SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekosistem

Söz Bursa - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Peyzajda "Bursa Modeli" başlıyor: PEYZAJDER’den performans odaklı büyük yarışma! Haber

Peyzajda "Bursa Modeli" başlıyor: PEYZAJDER’den performans odaklı büyük yarışma!

Geçtiğimiz yıl 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü’nde kurulan Peyzaj Mimarları ve Sektör Profesyonelleri Derneği (PEYZAJDER), birinci kuruluş yılını tamamlarken, sürdürülebilir peyzaj anlayışını teşvik edecek önemli bir projeyi de kamuoyuna duyurdu. PEYZAJDER, Bursa’da “Performans Odaklı Peyzaj Uygulamaları Yarışması” düzenleyecek. Peyzaj uygulamalarında estetik yaklaşımın ötesine geçerek ekolojik fayda, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan yarışma, ilk etapta Bursa ölçeğinde gerçekleştirilecek. Dernek, ikinci yıldan itibaren organizasyonu Türkiye geneline yaymayı hedefliyor. PEYZAJDER tarafından düzenlenen yarışma kapsamında, Bursa ili sınırları içerisinde tasarımı tamamlanmış ve uygulamaya geçirilmiş peyzaj alanları, “Uluslararası Sürdürülebilir Peyzaj Standartları” çerçevesinde değerlendirilecek. Yarışmada yalnızca görsel estetik değil; projelerin ekosisteme sağladığı somut katkılar, bilimsel ve teknik veriler ışığında ölçümlenecek. “Tek Konut” kategorisinde bireysel bahçeler ve villalar, “Toplu Konut” kategorisinde siteler ve apartman bahçeleri, “Sanayi ve işletme” kategorisinde fabrika bahçeleri, endüstriyel tesisler, ticari merkezler, hastaneler ve oteller ile “Kamusal alan” kategorisinde belediyeler ve kamu kurumları tarafından hayata geçirilen park, meydan ve rekreasyon alanları yarışmaya katılabilecek. PEYZAJDER Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim, yarışmanın klasik peyzaj anlayışının ötesine geçen yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu belirterek, peyzajın yalnızca görsel bir unsur değil, aynı zamanda ölçülebilir faydalar sağlayan bir sistem olduğuna dikkat çekti. Fulya Akfidan Sevim, “13 Mayıs Peyzaj Mimarları Günü’nde, kuruluşumuzun birinci yılını tamamlarken böylesine vizyoner bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yarışma ile peyzajın yalnızca estetik bir düzenleme olarak değil, ekosistem hizmeti sunan yaşayan bir sistem olarak değerlendirilmesini amaçlıyoruz. Sektör profesyonellerini, peyzaj mimarlarını, mühendisleri ve bitki üreticilerini ortak bir vizyonda buluşturan derneğimiz, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerini yerel birikimle bir araya getiriyor. Bursa’dan başlattığımız bu modelin, gelecekte Türkiye genelinde sürdürülebilir peyzaj uygulamalarına yön veren bir standart haline gelmesini hedefliyoruz” dedi. Yarışmanın bir tasarım yarışması değil, uygulanmış ve yaşayan peyzaj alanlarını değerlendiren bir “başarı ödülü” niteliği taşıdığını vurgulayan Sevim, projelerin teknik veriler üzerinden çok boyutlu bir incelemeye tabi tutulacağını ifade etti. PEYZAJDER Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim’in verdiği bilgiye göre, yarışmaya başvuran projeler dört ana teknik eksende değerlendirilecek. “Doğal kaynak yönetimi” başlığında yağmur suyunun yerinde yönetimi, su tasarruflu bitkilendirme stratejileri ve enerji verimli aydınlatma çözümleri öne çıkacak. “Ekolojik onarım ve biyoçeşitlilik” kriterlerinde Bursa’nın yerel bitki dokusunun korunması, istilacı türlerin kontrolü, karbon tutma kapasitesinin artırılması ve kent yaban hayatına sağlanan katkılar incelenecek. “Kentsel ısı adası etkisiyle mücadele” kapsamında mikroklima üzerindeki olumlu etkiler ve termal konfor değerlendirilirken, “İşletme verimliliği ve sosyal refah” başlığında ise bakım maliyetlerinin azaltılması, erişilebilirlik standartları ve kullanıcı sağlığına yönelik katkılar dikkate alınacak. Akademik oda temsilcileri, öğretim üyeleri, sektör profesyonelleri ve PEYZAJDER yöneticilerinden oluşacak jüri tarafından değerlendirilecek yarışmanın lansman ve başvuru sürecine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.Formun ÜstüFormun Altı

