SON DAKİKA
Hava Durumu

#Donald Trump

Söz Bursa - Donald Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donald Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Beyaz Saray’da 2,5 saatlik "İran" zirvesi! Trump’tan Netanyahu’ya son ihtar Haber

Beyaz Saray’da 2,5 saatlik "İran" zirvesi! Trump’tan Netanyahu’ya son ihtar

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin, "İran'la görüşmelerin devam etmesi ve bir anlaşmaya varılıp varılamayacağının görülmesi konusunda ısrar etmem dışında kesin bir sonuca varılamadı" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile ABD'nin başkenti Washington DC'de bir araya geldi. Beyaz Saray'da gerçekleştirilen ve yaklaşık 2,5 saat süren temasların ardından ABD Başkanı, sosyal medya hesabı üzerinden görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu. Trump, "Başbakan Netanyahu ve ekibi ile görüşmemi az önce sonlandırdım. Çok iyi bir görüşme oldu, ülkelerimiz arasındaki muazzam ilişkiler devam ediyor. İran'la görüşmelerin devam etmesi ve bir anlaşmaya varılıp varılamayacağının görülmesi konusunda ısrar etmem dışında kesin bir sonuca varılamadı. Başbakanı tercihimin bir anlaşmaya varılmasından yana olduğu konusunda bilgilendirdim. Eğer varılamazsa sonucun ne olacağını görmemiz gerekecek" dedi. Trump, geçtiğimiz yıl İran ile İsrail arasında 12 gün süren çatışmalara değinerek, "İran en son bir anlaşma yapmamaya karar verdiğinde Gece Yarısı Çekici Operasyonu ile vurulmuştu. Bu onlar için iyi bir sonuç vermemişti. Umuyorum bu sefer daha makul bir şekilde davranacaklar ve sorumluluk sahibi olacaklar" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasında yürürlükte olan ateşkes anlaşması ve bölgedeki çalışmalara ilişkin, "Gazze'de ve bölgede yaşanan şahane gelişmeleri de görüştük. Orta Doğu'da gerçek anlamda barış var" açıklamasını yaptı.

Trump’tan İran’a "Çok kötü şeyler yapacağız" tehdidi! İkinci uçak gemisi yolda Haber

Trump’tan İran’a "Çok kötü şeyler yapacağız" tehdidi! İkinci uçak gemisi yolda

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin başarısız olması durumunda askeri harekata hazırlık olarak Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi saldırı grubunu göndermeyi düşündüğünü belirterek, "Ya bir anlaşma yapacağız ya da geçen seferki gibi çok kötü şeyler yapmak zorunda kalacağız" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ABD arasındaki müzakerelere ilişkin ABD basınına açıklamalarda bulundu. Trump, İran'la müzakerelerin başarısız olması durumunda askeri harekata hazırlık olarak Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi saldırı grubunu göndermeyi düşündüğünü belirterek, "Oraya giden bir donanmamız var ve bir tane daha gidebilir" ifadelerini kullandı. ABD ve İran arasındaki müzakerelerinin ikinci turunun önümüzdeki hafta gerçekleşmesini beklediğini söyleyen Trump, "Ya bir anlaşma yapacağız ya da geçen seferki gibi çok kötü şeyler yapmak zorunda kalacağız" dedi. Trump, geçtiğimiz sene haziran ayında ABD’nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik düzenlenen saldırı hakkında, "Geçen sefer bunu yapacağıma inanmadılar. Haddinden fazla ileri gittiler" ifadelerini kullandı. Trump, söz konusu görüşmelerin öncekilerinden "çok farklı" olduğunu söyledi. İran'ın nükleer programını kapsayan herhangi bir anlaşmanın "çok kolay" olduğunu, ancak İran'ın balistik füze stoklarının da ele alınmasının mümkün olacağını düşündüğünü aktaran Trump, "İran ile harika bir anlaşma yapabiliriz" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran müzakereleri konusunda endişeli olmadığını düşündüğünü ifade eden Trump, "O da bir anlaşma istiyor. İyi bir anlaşma istiyor" dedi. Trump ve Netanyahu yarın Beyaz Saray’da görüşecek Netanyahu, Trump'ın göreve gelmesinden bu yana yarın ABD’ye 7’nci ziyaretini gerçekleştirecek. Beyaz Saray’da Trump ile bir araya gelecek olan Netanyahu, Trump’a İran ile müzakereler konusunda İsrail’in görüşünü sunacak. Netanyahu, ABD’ye gitmek üzere uçağa binmeden önce yaptığı açıklamada, "Başkana bu müzakerelerin ilkeleriyle ilgili görüşümüzü sunacağım. Benim görüşüme göre, bu ilkeler sadece İsrail için değil, Orta Doğu'da barış ve güvenlik isteyen tüm dünya için önemli" dedi. ABD ve İran, geçtiğimiz sene haziran ayında İran ve İsrail arasındaki 12 Gün Savaşı’ndan bu yana ilk kez 6 Şubat’ta Umman’ın başkenti Maskat’ta bir araya gelmiş ve İran’ın nükleer programını ele almıştı. ABD, İran’ın balistik füzelerini müzakerelere dahil etmek isterken, İran, ise nükleer programı dışındaki hiçbir konuda müzakere yapmayacağını belirtti.

