SON DAKİKA
Hava Durumu

#Egemenlik

Söz Bursa - Egemenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Egemenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki! Haber

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı. "DEM PARTİ’NİN TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLDUKLARI AÇIKTIR" Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu. "DEM PARTİ BİR KARAR VERMELİDİR" DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir." "İSTİHBARAT OPERASYONU İHTİMALİ ARAŞTIRILMALIDIR" Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. "TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.

AK Parti sözcüsü Çelik’ten Venezuela ve muhalefet tepkisi Haber

AK Parti sözcüsü Çelik’ten Venezuela ve muhalefet tepkisi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olduğunu ifade etti. ‘Yönetimlerin meşruiyetinin halk iradesine dayandığı’ ve ‘bir ülkede meşru yönetim değişiminin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu’ gibi ilkelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin siyasi hayatının ekseni olduğuna vurgu yapan Çelik, "Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" dedi. "Özgür Özel’in ve kimi muhalefet liderlerinin dünyayı sarsan bir olayda Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması vahim ve sağlıksızdır" Açıklamasında siyasi meşruiyete güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına siyasi meşruiyet merceğinden baktıklarını aktaran Çelik, "Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin ‘siyasi tapusu’ sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. ‘Meşru egemenlik’ sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir" ifadelerine yer verdi. Türkiye’de muhalefetin niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmaması gerektiğin vurgulayan AK Parti Sözcüsü Çelik, dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkesin sağduyu ile hareket etmesi, sorumlu davranması ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermesini vurguladı. "Cumhurbaşkanımız ‘kendi sözüne hakimdir’ ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında geldiğini kaydeden Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız ‘kendi sözüne hakimdir’ ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir." "Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz" Dünyanın zor zamanlardan geçtiğini ve dünyanın, giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacağına dikkati çeken Çelik, "Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Dalgıç: “Cumhuriyet miras değil, emanettir” Haber

Başkan Dalgıç: “Cumhuriyet miras değil, emanettir”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerinin atıldığı anlaşmaya ev sahipliği yapan Mudanya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladı. Mudanya Belediyesi’nin “Yaşasın Cumhuriyet” temasıyla düzenlediği kutlamalarda, Cumhuriyet’in 102. yılı sabahın ilk saatlerinden itibaren kenti saran bayraklarla, marşlarla ve kalabalıklarla kutlandı. Cumhuriyet coşkusu bu yıl denizden başladı, Mütareke Meydanı’na taştı. Bayraklarla donatılan tekneler Mudanya sahilinde görsel bir şölen oluşturdu. Sahilde toplanan vatandaşlar, teknelerdeki korteje alkışlarla ve ellerinde bayraklarla eşlik etti. Mudanya’nın mavi sularında dalgalanan bayraklar, Cumhuriyet’in simgesi haline gelen özgürlük ve birlik duygusunu bir kez daha yansıttı. Saat 19.00’da İskele Meydanı’ndan başlayan “Biz Cumhuriyetiz Yürüyüşü” ise, bir halk seline dönüştü. Kırmızı-beyaz renklerle dolan sahil bandında, gençler, çocuklar ve yaşlılar ellerinde bayraklarla yürüdü. Marşlar eşliğinde süren yürüyüşün ardından meydanda düzenlenen “Adımlarının İzindeyiz- Cumhuriyet Valsi” renkli görüntülere sahne oldu. Mudanyalı çiftlerin meydanda Cumhuriyet’in ritminde dans ettiği anlar, uzun süre alkışlandı. Ardından sahnelenen zeybek gösterisi coşkuyu doruğa taşıdı, izleyenlere duygusal anlar yaşattı. “AYNI TOPRAĞIN ÇOCUKLARI, AYNI UMUDUN TAŞIYICILARIYIZ” Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, meydanda toplanan binlerce kişiye “Hâkimiyet, bilâ kayd-ü şart milletindir. Türkiye Devleti’nin şekl-i hükümeti Cumhuriyettir. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın tam bağımsız ve güçlü Türkiye! 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!” diyerek seslendi. Cumhuriyet’in yolunun Mudanya Mütarekesi’nden geçtiğini hatırlayan Dalgıç, “Atatürk’ün ilkeleri doğrultusunda attığımız her adım Cumhuriyet’in değerleri özgürlük, eşitlik, adalet ve vatanseverlik adına verilmiş birer sözdür. Biz de bu hedeften ayrılmadan Cumhuriyet’in niteliklerine sahip çıkmak ve onları geleceğe taşımak zorundayız. Çünkü Cumhuriyet miras değil, emanettir.”diye konuştu. Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi olmadığını, bir halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesi olduğunu belirten Dalgıç, şöyle devam etti: “Hepimiz bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız. Aynı toprağın çocukları, aynı umudun taşıyıcılarıyız. Bize bu eşitliği, bu hakkı, bu onuru kazandıran Cumhuriyet’tir. Bu, Atatürk’ün halkıyla birlikte kurduğu büyük iradenin eseridir. O yüzden Cumhuriyet, bu topraklarda bir kardeşlik hikayesidir. Atatürk yüz yıl önce Cumhuriyet’i ilan ederken adaletin, eşitliğin ve ilerlemenin de yol haritasını çizdi. Bugün biz o emanetin bekçileriyiz. Ve Mudanya’dan Türkiye’ye uzanan bu yolda, Cumhuriyet’in değerlerini korumak da, geleceğe taşımak da bizim sorumluluğumuzdur.” MUDANYA’DA CUMHURİYET IŞIĞI SÖNMEYECEK Cumhuriyet ışığının Mudanya’nın her sokağında, her evinde, her yüreğinde yanmaya devam edeceğini ve bu ışığı söndürmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurgulayan Dalgıç, sözlerine şöyle tamamladı: “Biz bu ülkeyi, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek kurduk. Asla geri adım atmayacağız. Cumhuriyet sizleri bu ülkenin, bu devletin tek sahibi yaptı. Gücünüzün farkında olun. Sahip olduklarınızın değerini bilin. Cumhuriyet, korkuya ve tehdide dayanan rejimlere benzemez. Cumhuriyet, onurlu, özgüvenli, erdemli insanların rejimidir. Cumhuriyet bizim karakterimizdir. En kıymetli emanetimizdir. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür.” Kutlamalar, Mudanya Belediyesi’nin özel gösterimi olan “Bir Cumhuriyet Şarkısı” filmiyle sona erdi. Meydanı dolduran kalabalık, film bitiminde uzun süre alkışlarla tempo tuttu, marşlarla geceyi noktaladı.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Cumhuriyetimizi her koşulda daha da ileriye taşıyacağız" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Cumhuriyetimizi her koşulda daha da ileriye taşıyacağız"