Unutulmaya yüz tutan otlar Nilüfer’de yeniden hayat buldu Haber

Unutulmaya yüz tutan otlar Nilüfer’de yeniden hayat buldu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları” etkinliğinde bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü katılımcılarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi ve NİLKOOP iş birliği kadın kooperatiflerinin desteği ile bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü tadım buluşmasıyla yeniden hatırlatıldı. Nesiller boyu aktarılan ancak günümüzde unutulma tehdidiyle karşı karşıya olan otlar üzerine bilgilerin paylaşıldığı programda, bu ürünlerden hazırlanan lezzetler katılımcıların beğenisine sunuldu. Pancar Deposu’nda düzenlenen etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, Başkan Yardımcıları Zerrin Güleş, Okan Şahin ve Sinan Sarıbal, Meclis Üyeleri Ali Ekber Can ve İrfan Özer, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Mudanya Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey ve çok sayıda kişi katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, şehirlerin büyüdüğü, köylerin küçüldüğü ve genç kuşakların topraktan uzaklaştıklarını belirterek, “Her geçen yıl bu bilginin bir kısmını kaybediyoruz. İşte bu yüzden buradayız. Çünkü kayda geçmeyen bilgi bir kuşak sonra unutulur” diye konuştu. Nilüfer Belediyesi’nin konuyu bütüncül şekilde ele aldığını hatırlatan Tarman, Hasanağa Gıda Merkezi’nde Nilüferli çiftçilerin ürünlerini gıda mühendislerinin gözetiminde işlediğini hatırlattı. Kent genelinde bir ekosistem kurduklarını anlatan Tarman, “Tüm bu çalışmaları “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” adıyla bir bütün olarak yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı bu modeli dünyaya örnek gösterdi. Bugünkü buluşma da işte bu uzun yolun bir halkasıdır” dedi. NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise otların insanlık tarihi boyunca temel besin kaynağı olduğunu vurgulayarak, bu sağlıklı ürünlerin Hasanağa Gıda Merkezi aracılığıyla halka ulaştırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Fikret Gizir etkinlikle ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Yaptıkları çalışmalarda gençlere ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Gizir, bu yıl ilkini yaptıkları etkinliği önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı hale getirmeyi istediklerini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından kadın derneklerinin destekleri ile katılımcılara tadım menüsü hazırlandı. Yerel ürünlerden hazırlanan limonlu kekikli kurabiye, mısır unlu otlu kek, ısırgan otlu kiş, portakallı ısırganlı kek, erişteli semizotu salatası, gelincik şerbeti, mürver limonatası katılımcılara ikram edildi. Programın sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.

