SON DAKİKA
Hava Durumu

#Edirne Milletvekili

Söz Bursa - Edirne Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edirne Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ediz Ün: “Devlet eliyle çiftçi batırılıyor” Haber

Ediz Ün: “Devlet eliyle çiftçi batırılıyor”

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 30 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi ve Tarım Bağ-Kur borcu bulunan çiftçilere Hazine destekli tarımsal kredilerin verilmemesine sert tepki gösterdi. Söz konusu düzenlemenin, zaten ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalışan yüz binlerce çiftçiyi fiilen üretim dışına ittiğini belirten Ün, kararın gerekçeleri ve sonuçlarının Cumhurbaşkanlığı tarafından kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı. Karar alınmadan önce yüz binlerce çiftçinin bilgisi ve talebi dışında SGK sistemine dâhil edilerek Tarım Bağ-Kur’lu yapıldığını hatırlatan Ediz Ün, bu sürecin çiftçiler açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi. 2024 yılı Haziran ayında Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısı 421 bin 467 iken, Temmuz ayında bu sayının 757 bin 171’e yükseldiğini, kısa süre içinde toplam Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısının 1 milyon 178 bin 387’ye çıktığını ifade eden Ün, “Bu artıştan habersiz olan 750 binden fazla çiftçi bugün Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanamaz hale gelmiştir. Bunun adı, devlet eliyle çiftçiyi üretimden koparmaktır” dedi. Ün, zaten ürününden para kazanamayan, girdi maliyetleri altında ezilen çiftçiye bir de Bağ-Kur ve vergi borcu gerekçe gösterilerek kredi kapılarının kapatılmasının, ‘Yeter ki sen üret’ anlayışından ‘Yeter ki sen üretme’ anlayışına geçildiğinin açık göstergesi olduğunu söyledi. Çiftçilerin bankalara olan borçlarının her yıl ortalama yüzde 50 civarında arttığına dikkat çeken Ediz Ün, tarım sektörünün borçla ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade etti. Bugün çiftçilerin bankalardan kullandığı kredi miktarının 1,2 trilyon liraya ulaştığını, geçen yılın ilk 11 ayında kredi kullanımının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 arttığını belirten Ün, 2021 yılında çiftçi başına düşen borç miktarı 78 bin lira iken bu rakamın 2024 Kasım ayı itibarıyla 510 bin liraya çıktığını söyledi. Ün, “Borç 6,5 kat artmıştır. Takibe düşen çiftçi borçları ise bir yılda 3 milyar liradan 12 milyar liraya yükselmiştir. Bu tablo, çiftçinin bu ekonomik koşullarda borcunu ödeyemeyeceğinin açık göstergesidir” diye konuştu. Bu koşullarda yapılması gerekenin, çiftçiye faizsiz ya da uzun vadeli destek sağlamak olduğunu vurgulayan Ün, tam tersine yüksek faizli kredi politikaları ve krediye erişim engelleriyle çiftçinin daha da borç batağına sürüklendiğini ifade etti. Alınan kararların siyasi sorumluluğunun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te olduğunu belirten Ediz Ün, 24 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Hazine faiz destekli tarımsal kredilerde sübvansiyon oranlarının yaklaşık yüzde 50 düşürüldüğünü, kredi üst limitlerinin ise artırılmadığını hatırlattı. Ardından 30 Ekim 2025 tarihli yeni kararla faiz indirim oranlarının yeniden eski seviyelerine çekildiğini ancak üst limitlerin yine yerinde saydığını belirten Ün, “Canı çıkmış çiftçinin sırtına bir sopa daha indirilmiştir. Bu anlayış, ülkenin gıda egemenliğini doğrudan tehdit etmektedir” dedi. Ediz Ün, bu nedenle Cumhurbaşkanlığına şu soruların yöneltildiğini açıkladı: Cumhurbaşkanlığı tarafından 30 Ekim 2025 tarihli karar alınırken hangi ekonomik ve sektörel analizler yapılmıştır? Vergi ve SGK borcu bulunan çiftçilerin kredi dışı bırakılmasının üretime ve gıda güvenliğine etkileri hesaplanmış mıdır? Bu düzenleme kapsamında krediye erişimi engellenen vergi ve Tarım Bağ-Kur borçlu çiftçi sayısı resmi olarak kaçtır? Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanamayan üretici sayısı ve kullandırılamayan kredi tutarı ne kadardır? Son yıllarda hızla artan çiftçi borçlarının ve takibe düşen alacakların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılmış bir değerlendirme var mıdır? Vergi ve SGK prim borçları nedeniyle krediye erişimi engellenen çiftçiler için yapılandırma, faizsiz erteleme ya da üretime devam şartıyla destek sağlanmasına yönelik bir çalışma planlanmakta mıdır? Küçük ve orta ölçekli aile çiftçiliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni bir politika veya destek programı hayata geçirilecek midir? Açıklamasının sonunda üretmek isteyen çiftçinin önünde iki büyük engel bulunduğunu vurgulayan Ediz Ün, “Bir yanda ithalatı önceleyen tarım politikaları, diğer yanda çiftçiyi finansmandan koparan Hazine politikaları vardır. Bu anlayış küçük aile çiftçiliğini yok etmektedir. Ancak bu kötü günler geçecektir. Üreten, paylaşan ve toprağına sahip çıkan bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ediz Ün’den Çiğ Süt fiyatına sert tepki: "Bu fiyat üretici zarar etsin demektir!" Haber

