SON DAKİKA
Hava Durumu

#Doğal Yaşam

Söz Bursa - Doğal Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Atlardan papağana: Ankara'da sıra dışı bir doğal yaşam alanı Haber

Atlardan papağana: Ankara'da sıra dışı bir doğal yaşam alanı

Ankara'nın Çubuk ilçesinde yaşayan Özgür Peştanlı; kurtlardan köpeklere, atlardan eşeklere kadar onlarca hayvanla kurduğu çiftliğinde doğayla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Ankara'nın Çubuk ilçesi Gümüşyayla Mahallesi'nde yaşamını sürdüren Özgür Peştanlı, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürerek farklı türlerde onlarca hayvanla birlikte yaşadığı bir çiftlik kurdu. Peştanlı'nın çiftliği, barındırdığı vahşi ve evcil hayvanlarla dikkat çekiyor. Kendine küçük bir yaşam alanı kurduğunu ve hayvanlarıyla mutlu bir şekilde yaşadığını belirten Peştanlı, zamanla hayvan sayısının arttığını ifade ederek çiftliğinde kurt, deve, at, eşek, kedi, köpek ve çeşitli kuş türlerinin bulunduğunu aktardı. Peştanlı, kurduğu yaşam alanının bir doğal yaşam parkı niteliği taşıdığını belirterek, özellikle çocukların doğayla temas etmesini amaçladığını dile getirdi. Ayrıca doğayı ve hayvanları da koruma mesajları veren Peştanlı, hayvanlarla kurduğu bağ sayesinde dizi ve film projelerine de destek verdiğini ifade etti. Doğayla iç içe bir yaşam sürdüren Peştanlı, şehir hayatından uzak bu yaşam tarzını sürdürmekte kararlı olduğunu kaydetti. "KENDİME KÜÇÜK BİR YAŞAM ALANI SEÇTİM" Çiftliğindeki hayvanlarla ortak bir bağ kurduğunu belirten Özgür Peştanlı, şehirden uzak sakin bir yaşam sürdüğünü belirterek, "Kendime küçük bir yaşam alanı, hayvanlarla yaşayabileceğim bir yaşam alanı seçtim. Burada keçilerim, koyunlarım, eşeklerim, farklı atlarım, güvercinlerim, papağanım, kedilerim, köpeklerim ve saymadığım birçok hayvanlarım var. Onlarla yaşıyorum. Hepsini eğitebildim. Hepsiyle anlaşabiliyorum. Bana göre hepsi konuşuyor, sadece sesleri yok. Kış ayı olduğu için saat sabah 7'de hayvanları önce besleyip ondan saat 10 gibi sularını veriyorum. Ondan sonra genel temizlik yapıyorum ve akşam oluyor. Yani bir günümün nasıl bittiğini bilmiyorum ve benim için zaman çabuk geçiyor" diye konuştu. "HEPSİ BENİM İÇİN BİRER OYUNCU" Çiftliğindeki hayvanların hepsiyle farklı bir bağ kurduğunu ve hepsinin kendisinde ayrı bir yeri olduğunun altını çizen Peştanlı, "Bu işe bir hobi olarak başladım. Şu an ticaret olarak yapıyorum. Ticaret olarak hayvanı üretiyor muyum hayır. ‘Nasıl para kazanıyorsunuz' diye soruyorlar. Genelde sordukları soru bu. Hepsi benim için birer oyuncu. Ben de onların koçuyum. Onlarla diziler, reklamlar, belgeseller gibi işler yapıyoruz. Hepsini ayrı ayrı seviyorum ama Dudu (papağan) 35 senedir benimle. Onun yaşı çok fazla. Uzun süredir beraberiz. İçeride atlarım var. 18-19 yaşında atlarım var. Hepsini ayrı seviyorum. Aralarında bağ kurduğum birkaç tanesi var" ifadelerine yer verdi. "KENDİME AİT BİR AT IRKI ÇIKARTTIM" Hayvanların bakımlarının zor olduğunu ve birbirleriyle uyum sağlamalarının uzun bir süreç aldığını ifade eden Peştanlı, "Zorlandığım anlar oldu çünkü birbirlerine uyum sağlamaları en çok yoran şey. Çünkü kediyle köpek, kuşla köpek, atla eşek gibi hepsi farklı hayvanlar. Farklı yerlerde birbirlerine uyum sağlamaları beni zorluyor ama sonra alışıyoruz. Hep beraber birlik halinde yaşayabiliyoruz. Kendime ait bir at ırkı çıkarttım. Pinto diye. Türkiye'de sadece İngiliz ve Arap atları var. Ben İngiliz ve Arap atlarından farklı kanlar alarak kendime renkli atlar yaptım. Alacalı, kahverengi beyazı, siyah beyazı gibi farklı tonlarda farklı atlar yaptım. Şu an elimde 19'a yakın bu atlarımdan var. Bu iş, bir günlük iş değil. 365 gün yaşayabileceğine inandığın zaman böyle bir şey yaşayabilirsin. Atla olan bağımı atın üzerinde yaptığım hareketlerle, duduyla olan bağımı poz vererek, yani hepsiyle farklı farklı yaşıyorum. Bağlarım hepsiyle birbirinden farklı. Doğa ve hayvanları koruyalım. Tek istediğim bu" cümlelerine yer verdi.

