SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ediz Ün

Söz Bursa - Ediz Ün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ediz Ün haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ediz Ün: “Devlet eliyle çiftçi batırılıyor” Haber

Ediz Ün: “Devlet eliyle çiftçi batırılıyor”

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 30 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi ve Tarım Bağ-Kur borcu bulunan çiftçilere Hazine destekli tarımsal kredilerin verilmemesine sert tepki gösterdi. Söz konusu düzenlemenin, zaten ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalışan yüz binlerce çiftçiyi fiilen üretim dışına ittiğini belirten Ün, kararın gerekçeleri ve sonuçlarının Cumhurbaşkanlığı tarafından kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı. Karar alınmadan önce yüz binlerce çiftçinin bilgisi ve talebi dışında SGK sistemine dâhil edilerek Tarım Bağ-Kur’lu yapıldığını hatırlatan Ediz Ün, bu sürecin çiftçiler açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi. 2024 yılı Haziran ayında Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısı 421 bin 467 iken, Temmuz ayında bu sayının 757 bin 171’e yükseldiğini, kısa süre içinde toplam Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısının 1 milyon 178 bin 387’ye çıktığını ifade eden Ün, “Bu artıştan habersiz olan 750 binden fazla çiftçi bugün Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanamaz hale gelmiştir. Bunun adı, devlet eliyle çiftçiyi üretimden koparmaktır” dedi. Ün, zaten ürününden para kazanamayan, girdi maliyetleri altında ezilen çiftçiye bir de Bağ-Kur ve vergi borcu gerekçe gösterilerek kredi kapılarının kapatılmasının, ‘Yeter ki sen üret’ anlayışından ‘Yeter ki sen üretme’ anlayışına geçildiğinin açık göstergesi olduğunu söyledi. Çiftçilerin bankalara olan borçlarının her yıl ortalama yüzde 50 civarında arttığına dikkat çeken Ediz Ün, tarım sektörünün borçla ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade etti. Bugün çiftçilerin bankalardan kullandığı kredi miktarının 1,2 trilyon liraya ulaştığını, geçen yılın ilk 11 ayında kredi kullanımının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 arttığını belirten Ün, 2021 yılında çiftçi başına düşen borç miktarı 78 bin lira iken bu rakamın 2024 Kasım ayı itibarıyla 510 bin liraya çıktığını söyledi. Ün, “Borç 6,5 kat artmıştır. Takibe düşen çiftçi borçları ise bir yılda 3 milyar liradan 12 milyar liraya yükselmiştir. Bu tablo, çiftçinin bu ekonomik koşullarda borcunu ödeyemeyeceğinin açık göstergesidir” diye konuştu. Bu koşullarda yapılması gerekenin, çiftçiye faizsiz ya da uzun vadeli destek sağlamak olduğunu vurgulayan Ün, tam tersine yüksek faizli kredi politikaları ve krediye erişim engelleriyle çiftçinin daha da borç batağına sürüklendiğini ifade etti. Alınan kararların siyasi sorumluluğunun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te olduğunu belirten Ediz Ün, 24 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Hazine faiz destekli tarımsal kredilerde sübvansiyon oranlarının yaklaşık yüzde 50 düşürüldüğünü, kredi üst limitlerinin ise artırılmadığını hatırlattı. Ardından 30 Ekim 2025 tarihli yeni kararla faiz indirim oranlarının yeniden eski seviyelerine çekildiğini ancak üst limitlerin yine yerinde saydığını belirten Ün, “Canı çıkmış çiftçinin sırtına bir sopa daha indirilmiştir. Bu anlayış, ülkenin gıda egemenliğini doğrudan tehdit etmektedir” dedi. Ediz Ün, bu nedenle Cumhurbaşkanlığına şu soruların yöneltildiğini açıkladı: Cumhurbaşkanlığı tarafından 30 Ekim 2025 tarihli karar alınırken hangi ekonomik ve sektörel analizler yapılmıştır? Vergi ve SGK borcu bulunan çiftçilerin kredi dışı bırakılmasının üretime ve gıda güvenliğine etkileri hesaplanmış mıdır? Bu düzenleme kapsamında krediye erişimi engellenen vergi ve Tarım Bağ-Kur borçlu çiftçi sayısı resmi olarak kaçtır? Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanamayan üretici sayısı ve kullandırılamayan kredi tutarı ne kadardır? Son yıllarda hızla artan çiftçi borçlarının ve takibe düşen alacakların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılmış bir değerlendirme var mıdır? Vergi ve SGK prim borçları nedeniyle krediye erişimi engellenen çiftçiler için yapılandırma, faizsiz erteleme ya da üretime devam şartıyla destek sağlanmasına yönelik bir çalışma planlanmakta mıdır? Küçük ve orta ölçekli aile çiftçiliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni bir politika veya destek programı hayata geçirilecek midir? Açıklamasının sonunda üretmek isteyen çiftçinin önünde iki büyük engel bulunduğunu vurgulayan Ediz Ün, “Bir yanda ithalatı önceleyen tarım politikaları, diğer yanda çiftçiyi finansmandan koparan Hazine politikaları vardır. Bu anlayış küçük aile çiftçiliğini yok etmektedir. Ancak bu kötü günler geçecektir. Üreten, paylaşan ve toprağına sahip çıkan bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ediz Ün’den Çiğ Süt fiyatına sert tepki: "Bu fiyat üretici zarar etsin demektir!" Haber