Cumhuriyetin 102. yılı nedeniyle Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı törenine Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetimi de katıldı. CHP Bursa milletvekilleri Hasan Öztürk, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra Bursa’daki sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticilerinin katıldıkları törende Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ve Yönetim Kurulu Üyeleri de Atatürk Anıtına çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundular. "EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR" Törenin ardından değerlendirmelerde bulunan Şirin Rodoplu Şimşek, ‘’Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde egemenliğin kayıtsız şartsız ulusun olduğu bir yönetim anlayışı ile kurulan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. Yıldönümünü, büyük bir coşku ile kutluyoruz. Bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin dönüm noktaları olan ulusal bayramların toplum tarafından coşku ile kutlanması Cumhuriyet devrimleri, birikim ve kazanımlarını kuşaktan kuşağa aktaracak etkinliklerdir. Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusun olduğu anlayışı ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde; sahip olduğumuz uygarlık birikimini ve çağdaşlaşma sürecini her koşulda daha da ileriye taşıyacağımız bilinci ve inancıyla; meslektaşlarımızın ve bütün yurttaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz" dedi.

Kestel’de Cumhuriyet Bayramı coşkusu Haber

Kestel’de Cumhuriyet Bayramı coşkusu

Dev bir müzikal gösteri ile taçlanan programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’un yanı sıra Kestel Kaymakamı Recep Öztürk, AK Parti Kestel İlçe Başkanı Nesri Demir, önceki dönem Kestel Belediye Başkanı Yener Acar başta olmak üzere ilçe protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Cumhuriyet’in önemi ve kazanımlarına dikkat çekerek şunları söyledi; "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Cumhuriyetimizin kurucu iradesi nasıl ki işgal planlarını bozarak bu vatanı kurtardıysa, bizler de aynı kararlılıkla ülkemizi "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine ulaştırma mücadelesini sürdürüyoruz. Cumhuriyetimizin ilanıyla birlikte ülkemiz; kalkınma, ilerleme ve modernleşme yolunda büyük mesafeler kat etmiş; bugün modern dünyanın saygın ülkelerinden biri haline gelmiştir." "EGEMENLİK, KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen Millî Mücadelenin, 29 Ekim 1923’te "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" sözüyle taçlandığını ifade eden Başkan Erol, "Anadolu topraklarına adım attığımız ilk günden itibaren; ileriye gitmek, yüksek hedeflere ulaşmak ve yeniden büyük Türkiye’yi inşa etmek için durmadan çalıştık. Bugün de aynı inançla, tarihimizden, medeniyetimizden, kültürümüzden ve Cumhuriyetimizin yüzyıllık birikiminden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz" İfadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü tarafından sahnelenen "Türkiye Benim" adlı müzikal gösteri izleyicilerden büyük beğeni topladı. Programın finalinde ise katılımcılar, yağan yağmura rağmen ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nden Kestel Meydanı'na doğru coşkulu bir Fener Alayı yürüyüşü gerçekleştirdi. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Kestel Meydanı’nda düzenlenen etkileyici havai fişek gösterisi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.