SON DAKİKA
Hava Durumu

#Edirne

Söz Bursa - Edirne haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edirne haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa’nın en büyük kapısında yoğunluk tarih oluyor: "Kapıkule-Kuzey" geliyor Haber

Avrupa’nın en büyük kapısında yoğunluk tarih oluyor: "Kapıkule-Kuzey" geliyor

Bulgaristan ile Türkiye arasındaki sınır geçişlerini rahatlatacak önemli bir gelişme yaşandı. Bulgaristan Bakanlar Kurulu, Kapitan Andreevo-Kapıkule sınır kapısının kuzeyinde yeni bir gümrük kapısının kurulmasını öngören anlaşma taslağını onayladı. Kararın, iki ülke arasındaki geçiş yoğunluğunu azaltması hedefleniyor. Bulgaristan hükümetinin olağan oturumunun ardından yapılan yazılı açıklamada, "İki ülke arasındaki sınır geçişleriyle ilgili sorunların çözülmesi ve yeni bir sınır geçiş noktası olan ‘Kapitan Andreevo-Kapıkule-Kuzey'in açılması için Bulgaristan ile Türkiye arasında hazırlanan anlaşma taslağı onaylandı" ifadelerine yer verildi. YENİ KAPI KAPIKULE'NİN KUZEYİNDE KURULACAK Planlanan yeni ortak sınır kapısının, Bulgaristan tarafında Svilengrad Belediyesi'ne bağlı Kapitan Andreevo köyü yakınlarında, Türkiye tarafında ise Edirne Kapıkule bölgesinde yer alması öngörülüyor. Mevcut Kapıkule-Kapitan Andreevo sınır kapısının kuzeyinde konumlanacak yeni geçiş noktası, iki ülke arasında ek bir kontrol ve geçiş alanı oluşturacak. ORTAK UZMAN KOMİSYONU GÖREV YAPACAK Anlaşma taslağına göre, Türkiye ve Bulgaristan'ın yetkili makamlarından oluşacak bir Ortak Uzman Komisyonu kurulacak. Komisyon; kara yolu bağlantılarının temel teknik özellikleri, güzergâhların konumu, sınırla kesişme noktaları, geçiş güzergâhlarının sayısı, yeni sınır kontrol ve geçiş noktasının yeri, teknik altyapısı ve çalışma rejimini belirleyecek. Ayrıca taşınacak yük ve yolcu türleri, trafik türüne göre geçiş düzeni ile yeni sınır kapısının hukuki ve teknik süreçleri de komisyon tarafından detaylı şekilde ele alınacak. AMAÇ YOĞUNLUĞU AZALTMAK Dünyanın en yoğun kara sınır kapılarından biri olarak gösterilen Kapitan Andreevo-Kapıkule, aynı zamanda Avrupa Birliği'ni Asya'ya bağlayan Avrupa'nın en büyük kara sınır kapısı olarak biliniyor. Yeni sınır kapısının devreye girmesiyle birlikte özellikle ticari araç ve yolcu geçişlerinde yaşanan yoğunluğun azaltılması, ticaret ve taşımacılığın daha hızlı ve etkin hale getirilmesi hedefleniyor.