Ediz Ün’den Çiğ Süt fiyatına sert tepki: "Bu fiyat üretici zarar etsin demektir!"

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının hem süt üreticisini hem de et üreticisini yeni bir krizin içine sürükleyeceğini belirtti. Ün, açıklanan fiyatın maliyetlerle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguladı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla kendi verilerini dahi inkâr ettiğini ifade eden Ün, 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere açıklanan 22 lira 22 kuruşluk çiğ süt tavsiye fiyatının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 19’luk bir artış anlamına geldiğini söyledi. Buna karşın Konseyin kendi internet sitesinde yer alan verilere dikkat çeken Ün, şunları kaydetti: “Aralık ayı verilerine göre süt yemi bir yılda yüzde 29, yonca yüzde 36, mısır silajı yüzde 47, saman ise yüzde 100 artmış durumda. Yani üreticinin tüm girdileri çiğ süt fiyatının çok üzerinde artarken, açıklanan bu fiyat ‘üretici zarar etsin’ demektir. Ulusal Süt Konseyi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, sanayiciler, üretici temsilcileri ve bilim insanları var. Hiçbiri bu tabloyu görmüyor mu?” Konseyde alınan kararın sorumluluğuna da dikkat çeken Ün, “Sanayici kârını düşünür, bakanlık gıda enflasyonu artmasın diye fiyatı baskılar; bunu anlıyoruz. Peki bilim insanları bu maliyetleri görmüyor mu? Üreticiyi temsil edenler bu karara nasıl ‘evet’ dedi? Yarın üreticinin yüzüne nasıl bakacaklar?” ifadelerini kullandı. Açıklanan fiyatın yalnızca süt sektörünü değil, et üretimini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ün, Türkiye’nin geçmişte bu süreci acı şekilde yaşadığını hatırlattı: “Bu filmi daha önce izledik. Süt para etmeyince yüz binlerce süt hayvanı kesime gitti. Önce et fiyatları düştü ardından kısa süre sonra et fiyatları yükseldi hem süt hem et üreticisi zarar etti. Ardından damızlık hayvan kalmadı ve Türkiye, hayvancılığa verdiği destekten çok daha fazlasını ithal hayvan ve et için harcadı. Bu yüzden diyoruz ki; süt hayvancılığı desteklenmeden et hayvancılığı ayakta kalamaz.” Süt üreticisi zarar ederken tüketiciye bir fayda sağlanmadığını da vurgulayan Ün, TÜİK verilerine işaret etti. Ün, “TÜİK’in son açıkladığı alt kalemlere göre süt fiyatları yüzde 24, peynir yüzde 31, tereyağı ise yüzde 36 artmış durumda. Şubat ayında tablo daha net görülecek. Eğer raf fiyatlarındaki artış, çiğ süt fiyat artışının üzerinde devam ederse bu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sanayicinin yanında durduğunu gösterir. Bu da hem üreticiye hem tüketiciye bakanlık eliyle zarar verilmesi demektir” dedi. Türkiye’deki hayvancılık krizinin artık bir girdaba dönüştüğünü söyleyen Ün, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi: “Türkiye, AKP’nin başarısız tarım politikaları nedeniyle 2010 yılından bu yana hayvancılık krizinin içindedir. Bu krizden çıkış için öncelikle bu Tarım ve Orman Bakanı görevden alınmalıdır. İthalatı çözüm olarak gören bu anlayış, yakında süt ve süt ürünleri ithalatına da yönelir. Türkiye’nin artık üreticiyi merkeze alan yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var. Aksi halde bu girdaptan çıkmamız mümkün değildir.”

