SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijitalleşme

Söz Bursa - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BUMİAD’da 2026 ekonomisi masaya yatırıldı: Yatırımda Euro, borçlanmada Dolar dönemi Haber

BUMİAD’da 2026 ekonomisi masaya yatırıldı: Yatırımda Euro, borçlanmada Dolar dönemi

Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği’nde (BUMİAD) düzenlenen “Piyasalarda Bayrak Değişimi ve 2026’ya Dair Beklentiler” konulu etkinlikte, dünya genelinde yaşanan siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmeler karşısında, iş insanlarının belirlemeleri gereken stratejiler ele alındı. Etkinliğin açılışında konuşan BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, iş insanlarının oluşturdukları ekonomik değerle, ülke kalkınmasına büyük katkılarda bulunduğunu söyledi. Olası risk faktörlerinin savuşturulmasına yönelik izlenmesi gereken yol haritalarının belirlenmesinde uzman görüşlerinin önemine dikkat çeken Güler, uzman isimlerin konuk olduğu etkinliklerle, kriz yönetimi ve finans okur yazarlığı konularında farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. Açılış konuşmasının ardından sunumda bulunan İş Leasing Marmara Bölgesi Şube Müdürü Ergün Önder, ekonomi dünyasının siyasal ve sosyal alanlardaki gelişmelerden bire bir etkilendiğini söyledi. Uluslararası risk faktörleri Ukrayna, Ortadoğu, Asya-Pasifik hattındaki gerilimlerin savaş riski taşımasa da sürekli belirsizlik ortamı oluşturduğuna vurguda bulunan Önder, “Şimdi bunlara İran krizi de eklendi. Bilindiği üzere İran para biriminin dolar karşısındaki yüksek oranlı değer kaybı, İran ekonomisini bir anda alt üst etti. Bu durumu protesto eden geniş halk kitlelerinin sokak eylemleri, bir noktadan sonra ayaklanmaya dönüştü. Geniş eylemlerin eriştiği boyut Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a askeri müdahalesini gündeme getirdi. Piyasalar, Amerika’nın İran’a sınırlı müdahalesini satın almış durumda. Ancak iş, İran’da rejim değişikliğine giderse, işte bu felaketin habercisi olur. İran’dan Türkiye’ye yönelebilecek mülteci akını, enflasyon oranını yeniden 3 haneli rakamlara çıkarabilir” diye konuştu. Yatırımlarda euro borçlanmalarda dolar Dolar-euro paritesinin iki para biriminden hangisinin yatırımlarda, hangisinin ise borçlanmalarda tercih edilmesiyle ilgili önemli ipuçları verdiğine işaret eden Önder, yatırım yaparken ‘eoru’nun, borçlanırken ise doların tercih edilmesinin isabetli olacağını vurguladı. 2025’deki yabancı para girişlerinin büyük oranda ‘euro’ endeksli gerçekleştiğini ifade eden Önder, “Dolar ve TL, Avrupa Birliği para birimi ‘euro’ karşısında geçen yıl değer kaybetti. Yıl boyunca kronik hal alan bu gerileme, girişimcilerin yatırımlarını yabancı varlıklara, borçlanmalarını ise yerli varlıklara yönlendirmelerini haber vermektedir” dedi. Robotik sistemlerle gelen işsizlik tehlikesi Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa merkezli robotik sistemler sürecine girildiğini, insan işgücünün bu süreçten olumsuz etkileneceğini ifade eden Önder, dijitalleşme süreciyle robot işçiler olgusunun da gündeme geldiğini belirtti. Dijitalleşmenin, hizmet ve üretim sektörlerinde insan emeğine olan ihtiyacı ortadan kaldıracağını ifade eden Önder, bu durumun dünya genelinde işsizliği de beraberinde getireceğini vurguladı. Kripto para birimleri geleceğe damga vuracak Dijitalleşmeyle beraber uluslararası ekonomilerde geçerli para varlıklarının, kripto para birimlerinden oluşacağını belirten Önder, firmaların portföylerinde yüzde 1.5 ilâ yüzde 3 oranında kripto paralar bulundurmalarının önemine dikkat çekti. Yükselen altın fiyatlarından da söz eden Önder, altındaki yükselişin 2026’nın ilk çeyreğinde devam edeceğini ancak yılın üçüncü çeyreğiyle birlikte altın fiyatlarının aynı çizgide sabit kalacağını ileri sürdü. Sunumun ardından, BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, konuk konuşmacı İş Leasing Marmara Bölgesi Şube Müdürü Ergün Önder’e teşekkür plaketi takdim etti. Programın sonunda BUMİAD yönetimi, BUMİAD üyeleri ve İş Leasing Marmara Bölgesi Şube Müdürü Ergün Önder hatıra fotoğrafında bir araya geldi.