Şadi Özdemir sözünü tuttu: Veriler erişime açıldı Haber

Şadi Özdemir sözünü tuttu: Veriler erişime açıldı

Nilüfer Belediyesi, kamu verilerini herkesin erişimine açarak kent yönetiminde ortak aklı güçlendiren önemli bir adım attı. Açık Veri Platformu; şeffaflığı artıran, vatandaş katılımını büyüten ve kararların veriye dayalı alınmasını sağlayan yeni bir dönemin kapısını araladı. Nilüfer Belediyesi, kamu verilerini herkesin erişimine açan Açık Veri Platformu’nu hayata geçirdi. Kent yönetiminde ortak aklı büyüten bu önemli adım sayesinde belediyenin ürettiği veriler ücretsiz ve erişilebilir hale gelirken; vatandaşların hizmetleri daha yakından takip edebilmesi, araştırmacıların veri üretmesi ve girişimcilerin yeni çözümler geliştirmesi mümkün oluyor. Veriye dayalı bu yaklaşım; şeffaflığı artırıyor, katılımı güçlendiriyor, kararların daha doğru alınmasını sağlıyor ve kamuya duyulan güveni büyütüyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in seçim sürecinde açıkladığı "100 Güldüren Proje" arasında yer alan Açık Veri Platformuna acikveri.nilufer.bel.tradresinden erişilebiliyor. Vatandaşlar, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşları, belediye verilerine kayıt veya ücret olmadan ulaşabiliyor. Yapay Zeka Bürosu ve dijitalleşme projeleriyle Türkiye’de rol model gösterilen Nilüfer Belediyesi, açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi oldu. Böylece Nilüfer, dijital belediyecilik alanındaki öncü konumunu pekiştirdi. Platform; Belediye Hizmetleri, Çevre ve İklim, Ulaşım, Kültür-Sanat ve Spor, Nüfus ve Demografik veriler ile Coğrafi Bilgi Sistemleri gibi başlıklarda veri setlerini kamuoyunun erişimine açıyor. Veriler, birçok farklı ve açık formatlarda sunulurken, platformda yer almayan veriler için talep mekanizması da bulunuyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, açık veri yaklaşımını "Ortak Akıl" vizyonunun doğal bir uzantısı olarak tanımlayarak şunları söyledi: "Nilüfer Belediyesi olarak kentle ilgili verileri vatandaşlarımızla paylaşmayı bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyoruz. Açık Veri Platformumuz yalnızca şeffaflığımızı artıran bir araç olmayacak; aynı zamanda vatandaşlarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin Nilüfer için değer üretmesine imkan tanıyan bir ekosistem ortaya çıkacak. Bursa’da bu adımı atan ilk ilçe belediyesi olmaktan da gurur duyuyoruz. Veriye dayalı bir kent yönetimi, halkla birlikte daha güçlü bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceğiz." Türkiye’de açık veri portallarının ağırlıklı olarak büyükşehir belediyeleri ile İstanbul’daki bazı ilçe belediyeleri tarafından kullanıldığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer Belediyesi olarak açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi olduk. Böylece, Bursa’daki veri ekosisteminin derinleşmesine katkı sunarak, büyükşehir düzeyindeki çalışmalara tamamlayıcı bir yapı da oluşturacağız" dedi.