Ediz Ün’den Çiğ Süt fiyatına sert tepki: "Bu fiyat üretici zarar etsin demektir!"

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının hem süt üreticisini hem de et üreticisini yeni bir krizin içine sürükleyeceğini belirtti. Ün, açıklanan fiyatın maliyetlerle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguladı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla kendi verilerini dahi inkâr ettiğini ifade eden Ün, 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere açıklanan 22 lira 22 kuruşluk çiğ süt tavsiye fiyatının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 19’luk bir artış anlamına geldiğini söyledi. Buna karşın Konseyin kendi internet sitesinde yer alan verilere dikkat çeken Ün, şunları kaydetti: “Aralık ayı verilerine göre süt yemi bir yılda yüzde 29, yonca yüzde 36, mısır silajı yüzde 47, saman ise yüzde 100 artmış durumda. Yani üreticinin tüm girdileri çiğ süt fiyatının çok üzerinde artarken, açıklanan bu fiyat ‘üretici zarar etsin’ demektir. Ulusal Süt Konseyi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, sanayiciler, üretici temsilcileri ve bilim insanları var. Hiçbiri bu tabloyu görmüyor mu?” Konseyde alınan kararın sorumluluğuna da dikkat çeken Ün, “Sanayici kârını düşünür, bakanlık gıda enflasyonu artmasın diye fiyatı baskılar; bunu anlıyoruz. Peki bilim insanları bu maliyetleri görmüyor mu? Üreticiyi temsil edenler bu karara nasıl ‘evet’ dedi? Yarın üreticinin yüzüne nasıl bakacaklar?” ifadelerini kullandı. Açıklanan fiyatın yalnızca süt sektörünü değil, et üretimini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ün, Türkiye’nin geçmişte bu süreci acı şekilde yaşadığını hatırlattı: “Bu filmi daha önce izledik. Süt para etmeyince yüz binlerce süt hayvanı kesime gitti. Önce et fiyatları düştü ardından kısa süre sonra et fiyatları yükseldi hem süt hem et üreticisi zarar etti. Ardından damızlık hayvan kalmadı ve Türkiye, hayvancılığa verdiği destekten çok daha fazlasını ithal hayvan ve et için harcadı. Bu yüzden diyoruz ki; süt hayvancılığı desteklenmeden et hayvancılığı ayakta kalamaz.” Süt üreticisi zarar ederken tüketiciye bir fayda sağlanmadığını da vurgulayan Ün, TÜİK verilerine işaret etti. Ün, “TÜİK’in son açıkladığı alt kalemlere göre süt fiyatları yüzde 24, peynir yüzde 31, tereyağı ise yüzde 36 artmış durumda. Şubat ayında tablo daha net görülecek. Eğer raf fiyatlarındaki artış, çiğ süt fiyat artışının üzerinde devam ederse bu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sanayicinin yanında durduğunu gösterir. Bu da hem üreticiye hem tüketiciye bakanlık eliyle zarar verilmesi demektir” dedi. Türkiye’deki hayvancılık krizinin artık bir girdaba dönüştüğünü söyleyen Ün, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi: “Türkiye, AKP’nin başarısız tarım politikaları nedeniyle 2010 yılından bu yana hayvancılık krizinin içindedir. Bu krizden çıkış için öncelikle bu Tarım ve Orman Bakanı görevden alınmalıdır. İthalatı çözüm olarak gören bu anlayış, yakında süt ve süt ürünleri ithalatına da yönelir. Türkiye’nin artık üreticiyi merkeze alan yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var. Aksi halde bu girdaptan çıkmamız mümkün değildir.”