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı Haber

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı

Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) tarafından düzenlenen “İkiz Dönüşüm Sürecinde Yalın Üretim ve Dijitalleşmenin Önemi” konulu panelde, iş dünyası temsilcilerine, dijitalleşme ve dijitalleşme sürecinde yalın dönüşümün önemi anlatıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası( BTSO) işbirliği ile Bursa Teknoloji Koordinasyon ve AR-GE Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirilen organizasyona TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu, TOSYÖV Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Artvin-Kafkas-Ahıska-Batum Dernekleri Federasyonu (ARTKAFKON) Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Celal Manasoğlu, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Erdinç Acar, akademisyenler, iş dünyasının ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. “Dijitalleşme yalın dönüşümle verimli oluyor” TOSYÖV Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, programın açılışında yaptığı konuşmasında dijitalleşmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna vurgu yaparak, “Dijitalleşme ve yalın dönüşüm geleceğimiz için iki hayati konu. Bu kavram ve çalışmalar değer yaratma yolunda israfı önleyerek daha fazla kaynak ve zaman sağlar. İş yaşamının gündeminde olan dijitalleşme tek başına yeterli bir kavram değil, yalın dönüşümle verimlilik denetlenebiliyor. Ülkemiz uzun yıllardır üretim ekonomisi ile ilerliyor. 2000’li yıllardan önce dijitalleşme çalışmalarına başlayarak sistemimize değer katmaya başladık ancak günümüzde bu sistemin veriminin ölçülebilmesi için yalın dönüşümle desteklenmesi gereği ortaya çıktı. Bu iki kavramı birleştirdiğimiz zaman gerçekten değer yaratabildiğimizi anladık” dedi. “Değişime ayak uyduranların ayakta kalacağı bir dünyadayız” TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu ise konuşmasında, “Bugün iş yaşamında verimin sağlanması için elzem olan iki kavramı konuşmak için bir araya geldik. Biz bu iki kavramı birbirinden ayıramamayı deneyimleyerek öğrendik. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki artık dünyada sadece dijitalleşmeyi sağlayanların değil değişime uyum sağlayabilenlerin ayakta durduğu bir düzen işliyor. Dijitalleşme artık bir makine parkının yenilenerek, yeni bir yazılımı sisteme dahil etmekten ibaret değil. Tüm çalışmalara rağmen israf hala sürüyorsa ve dijitalleşme hızlı ama kontrolsüz bir karmaşa üretiyorsa, verimi getirecek zihinsel ve sistemsel dönüşümü sağlayacak her türlü gelişim desteklenmeli. TOSYÖV olarak bizler KOBİ’lerin dönüşüm yolunda yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz Çünkü KOBİ’ler ülkenin yüzde 95'ini oluşturan küçük, orta, büyük ya da büyük büyük ölçek işletmeler. Yani Türkiye'nin yüzde 95'i.Bizler TOSYÖV üyeleri olarak bu anlamda farkındalığı oluşturmak, ‘KOBİ’lerin ihtiyaçlarıyla ilgili çözümler üretecek verileri sahadan toplayarak işlemek gibi önemli görevlere sahibiz. Bu bilinç ve sorumlulukla çalışmalarımızı yürütüyoruz” şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz da konuşmasında sanayisi ve üretim anlayışı ile Türkiye ekonomisinin en büyük destekçilerinden olan Bursa’nın birçok alanda öncü çalışmalara imza attığını belirterek, organizasyon için TOSYÖV yetkililerine teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından program TOSYÖV Akademi Başkanı Cüneyt Örkmez, ICT Certify İş Geliştirme Direktörü Didem Erdoğdu katılımcılara yönelik sunumlarını gerçekleştirerek, çalışmaları hakkında bilgiler verdi. “Dijitalleşmenin doğru kullanımı israfın önüne geçecektir” Programın son bölümünde Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital İkon Kurucusu Prof. Dr. Pelin Vardarlıer, “Dijitalleşme Yolculuğu: Nereden başlamalı, nasıl ilerlemeli?” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Pof. Dr. Pelin Vardarlıel, sunumunda yalın dönüşüm çalışmalarıyla verimin ölçülmediği dijitalleşmenin firmalarda zaman ve nakit kaybına yol açtığının altını çizdi. Firmalarda dijitalleşmeyi sağlayan sistem ve yazılımların yanı sıra çalışanlarda bu konuda bilgi ve bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Varlıel, “Yalnızca sisteme yapılan yatırımlar bazı durumlarda çalışanlarda değişime yönelik bir direnci oluşturuyor ve kullanılmıyor. Firma çalışanları da dönüşüme hazır ve istekli hale getirilmeli. Aksi halde sisteme entegre edilemeyen yatırımlar israftan öteye geçemiyor. Bu durumun çok fazla örneğine rastlıyoruz. Firmalarda öncelikle verimlilik bilinci oturtulmalı” ifadelerini kullandı. Programın sonunda TOSYÖV yöneticileri tarafından konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi.

GOTEC-G emin adımlarla ilerliyor Haber

GOTEC-G emin adımlarla ilerliyor

Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde 20 yıldır kauçuk-metal ve plastik parçalar için yüzey işlemleri ile yapıştırma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türk-Alman ortaklı GOTEC-G, küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik belirsizliklere rağmen üretim gücünü ve sektördeki konumunu korumayı başarırken, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını güçlendirerek ana sanayiye daha rekabetçi çözümler sunmaya devam edecek. GOTEC-G Genel Koordinatörü İldem Doğan yaptığı açıklamada, 2025 yılını değerlendirirken 2026’ya yönelik beklenti ve hedeflerini dile getirdi. “Maliyet baskılarını verimlilikle yönettik” 2025 yılında Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kabiliyetini muhafaza ettiğini ifade eden Doğan, artan enerji, işçilik ve finansman maliyetlerinin sanayi şirketleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün değişen dış pazar koşullarına hızlı uyum sağlayarak sanayinin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurgulayan Doğan, “2025’te maliyet enflasyonu ve finansmana erişim sektörün temel risk başlıkları arasında yer aldı. GOTEC-G olarak bu süreci; verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi, kalite odaklı üretim anlayışı ve esnek operasyon yapımız sayesinde dengeli bir şekilde yönettik” dedi. 2026’da dengeli büyüme beklentisi 2026 yılına yönelik öngörülerini de paylaşan GOTEC-G Genel Koordinatörü İldem Doğan, daha dengeli bir ekonomik büyüme beklendiğini ancak maliyet ve finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Otomotiv sektöründe teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin belirleyici olacağını belirten Doğan, şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını güçlendirerek ana sanayiye daha rekabetçi çözümler sunmayı hedefliyoruz. Bu adımlar, GOTEC-G’nin sektördeki konumunu daha ileri taşırken uzun vadeli büyümemizi de destekleyecek.” Sanayi yatırımları ve istihdam vurgusu Pandemi sonrası oluşan ekonomik ve toplumsal etkilerin kalıcı şekilde giderilmesi için sanayi yatırımlarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Doğan, verimlilik odaklı dönüşümün ve istihdamın Türkiye’nin küresel rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Nitelikli insan kaynağının ülkede tutulmasının stratejik bir gereklilik olduğuna işaret eden İldem Doğan, gençlere yönelik istihdam ve gelişim olanaklarının artırılması gerektiğini söyledi. Doğan açıklamasında, “Genç neslin ülkesine güvenle bağlanabilmesi, inovasyonu ve üretimi destekleyen güçlü istihdam olanaklarıyla mümkün. Beyin göçünün önüne geçmek ve gençlerimize geleceğe dair umut vermek, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için hayati önemdedir” şeklinde konuştu. “Katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” GOTEC-G olarak bu hedeflere katkı sunma sorumluluğuyla hareket ettiklerini ifade eden İldem Doğan, “Üretim gücümüzü, teknoloji odaklı yatırımlarımızı ve çözüm odaklı yaklaşımımızı geliştirerek hem ana sanayiye hem de ülke ekonomisine değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

