SON DAKİKA
Hava Durumu

#Diyalog

Söz Bursa - Diyalog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyalog haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de "Ortak Akıl" kazandı: Başkan Şadi Özdemir mahalleliyi dinledi, projeyi durdurdu! Haber

Nilüfer’de "Ortak Akıl" kazandı: Başkan Şadi Özdemir mahalleliyi dinledi, projeyi durdurdu!

Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde “ortak akıl” ve “katılımcı demokrasi” ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. “TOPLUMCU BELEDİYECİLİK, TOPLUMU DİNLEMEKLE BAŞLAR” Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan “Kantin Nilüfer” projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz.” “KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK ADIM” Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

Koza buluşmaları’nın konuğu Seray Şahiner oldu Haber

Koza buluşmaları’nın konuğu Seray Şahiner oldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen ve Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin bu ayki konuğu çağdaş Türk edebiyatının sevilen kalemlerinden Seray Şahiner oldu. “Suskunluğun Aile Albümü: Vatan Millet Samatya” başlıklı etkinlikte Şahiner, edebiyata bakış açısını, yazarlık serüvenini ve son romanının ortaya çıkış hikayesini anlattı. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz ve çok sayıda edebiyatsever ilgiyle takip etti. “KARAKTERİN YOLCULUĞU BAŞLADIĞI YERE DÖNER” Konuşmasına Bursa ile olan kişisel bağına değinerek başlayan Seray Şahiner, 41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya geldiğini hatırlattı. Doğduğu kente bir yazar olarak gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Şahiner, çocukluğuna dair bir anısını şu sözlerle paylaştı: “Karakterin yolculuğu hep başladığı yere döner. Dönerken de bir şeyler öğrenmiş oluyor. Annem yıllarca bana doğduğum hastanenin ilk çocuğu olduğumu, ayak izimin alınıp duvara asıldığını anlattı. Hatta ‘Bu insanlık için küçük, dünya için büyük bir adım’ denildiğine inandırdı. 13 yaşında bunun, çocuğun kendini önemsemesi için yapılmış bir şaka olduğunu öğrendim. Ancak o yaşa kadar bu his bana iyi gelmişti.” Son kitabı Vatan Millet Samatya üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine, göç olgusuna ve değişen toplumsal yapıya değinen Şahiner, romanın 1970’lerden 1993’e uzanan bir İstanbul anlatısı olduğunu ifade etti. Şahiner, kitaptaki karakterlerin yaratım sürecinde dönemin siyasi atmosferinden ve medyasından beslendiğini vurguladı. “MİZAH HEM SİLAH HEM ATEŞKES” Yazım dilindeki mizah unsurlarına da değinen Şahiner, mizahı zorluklarla baş etmede bir savunma mekanizması olarak gördüğünü belirtti. Mutsuzluk propagandasının çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Şahiner, “Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Çok neşeli olduğumuz için değil, bazen öfkeli olduğumuz için bunu yapıyoruz. O biat edilmiş kasvet hali insanı içten içe örseliyor” değerlendirmesinde bulundu. Gazetecilik geçmişinin romanlarındaki diyalog yapısını güçlendirdiğini belirten Şahiner, insanların doğal konuşma ritmini yakalamak için yaptığı gözlemleri aktardı. Röportajlarında insanların nerede duraksadığını, nerede bağlaç kullandığını analiz ettiğini söyleyen yazar, “Karakter benden ne kadar uzaksa, o kadar iyi bir yazara dönüşüyorum. Onları konuştururken bildiklerimi sadece benim bilmem, karakterlere büyük laflar ettirmemem gerekiyor” ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Seray Şahiner’e, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz günün anısına hediye verdi. Yazar Şahiner, okurları için kitaplarını da imzaladı.

