SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Söz Bursa - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum" Haber

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum"

Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Ekrem İmamoğlu'nun ismi casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk' suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. "ÇOK GURURLUYUM" İmamoğlu savunmasında, "Deli kuyuya bir taş atmış ve istiyorlar ki birileri de o taşı çıkarsın. Malum, burada biz birkaç davada daha yargılanıyoruz. Birkaç salon yanda başka bir davada daha yargılanıyoruz. O davadaki arkadaşlarımdan birisi de Necati Bey. Biz orada da bunun bir benzerini yaşıyoruz. Çok rahatım, çok gururluyum. Burada verdiğim mücadeleden dolayı gururluyum. Onur duyuyorum. Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri'de verilmektedir" dedi. "ABSÜRTLÜKTE SINIR TANIMAYAN BU SUÇLAMAYA KARŞI SAVUNMA YAPMAYACAĞIM" İmamoğlu, savunmasının devamında şunları söyledi: "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Asrın iftirası İBB davası. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul'da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Yargı eliyle her türlü baskıyı, hukuksuzluğu, düşman hukukunu yaşadım, yaşıyorum. Casusluktan Ekrem İmamoğlu'nu tutuklamak hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değil. Ekrem İmamoğlu'ndan, Necati Özkan'dan, Merdan Yanardağ'dan casus ve vatan haini çıkarmaya çalışıyorlar." "BURAYA YAZDIKLARI CASUSLUK VE VATAN HAİNLİĞİNİ AYNEN İADE EDİYORUM" "Siyaset biliminde hem Türkiye'de hem dünyada yer edinmiş Necati Özkan'ı ve herkesin saygı duyduğu gazeteci yazar Merdan Yanardağ'ı da bir kurgunun içine katarak vitrin bir dosya üretmek niye?" diyen İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu zaten imha edilecek. Necati Özkan'ın tutsaklığını uzatalım. Merdan Yanardağ'ın da kanalına çökelim ve susturalım. Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi, Merdan Yanardağ. Böyle bir şey olamaz yani. Burada bize casus ve vatan haini suçlaması yapan bir avuç muhteris ile karşı karşıyayız. Bunu yapan akla söylüyorum en tepeden içinde olan her birine, o buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum. İlerleyen yıllarda haklı çıkarsam şaşırmayın. Güya birkaç dakikalık bir ziyaret ve sonrasında beyefendinin anlattığına göre 3-5 çalışmanın raporu, WhatsApp'tan gönderilmiş rapor seçim sonucunun sahibiymiş gibi ve bir casusluk faaliyetiymiş gibi anlatılıyor ya" diye konuştu. "DEVLET SIRLARI KULLANARAK SEÇMEN İRADESİ YÖNLENDİRİLDİ DİYORLAR, HANGİ DEVLET SIRRI?" İmamoğlu savunmasında, "Ekrem İmamoğlu'na vatan haini, casus yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü bazıları için hukuk artık adaletin değil makamın, terfinin ve kişisel kariyer hesabının aracı haline gelmiştir. Güya tanımadığım kişi gelmiş, işte 11 Haziran'dan 23 Haziran'a seçimi kazandırmış. Kendi de diyor 'böyle bir şey olur mu?' diyor zaten. Vatan haini sözünü, casusluk sözünü yazanlara bu sözleri iade ediyorum. Alnına yapıştırıyorum. ‘Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi' diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok" şeklinde konuştu. "YAHU SAVCILIK NE ANLAR CASUSLUKTAN?" İmamoğlu, "Bilirkişi raporu zaten bütün gerçekleri ortaya koymuş. Söz konusu anlamsız e-postaların, benim görevimden çok önce, 2009 yılına kadar uzanan veri ihlallerinden kaynaklanan eski sızıntılar olduğu ifade edilmektedir. Yani bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu'nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz? Siyasal casusluk gibi son derece ağır ve teknik bir suçlamanın bu derece delilsiz ve kurguya dayalı bir metinle ortaya konulabilmesi gerçekten mümkün değildir. Çünkü bir bilginin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi teknik uzmanlık, kurumsal değerlendirme ve somut veri gerektirir. Ama ne yapmış savcılık? Hiçbir uzman kuruma başvurmadan, hiçbir somut tespit ortaya koymadan birtakım bilgilerin 2019 yılında devlet sırrı olduğu sonucuna kendi siyasi, kasıtlı, menfaat odaklı yorumuyla ulaşmıştır" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme başkanının "İddianamede Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı?" şeklindeki sorusuna İmamoğlu, "Benim Necati Bey'le olan ilişkim, yaklaşık 13 sene oldu. Biz, birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hüseyin Gün'ü ilk defa burada hücrede yatarken tutuklandığı itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunda duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu'nun avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.

