SON DAKİKA
Hava Durumu

#E. Coli

Söz Bursa - E. Coli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E. Coli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Spor salonlarında hijyen alarmı: Aletler sanılandan çok daha kirli Haber

Spor salonlarında hijyen alarmı: Aletler sanılandan çok daha kirli

Kış aylarında açık havada egzersizin zorlaşmasıyla birlikte spor salonları daha yoğun kullanılmaya başlarken, ortak kullanılan spor ekipmanları enfeksiyon riski açısından dikkat çekiyor. Prof. Dr. Nafiz Koçak, bu yoğunluğun önemli bir hijyen riskini de beraberinde getirdiğini vurguladı. Dambıl, halter barları, koşu bandı tutacakları, kondisyon bisikletleri ve egzersiz minderleri gün boyunca birçok kişi tarafından temas edilen yüzeyler arasında yer alıyor. Ter, cilt teması ve yetersiz dezenfeksiyon bu ekipmanları mikroorganizmalar için uygun bir zemin haline getiriyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nafiz Koçak, "Yapılan bazı ölçümlerde spor salonlarında sık temas edilen ekipmanların, tuvalet kapağından daha fazla bakteri barındırabildiği görülüyor. Özellikle Staphylococcus aureus, E. coli ve mantar etkenleri bu yüzeylerde sık tespit ediliyor" dedi. KAPALI ALANLARDA GEÇİRİLEN SÜRENİN UZAMASI ENFEKSİYON RİSKİNİ ARTIRIYOR Soğuk havalar nedeniyle insanların daha uzun süre kapalı alanlarda vakit geçirdiğini, bu durumun kalabalık ortamların artmasına ve mikroorganizmaların kişiden kişiye daha kolay yayılmasına zemin hazırladığını belirten Prof. Dr. Nafiz Koçak, "Özellikle spor salonları gibi ortak kullanım alanlarında yeterli havalandırmanın sağlanamaması, virüs ve bakterilerin ortamda asılı kalma süresini uzatır. Bunun yanı sıra soğuk hava, güneş ışığından daha az faydalanılması ve mevsimsel beslenme değişiklikleri bağışıklık sisteminin direncini olumsuz etkileyebilir. Grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının kış aylarında yaygınlaşması, vücudu enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir. Terleme sonrası vücudun soğuması ve nemli ortamlar ise bakteri ve mantarların çoğalması için uygun şartlar oluşturur. Bu şartlar altında spor salonlarında hijyen kurallarına uyulmaması; cilt enfeksiyonları, mantar hastalıkları, göz enfeksiyonları ve solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştırmaktadır" açıklamalarında bulundu. "SALON TEMİZ" ALGISI YANILTICI OLABİLİR Spor salonlarında genel temizlik yapılsa bile, ekipmanların her kullanımdan sonra dezenfekte edilmemesinin enfeksiyon zincirinin kırılmasını zorlaştırdığını söyleyen Prof. Dr. Nafiz Koçak, "Kış aylarında bağışıklık sistemi zaten daha hassas. Bu dönemde ‘nasıl olsa salon temizleniyor’ düşüncesiyle kişisel önlemleri ihmal etmek, enfeksiyon riskini ciddi şekilde artırabilir" uyarısında bulundu. EL HİJYENİ ÖNEMSENMELİ, KİŞİSEL EŞYALAR ORTAK KULLANILMAMALI Prof. Dr. Nafiz Koçak, basit ama etkili önlemlerle olası enfeksiyon risklerini büyük ölçüde azaltılabilmek için şu önerilerde bulundu: "Antrenman öncesi ve sonrası ekipmanları silin. Kendi havlunuzu kullanın, ortak havlu veya minderlerden kaçının. Ellerinizi sık sık yıkayın veya el antiseptiği kullanın. Açık yara, kesik veya cilt lezyonlarını mutlaka kapatın. Spor sonrası terli kıyafetlerle kalmayın. Kış aylarında bağışıklığı destekleyecek uyku ve beslenmeye özen gösterin." Sağlıklı spor için hijyen şart Sporun bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Nafiz Koçak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Spor, doğru şartlarda yapıldığında bağışıklığı güçlendirir. Ancak hijyen kurallarının ihmal edildiği ortamlarda yapılan spor, özellikle kış aylarında enfeksiyon riskini artırabilir. Sağlıklı sporun ilk adımı, hijyendir."