Bursa’da genç çevrecilerden milli parklar için sert uyarı Haber

Bursa’da genç çevrecilerden milli parklar için sert uyarı

Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, gündemdeki Milli Parklar Kanunu değişikliğine tepki gösterdi. Genç çevreciler, özellikle Uludağ Milli Parkı gibi kritik doğal alanlarda koruma statüsünün zayıflatılmasının geri dönülmez sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. Uludağ Milli Parkı Ekosistemi Risk Altında Uludağ Milli Parkı, Marmara Bölgesi’nin en önemli su havzalarından birini barındırmasının yanı sıra zengin biyolojik çeşitliliği ve orman ekosistemleriyle Türkiye’nin en değerli doğal alanları arasında yer alıyor. Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, milli parkların yalnızca belirli bölgelerin değil, tüm toplumun ortak yaşam güvencesi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Milli parklar kısa vadeli kalkınma projelerinin uygulanacağı alanlar değil; gelecek kuşaklara bırakılacak doğal mirasın sigortasıdır. Koruma statüsünde yapılacak her gevşeme, habitat kaybına ve iklim kırılganlığının artmasına yol açacaktır.” “Koruma Değil, Kullanım Baskısı Artıyor” Genç çevreciler, gündemdeki Milli Parklar Kanunu değişikliğinin koruma anlayışını güçlendirmek yerine kullanım baskılarını artırabilecek bir yönelim taşıdığı görüşünde. Önerilen düzenlemelerde: Korunan alanlarda kullanım izinlerinin genişletilmesi Planlama ve yetki süreçlerinin merkezileştirilmesi Bilimsel denetim mekanizmalarının zayıflatılması gibi başlıkların öne çıktığına dikkat çekiliyor. İnayet, doğa koruma politikalarında esas olanın kullanımın kolaylaştırılması değil, ekosistem bütünlüğünün garanti altına alınması olduğunu vurguladı. Ekolojik Güvenlik Meselesi Açıklamada milli parkların ekonomik büyümenin rezerv alanları değil, ekolojik çöküşe karşı toplumun sigortası olduğu ifade edildi. Koruma statüsünü esneten her düzenlemenin yalnızca biyolojik çeşitliliği değil; su döngüsünü, iklim direncini, yerel yaşamı ve afet risklerini doğrudan etkileyeceği belirtildi. Genç çevreciler, doğal alanları zayıflatan her yasal düzenlemenin ileride su krizleri, orman kayıpları ve artan afet maliyetleri olarak topluma geri döneceğini savundu. “Doğa Yerine Konulamaz” Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, çağrısını şu sözlerle tamamladı: “Doğa kaybedildiğinde yerine konulamayan tek varlıktır. Bu nedenle yapılması gereken koruma mekanizmalarını esnetmek değil; bilimsel, şeffaf ve katılımcı bir yaklaşımla daha da güçlendirmektir. Tüm karar alıcıları, milli parkları birer kullanım alanı olarak değil, ülkenin ekolojik güvenliği olarak görmeye davet ediyoruz.” Genç çevreciler, başta Uludağ Milli Parkı olmak üzere Türkiye’nin tüm milli parklarının anayasal sorumluluk çerçevesinde korunması gerektiğini vurgulayarak, koruma rejimini zayıflatacak her düzenlemeye karşı kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.