İnegöl’de yapılar kimlikleniyor Haber

İnegöl’de yapılar kimlikleniyor

İnegöl Belediyesi’nin hayata geçirdiği QR kodlu numarataj uygulamasıyla şehirdeki yapılar kimlik kazanıyor. Şu ana kadar 5 mahallede QR kodlu numaratajların montajı tamamlandı, 116 mahallenin tamamında tüm yapılara uygulanacak. Bu uygulamayla yapılan güncel durumlarının da tespitleri yapılmış oluyor. İnegöl Belediyesi şehirdeki yapıların kimliklerinin oluşturulması ve şehrin dijital ikizi çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği QR kodlu numaratajların montajlarını sürdürüyor. İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmada, şehirdeki tüm binaların numaratajları yenilenirken, yeni numaratajda ise en büyük özellik QR kod uygulaması. QR koda yüklenen bilgilerle vatandaşlara da ciddi kolaylıklar sağlanırken, aynı zamanda; yapıya ait mahalle, ada/parsel ve adres bilgisi, inşaat ruhsat tarihi ve yapı kullanma tarihi, afet durumu için yapıya ait en yakın 3 toplanma alanının konumları, ayrıca istediklerinde yapıdaki ilgili daireye ait numarataj belgesi alabilmeleri sağlanıyor. 5 MAHALLEDE 12 BİN 400 YAPININ QR KODLU NUMARATAJ MONTAJI YAPILDI 2024 yılında numarataj üretimi için makine alımı yapan İnegöl Belediyesi, 2024’ün ikinci yarısında pilot bölge olarak belirlenen Kemalpaşa Mahallesinde başladığı uygulamada bugün itibariyle; Kemalpaşa, Hamidiye, Yenice, Cuma ve Mahmudiye Mahallesi konut alanı olmak üzere 5 mahallede QR kodlu kapı numarası montajlarını tamamlandı. 532 sokakta bulunan yapılara QR kodlu kapı numarası montajı yapıldı. Toplamda 12 bin 816 adet QR kodlu kapı numarası üretimi yapılırken, yaklaşık 12 bin 400 adetinin ise montajı tamamlandı. Orhaniye Mahallesinde QR kodlu numaratajların uygulaması devam ediyor. QR KODLU NUMARATAJ İÇİN 24 BİN FOTOĞRAF ÇEKİLDİ Belediye Başkanı Alper Taban, basımı ve uygulamasının devam ettiği QR kodlu numaratajların hazırlandığı İnegöl Belediyesi Numarataj birimini ziyaret etti. Burada hem numaratajların hazırlanma sürecini yerinde gördü hem de uygulamada gelinen nokta hakkında bilgiler verdi. Altın kuralın “yönettiğiniz alanı ölçmek” olduğunu ifade eden Başkan Taban, “Biz bunları yapıyoruz artık. İnegöl Belediyesi olarak dijital dünyanın avantajlarını kullanabilmek adına, dijitalleşme adı altında atmış olduğumuz adımlar var. Numarataj birimimiz QR kodlu numarataj uygulamasını gerçekleştiriyor. Bu uygulamamız 116 mahallemizde, tüm yapılarda tamamlanana kadar devam edecek. Bu çalışma kapsamında toplamda 24 bin fotoğraf çekmiş olduk. Bu çektiğimiz fotoğraflarla yapıların aslında güncel durumunu da tespit etmiş oluyoruz” dedi. BİNALARA ASILAN NUMARATAJLAR SADECE BİRER TABELA DEĞİL Bu uygulamayla yapıların kimliklendiğini vurgulayan Başkan Taban, “QR kodlardan vatandaşlar hangi bilgilere erişebiliyor bu da önemli. Yapıya ait mahalle, ada parsel ve adres bilgilerine erişebilir. İnşaat ruhsatı tarihi ve yapı kullanma tarihi gibi bilgilere erişebilir. Afet durumu için yapıya en yakın toplanma alanlarını görebilir ve ayrıca istediklerinde yapıdaki ilgili daireye ait numarataj belgesi alabilmeleri gerçekleşiyor. Bu uygulamayla yapılar kimlikleniyor. Tüm binalar kimlikli, binalar hakkında bilgi sahibi olduğumuz bir düzenimiz oluyor. Aslında bu binalara astığımız numaratajlar, sadece gözüken bir tabela değil” diye konuştu.

DOSABSİAD’ın 2026 rotası: Bilgi odaklı üretim ve sürdürülebilir büyüme Haber

DOSABSİAD’ın 2026 rotası: Bilgi odaklı üretim ve sürdürülebilir büyüme

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, göreve geldikleri 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılı hedeflerini paylaştı. Geçtiğimiz yılda küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide çarkların döndüğünü vurgulayan Başkan Kutlualp DOSABSİAD’ın üyelerini; sanayide yapay zekâdan yeşil dönüşüme, finansman yönetiminden tüketici trendlerine kadar geniş bir yelpazede geleceğe hazırladığını söyledi. Bursa iş dünyasının en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan; tekstilden otomotive, kimyadan gıdaya kadar pek çok sektörde faaliyet gösteren 600’e yakın firmayı bünyesinde barındıran bölgede üyelerine hizmet veren DOSABSİAD, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerini ve 2026 yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, dernek üyelerinin 5,5 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 55 bin kişilik istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisine stratejik katkı sunduğunu vurguladı. Küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide üretim çarklarının dönmeye devam ettiğine dikkat çeken Kutlualp, 2025 boyunca üyelerin değişen koşullara hızlı uyum sağlaması için; sanayide yapay zekâ uygulamaları, yeşil dönüşüm, finansman yönetimi ve tüketici trendleri başlıklarında çalışmaları yoğunlaştırdıklarını söyledi. Bu kapsamda yıl içinde düzenlenen eğitimler, bilgilendirme oturumları ve sektör buluşmalarıyla üyelerin güncel gelişmeleri sahaya daha hızlı yansıtmasına katkı sunduklarını ifade eden Kutlualp, DOSAB ile ilişkileri ve iş birliğini güçlendirme başlığında da somut adımlar attıklarını belirterek, “DOSAB komitelerinde DOSABSİAD yönetiminden arkadaşlarımızın da aktif katılımını sağlayarak, tam bir iş birliği ve eşgüdüm içerisinde hareket ettik.” dedi. Kutlualp, 2026 yılı için ise “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasını öne çıkardı. YAPAY ZEKÂ EĞİTİMLERİYLE ÜRETİMDE YENİ DÖNEM DOSABSİAD’ın yıl boyunca sanayiciye "pusula" olduğunu vurgulayan Kutlualp, "Rekabette öne geçmenin yolu, geleceği bugünden görmekten geçiyor. Bu vizyonla, dünyanın önde gelen trend analiz otoritesi WGSN ile üyelerimizi buluşturarak, 2026 ve sonrasının tüketici beklentilerini üyelerimizle analiz ettik. Sadece trendleri değil, teknolojiyi de üretime entegre ettik. AIT iş birliğiyle düzenlediğimiz yapay zeka eğitimlerinde, desen tasarımından üretim bandına kadar yapay zekanın sağladığı hız ve maliyet avantajlarını üyelerimize uygulamalı olarak gösterdik." dedi FİNANSMAN VE AR-GE KÖPRÜLERİ KURULDU Sanayicinin ihtiyaç duyduğu her alanda çözüm ortağı olduklarını belirten Kutlualp, "BUTEKOM’a yaptığımız stratejik ziyaretlerle, katma değerli üretimin anahtarı olan Ar-Ge ve inovasyon süreçlerini destekledik. Bununla birlikte ekonomi danışmanlarımızla düzenlediğimiz toplantılarda küresel piyasaları ve 2026 projeksiyonlarını mercek altına alırken; Türk Eximbank yetkilileriyle üyelerimizi bir araya getirerek, ihracatın finansmanı ve alacak sigortası gibi hayati konularda sanayicimize rehberlik ettik." diye konuştu. "BÜYÜK BİR AİLE OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK" DOSABSİAD’ın sosyal yönünün de çok güçlü olduğunu hatırlatan Kutlualp, “İşin merkezinde insan var; bu yüzden odağımız üretimin yanında ekip ruhunu da güçlendirmek. Bu yıl 18.’sini düzenlediğimiz Geleneksel Futbol Turnuvası ile DOSAB sahalarında birlik ve beraberliğimizi pekiştirdik. Çalışanlarımıza yönelik stres yönetimi seminerleri ve Medicana Sağlık Grubu’yla imzaladığımız protokol ile, büyük DOSABSİAD ailesinin her ferdinin yanında olduğumuzu hissettirdik” ifadelerini kullandı. “VERİYİ DOĞRU OKUYAN SANAYİCİ BİR ADIM ÖNE GEÇİYOR” 2026 vizyonlarını “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasıyla şekillendirdiklerini ifade eden Kutlualp, yeni dönemde veriye dayalı karar alma kültürünü üyeler arasında yaygınlaştıracaklarını söyledi. Kutlualp, “Üretimde hız kadar isabet de önemli. Veriyi doğru okuyan, maliyetini yöneten, sürdürülebilirlikte standart yakalayan sanayici bir adım öne geçiyor. 2026’da bu yaklaşımı sahaya indirecek programlara ağırlık vereceğiz” dedi. Yeni dönemde yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, kaynak yönetimi ve karbon ayak izi gibi başlıklarda firmalara yol gösterecek içerikler planladıklarını belirten Kutlualp; yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme tarafında ise eğitimleri sektör ihtiyaçlarına göre derinleştirerek devam ettireceklerini aktardı. Finansmana erişim ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda da üyeler için daha fazla temas kuracaklarını dile getiren Kutlualp, “Eximbank başta olmak üzere ilgili kurumlarla temaslarımızı artıracak, firmalarımızın hem pazar hem finansman kanallarını güçlendirecek buluşmaları çoğaltacağız” ifadelerini kullandı. Kutlualp ayrıca 2026’da kurumlar arası iş birliği ve bilgi paylaşımı başlıklarını büyütmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, “DOSABSİAD çatısı altında güçlü bir ağ var. 2026’da ortak aklı büyüten, üyeler arası etkileşimi artıran, sahaya temas eden bir takvimle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Bursa STK Başkanlarından 2026 mesajı: Dengeli büyüme ve toparlanma Haber