Ediz Ün’den staj mağdurlarına emeklilik teklifi Haber

Ediz Ün’den staj mağdurlarına emeklilik teklifi

Edirne Milletvekili Ediz Ün, yıllardır çözüm bekleyen staj mağdurlarının emeklilik hakkına kavuşabilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, staj sigortası bulunan ancak bu sürelerini sigorta başlangıcında kullanamayan vatandaşlara geriye dönük hak tanınmasını öngörüyor. “Sosyal adalet açısından büyük eşitsizlik” Mevcut uygulamada lise ve üniversite dönemlerinde zorunlu staj yapan öğrenciler fiilen çalışmış olmalarına rağmen yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında değerlendiriliyor. Ediz Ün, bu uygulamanın hem sosyal adalet hem de çalışma hayatında hakkaniyet açısından ciddi bir eşitsizlik yarattığını vurguladı. Sigorta başlangıcı staj tarihine çekilecek Ün’ün Meclis’e sunduğu kanun teklifine göre çıraklık, staj ve mesleki eğitim dönemlerinde yapılan sigorta bildirimlerinin uzun vadeli sigorta kollarına dâhil edilmesi sağlanacak. Teklif, geçmişte staj yapmış tüm vatandaşlara üç ay içerisinde başvurmak kaydıyla geriye dönük hak tanınmasını içeriyor. Böylece staj dönemleri emeklilik hesabında dikkate alınabilecek. Yıllardır süren mağduriyetin giderilmesi hedefleniyor Staj başlangıçlarının emeklilikte dikkate alınmaması nedeniyle yüzbinlerce vatandaş prim günü ve yaş hesabında kayıp yaşarken, düzenlemenin yasalaşması halinde staj mağdurları olarak bilinen milyonlarca kişi için emeklilik yolu açılmış olacak. Düzenleme ayrıca gençlerin mesleki eğitime olan güvenini artırmayı hedefliyor.

Ediz Ün: “Bu girdi artışlarıyla ucuz gıda hayal” Haber

Ediz Ün: “Bu girdi artışlarıyla ucuz gıda hayal”