Dervişoğlu’ndan stratejik atama: Selçuk Türkoğlu ile emek dünyasına yeni vizyon! Haber

Dervişoğlu’ndan stratejik atama: Selçuk Türkoğlu ile emek dünyasına yeni vizyon!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun takdir ve tensipleriyle, parti teşkilatlarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışkanlığıyla dikkat çeken Yüksel Selçuk Türkoğlu, Sendikalar ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Bu kritik görevlendirme, İYİ Parti’nin emek dünyası, örgütlü toplum ve demokratik kitle yapılarıyla ilişkilerinde yeni ve güçlü bir sayfanın açıldığını gösteren stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Siyasette yapıcı dili, uzlaştırıcı yaklaşımı ve sahaya dayalı mücadeleci kimliğiyle tanınan Türkoğlu’nun bu göreve getirilmesi, yalnızca parti içi bir atama olmanın ötesinde; sendikalar, meslek örgütleri, odalar ve sivil toplum yapılarıyla kurulacak ilişkilerde kapsayıcı ve sürdürülebilir bir vizyonun habercisi olarak görülüyor. GENEL BAŞKAN DERVİŞOĞLU’NDAN NET MESAJ: “TOPLUMUN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ SİYASETİN DIŞINDA BIRAKILAMAZ” İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun bu görevlendirme ile verdiği mesaj açık ve nettir: Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve demokratik sorunlar, toplumun örgütlü yapılarıyla birlikte hareket edilmeden çözülemez. Sendikalar, dernekler, vakıflar ve platformlar; demokrasinin yükü değil, taşıyıcı kolonlarıdır. Bu noktada Dervişoğlu’nun liderliğinde yapılan atama, aynı zamanda bir uyarı niteliği de taşımaktadır. Emek dünyasının, sivil toplumun ve gönüllü örgütlenmelerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmasının kabul edilemez olduğu; bu yapıların karar alma süreçlerine doğrudan ve sürekli şekilde dahil edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU: SAHADAN GELEN, MASADA ETKİLİ BİR İSİM Kamuoyunda “Atom Karınca” lakabıyla anılan Yüksel Selçuk Türkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verdiği soru önergeleri, yaptığı araştırma talepleri ve denetim mekanizmasını işleten ısrarlı tutumuyla dikkat çeken isimlerin başında geliyor. Sosyal güvenlikten işçi haklarına, sendikal baskılardan sivil toplum üzerindeki idari kısıtlamalara kadar pek çok başlıkta verdiği soru önergeleriyle zirvede yer alan Türkoğlu, yasama faaliyetlerinde muhalefetin etkinliğini artıran bir profil çizdi. Türkoğlu’nun yeni görevinde de bu yüksek tempolu ve sonuç odaklı çalışma anlayışını sürdüreceği; sendikaların yapısal sorunlarını, STK’ların karşılaştığı hukuki ve idari engelleri yalnızca dinleyen değil, çözüm üreten bir siyaset diliyle ele alacağı ifade ediliyor. BİRLEŞTİRİCİ DİL, KUCAKLAYICI SİYASET Yeni dönemde Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun en önemli misyonlarından biri, farklı ideolojik çizgilere sahip sendikalar ve sivil toplum kuruluşları arasında diyalog kanallarını açık tutmak olacak. İYİ Parti kaynakları, Türkoğlu’nun bu alanda ayrıştırıcı değil birleştirici bir dil kullanacağına, emek ve hak mücadelesini ortak paydada buluşturacak kapsayıcı bir yaklaşım sergileyeceğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun siyaset anlayışıyla da örtüşüyor. Dervişoğlu’nun sıkça vurguladığı “devlet aklı, toplumsal vicdan ve ortak gelecek” perspektifi, sendikalar ve STK’larla kurulacak ilişkilerin temel eksenini oluşturuyor. UYARI NİTELİĞİNDE STRATEJİK BİR GÖREVLENDİRME Siyasi kulislerde bu atama, yalnızca bir görev değişimi olarak değil; iktidara ve bürokrasiye yönelik dolaylı ama güçlü bir uyarı olarak da okunuyor. Emekçilerin hak taleplerinin ötelenmesi, sendikal faaliyetlerin baskı altına alınması ve sivil toplumun etkisizleştirilmeye çalışılması karşısında İYİ Parti’nin bu alanı güçlü bir isimle tahkim ettiği belirtiliyor. Dervişoğlu’nun Türkoğlu’na verdiği bu yetki, “toplumun sesini kısmaya çalışan her anlayışın karşısında, örgütlü ve kararlı bir siyasi duruş sergileneceği” mesajını da beraberinde getiriyor. YENİ DÖNEMİN ŞİFRESİ: SAHA, ŞEFFAFLIK VE HESAP SORABİLİRLİK İYİ Parti’de sendikalar ve sivil toplumla ilişkilerde yeni dönemin temel şifreleri; sahaya inen siyaset, şeffaf iletişim ve hesap sorabilen bir muhalefet olarak özetleniyor. Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun hem Meclis’teki performansı hem de toplumsal karşılığı, bu alanlarda partinin etkinliğini artırması beklenen en önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Sonuç olarak, Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun Sendikalar ve STK’lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmesi; İYİ Parti’nin emek, demokrasi ve sivil toplum eksenli siyasetinde iddialı, uyarıcı ve kapsayıcı bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Özer Matlı: "Bankalar artık iş dünyasının kapısını çalacak" Haber

