SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dubai

Söz Bursa - Dubai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dubai haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkler neden Dubai’den ev alıyor? İşte milyar dolarlık yatırımın 3 sebebi Haber

Türkler neden Dubai’den ev alıyor? İşte milyar dolarlık yatırımın 3 sebebi

Dubai'deki gayrimenkul yatırımlarında Türklerin payı hızla artıyor. Uzmanlara göre yüksek kira getirisi, vergi avantajı ve yaşam standartları Türk yatırımcıları Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönlendiriyor. Son 5 yılda ise yatırımlarda rekor artış yaşandı. Emlak Yatırım Danışmanı Burak Ustaoğlu, Dubaililerden sonra en çok gayrimenkul alan milletin Türkler olduğunu belirterek, özellikle son yıllarda Dubai'ye yönelik talebin ciddi şekilde yükseldiğini söyledi. Portföy çeşitlendirme isteği, vergisiz kazanç imkanı ve güvenli yaşam koşullarının Türk yatırımcılar için belirleyici olduğunu ifade eden Ustaoğlu, yurt dışı yatırım hacminin milyar dolar seviyelerine ulaştığını kaydetti. "Refah seviyesi ve mutluluk ilgiyi arttırıyor" Dubaililerden sonra en çok gayrimenkul alan milletin Türkler olduğunu ifade eden Emlak Yatırım Danışmanı Burak Ustaoğlu, "Türklerden sonra Hindistanlılar, İngilizler, Amerikalılar geliyor. Ama milletler sırasında birçok inşaat geliştirici şirkette Türkler en üst sıraya yükselmiş durumda. Türklerin Dubai'de yatırım yapması üç temel sebebe dayanıyor. Birincisi Türkiye'de yaptıkları gayrimenkul yatırımına ek olarak bir envanter çeşitliliği oluşturmak. Yüksek kira getirisi ve değer artışında vergi olmaması ikinci en büyük sebep. Üçüncüsü ise Dubai'nin dünyanın en güvenli şehirleri arasında olması. Yatırım yapan Türklerin sayısı rekor kırıyor, yaşayan Türklerin sayısı da her geçen gün gitgide artıyor. Yatırımın en büyük sebebi yüksek yaşam standartları. İstanbul ve Dubai arasındaki en büyük fark refah seviyesi ve mutluluk. Bölgede yaşayan insanlar çok mutlu. Çünkü insanlar 5-6 aylık maaşlarıyla çok iyi standartlarda lüks araçlara binebiliyor. Dünyanın en iyi okullarının, yani Oxford gibi birçok kurumun şubeleri bugün Dubai'de yer alıyor. Çocuklar çok iyi bir eğitime sahip oluyor. Bugün Türkiye'yle de çok bir farkı yok bu eğitime ulaşmanın" şeklinde konuştu. DUBAİ'YE GÖÇ Yüksek yaşam standartları ve güvenli bir ülke olması sebebiyle Dubai'nin tercih edildiğini ifade eden Ustaoğlu, "Yönetici konumunda birçok insan Dubai ve Abu Dabi'ye transfer oluyor. Bunu kabul ediyorlar çünkü yüksek bir gelire sahipler. Ayrıca maaşlarından ya da kazançlarından çok vergi olmaması sebebiyetine de çok iyi standarttaki yaşamlarına aileleriyle beraber burada erişebiliyorlar. O yüzden de yüksek bir talep doğrultusunda buraya göç başlamış durumda. TÜİK'e göre, 2021 yılının Ocak-Kasım ayındaki yatırım 216 milyon dolarken, 2025 yılının aynı döneminde 2.61 milyar dolar oldu. Burada 12 kata çıkan bir artıştan bahsediyoruz. Yurt dışı yatırımları ciddi anlamda artıyor ve bu artışın içerisindeki en büyük pay aslında Dubai'de yer alıyor. Daha sonra da Yunanistan olarak devam ediyor. Açıklanan bir benzer veriye göre, 2020-2021 yıllarında Dubai'deki yatırım yaklaşık 200-300 milyon dolar bandındayken, 2024 yıl sonu itibarıyla bunun 3 milyar doları aştığını görmüştük. Bu rakam da gitgide devam ediyor. Yurtdışı yatırımlarının 2026 yılında 6 milyar dolar seviyelerinin üzerine çıkacağını da öngörüyoruz. Şu an resmî veriler açıklanmadı ama 5 milyar doları 2025 yılı sonu itibarıyla aştığını, 2026 yıl sonu itibarıyla da 6 - 7 milyar dolar bandında bir kapanış olacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Dubai'de dünyada ilk defa tamamen altından oluşan bir sokak olacak" Dubai'nin dünyanın ilkleri arasında olduğunu belirten Ustaoğlu, "Birçok konuda olduğu gibi dünyada ilk defa tamamen altından oluşan bir sokak olacak. Geçtiğimiz yıllarda bunun örneği var. Yani Palm Jumeirah adası dünyanın en ikonik yapay ürünlerinden birisi ama ciddi anlamda turistik bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Bugün iki katı büyüklüğünde yine Dubai'de yapılıyor; Jebel Ali'yi oluşturuyorlar. Aynı şekilde Burj Khalifa'da bunu görüyoruz. Creek Harbour bölgesinde yeni bir benzeri bir yapı geliştirilmesi planlanıyor. Dünyanın en büyük AVM'si Dubai'de, yine daha büyüğünü Creek Harbour bölgesinde Dubai yapıyor. Konu ve alanlar fark etmeksizin bu alanlarda Dubai farklı ürünler geliştirmeye devam ediyor. Yine çok yakın zaman önce açıklandı; 2026 yılında dünyada ilk uçan taksinin kullanıldığı yer Dubai olacak. Yani az önce de bahsettiğimiz gibi enler hep Dubai'de gerçekleşiyor. 2026 yılı itibarıyla belirli lokasyonlar içerisinde uçan taksi hizmeti yine ilk kez Dubai'de başlıyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Türkler neden Dubai’den ev alıyor? İşte milyar dolarlık yatırımın 3 sebebi Haber

