SON DAKİKA
Hava Durumu

#Düşünce Özgürlüğü

Söz Bursa - Düşünce Özgürlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düşünce Özgürlüğü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Erkan Aydın: "Uğur Mumcu’nun fikirleri Osmangazi’de yaşamaya devam edecek" Haber

Başkan Erkan Aydın: "Uğur Mumcu’nun fikirleri Osmangazi’de yaşamaya devam edecek"

Demokrasi şehidi Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi ve fotoğraf sergisiyle anıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz” dedi. Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biri olan araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun, karanlık odaklarca katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde anma programı düzenlendi. İlk olarak Gazeteci Gürsel Gökçe’nin, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında öldürülmesinin ardından cenaze töreni ve sonraki yıllarda evinin önünde düzenlenen anma etkinliklerini takip ederek bugüne kadar çektiği fotoğraflardan oluşan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Sergi açılışının ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gazeteci Gürsel Gökçe ve protokol üyeleri Uğur Mumcu’nun fotoğrafının önüne karanfil bıraktı. “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” fotoğraf sergisinin hemen ardından, Uğur Mumcu’nun hayatını anlatan “Bir Kalem Bir Direniş” söyleşisi düzenlendi. Moderatörlüğünü Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun yaptığı söyleşiye Gazeteci-Yazar Işık Kansu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan konuşmacı olarak katıldı. “Uğur Mumcu Ölümsüz Olmuş Bir Yazarımızdır” Düşünce özgürlüğü, aydınlanma ve demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Uğur Mumcu’nun anısını yaşatmak için düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33’üncü yıl dönümünde kendisini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Gürsel Gökçe beyefendiye bu fotoğrafları bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz. Bugün Uğur Mumcu’nun 35-40 yıl önce yazdığı ne varsa sanki bugünleri tarif etmiş gibi birer birer yaşıyoruz. Emperyalizmin tek dişi kalmış canavarının ülkemizi dört bir yandan nasıl istila etmeye çalıştığını, hemen komşularımızda yaşanan acı olayları ve dramları o gün güçlü kalemiyle ifade etmiş ve maalesef bunun bedelini de hayatıyla ödemiştir. Uğur Mumcu, ölümsüz olmuş bir yazarımızdır. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve diğer katledilen tüm yazarlar ve gazeteciler gibi onu da asla unutmayacağız. Sadece 24 Ocak’ta değil, 365 gün ve ilelebet anmaya devam edeceğiz” dedi. “Ocak Ayı Biz Gazeteciler İçin Yas Ayıdır” Sergilenen fotoğrafların uzun emekler sonucu ortaya çıktığını ifade eden Gazeteci Gürsel Gökçe, “Basın şehitlerini saygıyla anıyorum. Ocak ayı biz gazeteciler için yas ayıdır. 24 Ocak 1993 günü Uğur Mumcu’yu kaybettik. Evinin önüne park ettiği aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla usta gazeteci aramızdan alındı. Uğur Mumcu bizden alınalı 33 yıl oldu. Bu 33 yıllık süreçte toplumsal belleği taze tutmak, hafızalarımızı yeniden canlandırmak adına bu sergiyi oluşturdum” şeklinde konuştu. “Osmangazi Belediyesi’ne Vefalı Toplantı Nedeniyle Teşekkür Ediyorum” Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını söyleyen Gazeteci-Yazar Işık Kansu, “Osmangazi Belediyesi’ne vefalı toplantısı nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Uğur Mumcu’nun gazeteciliğinin önemini ve 39 yıl önce yazılmış bir kitabın günümüzde nasıl hâlâ ışık tuttuğunu anlatmaya çalıştım. 1992 yılında dönemin MİT Müsteşarı Teoman Koman, Ankara’daki gazete temsilcilerini çağırarak bir brifing vermişti. Uğur Mumcu da o toplantıya katılanlardan biriydi. Toplantıdan döndükten sonra biraz canı sıkkındı. Çocuklarına, Teoman Koman’ın yakında Türkiye’de karışıklıklar çıkabileceğini, bu süreçte bazı suikastların olabileceğini ve bu suikastlara gazetecilerin de hedef olabileceğini söylediğini aktardı. Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerini aynı ekip yapmıştır. Bu saldırılar Kudüs Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunlar İran’da yetişmiş olabilir; ancak başka egemen emperyalist güçler tarafından da kullanılmış olabilirler” diye konuştu. “Uğur Mumcu Tam Bağımsız ve Bölünmez Türkiye’den Yanaydı” Uğur Mumcu’yu yalnızca anmanın yeterli olmadığını belirten Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, “Bu mücadele Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri çerçevesinde geçerlidir. Uğur Mumcu’nun Atatürkçülüğü sloganik bir Atatürkçülük değildi; sorgulayıcı ve tarihsel bir bağlama sahipti. Bağımsızlık, ulusal egemenlik, laiklik ve antiemperyalizm eksenindeydi. Bu görüşleri savunduğu için katledildi. Uğur Mumcu teröre karşıydı. ‘Ben Atatürkçüyüm, laikim, antiemperyalistim, terörün karşısındayım ve tam bağımsız, bölünmez Türkiye’den yanayım’ diyordu” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına Gazeteci Gürsel Gökçe’ye hediye takdim etti.

