SON DAKİKA
Hava Durumu

#Duruşma

Söz Bursa - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kılıçlı yemin töreni iddialarına Erhan Afyoncu’dan sert yanıt! Haber

Kılıçlı yemin töreni iddialarına Erhan Afyoncu’dan sert yanıt!

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Erhan Afyoncu, "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" dedi. MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu, TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada kendisine yönelik iddialarına sosyal medya hesabından yanıt veren bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, "Gazeteci Müyesser Yıldız, kendi internet sitesinde 23 Mart 2026’da yayınladığı yazısında TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun yaşananlara ilişkin fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiği, Cumhurbaşkanı’na "Bu kılıçlar size çekiliyor" dediği, bunun rektörlüğünün devamı için kurguladığını beyan ettiği yolunda iddiada bulunmuş ve diğer bazı haber siteleri de bu iddiayı iktibas etmişlerdir. Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" ifadelerini kullandı. "MÜYESSER YILDIZ DA BU YALAN VE KARALAMA FAALİYETİNE İŞTİRAK ETMİŞTİR" Gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Afyoncu, "Avukat Namık Öztürk’ün dava ile ilgili belgelerde ve duruşma zaptında böyle bir beyanına rastlanmaması bir tarafa, bu gerçek dışı iddiaları nakleden Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’ün mahkemeye hitaben hakkımda asılsız suçlamalarda bulunurken "Doğru, yanlış" şeklinde sözler kullandığını yazması, yani iddialarında bilgi sahibi olmamaktan doğan bir kararsızlık ifadesinin bulunduğunu açıkça ifade etmesi de, Öztürk’ün söylediklerinin yalan ve iftira olduğunun kanıtıdır. Dolayısı ile, Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir. Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi. "ATATÜRKÇÜ GEÇİNEN VE FETÖ İLE MÜCADELE ETTİĞİNİ İDDİA EDEN KİŞİLER DE BU YALANLARA ALET OLMAKTADIR" FETÖ’cülerin yalanlara ve karalama kampanyalarına devam ettiğini ifade eden Afyoncu, paylaşımında şunları kaydetti: "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün yıllar boyu devam eden tahribatına uğramış olan askeri eğitim kurumları ayağa kaldırılmış ve darbenin ardından kurulan Milli Savunma Üniversitesi, TSK’ya bugüne kadar 62 bin subay, astsubay ve kurmay subay yetiştirmiştir. Bu gelişmeleri hazmedemeyen hain FETÖ mensupları yalanlarına, iftiralarına, karalama kampanyalarına ve kara propagandalarına devam etmekte, Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bazı kişiler ile çevreler de bu yalanlara alet olmaktadır. Atılan iftiralar beni Türk Milleti’ne ve devletine hizmet yolundan geri döndürmeyecek, Milli Savunma Üniversitesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece Türk devletine bağlı, demokrasinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde nitelikli subaylar ile astsubaylar yetiştirmeye devam edecektir."

Muhittin Böcek ve oğlu için "Tutukluluğa devam" kararı! Sağlık raporları istendi Haber