Türkler neden Dubai’den ev alıyor? İşte milyar dolarlık yatırımın 3 sebebi

Dubai'deki gayrimenkul yatırımlarında Türklerin payı hızla artıyor. Uzmanlara göre yüksek kira getirisi, vergi avantajı ve yaşam standartları Türk yatırımcıları Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönlendiriyor. Son 5 yılda ise yatırımlarda rekor artış yaşandı. Emlak Yatırım Danışmanı Burak Ustaoğlu, Dubaililerden sonra en çok gayrimenkul alan milletin Türkler olduğunu belirterek, özellikle son yıllarda Dubai'ye yönelik talebin ciddi şekilde yükseldiğini söyledi. Portföy çeşitlendirme isteği, vergisiz kazanç imkanı ve güvenli yaşam koşullarının Türk yatırımcılar için belirleyici olduğunu ifade eden Ustaoğlu, yurt dışı yatırım hacminin milyar dolar seviyelerine ulaştığını kaydetti. "Refah seviyesi ve mutluluk ilgiyi arttırıyor" Dubaililerden sonra en çok gayrimenkul alan milletin Türkler olduğunu ifade eden Emlak Yatırım Danışmanı Burak Ustaoğlu, "Türklerden sonra Hindistanlılar, İngilizler, Amerikalılar geliyor. Ama milletler sırasında birçok inşaat geliştirici şirkette Türkler en üst sıraya yükselmiş durumda. Türklerin Dubai'de yatırım yapması üç temel sebebe dayanıyor. Birincisi Türkiye'de yaptıkları gayrimenkul yatırımına ek olarak bir envanter çeşitliliği oluşturmak. Yüksek kira getirisi ve değer artışında vergi olmaması ikinci en büyük sebep. Üçüncüsü ise Dubai'nin dünyanın en güvenli şehirleri arasında olması. Yatırım yapan Türklerin sayısı rekor kırıyor, yaşayan Türklerin sayısı da her geçen gün gitgide artıyor. Yatırımın en büyük sebebi yüksek yaşam standartları. İstanbul ve Dubai arasındaki en büyük fark refah seviyesi ve mutluluk. Bölgede yaşayan insanlar çok mutlu. Çünkü insanlar 5-6 aylık maaşlarıyla çok iyi standartlarda lüks araçlara binebiliyor. Dünyanın en iyi okullarının, yani Oxford gibi birçok kurumun şubeleri bugün Dubai'de yer alıyor. Çocuklar çok iyi bir eğitime sahip oluyor. Bugün Türkiye'yle de çok bir farkı yok bu eğitime ulaşmanın" şeklinde konuştu. DUBAİ'YE GÖÇ Yüksek yaşam standartları ve güvenli bir ülke olması sebebiyle Dubai'nin tercih edildiğini ifade eden Ustaoğlu, "Yönetici konumunda birçok insan Dubai ve Abu Dabi'ye transfer oluyor. Bunu kabul ediyorlar çünkü yüksek bir gelire sahipler. Ayrıca maaşlarından ya da kazançlarından çok vergi olmaması sebebiyetine de çok iyi standarttaki yaşamlarına aileleriyle beraber burada erişebiliyorlar. O yüzden de yüksek bir talep doğrultusunda buraya göç başlamış durumda. TÜİK'e göre, 2021 yılının Ocak-Kasım ayındaki yatırım 216 milyon dolarken, 2025 yılının aynı döneminde 2.61 milyar dolar oldu. Burada 12 kata çıkan bir artıştan bahsediyoruz. Yurt dışı yatırımları ciddi anlamda artıyor ve bu artışın içerisindeki en büyük pay aslında Dubai'de yer alıyor. Daha sonra da Yunanistan olarak devam ediyor. Açıklanan bir benzer veriye göre, 2020-2021 yıllarında Dubai'deki yatırım yaklaşık 200-300 milyon dolar bandındayken, 2024 yıl sonu itibarıyla bunun 3 milyar doları aştığını görmüştük. Bu rakam da gitgide devam ediyor. Yurtdışı yatırımlarının 2026 yılında 6 milyar dolar seviyelerinin üzerine çıkacağını da öngörüyoruz. Şu an resmî veriler açıklanmadı ama 5 milyar doları 2025 yılı sonu itibarıyla aştığını, 2026 yıl sonu itibarıyla da 6 - 7 milyar dolar bandında bir kapanış olacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Dubai'de dünyada ilk defa tamamen altından oluşan bir sokak olacak" Dubai'nin dünyanın ilkleri arasında olduğunu belirten Ustaoğlu, "Birçok konuda olduğu gibi dünyada ilk defa tamamen altından oluşan bir sokak olacak. Geçtiğimiz yıllarda bunun örneği var. Yani Palm Jumeirah adası dünyanın en ikonik yapay ürünlerinden birisi ama ciddi anlamda turistik bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Bugün iki katı büyüklüğünde yine Dubai'de yapılıyor; Jebel Ali'yi oluşturuyorlar. Aynı şekilde Burj Khalifa'da bunu görüyoruz. Creek Harbour bölgesinde yeni bir benzeri bir yapı geliştirilmesi planlanıyor. Dünyanın en büyük AVM'si Dubai'de, yine daha büyüğünü Creek Harbour bölgesinde Dubai yapıyor. Konu ve alanlar fark etmeksizin bu alanlarda Dubai farklı ürünler geliştirmeye devam ediyor. Yine çok yakın zaman önce açıklandı; 2026 yılında dünyada ilk uçan taksinin kullanıldığı yer Dubai olacak. Yani az önce de bahsettiğimiz gibi enler hep Dubai'de gerçekleşiyor. 2026 yılı itibarıyla belirli lokasyonlar içerisinde uçan taksi hizmeti yine ilk kez Dubai'de başlıyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Uludağ Enerji Grubu’na Dubai’den çifte ödül: Hem şirkete hem CFO Duygu Tokgöz’e büyük onur! Haber

Uludağ Enerji Grubu’na Dubai’den çifte ödül: Hem şirkete hem CFO Duygu Tokgöz’e büyük onur!