Özer Matlı: "Bankalar artık iş dünyasının kapısını çalacak"

TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, ekonomi yönetiminin reel sektörle kurduğu güçlü diyalogdan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Hazine ve Maliye Bakanımızın finansmana erişimin kolaylaşacağına ve enflasyonun düşeceğine dair açıklamaları, reel sektör için beklentileri güçlendiren bir mesaj niteliğindedir. Piyasalardaki iyileşme işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacak, istihdam kararlarını hızlandıracaktır” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, Genel İdare Kurulu, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve Yüksek Koordinasyon Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya katılan TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede iş dünyası adına önemli açıklamalarda bulundu. “Ekonomiye dair projeksiyonlar reel sektör için yol gösterici” Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra iş dünyasının sahada karşılaştığı temel meselelerin ve beklentilerin kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Başkan Özer Matlı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı projeksiyonlara dikkat çekti. Matlı, “Sayın Bakanımızın yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmesi sonucu, önümüzdeki kısa süreç içerisinde enflasyonun yüzde 19,5, yüzde 20 seviyelerine düşeceği ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüzde 25’ler bandına inmesi yönünde ortaya çıkan öngörülerimiz, reel sektörümüz açısından bizleri motive etmiştir” diye konuştu. “Piyasaların rahatlaması üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracak” Ekonomideki yeni yol haritasının üretim odaklı büyümeyi destekleyeceğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, bütçe disiplini ve kamu borçlanmasının azaltılmasıyla birlikte bankaların özel sektöre yönelik para arzını artırmasını beklediklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı veriler doğrultusunda piyasaların finansal anlamda rahatlamayı birkaç ay içerisinde hissedeceğini düşündüklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu tablo, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen reel sektör açısından daha öngörülebilir, dengeli ve destekleyici bir ekonomik ortamın oluşacağına işaret etmektedir. Finansal koşullardaki iyileşmenin, işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacağına; yatırım, üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “İstikrar vurgusu güveni pekiştiriyor” Ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasındaki güçlü diyalog ve istişare kültürünün sürdürülmesinin, atılan adımların sahadaki karşılığını artırdığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “İstikrarı önceleyen ve enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde iş dünyamızın motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini daha da pekiştireceğine inanıyorum. Son dönemde daralmanın en çok hissedildiği başta tekstil gibi sektörlerle ilgili birtakım destek çalışmalarının olacağı beklentisi, ekonomik sıkılaşmanın yarattığı gerginliği devlet ve özel sektör iş birliğiyle çözecektir. Ekonomik istikrarın sağlanarak sürdürülebilir kılınması yönünde iş dünyası ve kamu el ele vererek bu başarıyı sağlayacaktır. İş dünyası olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Bursa'da Terörsüz Türkiye'ye destek Haber

