SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ege Üniversitesi

Söz Bursa - Ege Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ege Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de felsefi sorgulama: Yapay zeka insan bilincinin yerini alabilir mi? Haber

Nilüfer’de felsefi sorgulama: Yapay zeka insan bilincinin yerini alabilir mi?

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Felsefe Buluşmaları’nda bu ay “Yapay Zeka ve İnsan” konuşuldu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Solmaz Zelyüt’ün konuk olduğu etkinlikte, yapay zekanın tarihsel gelişiminin yanı sıra konuya felsefi bakış açıları da tartışıldı. Söyleşide yapay zeka tarihinin sadece teknik bir kronolojiden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zelyüt, konuyu “Zihin nedir?” ve “Makine düşünebilir mi?” soruları ekseninde ele aldı. Katılımcılar; Aristotales’in otomat hayalinden El-Cezeri’nin mekanik algoritmalarına, Leibniz’in hesaplanabilir mantık idealinden Alan Turing’in ünlü “Taklit Oyunu”na kadar uzanan süreci felsefi bir perspektifle takip etme fırsatı buldu. MAKİNE DİLİ KULLANIRKEN ANLAM ÜRETEBİLİR Mİ Söyleşinin odak noktalarından birini, makinelerin dili kullanımı ve bilinç sorunu oluşturdu. John Searle’ün “Çin Odası” argümanı ve Google mühendisi Blake Lemoine’in yapay zeka LaMDA ile yaşadığı diyaloglar üzerinden, bir makinenin dili kullanmasının gerçek bir anlam ifade edip etmediği tartışıldı. Zelyüt, zihin ve beden ilişkisi üzerinden teknolojinin sınırlarını ve insan bilincinin yerini sorguladı. DAVOS 2026 VE GELECEK VİZYONU Prof. Dr. Solmaz Zelyüt, sunumunda güncel küresel tartışmalara da değindir. Davos 2026 notları üzerinden yapılan değerlendirmede; Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın teknolojik altyapı vurgusu, BlackRock CEO’su Larry Fink’in kapitalizmin geleceğine dair uyarıları ve Nobel ödüllü Geoffrey Hinton’ın yapay zekada “kontrol kaybı” endişeleri ele alındı. Zelyüt, Davos’ta dile getirilen bu varoluşsal risklerin, teknolojinin sadece ekonomik değil, köklü bir toplumsal dönüşümün de habercisi olduğunu belirtti. Etkinlikte, son günlerin popüler dizisi “Pluribis” de konuşuldu. “Pluribus”un yapay zeka ile “Carol”un temsil ettiği ahlaki insan duruş arasındaki seçim sorgulandı. Asıl meselenin yapay zeka teknolojisinden ziyade, onu tasarlayan ve kullanan insanlara güvenmekle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Zelyüt; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin etik, hukuk ve sorumluluğun insanın omuzlarında kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Medicana'nın 'Yeni yıla merhaba' konseri büyük ilgi gördü Haber

