dünyasının önemli paydaşlarından biri olarak gördüklerini belirten Burkay, şehirlerin ortak akıl ile büyüdüğüne inandıklarını söyledi. Bursa Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun, Bursa’nın köklü geçmişi ve güçlü üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa’nın dünya ile rekabet edebilen bir kent olması adına görev üstlenen kurumların büyük önem taşıdığını belirten Durgun, “BTSO ortaya koyduğu proje ve çalışmalarla son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladı. Özellikle TEKNOSAB’ın Bursa’ya kazandırılması stratejik bir adımdı. Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı dönüşümün öne çıktığı bir dönemde hayata geçirilen TEKNOSAB projesi büyük değer taşıyor. Bursa’nın sanayi ve teknolojide hak ettiği noktaya ulaşması adına güçlü bir kadronun ve vizyoner bir yaklaşımın ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu süreçte şehrimize kattığı değer için Sayın Başkanımız İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza teşekkür ediyoruz.” dedi. “BTSO’nun Vizyoner Çalışmalarını Destekliyoruz” MUŞSİAD olarak iş dünyasının önemli bir parçası olduklarını ifade eden Durgun, BTSO ile iş dünyası arasındaki güçlü diyaloğu önemsediklerini belirterek, “Doğru atılan adımlar tüm kentin gelişimine katkı sağlar. Son dönemde Bursa’da yaşanan gelişim sürecini yakından takip ediyoruz. MUŞSİAD olarak bizler de BTSO çatısı altında ortaya konulan istikrarlı ve vizyoner çalışmaları destekliyoruz.” diye konuştu.

"Ömür boyu bedava kahve" kampanyası geri döndü: Sıradaki Şanslı kim olacak? Haber

"Ömür boyu bedava kahve" kampanyası geri döndü: Sıradaki Şanslı kim olacak?

Türkiye'nin önde gelen kahve zincirlerinden Espressolab, mobil uygulamasına üye olan 1 milyonuncu kullanıcıya ömür boyu bedava kahve hediye edeceğini duyurdu. Kazanan, noter onaylı ve şeffaf bir süreçle belirlenerek dijital mecralarda duyurulacak. Espressolab, mobil uygulamasının kullanıcı sayısının 1 milyona yaklaşmasıyla birlikte "Ömür Boyu Bedava Kahve" kampanyasını yeniden başlattı. Şirket, mobil uygulama üzerinden yürüttüğü sadakat programı ve dijital üyelik yapısını yeni kampanya ile genişletmeyi hedefliyor. Şubat 2025'te hayata geçirilen kampanyanın ilk aşamasında, uygulamanın 300 bininci üyesi olarak ödülü kazanan Oğuzhan Özdoğan, ömür boyu ücretsiz kahve hakkının sahibi olmuştu. Kampanyanın yeni aşamasında ise Espressolab Mobil Uygulaması'na ilk kez kaydolan 1 milyonuncu kullanıcı aynı ödülün sahibi olacak. 12 Mayıs 2026 itibarıyla başlayan kampanya kapsamında kazananın, noter onaylı şekilde Espressolab'in dijital medya hesapları üzerinden duyurulacağı belirtildi. "1 MİLYONUNCU ÜYEMİZİ ÖZEL BİR SÜRPRİZLE KARŞILIYORUZ" Kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan Espressolab CMO'su Ersin Kefeli şunları söyledi: "Geçtiğimiz yıl mobil uygulamamızın 300 bininci üyesi için gerçekleştirdiğimiz kampanya kullanıcılarımızdan yoğun ilgi görmüştü. Uygulamamızın 1 milyon kullanıcıya yaklaşmasıyla birlikte aynı kampanyayı yeniden hayata geçirmek istedik. Mobil uygulamamızı bir sadakat sisteminden öte kullanıcı deneyimini güçlendiren dijital bir platform olarak geliştirmeye devam ediyoruz. Kullanıcılarımızın uygulama üzerinden sipariş verebilmesi, puan kazanabilmesi ve kampanyalara hızlı şekilde erişebilmesi bizim için önemli." MOBİL ÜYELİĞE ÇOK YÖNLÜ KULLANIM Espressolab, geçtiğimiz dönemde mobil uygulamasını dijitalleşme çalışmaları kapsamında geliştirerek sadakat programı, kampanya yönetimi ve online alışveriş süreçlerini tek platformda toplamıştı. Yapılan açıklamaya göre; uygulamayı kullanan üyeler online siparişin yanı sıra O-Club sadakat programı kapsamında yaptıkları harcamalardan da LabCoin kazanma imkanı buluyor. Bu sistemle kullanıcılar harcama düzeylerine göre LabClassic, LabPlus ve LabPremium seviyelerine geçiş yaparak ücretsiz içecek, içecek boyu yükseltme ve özel etkinlik davetleri gibi çeşitli avantajlardan yararlanabiliyor. Son altı aylık harcama tutarına göre güncellenen seviye sistemiyle kullanıcıların uygulama kullanımına bağlı olarak farklı fırsatlara erişmesi sağlanıyor. Espressolab, 1 milyonuncu üyeye yönelik başlattığı kampanyayla birlikte dijital üyelik sisteminde kullanıcı deneyimini de daha ileriye taşımayı hedefliyor.