Uludağ Enerji Grubu kurumsal yönetim yaklaşımı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlılığı doğrultusunda uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda "Enerji Alanında En İyi Kurumsal Yönetim" ödülüne layık görüldü. Uludağ Enerji Grubu CFO’su Duygu Tokgöz ise finansal disiplin, stratejik liderlik ve sürdürülebilir büyümeye sunduğu katkılarla "Enerji Alanında En İyi Kadın CFO" ödülünün sahibi oldu. Uludağ Enerji Grubu böylece International Finance Awards’tan iki önemli ödül almış oldu. Bu yıl Dubai’de gerçekleştirilen International Finance Awards’ın 2025 yılı ödül töreninde finans, enerji, bankacılık, sigorta ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde küresel ölçekte başarılı kurum ve yöneticiler onurlandırıldı. 2013 yılından bu yana International Finance Dergisi tarafından düzenlenen International Finance Awards, kurum ve liderleri stratejik vizyon, sürdürülebilirlik, finansal performans ve yönetişim standartları çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin en büyük enerji gruplarından Uludağ Enerji Grubu, finans dünyasının saygın platformlarından International Finance Awards’ta (IFA) iki ödüle birden layık görüldü. Ödüller, Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem ve CFO Duygu Tokgöz tarafından teslim alındı. Bu ödülle birlikte şirketin başarısının uluslararası platformda bir kez daha tescillendiğini vurgulayan Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem, "International Finance Awards gibi saygın bir platformda kurumsal yönetim alanında ödüllendirilmek, şirketimizin sürdürülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik odağındaki yönetim anlayışının uluslararası düzeyde takdir edilmesi anlamına geliyor. Bu ödül, şirketimizin uzun vadeli değer oluşturma yaklaşımının ve uluslararası standartlarda şekillenen yönetim anlayışının somut bir göstergesi. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. "Enerji Alanında En İyi Kadın CFO" ödülüne layık görülen Uludağ Enerji Grubu CFO’su Duygu Tokgöz ise şunları anlattı: "Bu ödül, Uludağ Enerji’nin güçlü finansal yönetim anlayışının, disiplinli karar alma süreçlerinin ve ekiplerimizin ortak emeğinin bir yansıması oldu. Uluslararası bir platformda bu şekilde takdir edilmekten büyük onur duyuyorum. Kadın olarak enerji alanında böylesine önemli bir ödüle layık görülmenin hem tüm kadınlarımıza hem de sektörde emek veren herkese ilham kaynağı olmasını diliyorum. Bu başarıyı tüm çalışma arkadaşlarımızla paylaşmaktan büyük gurur duyuyorum."

Osmangazi’de Yağız Efe seferberliği: Başkan Erkan Aydın destek kampanyasını başlattı Haber

Osmangazi’de Yağız Efe seferberliği: Başkan Erkan Aydın destek kampanyasını başlattı

