SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dokuz Eylül Üniversitesi

Söz Bursa - Dokuz Eylül Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dokuz Eylül Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Lezzetin şifresi tabakta saklı Haber

Lezzetin şifresi tabakta saklı

Yemeğin tadını yalnızca kullanılan malzemeler değil tabağın rengi, dokusu, formu ve hatta ağırlığı da etkiliyor. Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk'ün yürüttüğü araştırma, gastronomide çoklu duyusal tasarımın yemek deneyimine etkilerini bilimsel olarak ortaya koydu. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü'nden Prof. Efe Türkel ve Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Sanatta Yeterlilik Programı öğrencisi Gözde Ecem Atıcı ile birlikte yürüttüğü çalışmada, Türkiye'nin farklı şehirlerinde füzyon mutfak üzerine çalışan şefler ve seramik tasarımcılarıyla detaylı görüşmeler yaptı. Çalışma, tabakların yalnızca bir sunum nesnesi değil, lezzetin algısında belirleyici bir araç olduğunu kanıtladı. Araştırma, Türkiye'de bu kapsamda yapılan ilk detaylı çalışma olarak dikkat çekerken, gastronomi ve tasarım alanlarına yeni bir perspektif sundu. Bu çalışmanın gastronomi ve tasarım literatürüne yeni bir pencere açtığını söyleyen Doç. Dr. Selin Gençtürk, "Yemek deneyimi artık çoklu duyusal bir tasarım meselesi. Biz bu çalışmayla, tabakların lezzeti bilimsel olarak nasıl değiştirdiğini ortaya koyduk ve gastronomi ile endüstriyel tasarım arasında güçlü bir köprü kurduk" dedi. TASARIM ÖN PLANDA Farklı kültürlerin birleştiği füzyon mutfakların tüm dünyada yükselişte olduğunu belirten Doç. Dr. Selin Gençtürk, konuyu şöyle özetledi: "Füzyon mutfak, duyusal tasarımı zorunlu kılıyor. Bugün iyi bir yemeği öne çıkaran şey sadece tat değil tabakla, atmosferle ve malzemeyle kurulan bütüncül bir duyusal deneyim. Şefler artık yemeğin estetiğini, dokusunu ve psikolojik etkilerini de tasarlamak zorunda. Araştırma, Türkiye'de ilk kez bu kapsamda yapılan çalışma olma özelliğini taşıyor. Gastronomi alanında artan rekabetin, tasarım odaklı düşünme ve duyusal inovasyonla birleştiğinde nasıl yeni bir değer oluşturduğunu somut sonuçları ortaya koydu." YEMEĞİN YÜZDE 30'U TAT Araştırmaya katılan şeflerin tamamı, yemeğin algılanan lezzetinin sadece kullanılan teknik ve malzemelerle sınırlı olmadığını belirtti. Katılımcı şeflerden biri, "Yemeğin sadece yüzde 30'u tat, geri kalanı mekân, tabak, ışık ve atmosfer" diyerek tabak tasarımının deneyimdeki gücünü vurguladı. TABAKLAR ALGIYI ETKİLİYOR Araştırmada elde edilen sonuçlara göre beyaz ve yuvarlak tabaklar tatlılık algısını artırırken, siyah tabaklar yemeği daha az tatlı ve daha yoğun hissettiriyor. Çalışma ayrıca mat tabakların sosyal medyada daha estetik bulunduğunu, tabak dokusunun yiyeceğin algılanan kıtırlık ve yumuşaklığını etkilediğini, ağır tabakların ise kalite algısını yükseltmesine rağmen kullanımda en çok servis personelini etkilediğini ortaya koydu.

Bursa İznik'ten Dünya arkeolojisini sarsacak buluş: 'Çoban İsa' Freski Haber

Bursa İznik'ten Dünya arkeolojisini sarsacak buluş: 'Çoban İsa' Freski

Bursa'nın İznik ilçesindeki Hisardere Nekropolü'nde yürütülen kazılarda, Anadolu'da şimdiye dek bilinen tek örnek olma ihtimali taşıyan 'Çoban İsa' (Good Shepherd) figürü gün yüzüne çıkarıldı. Hem Türkiye hem de dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan eser, hipogee mezarın kuzey duvarında fresk halinde tespit edildi. Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle İznik Müzesi Müdürü Tolga Koparal başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç'in bilimsel koordinatörlüğünde ve Dr. Gülşen Kutbay'ın da yer aldığı uzman ekip tarafından sürdürülüyor. M.S. 2.-5. yüzyıllar arasında hem varlıklı aileler hem de halkın alt tabakası tarafından kullanıldığı değerlendirilen Hisardere Nekropolü'nde, İznik'e özgü "terracota plaka çatılı oda mezarların" yanı sıra farklı mezar tipleri bulunuyor. 2025 yılı kazı sezonunda açığa çıkarılan hipogee mezar ise özellikle freskleriyle dikkat çekti. Güney duvarı büyük ölçüde tahrip olan mezarın doğu, batı ve kuzey duvarları ile tavanı neredeyse tamamen sağlam kaldı. Bu duvarlarda yer alan insan figürleri, bölgedeki diğer örneklerden ayrılıyor. Mezarın kuzey duvarına bitişik klinein pişmiş toprak kare levhalarla kaplı olduğu, ölülerin bu levhaların üzerine yatırıldığı belirlendi. Klinein ardındaki kuzey duvarında ise nadir görülen 'Çoban İsa' figürü dikkat çekti. Mezar içerisinde doğrudan tarihlendirmeye yarayacak bir buluntuya rastlanmadı. Ancak yapının mimari özelliklerinin aynı alandaki diğer örneklerle benzerlik göstermesi nedeniyle mezarın MS 3. yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Eser, Erken Hristiyanlık döneminde Anadolu'daki en dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkarken, Hisardere Nekropolü'nde tespit edilen ilk Hazreti İsa tasviri olma özelliğini de taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.