Bursa STK Başkanlarından 2026 mesajı: Dengeli büyüme ve toparlanma

Bursa iş dünyası derneklerinin ve mesleki STK’ların başkanları, 2025 yılını ekonomik gelişmeler ve piyasa şartları yönüyle değerlendirirken 2026 yılından beklentilerini dile getirdi. Yaptıkları açıklamalarla 2025’te yaşanan gelişmeleri değerlendiren iş dünyası temsilcileri, 2026 yılı için de ihtiyatlı bir iyimserlik içinde olduklarını ifade ettiler. Başkanların açıklamaları şöyle: Erdinç Acar / ARSİYAD YKB Bu yıl iş dünyası açısından zorlu bir dönem yaşandı; finansman maliyetlerinin yüksek oluşu, süregelen belirsizlikler ve daralan iç talep şirketleri büyüme hedeflerini yeniden gözden geçirmeye zorladı. Bu süreçte firmalar, genişlemeden ziyade nakit akışını korumaya, mali disiplini sağlamaya ve mevcut yapıyı sürdürülebilir kılmaya odaklandı. 2025, güçlü olmanın tek başına yeterli olmadığı; doğru ve stratejik yönetimin belirleyici olduğu, bir nevi dengede kalma yılı diyebileceğimiz öğretici bir yıl oldu. 2026 yılı için küresel ve ülkemiz ekonomisi açısından hızlı bir toparlanmadan söz etmek gerçekçi görünmüyor ama belirsizliklerin azaldığı, daha dengeli bir ekonomik zemine geçiş sürecinin öne çıktığını düşünüyorum. Finansal koşulların kademeli olarak normalleşmesi, yatırım kararları açısından daha öngörülebilir bir ortam yaratacaktır. Ülkemiz ve özellikle Bursa sanayisi açısından, enflasyondaki gerilemenin kalıcı hale gelmesi ve finansman koşullarının iyileşmesi kritik bir önem taşıyor. Ani büyüme beklentileri yerine, sağlıklı ve kontrollü bir toparlanmanın bu yıl sektörler için daha güçlü bir zemin oluşturacağına, 2026’nın umut veren bir toparlanma yılı olacağına inanıyorum. İskender İskenderoğlu / BALKANTÜRKSİAD YKB 2025 yılı Türkiye ekonomisi açısından yaşanan tüm küresel belirsizliklere rağmen üretim ve ihracat gücünün korunduğu bir yıl oldu. Girdi maliyetleri ve finansmana erişim zorlukları şirketler üzerinde baskı oluştururken, gerileme eğilimine giren enflasyon sevindirici bir süreç oldu. 2026 yılında küresel ekonomik koşullara bağlı olarak Türkiye ekonomisinde daha dengeli bir büyüme öngörülürken, maliyet enflasyonu ve finansman koşullarının iş dünyası üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bizler, Bursa iş dünyasının temsilcileri olarak dünya standartlarında üretim ve hizmet anlayışımızı sürdürerek, her koşulda çalışmaya devam edeceğiz. Mehmet Bayezit / BEKSİAD YKB 2025 yılı inananların ve vazgeçmeyenlerin yılı oldu. Sektörümüz açısından maliyet baskılarının ve küresel belirsizliklerin yoğun hissedildiği, direnç ve dayanıklılık gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen üretimden, istihdamdan ve ihracat hedeflerinden geri adım atmadık. Zor koşullar, sektör olarak ne kadar güçlü bir altyapıya ve üretim kültürüne sahip olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu. Bu yıl, yalnızca bir sonuç değil; omuz omuza verilen emeğin ve kurulan gönül birliğinin eseri oldu. BEKSİAD olarak üyelerimizin bu güveniyle daha da güçlendiğimizi gördük. 2026 yılından beklentimiz; üretimi, ihracatı ve markalaşmayı merkeze alan daha öngörülebilir bir ekonomik zeminin oluşmasıdır. Sektörümüz için tasarım, katma değerli üretim ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün hız kazanacağı bir yıl olmasını hedefliyoruz. Doğru destek mekanizmaları ve güçlü iş birlikleriyle, Türkiye’nin bebe ve çocuk konfeksiyonunda küresel ölçekte daha iddialı bir konuma yükseleceğine inanıyoruz. Şeyda Şençayır / BUİKAD YKB 2025 yılı dünya genelinde yaşanan gerginlikler ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle zor bir yıl oldu. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen ülkemizin ekonomik büyümesini sürdürmesi ve yıla damgasını vuran enflasyonun düşüş eğilimi göstermesi iş dünyası açısından yeni yıl için umut verici oldu. Daha umutlu olarak girdiğimiz 2026 yılında da her koşulda çalışan, üreten, ihracat yapan iş dünyası temsilcilerimizin desteklenmesi ile ülkemiz gücünü ve üretken yapısını bir kez daha gösterecektir. Bu yolda bizler de her zaman olduğu gibi üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz. Mustafa Gümüş / BUMİAD YKB 2025, üretim ve ticaretin daraldığı, ciddi sayıda iflas, konkordato ve fabrika kapanmalarının yaşandığı, işçi ve iş veren tüm üretenlerin vergi yükünün arttığı, politik ve sosyal çalkantıların endişeleri arttırdığı, kayıplarla dolu bir yıl oldu. 2026 umut dileklerimizle başlasın. Adaleti tekrar hissedebildiğimiz, üretim çarklarının hızlandığı, refah ve hoşgörünün arttığı, savaşların son bulduğu, gülen yüzlerin ve yaşam sevincinin coştuğu bir yıl olsun. Yeni yılınız neşeyle dolsun. Hüseyin Durmaz / Bursa OSB YKB 2025’te sanayi üretimi, ihracat ve büyüme göstergeleri ekonominin dirençli yapısını ortaya koydu. Bölgemizdeki firmaların bu yılın 11 ayında kullandığı elektrik, su ve doğalgaz tüketim miktarlarında, geçen yılki tüketime göre büyük bir değişim olmamış, hatta elektrik tüketimi artmıştır. Bu da göstermektedir ki, Bursa OSB’de çarklar dönmeye devam ediyor. Tüketici güveni ve istihdam göstergeleri sınırlı ama istikrarlı bir seyir izledi. 2026’da yapısal iyileşmelerle birlikte daha dengeli bir büyüme görünümü öngörülüyor. Can Şimşek / Bursa SMD YKB 2025 yılında inşaat maliyetlerinde aşırı artış olmasına karşın satış rakamlarının bu düzeyde artmamış olması yapı sektörü yüklenicilerini zor durumda bırakırken, yüksek finansman maliyetleri gerek yüklenicilerin gerekse son kullanıcıların yatırım kararlarını belirgin şekilde baskıladı. Maliyetlerin bu denli artması, yapı sektörünün doğru projeyi doğru malzeme ile inşa etme eğilimini de ortadan kaldırmakla birlikte nitelikli mimarlık eserlerinin ortaya çıkmasını engelleyerek yapı üretiminde ciddi bir kalite düşüşünü beraberinde getirdi. 2026’da vatandaşların finansman araçlarına daha kolay erişiminin sağlanması ve yapı maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması ile sektörde bir açılma olabileceğini ve daha nitelikli yapıların daha doğru bir şekilde inşa edilebileceğini ümit ediyoruz. Tolga Papatya / GESİAD YKB Ekonomide zorlu bir süreçten geçiyoruz. Piyasada ödemeler aksıyor, alışveriş azalıyor. İstihdam kayıpları yaşanıyor. Lokomotif sektörlerde üretim yurt dışına kayıyor. Özellikle krediye erişimde büyük sıkıntı yaşanıyor. Ekonominin belkemiği olan KOBİ’lerimizin faaliyetleri sekteye uğruyor. 