SON DAKİKA
Hava Durumu

#Donald Trump

Söz Bursa - Donald Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donald Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar Haber

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar

Dijital üretim alanında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sektöre yön veren TREX tarafından, üretim yönetimine farklı bir bakış açısı getirmesi hedeflenen ‘Fabrikanı Keşfet 2026' etkinliği büyük ilgi gördü. Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "FABRİKALARIN İÇERİSİNDE YATAN FABRİKALARI KEŞFETMEK İSTİYORUZ" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "DİJİTAL DÖNÜŞÜM TEKNİK DEĞİL, EKONOMİK BİR KONUDUR" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "ÇOK ZOR BİR YILIN İÇİNDEN GEÇİYORUZ" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "VERİYİ DOĞRU OKUYARAK HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "TRUMP GELEREK OLAYI BOZDU" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti. "FABRİKAYI BİR KERE DAHA KEŞFETMEK LAZIM" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "VATANDAŞ BENİMSEMİYORSA REÇETE TUTMUYOR" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi. "KİTLELER MANTIĞIN DEĞİL MENFAATİN PEŞİNDE KOŞUYOR" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "DİJİTALLEŞME DÜNYANIN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

Trump’tan İran’a sert mesaj: "Ateşkes yaşam destek ünitesine bağlı" Haber

Trump’tan İran’a sert mesaj: "Ateşkes yaşam destek ünitesine bağlı"