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, DMD (Duchenne Musküler Distrofi) Hastası 8 yaşındaki Yağız Efe Erim’i makamında ağırlayarak yardım kampanyasına destek verdi. Başkan Aydın, “Tüm belediye başkanlarını, siyasileri, Bursa halkını ve Bursaspor camiasını Yağız Efe’ye sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi. Dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Yağız Efe Erim’e, geçtiğimiz Haziran ayında DMD (Duchenne Musküler Distrofi) tanısı konuldu. Mustafa ve Hafize Erim çifti, Türkiye’de tedavisi bulunmayan bu hastalık nedeniyle Yağız Efe’nin yurt dışında tedavi olabilmesi için valilik onaylı bir yardım kampanyası başlattı. Yaklaşık 6 aydır devam eden kampanyada hedefin yüzde 5’ine ulaşılması üzerine aile, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a destek için başvurdu. Bugüne kadar birçok çocuğun yardım kampanyasına destek vererek başarıya ulaşmasına ve iyileşme süreçlerine katkı sunan Başkan Aydın, DMD hastası Yağız Efe Erim’i makamında ağırlayarak hem kampanyaya destek oldu hem de kamuoyuna yardım çağrısında bulundu. Hareket kabiliyeti her geçen gün azalan ve bir an önce tedavi edilmesi gereken minik Yağız Efe’nin Dubai’de tedavi olabilmesi için yaklaşık 3 milyon dolar toplanması gerekiyor. DMD tanısı konulan Yağız Efe Erim’in tedavi olup iyileşmesi için yardım kampanyasına destek olduklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün DMD (Duchenne Musküler Distrofi) hastası Yağız Efe ile bir araya geldik. Tedavi olabilmesi için ailesi tarafından valilik onaylı bir yardım kampanyası başlatıldı; ancak kampanya süreci oldukça ağır ilerliyor. Dolayısıyla gerekli desteğin henüz sağlanamadığını görüyoruz. Şu ana kadar tedavi için gereken miktarın yalnızca yüzde 5’i toplanabilmiş durumda. Buradan tüm belediye başkanlarımıza, siyasilere, Bursa halkına ve Bursaspor camiasına Yağız Efe Erim’e sahip çıkmaları çağrısında bulunuyorum. Geçtiğimiz aylarda Çağan Ata Taran için nasıl destek olduysak, aynı dayanışmayı Yağız Efe için de göstererek onun da sağlığına kavuştuğunu görmeyi temenni ediyorum.” Ayrıca Başkan Aydın, kampanyanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için herkesi Instagram üzerinden @dmdyagizefe hesabını takip etmeye davet etti. Yardım kampanyasına katılmak isteyenler, Deniz Bank’tan baba Mustafa Erim adına açılmış hesabın TR 3400 1340 0000 3760 2650 0024 IBAN numarasına destek olabilecekler.