Köklerimizden geleceğe: Bursa’nın 700 Yıllık Fetih Yolculuğu başlıyor Haber

Köklerimizden geleceğe: Bursa’nın 700 Yıllık Fetih Yolculuğu başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyecekleri etkinliklerle onurlandıracaklarını belirterek, “Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında düzenlenecek etkinliklerin tanıtım toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Fethin 700. yılı kapsamında yapılacak olan bilimsel, akademik ve kültürel etkinlikler hakkında bilgilerin verildiği toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, programın Danışma Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. “BURSA, GEÇMİŞİN MİRASI, GELECEĞİN İMZASIDIR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 7 asrı aşan bir hafızayı, yürüyüşü, iradeyi ve büyük medeniyeti hep birlikte geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi. Bursa’nın 700 yıl önce başlayan büyük dönüşümünü ve yolculuğunu, köklerindeki eşsiz mirasa sahip çıkarak aynı kararlılıkla gelecek asırlara taşıyacaklarını ve miras bırakacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa, geçmişin mirası, geleceğin imzasıdır. Bu büyük yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle onurlandıracağız. Kentimizin her köşesinde geçmişten geleceğe güçlü bir bağ kuracağız. 2026 yılının tamamını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan ettik” diye konuştu. “BİZLER BUGÜN O ÇINARIN GÖLGESİNDE DURUYORUZ” Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde; Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’dan oluşan Danışma Kurulu ile birlikte sürecin yönetileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Hazırlıklarımızı Ekim 2024’te başlattık. Bursa’nın özellikleri ve tarihsel kimliği hakkında araştırmalar yapan bilim insanlarını kentimize davet ettik. Bu yılı sadece anma yılı olarak değerlendirmiyoruz. Hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı olarak görüyoruz. 700 yıl önce bu topraklara düşen tohum, sıradan bir tohum değildi. Adaletle filizlenen, emekle büyüyen, inançla kök salan, yüzyıllara meydan okuyan bir çınarın tohumudur. Bizler bugün o çınarın gölgesinde duruyoruz. Tarihimizin yeni bir eşiğine hep birlikte adım atmanın onurunu taşıyoruz” dedi. OSMANLI’YA ÜÇ KEZ BAŞKENTLİK YAPAN ŞEHİR, BURSA Bursa’nın, fethinin 700. yılında köklerinden aldığı güçle asırlara meydan okumaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran bir milletin devlet olma iradesinin filizlendiği eşsiz bir kent olduğunu vurguladı. 1302 yılında Yenişehir Ovası ve çevresinin fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk merkezinin Yenişehir olduğunu, 1326 yılında Bursa’nın fethine kadar geçen 24 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin Yenişehir’de şekillendiğini, köklerini burada derinleştirdiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın 1326’daki fetihle birlikte bir ‘payitaht’ kimliği kazandığını anlattı. Orhan Gazi'nin, 1331’de İznik’in fethiyle birlikte şehri imar etmek ve İslam kültürünü yerleştirmek amacıyla başkenti bir süreliğine İznik’e taşıdığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilk Osmanlı Medresesi olan İznik Medresesi’nin de bu dönemde açıldığını ifade etti. 1335’de ise payitahtlık unvanının tekrar Bursa’ya döndüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, kentin kuruluştan İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte Osmanlı’ya üç kez başkentlik yaptığını, devletin asıl ruhunun şekillendiği yer olduğunu dile getirdi. “KÖKLERİMİZDEN GELECEĞE…” Bursa’nın sadece bir fetih kenti olmadığına, bir devlet aklının, bir yönetim anlayışının ve bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Yalnızca 7 asırlık takvim yapraklarını çevirmiyoruz. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun yürüyüşün, bu topraklarda yeşeren ortak hafızasını geleceğe taşıyoruz. Bu noktada diyoruz ki: Köklerimizden geleceğe… Biliyoruz ki köklerini unutan bir gelecek güçlü olamaz. Geçmişiyle bağ kuramayan bir yarın, kalıcı olamaz. Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı; yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz” diye konuştu. “2026 YILINDA, ÜÇ BAŞKENT KOL KOLA OLACAK” 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar zengin ve kapsayıcı bir içerikle Bursa’nın dört bir yanına yayılacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tarihin yalnızca kitaplarda değil, sokaklarda, meydanlarda ve insan hafızasında yaşadığını hatırlattı. Bu anlayışla 700. Fetih Yılı’nı Bursa’nın sınırlarının dışına taşıdıklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “2026 yılında, üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent… Üç dönem… Üç büyük hikâye… Bursamızda filizlenen çınar, Edirne’de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul’dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile birlikte bu büyük mirasın sorumluluğunu omuzluyor, yıl boyunca yaşayarak ve yaşatarak gelecek nesillere aktarıyoruz” dedi. “TURİZM AÇISINDAN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ” “Bu