Özer Matlı’dan gövde gösterisi: 70 milyar TL’lik işlem hacmi ve dev projeler. Haber

Özer Matlı’dan gövde gösterisi: 70 milyar TL’lik işlem hacmi ve dev projeler.

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Başkanı Özer Matlı, Bursa için en önemli projelerden birinin Gıda İhtisas OSB olduğunu ifade ederek, "İlk kez bir borsa gıda OSB kuruyor. Bu model ile planlı üretim, bölge ekonomisi, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda enflasyonu ile mücadele hedefleniyor." dedi. Matlı, Bursa TB Toplantı Salonu'nda düzenlediği "2013-2026 Dönemi Değerlendirme Toplantısı'nda 2013 yılında 425 olan aktif üye sayısının 2025 itibarıyla 925'e ulaştığını belirtti. Tarım sektörünün daralma eğiliminin olduğu bir dönemde büyüdüklerini dile getiren Matlı, kentte 4 ticaret borsası bulunmasına rağmen temsil gücünü, artırarak genişleterek büyüme kaydettiklerini aktardı. Matlı, 2013 yılda 980 milyon lira olan işlem hacminin 2025 itibarıyla 70 milyar lirayı aştığına dikkati çekerek, "Valilik, belediye, milletvekilleri, SİAD VE STK'lere kadar tüm paydaşlarla güçlü ilişkiler kurduk. Ortak projelerle Bursa'nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldik" dedi. Bursa TB'nin Avrupa Ticaret Borsaları Birliğine üye olarak, 115 borsa arasında AB'de temsil edilen tek borsa olduğunu vurgulayan Matlı, temsil güçlerinin giderek arttığını söyledi. TÜRİB'in kurucularından olduklarını anlatan Matlı, üretici ile alıcının buluştuğu bu platformda işlem hacminin giderek arttığını kaydetti. POLİS OLMAYI PLANLIYORLARDI SEKTÖRÜN İÇİNDE ÜRETİYORLAR Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile 2025 yılında imzalanan iş birliği protokolünün, yürütülen projenin kente değer katma, iyi eğitim alan gençlere yön verme açısından kendisini mutlu ettiğini belirten Matlı, şöyle konuştu: "Hamidiye Tarım Lisesi ile ilgili proje beni çok mutlu ediyor. Tarım sektörüne yönelik mesleki ve teknik eğitim iş birliği protokolü kapsamında örnek model okul olarak kabul edildi ve Türkiye genelindeki tarım liseleri için referans noktası haline geldi. Türkiye'ye rol model oldu, tarımla ilgili örnek proje teşkil etti. Aslında az bir şey yapmadı. Bu şehirde iyi bir çalışmayı hayata geçirdik. Mezunları tarımın gıdanın üretimin içinde yer alıyorlar. Mezun olup polis olmayı planlıyordu şimdi sektörde çalışıyorlar üretiyorlar." OTOBANDA "BURSA SOKAĞI" ÖNERİSİ Bursa'yı "Magneti olmayan bir şehir" olarak nitelendiren Matlı, marka değerini artıracak, turizmden daha fazla pay alacak çalışmalarına önemine işaret etti. Bursa'dan geçen İstanbul-İzmir Otoyolu'nda "Bursa Sokağı" yapılmasını öneren Matlı, "Hazır müşteri var yolda geçiyor gidiyor. Onları şehir içine yönlendirmek için Bursa Sokağı önemli rol üstelenebilir" ifadesini kullandı. Yıldırım'daki Et Balık (ET-BA) Kombina Et Tesisinin 100 bin metrekarenin üzerinde inşaat alanında 3 milyar liralık bir yaşam alanı projesinden bahseden Matlı, konut, ticaret alanları, yaşam sokağı ve sosyal donatı alanlarını içerek çok yönlü yaşam alanından gelecek gelirin yine şehir için harcanacağını anlattı. BURSA İÇİN EN ÖNEMLİ PROJELERDEN BİRİNİN GIDA İHTİSAS OSB OLDUĞUNA DİKKATİ ÇEKEN MATLI, ŞUNLARI SÖYLEDİ: "Proje, Yenişehir'de 4 bin 200 dönümlük alanda, lojistikle entegre ve bütüncül bir ekosistem sunarak Türkiye'nin ilk sadece borsa iştirakli gıda OSB modelini temsil ediyor. Bu model ile planlı üretim, bölge ekonomisi, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda enflasyonu ile mücadele hedefleniyor. İlk kez bir borsa Gıda OSB kuruyor." Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına aday olduğunu belirterek, kent için ülke ekonomisi için daha fazla çalışmaya hazır olduğunu kaydetti.

