SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dönüşüm

Söz Bursa - Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İbrahim Burkay’dan dev proje: Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkı Bursa’da kuruluyor Haber

İbrahim Burkay’dan dev proje: Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkı Bursa’da kuruluyor

Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla “Ortak Akıl Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek.” BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. “Tarihi Kırılmayı Doğru Okumalıyız” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, “İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür.” ifadelerini kullandı. “Dönüşümü Yönetmek Zorundayız” Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz.” “Bursa’da Yeni İş Modeli” İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, “Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz.” dedi. Lojistik ve Teknoloji Aynı Zeminde Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, “Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz.” dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. “Mesele Sadece Üretmek Değil” Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, “Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek.” diye konuştu. İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: “Değişime Öncülük Etmeliyiz” İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, “Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır.” dedi. “Lojistik Teknopark Odalarımız İçin Çok Değerli” Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, “BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum.” dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, “Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır.” diye konuştu. “Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz” İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: “Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz.” “Yenişehir’in Potansiyeli Yüksek” Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!” Haber

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!”

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, yeni ekonominin sunduğu enstrümanların doğru ve etkin biçimde kullanılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, kentin mekânsal planlama sorununun da hızla çözülmesi gerektiğini ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor" dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "BURSA’NIN PLANLAMAYA İHTİYACI VAR" Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var." "PROJELER ORTAK AKIL VE SAHİPLENMEYLE BAŞARIYA ULAŞIR" Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, "Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez" dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, "Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalının Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor" diye konuştu. "SORUNLARIN TEMELİNDE PLANSIZLIK VAR" Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: "Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız." Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, "Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok" ifadelerini kullandı. "ÜYELERİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAMAKLA SORUMLUYUZ" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, "Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız" dedi. "KOMİTELER ARASINDA GÜÇLÜ BİR SİNERJİ VAR" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ise inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, "Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, "İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek" diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini kaydeden Şenocak, "Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "YARISI BİZDEN DESTEĞİ İLE BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM CAZİP HALE GETİRİLMELİ" BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu aktaran Tuğcu, "Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz" dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, "Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim" diye konuştu. 'Yarısı Bizden' kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini söyledi. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “İş Dünyasında Liderlik ve Kariyer Yolculuğu” etkinliğinin konuğu oldu. Gençlerin yeni ekonominin yeni oyuncuları olmak zorunda olduğunu ifade eden Burkay, “Toplumun dönüşen yapısını ve değişen ihtiyaçlarını iyi okumalısınız. Ekonomide artık ‘al’ dönemi bitti, kullan dönemi başladı. Bu dönüşüme uygun projeler geliştirmek durumundayız.” dedi. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Mudanya Üniversitesi Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın sektörlerinde öne çıkan seçkin isimleri üniversitelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Öğrencileri eğitim aldıkları bölümlere ilişkin sektörlere en iyi şekilde hazırlamak amacıyla teorik derslerin yanı sıra uygulamalı çalışmalara da büyük önem verdiklerini ifade eden Karip, “Bu kapsamda Bursa iş dünyası ile güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. En kıymetli paydaşlarımızdan biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. İmzaladığımız protokollerle her zaman bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. “Ekosistemi Dönüşüme Hazır Hale Getirmeliyiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şu anda içinden geçtiğimiz dönemin hem iktisat hem de işletme alanında adeta devrim niteliğinde bir süreç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, “50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Sanayi Devrimi’nin meydana getirdiği değişim neyse, bugün yaşadığımız dönüşümü en az yüzle çarparak değerlendirmek gerekir. Ekonomideki tüm öğretiler değişiyor, şirketlerin yönetişim modelleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni yönetişim anlayışını doğru analiz etmek ve iyi okumak zorundayız. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil; süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetmek durumundayız. Yapay zekâ devriminin ve yıkıcı inovasyonun tam merkezindeyiz. Asıl mesele, bu dönüşümde yıkılan tarafta mı yoksa yükselen tarafta mı olacağımızdır. Yükselen tarafta yer almak için değişim ve dönüşüm dediğimiz süreci; düşünce yapımızdan olaylara bakış açımıza, çözüm üretme yöntemlerimizden iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilememiz gerekiyor. Bu süreci doğru okuduğumuz takdirde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ve insan kaynağıyla yükselen tarafta yer alacağına yürekten inanıyorum. Bunun için ekosistemimizi mutlaka bu değişime hazır hale getirmeliyiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2013 yılından bu yana ortaya koyduğumuz vizyon ve hayata geçirdiğimiz projeler de tam olarak bu dönüşüm ekseninde ilerlemektedir.” dedi. “Çağın En Büyük Hastalığı Eylemsizlik” İbrahim Burkay, çağın en büyük sorununun “eylemsizlik” olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomide değer üretmek için bilgiye ulaşmanın zor olduğunu belirten Burkay, “Bilgiye sadece iyi üniversitelerde ulaşabiliyordunuz. Ayrıca sermayeye ihtiyaç vardı ve bankalardan finansman sağlamak kolay değildi.” dedi. Günümüzde bilgiye erişimin oldukça kolaylaştığını vurgulayan Burkay, “Bugün 30-40 yıl çalışma yapmış akademisyenler kadar iddia sahibi binlerce insan var. Birçok konuya vakıfız, bilgi her yerde. Ancak kimse bu bilgiyle aksiyon almıyor.” diye konuştu. Özellikle sosyal medyanın ölçüsüz eleştiri kültürünü beslediğini ifade eden Burkay, “Aksiyon aldığınız her projede müthiş bir eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Herkesin bir numaralı hedefi her projeyi, paylaşımı eleştirmek oldu. Bu da en çok eylemsizlik kasını besliyor.” ifadelerini kullandı. “Hayalleriniz Kadar Varsınız” Başarı elde eden kişilere yönelik yaygın bir yaklaşımı da eleştiren Burkay, “Bir şeyi başardığınızda toplumun büyük kısmı ‘Ben bunu 10 yıldır söylüyordum’ diyor. Ancak hayatı şekillendiren şey söylemler değil, eylemlerdir.” dedi. Günümüzde imkânsızlık kavramının ortadan kalktığını belirten Burkay, teknolojinin sunduğu fırsatlara dikkat çekti. “Dünya üzerinde büyük bir rekabet var ancak bir bilgisayar ve bir internet bağlantısıyla yapamayacağınız şey yok. Bu, tamamen hayal gücünüze bağlı. Hayallerinizin ölçüsü kadar varsınız. Konvansiyonel ekonomide milyar dolarlık bir şirket olabilmek için en az 15 bin kişi çalıştırmanız gerekirken, yeni ekonomi tek kişilik unicorn şirketleri ortaya çıkaracak.” dedi. “Başarısız Olmaktan Korkmayın” İbrahim Burkay, düşünceleri hayata geçirmekten korkulmaması gerektiğini belirterek, başarısızlığın başarıya giden yolda temel bir gereklilik olduğunu söyledi. “Başarısız olmak başarının bir numaralı gerekliliğidir. Başarısız olmamış hiçbir aktör yok.” diyen Burkay, bir şeyi geliştirebilmek için önce başlamak gerektiğini vurguladı. İlk adım atılmadan ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Burkay, bu durumun hem bireysel hayatta hem de iş hayatında geçerli olduğunu dile getirdi. Toplum içinde gerçek mutluluğun ancak değer üretmekle mümkün olacağını belirten Burkay, “Eğer değer üretemiyorsanız gerçek mutluluğu elde etmeniz mümkün değil. Bu da ancak aksiyon almakla, eyleme geçmekle mümkün.” dedi. Konuşmanın eylemin önüne geçtiğine dikkat çeken Burkay, “Çok konuşuyoruz, her şeyi konuşuyoruz. Ancak önemli olan konuşmak değil, harekete geçmek.” değerlendirmesinde bulundu. “Çin’i Doğru Okuyun” Küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Burkay, özellikle Çin’in doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi. “Şu anda resmen ilan edilmese de dünyanın süper gücü Çin’dir. Çin’i iyi anlamamız gerekiyor.” diyen Burkay, küresel rekabette doğru konumlanmanın önemine dikkat çekti. Üretim olmadan ekonomik gücün mümkün olmadığını vurgulayan Burkay, “Üretim olmadan hiçbir şey olmaz. Biz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bunun için gayret gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı. Teknolojik üretimin güçlü bir network ile değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Burkay, katma değerli üretimin önemine işaret etti. ‘Al’ Dönemi Bitti, ‘Kullan’ Dönemi Başladı Toplumsal ve ekonomik yapının hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını söyledi. “Araçtan konuta kadar sahiplik azalıyor. ‘Kullan’ dönemi başladı, ‘al’ dönemi bitti. Buna iyi hazırlanmamız lazım.” diye konuştu. Toplumun değişen ihtiyaçlarının doğru okunması gerektiğini belirten Burkay, bu dönüşüme uygun çözümler üretilmesinin önemine değindi. Başkan Burkay etkinlikte ayrıca öğrencilerin sorularını cevapladı. Program hediye takdimi ile sona erdi.