gurur hepimizin! Bu tarih hepimizin!” diyen Başkan Mustafa Bozbey, “Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım. Gelin, Bursamızın 700. Fetih Yılı’nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, birlikte yaşatalım. Bursamızın fethinin 700. yılı, köklerimizden geleceğe uzanan bu büyük yürüyüşte hepimize kutlu olsun. Yedi asırlık çınarımızın gölgesi daim, yarınlarımız aydınlık olsun. Bursa’nın, fethin 700. yılını turizm açısından da fırsata dönüştürmesi gerektiğine inanıyorum. Bu fırsatı değerlendirmek, Bursa’yı dünyaya tanıtmak zorundayız” dedi. ÇARŞIBAŞI BÖLGESİNDE SES VE IŞIK GÖSTERİSİ Etkinlikler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, anma törenlerinin Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu Yenişehir Kumluk Camii’ndeki mevlit programıyla başlayacağını açıkladı. Çarşıbaşı bölgesinde dijital mapping teknolojisi, müzik, ışık ve sahne sanatlarının bir araya geldiği görkemli bir görsel şölen ve kutlama programı gerçekleştirileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “3-4-5 Nisan’da ’Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ ve 14-15-16 Mayıs’ta ‘Topraktan Gelen Hafıza’ Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu düzenlenecek. İstanbul Heritage Fuarı’nın basın toplantısı da Bursa’da yapılacak. Hazırlayacağımız stantta 700. yıl etkinliklerini ve mirasa yaklaşımlarımızı aktaracağız. KUDEB aracılığıyla kentin çok katmanlı mirasının bilimsel ve denetimli restorasyon süreçleri yürütülerek gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Sur kapılarından türbelere ve saraylara uzanan bir hafıza yolculuğu sunan rota düzenlenecek” dedi. 700. YIL ANISINA ÖZEL GÜN PULU Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olan Alaaddin Bey Camii’nin haziresinin aslına uygun olarak onarıldığını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ilk altı Osmanlı padişahının türbelerine yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Arapça sesli rehberlik hizmeti sunulacağını belirtti. Osmanlı hanedanlarına ait puşidelerin serim töreni yapılacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “‘İktidarın yüzü, gücün sembolü’ sikke sergisi, Yoğurtçu Baba haziresi restorasyonu, Emir Sultan Cami’nin hazire-mezarlık alanı restorasyonu, Tarihi Bursa Surları Fetihkapı kazamat mahali bakım onarımı yürütülecek. ‘Hüsn-i hat ve medeniyet’ hat levhaları sergisi düzenlenecek. ‘700. yılda Ortak Bellek: Çengiç Ailesi koleksiyonu sergisi’ tanıtılacak. ‘Yansımalar’ Bursa Kent Akademisi yıl sonu sergisi hazırlanacak. ‘Kutlu Rüya’ sanal gerçeklik gezici sergisini de Bursalılarla buluşturacağız. Pınarbaşı Parkı için hazırlanan ve fethi anlatan orijinal İznik çinisi pano, 6 Nisan’daki fetih yürüyüşünün ardından törenle açılacak. 700. yıl anısına özel gün pulu yaptırıyoruz. Hazırlanan pulda, kuruluş dönemine ait ilk altı padişahın minyatür portreleri yer alacak” diye konuştu. 700. YILI ANISINA 700 ÇINAR FİDANI Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına 700 çınar fidanı dikileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Fetih Kupası adı altında Geleneksel Türk Okçuluğu Yarışması düzenleneceğini ifade etti. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılına özel Uludağ zirve tırmanışı gerçekleştirileceğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, “Pınarbaşı Parkı’nda özel olarak tasarlanan zaman yolculuğu alanında çocuklar, Osmanlı dönemini oyun, canlandırma ve atölyeler aracılığıyla yaşayarak öğrenecek. UNIMA Bursa Şubesi tarafından hazırlanan ‘Fetih’ konulu gölge oyunu, yıl boyunca Karagöz Müzesi ve çeşitli dış alanlarda izleyiciyle buluşacak. 700. yıl temalı müze atölyeleri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Osmanlı mutfağı temasıyla düzenlenecek Gastronomi Festivali, 700. Yıla özel lezzetleri Bursa’nın günlük yaşamına taşıyacak. BURFAŞ sosyal tesislerinde 700. yıl menüsü adıyla Bursa’nın köklü mutfak kültürünü yansıtan ‘Osmanlı mutfağı menüsü’ eklenecek” dedi. Programın Danışma Kurulu üyeleri adına konuşan BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın fethiyle Osmanlı Beyliği’nin cihan devletine evrildiğini ve toprağa düşen bir tohumun asırlık çınara dönüştüğünü söyledi. Amerika, Avrupa ve Türkiye’den alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla 3-5 Nisan 2026’da ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu'nun düzenleneceğini açıklayan Abacı, sempozyumun sonunda bir kitap hazırlanarak kent tarihine kazandırılacağını anlattı. 2026 yılı boyunca tarih, arkeoloji, edebiyat, iktisat, mimari ve sanat tarihi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenerek Bursa’nın fethinden 700 yıl sonrasına kadar uzanan sürecin ele alınacağını belirten Abacı, tüm etkinliklerin Bursa’nın tarihsel ve kültürel belleğinde belirgin bir iz bırakmasını amaçladıklarını dile getirdi. Soru cevap bölümünün ardından Tiyatro Şube Müdürlüğü tarafından Orkestra Şube Müdürlüğü’nün katkılarıyla ‘Gök Kubbenin Altında Bir Gümüş Kubbe’ eserinin sunumu gerçekleştirildi.