Ün, “Bu girdi artışlarıyla ucuz gıdaya ulaşmak artık hayal. Tarımda maliyet düşmeden sofrada fiyat düşmez” dedi. Yeni ekim sezonuna girilirken girdi fiyatlarındaki artışların alarm verdiğini vurgulayan Ün, “TÜİK verilerine göre tarımsal girdi fiyatları yıllık yüzde 34,09, aylık yüzde 1,30 artmış durumda. On iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,94’lük artış çok yüksek seyrederken, yıllık artışın bu ortalamanın da üzerine çıkması gelecek günlerin kara habercisidir” ifadelerini kullandı. “Girdi fiyatları 32 aydır aralıksız artıyor, Bakan hâlâ önlem almıyor” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “rekor” açıklamalarına göndermede bulunan Ediz Ün, “Evet, bakan gerçekten rekor kırıyor; çünkü tarımsal girdi fiyatları tam 32 aydır aralıksız artıyor. Bu tabloyu yöneten, hiçbir önlem almayan Tarım Bakanı Yumaklı’dır. Bir ülkenin tarım bakanı, 32 ay boyunca artan maliyetler karşısında tek bir somut adım atamıyorsa o makamı hak etmiyor demektir” dedi. Ün, sözlerine şöyle devam etti: “Girdi maliyetlerini düşürmeden üreticiye nefes aldırmak da halka ucuz gıda sunmak da imkânsız. Bugün soframızdaki her lokma pahalıysa bunun tek sorumlusu Tarım ve Orman Bakanı’dır. Bakan Yumaklı bu işi yönetememiştir. AKP, ülkeyi varlık içinde yokluğa mahkûm etmiştir.” “Veterinerlik, gübre, yem, tohum... Hepsi uçuşta” Tarımsal üretimde en fazla kullanılan girdilerdeki artışların üretimi tehdit ettiğini belirten Ün, “Son bir yılda veterinerlik hizmetlerinde yüzde 60, gübrede yüzde 58, yem fiyatlarında yüzde 39, tohumda ise yüzde 33 artış yaşandı. Hayvancılıkta ithalatla dahi ucuz et sağlanamıyor. Bakanlık ne girdi maliyetlerini çözebiliyor ne de vatandaşın sofrasına uygun fiyatlı ürün ulaştırabiliyor. Şu anda ekim sezonundayız, ama tohum da gübre de cep yakıyor. Bu maliyetlerle seneye ucuz gıda beklemek hayal olur” dedi. “AKP tarımı gözden çıkardı, halk üretimle yeniden ayağa kalkacak” Ziraat Mühendisi kimliğiyle sektörü yakından izlediğini belirten Ediz Ün, tarımın iktidar tarafından bilinçli şekilde geri plana itildiğini savundu: “AKP, tarım sektörünü gözden çıkarmış durumda. Çiftçinin kazanması, vatandaşın ucuza tüketmesi için en küçük bir çaba yok. Olan hem ülke insanına hem ülkenin toprağına oluyor. Ancak bu kara düzen değişecek.”

CHP'li Ün, “Çiftçi Bağ-Kur Primini ödeyemiyor!” Haber

CHP'li Ün, “Çiftçi Bağ-Kur Primini ödeyemiyor!”