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı! Haber

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı. İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar Haber

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar

Dijital üretim alanında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sektöre yön veren TREX tarafından, üretim yönetimine farklı bir bakış açısı getirmesi hedeflenen ‘Fabrikanı Keşfet 2026' etkinliği büyük ilgi gördü. Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "FABRİKALARIN İÇERİSİNDE YATAN FABRİKALARI KEŞFETMEK İSTİYORUZ" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "DİJİTAL DÖNÜŞÜM TEKNİK DEĞİL, EKONOMİK BİR KONUDUR" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "ÇOK ZOR BİR YILIN İÇİNDEN GEÇİYORUZ" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "VERİYİ DOĞRU OKUYARAK HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "TRUMP GELEREK OLAYI BOZDU" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti. "FABRİKAYI BİR KERE DAHA KEŞFETMEK LAZIM" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "VATANDAŞ BENİMSEMİYORSA REÇETE TUTMUYOR" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi. "KİTLELER MANTIĞIN DEĞİL MENFAATİN PEŞİNDE KOŞUYOR" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "DİJİTALLEŞME DÜNYANIN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

UTİB İpek Böceği ödülleri sahiplerini buldu: Tekstilde 1,2 milyar dolarlık başarı Haber

UTİB İpek Böceği ödülleri sahiplerini buldu: Tekstilde 1,2 milyar dolarlık başarı