Muhittin Böcek ve oğlu için "Tutukluluğa devam" kararı! Sağlık raporları istendi

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşma gününde ara karar açıklandı. 3 tutuklu sanığın tahliyesine, Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılandığı duruşmada tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı, ara mütalaasını açıkladı. Mütalaada, hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması, tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması, tutuksuz sanık S.T. hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol kararının devamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı sürmesi ve yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.'nın tutuklanması talep edildi. SANIKLARDAN TAHLİYE TALEPLERİ GELDİ Mütalaanın ardından söz alan sanıklardan Fazlı Ateş, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep edilen sanık İlker Arslan da, "Tutuksuz yargılanmak üzere tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu yargılanan sanık Mehmet Okan Kaya ise savunmasında, "Bana ailem tarafından ‘Devlet babadır' diye öğretildi, bugüne kadar hizmet ederek bir şey sahibi oldum, iki küçük oğlum var. Ben suç işlemedim, sağlık sorunlarımdan bahsetmiştim, bir şekilde üstesinden geliyorum. Sezonda yüzlerce kişi çalıştırıyorum, turizm sezonu başlıyor, işlerin başında olmam lazım, devletime de malıma sahip çıktığı için teşekkür ederim. 7 aydır çocuklarımı hiç öpmedim, hanımım da çocuklarım cezaevi şartlarımı görmesin diye getirmedi, önce tahliyemi sonra beraatimi istiyorum" dedi. Duruşma sırasında savunma yapan avukatlardan birinin mahkeme heyetine teşekkür etmesinin ardından, salonda bulunan kalabalık da mahkeme heyetini alkışlayarak teşekkür etti. MAHKEME HEYETİ ARA KARARINI AÇIKLADI Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık T.K. hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar verdi. Heyet ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.'nın tutuklanması yönündeki talebi de kabul etmedi. Ara kararda, tutuklu sanıklar İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın tahliyesine hükmedildi. Mahkeme, adli kontrol hükümleri kapsamında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının devamına da karar verdi. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, Muhittin Böcek'in son 1 yıl içerisindeki sağlık raporlarının mahkeme heyetine sunulmasını da istedi. Mahkeme, bir sonraki celsede suçtan zarar görenler ile tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Muhittin Böcek hakim karşısında: "Yaşamak istiyorum, tahliyemi istiyorum" Haber

Muhittin Böcek hakim karşısında: "Yaşamak istiyorum, tahliyemi istiyorum"