Bursa Gökkuşağı Koleji : Dünyaya sözümüz var Haber

Bursa Gökkuşağı Koleji : Dünyaya sözümüz var

Bursa Gökkuşağı Cambridge International School, yeni yılın başlangıcını anlamlı bir farkındalık çalışması ile kutladı. Balat Binicilik Kulübü iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sürdürülebilirlik ve Doğa” temalı atölyeler, öğrenciler ve velilerden yoğun ilgi gördü. Katılımcılar hem doğayla iç içe bir öğrenme ortamının keyfini yaşadı hem de global ölçekte önem taşıyan çevre bilinci konusunda bilgilendirildi. Doğada Öğrenme ve Farkındalık Bir Arada Atölyeler kapsamında çocuklar ve aileler, atlarla etkileşim kurma, doğal yaşamı gözlemleme ve ekosistem döngülerini ilk elden deneyimleme fırsatı buldu. Etkinlik süresince yapılan yönlendirmelerde katılımcılar, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının günlük hayatta nasıl uygulanabileceğine dair pratik bilgiler edindi. Doğal ortamın sunduğu öğrenme fırsatlarının, sürdürülebilirlik farkındalığını çok daha kalıcı ve duygusal hale getirdiği ifade edildi. Okulun 2. Nesil Lideri Nur Betül Gayretli, sürdürülebilirlik vizyonlarının hem eğitime hem kurumsal kültüre nasıl entegre edildiğini anlattı. Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Uluslararası Vizyon Bursa Gökkuşağı Koleji olarak, Cambridge International School kimliği ile, öğrencilerine sadece akademik bilgi değil, küresel farkındalık ve sorumluluk bilincini de kazandırmayı hedeflediklerini belirten Gayretli: “Yeni bir yıla girerken, hepimiz hayatımızda yeni başlangıçlar ve kararlar alırız. Biz de bu enerjiyi, sadece kişisel hedeflere değil, gezegensel sorumluluğa ve bilinçli yaşam kararlarına odaklamak istedik. Sürdürülebilirlik, uluslararası müfredatımızın temel bir parçasıdır. Bu atölyeleri bir ‘yeni yıl kararı’ olarak, öğrencilerimizi ve ailelerimizi eyleme teşvik eden bir çağrı niteliğinde kurguladık.” diye belirtti. Okulun özellikle SDG 4 (Nitelikli Eğitim), SDG 12 (Sorumlu Tüketim ve Üretim) ve Balat’ın doğal dokusuyla örtüşen SDG 15 (Karasal Yaşam) başlıklarına odaklandığını ifade eden Gayretli, sürdürülebilirliğin sadece büyük küresel gündemlerde değil, günlük yaşamın her alanında karşılık bulduğunu vurguladı. Veliler ve Öğrencilerden Büyük İlgi Atölyeye katılan öğrenciler ve veliler, etkinliğin hem öğretici hem de keyifli olduğunu belirtti. Doğayla temas ederek öğrenmenin çocuklar üzerindeki olumlu etkisi gözlemlenirken; aileler ise okulun küresel vizyonunu ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını yakından görme fırsatı buldu. Öğrenmenin sınıfın dışına taştığı karnavalda, katılımcılar toprağa dokunmanın, hayvanlarla iletişim kurmanın ve ekosistemin hassas dengesini hissederek; sürdürülebilirlik bilincini çok daha derinden ve kalıcı bir şekilde içselleştirme fırsatı yakaladılar. Küçük Adımlar, Büyük Farklar Etkinlik sonunda tüm katılımcılara seslenen Nur Betül Gayretli, yeni yılın sadece bireysel hedeflere değil, kolektif sorumluluklara da alan açması gerektiğini ifade ederken; “Küçük adımlar, büyük farklar yaratır. Bursa Gökkuşağı Koleji olarak, öğrencilerimizi sadece bilgiyle değil, gezegenimize karşı sorumluluk bilinciyle donatıyoruz. Yeni yılda, sadece kendi çocuklarımızın geleceğini değil, aynı zamanda onların yaşayacağı gezegenin geleceğini de düşünerek adımlar atalım. Sürdürülebilirlik, bir kısıtlama değil, daha kaliteli, daha etik ve daha uzun ömürlü bir yaşam biçimidir. Herkesi, bu farkındalık hareketine katılmaya ve okulumuzun küresel vizyonuna destek olmaya davet ediyoruz. “ dedi. Bu anlamlı etkinlik ile Gökkuşağı Cambridge International School, sürdürülebilirlik odaklı eğitim yaklaşımını bir kez daha ortaya koyarak, geleceğin bilinçli ve sorumluluk sahibi küresel vatandaşlarını yetiştirme misyonunu sürdürdüğünü vurguladı.

Osmangazi Kent Lokantası'nda Ata Tohumu lezzeti: Doğal üretim uygun fiyatla buluştu Haber

Osmangazi Kent Lokantası'nda Ata Tohumu lezzeti: Doğal üretim uygun fiyatla buluştu