Pirinç ithalatında 13 katlık şok artış! Ediz Ün: "Üreticiye ithalat sopası vuruluyor" Haber

Pirinç ithalatında 13 katlık şok artış! Ediz Ün: "Üreticiye ithalat sopası vuruluyor"

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, çeltik üreticilerinin ürünlerini satamaz hale geldiği bir dönemde pirinç ithalatının Ekim ayında 13 kat artmasına sert tepki gösterdi. Ün, yanlış ithalat ve fiyat politikalarının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini vurguladı. Türkiye’nin çeltik üretiminde başı çeken ili Edirne’de, fiyatların aşırı düşmesi nedeniyle üreticilerin büyük mağduriyet yaşadığını belirten Ün, son yıllarda çiftçinin üst üste darbeler aldığını söyledi. Kuraklık, zararlılar ve artan maliyetlerle mücadele eden üreticinin bu kez piyasa fiyatlarıyla vurulduğunu ifade eden Ün, şunları kaydetti: “Çeltik üreticisi ürününü ya elinde tutmak zorunda kaldı ya da zararına satıyor. Oysa çeltik üretiminin desteklenmesi gerekirken, uygulanan fiyat politikaları üretimi sürdürülemez hale getiriyor. Türkiye yılda ortalama 1 milyon ton çeltik üretiyor. Bu politikalarla ne üretimi koruyabiliriz ne de üretici bulabiliriz. Toprak Mahsulleri Ofisi bir an önce devreye girmelidir.” Son yıllarda pirinç ithalatında olağanüstü bir artış yaşandığına dikkat çeken Ün, fiyatlardaki düşüşün temel nedeninin ithalat olduğunu söyledi. Verilerle durumu ortaya koyan Ün, “Geçen yıl Ekim ayında 1.707 ton olan pirinç ithalatı, bu yıl aynı ayda 13 kat artarak 22 bin 569 tona çıktı. Ocak–Ekim döneminde ise ithalat yüzde 70 artışla 126 bin tonu aştı. Hasat döneminde ithalata izin verilmemesi gerekirken, Tarım ve Orman Bakanlığı üreticiyi koruyacak hiçbir adım atmıyor. Tam tersine, çiftçinin ürünü değer kaybederken ithalatın önü açılıyor” dedi. AKP iktidarının tarımda üretim yerine ithalatı tercih ettiğini vurgulayan Ün, Edirne ve Trakya çiftçisinin bu anlayıştan doğrudan etkilendiğini belirtti. Ün, “Edirne için üç temel ürün var: Ayçiçeği, buğday ve çeltik. Ayçiçeği ve Buğday ithalatında da dünyada birinci sırada yer alıyor. Çeltikte ise ithalatta 12’inci sıradayız. Bölge çiftçisi ne üretirse üretsin, ithalat sopasıyla karşı karşıya kalıyor. Bu koşullarda çiftçi nasıl ayakta kalsın?” diye konuştu. Sulama altyapısındaki eksikliklerin giderilmediğini, kuraklıkla mücadelede yeterli adım atılmadığını belirten Ün, “Kuraklık var, ithalat var, fiyat yok. Çiftçi ne yapsın? Çözüm bellidir: TMO etkin şekilde devreye girmeli, taban fiyat üreticiyi koruyacak düzeyde açıklanmalı, hasat döneminde ithalat durdurulmalıdır. Yapılacaksa bir iş önce Edirneli üreticinin elindeki çeltiği alsınlar” ifadelerini kullandı. Trakya’da çiftçilerin tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını söyleyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu düzen ilk seçimlerde değişecek. Bölgenin ürettiği ürünler, aynı zamanda ithalat konusu olmaktan çıkarılacak. Kimse Edirne ve Trakya çiftçisini ithalatla dizayn edemeyecek. Önceliğimiz su, üretim ve alın terinin karşılığı olacak. Çiftçimizi hiçbir zaman ithalata ezdirmeyeceğiz. Güzel günleri hep birlikte, üreterek ve çalışarak inşa edeceğiz.”