Trump’tan Kanada’ya "Çökme" tehdidi: "Ya yarısını verirsiniz ya da o köprü açılmaz!" Haber

Trump’tan Kanada’ya "Çökme" tehdidi: "Ya yarısını verirsiniz ya da o köprü açılmaz!"

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada tarafından iki ülke arasındaki Detroit Nehri üzerinde inşa edilen yeni köprünün mülkiyetinin en az yarısını isterken, aksi halde yeni köprünün açılışını engellemekle tehdit etti. ABD Başkanı Donald Trump'tan, Kanada'ya yeni bir tehdit geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Kanada tarafından iki ülke arasındaki Detroit Nehri üzerinde inşa edilen yeni köprünün mülkiyetinin en az yarısını istedi. Kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social'dan açıklama yapan ABD Başkanı Trump, "Herkesin bildiği gibi, Kanada yıllardır Amerika Birleşik Devletleri'ne çok adaletsiz davrandı. Şimdi ise işler hızlı bir şekilde ABD lehine dönüyor! Ama düşünün, Kanada Ontario ile Michigan arasında devasa bir köprü inşa ediyor. Hem Kanada hem ABD tarafına sahipler ve elbette neredeyse hiçbir Amerikan içeriği kullanmadan inşa ettiler. Başkan Barack Obama aptalca onlara bir muafiyet verdi, böylece Amerikan Malı Satın Alma Yasası'nı atlatabildiler ve Amerikan ürünlerini, çeliğimiz dahil, kullanmak zorunda kalmadılar" dedi. "CARNEY, ÇİN İLE BİR ANLAŞMA YAPMAK İSTİYOR; BU KANADA'YI TAMAMEN BİTİRECEK" Trump paylaşımında, "Şimdi Kanada hükümeti benden, ABD Başkanı olarak, ‘sadece Amerika'dan faydalanmalarına izin vermemi' bekliyor! ABD ne elde ediyor. Kesinlikle hiçbir şey! Ontario, ABD yapımı alkollü içecekleri ve diğer içecekleri raflarına koymuyor, bunu yapmak tamamen yasak ve şimdi her şeyin üzerine Başbakan Carney, Çin ile bir anlaşma yapmak istiyor; bu da Kanada'yı tamamen bitirecek. Biz sadece artıkları alacağız! Bence hayır. Çin'in yapacağı ilk şey Kanada'da oynanan tüm buz hokeyi müsabakalarını durdurmak ve Stanley Cup'ı kalıcı olarak ortadan kaldırmak olacak" ifadelerini kullandı. "BU KÖPRÜNÜN AÇILMASINA İZİN VERMEYECEĞİM" Kanada'nın süt ürünlerine uyguladığı vergilerin uzun yıllardır kabul edilemez durumda olduğuna vurgu yapan Trump, "Çiftçilerimizi büyük finansal risk altında bırakıyor. ABD, verdiği her şeyin tam olarak karşılığını alana ve ayrıca, en önemlisi, Kanada ABD'ye hak ettiği adalet ve saygıyla davranana kadar bu köprünün açılmasına izin vermeyeceğim. Müzakerelere, derhal başlayacağız. Onlara verdiğimiz her şey göz önüne alındığında, bu varlığın belki de en az yarısına sahip olmamız gerekir. ABD pazarından elde edilecek gelirler muazzam olacak. Bu konuyla ilgilendiğiniz için teşekkürler" açıklamasını yaptı. ABD Başkanı Trump Truth Social'dan Michigan eyaletinin Detroit kenti ile Kanada'nın Ontario eyaletinin Windsor kenti arasında bağlantı kuran 4,6 milyar dolarlık Gordie Howe Uluslararası Köprüsü projesinin bir görselini de paylaştı. "BU PROJENİN İPTAL EDİLMESİ CİDDİ SONUÇLARA YOL AÇAR" Demokrat Michigan Senatörü Elissa Slotkin, projenin iptal edilmesinin büyük ekonomik sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. Slotkin, "Bu projenin iptal edilmesi ciddi sonuçlara yol açar. Michigan'daki işletmeler için daha yüksek maliyetler, daha az güvenli tedarik zincirleri ve nihayetinde daha az iş" şeklinde konuştu. KANADA HÜKÜMETİ TARAFINDAN FİNANSE EDİLDİ İnşaat çalışmalarına 2018 yılında bu yana sürdüğü köprünün 2026'nın başlarında açılması bekleniyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, 30 Ocak'ta köprüyü resmî bir giriş kapısı olarak tanımlayan bir düzenleme yayımladı. Proje, Cumhuriyetçi eski Michigan Valisi Rick Snyder döneminde ele alındı ve Kanada hükümeti tarafından finanse edildi. Köprü, halihazırda "Ambassador Köprüsü" tarafından karşılanan yoğun kamyon trafiğini hafifletmek amacıyla tasarlandı. Windsor Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Gordie Howe Köprüsü sınır geçiş sürelerini 20 dakikaya kadar kısaltabilir ve kamyon şoförlerine 30 yıl boyunca yaklaşık 2,3 milyar dolar tasarruf sağlayabilir. TRUMP'TA KANADA'YA GÜMRÜK VERGİLERİ Trump, başkanlığının ikinci döneminde Kanada'yı hedef alan çeşitli tehditlerde bulunmuş, sık sık Kanada'yı ABD'nin 51. eyaleti yapmak istediğini dile getirmişti. Trump, geçtiğimiz ay, Kanada'nın Çin ile bir ticaret anlaşmasına gitmesi halinde yüzde 100 gümrük vergisi uygulanabileceğini açıklamış, Ottawa'nın ABD'li rakip Gulfstream tarafından üretilen bazı uçakları sertifikalandırmaması halinde ise Kanada'da üretilen tüm uçaklara yüzde 50 gümrük vergisi tehdidinde bulunmuştu. Trump ayrıca geçtiğimiz yıl Kanada'dan ithal edilen tüm ürünlere de yüzde 35 oranında gümrük vergisi uygulanacağını bildirmişti.