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkese ilişkin, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD'nin İran'ın savaşın sonlandırılmasına yönelik teklifini reddetmesine ilişkin soru üzerine Trump, İran'ın sunduğu teklifin asla kabul edilemez olduğunu söyledi. Trump, "İnsanlar sürekli ‘Bir planı var mı?' diyor. Tabii ki bir planım var. Hem de şimdiye kadarki en iyi plan. İran, askeri olarak bütünüyle mağlup edildi. Ellerinde çok az şey kaldı. Muhtemelen bu süre içinde biraz toparlanmışlardır ama bunu da yaklaşık bir gün içinde değiştirebiliriz" dedi. Trump, "İran nükleer silaha sahip olamaz. Çok dengesiz ve tehlikeliler. Orada yaşananlar korkunç. Son iki ayda 42 bin kişi öldürdüler. En azından bildiğimiz sayı bu. 42 bin kişi. Geçtiğimiz hafta da çok sayıda insan öldürdüler ama bir ay, bir buçuk ay önce 42 bin kişi öldürdüler" dedi. İran'a ilişkin açıklamalarında Trump, "Plan çok basit. Abluka, her şeyden önce askeri bir dehanın parçasıydı. Venezuela'da yapılanların askeri bir deha olması gibi" ifadelerini kullandı. "HİÇBİR BASKI YOK, TAM BİR ZAFER KAZANACAĞIZ" ABD'nin İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyerek dünyaya hizmet ettiğini savunan Trump, "Bir süre sonra bundan sıkılacağımı, bunalacağımı, baskı altında kalacağımı düşünüyorlar. Hiçbir baskı yok. Tam bir zafer kazanacağız. Zaten teorik olarak askeri açıdan tam bir zafer elde ettik" dedi. Trump, "Donanmaları imha oldu. 159 gemileri vardı, şimdi sıfır gemileri var. Etrafta dolaşan küçük sürat tekneleri kaldı. Onlardan da günde sekizer tane vurduk. Hava kuvvetleri yok, hava savunmaları yok" ifadelerini kullandı. "BU APTALCA BİR TEKLİF VE KİMSE BUNU KABUL ETMEZ" İran'ın müzakere etmek istediğini fakat ABD'ye sunduğu teklifin "aptalca" olduğunu belirten Trump, "Bu aptalca bir teklif ve kimse bunu kabul etmez" ifadelerini kullandı. Açıklamalarında eski ABD Başkanları Barack Obama ve Joe Biden'a eleştirilerini sürdüren Trump, "Gerçi Obana kabul ederdi. Biden da kabul ederdi. Onların zamanında kabul ettikleri, çok daha kötüydü" şeklinde konuştu. ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarından övgüyle söz eden Trump, "Onları gerçekten çok sert vurduk" dedi. Trump, İran'ın elindeki nükleer kaynakların ABD'ye teslim edilmesine ilişkin, "İran bana 'nükleer tozu' alacağımızı ama bunu (yer altından) bizim çıkarmamız gerekeceğini söyledi" dedi. ABD Başkanı, "Çünkü tesis o derece imha edildi ki, dünyada onu çıkarabilecek sadece bit ya da iki ülke var. O kadar derinde ve öylesine sert bir şekilde vuruldu ki, onu taşımaya uygun ekipmanları yok" şeklinde konuştu. Trump, İranlıların bu materyalleri sadece ABD ve Çin'in çıkarabileceğini söylediklerini aktardı. Bu açıklamaların ABD'nin İran ile zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması konusunda anlaştığı manasına mı geldiği sorusuna Trump, "İki gün önce bunu kabul ettiler. ‘Onu sizin almanız gerekecek' dediler. Birlikte hareket edecektik ama fikirlerini değiştirdiler. Çünkü bunu belgeye koymamışlardı" dedi. Trump, "Bizimle aynı fikirde oluyorlar, sonra geri adım atıyorlar" ifadelerini kullandı. "İRAN'DA ILIMLILAR VE RADİKALLER OLMAK ÜZERE İKİ GRUP VAR" İran'da barışa ulaşılabilecek bir liderlik olup olmadığı sorusu üzerine Trump, "İran'da ılımlılar ve radikaller olmak üzere iki grup var. Bence ılımlılar artık daha fazla saygı görüyor. Radikaller, sonuna kadar savaşmak istiyor. Ancak bu, çok kısa sürecek bir savaş olurdu" dedi. "KÜRTLER KONUSUNDA BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYORUM" Trump, "Protestolara karşı uygulanan vahşet ortada. İnsanlar sokağa çıkmak istiyor ama silahları yok. Kürtlerin silah vereceğini düşünmüştük ama Kürtler bizi hayal kırıklığına uğrattı. Kürtler sadece alıyor, alıyor ve alıyor. Kongre'de büyük itibara sahipler. Kongre, ‘Çok sert savaşıyorlar' diyor. Ancak para aldıklarında sert savaşıyorlar. Bu yüzden, Kürtler konusunda büyük hayal kırıklığı yaşıyorum" şeklinde konuştu. "ATEŞKESİN YAŞAM DESTEK ÜNİTESİNE BAĞLI OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" İran ile ateşkese ilişkin bir soruya Trump, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" cevabını verdi. "ÜLKEM İÇİN KURŞUNU GÖZE ALMAYA HAZIRIM" İran'a yönelik operasyonun doğuracağı sonuçları bilerek bu operasyona kalkıştığını açıklarken, "Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" ifadelerini kullanan Trump, "Bu, özellikle de benim tarafımdan kullanıldığında, korkunç bir ifade. Ama öyle. Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" dedi. Çatışmalar sırasında kimsenin İran'ın Körfez'deki komşularını vuracağını düşünmediğini söyleyen Trump, "Muazzam bir stratejik hataydı. O füzeleri boşa harcadılar" dedi. ABD Başkanı Trump, İran ile diplomatik çözümün mümkün olup olmadığına yönelik bir soruya, "Bence bu çok mümkün. Onlarla dört-beş kez anlaşmak zorunda kaldım. Fikirlerini değiştiriyorlar" cevabını verdi. Trump, "Liderleri çok onursuz insanlar" cevabını verdi. "Xİ İLE HARİKA BİR İLİŞKİM VAR" Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı görüşmeden ne beklediği ve İran savaşının gündemi ne kadar değiştirdiği sorusu üzerine Trump, "Başkan Xi ile harika bir ilişkim var. Çok iş yapıyoruz" dedi. Çin ile ilişkilerin çok iyi durumda olduğunu da ifade eden Trump, "Bunu Hürmüz konusunda da görebilirsiniz. Petrollerinin büyük bir kısmını, yüzde 40'ını Hürmüz üzerinden alıyorlar. Hiç gemi gelmedi. O da bunun çözülmesini istiyor" dedi. Xİ İLE TAYVAN KONUSUNU GÖRÜŞECEĞİNİ SÖYLEDİ Çin Devlet Başkanı Xi ile görüşmede Tayvan'ın gündeme gelmesi ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Evet, her zaman gündeme gelir" şeklinde cevap verdi. Tayvan'a Japonya ve bölge ülkelerinden büyük destek olduğunu ifade eden Trump, "Bunu Başkan Xi ile konuşacağım. Bu konuşacağımız konulardan biri olacak" cevabını verdi. ASYA ÜLKELERİNİN ABD'DEN PETROL ALMAYA BAŞLADIKLARINI SÖYLEDİ Yakıt fiyatlarının İran meselesi biter bitmez "taş gibi düşeceği" açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Bu mesele ilk ortaya çıktığında, petrolün yüzde 20'si Hürmüz'den geliyordu. Bu çok fazla. Ama zamanla Texas'a, Louisiana'ya, Alaska'ya gidiyorlar. Alaska, biliyorsunuz, Asya'dan çok uzak gibi görünüyor. Ama aslında petrol almak için gitmeleri gereken diğer yerlere kıyasla nispeten daha kısa bir yolculuk. Ve Alaska'ya gidiyorlar. Aslında büyük sorunumuz, yükleme yapmak için daha büyük rıhtımlar inşa etmemiz gerektiği konusu" dedi. Trump, "Birçok kişi petrolün 250, 300 dolara çıkacağını düşündü. Çıkmadı. Bugün 100 doların altında" ifadelerini kullandı.