Ediz Ün’den staj mağdurlarına emeklilik teklifi Haber

Ediz Ün’den staj mağdurlarına emeklilik teklifi

Edirne Milletvekili Ediz Ün, yıllardır çözüm bekleyen staj mağdurlarının emeklilik hakkına kavuşabilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, staj sigortası bulunan ancak bu sürelerini sigorta başlangıcında kullanamayan vatandaşlara geriye dönük hak tanınmasını öngörüyor. “Sosyal adalet açısından büyük eşitsizlik” Mevcut uygulamada lise ve üniversite dönemlerinde zorunlu staj yapan öğrenciler fiilen çalışmış olmalarına rağmen yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında değerlendiriliyor. Ediz Ün, bu uygulamanın hem sosyal adalet hem de çalışma hayatında hakkaniyet açısından ciddi bir eşitsizlik yarattığını vurguladı. Sigorta başlangıcı staj tarihine çekilecek Ün’ün Meclis’e sunduğu kanun teklifine göre çıraklık, staj ve mesleki eğitim dönemlerinde yapılan sigorta bildirimlerinin uzun vadeli sigorta kollarına dâhil edilmesi sağlanacak. Teklif, geçmişte staj yapmış tüm vatandaşlara üç ay içerisinde başvurmak kaydıyla geriye dönük hak tanınmasını içeriyor. Böylece staj dönemleri emeklilik hesabında dikkate alınabilecek. Yıllardır süren mağduriyetin giderilmesi hedefleniyor Staj başlangıçlarının emeklilikte dikkate alınmaması nedeniyle yüzbinlerce vatandaş prim günü ve yaş hesabında kayıp yaşarken, düzenlemenin yasalaşması halinde staj mağdurları olarak bilinen milyonlarca kişi için emeklilik yolu açılmış olacak. Düzenleme ayrıca gençlerin mesleki eğitime olan güvenini artırmayı hedefliyor.

CHP'li Ün, “Çiftçi Bağ-Kur Primini ödeyemiyor!” Haber

CHP'li Ün, “Çiftçi Bağ-Kur Primini ödeyemiyor!”