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), küresel piyasalardaki tüm zorlu koşullara rağmen 2025 yılında Türk bayrağını dünya pazarlarında dalgalandıran "İhracatın Devleri"ni ödüllendirdi. Bursa’da düzenlenen görkemli törende, 2025 yılı performanslarıyla fark yaratan 51 firma podyuma çıktı. Yılın ihracat şampiyonu ise Fistaş Fantazi İplik oldu. İhracatın Devler Ligi: İlk 10 Belli Oldu 2025 yılında tekstil ihracatına yön veren ve İpek Böceği Ödülleri’nde zirveyi göğüsleyen ilk 10 firma, sektörün üretim ve pazarlama gücünü bir kez daha kanıtladı. Listenin başında yer alan Fistaş Fantazi İplik'i sırasıyla; Almaxtex Tekstil, Yeşim Satış Mağazaları, Küçükçalık Tekstil ve ACN-TR Dış Ticaret takip etti. İhracatın zirvesindeki diğer isimler ise Marteks Marmara Tekstil, Harput Tekstil, Berteks Pazarlama, Vanelli Tekstil ve Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri oldu. Bu dev kuruluşlar, sağladıkları döviz girdisiyle tekstil sektörünün sürdürülebilir büyümesindeki lokomotif rollerini bir kez daha tescillediler. Zor Şartlarda 1.2 Milyar Dolarlık Başarı Hikayesi Etkinliğin açılış konuşmasını yapan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, tekstil sektörünün direnç gücüne dikkat çekti. Rekabetin her zamankinden zor olduğu bir iklimde UTİB olarak 1 milyar 222 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştıklarını belirten Engin, "Bu ödüller sadece birer plaket değil; azmin, emeğin ve ‘Made in Türkiye’ imzasını dünyaya taşıma kararlılığımızın birer tescilidir." dedi. Ticaretin Yeni Anayasası: Yeşil Mutabakat 2026 yılına dair stratejik bir yol haritası çizen Engin, sürdürülebilirliğin artık bir seçenek değil, "ticaretin yeni anayasası" olduğunu vurguladı. Sektörün geleceği için devlet desteği ve uygun finansman imkanlarının kritik önemde olduğunu ifade eden Engin, "Yeşil Mutabakat ve dijitalleşme projelerimize hız kesmeden devam edecek, tasarım ve inovasyonu en güçlü kasımız haline getireceğiz." mesajını verdi. İş Dünyasından Tam Destek ve Ortak Vizyon Törende, tekstil sektörü ve iş dünyasının temsilcileri ile oda başkanları da sektörün geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Bursa’nın ihracatındaki başarıları ve tekstille olan sinerjiyi vurgulayan UİB Koordinatör Başkanı ve OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, "Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bu dönemde, Bursa’nın üretim gücü ve ihracatçı firmalarımızın adaptasyon yeteneği, Türkiye’nin en büyük rekabet avantajıdır" dedi. Bursa iş dünyasının üretim azmine dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ise, "Zorlu bir yılı başarıyla geride bırakan ihracatçılarımız, sadece ekonomik bir değer yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin küresel arenadaki itibarını da yükseltiyorlar." ifadelerini kullandı.

Başkan Alper Taban duyurdu: İnegöl Belediyesi'nin 4 yeni hizmeti e-Devlet'te! Haber

Başkan Alper Taban duyurdu: İnegöl Belediyesi'nin 4 yeni hizmeti e-Devlet'te!

İnegöl Belediyesi, dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında 4 yeni hizmeti daha e-Devlet’e entegre ederek toplam hizmet sayısını 45’e çıkardı. Belediye Başkanı Alper Taban, “Vatandaşımızın hayatını kolaylaştıran her adım bizim için öncelikli” dedi. Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla dijitalleşme çalışmalarını aralıksız sürdüren İnegöl Belediyesi, e-Devlet kapısındaki hizmet ağını genişletmeye devam ediyor. Yerel yönetimler arasında e-Devlet üzerinde en fazla hizmet sunan belediye olma unvanını elinde bulunduran İnegöl Belediyesi, son olarak 4 yeni hizmeti daha sisteme dahil etti. E-DEVLET’TEN 45 HİZMET SUNULUYOR Yapılan çalışma kapsamında; Çevre Temizlik Vergisi ile İlan ve Reklam Vergisi bildirim işlemleri tüzel ve gerçek kişiler için tamamen dijital ortama taşındı. Bu yenilikle birlikte hem vatandaşların hem de işletme sahiplerinin işlemlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirmesi hedefleniyor. İnegöl Belediyesi’nin e-devlet üzerinden sunduğu hizmetler daha önce 50’leri bulurken, belirli zaman dilimlerinde e-devlet üzerinde yapılan güncellemelerde bazı hizmetlerin kapatılması veya birleştirilmesi sonucunda bugün güncel olarak 45 oldu. TEKNOLOJİYİ MERKEZE ALAN YÖNETİM ANLAYIŞI Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, dijitalleşmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı. Başkan Taban, “Teknolojiyi merkeze alan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Amacımız, vatandaşlarımızın belediye hizmetlerine en hızlı ve en kolay şekilde ulaşmasını sağlamak. E-Devlet kapısında sunduğumuz hizmet sayısını da artırarak hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de bürokrasiyi azaltıyoruz” ifadelerini kullandı. DİJİTAL DÖNÜŞÜM DEVAM EDECEK Başkan Taban, dijital dönüşüm çalışmalarının artarak devam edeceğini de belirterek, “İnegöl’ü geleceğe taşıyacak adımları kararlılıkla atıyoruz. Vatandaş memnuniyetini artıran, hayatı kolaylaştıran her projeyi hayata geçirmeye devam edeceğiz. İnegöl Belediyesi’nin dijitalleşme hamleleri hem kamu hizmetlerinde verimliliği artırmaya hem de vatandaşlarımıza daha hızlı, erişilebilir ve pratik çözümler sunmaya devam edecek” dedi.