BTSO’dan Birleşik Arap Emirlikleri ile gıda ticaretine büyük destek Haber

BTSO’dan Birleşik Arap Emirlikleri ile gıda ticaretine büyük destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), gıda ve tarım sektöründe yeni iş fırsatları oluşturmak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinden gelen ticaret heyetini üyeleriyle buluşturdu. BTSO’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ve gün boyu süren etkinlikte, UR-GE proje üyesi firmalar, Dubai’nin önde gelen gıda toptancıları ve zincir market temsilcileriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. BTSO, ihracat odaklı faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. BAE Ankara Büyükelçiliği tarafından oluşturulan Gıda Sektörü Alım Heyeti, Bursa’da düzenlenen ikili iş görüşmeleri etkinliğinde BTSO üyeleri ile bir araya geldi. BAE Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri ve BAE Franchise Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Noor Altamimi’nin de eşlik ettiği ticaret heyetini, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit ile Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan karşıladı. Gün boyu devam eden etkinlikte, Bursalı firmalar yoğun görüşmeler gerçekleştirilirken, yeni iş birliklerinin de temelleri atıldı. "TİCARET HACMİ 20 MİLYAR DOLARI AŞTI" BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Türkiye ile BAE arasındaki tarihi, kültürel ve sosyal bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, 2023 yılında yürürlüğe giren Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (CEPA) ikili ticarete yeni bir ivme kazandırdığını ifade etti. 2024 yılında ticaret hacminin 20 milyar doları aştığını kaydeden Şener, "Bu yılın ilk yarısında Türkiye’nin ihracatını en fazla artırdığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Ancak her iki ülkenin sahip olduğu yüksek potansiyeli düşündüğümüzde bu seviyeyi yeterli görmüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl içinde ikili ticaret hacmimizi 40 milyar dolar seviyesine taşımak" diye konuştu. "GIDA SEKTÖRÜNDE STRATEJİK BİR ÖNEME SAHİBİZ" Cüneyt Şener, konuşmasında gıda ve tarım sektörlerinin de işbirliği açısından stratejik fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Bursa’nın tarımsal kaynakları, bereketli ovası, modern üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe lider şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Şener, "Bursa’da gıda sanayisinin her alanında faaliyet gösteren yaklaşık 4 bin 500 üretici firma bulunuyor. Satış ve toplu tüketim işletmeleriyle bu sayı 30 bine yaklaşıyor. Bursa, Avrupa, Orta Doğu ve Rusya’daki kilit pazarlara 3,5 saatlik uçuş mesafesiyle lojistik açıdan stratejik bir konuma sahip" dedi. "Bursa önemli organizasyonlara hazırlanıyor" Cüneyt Şener, BTSO olarak Küresel Fuar Acentesi, Ticari Safari, yeni nesil fuar organizasyonları, UR-GE projeleri, alım heyetleri ve sektörel ticaret heyetleri gibi çalışmalarla firmaları dünya pazarlarına taşımaya devam ettiklerini söyledi. Şener, "Gelecek hafta gıda ve tarım alanında birbirinden değerli etkinlikler düzenleyeceğiz. 