Tarım Bağ-Kur’lu Sayısında Dramatik Azalma Çiftçilerin Tarım Bağ-Kur sisteminden hızla çıktığını vurgulayan Ün, şu verileri paylaştı: “AKP iktidara geldiğinde, ülkemizde 901 bin Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi ve 149 bin tarım sigortalısı vardı. Bu sayı 2008 yılına kadar artarak 1 milyon 128 bin Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi ve 218 bin tarım sigortalısına ulaştı. Ancak en son Ekim 2024 verilerine göre sadece 421 bin Tarım Bağ-Kur’lu ve 16 bin sigortalı tarım işçisi prim ödemektedir. Son 17 yılda Tarım Bağ-Kur’lu sayısı %63, sigortalı tarım işçi sayısı ise %92 azalmış durumda. Bunun tek bir nedeni var: Çiftçi para kazanamıyor ve primlerini ödeyemiyor. Çiftçi, tarımda gelecek görmediği için sektörü terk ediyor. AKP, üreten çiftçimizi hem bugün hem de emeklilikte rahat etmeyecek bir noktaya itiyor.” Çiftçi Ürün Satış Fiyatları Artışın Gerisinde Kaldı Ün, çiftçilerin artan maliyetlerle mücadele ettiğini, ancak ürün fiyatlarının bu artışa ayak uyduramadığını ifade ederek şöyle devam etti: “Son bir yılda Tarım Bağ-Kur primleri %27 arttı. Ancak çiftçinin 2024 yılında birçok ürünün satış fiyatı bu artışın çok altında kaldı. Buna rağmen hükümet, yıl sonu enflasyon beklentisini %21 olarak açıkladı. Çiftçinin ürünlerine enflasyonun üzerinde bir zam yapılmayacağına göre, Tarım Bağ-Kur primlerindeki %27’lik artış çiftçi için kabul edilemez bir yük. Bu artışın tek açıklaması var: Çiftçinin cebindeki son kuruşa kadar el koymak istiyorlar.” Gençler ve Kadınlar Tarımdan Uzaklaşıyor AKP’nin yanlış tarım politikaları nedeniyle gençlerin ve kadınların tarım sektöründen uzaklaştığını belirten Ün, tarımda yaş ortalamasının giderek yükseldiğini şu sözlerle ifade etti: “Bugün tarım sektöründe yaş ortalaması 58. Eğer bu gidişatı değiştirmezsek 10 yıl sonra tarımsal faaliyet yapacak çiftçi bulamayacağız. TARSİM sigortasında gençlere ve kadınlara uygulanan ekstra prim indiriminin bir benzeri Tarım Bağ-Kur priminde de uygulanmalıdır. Genç çiftçilerin gelecekte iyi bir emekli maaşı almasını sağlamak için adımlar atmalıyız. Şu anda en düşük Tarım Bağ-Kur primi 7.736,48 lira. Bu bedelin genç çiftçilerden alınmaması gerekir. Ancak ekonomiyi bozan AKP’den bunu beklemek zor. Yine de yaşa göre kademeli prim uygulamasını devreye sokabiliriz. Eskiden 15 günlük prim ödemesi, 30 gün sigortalı sayılıyordu. Bu, çiftçiler için %50 oranında bir indirim anlamına geliyordu. Çok geç olmadan benzer bir uygulamayı başlatmak zorundayız.” Geleceğimiz İçin Çiftçiye Sahip Çıkmalıyız Çiftçilerin önemine dikkat çeken Ün, tarım sektöründeki kaybın ülkenin gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirterek sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Tarım sektöründe bağ-kurlu çiftçi sayısı giderek azalıyor, çiftçi kazanamadığı için tarlasını terk ediyor. Eğer gelecekte nesillerimizin gıda güvencesini korumak istiyorsak, çiftçimize sahip çıkmalıyız. Tarıma yönelik desteklerin artırılması, üretim yapan çiftçilerin korunması bir zorunluluktur.”

Ediz Ün: “Çiftçiler Tarımın En Zor Yılına Hazırlıklı Olmalı” Haber

Ediz Ün: “Çiftçiler Tarımın En Zor Yılına Hazırlıklı Olmalı”