Bursa AB Bilgi merkezi'nden anlamlı buluşma: Kadın çiftçiler sürdürülebilir gelecek için masada! Haber

Bursa AB Bilgi merkezi'nden anlamlı buluşma: Kadın çiftçiler sürdürülebilir gelecek için masada!

Bursa AB Bilgi Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve "2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı" kapsamında düzenlediği iftar programıyla; Bursa’nın tarımsal üretim gücünü, kooperatifleşme başarılarını ve uluslararası pazardaki yerini zirveye taşıyan kadın liderleri aynı masada buluşturdu. AB Bilgi Merkezleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye genelinde kapsamlı bir etkinlik dizisine imza atıyor. Bu yıl Dünya Kadınlar Günü’nün Ramazan ayına denk gelmesi vesilesiyle, 6–13 Mart tarihleri arasında 15 farklı şehirde düzenlenen buluşmalar, kadın çiftçilerin ortak bir iftar sofrasında bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları için anlamlı bir zemin oluşturuyor. Bu buluşmalar, kadın üreticilerin kırsal kalkınmaya ve sürdürülebilir geleceğe sundukları katkıları bir kez daha ön plana çıkarıyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, kentin ekonomik ve sosyal kalkınmasında lokomotif rol üstlenen kadın üreticileri ile bu kapsamda anlamlı bir organizasyon gerçekleştirdi. 1889 Bursa Double F Restoranı’nda düzenlenen "Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor” etkinliği; geleneksel tarım yöntemlerinden teknolojik fide üretimine, yerel kooperatifleşmeden dünya fuarlarındaki ödüllere uzanan geniş bir başarı yelpazesine ev sahipliği yaptı. Programa; BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, BTSO Meclis Divan Kâtibi Gülçin Güleç, TOBB Bursa Kadın Girişimciler İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve Komite temsilcileri, BTSO Kadın Meclis ve Komite Üyeleri ile Bursa’nın dört bir yanından gelen kadın kooperatifleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve akademik oda temsilcileri katıldı. “FARKLILAŞMAYI ANCAK KADINLARLA OLUŞTURABİLİRİZ” Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisindeki değişim sürecine dikkat çekerek kadınların bu yeni düzendeki stratejik önemini vurguladı. Burkay, “Dünya yapay zekâ ve dijitalleşme çok hızlı bir değişimden geçiyor. Sanayi devrimindeki 'ne üretirsen satılır' anlayışı geride kaldı; bugün üretim dünyanın her yerinde yapılabiliyor. Bu rekabet ortamında bizi farklılaştıracak olan aklı, ancak kadınlarla birlikte oluşturabiliriz. Kadının doğasında bulunan detaycılık ve inovatif dokunuşlar, günümüzün büyük dönüşümlerinin anahtarıdır." ifadelerini kullandı. BTSO bünyesinde girişimci kadınlar için gerçekleştirdikleri projelere değinen İbrahim Burkay, iş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School gibi platformlarda liderlik programları