BTSO ve GEN Türkiye’den girişimcilik iş birliği Haber

BTSO ve GEN Türkiye’den girişimcilik iş birliği

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, “Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil.” ifadelerini kullandı. “Yerleşik Tüm Dengeler Bir Anda Değişebiliyor” Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, “Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz.” dedi. “Start-uplar Devletlerle Yarışır Hale Geldi” Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, “2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi. “Risk Almayı Bu Şehirde Öğrendim” GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, “Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Karşınızda sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum.” diye konuştu. “Önümüzdeki 4-5 Yıl Çok Daha Hızlı ve Acımasız Olacak” Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, “İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak.” diye konuştu. ‘Üretimde Yeni Dönem’ Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde; Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Gülden Yılmaz ile Reeder Kurucu Ortağı ve GEN Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sezen Sungur Saral konuşmacı olarak yer aldı. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.

Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik: İz bırakan adımlar cesaret ister Haber

Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik: İz bırakan adımlar cesaret ister

Bursa Teknik Üniversitesinde her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 5’nci sezon 49’ncu bölüm konuğu; Beyçelik Holding CEO’su, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurlu Başkanı Baran Çelik oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ve Prof. Dr. Sinan Uyanık, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “İz Bırakan Adımlar” başlıklı konuşmasını yapan Baran Çelik, Beyçelik markasının doğuşu ve gelişim serüveninden bahsederken, öğrencilere hedefe ulaşılan yolda atılacak önemli adımları aktardı. “En büyük birikimimiz tecrübemiz” Beyçelik Holding’in ana faaliyet alanının otomotiv tedarik sanayi olduğunu aktaran Baran Çelik, Türkiye’deki tüm, Avrupa’daki pek çok markaya tedarik sağladıklarını söyledi. Baran Çelik, farklı iş kollarında da var olduklarını, Beyçelik markası olarak İSO ilk 500 ve ikinci 500 sıralamalarında yer aldıklarını ifade etti. Baran Çelik, “Bugünkü başarımızı üniversite eğitiminin yanında, büyüklerimizden aldığımız tecrübeyi doğru kullanmaya borçluyuz. En büyük birikimimiz, bu tecrübeden geliyor ve bugün Beyçelik’in güven veren bir grup haline geldiğine inanıyoruz” dedi. “Hatalarınızı tekrarlamayın, tecrübeden faydalanın” Öğrencilere, tecrübelerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulunan Baran Çelik, “Bu yolu giderken bizler de engellerle karşılaştık. Ancak her bir engel bize değerli tecrübeler kazandırdı. Unutmayın ki; kariyer yolculuğunuzda yapılan hataları tekrarlamamak, tecrübeli insanların bilgisinden faydalanmak ve o bilgiyi doğru şekilde kullanabilmek çok önemli” diye konuştu. “Şans kapıya geldiğinde hazır olan kazanır” Girişimcilik ve kariyer yolculuğunda dikkat edilmesi gereken hususları paylaşan Çelik, “Aslında şanslı insan yoktur; şans kapıya geldiğinde hazır olan insan vardır. Ve o pas eninde sonunda gelir, önemli olan o ana hazır olmaktır. Kariyer yolculuğunuzda başkalarının koyduğu hedefe değil kendi hedefinize yürümek de çok önemli. Çünkü ancak kendi belirlediğiniz hedefleri içselleştirdiğinizde başarılı olabilirsiniz; başkalarının sizin için koyduğu hedeflerle gerçek başarıya ulaşmanız mümkün değildir. Bu nedenle kendi rotanızı kendiniz çizmelisiniz” ifadelerini kullandı. “Kendinizi sosyal ve kişisel alanlarda da geliştirmelisiniz” Eğitimin önemini vurgulayan Baran Çelik, “Bursa’nın tek teknik üniversitesinde öğrenci olduğunuz için çok şanslısınız. Ancak eğitim sadece üniversiteyle sınırlı değil, sosyal ve kişisel olarak da kendinizi geliştirmelisiniz. Bulunduğunuz şartların kıymetini bilmeli, zorluklar karşınıza çıksa da kendinize inanmalısınız ve cesur seçimler yapmalısınız. Çünkü iz bırakan büyük adımlar her zaman cesaret ister” ifadelerini kullandı. Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşüm, yapay zekânın etkileri, sektörün dünyadaki gelişmelerine değinen Baran Çelik, öğrencilerden gelen soruları da cevapladı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik’e plaket takdimi ile devam eden program, toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