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek savunmasında, "Ben yaşamak istiyorum. Uyku annesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Dosyanın ilk duruşması bugün görülmeye başlandı. Muhittin Böcek, İlker Arslan, Fazlı Ateş, Gökhan Böcek ve Mehmet Okan Kaya davaya duruşma salonunda katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları, CHP Genel Merkezi'nden yöneticiler, CHP Antalya Milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir duruşma salonunda yer aldı. Şüpheliler arasında ve haklarında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. ile şüpheli U.K.Y. de duruşmaya katılmadı. İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, mahkemede yaptığı savunmada babasını 13 yaşındayken kaybettiğini, dün babasını 51. yılında ilk kez mezarında ziyaret edemediğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "İlk defa babamın mezarına gidemedim,13 yaşında babamı kaybettim, dün 51. yılıydı. 1999'da Konyaaltı Belediye Başkanı oldum, benim hayalim Cumhuriyetin 100. Yılında belediye başkanı olmaktı. 2019 yılında göreve geldiğimizden 6 ay sonra Cumhurbaşkanı tüm büyükşehir belediye başkanlarını külliyeye davet etti. 6 milyar 180 bin borcumuz var dedik, kredi ile ilgili konuştuk, 200 milyon kredi verildi. Ardından pandemi dönemi geldi, rahatsızlığım nedeniyle 1 yıl görevimden uzaklaştım, ardından Manavgat yangınları sonra deprem, acı süreçlerden geçtik." "HİÇBİR YAKINIMI ZENGİN ETMEDİM, GÖREVE BİR AKRABAMI ZENGİN ETMEK İÇİN GELMEDİM" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bin 129 ihale yapıldığını aktaran Böcek, ihalelere kendisinin girmediğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İhalelere belediyeden denetimden geçtikten sonra mülkiye başmüfettişi gelir, asla bir ihaleyle ilgili sorunumuz olmadı. 24 yıldır Antalya'da muhalefet partiden görevli olarak görevimi sürdürüyorum. Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim. Bu yılki bütçemiz 84 buçuk milyar, bu bütçeyi namusum gibi koruyarak devam edeceğim. 2024 yılında borçlu belediyelerin listesi asıldı, Antalya Büyükşehir'in hiçbir borcu yansımadı. Belediyede 19 bin 180 kişi çalışıyor, hepsinin emeğinin karşılığını veriyoruz, kimsenin emeğini peşkeş çekmedim. " "YAŞAMAK İSTİYORUM" "Rahmetli babam Çağlarca köyü ağası" diyen Böcek, maddi durumlarının iyi olduğuna dikkat çekti. Madden belediyeden gelecek hiçbir gelire ihtiyacı olmadığını belirten Böcek, "27 milyona ev sahipliği yapıyoruz, şantajlara kumpaslara fırsat vermedim, hiçbir şekilde çalışmalarımız süresince kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım, hayatım boyunca hastalığı bahane edip hiçbir zaman rapor almadım, 5 Temmuz'da tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. Türk hekimlerine emanetiz deniyor, üniversiteye tedavi olmak için gidemedim. Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. "KİMSENİN BİR KURUŞUNDA GÖZÜM YOKTUR" "2024 Yılı Yerel Seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve S.T. aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.'den fatura ödeme talebinde bulunması yönünde savunma yapan Muhittin Böcek, "Doğrudan ya da dolaylı talimatım olmadı, gece gündüz demeden çalışmalarımı yapıyordum seçim döneminde, o yoğunlukta kimseyi görmedim. Tüm siyasi partilerde partiler komisyon kurar, kendi gönülleriyle yapmıştır, benim haberim ve dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme konusunu reddediyorum, kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur, mal beyanım ortadadır, haksız mal edinme konusunu kabul etmiyorum" diye konuştu. "SUÇUN NEDEN BANA YÖNELTİLDİĞİNİ ANLAMIYORUM" Zeynep K'ye lüks dubleks daire alımı hakkında konuşan Böcek, "Emniyete verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Zeynep'e ev alımı konusunda Y.G.'ye borç vermiş, ikisi arasında alacak ilişkisi. Bu eylem nedeniyle neden suçlanıyorum, suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum, kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal B. ortak çocukları M.A.B. üzerine dubleks villa alınması hususunda hakkında icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphelinin oluştuğu, Mustafa Gökhan Böcek'in ise yardım eden sıfatıyla bahse konu suça iştirak ettiğine dair savunma yapan Böcek, "S.A. herhangi bir talimatım asla bulunmamaktadır, S.A'nın gönderdiği mesaj benimle ilişkilendirilmiştir. Kimsenin hakkı yenmemiştir, bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim, irtikap suçunu işlediğimin sonucuna varılması mümkün değildir, mali hizmetler başkanının bana bilgi vermesinin nasıl bir garip yönü olabilir. Bütün daire başkanlarıyla çalışma şeklim bu yöndedir, hepsine destek olurum. Belediyenin parasını kuruşu kuruşuna gözüm gibi korudum. Oğlum Gökhan'la şahsi ticarete dayamalı ödemelerin benimle ilişkilendirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. B.