2025 bu bağlamda zor bir yıl oldu. 2026’nın da 2025’den pek bir farkı olacağını sanmıyorum. Ben yine de her şeye rağmen iyimserim. İş insanları istihdam sağlayan, katma değer üreten ülkenin en sağlam dayanaklarından biri. Ekonomik zorluklar ancak ve ancak birlikte hareket etmekle, ortak stratejiler üretmekle aşılır. Bu tespitten hareketle iş dünyasına birliktelik çağrısında bulunuyorum. Yeni yılın iş dünyası başta olmak üzere, ülkemize ve bütün insanlığa iyilikler, güzellikler getirmesini dilerim. Şeref Demir / İMSİAD VE İMSİFED YKB. 2025 yılı, inşaat sektörü açısından finansmana erişimin zorlaştığı, maliyet baskılarının ve belirsizliklerin devam ettiği bir dönem olmuştur. Yüksek faiz ortamı hem üreticiyi hem de konut talebini sınırlamış ve ötelemiş, sektör genelinde temkinli bir duruş öne çıkmıştır. Buna karşın deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm ihtiyacı, sektörün uzun süre ertelenemez yapısal bir sorumluluk taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Önümüzdeki süreçte kamu destekli finansman modelleri ve sektörel iş birlikleri güçlendirildiği takdirde, sektörün yeniden ivme kazanacağına inanıyoruz. İnşaat sektörü, doğru politikalarla ekonominin lokomotifi olmayı sürdürecektir. Osman Güler / İBİA YKB 2025 yılında ülkemiz genelinde ihracat hacmi artış göstererek dış talebin büyümeye katkısını güçlendirdi. Sanayi üretimi ile ihracat arasındaki uyum dikkat çekti. Buna rağmen kur ve maliyet baskıları rekabet gücünü zayıflattı. 2026’da pazar çeşitliliğinin artması ve katma değeri yüksek ürün ihracatının öne çıkması öngörülüyor. Yalçın Toy / Kayapa OSB YKB 2025’te enflasyonun düşüş eğilimine girmesi, fiyat istikrarı açısından belli bir düzeyde kazanım oldu. GSYH büyümesi yüzde 3–4 bandında gerçekleşirken işsizlik oranı genel olarak istikrarlı seyretti. Buna karşın enflasyonun düşüşü reel gelir kaybını telafi etmeye yetmedi. 2026’da büyümenin daha dengeli, enflasyonun ise düşüş trendini koruyan bir çizgide seyretmesini bekliyoruz. Osman Akın / MARSİFED YKB 2025’in ana gündemi bilhassa son aylarda ‘enflasyon – resesyon’ sarmalından çıkmak oldu. Büyüme sürdü, enflasyon biraz geriledi. Dış ekonomi ve küresel belirsizlikler hâlâ risk; o yüzden bu kırılganlık göz ardı edilemez. 2026’dan beklentimiz yapısal düzenlemeler, ihracat teşvikleri ve enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesi. Olgun Karabiber / NİLTİMDER YKB 2025 yılı, Bursa sanayisi için dönüşümün zorunlu hale geldiği bir eşik yılı oldu. Şartlar, firmaları yalnızca ayakta kalmaya değil; verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında yeniden yapılanmaya zorladı. Bu süreci doğru okuyan işletmeler, geleceğe yönelik güçlü bir altyapı oluşturdu. 2026 yılının, Bursa’nın üretim gücünü daha katma değerli ve teknoloji odaklı bir yapıya taşıdığı bir yıl olmasını bekliyoruz. Enerji ve elektrik altyapılarında akıllı, verimli ve sürdürülebilir yatırımların hız kazanması büyük önem taşıyor. Doğru politikalarla sanayi, istihdam ve ihracatta kalıcı ve nitelikli büyümenin önü açılacaktır. Erol Gülmez / NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı 2025 yılı, artan maliyetler, küresel belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle sanayimiz açısından zorlayıcı bir yıl oldu. Ancak tüm bu koşullara rağmen üretimden, istihdamdan ve dayanışmadan vazgeçmeyen sanayicilerimiz, büyük bir özveriyle çarkları döndürmeye ve gücünü korumaya çalıştı. Bu süreçte gösterilen direnç, Türk sanayisinin ülkemiz adına verdiği en güçlü sınavlardan biriydi. 2026 yılına girerken sanayicimizin temel beklentisi; öngörülebilir bir ekonomi, finansmana erişimin kolaylaşması, enerji maliyetlerinin dengelenmesi ve yatırım ortamını güçlendirecek yapısal adımların kararlılıkla atılmasıdır. Bununla birlikte sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme, artık bir tercih değil, rekabet gücünün vazgeçilmez unsurları haline gelmiştir. Bu alanlarda atılacak her adım, sanayimizin geleceğini daha sağlam temellere oturtacaktır. 2026’nın ülkemize, sanayimize ve tüm paydaşlarımıza sağlık, huzur, istikrar ve başarı getirmesini diliyor; yeni yılın umutları büyüten, dayanışmayı güçlendiren bir yıl olmasını temenni ediyorum. Mutlu yıllar. Neslihan Özer / PERYÖN Güney Marmara Şub. YKB 2025’te global ekonomiden kaynaklı küresel belirsizlikler ülkemizi de etkiledi. Haliyle bu durum istihdama da belli bir oranda yansıdı. 2026’da büyümenin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıda devam etmesini diliyoruz. Diğer taraftan PERYÖN Güney Marmara Şubesi olarak 2025 yılını önemli çalışmalarla tamamladık. 2026 yılında da istihdamı destekleyecek özel bir proje ile genç İK profesyonelleriyle buluşacağız. Eskişehir’de Fark Yaratan Sohbetler ile, Bursa’da İnsan Yönetimi Zirvesi ile iş hayatının sesi olacağız. 2026’da iş hayatında ve sanayide üreterek, gelişerek ve birlikte parlayarak ilerleyeceğimiz bir yıl olmasını diliyoruz. Fulya Akfidan Sevim / PEYZAJDER YKB 2025’te enflasyonun kısmi gerilemesine rağmen hane halkı harcamalarında temkinli davranış sürdü. Alım gücündeki kayıp, tüketici güveninin kalıcı biçimde toparlanmasını engelledi. 2026’da ekonomik rasyonaliteyle ekolojik faydanın daha güçlü biçimde örtüşmesini bekliyorum. Karbon fiyatlaması, yeşil fonlar ve sürdürülebilirlik kriterleri; peyzaj yatırımlarını doğrudan finansal performansla ilişkilendirecek. Ölçülebilir peyzaj performansı sunan projeler, hem yatırımcı hem de kamu tarafında rekabet avantajı sağlayacak. 2026’nın, peyzajın ekonomik değer üreten bir altyapı yatırımı olarak konumlandığı yıl olacağına inanıyorum. Ülfet Öztürk / TÜMKAD YKB 2025 yılı, değişim ve dönüşümün çok yoğun yaşandığı; özellikle teknoloji, mühendislik ve insan odağının yeniden tanımlandığı bir yıl oldu. Kadın mühendislerin görünürlüğünün arttığı, iş birliği kültürünün güçlendiği önemli adımlar attık. Zorluklara rağmen umut, dayanışma ve üretkenlik yılı olarak hafızalarda yerini aldı. 2026’dan beklentim; insanı merkeze alan, sürdürülebilirlik ve teknoloji dengesini doğru kuran bir büyüme yılı olması. Kadın mühendislerin karar alma mekanizmalarında daha fazla yer aldığı, iş birliklerinin somut çıktılara dönüştüğü bir dönem olacağına inanıyorum. Cesur fikirlerin, ortak akılla hayata geçtiği bir yıl olmasını diliyorum. Sevcan İlici / YAPİDER YKB 2025 yılı, Bursa gayrimenkul sektörü için hem zorlayıcı hem de sektörü olgunlaştıran bir yıl oldu. Aynı zamanda gayrimenkul danışmanlığının öneminin daha net anlaşıldığı bir dönem oldu. Doğru fiyatlama, profesyonel portföy yönetimi ve şeffaf iletişim sunan firmalar ayakta kalırken, plansız ve bilgiye dayanmayan yaklaşımlar piyasada karşılık bulmadı. Bu anlamda 2025’i, Bursa gayrimenkul sektörü için daha bilinçli bir pazarın temellerinin atıldığı bir yıl olarak değerlendiriyorum. 2026 yılına girerken Bursa gayrimenkul sektörü adına daha dengeli ve kontrollü bir toparlanma beklentisi içerisindeyim. Ekonomik göstergelerde yaşanabilecek iyileşmeler ve faiz oranlarında olası bir normalleşme, 2025’te ertelenen konut taleplerini yeniden canlandıracaktır. Özellikle ilk evini alacak kullanıcılar ve orta gelir grubuna hitap eden projelerde hareketlenme bekliyorum.