22 Ekim’de Bursa Business School’da Uludağ Gıda Zirvesi’ni gerçekleştireceğiz. Ardından 23-25 Ekim tarihlerinde Bursa Food Point ve Turfood Horeca Fuarları, Bursa Fuar Merkezi’nde yapılacak. Bu organizasyonlarda Birleşik Arap Emirlikleri’nden değerli iş insanlarını aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız" şeklinde konuştu. "YENİ FIRSATLAR OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ" Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri, Bursa’nın tarihi dokusu ile modern sanayi ve tarımını birleştiren yapısından övgüyle bahsederek, "Bugün, güzel Bursa şehrinde sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 2024’teki verimli ziyaretin devamı olan bu program, iki ülke arasındaki ticaret köprülerini güçlendirecek" dedi. BAE ile BTSO arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Al Dhaheri, "Bu buluşma, Büyükelçiliğimiz ile BTSO’nun yapıcı iş birliğinin bir sonucu. Amacımız, tarım ve gıda sektörlerinde yeni fırsatlar oluşturmak" diye konuştu. "TÜRKİYE, SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDA İÇİN BÜYÜK POTANSİYEL SUNUYOR" Gıda güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Büyükelçi, "Türkiye’nin modern tarım ve gıda sanayisindeki tecrübesi, bölgede sürdürülebilir bir gıda sistemi kurmak için büyük bir potansiyel sunuyor. Akıllı tarım teknolojileri, su kaynaklarının yönetimi ve gıda tedarik zincirlerini güçlendirme alanlarında bilgi paylaşımına ve ortak yatırımlara kararlıyız" şeklinde konuştu. Al Dhaheri, "Bizi sıcak bir şekilde karşılayan ve bu özel organizasyonu düzenleyen BTSO’ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İki dost ülke arasındaki iş birliğini güçlendiren tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum" dedi. Büyükelçi, BAE ve Türkiye’nin ortak tarım yatırımlarıyla bölgede daha güçlü bir gıda sistemi inşa edileceğine inandığını da sözlerine ekledi. "BTSO SAYESİNDE YENİ KAPILAR AÇILIYOR" Etkinliğe katılan firmalar da memnuniyetini ifade etti. Aslım Meyve Sebze Firması ortağı Eşref Caner Toplan, BTSO tarafından düzenlenen ikili iş görüşmelerinin Bursa’daki firmalara büyük fayda sağladığını belirterek, "Bu buluşmalar bize daha fazla ihracat yapma imkânı sunuyor. BTSO’ya bu organizasyon için teşekkür ediyoruz" dedi. Ağırlıklı olarak Avrupa pazarında faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Toplan, Birleşik Arap Emirlikleri pazarına henüz girmediklerini ve bu nedenle görüşmelerden büyük heyecan duyduklarını söyledi. Toplan, "BAE’den çok önemli firmalar bu görüşmelere katıldı. Bu organizasyonun bize ve sektöre çok faydalı olacağına inanıyoruz. Girmek istediğimiz bir pazara BTSO sayesinde bir kapı açıldığı için çok mutluyuz" şeklinde konuştu. "İHRACAT BAĞLANTILARIMIZDA BTSO’NUN BÜYÜK PAYI VAR" Meyve suyu ve içecek üretimi yapan Makam İçecek firması temsilcisi Mesut Şişman, Körfez bölgesinden gelen çok değerli firmalarla verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Şişman, "Görüşmelerimiz oldukça verimli geçti. Bu buluşmaların sonucunda önemli ticari birliktelikler oluşturacağımıza inanıyorum" dedi. Bu tür organizasyonalrın sürekli yapılmasının büyük fayda sağlayacağını vurgulayan Şişman, "Firmamız BTSO üyesi ve Oda’nın UR-GE projelerinde yer alıyoruz. İhracat bağlantılarımızın yüzde 60’ı bu sayede gerçekleşti. BTSO, bizlere çok önemli imkanlar sunmaya devam ediyor. Bu kıymetli buluşma için de Odamıza teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. "VERİMLİ GÖRÜŞMELER YAPTIK" Bozacılar Gıda firması temsilcisi Burçin Bulurman da BTSO’nun Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen firmalarla ticari ilişkileri geliştirmek için iyi bir organizasyon yaptığını belirterek, "Burada doğrudan ve bire bir görüşmelerle anlık geri dönüşler alabiliyoruz" dedi. İçecek sektöründe faaliyet gösterdiklerini ifade eden Bulurman, daha önce BAE pazarından gelen bir talebin bu görüşmelerde yeniden gündeme geldiğini kaydetti. Burçin Bulurman, "Bu talep doğrultusunda gerçekleşen buluşmamızın olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Odamıza sunduğu imkanlar için teşekkür ediyorum" dedi.