Türkiye’nin bu temel ürünlerde sürekli ithalatçı konumda olduğunu vurgulayan Ün, “Anavatanı ülkemiz olan buğdayda, 2023 yılında dünyada en çok buğday ithal eden ülke olduk. AKP hükümeti, üretimi artırmak yerine ithalata yöneliyor. Bu yıl buğday alım fiyatlarını sadece %11,1 ila %12,1 oranında artırdı, arpa fiyatını %3,6 ile sınırlı tuttu. Çiftçinin eline biraz para geçer geçmez, mısır ithalat kararı aldı. 2023’te çeltik ithalatında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılırken, 2024’te mısır ithalatında yeni bir rekor kıracağız” ifadelerini kullandı. "Üretim Yapılmazsa İthalat Kaçınılmaz Olur" Üretim yerine ithalatın tercih edilmesinin tarım sektöründe dışa bağımlılığı artırdığını belirten Ün, “Türkiye maalesef tarım ürünlerinde ithalatçı bir ülke haline geldi. AKP’li bakanlar kelime oyunlarıyla Türkiye’nin ihracatçı olduğunu iddia etse de TÜİK verileri gerçeği gösteriyor. AKP döneminde 112 milyar dolarlık tarım ürünü ithalatı yapılırken, 45,4 milyar dolarlık cari açık verildi. Şüphe duyanlar Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 Yılı Yıllık Programı’na bakabilir. Gerçekler ortada; ancak algı yaratmayı tercih edenler, kelime oyunlarıyla kamuoyunu yanıltıyor” dedi. "Çiftçi Desteklenmiyor, Borçları Artıyor" Ün, tarım desteklerinin yetersizliğine dikkat çekerek, “2024’te çiftçilere 442 milyar lira destek verilmesi gerekirken sadece 91,5 milyar lira ayrıldı. 2025 için ise kanunen verilmesi gereken 615 milyar lira yerine, yalnızca 135 milyar lira açıklanıyor. Çiftçilerin 2025’te alması gereken 480 milyar lira ile birlikte, kanun çıktığından bu yana ödenmeyen destek miktarı 1 trilyon 372 milyar lirayı buluyor. OECD verilerine göre 2000-2002 arasında GSYH’nin %5,40’ı tarım desteği olarak verilirken, bu oran 2023’te %1,09’a düştü. Hangi veriyi ele alırsak alalım, çiftçinin yeterince desteklenmediği açık” dedi. Ün, destek eksikliğinin çiftçileri üretimden kopardığını belirterek, “2003’te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 765 binken, 2024’te bu sayı 2 milyon 334 bine düştü. ÇKS’de yapılan değişikliklere rağmen 431 bin çiftçi sistemden çıktı. Kalan çiftçiler ise her geçen gün daha fazla borçlanıyor. 2002’de çiftçilerin bankalara olan borcu 2,4 milyar lirayken, bugün bu rakam 784 milyar lirayı aştı,” ifadelerini kullandı. "2025, Tarım İçin Felaket Yılı Olacak" 2024’ün çiftçi için bir felaket yılı olduğunu söyleyen Ün, “AKP hükümeti, 2024 yılında çiftçinin üzerinden adeta bir silindir gibi geçti. 2025 daha da kötü olacak. Asgari ücrete anlamlı bir artış yapmayan hükümet, gıda enflasyonunda Avrupa ve OECD’de birinci, dünyada ise beşinci sıradayız. Çiftçinin ürünlerinin para etmemesi için düşük alım fiyatları açıklayarak bu sorunu daha da derinleştiriyor. 2025 yılı, Türkiye tarımı açısından tam bir felaket yılı olacak,” dedi.

Ün, "Bu fiyat süt üretme demektir" Haber

Ün, "Bu fiyat süt üretme demektir"

“Süt Üreticisi Üç Ay Boyunca Zarar Ettirildi” Süt üreticisinin aylardır büyük zararlarla üretime devam ettiğini belirten Ün, konseyin açıklamalarını eleştirerek şunları söyledi: “Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı verilere göre, Ekim ayında çiğ süt üretim maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %30 artarken, alım fiyatındaki artış %27’de kaldı. Yem maliyetleri ise %41 oranında yükseldi. Kendi açıkladıkları verilere göre konuşuyorum; süt üreticisine üç ay boyunca zararına satış yaptırılıyor. Bu duruma kim göz yumdu? Elbette AKP ve onun zengin dostları. AKP, Ulusal Süt Konseyi’nde hiçbir zaman çiftçinin lehine bir karar almadı, alamaz da. Onların tek derdi, birkaç yandaşını nasıl daha da zengin edecekleri. Ancak olan yine ülke hayvancılığına oluyor.” “Konsey, Kararlarıyla Çiftçinin Alacağını Gasp Etti” Ulusal Süt Konseyi’nin, 9 Ağustos 2024 tarihinde aldığı üç aylık periyotlarla toplanma kararına rağmen geç harekete geçtiğini söyleyen Ün, şunları kaydetti: “Yaz aylarından bu yana süt üreticisi zararına satış yapmak zorunda bırakıldı. 9 Ağustos’ta alınan karara göre, Konsey’in 7 Kasım 2024’te toplanması ve fiyatı revize etmesi gerekiyordu. Ancak Konsey bu toplantıyı 40 gün geciktirerek 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde fiyatı 17,15 TL olarak belirledi. Eğer bu karar zamanında alınsaydı, çiftçinin fiyatı 54 gün önce revize edilecekti. Bu süre zarfında çiftçinin cebinden alınan 54 günlük alacak, Ulusal Süt Konseyi aracılığıyla AKP’nin talimatıyla gasp edilmiştir.” “Süt Krizi, Et Krizini Doğuruyor” Çiğ süt fiyatındaki %17’lik artışın, çiftçinin maliyet ve kâr hesabına göre değil, siyasi beklentilere göre belirlendiğini savunan Ün, şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılı için beklenti enflasyonu %17,5 olarak açıklandı ve yapılan fiyat artışı bu oranla uyumlu. Ancak artış çiftçinin maliyetine ya da kârına göre değil, ‘Ben sana bu fiyatı uygun gördüm, bununla idare et’ anlayışıyla yapılmıştır. İktidarın bir türlü görmek istemediği gerçek şu: Süt krizi, et krizini doğuruyor. Bugün süt üreticisi, üretmek yerine AKP’nin yüksek faiz politikalarına yatırım yapsa daha kârlı çıkıyor. Eğer süt üreticisi üretimden çekilirse, önümüzdeki yıl 520 bin, bir sonraki yıl ise 1,5 milyon hayvan ithalatı gündeme gelir. Süt desteklenmeden et üretimi mümkün değil. Bu fiyatın anlamı, ‘Süt üretmeyin’ demektir.”