İbrahim Burkay’dan Tarihi Çarşı için "Dijital Dönüşüm" müjdesi! Haber

İbrahim Burkay’dan Tarihi Çarşı için "Dijital Dönüşüm" müjdesi!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 7 asırlık tarihiyle Bursa’nın en önemli simgelerinden olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğini ve dijitalleşmenin tarihi çarşılar için de büyük fırsatlar barındırdığını belirten Başkan Burkay, “Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız.” diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yönetim kurulu üyeleri ve meclis divan üyeleri, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı İsa Altıkardeş, çarşı başkanları ve bölgedeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Koza Han’da gerçekleştirilen programda konuşan İbrahim Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin Bursa’nın kültürel kimliğini taşıyan güçlü bir okul niteliğinde olduğunu ifade ederek, “Çarşı bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ve mesleki meşguliyetimizin şekillendiği bölge. Bugün bu bölgeden yetişen birçok dostumuz hem Bursa’ya hem ülkemize büyük değer katmaya devam ediyor.” dedi. Küresel ekonomide tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğine işaret eden İbrahim Burkay, “Dünya artık 24 saatlik bir ticaret ekosistemiyle çalışıyor. Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız.” diye konuştu. “Dijitalleşme Çarşımıza Yeni Bir Vizyon Kazandıracak” Konuşmasında, dijitalleşmenin işletmeler için oluşturduğu yeni fırsatlara dikkat çeken Başkan Burkay, BTSO tarafından planlanan Dijital Dönüşüm Merkezi’nin bölgeye önemli bir ivme kazandıracağını söyledi. Projenin üyelerin rekabet gücünü artıracağını aktaran İbrahim Burkay, “Burada yüzlerce dükkân, büyük bir sermaye birikimi ve eşsiz bir insan kaynağı var. Özellikle e-ticaret her yıl ciddi biçimde büyüyor. Stok takibinden barkodlamaya, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda üyelerimizi güçlendirecek bu merkezi en kısa sürede bölgemize kazandırmak istiyoruz. Genç neslin yeni ticaret modellerine yönelmesi gerekiyor. Bugün gençler kendi hikâyelerini yazabilecekleri farklı alanlarda arayış içinde. Onları doğru işler için yönlendirmeli ve desteklemeliyiz.” ifadelerini kullandı. “Birlikte Hareket Ettikçe Bölgemiz Daha da Güçlenecek” Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği ile uzun süredir uyum içinde çalıştıklarını belirten İbrahim Burkay, bölgedeki üyelerin projeleri sahiplenmesinin kendileri için son derece önemli olduğunu dile getirdi. “Bu bölgenin değerini artırmak için hep birlikte çalışıyoruz. Reform niteliğinde projeler üretiyoruz ve bu uyumun gelecekte de artarak devam edeceğine inanıyorum. Çarşının geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz. Çarşıdaki mekânlarımızı hem Bursa’dan hem de Bursa dışından insanların gelebileceği sanatsal etkinliklerle buluşturmalıyız. Aynı Avrupa’daki tarihi hanlar gibi ticaretin sanatla iç içe olduğu bir konseptle bu bölgenin cazibesini artırmayı arzu ediyoruz. Kendi imkânımız dâhilinde olan projeleri hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz.” dedi. “Sorunları Birlikte Aşacağız” Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş, düzenlenen toplantının bölgedeki sorunların ele alınması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Üyelerin finansmana erişimde zorluk yaşadığını ifade eden Altıkardeş, bu konuda yapılacak kolaylaştırıcı adımların piyasayı rahatlatacağını söyledi. BTSO ile bugüne kadar önemli çalışmalar yürüttüklerini, ilerleyen dönemde de ticareti canlandıracak projeleri sürdürmeyi hedeflediklerini dile getiren Altıkardeş, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay da burada çok önemli bir vizyon ortaya koydu. Kendisine ve toplantıya katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.” dedi. “BTSO’nun Vizyonuyla Örnek Projeler Yaptık” Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, yaklaşık 30 yıldır tarihi çarşılar için çalıştığını belirterek, “Bizimle gerçekten bir araya gelmeyi beceren çok az kişi ve kurum var. Bunlardan biri de sağ olsun Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO. İbrahim Başkan’ın vizyoner ve kapsayıcı yaklaşımıyla birlikte bu buluşmalar çok daha anlamlı bir zemine oturdu, iş birliği kültürü güç kazandı ve çalışmalarımız ciddi bir ivme yakaladı. Türkiye’de örneği olmayan işler yaptık, dokunmadığımız yer kalmadı. BTSO’ya her zaman minnettarız. Hep birlikte bölgemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz.” diye konuştu. “Çarşının Cazibesini Artırmalıyız” Toplantıda söz alan Zafer Plaza AVM Müdürü Ayşe Doğrugidengil, özellikle akşam saatlerinden sonra Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin cazibesini artıracak adımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Çocukluğunun bu bölgede geçtiğini ifade eden Doğrugidengil, “Akşamları insanların çarşıya gelmesini sağlayacak alanlar yok, bunların olması için çabalamalıyız. Meydanların mutlaka ışıklandırılması ve açık tutulması gerekiyor. Zafer Plaza olarak biz de tarihi çarşılarımız için elimizden geleni yapmaya hazırız. BTSO’nun daha önce düzenlediği çalıştaylara katıldık, neler yapılması gerektiğini istişare ettik. İnşallah birlikte çalışarak somut adımlar atacağız.” dedi.

Şadi Özdemir: “Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz” Haber

Şadi Özdemir: “Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz”

Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu, dijitalleşmenin yalnızca bir teknoloji meselesi olmadığını; katılım, temsil ve demokrasiyle birlikte ele alındığında gerçek bir toplumsal dönüşüm oluşturduğunu ortaya koydu. Dijital mahalle seçimlerinden yapay zekâ destekli yönetime uzanan Nilüfer modeli, yerel demokraside Türkiye'ye örnek bir yol haritası sundu. Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu'nda "Dijital Çağda Toplumsal Değişim" masaya yatırıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, vatandaşların hayatını kolaylaştırmak, katılımı artırmak ve demokrasiyi güçlendirmek için dijital projeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz" dedi. Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu, Bursa Akademik Odalar Birliği'nde (BAOB) yapıldı. Genel Kurul Divanı, Prof. Dr. Ebru Yalçın, Yasemin Nacar ve Avukat Bilgen Şentürk'ten oluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. DİJİTAL SEÇİM VE AKILLI ŞEHİR ÖDÜLÜ Genel kurulun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Kent Konseyi ile ortak çalışmalar yaptıklarını belirterek, katkılarından dolayı kutladı. Dijitalleşme alanında Nilüfer Belediyesi'nin Türkiye'nin örnek belediyelerinden birisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, bunun en güzel örneklerinden birisinin mahalle komiteleri seçimleri olduğunu hatırlattı. Türkiye'de bir ilke imza atarak, mahalle temsilcilerini dijital ortamda seçtiklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "64 mahallemizde seçimler yapıldı. 1.006 aday yarıştı. 7 bin 713 Nilüferli oy kullandı. 770 kişi mahalle komitelerinde temsil hakkı kazandı. Bu temsilcilerin 327'si kadın. 78'i genç. 28'i engelli bireylerden oluşuyor. Bu projemiz Türkiye'de ses getirdi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 49 belediyenin 96 projesi arasından bu projeyi ödüle layık gördü. "Akıllı Şehir" kategorisinde ödül aldık. Bu ödül Nilüfer Kent Konseyi'nin de ödülü" diye konuştu. VATANDAŞLARIMIZ GERİDE KALMASIN Katılımcılığı ve dijitalleşmeyi artırmak için "Nilüfer Her Yerde" mobil uygulamasını geliştirdiklerini aktaran Başkan Şadi Özdemir, bu uygulamanın şu anda 23 bin 553 vatandaşın kullandığını söyledi. Bu platformun birçok özelliği barındırdığını anlatan Başkan Şadi Özdemir; vatandaşların istek, şikayet ve önerilerinin yanı sıra birçok hizmete buradan ulaşabildiklerini vurguladı. Vatandaşların geride kalmaması için ücretsiz wi-fi noktaları oluşturduklarını da hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, kırsal mahallelerde, kütüphanelerde, Misi, Gölyazı, Nazım Hikmet Kültürevi ve Halk Evi'nde bu hizmeti ücretsiz sunduklarını kaydetti. YAPAY ZEKA VE İNSANA YATIRIM Türkiye'de ilçe belediyeleri arasında ilk yapay Zeka Bürosu'nu kurduklarını da anlatan Başkan Şadi Özdemir, akıllı şehir için atılacak bu adımda vatandaş taleplerini analiz edip, kent planlamasına katkı sağlandığını ve belediye hizmetlerinin daha verimli hale geldiğini söyledi. Yapay Zeka Bürosu'nun "İç denetim robotu" adlı web tabanlı bir yardımcısı geliştirdiklerini de ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bu da Türkiye'de bir ilk. Denetim süreçlerimiz artık daha şeffaf, daha verimli ve daha hızlı. Yapay Zeka Büromuz yeni projeler de hazırlıyor. Yapay zeka destekli doküman yönetimi kuracağız. Çok dilli chatbot sistemi kuracağız. 7 gün 24 saat hizmet vereceğiz. Karar destek sistemleri oluşturacağız" diye konuştu. Bu süreçte insanın da önemli olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, belediye çalışanlarına yapay zeka eğitimleri verdiklerini açıkladı. Gençler ve çocuklar için kodlama atölyeleri yaptıklarını da ifade eden Başkan Şadi Özdemir, geleceğe yatırım yaptıklarının altını çizdi. Nilüfer Kent Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Dönüşüm Çalışma Grubu'nun yapay zekâ odaklı projeler gerçekleştirdiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, geliştirilen yapay zekâ tabanlı robotun, etkileşimli kullanım örnekleri arasında röportaj yapabilme özelliğinin de bulunduğunu söyledi. HERKESİN SESİNİN YANSIDIĞI BİR NİLÜFER İnsanı merkeze alan bir dijitalleşme anlayışı ile hareket ettiklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak, katılımı artırmak ve demokrasiyi güçlendirmek için dijital projeler geliştirdiklerini belirterek, "Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz. Kimsenin kendini ‘öteki' hissetmediği bir Nilüfer oluşturmak istiyoruz. Bunun için halkımızın demokrasiye katılımını çok önemsiyoruz. Kent konseyimiz bu yolda bizim en büyük gücümüz. Bu yolda birlikte yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Ortak akla katkı sunmaya çalışıyoruz Programda konuşan Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal da gönüllüler ile birlikte uzun ve yoğun 6 ayı geride bıraktıklarını söyledi. Ortak akla katkı sunmaya çalıştıklarını ifade eden Çal, "2025 yılı Eylül ve Ekim ayında 111 toplantı ve etkinlik yaptık. 2 bin 490 gönüllü ile buluştuk. Kasım'da sadece 70 etkinlik ile paydaşlık geliştirdik" diye konuştu. Önergeler bölümünde sorumluluğun artması için mazeretsiz şekilde 5 defa toplantıya katılmayan yürütme kurulu üyesinin, yürütme kurulu veya başkan adayı olamaması oylandı. Katılımcılar tarafından bu madde oy çokluğu ile kabul edildi. Konuşmaların ardından Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, dönem faaliyet raporunu sundu. Sunumun ardından meclisler ve çalışma gruplarının çalışmalarını yansıtan video gösterimi paylaşıldı. DİJİTAL ÇAĞDA TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM Genel kurulun son bölümünde "Dijital Çağda Toplumsal Değişim" başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan sosyolog, gazeteci ve yazar Can Kozanoğlu, basın sektörünün daktilo ve matbaa yıllarından dijital çağa uzanan dönüşümünü örneklerle anlattı. Kozanoğlu, dijital dönüşümün sağladığı özgürlüğün yanı sıra insanlarda oluşturduğu korku ve endişeyi de örneklerle aktardı. Program Kozanoğlu'nun katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.

