SON DAKİKA
Hava Durumu

#Diyanet İşleri

Söz Bursa - Diyanet İşleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyanet İşleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cezaevlerinde hafızlık seferberliği: 25 hükümlü icazet aldı! Haber

Cezaevlerinde hafızlık seferberliği: 25 hükümlü icazet aldı!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 29 hükümlü ve tutuklunun, ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen sınavlar sonucu 25’inin Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandığını açıkladı. Bakan Gürlek, resmi sosyal medya hesabından Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içinde sürdürülen çalışmalara dair açıklamada bulundu. 2026 yılında hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklunun, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldığını ve 25’inin Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandığını duyuran Gürlek, ceza infaz kurumlarındaki toplam hafız sayısının 145’ten 170’e yükseldiğini bildirdi. "Hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı" Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ceza infaz kurumlarımızda yürüttüğümüz manevi rehberlik ve eğitim faaliyetleriyle hükümlü ve tutukluların yeniden topluma kazandırılmasını destekliyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığımız ile iş birliği içinde sürdürülen çalışmalar kapsamında 976 din görevlisi aktif olarak görev yapıyor. Bu çerçevede 2026 yılında hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı. Başarılı olan 25 kişi, Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandı. Bu başarıyla birlikte ceza infaz kurumlarımızdaki toplam hafız sayısı 145’ten 170’e yükseldi. Bu süreçte sağlanan katkı ve iş birliği dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum. Hükümlü ve tutukluların manevi gelişimini destekleyen çalışmalarla topluma uyum süreçlerine katkı sunmaya devam edeceğiz."

2026 yılı Ramazan teması belli oldu: ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ Haber

2026 yılı Ramazan teması belli oldu: ‘Ramazan, Cami ve Hayat’

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, 18 Şubat Cuma akşamı kılınacak teravih namazıyla Ramazan’a girileceğini hatırlatarak, "2026 yılı Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledik. Ramazan ayı boyunca bu tema çerçevesinde yapacağımız programlarla mabet ile hayat arasındaki bağın önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz" dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı ev sahipliğinden gerçekleştirilen ‘2026 Yılı Ramazan Ayı Faaliyetleri Tanıtım Programı’na katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Erbaş, rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi Ramazan ayına kavuşmanın sevinci ve heyecanı içerisinde olduklarını ifade ederek, 18 Şubat Cuma akşamı teravih namazıyla Ramazan’a girileceğini hatırlattı. Başkanlığın her yıl Ramazan ayında toplumsal duyarlılığı ve farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir temayı gündemine aldığını dile getiren Arpaguş, "2026 yılı Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledik. Ramazan ayı boyunca bu tema çerçevesinde yapacağımız programlarla mabet ile hayat arasındaki bağın önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz. Bununla İslam’ın mabet merkezli hayat tasavvurunun daha iyi anlaşılmasını ve camilerimizin temsil ettiği değerlerin hayata taşınmasını amaçlıyoruz" açıklamasında bulundu. "KAOS VE KARGAŞANIN HAYATI KUŞATTIĞINI GÖRÜYORUZ" Arpaguş, dünyanın büyük bir değişimden geçtiğini belirterek, "Teknolojik gelişmelerin her şeyi hızlıca küreselleştirdiği günümüzde ilgi ve eğilimlerin her geçen gün farklılaşması, insanların din, toplum ve hayat algılarını da pek çok açıdan etkilemektedir. Bunun bir yansıması olarak dünyanın birçok noktasında maddi ve manevi bunalımların, kaos ve kargaşanın hayatı kuşattığını görüyoruz. Böyle bir zamanda İslam’ın hayat veren ilke ve hakikatlerinin, bizi biz yapan değerlerin yeniden gündeme taşınması büyük önem arz etmektedir. Kuşkusuz söz konusu ilke ve değerlerin en önemli sembolü camilerdir. Zira insanın hem iç dünyasını hem toplumsal hayatını ilgilendiren değerler, tarihten bugüne hep camilerde vücut bulmuş, camilerden hayata taşınmıştır. İslam medeniyeti mabet ekseninde neşvünema bulmuştur. İnanç ile hayat arasındaki bağ camiler vasıtasıyla daima canlı tutulmuştur" dedi. "RAMAZAN, İSTİKAMETİMİZİ TAHKİM ETMEK İÇİN BİZLERE SUNULMUŞ DEĞERLİ BİR İMKANDIR" Son yıllarda yaşanan hızlı kentleşmenin insanların bireyselleşmesine ve aralarındaki bağların gitgide zayıflamasına sebebiyet verdiğini vurgulayan Arpaguş, "Bugün sosyal hayatı tehdit eden bencilleşme ve yalnızlaşma gibi sorunların üstesinden gelebilmek adına yeniden cami merkezli kolektif bir bilinç oluşturulması zaruret arz etmektedir. Bu da ancak mabet ile hayat arasındaki bağın güçlendirilmesiyle mümkündür. Hayatın en bereketli duraklarından biri olan Ramazan ayı, söz konusu bağın yeniden tesis edilmesi, pekiştirilmesi ve geliştirilmesi hususunda önemli bir fırsattır. Bu kutlu zaman dilimi, çağın baş döndürücü hızıyla savrulan zihinlerimizi teskin etmek, gönüllerimize inşirah vermek, kulluk yönündeki istikametimizi tahkim etmek için bizlere sunulmuş değerli bir imkandır" ifadelerine yer verdi. "RAMAZAN'IN RUHUYLA ÖRTÜŞMEYEN MESELELERLE DİNİ DUYGULAR İSTİSMAR EDİLİYOR" Ramazan'da ibadetlerin tartışma konusu yapılmamasının önemini ifade eden Arpaguş, sözlerine şöyle devam etti: "Bildiğiniz üzere Ramazan ayında hem yerel ve ulusal medyada, hem de dijital mecralarda yoğun bir şekilde dini programlar icra edilmektedir. Milletimiz bu programlara büyük bir teveccüh göstermektedir. İnsanları Ramazan'ın manevi iklimiyle buluşturmayı hedefleyen tüm bu çalışmalar elbette kıymetlidir. Bu alanda ciddiyetle ve samimiyetle hizmet üreten herkesi takdir ediyoruz. Ancak milletimizin dini konulara teveccühünün zaman zaman suiistimal edildiğine de şahit oluyoruz. Maalesef bazı mecralarda, sırf daha çok izlensin düşüncesiyle Ramazan'ın ruhuyla örtüşmeyen meseleler gündeme getirilerek, insanların dini duyguları istismar edilmektedir. Hatta ibadetler birer tartışma konusu haline getirilerek, zihinler bulandırılmaktadır. Dolayısıyla bu hususta hem medyada program yapacak kardeşlerimizin hem de milletimizin daha duyarlı olmalarını, daha bilinçli davranmalarını istirham ediyorum. Bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da kullanacağımız dil ve üsluptur. Özellikle dini konularda konuşurken nezaket ve zarafet son derce önemlidir. Onun için Müslüman şahsiyetiyle asla bağdaşmayacak söz, tavır ve davranışlardan kesinlikle sakınılmalıdır." Program, Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’un konuşmasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.