Tarım Bağ-Kur’lu Sayısında Dramatik Azalma Çiftçilerin Tarım Bağ-Kur sisteminden hızla çıktığını vurgulayan Ün, şu verileri paylaştı: “AKP iktidara geldiğinde, ülkemizde 901 bin Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi ve 149 bin tarım sigortalısı vardı. Bu sayı 2008 yılına kadar artarak 1 milyon 128 bin Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi ve 218 bin tarım sigortalısına ulaştı. Ancak en son Ekim 2024 verilerine göre sadece 421 bin Tarım Bağ-Kur’lu ve 16 bin sigortalı tarım işçisi prim ödemektedir. Son 17 yılda Tarım Bağ-Kur’lu sayısı %63, sigortalı tarım işçi sayısı ise %92 azalmış durumda. Bunun tek bir nedeni var: Çiftçi para kazanamıyor ve primlerini ödeyemiyor. Çiftçi, tarımda gelecek görmediği için sektörü terk ediyor. AKP, üreten çiftçimizi hem bugün hem de emeklilikte rahat etmeyecek bir noktaya itiyor.” Çiftçi Ürün Satış Fiyatları Artışın Gerisinde Kaldı Ün, çiftçilerin artan maliyetlerle mücadele ettiğini, ancak ürün fiyatlarının bu artışa ayak uyduramadığını ifade ederek şöyle devam etti: “Son bir yılda Tarım Bağ-Kur primleri %27 arttı. Ancak çiftçinin 2024 yılında birçok ürünün satış fiyatı bu artışın çok altında kaldı. Buna rağmen hükümet, yıl sonu enflasyon beklentisini %21 olarak açıkladı. Çiftçinin ürünlerine enflasyonun üzerinde bir zam yapılmayacağına göre, Tarım Bağ-Kur primlerindeki %27’lik artış çiftçi için kabul edilemez bir yük. Bu artışın tek açıklaması var: Çiftçinin cebindeki son kuruşa kadar el koymak istiyorlar.” Gençler ve Kadınlar Tarımdan Uzaklaşıyor AKP’nin yanlış tarım politikaları nedeniyle gençlerin ve kadınların tarım sektöründen uzaklaştığını belirten Ün, tarımda yaş ortalamasının giderek yükseldiğini şu sözlerle ifade etti: “Bugün tarım sektöründe yaş ortalaması 58. Eğer bu gidişatı değiştirmezsek 10 yıl sonra tarımsal faaliyet yapacak çiftçi bulamayacağız. TARSİM sigortasında gençlere ve kadınlara uygulanan ekstra prim indiriminin bir benzeri Tarım Bağ-Kur priminde de uygulanmalıdır. Genç çiftçilerin gelecekte iyi bir emekli maaşı almasını sağlamak için adımlar atmalıyız. Şu anda en düşük Tarım Bağ-Kur primi 7.736,48 lira. Bu bedelin genç çiftçilerden alınmaması gerekir. Ancak ekonomiyi bozan AKP’den bunu beklemek zor. Yine de yaşa göre kademeli prim uygulamasını devreye sokabiliriz. Eskiden 15 günlük prim ödemesi, 30 gün sigortalı sayılıyordu. Bu, çiftçiler için %50 oranında bir indirim anlamına geliyordu. Çok geç olmadan benzer bir uygulamayı başlatmak zorundayız.” Geleceğimiz İçin Çiftçiye Sahip Çıkmalıyız Çiftçilerin önemine dikkat çeken Ün, tarım sektöründeki kaybın ülkenin gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirterek sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Tarım sektöründe bağ-kurlu çiftçi sayısı giderek azalıyor, çiftçi kazanamadığı için tarlasını terk ediyor. Eğer gelecekte nesillerimizin gıda güvencesini korumak istiyorsak, çiftçimize sahip çıkmalıyız. Tarıma yönelik desteklerin artırılması, üretim yapan çiftçilerin korunması bir zorunluluktur.”