Osmangazi Belediyesi iştiraki Gazi Tarım A.Ş. tarafından ata tohumundan kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebzelerden yapılan yemekler Kent Lokantası’nda uygun fiyatla vatandaşlara sunuluyor. Osmangazi Belediyesinin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin arttırılması hedefiyle kurduğu Gazi Tarım A.Ş, mayısta yapılan protokol çerçevesinde Osmanlı döneminden bu yana tarım sektörüne önemli katkılar sunan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 10 dönümlük bir alanda deneme üretimlerine başladı. Burada yerel tohum çeşitlerinin üretilip vatandaşlara sunulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla çalışmalar yürüten Gazi Tarım, ürettiği doğal sebzelerin de Kent Lokantası mutfağına gönderiyor. Kent lokantasına yaz aylarında domates ve patlıcan gönderen Gazi Tarım, kış mevsiminde pırasa ve ıspanak tedarik ediyor. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, liseyle işbirliği içinde iyi tarım uygulamalarıyla sebze ürettiklerini belirterek, öğrencilerin de pratik eğitimine destek olduklarını anlattı. YANMIŞ HAYVAN GÜBRESİ KULLANDILAR TARIM İLACIN DAMLASINI SOKMADILAR Atay, 10 dönümlük bir arazide üretim yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "10 dönümde domates, biber, karpuz, kavun, mısır, patlıcan, kabak, bezelye, ıspanak gibi 110 çeşit bitkinin deneme üretimlerini yapıyoruz. Toprak çok güzel ve verimli. Buradaki üretimimizin en önemli kısmı, herhangi bir kimsayal kullanılmıyor olması. Kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanmadık. Yanmış hayvan gübresi kullanıyoruz. Böcekler için ilaç hiç kullanmadık, herhangi bir mücadele yapmadık. Çünkü bir ekosistem var ve bu ekosistem içinde bilindiği üzere böcekler varsa onları tüketen diğer böcekler de var. Tarım ilacı kullanırsanız hepsini öldürüyorsunuz. Bırakırsanız onlar birbiriyle mücadele ediyor, doğa dengesini buluyor." Üretimi yerel tohumlarla yaptıklarına dikkati çeken Atay, "Bunların standart üretimi vardır ama lezzetli ürün verir. Hibrit kadar verimli değildir ancak 30 yıl önceki domates gibi kokar, 30 yıl önceki salatalık ya da biber gibi lezzetli olur. Bizim Kent Lokantası'na gönderdiğimiz ürünlerle yapılan yemeğin lezzeti o yüzden farklı oluyor. Doğal üretiliyor evet ama yemeğinde o yıllar öncesinin tadını bulabiliyor insanlar" dedi. Kış sebzelerine ıspanak ile başladıklarını ve şimdi pırasa göndereceklerini anlatan Atay, "Salı günü pırasa yemeği çıkacak. Sonra yine ıspanak devam edecek. Eski lezzette ev yemeğini özleyenleri bekleriz. Bakla ve bezelyelerimiz yetişiyor, baharda ata tohumundan ürettiğimiz bu ürünlerimiz Kent Lokantası'nda olacak" ifadesini kullandı. GÜNLÜK BİNE YAKIN KİŞİ YEMEK YİYOR Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise menüsünde zeytinyağlılar, et yemekleri, çorbalar ve tatlılar gibi farklı seçenekler bulunan Kent Lokantası'nda günlük bine yakın kişinin yemek yediğini belirterek, yöresel malzemelerle hazırlanan yemeklerin lezzetli ve uygun fiyatlı olduğunu aktardı. Aydın, Bursa'nın kalbinde, tam ortasında kalan Osmanlı mirası verimli topraklarda yetiştirilen sebzelerin ata tohumundan üretildiğini kaydederek, "Sağlıklı üretim yapıyoruz. Kimsayal kullanılmayan doğal sebzeler. İnsanlar da lezzetini özlediği tatları uygun fiyata tüketsin istiyoruz. Ev yemeği tadında, ata tohumunun sunduğu eskiye özlemi gideriyoruz. " diye konuştu.

Bursa’nın Ar-Ge kapasitesini büyültmek için iş dünyası ULUTEK'te bir araya geldi Haber