yürüttüklerini belirterek, "Toplumun dengesini sağlayan kadınlarımızın hem sanatta hem ekonomide hem de sosyal hayatta daha güçlü yer alması için her projeye destek vermeye devam edeceğiz." dedi. 1,9 MİLYAR EURO’LUK HİBE Türkiye’de tarım-gıda sektöründe rekabeti artırmak amacıyla 2011’den bu yana TKDK aracılığıyla 1,9 milyar Euro’nun üzerinde hibe desteği sağlayan AB IPARD programı; özellikle kadın ve genç girişimcilerin modernizasyon yatırımlarına öncelik veriyor. Bu kapsamda Türkiye’nin en yüksek ölçekli kadın kooperatifi yatırımlarından birine imza attıklarını belirten BTSO Meclis Divan Katibi ve Bursa Fide Agro Turizm Kooperatifi Kurucusu Gülçin Güleç, kooperatifleşmenin toplumsal etkisine değinerek, "40 bin metrekarelik alanda, tam otomasyon sistemiyle yılda 70 milyon adet fide üretim kapasitesine ulaştık. AB’nin IPARD programı desteğiyle kurduğumuz bu yapı sayesinde, özellikle eşini kaybetmiş veya üretim imkânı kısıtlı olan kadınlarımıza her yıl 25 milyon fideyi ücretsiz teslim ediyoruz.” dedi. "AB DESTEĞİYLE TERSİNE GÖÇÜ BAŞLATTIK" Güleç, kooperatif olarak söz konusu süreçten herhangi bir gelir elde etmediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Amacımız kadınların üretime katılması ve ekonomik olarak güçlenmesi. Bu projenin farkında olmadan ortaya çıkardığı başka bir önemli sonuç da büyükşehirde yaşayan 38 ailenin köylerine dönerek yeniden üretime başlaması oldu. Kadın olmak dünyanın her yerinde zor; ancak doğru iletişimle bu zorluğu bir avantaja dönüştürebiliriz. Bu noktada Avrupa Birliği’nin kooperatiflere sağladığı destek ve katkılar bizler için son derece kıymetlidir." BERLİN’DEN İZNİK’E BAŞARI HİKAYELERİ PAYLAŞILDI Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Kooperatifi Başkanı Mahinur Makar da ITB Berlin 2026 Fuarı’ndan aldıkları ödülle Bursa’nın tanıtımına katkı koyduklarını belirterek, "Sürdürülebilir turizmin küresel mührü olan 'Green Destinations' sertifikamızı alarak, şehrimizin doğasını ve kültürel mirasını uluslararası arenada tescilledik. Hedefimiz kadınlarımızın dokunuşuyla 'Yeşil Bursa' imzasını dünyaya duyurmaya devam etmek." dedi. “BİRLİKTE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” İznik Üreten Kadınlar Kooperatifi Başkanı Havva Çandar ise hayata geçirdikleri projelerle bin 300 kadına ulaştıklarını belirterek, “Evlerinde üretim yapan ama ürünlerini sandıklarda saklayan kadınlarımızı gün yüzüne çıkarmak için yola çıktık. Bugün Mihraplı Kent Parkı’ndaki kafe-restoranımızda bu emekleri satışa sunuyor, kadın elinin sadece üretimde değil, işletmecilik ve inovasyonda da ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyoruz. Birlikte büyümeye ve dünyayı kadın emeğiyle güzelleştirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz"