Medicana'nın 'Yeni yıla merhaba' konseri büyük ilgi gördü

Medicana Bursa Hastanesi çalışan hekim, hemşire ve personelinden oluşan 'Medicana Türk Sanat Müziği Korosu' tarafından verilen "Yeni Yıla Merhaba Konseri" büyük ilgi gördü. Spor ve sanatla ilgili birçok projenin öncüsü olan Medicana Bursa Hastanesi, Medicana Türk Sanat Müziği Korosu ile yılın güzelliklerini anmak ve sağlıklı bir yeni yıla merhaba demek için 'Yeni Yıla Merhaba Konserini' Bursalıların beğenisine sundu. Hastane çalışanları sergiledikleri performans ile sanat alanında da başarılı olduklarını gösterdi. Medicana Sağlık Grubunun Yönetim Kurulu Üyesi, CEO’su, Genel Koordinatörü Sayın Reha Özkaya, Medicana Sağlık Grubu Satınalma ve Lojistik Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Bozkurt, Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Zafer Milli, Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, Medicana İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Remzi Karşı, Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Sayın Aylin Konya, Ege Üniversitesi Türk Müziği Konservatuarı Öğretim Görevlisi ve İzmir Medicana Hastanesi Koro Şefi Dilek Şafak Çakar, TRT Sanatçısı Nusret Yılmaz, Bursa Unesco Derneği Başkanı İlker Özarslan, Nilüfer Kadınlar Korosu Şefi Aysel Gürel, Çin Fahri Konsolosu Nejat Yahya, Medicana Sağlık Grubu Hukuk Müşaviri Av. Murat Davarcı, Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdür Yardımcıları Mehtap Koçak ve Ayhan Yörük’ün katılımlarıyla gerçekleşen konser etkinliği, izleyicilerden tam not aldı. Şef Salih Berkmen yönetiminde Medicana Bursa Hastanesi Türk Sanat Müziği Korosu'nun seslendirdiği “Yeni Yıla Merhaba Konseri”, BAOB Oditoryumu'nda gerçekleştirdi. Hastane çalışanlarına ve Bursalı Sanatseverlere açık olan "Yeni Yıla Merhaba" konserinin sunuculuğunu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Hüsamettin Olgun tarafından yapıldı. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, "Bugün gerçekten çok mutluyuz, çok sevinçliyiz. Çünkü Medicana Bursa Hastanesi, sağlık alanında bir ilke daha imza atıyor. Ve sosyal sorumluluk projelerimizden biri olarak, bugün Türk Sanat Müziği ile Bursalı sanatseverlerin karşısına çıktık. Uluslararası arenada sağlık hizmetleri sunan bir grup olarak, böyle anlamlı bir etkinliğe destek vermekten büyük bir onur duyuyoruz. Medicana Hastanesi olarak, sağlık hizmetleri ne kadar önemliyse, aynı oranda sosyal sorumluluk projelerinde de yer almak bizim için bir o kadar önemli ve gurur verici. Ve tabii ki, bu etkinliklerimizin devamı da olacak. Mayıs ayında çok daha büyük bir organizasyonla yine birlikte olacağız. Mayıs ayında halk müziğine yönelik bir çalışmamız olacak ve bu etkinliğe de tüm Bursalıları bekliyoruz. Bugün burada sizlerle olmak bizim için büyük bir mutluluk. Hep birlikte çok güçlü bir şekilde yol alıyoruz, çok daha güzel projelere imza atacağımıza inanıyoruz.