İran ve ABD arasındaki dolaylı görüşmeler Maskat'ta başladı Haber

İran ve ABD arasındaki dolaylı görüşmeler Maskat'ta başladı

ABD ve İran arasında İran'ın nükleer programına ilişkin dolaylı görüşmeler Umman'ın başkenti Maskat'ta başladı. ABD ve İran arasında tırmanan gerilim ve ABD'nin İran'a askeri müdahalede bulunacağına ilişkin endişelerin artmasının ardından ABD ve İranlı heyetler arasında İran'ın nükleer programına ilişkin dolaylı görüşmeler Umman'ın başkenti Maskat'ta başladı. Müzakerelerde Müzakerelerde ABD tarafını ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, İran tarafını ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil ediyor. ARAKÇİ: "GÖRÜŞMELERE AÇIK GÖZLERLE KATILIYORUZ" İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada, "İran, diplomasiyi açık gözlerle ve geçen yılın sağlam hafızasıyla karşılıyor" ifadelerini kullandı. Arakçi, "Eşit konumlar, karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkar söylemden ibaret değildir. Bunlar birer zorunluluktur ve kalıcı bir anlaşmanın temel dayanaklarını oluşturur" ifadelerini kullandı. ARAKÇİ, UMMANLI MEVKİDAŞIYLA GÖRÜŞTÜ Arakçi, görüşmelerden önce bu sabah Ummanlı mevkidaşı Seyid Bedir bin Hamad Al-Busaidi ile bir araya geldi. Arakçi ve Al-Busaidi'nin bölgesel ve uluslararası meseleleri görüştükleri açıklandı. Görüşmede, İran-ABD müzakerelerinin nasıl ilerletileceği ele alınırken, İran'ın müzakere başlıklarına ilişkin görüş ve taleplerinin de aktarıldığı bildirildi. Arakçi, İran'ın ulusal çıkarlarını sağlamak için diplomasiden yararlanacağını belirterek, ülkenin egemenliği ve ulusal güvenliğini her türlü "aşırı talep ve maceracı girişime" karşı savunmaya hazır olduklarını vurguladı. GEÇEN YILKİ GÖRÜŞMELERDE NE OLMUŞTU? Geçtiğimiz yıl Nisan ayında ABD ve İran, nükleer müzakerelerde uzlaşı arayan görüşmeler yürütmüş ve görüşmelerin ilk turu 12 Nisan'da Umman'da ardından ikinci turu ise 19 Nisan'da İtalya'da yapılmıştı. Bunun bir hafta sonrasında Umman'da üçüncü tur gerçekleşmiş ve ABD Başkanı Trump, mayıs ayında yaptığı açıklamada bir anlaşmaya çok yakın olduklarını duyurmuştu. Ancak bir sonraki turdan sadece bir gün önce, İsrail'in İran'a saldırıları başlamış ve diplomasi çökmüştü. Bu durum İsrail ile İran arasında 12 gün süren bir savaşa yol açmış, ABD de "Gece Yarısı Çekici" olarak adlandırdığı bir müdahale kapsamında İran'ın nükleer tesislerini hedef almıştı.

Beyaz Saray: İran İHA’sı Vuruldu, ABD-İran Görüşmeleri Halen Planlanıyor Haber

Beyaz Saray: İran İHA’sı Vuruldu, ABD-İran Görüşmeleri Halen Planlanıyor

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Umman Denizi’nde USS Abraham Lincoln uçak gemisine yaklaşan İran’a ait bir insansız hava aracının vurulmasının ardından ABD-İran ilişkilerinde yaşanan gerginliğe ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Beyaz Saray önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Leavitt, yaşanan askeri gerilimin, ABD ile İran arasında planlanan diplomatik görüşmeleri etkileyip etkilemeyeceğine dair soruya net yanıt verdi. Leavitt, “Az önce Özel Temsilci Steve Witkoff ile görüştüm ve görüşmeler halen planlanıyor” dedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomasiye öncelik verdiğini vurgulayan Leavitt, “Başkan Trump her zaman öncelikle diplomasiye şans verme taraftarıdır. Ancak tango yapmak için iki kişiye ihtiyaç vardır. Diplomasinin başarılı olabilmesi için karşı tarafın da istekli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Leavitt, Özel Temsilci Witkoff’un gerçekleştireceği temasların keşif ve istişare amacı taşıdığını belirterek, “Başkanın İran konusunda Başkomutan sıfatıyla masada birçok seçeneği bulunuyor. Bunu geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ve nükleer kabiliyetleri imha eden ‘Gece Yarısı Çekici Operasyonu’nda açıkça gördüler. Buna rağmen görüşmelerin bu hafta devam etmesi planlanıyor” diye konuştu. TRUMP: PUTİN’İN SALDIRILARINA ŞAŞIRMADIM Öte yandan Leavitt, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurmaya yönelik uzlaşıyı ihlal etmesine ilişkin bir soruya da yanıt verdi. Leavitt, Başkan Trump’ın yaşanan gelişmelere şaşırmadığını ifade etti. “Bu sabah Başkan ile bu konuyu görüştüm. Kendisi maalesef yaşananlara şaşırmadı” diyen Leavitt, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın Trump görevde kalsaydı hiç başlamayacağını savundu. Savaşın, önceki ABD Başkanı Joe Biden’ın yetersizliği nedeniyle çıktığını öne süren Leavitt, Trump’ın çatışmayı sona erdirmek için diplomasiyi agresif şekilde kullanmaya devam ettiğini söyledi. Leavitt ayrıca, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın yarın Abu Dabi’de olacağını ve üçlü görüşmelerin yeni bir aşamasının gerçekleştirileceğini açıkladı.

Prof. Dr. Ünalmış'tan altın uyarısı: "Keskin artışlar, keskin düşüşler getirebilir!" Haber

Prof. Dr. Ünalmış'tan altın uyarısı: "Keskin artışlar, keskin düşüşler getirebilir!"