Beyrut’ta kritik suikast talimatı: Netanyahu, Hizbullah’ın Rıdvan Gücü komutanını hedef aldı Haber

Beyrut’ta kritik suikast talimatı: Netanyahu, Hizbullah’ın Rıdvan Gücü komutanını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ın Rıdvan Gücü komutanının etkisiz hale getirilmesi için Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik saldırı için talimat verdiğini belirtirken, "ABD'deki dostlarımızla sürekli temas halindeyiz. Bu gece ilerleyen saatlerde de Başkan Trump ile yeniden görüşeceğim. Ortak hedefler paylaşıyoruz ve en önemli amaç, İran'ın tüm zenginleştirilmiş nükleer materyalinin ve uranyum zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, güvenlik kabinesi toplantısı öncesinde ABD-İran arasındaki askeri ve diplomatik gerilimle Lübnan'a yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. İsrailli lider, başbakanlık ofisinden paylaşılan görüntülü açıklamada, "ABD'deki dostlarımızla sürekli temas halindeyiz. ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün görüşüyorum. Ekibim ve onun ekibi de bugün dahil olmak üzere her gün iletişim halinde. Bu gece ilerleyen saatlerde de Başkan Trump ile yeniden görüşeceğim" dedi. Netanyahu, İsrail-ABD arasındaki iş birliğine ilişkin, "Aramızda tam bir koordinasyon var; hiçbir sürpriz yok. Ortak hedefler paylaşıyoruz ve en önemli amaç, İran'ın tüm zenginleştirilmiş nükleer materyalinin ve uranyum zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması" ifadelerini kullandı. Netanyahu, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak emellerine ilişkin, "Başkan Trump bunu bir şekilde başarabileceğine inanıyor. Ancak biz her senaryoya hazırız, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile güvenlik birimlerimize verdiğim talimat da budur. İsrail her zamankinden daha güçlü, İran ve vekil güçleri ise her zamankinden daha zayıf" dedi. Hizbullah'ın Rıdvan Güçleri komutanına saldırı İsrail Başbakanı ayrıca başka bir açıklamasında, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Hizbullah'ın seçkin birimi Rıdvan Gücü'ne yönelik hava saldırısı düzenlenmesi için yeşil ışık yaktığını söyledi. Netanyahu, "Savunma Bakanı Israel Katz ile birlikte Rıdvan Güçleri komutanının vurulmasına yönelik talimat verdim" ifadelerini kullandı.

Trump’tan İran iddiası: Çok şey teklif ettiler ama yetmedi! Haber

Trump’tan İran iddiası: Çok şey teklif ettiler ama yetmedi!