Çiftçiye nefes olacak teklif TBMM'de Haber

Çiftçiye nefes olacak teklif TBMM'de

Edirne Milletvekili Ediz Ün, çiftçinin mevcut duruma dikkati çekerek, kooperatif ve bankalara olan borçlarının faizlerinin silnmesi ve yeniden yapılandırılmasını öngören kapsamlı kanun teklifini TBMM gündemine taşıdı. Son yıllarda çiftçilerin yanlış tarım politikalarının ve artan ekonomik krizlerin yükünü taşıdığına dikkati çeken Milletvekili Ün, "Bugün bankalara olan tarımsal borç 800 milyar lirayı aşmış, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borç ise 50 milyar TL’ye ulaşmıştır. Yüksek faizler, üretim maliyetlerindeki artış ve yeterli desteklemenin verilmemesi, çiftçimizi adeta borç sarmalına hapsetmiştir. Çiftçilerimiz, yıllardır hatalı ekonomi politikalarının ve plansız tarım yönetiminin bedelini ödüyor. Çiftçiyi üretime değil borca mahkûm eden bu sistem artık değişmelidir. Çiftçimiz sadece tarlasında ürettiğiyle değil, borç yüküyle boğuşuyor. Bu gidişata dur demek, bir siyasetçi olarak görevimizdir." dedi. ÇİFTÇİLERİMİZİ RAHATLATACAK ÇÖZÜM PLANI Teklif, çiftçilerin borç yükünü hafifletmek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak adına kapsamlı bir yapılandırmayı içerdiğini vurgulayan Milletvekili Ediz Ün, "Teklif kapsamında; çiftçilerin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizleri tamamen silinecek. Anapara borcu, faizsiz bir şekilde 5 yıl içinde, hasat sonrası ödemelerle eşit taksitler halinde yapılandırılacak. Yapılandırmaya başvuran çiftçilerin mevcut borçlarına dair icra ve dava süreçleri sonlandırılacak.  Yapılandırmadan kaynaklanan gelir kayıpları, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanması öngörüldü" dedi. Söz konusu yasanın çiftçiye nefes, ülkeye umut olacağını ifade eden Ediz Ün, bu teklifin sadece çiftçiler için değil, gıda güvenliği ve ülke ekonomisi için de hayati bir adım olduğunu vurguladı. Düzenlemenin çiftçilerin hak ettiği adaleti sağlayacağını belirten Ün, "Çiftçimizi yeniden üretimin öznesi yapacağız. Bu teklifle çiftçiyi borca mahkûm eden düzen sona erecek. Bu, siyasetin değil, vicdanın meselesidir!” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.