Ç.'yi bugüne kadar 2-3 kez gördüm, M.Y.'yi hiç görmedim, talimatım ya da vaadim söz konusu değildir" dedi. M.K. adına araç, ikamet etmesi için kendi adına ev alması ve B.G. ve A.A. isimli şahıslardan M.K.'ye saat ile elden para alınması eylemine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, "M.K. hanım adına 30 yılı aşkın dostluğum olan A.A.'dan araç alınmıştır. Makamımda görüşmesi yapılmıştır, aracın 1 milyon 800 bin TL ödemeye anlaşılmıştır. Kasamda bulunan altını oğluna teslim ettim, araç satış bedelinin gönderileceğini söylemiştim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır, herhangi bir suç işlenmemiştir. Bildiğiniz gibi Yörük çocuğuyum, hayat arkadaşına alacağın bir şeyi başkasına aldırtmak bizim adetimizde var mı, M. hanıma saatini hediye ederken faturasının alınmadığını şimdilik saati kullanmaması gerektiğini söylemiştim, evinde de o şekilde bulundu. M. hanıma hediye ettiğim saat ya da tadilat için herhangi bir talebim bulunmadı, iş insanlarına baskı kurmam, dolaylı bir menfaat talep etmem asla söz konusu değil, tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu. H.A. tarafından şahsına Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi'nde daire satışı eylemine ilişkin konuşan Böcek, "1 milyon 650 bin TL'ye el sıkıştık, 650 bin için 25 bin dolar verdim, geri kalan 1 milyonu kendi aramızda halledeceğimiz konusunda el sıkıştık. Bu durum iki kişi arasında ticaretten ibarettir. Atadan kalma yerlerim, mal beyanlarım günü gününe görülecektir, böylesine mal varlığı olan birinin bunlarına ihtiyacı yoktur" ifadelerini kullandı. İ. E.'nin gerçekte şahsına ait olduğunu iddia ettiği bir sitedeki lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkiindeki tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine alması eylemi hakkında savunma yapan Böcek, şu ifadelere yer verdi: "Üzerinden 10 yıl geçtiği için bu konuları hatırlamam, nasıl ruhsat alındığına dair bilgim yoktur, bu ev benim evim değildir, İ. E. tarafından nasıl temin edildiğini bilmiyorum." Başka bir siteden kendisine üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması konusuna yönelik Böcek, "2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra Güneş Mahallesi'ne ziyaretimizde söz alan bir vatandaş, önceki başkanın dönüşüm sözü verdiğini, seçilemeyince iş makinelerini mahalleden topladığını belirtti. Geçmiş dönem başkanı vaatlerini yerine getirmeyince talimat verdim, bir an önce sürecin tamamlanmasını istedim. Belediye meclisimizden oy birliğiyle geçti, ihale süreci tamamlandı. S.K. 15 yıldır tanıdığım, oğlunun nikahını kıydığım kişi, işin yavaşlatılması iddiası tamamen asılsız. S.T.'ye birkaç daire iste gibi talimatım asla olmadı, 15 yılık dostumdan asla böyle bir şey istemedim. S.T.'yi tersleyip neden böyle bir talepte bulunuyorsun demeliydi, sonuç olarak bu taşınmazlarla hiçbir alakam bulunmamaktadır" diye konuştu. Büyükşehir belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya isimli şahsa aktarılması eylemi hakkında Böcek, "Tüm organizasyonlarda herkese aynı eşit mesafede olan birisiyim, Türkiye'nin her yerinde gönüllülük aracılığıyla sponsor olunur. Ben bu konulara girmem, bilgim dahilinde olmaz, yardım istemem tamamen gerçek dışıdır. Seçim sürecinde insanlar destekledikleri adaya destek olmak isterler. Var olan bu gerçeği sanki bir iş insanına dayatıyor gibi yapmam düşünülemez" dedi. Polis memuru O.A. ile olan irtibatı hakkında da açıklamada bulunan Böcek, "O.A.'yı tanırım, eşi belediyede çalışır, belediye başkanı olarak iftiralar maruz kaldığım olmuştur. Kendisi bana destek vermek adına bilgi vermiş olabilir, başka bir ilişkim bulunmamıştır" ifadelerini kullandı. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında kendisine yöneltilen soruya da cevap veren Böcek, "İlker Arslan'a yönelik hiçbir talimatım olmadı" dedi. BÖCEK HAKKINDA ÜÇ AYRI SUÇLAMA Dosyada görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından yargılama talep ediliyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise "nüfuz ticareti", "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ve "yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" suçlamaları yöneltiliyor. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında da zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Zuhal B. ve Zeynep K. hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları isteniyor. DOSYADA 26 AYRI İDDİA İNCELENDİ Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "SUÇU MESLEK EDİNME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek'in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek'in Türk Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. MASAK VE HTS VERİLERİ DELİL OLARAK DOSYADA Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.