Beşparmak Dağı'nda keşfedilen bitki literatüre kazandırıldı Haber

Beşparmak Dağı'nda keşfedilen bitki literatüre kazandırıldı

Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ile Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve ekibi, Aydın'ın Söke ilçesi sınırlarındaki Beşparmak Dağı'nda tespit edilen yeni bir kazgagası türünü bilim dünyasına kazandırdı. Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Varol Aydın, mart ayında Aydın ile Muğla sınırlarında yer alan ve “Latmos” olarak bilinen Beşparmak Dağı'nda yaptığı gezi sırasında farklı olduğunu düşündüğü bir bitkinin fotoğraflarını çekerek Prof. Dr. Hasan Yıldırım'a gönderdi. Prof. Dr. Yıldırım, yaptığı araştırma sonucunda bitkinin literatürde kaydının olmadığını belirledi. Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve Dr. Öğretim Üyesi Varol Aydın, bitkinin bulunduğu mevkide çalışmalar gerçekleştirdi. Doktora öğrencisi Tuğkan Özdöl ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden Öğretim Görevlisi Dr. Kenan Akbaş'ın da yer aldığı saha ve laboratuvar çalışmasının ardından hazırlanan bilimsel makale, Finlandiya merkezli uluslararası hakemli dergi Annales Botanici Fennici'de yayımlandı. Bilim dünyasına kazandırılan bitkiye “Latmos kazgagası” adı verildi. Bitkinin bilimsel ismi, keşfi yapan Varol Aydın'a atıfla “Corydalis varolaydinii” oldu. “DÜNYADA SADECE LATMOS BÖLGESİNDE YAYILIŞ GÖSTERİYOR” Bilim dünyasına tanıtılan bu bitkinin dünyada sadece Latmos bölgesi sınırları içerisinde yayılış gösterdiğini belirten Prof. Dr. Hasan Yıldırım, “Corydalis (Kazgagası) cinsi dünya genelinde yaklaşık 500 türe sahip olup, Haşhaşgiller (Papaveraceae) ailesinin tür bakımından en zengin cinslerinden biridir. Ülkemizde toplamda keşfedilen bu yeni türle beraber 16 tür bulunmaktadır. Yeni türle ülkemize has olan endemik sayı da 7'ye yükselmiştir. Latmos, günümüzde Aydın ve Muğla sınırları içinde kalan batıda Söke Ovası, kuzeyde Büyük Menderes Ovası, doğuda Çine ve Karpuzlu Ovası ile güneyde Bafa Gölü ve Milas Ovası arasındaki dağlık bölge olarak bilinen bir bölgedir. Latmos, jeolojik olarak çok özel bir yapıdadır. Menderes Masifi'nin bir uzantısı olup 500 - 600 milyon yıllık gnays kayaların yeraltından jeolojik süreçlerde yükselerek eşsiz ve jeolojik olarak çok değerli olan Madran, Gökbel ve Beşparmak (Latmos) Dağları'nın oluşumu ile günümüzdeki şeklini almıştır. Latmos'un eşsiz doğasını oluşturanlar sadece bu gnays kayalardan ibaret değil, yaklaşık iki bin yıl öncesine kadar Latmos Körfezi olarak Ege Denizi'yle birleşik olan günümüzdeki Bafa Gölü'nün hemen kuzeyinde çok dik bir eğimle yükselip bin 300 metrelik zirve meydana getirip sonrasında Büyük Menderes Ovası'na doğru alçalan dağ kütlesini kaplayan doğal Fıstık Çamı, Kızılçam ve Meşe ormanlarıyla da çok özel bir coğrafyadır. Latmos'un önemi, Batı Anadolu'daki insan yaşamı ve kültürünün en eski izlerinin burada bulunmasıdır. Bugün yaklaşık iki yüz alanda tespit edilen kaya resimleri 8 bin yıl kadar öncesine tarihlenip savaş ve av sahneleri içermeyen, kadın, aile ve şenlik figürlerinin öne çıktığı temalarıyla çok özel ve özgündür. Latmos; geçmişte İyonya, Lidya, Frigya ve Likya ile çevrili Karya bölgesi ve uygarlığının bir parçası olmuş, Karya kentleri Alinda, Eski Latmos, Herakleia, Euromos, Amyzon ile Labranda Kutsal Alanı ve İyonya Kenti olan Myus'u topraklarında barındırmış. Kalıntıları günümüze dek ulaşan bu kentlerden Alinda ve Herakleia günümüzde de insan yaşamının sürdüğü yerleşimlerle iç içe varlıklarını sürdürüyorlar” diye konuştu. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, sözlerini şöyle noktaladı: “Latmos'ta sadece geçmiş yaşamların izleri yok, günümüzdeki yerleşimler ve insan yaşamı geleneksel özellikleriyle bölgeyi çok değerli kılıyor. Geçmişte Latmos'un eğimli coğrafyasında oluşturulan tarım teraslarında hala üretim devam ettiriliyor, arıcılık ve bal üretimi, zeytincilik ve yağ üretimi, üzüm bağları, çam fıstığı üretimi ve hayvancılık geçmişten günümüze uzanan geleneksel yaşam olarak varlığını sürdürüyor. Latmos'un eşsiz doğasını oluşturan gnays kayalar felspat, kuvars ve kuvarsit gibi madenler içeriyor ve bunlar için bu alanda yoğun bir madencilik çalışmaları yapılıyor. Bölgenin çok özel yaban hayatı, flora ve faunası da madencilik çalışmalarından oldukça olumsuz bir şekilde etkileniyor. Latmos ve dünyada sadece Latmos'un sınırları içerisinde yaşam şansı bulan ‘Latmos kazgagası' başta olmak üzere mevcut tüm floristik ve faunistik tehdit altında bulunuyor. Latmos'u bütünüyle koruyacak bir statü sağlanması çok önemli ve bir an önce gerçekleştirilmeli, yoksa dünyanın çok değerli doğal ve kültürel miras alanlarından olan Latmos'u ve dünyada sadece Latmos'ta bulunan ‘Latmos kazgagası'nı yakın bir gelecekte maalesef yitirmiş olacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.