Son günlerde altın ve gümüşte yaşanan fiyat hareketleriyle ilgili olarak keskin artışların keskin düşüşler getirebileceğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerli madenler için talep oluşturan şartların devam ettiğini belirtti. Ünalmış, altındaki artışın özellikle gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşya satışlarına etki yaptığına dair araştırmalar olduğunu dile getirdi. Altın ve gümüş fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyat dalgalanmaları gündemdeki yerini koruyor. Altının gram fiyatı, 29 Ocak’ta, 8 bin 58 lira ile zirve yaparken 2 Şubat’ta yüzde 14 değer kaybıyla 6 bin 939 liraya kadar geriledi. Gümüşün kilogram fiyatı ise 29 Ocak’ta, 187 bin lirayı görürken, 2 Şubat’ta, 28.8 değer kaybıyla 133 bin 442 liraya kadar geriledi. Değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve ardından gelen düşüş dikkat çekerken, 3 Şubat itibariyle altın ve değerli madenler yeniden yükselişe geçti. Altın ve değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve düşüşlerle ilgili Bahçeşehir Üniversitesi İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerlendirmelerde bulundu. DOLARDAN KAÇAN ALTIN VE GÜMÜŞE YÖNELDİ Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, altındaki yükselişin üç temel sebebi olduğunu belirterek, "Donald Trump’ın, ABD’nin daha rekabetçi olabilmesi için doların zayıflamasına yönelik gevşek para politikası ve faizi düşürme girişiminin yatırımcılarda dolardan kaçışı hızlandırdı. Dolardan yatırımlarını azaltan yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli madenlere yöneldi. Diğer bir sebep ise küresel riskler. Devam eden Ukrayna Savaşı, Venezuela’da yaşananlar, ABD’nin Grönland’ı istemesi, İran’daki savaş ihtimali, ABD - Çin rekabeti küresel riskleri artırıyor. Yatırım yapan sermaye sahipleri ise altın ve değerli madenleri güvenli liman olarak gördüğü için bu alana yöneliyor. Bir diğer faktör ise altın ve değerli madenlerden kar etme amacı güden kişilerin bu alan yönelmesi yani ‘sürü psikolojisi’ diyebiliriz" dedi. Merkez bankalarının alımları 3 bin 500 dolar aşılınca azaldı Altının ONS fiyatının 29 Ocak’ta 5 bin 600 dolarla zirve yaptıran süreçte merkez bankaları dışındaki alımların daha etkili olduğunu belirten Ünalmış, merkez bankalarının alım yoğunluğunun, altının ONS fiyatının 3 bin 500 dolar seviyesini aşmasının ardından azaldığına dikkat çekti. Ülkemizde de Merkez Bankasının 31 Ekim’de aldığı kararla, Türkiye’de çıkarılan altın madenini öncelikli alım hakkını askıya almıştı. FED BAŞKANI ADAYI DÜŞÜŞTE ETKİLİ OLDU Altının ONS fiyatının, 2 Şubat’ta, 4 bin 506 dolara kadar gerilemesini de değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, fiyat düşüşünde Trump’ın FED Başkanı olarak Kevin Warsh’ı aday göstermesinin etkili olduğunu belirtti. Ünalmış, "ABD’de FED’in başına Kevin Warsh’ın aday gösterilmesi dolar üzerinde olumlu bir etki yaptı. Warsh’ın doların değerini düşürecek politikalar yerine doları güçlü tutacağı beklentisi altın ve değeri madenlerde düşüş getirdi" diye konuştu. Bugün gerçekleşen yükseliş trendiyle altın ONS fiyatı 5 bin dolara yaklaşırken, artışı da değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, sert geri çekilme sonrası fiyatlarda toparlanma hareketi yaşandığını, değerli metallere talep oluşturan şartların hala geçerli olduğunu vurguladı. ALTIN FİYATINDAKİ ARTIŞ EV, ARSA, OTOMOBİL, BEYAZ EŞYA SATIŞLARINA YANSIYOR Altın ve gümüş gibi değerli madenlerdeki yükselişin farklı sektörlere olan etkisini de değerlendiren Ünalmış, "Yapılan araştırmalarda, altın fiyatlarının zirve yaptığı dönemlerde ev, arsa gibi gayrimenkuller, otomobil ve beyaz eşya satışlarında artış olduğu gözlemleniyor. Ancak diğer sektörlerde ciddi bir yansıma gözlemlenmiyor" şeklinde konuştu. ENERJİ İHTİYACI GÜMÜŞ VE BAKIR FİYATLARINI ETKİLİYOR Altın ve gümüş fiyatlarındaki artışın ürün bazında da etkisi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, bakır fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Ünalmış, "Özellikle yapay zekanın gelişmesi enerji ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu enerjinin sağlanabilmesi için temiz enerji ve mini nükleer santrallerin yapılması planlanıyor. Enerji sistemlerine özellikle bakır ve gümüşe ihtiyaç duyuluyor. Mesela güneş panellerinin yapılmasında gümüşe ihtiyaç var. Bu gümüş talebini ve fiyatı artırıyor. Ancak gümüş fiyatlarının artması güneş panellerinin artışına da etki ediyor. Gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişin, güneş enerjisi sistemlerindeki fiyatlara etki ettiğini görebiliyoruz. Yaklaşık 2 metre kare bir güneş panelinde 20 gram kadar gümüş kullanabilirken, enerji naklinde bakır ihtiyacı ön plana çıkıyor" dedi. Ünalmış, enerji ihtiyacındaki artışın bakır fiyatlarına yansıyacağı düşüncesinin bu madene yatırım yapılmasına sebep olduğunu da dile getirerek, son günlerde talep oluşan "külçe bakır" satışlarının da artış beklentisiyle ilgili olduğunu ifade etti. Ünalmış, bu durumun olumlu ve olumsuz etkilerinin bulunduğunu belirterek, "Fiyat hızlı yükselirse o kadar hızlı düşebilir" sözünün ekonomideki genel bir değerlendirme olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ünalmış, keskin artış ve düşüşlerin devam edebileceğini de sözlerine ekledi.