BTSO, Mobilya Sektörünün İhracat Hedefleri İçin Dubai’de Haber

BTSO, Mobilya Sektörünün İhracat Hedefleri İçin Dubai’de

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, mobilya sektörünün ihracatta daha güçlü bir konuma ulaşması için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Küresel ticaretin önemli merkezlerinden Dubai’ye düzenlenen Sektörel Ticaret Heyeti programıyla Bursalı firmalar, yeni pazar fırsatlarını keşfetme ve uluslararası iş bağlantıları kurma imkânı buldu. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen organizasyonda firmalar B2B görüşmeler yaparak yeni iş birliklerinin temellerini attı ve Dubai Ticaret Odası ile sektörel temaslarda bulundu. “Bölgedeki Sektörel Dinamikler Ve Yatırım Fırsatları Değerlendirildi” BTSO Mobilya Konseyi Başkanı Mehmet Emin Kasapoğlu, Konsey Başkan Yardımcısı Muzaffer Loyan, Meclis Üyeleri Ali Mahken ve Fatih Dursun ile Komite Başkanı Serkan Feytek’ten oluşan heyet, Dubai’de kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Program kapsamında Dubai Ticaret Odası, DMCC Serbest Bölgesi ve Art of Living Mobilya AVM ziyaret edilerek, bölgedeki sektörel dinamikler ve yatırım fırsatları değerlendirildi. Dubai Başkonsolosu Onur Şaylan ve Dubai Ticaret Ataşesi Ersoy Erbay da organizasyonu ziyaret ederek BTSO heyeti ile bir araya geldi. Mobilya sektöründe ticaretin geliştirilmesi ve ihracatın artırılması için iş birliği olanakları ele alındı. “Mobilya Sektörümüz İçin Önemli Bir Adım” BTSO Mobilya Konseyi Başkanı Mehmet Emin Kasapoğlu, organizasyonun sektör açısından büyük bir fırsat sunduğunu belirterek, “Dubai’de gerçekleştirdiğimiz bu program, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak adına önemli bir adım oldu. Firmalarımız, yeni iş birlikleri kurarak ihracat potansiyelini güçlendirme fırsatı yakaladı.” dedi. “Yeni İş Birliklerinin Temellerini Attık”  BTSO Mobilya Konseyi Başkan Yardımcısı Muzaffer Loyan ise Dubai’nin mobilya sektörü için önemli bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çekerek, “Dubai, mobilya sektörü için büyük fırsatlar sunan dinamik bir pazar. Gerçekleştirdiğimiz B2B görüşmeleri ve ticari temaslarla sektörümüz için yeni iş birliklerinin temellerini attık.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.