2026 ayakta kalma sanatı Haber

2026 ayakta kalma sanatı

UTİYAP’ın 2026 beklentilerinin masaya yatırıldığı Economy Talks programında UTİYAP Başkan Vekili Osman Öziş 2026 yılını ‘Ayakta kalma sanatı’ olarak değerlendirirken: “Yüksek finansman maliyetlerinin ‘yeni normal’ halini aldığı bu konjonktürde şirketlerin fırtınada pusulayı ayarlamaları ve ayakta kalma sanatının örneklerini vermeleri gerekiyor” dedi. Yeni yıl arifesinde iş dünyasının 2026 beklentileri ve tahminleri de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu (UTİYAP) yurt dışı ticaret seferlerinin yoğunluğunu arttırırken diğer taraftan üyelerine yönelik bilgilendirme faaliyetlerini hız kesmeden sürdürüyor. Gelecek yılın beklentilerinin masaya yatırıldığı Economy Talks serisinde UTİYAP Başkan Vekili ve aynı zamanda yatırım danışmanı Osman Öziş 2026 yılına dair beklentilerde bulundu. Takvim yapraklarının 2026’yı göstermeye hazırlandığı şu günlerde, iş dünyasının koridorlarında yankılanan o eski, neşeli ‘büyüme’ şarkılarının yerini daha ciddi, daha temkinli fısıltıların aldığını belirten Öziş: “Hepimiz farkındayız; rüzgârın yönü değişti. Ucuz paranın su gibi aktığı, krediye erişimin bir telefon uzağımızda olduğu ve "ciro yapmanın" her kusuru örttüğü o ılık iklimi geride bıraktık. Şimdi, yüksek finansman maliyetlerinin bir ‘yeni normal’e dönüştüğü, merkez bankalarının sıkı duruşundan taviz vermediği ve tahsilat vadelerinin ufuk çizgisi kadar uzaklaştığı çetin bir kışa giriyoruz” diye konuştu. "Kâr Bir Görüştür, Nakit Bir Gerçektir" Şirketlerin eskiden yıl sonu bilançolarındaki kâr rakamlarına bakıp gururlandıklarını vurgulayan Başkan Vekili Osman Öziş sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak 2026’da kâğıt üzerindeki kâr, eğer kasada karşılığı yoksa, tehlikeli bir illüzyondan ibaret. İşletme sermayesi ihtiyacının tavan yaptığı bu dönemde, odak noktamız artık ciro değil, "Serbest Nakit Akışı" olmalı. Bir finans yöneticisinin bu yılki en büyük kâbusu, stokta bekleyen mal ve tahsil edilemeyen faturadır. Çünkü 2026’da nakit, sadece bir ödeme aracı değil, aynı zamanda bir hayatta kalma kitidir. Artık aylık bütçelerle yetinme lüksümüz yok; haftalık, hatta günlük nakit projeksiyonlarıyla "paranın nabzını" tutmak zorundayız. Unutmayın, şirketler zarar ettikleri için değil, nakitleri bittiği için batarlar.” ‘Duygusallık Değil Rasyonellik Zamanı’ Uzayan vadelerin esasında müşterilerin finanse edildiği anlamına geldiğine dikkati çeken Öziş: “Kredi faizlerinin bu denli yüksek olduğu bir ortamda, bu finansmanı sağlamak sürdürülebilir bir hayırseverlik değildir. Bu yıl, firmalar müşteri portföylerinde belki de can acıtacak bir temizlik yapmak zorunda. Ciro odaklı bakış açısını bir kenara bırakıp, ödeme ahlakı yüksek, vadesine sadık müşterilere sarılmalıyız. Ödemesini 120 günde yapan "dev" bir müşteri yerine, 30 günde ödeyen orta ölçekli bir müşteri, 2026 şartlarında çok daha kıymetlidir. Burada ince bir denge var: Müşteriyi kaybetmemek ile finansal sağlığı korumak. Peşin ödemeyi teşvik edecek agresif iskontoları masaya koymaktan çekinmeyin. Bankadan yüzde 50-60 maliyetle kredi kullanmaktansa, müşteriye yüzde 5 indirim verip nakdi içeri almak matematiksel olarak daha kârlı olabilir” dedi. Kışa Hazırlananlar Yazı Görür 2026 yılının, finansal okuryazarlığı düşük, kervan yolda düzülür mantığıyla hareket eden firmalar için ne yazık ki bir doğal seleksiyon süreci olacağının altını çizen UTİYAP Başkan Vekili Osman Öziş sözlerini şöyle tamamladı: Ancak paniğe gerek yok; bu bir son değil, bir dönüşüm. Bilançosunu şeffaf yöneten, müşterisiyle açık iletişim kuran, verimliliği bir kültür haline getiren ve en önemlisi nakdi kral ilan eden firmalar için bu dönem, rakiplerin elendiği ve pazar paylarının yeniden dağıtıldığı tarihi bir fırsattır. Fırtına ne kadar sert olursa olsun, sağlam bir gemi ve doğru bir rotayla limana ulaşmak her zaman mümkündür. Şimdi dümenin başına geçme zamanı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.