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda Haber

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda

ABD’deki Chicago Üniversitesi’nde "Bulletin of the Atomic Scientists" dergisinin yönetim kadrosu tarafından 1947 yılı itibarıyla nükleer felaket için geri sayımı başlatılan sembolik saati, gece yarısına daha da yaklaştırıldı. Saat, gün bitimine 85 saniye kala olarak güncellenerek, dünyanın sonunu temsil eden gece yarısına bugüne kadarki en yakın noktaya ayarlanmış oldu. Bilim insanları, saatin daha ileri alınmasına gerekçe olarak, nükleer güçler Rusya, Çin ve ABD’nin giderek saldırganlaşan tutumları, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar ve yapay zekaya ilişkin endişeleri gerekçe gösterdi. Bilim insanları, nükleer kıyametin yaklaşmasına ilişkin öngörünün gerekçelerini açıklarken, yapay zekanın askeri sistemlere kontrolsüz bir şekilde entegre edilmesine ilişkin tehditler, yapay zekanın kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek biyolojik tehditler ve küresel ölçekte dezenformasyon yayılmasındaki üstlenebileceği role ilişkin risklere de işaret etti. "BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY, KÜRESEL LİDERLİKTE BAŞARISIZLIK" 1945’te aralarında Albert Einstein ve J. Robert Oppenheimer’ın da bulunduğu bilim insanları tarafından kurulan derginin CEO’su Alexandra Bell basına yaptığı açıklamada, "Kıyamet Günü Saati, küresel risklerle ilgili ve bizim gördüğümüz şey, küresel liderlikte başarısızlık" ifadelerini kullandı. Bell, "Hangi hükümet söz konusu olursa olsun, neo-emperyalizm ve Orwellvari bir yönetim anlayışına yöneliş, sadece saati gece yarısına daha da yaklaştırmaya yarar" dedi. Bell, "Nükleer riskler açısından bakıldığında 2025’te hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı" ifadelerini kullandı. Nükleer silah denemelerine ilişkin tehditlerin yeniden gün yüzüne çıktığını da belirten Bell, "Nükleer silah kullanımı riski sürdürülebilir değil ve kabul edilemez derecede yüksek" dedi. Ukrayna’daki savaş, ABD ile İsrail’in İran’ı bombalaması ve Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların oluşturduğu risklere işaret eden Bell, ayrıca Asya’da Kore Yarımadası ve Tayvan’a ilişkin gerilimler ile ABD Başkanı Donald Trump’ın bir yıl önce göreve gelmesiyle birlikte artan gerilimlere de gönderme yaptı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü, Caydırıcılık ve İstikrar Bürosu’nda Nükleer İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Bell, "Rusya, Çin, ABD ve diğer büyük ülkeler, giderek daha saldırgan ve nasyonalist hale geldi" ifadelerini kullandı. Bell, büyük ülkelerin "kazanan her şeyi alır" zihniyetine dayalı güç rekabetinin dünyanın karşı karşıya olduğu risklerin düşürülmesi için gerekli olan uluslararası işbirliğini zayıflattığını belirtti. ABD 30 YILI AŞKIN BİR ARADAN SONRA TEKRAR NÜKLEER SİLAH DENEMELERİNİ BAŞLATMA KARARI ALMIŞTI ABD ile