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD tarafına bir teklifte bulunduğunu öne sürerek, ABD'li müzakere heyetinin Pakistan'a gerçekleştirmesi beklenen ziyaretini iptal ettikten sonra İran tarafından başka bir teklif aldıklarını iddia etti. Trump, "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu. İlginç bir şekilde, seyahati iptal etmemden sadece 10 dakika sonra, çok daha iyi bir kağıt parçası aldık. İran çok şey teklif etti ama yeterli değildi" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in İranlı heyet ile Pakistan'da gerçekleştirilmesi beklenen görüşmeleri iptal etmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Trump basın mensuplarının sorularını cevaplarken yaptığı açıklamalarda, Tahran yönetiminden taraflar arasındaki müzakerelere ilişkin bir teklif aldıklarını öne sürdü. Söz konusu teklifi yetersiz bulduğunu ifade eden ABD Başkanı, "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu" dedi. Trump, ABD'li müzakere heyetinin Pakistan ziyaretini iptal ettikten sonra İran tarafından başka bir teklif aldıklarını öne sürerek, "İlginç bir şekilde, seyahati iptal ettiğim anda, sadece 10 dakika sonra, çok daha iyi bir kağıt parçası aldık" ifadelerini kullandı. İran'ın tekliflerine yönelik değerlendirmesinde Trump, "İran çok şey teklif etti ama yeterli değildi" açıklamasını yaptı. "BİZİ İSTEDİKLERİ ZAMAN ARAYABİLİRLER" Trump, "Kiminle görüşmemiz gerekirse görüşeceğim ancak 2 gün beklememiz, insanların 16-17 saat yolculuk etmesine ihtiyacımız yok. Bunu bu şekilde yapmayacağız. Telefon üzerinden anlaşma sağlayacağız, bizi istedikleri zaman arayabilirler. Bütün kartlar bizim elimizde, her şeyi kazandık" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, taraflar arasındaki ateşkesin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine yönelik bir soruya, "Henüz düşünmedim" cevabını verdi. Trump açıklamalarında ayrıca, İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerine yönelik söylemlerinin yeniden altını çizdi. İRAN YÖNETİMİNDEKİ "BÖLÜNME" İDDİALARINI SÜRDÜRDÜ İran yönetiminde "bölünme" yaşandığına yönelik açıklamalarını sürdüren Trump, "Birbirleriyle mücadele ediyorlar. Müthiş bir iç çatışma söz konusu. Birçok durumda liderlik konusunda kavga ediyorlar. Hatta lider olmamak için kavga ettiklerini düşünüyorum çünkü iki lider kademesini etkisiz hale getirdik" dedi.

Hürmüz Boğazı'nda can pazarı: 20 bin denizci mahsur kaldı! Haber

Hürmüz Boğazı'nda can pazarı: 20 bin denizci mahsur kaldı!

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Başkanı Arsenio Dominguez, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda yaklaşık 2 bin gemi ve 20 bin denizcinin mahsur kaldığını ifade etti. ABD, İsrail ve İran arasındaki saldırılar devam ederken, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişleri henüz normale dönmedi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Başkanı Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumun küresel denizcilik sektörü açısından "ciddi bir meydan okuma" oluşturduğunu belirterek, "Hürmüz Boğazı'nda 20 bin denizci mahsur kaldı ve yaklaşık 2 bin gemi seyir yapamıyor. Gemiler orada ne kadar uzun süre kalırsa, mürettebat da strese ve yorgunluğa o kadar uzun süre maruz kalır. Üstelik gemilerin faaliyetini sürdürmesi için gereken ikmaller de azalır" dedi. Sigorta şirketlerinin zararları ve maliyetleri karşılamayı reddettiğini belirten Dominguez, şirketlerin büyük çoğunluğunun ya sözleşmeleri feshettiğine ya da yüksek primler talep ettiğine dikkat çekti. Dominguez, boğaz çevresindeki ülkelerin sağladığı insani yardım sayesinde gemilerde şimdilik insani bir krizin olmadığını ifade ederek, IMO'nun gemilerin bölgeden çıkabilmesi için insani bir koridor oluşturulması yönünde baskı uyguladığını belirtti. Dominguez, ABD Başkanı Donald Trump'ın gemilere boğazda refakat edilmesine yönelik planının ticari gemilerin hedef alınmayacağına ve masum denizcilerin hayatını kaybetmeyeceğine dair herhangi bir güvence bulunmadığından sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.