Karsak Deresi için çözüm arayışları hız kazandı Haber

Karsak Deresi için çözüm arayışları hız kazandı

Gemlik Körfezi’ne yoğun kirlilik taşıyan ve ilçe içinde hem çevresel hem de estetik açıdan ciddi sorunlar yaratan Karsak Deresi ile ilgili çözüm arayışları hız kazandı. Sorunun kalıcı biçimde çözülebilmesi için düzenlenen toplantıda, bilim insanları ve ilgili kurum temsilcileri bir araya geldi. Toplantıya Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Belediye Başkan Yardımcısı Zülküf Zor, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı, BUSKİ Kanalizasyon Daire Başkanı Hüseyin Kaygısız, BUSKİ Kanal Proje Şube Müdürü Nuray Yeşil ile Gemlik Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı, dere üzerindeki kirletici yükün azaltılması için teknik öneriler sundu. Çakmakçı, “Bazı noktalarda kirleticileri tutmak için tersib bentleri yapılabilir, ancak bu yöntem çözünmüş maddeleri engellemez. Deniz suyu verilmesi canlılığı artırabilir fakat dereyi tuzlu suya dönüştürür. Güzergah incelenerek farklı çözüm yolları üretilebilir. Ayrıca, tortuların temizlenmesi için arazi çalışmalarına ihtiyaç var.” dedi. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ise Karsak Deresi’nin geçmişte doğal yaşam açısından zengin bir kaynak olduğunu vurguladı: “Gemlik Körfezi müsilajla büyük zarar gördü. Karsak Deresi’nde eskiden balık tutardık, şimdi ise sanayi atıkları nedeniyle canlı kalmadı. Karsak ve Çarşı derelerini nasıl kurtarabiliriz diye çalışıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey de bu konuda olumlu görüş bildirdi. Uzmanların görüşlerini önemsiyoruz. Dereyi her hafta düzenli olarak temizliyoruz. Toplantının ardından heyet, Karsak Deresi’nin Orhangazi güzergahı, Gemlik Çağlayan mevkii ve Körfez’e döküldüğü alanlarda incelemelerde bulundu. Uzmanlar, yapılan gözlemler sonucunda hazırlayacakları raporla deredeki kirliliğin azaltılmasına yönelik somut adımların belirlenmesi için çalışmalara başlayacak.

Nilüfer’de ağaçlandırma seferberliği Haber

Nilüfer’de ağaçlandırma seferberliği

Nilüfer’de yaşanan yangınların olumsuz etkilerine karşı yeşil alan miktarını artırmaya yönelik çalışmalar başlatıldı. Nilüfer Belediyesi, YASAV ve Podyum Park arasında imzalanan protokol, çevre felaketleri ve yıkımlara karşı çevre bilinci oluşturmak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacını taşıyor. Protokole göre Nilüfer Belediyesi’nin; Güngören, Atlas, İnegazi, Kadriye, Unçukuru ve Üçpınar Mahalleleri’nde belirleyeceği alanlara uygun fidan türleri tespit edilecek ve bu kurumlar tarafından ağaçlandırılacak. Ağaçlandırma faaliyetleri kapsamında Nilüfer Belediyesi, fidan temini, yerin hazırlanması ve dikim işlerinde de teknik destek sağlayacak. Ağaçlandırma finansmanı için Podyum Park, 18-19 Ekim tarihlerinde “Doğal Yaşam Festivali” düzenleyecek. Etkinlikte kiralanmaya hazır tüm stantların işletme hakkı bedelsiz olarak YASAV’a devredilecek. YASAV, stantların üçüncü kişilere kiralanmasını üstlenerek, satışlardan elde ettiği gelirle fidanların satın alınmasını sağlayacak. İŞ BİRLİKÇİLERE TEŞEKKÜR ​Ağaçlandırma protokolü, Halk Evi Başkanlık Makamı’nda gerçekleşti. İmza töreni öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yaz döneminde çok büyük yangınlar yaşandığını hatırlatarak, ağaçların dışında çok fazla hayvan ve bitki kaybının da olduğunu belirtti. Yangınların farklı nedenlerle çıktığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, bu konuda bilincin yükseltilmesi için çalıştıklarını vurguladı. Gençlere sağlıklı ve yaşanabilir bir ortam oluşturmak istediklerinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, “Ağaçlandırma çalışmalarını başlatıyoruz. Duyarlılıklarından dolayı iş birlikçilerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. ​YASAV Başkanı Emine Cantürk Eren ve Podyum Park Yaşam ve Eğlence Merkezi Genel Müdürü Ahmet İnsel ise böyle bir çalışmada yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. ​Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir, YASAV Başkanı Eren ve Podyum Park Genel Müdürü İnsel protokole imza attı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.