Rusya arasında halen yürürlükte olan son nükleer anlaşma olan New START antlaşması, 5 Şubat’ta sona erecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında yaptığı açıklamada her iki tarafın konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısını bin 550 ile sınırlayan bu anlaşmanın hükümlerinin geçerliliğini bir yıl daha uzatmaya hazır olduklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Trump, bu teklife henüz resmi bir yanıt vermedi. ABD Başkanı Trump, ekim ayında ABD ordusuna 30 yılı aşkın bir aradan sonra tekrar nükleer silah denemelerini başlatma talimatı vermişti. 2017 yılında Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği deneme haricinde hiçbir nükleer güç, çeyrek asrı aşkın bir süredir nükleer silah denemesi gerçekleştirmemişti. KIYAMET GÜNÜ SAATİ DÖRT YIL İÇİNDE ÜÇÜNCÜ KEZ İLERİ ALINDI 1947’de gece yarısına 7 dakika kala olarak ayarlanan Kıyamet Günü Saati, o tarihten bu yana sekiz kez geri, 18 kez ileri alındı. Saatin, dünyanın nükleer kıyametini timsal eden gece yarısından en uzak olduğu saat 1991’de 17 dakika ile olurken, en yakın olduğu saat ise 85 saniye ile bugün oldu. Bilim insanlarının bugünkü müdahalesi, saatin son dört yıl içinde üçüncü kez gece yarısına yaklaşacak şekilde yeniden ayarlanması oldu.

ABD’de kar fırtınasında 800 binden fazla kişi elektriksiz kaldı Haber

ABD’de kar fırtınasında 800 binden fazla kişi elektriksiz kaldı

ABD'de etkili olan kar fırtınası hayatı durma noktasına getirdi. New York’tan New Mexico'ya kadar uzanan kesimde 800 binden fazla kişi elektriksiz kaldı. Uçuş takip sitesi FlightAware'e göre planlanan 10 bin 100'den fazla uçuş iptal edilirken, dün ise 4 binden fazla uçuş iptal edilmişti. Trump, fırtınaları "tarihi" olarak nitelendirmişti ABD Başkanı Donald Trump da dün yaptığı açıklamada fırtınaları "tarihi" olarak nitelendirerek, Kuzey Carolina, Güney Carolina, Virginia, Batı Virginia, Tennessee, Georgia, Maryland, Arkansas, Kentucky, Louisiana, Mississippi ve Indiana eyaletlerinde federal acil durum ilan etmişti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı ise, başkent Washington DC’nin bulunduğu Columbia bölgesi ve 17 eyalette hava acil durumu ilan etmişti. Meteoroloji uzmanları, hafta boyunca ülkenin doğusunun üçte ikisinin kar, karla karışık yağmur ve tehlikeli derecede soğuk havanın etkisinde olacağını açıkladı. New York'ta soğuklardan hayatını kaybettiği düşünülen 3 kişinin cesedine ulaşıldı New York'un Manhattan ve Brooklyn bölgelerinde evsiz olduğu düşünülen 3 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. New York polisi, 1'i kadın 3 kişinin soğuklardan hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini belirterek, herhangi bir suç unsurundan şüphelenilmediğini söyledi. ABD basını, cansız bedenlerin bulunduğu cumartesi günü sıcaklıkların gece eksi 12 dereceye kadar düştüğünü belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.