Bursa’nın Ar-Ge kapasitesini büyültmek için iş dünyası ULUTEK'te bir araya geldi

ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen Üniversite-Sanayi İş Birliği Programı, Bursa’nın teknoloji üretme kapasitesini, akademik bilgi birikimini ve sanayinin değişen ihtiyaçlarını aynı platformda buluşturdu. Toplantıda Ar-Ge odaklı üretimin geliştirilmesi, akademi-sanayi etkileşiminin kurumsallaştırılması, yeşil mutabakatın sektörlerde oluşturduğu dönüşüm ve Bursa’nın ihtiyaç duyduğu yeni teknoloji ekosisteminin nasıl şekillendirilmesi gerektiği kapsamlı bir biçimde ele alındı. ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, araştırma üniversitelerinin Türkiye’nin kalkınma vizyonundaki yerine dikkat çekerek ULUTEK’in bu noktadaki misyonunu şu sözlerle ifade etti; "Üniversitemiz araştırma üniversitesi unvanıyla büyük bir sorumluluk taşıyor. Bu sorumluluğun sanayi ile bütünleşmesini sağlayan en önemli yapılardan biri teknokentlerdir. ULUTEK olarak hem üniversitemizi hem de teknokent firmalarımızı aynı platformda buluşturan mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bugün burada yaptığımız gibi, tarafları bir araya getirmek önemli; fakat daha önemlisi bu iş birliğini sürdürülebilir kılacak sistematik bir yapı oluşturmak. Her iş birliğinin mutlaka bir projeye, bir çıktı ya da katma değere dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın Ar-Ge kapasitesini büyütmek için bu dönüşümü birlikte inşa etmek zorundayız." Programda söz alan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, üniversitenin araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirmek için yürüttükleri faaliyetleri belirterek, "Güçlü bir sanayiye sahip olan Bursa’da araştırma üniversitesi olarak daha üst sıralarda yer almak için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Bu dönem özellikle Ar-Ge’ye yatırım yapan firmalarla sistematik bir çalışma yürütüyoruz. Her hafta firmalarımızla bir araya geliyor, çıktı odaklı ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu görüşmelerde Avrupa Birliği projelerini nasıl artırabileceğimizi, yayınlarımızı nasıl güçlendirebileceğimizi ve firmaların akademiyle hangi durumlarda iş birliği kurabileceğini değerlendiriyoruz. Hocalarımızla birlikte sanayiye daha çok yaklaşmak, akademisyenlerimizi sanayinin ihtiyaçlarıyla daha sık buluşturmak ve bu etkileşimi somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda bu değerli organizasyon için ULUTEK Yönetimine teşekkürlerimizi sunarız" şeklinde konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca üniversitenin araştırma üniversiteleri arasında yer almasının getirdiği sorumluluk ve avantajlara vurgu yaptı. Ar-Ge’nin sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karaca, "Üniversite olarak hem ulusal hem de uluslararası arenada yenilikçi projeler üretme kapasitemizi her geçen yıl artırmayı çabalıyoruz. Araştırma üniversitesi statümüz, sanayi ile iş birliğini güçlendiren, bilgi ve teknoloji transferini hızlandıran önemli bir itici güçtür" dedi. Üniversite-sanayi etkileşiminin, bölgesel ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını belirten Prof. Dr. Karaca, ULUTEK ile yürütülen çalışmaların bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, hem sanayinin gelişimi hem de nitelikli insan kaynağının yetişmesi için üniversitelerle yakın çalıştıklarını belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek için komitelerimiz ve çalışma gruplarımızla ortak mekanizmalar kuruyoruz. Asıl ihtiyacımız olan şey; bu etkileşimi düzenli, periyodik ve yapısal bir modele dönüştürmek. Üniversitelerimizle sanayicilerimizi daha sık ve daha planlı biçimde aynı masada buluşturursak Bursa'nın rekabet gücünü çok daha hızlı artırabiliriz" diye konuştu. Küresel dönüşümün sanayi yapısını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, "Bugün artık üniversite-sanayi iş birliğini çok daha net konuşmamız gereken bir dönemdeyiz. Yeşil Mutabakat’ın gereklilikleri ve önümüzdeki dönüşüm dalgası, mevcut iş modellerimizin tamamını etkiliyor. Son 3-4 yıldır teknolojide ve iş süreçlerinde ciddi bir kırılma yaşıyoruz. Bu dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için ekosistemi güçlendirmemiz, akademik dünyanın bilgi birikimini sanayiye daha etkin şekilde aktarmamız gerekiyor. Sanayici olarak bazı konuları anlatmakta zorlanıyoruz; bu nedenle ihtiyaçların doğru tanımlandığı, sektörlerin doğru yönlendirildiği bilimsel bir kurula veya koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç var" dedi. Ekosistemin bütün paydaşları içine alan kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk ise, "Üniversite, sanayi ve kamu birlikte hareket ettiğinde gerçek bir dönüşümden söz edebiliriz. Güçlü bir ekosistem olmadan sürdürülebilir gelişim sağlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı. ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün ev sahipliğinde düzenlenen programa; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk ve BUÜ Mühendislik Fakültesi bölüm başkanları katılım gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.