Beykoz davasında flaş karar: Alaattin Köseler’in tutukluluk hali devam edecek! Haber

Beykoz davasında flaş karar: Alaattin Köseler’in tutukluluk hali devam edecek!

Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak duruşmayı takip etti. Önceki celse tahliye edilen ve sonrasında Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci mahkemeye geldi. İnci'nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme, duruşma sonrasında hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için emniyet ekiplerine talimat verdi. Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Tutuksuz sanık Uğur İnci, "Geçen tahliye kararından sonra tekrar yakalama geldi. Eşimin bir rahatsızlığı çıktı kanser olduğunu öğrendik bununla ilgili tedavi görüyor. 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgilendim. Buraya kendi irademle geldim kaçma gibi bir durum yoktur. Zaten bu süreçte evdeydim. Raporları da getirdim. Ben uzun yıllardır Beykoz Belediyesiyle çalışıyorum. Teknik işlerini yaklaşık 10 senedir yapıyorum. Belediyenin birçok biriminde çözüm ortağı olarak çalıştım. Yönetim de yeni geldiği için ilk başta bizimle çalışmak istemediler. Alacağım ücret eski yönetimden kalmaydı" dedi. "MANEVİ OLARAK AĞIR BİR KÜLFET YÜKLEMEKTEDİR" Tutuklu sanık Alaattin Köseler, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz'un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım" dedi. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyayı tekrar bilirkişiye gönderen mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan’a erteledi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının görülmesine başlandı Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının görülmesine başlandı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma, sanıkların yoklamaları ile başladı. İzleyicilere uyarıda bulunan mahkeme başkanı, "Duruşmada tezahürat yapılması halinde izleyici olmadan duruşmaya devam ederiz. Herkes bu tarz davranışlardan kaçınsın. Sanığa bir yararı yok bu tavrın. Kimliğine bakılmaksızın görüntü ve ses kaydı yapan kişi suç işliyordur" ifadelerini kullandı. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Silivri Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde görülen duruşmada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi, Burhanettin Bulut, Sevgi Kılıç, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ile çok sayıda milletvekili ve parti meclis üyesi ve Türkiye Barolar Birliği Başkanvekili Vahap Şener, Beşiktaş Belediyesinin tutuklu Başkanı Rıza Akpolat'ın eşi Yeşim Akpolat duruşmada izleyici olarak yer aldı. Sanıklar, salona girdiği sırada izleyici bölümünden tezahürat seslerinin yükselmesi üzerine heyet, uyarıda bulundu. Salonda, yoklamalar alınmaya başlanırken, duruşmanın ilerleyen saatlerinde sanıkların savunmalarının alınmasına başlanacak. MAHKEME BAŞKANINDAN İZLEYİCİYE UYARI Mahkeme başkanı izleyicileri uyardı. Uyarıda, "Duruşmada tezahürat yapılması halinde izleyici olmadan duruşmaya devam ederiz. Herkes bu tarz davranışlardan kaçınsın. Sanığa bir yararı yok bu tavrın. Kimliğine bakılmaksızın görüntü ve ses kaydı yapan kişi suç işliyordur. Basın mensupları telefonu mesajlaşmak amacıyla kullanabilir. İzleyiciler bu tarz davranışlardan kaçınsın. İzleyiciden bir sözlü sataşma olursa izleyici olmadan devam ederiz. Herkes kurallara uysun. Örgütlü suçlarda en fazla 3 avukat sınırı var ama duruma talebe göre değerlendirebiliriz. Her sanık yönünden 20 avukat alsak zaten salona sığmaz ama imkanlar dahilinde talepleri karşılamaya çalışırız. Duruşmayı haftanın 5 günü yapmayı planlıyoruz. Ama arada 1'er gün ara verebiliriz. Bunlar gidişatta belli olacak mutlak değil. Öncelik tutuklu sanıkların savunmaları. Savunma ve iddia bütünlüğü açısından savunmaları kurum bazlı almanın daha sağlıklı olacağı kanaatine vardık" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.