Türkan Bebek” vefatının 41. yılında Edirne’de duygu dolu törenle anıldı Haber

Türkan Bebek” vefatının 41. yılında Edirne’de duygu dolu törenle anıldı

Bulgaristan'ın Kırcaali şehrinde 1984 yılındaki asimilasyon girişimi sırasında çıkan olaylarda 1 buçuk yaşındayken annesinin kucağında katledilen totaliter rejim döneminde direnişin sembolü haline gelip, 'Türkan bebek' olarak anılan Türkan Feyzullah, vefatının 41. yılında Edirne'de düzenlenen törenle anıldı. Asimilasyonun 41'inci yıl dönümü dolayısıyla Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Eski Göçmen Evleri olarak adlandırılan bölgede Türkan Feyzullah bebeğin adını taşıyan parkta düzenlenen anma töreni yoğun katılımla gerçekleşti. Anma töreninde, 75. Yıl İlköğretim Okulu öğrencilerinin 'Türkan Bebek' anısına okuduğu şiirler duygu dolu anlar yaşattı. Katılımcılar, şiirlerin okunması sırasında duygu dolu anlar yaşadı ve gözyaşlarına hakim olamadı. Çelenk sunumu ile başlayan anma töreninde protokol üyeleri ve vatandaşlar, Türkan Feyzullah'ın anısına yaptırılan heykele karanfil bıraktı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalara geçildi. "İNSANLIK OLARAK HEPİMİZİN UTANÇ DUYACAĞI BİR OLAY" Törende konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, "Aslında insanlık olarak hepimizin utanç duyacağı bir olay. Biz bu çocuklarımızı her sene bir milletin isminin ve kimliğinin değişmemesi için vermiş olduğu mücadeleyi anlatıyoruz ve bu mücadelede de hayatını kaybeden bir bebeği anlatıyoruz. Bunu anlatmak insanlık adına utanç vericidir. Bu Bulgaristan'da ya da dünyanın herhangi bir yerinde yaşansın, hepimiz için utanç verici bir olaydır. Burada sadece Türkan bebeğimizi değil, onunla birlikte Türklüğün kimlik mücadelesinde kaybettiğimiz birçok soydaşımızı da anıyoruz; birçok soydaşımız işkenceler nedeniyle yıllarca hapishanelerde kaldı, yerlerinden ve yurtlarından oldular. Bu tür törenler ve anma etkinlikleri ibret almak içindir. Allah bir daha Türkan bebek gibi bebeklerimizin ve insanların kimlikleri ya da dinleri nedeniyle insanlık dışı muameleye maruz kalmasını kimseye nasip etmesin" ifadelerine yer verdi. Aradan geçen zamana rağmen bu zulmü yapanların cezalandırılmadığını belirten Balkan ve Rumeli Türkleri Konfederasyonu Başkanı Sayın Sabri Mutlu, her platformda hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Törende Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş ve Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Gökçe Onur Öktem de birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından 75.Yıl İlkokulu öğrencileri şiirler okudu. Katılımcılar şiir okunması sırasında duygularına hakim olamadı. Düzenlenen tören Türkan Bebek ve şehitler için dua edilmesinin ardından sona erdi.

Bahar Aksu son yolculuğuna uğurlandı: Teyzesi korkunç cinayetin sebebini açıkladı! Haber

Bahar Aksu son yolculuğuna uğurlandı: Teyzesi korkunç cinayetin sebebini açıkladı!

 Şiddet görüyordu, o yüzden 3 kere uzaklaştırma aldı. Babası zengin olduğu için peşini bırakmadı" dedi. İstanbul Şişli'de boşandığı eşi Rüstem Elibol tarafından sokak ortasında silahla vurularak öldürülen Bahar Aksu'nun teyzesi Nesrin Arıkan, kuzeninin yıllardır tehdit edildiğini söyledi. Arıkan, "Yıllarca anlatmadı, hiç bir şeyini anlatmadı çünkü biz evlenmesine karşı çıktık. Çocuğu biliyorduk. Halinden belliydi psikopat olduğu. Karşı çıktık ama evlenmesin diye kızı kurtaramadık başını. Artık nasıl tehdit ettiyse evlendi nikah kıyıldı. Babası ev aldı. Her şeyini babası yaptı. Ama psikopat yaptı yapacağını. Sonra ayrıldı. Ayrıldıktan sonra da izini kaybetmek için gitmediği yer kalmadı ama kaybettiremedi. Tehdit vardı. 5 defa şikayeti var emniyette. Uzaklaştırması var. İdam edilmesini, herkese örnek olmasını, kimsenin bir daha cesaret edememesini istiyorum. Biz evlenmesine razı gelmediğimiz için tehditleri söylemiyordu. Darp olayları oluyordu. En son olduğunda kız ayrılmaya karar verdi. 4-5 yer değiştirdi. İzini kaybettirmek için ama telefonlar yüzünden yerini tespit etmiş" ifadelerini kullandı. "Babası zengin olduğu için bırakmadı" Babasının genel durumu iyi olduğu için kızın peşini bırakmadığını belirten teyze Arıkan, "Babası İngiliz; yurt dışında kaldığı için maddi durumu iyi olduğu için imkanları kaybetmemek için peşini bırakmadı. Ağır ceza ile cezalandırılsın" dedi. İş arkadaşı Sami Aron ise, "Herhangi bir anormallik yoktu. 6-7 aydır birlikte çalışıyorduk. Tehdit, korku, endişe yoktu. İşini yapıp evine giden bir insandı" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.