Bursa'da Terörsüz Türkiye'ye destek

Bursa'da faaliyet gösteren Türkiye'nin çeşitli illerinden dernek başkanları Derebahçe Sosyal Tesisleri'nde buluştu. Siirt İl Derneği'nin 28'nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle toplanan sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin mihmandarlığını yaptığı "Terörsüz Türkiye" sürecine sahip çıktı. Programın açılış konuşmasını ev sahibi Siirt İl Derneği Başkanı Selim Demirel yaptı. Güneşin doğudan doğduğunu hatırlatan Demirel, Doğu ve Güneydoğu için Terörsüz Türkiye süreciyle yeniden güneşin doğacağının altını çizdi. Akabinde derneklerin ortak basın bildirisini okuyan Başkan Yardımcısı Zeki Eker, "Türkiye'nin her yerinde güvenle ve barışla yaşamak en büyük hedefimizdir" ifadelerine yer verdi. Eker, "Öncelikle Terörsüz Türkiye hedefini ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye ve bu süreçte katkısı olan tüm paydaşlara teşekkür ederiz. Bugün burada, birliğimizin ve dayanışmamızın gücünü hatırlamak için toplandık. Türkiye'nin her köşesinde barış ve güven içinde yaşamak, en temel ortak hedefimizdir, farklı görüşler ve fikirlerimiz de olabilir ama teröre gerekçe olamaz. Birlik ve beraberliğimiz, terörün günümüze ve geleceğimize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz. Farklı görüşlerimiz olabilir, farklı yaşam biçimlerimiz olabilir, bunlar demokratik bir toplumun zenginliğidir. Ancak bu farklılıklar, terörün hiçbir gerekçeye sığdırılamayacağını da gösterir. Güvenlik güçlerimiz, vatandaşlarımızın can güvenliğini korurken, haklarımızdan taviz vermeden yoluna devam eder. Hepimizin sorumluluğu, terörü hiçbir şekilde meşrulaştırmamak ve güvenli, özgür ve barış içinde yaşanabilir bir Türkiye'yi gelecek nesillere miras bırakmaktır. Diyalog, hoşgörü ve demokrasimizin gücüyle ilerlediğimizde, karanlıklar dağılacaktır. Doğu ve Güneydoğu dernekleri olarak bizler, herkesin güvenli, onurlu ve gururlu bir şekilde yaşayabileceği bir Türkiye'yi hedefliyoruz. Bu yolculukta; hepimize düşen sorumluluklar var. Kutuplaşmadan kaçınımak, farklılıkları zenginlik olarak görmek. Şiddet ve terörü her koşulda reddetmek. Sonuç olarak, terörsüz bir Türkiye için sabır, saygı ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Güçlü bir devlet, güçlü bir toplum ve güçlü bir gelecek için birlikte çalışacağız. Bizi ayırmaya ve ayrıştırmaya çalışan yerli veya yabancı hiçbir güç başarılı olamayacaktır. Birlikte daha güçlüyüz. Birlikte barışın ve refahın adresi olan Türkiye'yi inşa edebiliriz. Gelin, birlikte, kapsayıcı bir gelecek için çalışalım, güvenlik ve refahı eşit derecede güçlendirelim" diye konuştu. "AMASIZ FAKATSIZ SÜRECE DESTEK VERİYORUZ" Bursa Muşlular Derneği Başkanı Mahmut Asya, "Böylesi anlamlı bir mesajla bizi bir araya getiren Siirt Derneği yöneticilerine teşekkür ederiz. Amasız, fakatsız sürece destek veriyoruz. Sürecin aksamadan, akamete uğramadan üzerimize düşen sorumluluğu ortaya koyuyoruz. Desteğimizi açıklıyoruz" diye konuştu. "BİZİ AYRIŞTIRMAK İSTEYEN İÇ VE DIŞ MİHRAKLAR VAR" Bursa Batmanlılar Derneği Başkanı Mustafa Demir, "Ülkemizin birlik ve beraberliğe çok ihtiyacı var. Bizleri ayrıştırmak için mücadele eden iç ve dış mihraklar var. Bununla mücadele etmek için elimizi taşın altına koymamız lazım. Güneydoğu'da bu mücadeleyi veriyoruz. Mücadelemizi yılmadan, vatandaş, devlet, yönetici, STK'lar ile bu beraberliği alkışlamamız gerekiyor" şeklinde konuştu. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE LİDERLERİN YANINDAYIZ" Erzurum Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Savaş Albayrak, "Bizler sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyiz. Bizlerle bu kadar uğraştılar, canımızı yakmaya çalıştılar. Batı, demokrasi der fakat Filistin'de yaşayan yüz binlerce insan öldürüldü. Bu demokrasi havarileri neredeydi? Bizim toplumumuzu en ufak şeyde bölmek için elinden ne geliyorsa yapıyorlar. Başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinde öncü olan liderlerimize, destek veren diğer siyasi liderlerimize teşekkür ediyorum. Biz enerjimizi ülkemizin kalkınmasına, refahına harcamak istersek önümüz açıktır" ifadelerini kullandı. 20 il dernek başkanının katıldığı organizasyonun daha sonraki süreçlerde gerek görülürse yeni açıklamalar yapılabileceği de eklendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.