“Sokak lezzetleri besin zehirlenmesi riskini artırıyor” Haber

“Sokak lezzetleri besin zehirlenmesi riskini artırıyor”

Nev Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Özel, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte sokak lezzetlerinin besin zehirlenmesi riskini önemli ölçüde yükselttiğini belirterek vatandaşları uyardı. Özel, son dönemde yaşanan ve ölümle sonuçlanabilen ciddi vakalara dikkat çekerek, “Hızlı, ekonomik ve lezzetli olması nedeniyle tercih edilen sokak lezzetleri; uygun olmayan saklama koşulları ve hijyen yetersizliği nedeniyle tehlikeli hâle gelebilir” dedi. “Besin zehirlenmesi ciddi bir klinik tablo” Besin zehirlenmesinin, mikroorganizmalar veya toksinlerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıkan bir klinik durum olduğunu belirten Dr. Özel, en sık rastlanan etkenleri şöyle sıraladı: “Salmonella, Staphylococcus aureus toksinleri, E. Coli, Clostridium perfringens, Norovirüs, Vibrio türleri (özellikle deniz ürünlerinde.” “Herkes risk altında ancak bazı gruplar daha savunmasız” Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin besin zehirlenmesine karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Özel, “5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullananlar daha ağır seyirli tabloyla karşılaşabilir” ifadelerini kullandı. Gıda zehirlenmesi bulaşıcıdır” Gıda kaynaklı enfeksiyonların bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Dr. Özel, kusma ve dışkı yoluyla mikroorganizmaların çevreye kolayca yayılabileceğini, bu nedenle kapalı alanlarda hızlı bulaşma görüldüğünü belirtti. Sokak lezzetlerinde risk neden artıyor? Uzm. Dr. Mustafa Özel’e göre sokak lezzetlerinde riskin daha fazla olmasının başlıca sebepleri şunlar: Uygun Olmayan Saklama Koşulları “Et, tavuk ve deniz ürünleri tezgâhlarda uzun süre açıkta bekleyebiliyor. 5–60°C arası bizim ‘tehlikeli sıcaklık bölgesi’ dediğimiz aralıktır; bakteriler bu sıcaklıklarda hızla çoğalır.” 2. Hijyen Eksikliği “Satıcıların el hijyeni, kullandıkları bıçak, tahta ve ekipmanların temizliği kritik öneme sahiptir. Çiğ ve pişmiş gıdaların aynı ekipmanla hazırlanması ciddi risk oluşturur.” 3. Denetim Eksikliği “Sokak satıcılarının bir kısmı düzenli gıda güvenliği denetimlerinden geçmediği için risk fark edilmeden artabilir.” 4. Su Kaynaklı Riskler “Özellikle midye gibi ürünlerde deniz suyu temizliği çok önemlidir. Kirli sularda toplanan midyelerde ağır metal ve mikroorganizma riski yüksektir. Salata ve soslarda kullanılan suyun temiz olmaması da zehirlenmeye davetiye çıkarır.” En yüksek risk taşıyan sokak lezzetleri Uzm. Dr. Özel, en riskli besinleri şöyle sıraladı: Midye dolma / midye tava: Vibrio ve Salmonella riski yüksek. Tavuk döner / et döner: Yetersiz pişirme ve uzun süre sıcaklıkta bekleme nedeniyle tehlikeli. Kokoreç: İç organ temelli kontaminasyon ve hijyen sorunları. Kumpir ve garnitürlü ürünler: Mayonez ve salataların oda sıcaklığında beklemesi büyük risk. Balık ekmek ve kızartmalar: Çok kullanılan yağ ve çapraz bulaşma tehlikesi. Belirtiler genellikle 1–72 saat içinde başlıyor Belirtilerin çoğunlukla birkaç saat içinde ortaya çıktığını belirten Özel, şikâyetleri şöyle sıraladı: “Bulantı, kusma, karın ağrısı, kramp, sulu ishal, ateş, halsizlik ve nadiren kanlı ishal.” Ne zaman doktora başvurmalı? Dr. Özel, şu belirtilerin görüldüğü durumlarda gecikmeden hastaneye başvurulması gerektiğini de vurguladı: “24-48 saatten uzun süren kusma veya ishal, kanlı ishal, 38.5°C üzeri ateş, aşırı halsizlik, bayılma hissi, dehidratasyon bulguları (ağız kuruluğu, çökük gözler) ve risk grubundaki bireylerde herhangi bir belirti ortaya çıktığında.” “Basit önlemlerle kendinizi koruyabilirsiniz” Uzm. Dr. Mustafa Özel, sokak lezzetlerini seven vatandaşlara şu önerilerde bulundu: “Satıcı seçimine dikkat edin. Kalabalık ve sirkülasyonu yüksek tezgâhları tercih edin. Yemeğin hazırlığını gözlemleyin. Kullanılan ekipmanların temizliğine bakın. Sıcak-soğuk zincirine dikkat edilmeli. Sıcak yemek sıcak, soğuk yemek soğuk tüketilmelidir. Tezgâhta uzun süre beklemiş yiyeceklerden kaçının. El hijyeni çok önemli. Eller mutlaka yıkanmalı, mümkün değilse dezenfektan kullanılmalıdır. Midye, tavuk ve et ürünlerinde ekstra özen gösterilmeli. Kaynağı belli olmayan midyelerden uzak durulmalı. Tavuk ve et ürünlerinin tamamen pişmiş olduğuna dikkat edilmeli.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.