Arena Eğitim Kurumları’nda "Anne Baba Okulu"nun yeni dönemi başlıyor Haber

Arena Eğitim Kurumları’nda "Anne Baba Okulu"nun yeni dönemi başlıyor

Günümüz dünyasında dijitalleşme, değişen sosyal yapılar ve artan beklentilerle birlikte ebeveynlik rolleri de sürekli bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayarak çocuklarıyla daha sağlıklı, güçlü ve empatik bir bağ kurabilmeleri amacıyla Arena Eğitim Kurumları, sadece kendi velilerine değil, katılmak isteyen tüm ebeveynlere bir eğitim programı sunuyor. İlki geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Anne-Baba Okulu”, ailelere çocuklarının gelişimsel ihtiyaçlarını doğru anlamalarına, olası kriz anlarını yönetebilmelerine ve onların potansiyellerini en üst düzeyde destekleyebilmelerine rehberlik edecek şekilde, alanında uzman isimler tarafından özenle hazırlandı. "EN DEĞERLİ PAYDAŞIMIZ AİLELERİMİZDİR" Programın eğitimdeki bütüncül yaklaşım için önemini vurgulayan Arena Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, "Eğitimin sadece okul duvarları arasında kalmadığına, ailenin bu sürecin en temel ve en güçlü yapı taşı olduğuna inanıyoruz. Arena Okulları olarak, en değerli paydaşlarımız olan velilerimizin her zaman yanında olmak bizim öncelikli görevimizdir. Bursa Uludağ Üniversitesi'nin değerli akademisyenleriyle yürüttüğümüz 'Anne Baba Okulu', ebeveynlerimize güncel bilgilerle donatılmış, bilimsel temelli bir rehber sunuyor. Amacımız, değişen dünyanın dinamiklerine uyum sağlayabilen, mutlu, özgüvenli, başarılı ve donanımlı nesiller yetiştirme yolculuğunda ailelerimize destek olmaktır. Bu programın, hem ailelerimizin hem de çocuklarımızın yaşamında olumlu ve önemli katkılar sağlayacağına eminim" ifadelerini kullandı. UZMAN İSİMLERDEN 10 HAFTALIK KAPSAMLI EĞİTİM Program, 8 Kasım'da Doç. Dr. Nuray Koç'un “21. Yüzyılda Çocukların Gelişimsel Özellikleri ve Ebeveynlik” başlıklı açılış sunumuyla başlayacak. 10 hafta boyunca devam edecek olan eğitim serisinde, alanında uzman akademisyenler ve profesyoneller, ebeveynliğin temel taşlarını ve güncel zorluklarını ele alacak. Katılımcılar, çocuklarıyla güvenli bağlanma kurmanın psikolojik temellerinden, onların akademik ve psiko-sosyal gelişimlerini destekleyecek motivasyon stratejilerine kadar geniş bir yelpazede bilgi edinecek. Programda ayrıca, etkili iletişim becerileri, aile-okul ilişkilerinin sağlıklı yürütülmesi, akran zorbalığı ve siber zorbalıkla baş etme yöntemleri gibi kritik konulara odaklanılacak. Bunların yanı sıra, medya okuryazarlığı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, madde bağımlılığı gibi risklere karşı önleyici yaklaşımlar ve çocukların yaratıcılığını kültürel etkinliklerle geliştirme yolları gibi hayati başlıklar da uzmanlar tarafından detaylıca işlenecek. Ayrıca ebeveynlere, çocuklarının hem akademik hem de sosyal-duygusal gelişimlerini desteklerken karşılaşabilecekleri zorluklara karşı pratik çözüm önerileri ve stratejiler sunulacak. NASIL KATILABİLİRSİNİZ? Tüm eğitimlerin ücretsiz olarak gerçekleştirileceği program, Arena Okulları Beşevler Kampüsü Konferans Salonu’nda her Cumartesi günü saat 10.00’da düzenlenecek. Katılmak isteyen ebeveynlerin, 0850 244 22 76 numaralı telefonu arayarak kayıt yaptırmaları gerekiyor. Başvurular 7 Kasım Cuma günü sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.