Kademeli emeklilik için kritik hamle geldi. Mecliste tartışılacak Haber

Kademeli emeklilik için kritik hamle geldi. Mecliste tartışılacak

Meclise sunulan teklif, 8 Eylül 1999-30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olan çalışanların emeklilik koşullarını kademeli bir geçiş sistemiyle düzenlemeyi hedefliyor. Teklif, prim gün sayısı ve yaş şartlarını çalışanların işe başlama tarihlerine göre belirli aralıklarla düzenleyerek eşitlik ve adalet sağlamayı amaçlıyor. Kanun teklifiyle, sigorta başlangıcı tarihine göre belirlenen yaş ve prim günü şartları şu şekilde düzenleniyor: 1999 yılı: Kadınlar için 43 yaş ve 6250 prim günü, erkekler için 45 yaş ve 6250 prim günü. 2003 yılı: Kadınlar için 44 yaş ve 6550 prim günü, erkekler için 46 yaş ve 6550 prim günü. 2008 yılı: Kadınlar için 49 yaş ve 6925 prim günü, erkekler için 51 yaş ve 6925 prim günü. Bu sistemle, yıllar geçtikçe yaş ve prim günü şartlarının kademeli olarak artırılması öngörülüyor. Böylece, mağduriyet yaşayan milyonlarca vatandaş için daha adil bir emeklilik süreci sağlanması hedefleniyor. Edirne Milletvekili Ün, mevcut düzenlemenin aynı yaş grubundaki çalışanlar arasında ciddi eşitsizliklere yol açtığını belirtti. Ün, bir günle düzenleme kapsamına giremeyen çalışanların 17 yıl daha fazla çalışmak zorunda kaldığını ve bunun toplumsal vicdanda derin yaralar açtığını ifade etti. Ün, “Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine uygun hareket etmek devletin temel görevidir. Bu teklif hem çalışma barışını güçlendirecek hem de vatandaşlarımız arasında adaletin sağlanmasına katkıda bulunacaktır,” dedi. Ediz Ün, bu düzenlemenin hem çalışanların mağduriyetini gidereceğini hem de emeklilik sisteminde sürdürülebilir bir model sunacağını vurgulayarak, kamuoyundan ve meclisteki tüm partilerden destek beklediğini ifade etti.

Ediz Ün’den Yumaklı'ya zararlı kalıntılar hakkında sorular Haber

Ediz Ün’den Yumaklı'ya zararlı kalıntılar hakkında sorular

Basın yayın organlarında yer alan haberlere göre, Türkiye’den ihraç edilen tarım ürünleri, Akdeniz Meyve Sineği, alfatoksin ve pestisit kalıntıları gibi sorunlar nedeniyle sıklıkla iade ediliyor. Tarım ürünlerindeki kalıntı sorunları, Türkiye’nin uluslararası ticaretinde yaşadığı önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Ediz Ün, bu durumun hem ihracatta kayıplara hem de iç piyasada tüketici güveninin zedelenmesine yol açtığını belirtti. Ün’ün Bakanlığa yönelttiği sorular arasında şu başlıklar öne çıkıyor: Denetim Eksikliği: İade edilen ürünlerin iç piyasaya girmesini engellemek için etkin bir kontrol mekanizması var mı? Süregelen Sorunlar: Neden yıllardır aynı sorunlar yaşanıyor ve bu problemleri kalıcı olarak çözmek için neden bir sistem kurulmadı? Şeffaflık Eksikliği: Geri gönderilen ürünlerin ve bu ürünlerin üreticilerinin kamuoyuna açıklanması planlanıyor mu? Vatandaş Sağlığı: İç piyasaya sürülebilecek zararlı ürünlerin tespiti ve imhası konusunda somut bir adım atıldı mı? Ediz Ün ayrıca, 2020 yılından bu yana iade edilen tarım ürünlerinin miktarını ve cinsini de sordu. Ün, “Hem halk sağlığını hem de üreticilerimizin emeğini tehdit eden bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Bakanlığın, ihracat pazarındaki itibarımızı korumak ve vatandaşlarımızın güvenini kazanmak için daha etkili adımlar atmasını bekliyoruz,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.