Bahçeli'den DEM Parti'nin Diyarbakır mitingine yeşil ışık: "Ne var bunda? toplansınlar Haber

Bahçeli'den DEM Parti'nin Diyarbakır mitingine yeşil ışık: "Ne var bunda? toplansınlar

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "DEM Parti'nin 4 Ocak'ta düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur. Elbette toplanıp beklenti, talep ve düşüncelerini seslendirebilirler. Ne var bunda?" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, DEM Parti öncülüğünde teröristbaşı Abdullah Öcalan'a özgürlük talebi kapsamında 4 Ocak tarihinde Diyarbakır'da düzenlenecek mitinge ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bahçeli, Anayasa ve yürürlükteki yasalar kapsamında herkesin gösteri, açık hava toplantısı yapmaya ifade ve düşünce özgürlüğü sınırlarında hakkı olduğuna dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Demokrasinin doğası, genel geçer ilkeleri bu hususta bellidir, bilinmektedir. CHP'nin bugüne kadar 75 miting yaptığı, irili ufaklı diğer partilerin her zemin ve platformda salon veya açık hava toplantıları düzenlediği bir ortamda DEM Parti'nin miting yapması büyütülecek ve mesele yapılacak bir husus değildir. Kanaatimce DEM Parti'nin 4 Ocak 2026'da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur. Elbette toplanıp beklenti, talep ve düşüncelerini seslendirebilirler. Ne var bunda? DEM Parti'nin Türkiye partisi olma yönündeki kararlı adımlarını görüyor, değerli buluyorum. Ancak şunun da unutulmamasını ümit ediyorum; PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında cezaevinden çıkma ve özgürlüğüne kavuşma talebinin bulunmadığı ortadadır. Bu çağrı bizim için tek bağlayıcıdır. Bundan mülhem DEM Parti'yle bölücü terör örgütünün tüm bileşenlerinin 27 Şubat çağrısının hilafına tavır ve tutum içinde olmalarının ‘Terörsüz Türkiye' hedefini sekteye uğratmasa bile yavaşlatacağını değerlendiriyorum. 4 Ocak 2026'da toplansınlar, taleplerini açıklasınlar, buna diyeceğim bir şey olmaz. Ne var ki 27 Şubat çağrısını hiç kimse gözden uzak tutmasın, bu çağrının gölgelenmesine de hizmet etmesin. Bu vesileyle Diyarbakırlı kardeşlerimi hasretle, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Olağan bir gelişmeye olağanüstü bir anlam yüklemenin hiçbir sonucu olmayacağını bilhassa paylaşmayı zaruri addediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.