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısı ile şube olarak 2026 yılında hayata geçirecekleri proje ve çalışmaları anlattı. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube merkezinde gerçekleştirilen basın toplantısında Şirin Rodoplu Şimşek, açıklamasında geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdikleri genel kurullarının ardından üyelerinin takdiri ile yeniden göreve gelerek, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Dönem Yönetim Kurulu olarak görevlerine başladıklarını belirtti. Genel kurullarında ortaya konulan görüşlerin, meslektaşlarının beklentilerinin ve Bursa’ya ilişkin ortak kaygıların, önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz çalışmaların çerçevesini belirlediğini ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, mimarlık mesleğinin gelişimini gözetmenin yanı sıra Bursa’nın sağlıklı, planlı ve yaşanabilir bir kent olarak geleceğe taşınmasına katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Bu anlayışla, kentimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren mimarlık, planlama ve kentleşme konularında, kamu yararını esas alan ve bilimsel temellere dayanan bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. “Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına üzerimize düşeni yapacağız” Kentlerin geleceğini belirleyen planlama kararlarının bilimsel, katılımcı ve kamu yararını gözeten bir anlayışla şekillenmesi gerektiğine inandıklarını belirten Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında da Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, “Bu kapsamda 2026 yılında Bursa’nın mekânsal gelişimini ilgilendiren planlama süreçlerini yakından takip edecek, Kent kimliğini, doğal değerleri ve kültürel mirası koruyan politikaları savunacak, hızlı büyüme baskısı, plansız yapılaşma ve çevresel riskler karşısında mimarlık disiplininin bilgi birikimini kamu yararı doğrultusunda ortaya koyacağız. Bursa’nın şehir anayasası niteliğindeki 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı ve yerel kentsel tasarım projelerinde paydaş olarak süreci takip etmeye devam edeceğiz. Çarşamba, Altıparmak ve diğer kritik bölgelerdeki Kentsel Tasarım projelerinde görüş ve önerilerimizi sunacağız. Gemlik Belediyesi ile Umurbey Mahallesi Merkez Bölgesi için yapılacak ulusal ölçekte kentsel tasarım yarışmasını birlikte gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. “Risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştireceğiz” Bursa’nın deprem kuşağında yer alması sebebiyle, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak ve risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştirmek öncelikleri arasında yer alacağını vurgulayan Şirin Rodoplu Şimşek, “Yeni kurduğumuz Afet Komitesi bünyesinde daha organize ve kurumsal bir şekilde çalışmaları sürdüreceğiz, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve sağlıklı kentsel dönüşüm yaklaşımlarının tartışılması, Bilimsel toplantılar, çalıştaylar ve kamuoyu bilgilendirme etkinlikleri düzenlenecek, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla iş birliği yapılması hedeflenmektedir. Afet ve deprem konularında toplum farkındalığını artırmak ve risk azaltma stratejilerini yaygınlaştırmak için planlı ve düzenli eğitim programları, simülasyon çalışmaları ve saha incelemeleri de yürütülecektir” dedi. “Plansız yapılaşma ile mücadelemiz sürecek” 2026 yılında kaçak yapılaşma ve imar kirliliği ile mücadele gündemimizin önemli başlıklarından biri olacağını ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “ Tarım alanları ve ekolojik dengesi hassas bölgelerde plansız yapılaşmaya karşı etkin mücadele, kamuoyu ve ilgili kurumlarla görüş ve öneri paylaşımı ve mevzuata aykırı yapıların tespit ve raporlanması süreci, konularında çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. “Meslektaşlarımızın her zaman yanındayız” Mimarların meslek hakları ve mesleki gelişimi öncelikleri arasında yer aldığının altını çizen Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında meslek içi eğitimler, seminerler, teknik geziler ve atölye çalışmaları düzenlenecek, genç mimar ve öğrenciler için staj programları ve mentorluk çalışmaları devam edecek, dijitalleşme ve yeni tasarım araçları konusunda bilgilendirmeler yapılacak, sosyal ve kültürel etkinlikler artırılarak meslektaş dayanışması güçlendirilecektir” diyerek, “Yeni komite ve komisyonlar kurularak mesleki konularda daha etkin çalışmalar yürütülecek, meslektaşların mesleki haklarını savunmak ve uygulamalarda görünürlüğünü artırmak için rapor, öneri ve kamuoyu bilgilendirme faaliyetleri yapılacaktır” ifadelerini kullandı. “Kültürel mirasımızı korunması çalışmalarımız sürecek” Bursa’nın tarihsel ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmaların öncelikleri olacağını anlatan Şirin Rodoplu Şimşek, “İznik ve Hanlar Bölgesi gibi tarihi dokusu açısından önemli bölgelerde ilgili kurumlarla iş birliği, tarihi kent dokularının yaşatılması ve kültürel mirasın sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi, mevcut tarihi ve kültürel miras niteliğindeki yapıların tespit ve korunması ve tarihi alanlarda restorasyon, adaptasyon ve kamusal kullanıma yönelik projelerde katkı sağlanması ana çalışma başlıklarımız olacak” dedi. “Yönetmelikler ve ruhsat süreçlerinde etkin olacağız” Şirin Rodoplu Şimşek, Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, meslektaşlarının haklarını korumak, nitelikli proje üretimini desteklemek ve şehirde uygulama birliğini sağlamak amacıyla yönetmelikler ve ruhsat süreçleri konusunda etkin çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Şirin Rodoplu Şimşek, şunları söyledi:

Bursa YMM Odası’ndan "Güçlü Ekonomi" mesajı: "Kamu ile işletmeler arasında köprüyüz" Haber

Bursa YMM Odası’ndan "Güçlü Ekonomi" mesajı: "Kamu ile işletmeler arasında köprüyüz"

Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın geleneksel iftar programı, oda üyeleri ile Bursa protokolünü aynı sofrada buluşturdu. Podyum Davet’te düzenlenen gece, maliye teşkilatının yöneticileri, daire müdürleri, akademik oda başkanları ile TÜRMOB ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (BSMMMO) yönetiminin de katılımıyla gerçekleşti. Programa, Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Defterdarı Halil Tekin ve Vergi Denetim Kurulu Başkanı Ulvi Cantürk Kaya, Bursa Defterdarlığı Grup Müdürleri, Vergi Dairesi Müdürleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Gecede konuşan Bursa YMM Odası Başkanı İhsan Akar, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak, “Ramazan ayının ülkemize, dünyamıza ve bütün insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini, başta bölgemiz olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşanan savaş ve zulümlerin son bulmasını diliyoruz” dedi. “İşletmeler ile kamu otoritesi arasında güvenli bir köprü görevi yapıyoruz” Yeminli mali müşavirlerin üstlendiği kamu sorumluluğuna dikkat çeken Başkan Akar, mesleğin maliye politikasının etkin uygulanması, kayıtlı ekonominin güçlendirilmesi ve vergi sisteminin sağlıklı işlemesi açısından kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Ekonomik hayatın hızla değiştiğine işaret eden, Bursa ekonomisi açısından da önemli bir kurum olduklarını belirten Bursa YMM Odası Başkanı İhsan Akar, dijitalleşme, e-dönüşüm uygulamaları, veri analitiği ve risk odaklı denetim süreçlerinin mesleği de dönüştürdüğünü söyledi. Yeminli mali müşavirlerin işletmeler ile kamu otoritesi arasında güvenli bir köprü görevi gördüğünü vurgulayan Akar şöyle konuştu: “Yeminli Mali Müşavirler olarak sadece işletmelerin finansal tablolarını denetleyen ve tasdik eden değil, geleceği öngören, mali riskleri yöneten ve mesleğini dürüstlük ile şeffaflık ilkeleri çerçevesinde icra eden bir anlayışla hareket etmeliyiz. Bursa ekonomisi büyümeye devam ediyor ve Oda olarak en büyük hedefimiz, meslek onurunu koruyan, mesleki bağımsızlığını tavizsiz sürdüren ve topluma değer katan bir yeminli mali müşavirlik camiasını daha da güçlendirmektir. Çünkü sağlıklı ve güçlü bir mali sistem, güçlü bir ekonomi, güçlü bir ekonomi ise güçlü bir Türkiye demektir.” Programda söz alan Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu da Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini ifade ederek, bu tür organizasyonların toplumsal kaynaşmaya katkı sunduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.