İBB iştirakinde yolsuzluk operasyonu: İşte gözaltı listesi! Haber

İBB iştirakinde yolsuzluk operasyonu: İşte gözaltı listesi!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler belli oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (iBB)'ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmış, yürütülen soruşturmada, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti. Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Gözaltına alınan isimler belli oldu Öte yandan, düzenlenen operasyonda gözaltına alınan isimler belli oldu. İsimler arasında, Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Eski Genel Müdür Yardımcısı Muammer Ali Özdil, Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcıları Aytekin Karaaslan ile Metin Aras yer alıyor. İBB'ye yönelik yürütülen 'yolsuzluk' davasının soruşturma aşamasında tutuklanan ve yapılan inceleme sonrası tahliye edilen Ağaç A.Ş. Satınalma Şefi Fatih Yağcı'da gözaltına alınan isimler arasında yer alıyor. Yurt dışında olduğu belirlenen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan ismin ise Karadeniz Limited Şirket Ortağı Zafer Durmuş Özgen olduğu öğrenildi.

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi Haber

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan yargılandığı dava 1 Temmuz'a ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanı, bu celsede sanık ve tanıkların dinleneceğini bildirdi. Söz verilmesi üzerine konuşan sanık Aydöner, "Öncelikle belirtmek isterim ki, geçtiğimiz 13 Ocak tarihli duruşmada detaylı şekilde ifade vermiştim. O beyanlarımda da açıkça anlattım. Veysi Uyanık'ın şoförünün bana kart getirip götürdüğüne ilişkin iddiaları da bulunmaktadır. Savcılıkta verdiğim ifadeler doğrultusunda bu isnatlar nedeniyle bugün huzurunuzda sanık olarak bulunuyorum. Tanıkların beyanlarında ciddi çelişkiler vardır. Hatta bana göre kendilerini tanık olarak konumlandırmaya çalışan bu kişilerin anlatımları kendi içinde dahi tutarsızdır" dedi. Aydöner, sözlerine şöyle devam etti: "Böylesine büyük bir siyasi yapının içerisinde yalnızca Tolgahan Erdoğan ve Veysi Uyanık'ın çelişkili beyanları üzerinden bugün burada yargılanıyorum. Oysa yaklaşık bin 400 delegenin oy kullandığı 38'inci Kurultay'da saydığım onca kişi içerisinden hiçbir il başkanı, hiçbir parti yöneticisi benim adımı bu iddialarla ilişkilendirmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi, 81 il başkanı, 973 ilçe başkanı, yüzlerce delegesi, 80 Parti Meclisi üyesi, yüzlerce belediye başkanı ve milletvekilinden oluşan köklü bir siyasi çınardır. Ben de bu partinin Parti Meclisi üyesiyim. Çelişkili tanık beyanları dikkate alınarak hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum." Ardından dinlenen tanık E.A., "Ben kurultay delegesiyim. Kurultay maddi manevi hiçbir töhmet altında kalmamıştır. Yusuf Göğerkaya görevden alınacağını anlayınca bana tehdit mesajları attı. Ben alışverişi görmedim, böyle bir durumla karşılaşmadım" dedi. Savcı, mütalaasında sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için yazı yazılması, mahkeme dosyasına kazandırılan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin kovuşturmasına esas olan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede yer alan Adem Soytekin'in ifadesinde kovuşturmaya konu olayla ilgili beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından tanık sıfatıyla beyanının alınması için talimat yazılması talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, daha önce dinlenmesine karar verilen tanıkların beyanlarının alınmasına ilişkin talimat cevaplarının beklenmesine karar verdi. Mahkeme, İstanbul yolsuzluk davasında beyanı bulunan Adem Soytekin'in tanık olarak dinlenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmasına ve SEGBİS üzerinden hazır edilmesine hükmetti. Ara kararda, sanık Ekrem İmamoğlu'nun müdafiinin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği Ali Abbas Ertürk'e ilişkin talebin açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmesi halinde gelecek celse değerlendirilmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca, sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için talimat yazılmasına, tanık Murat Çultu'nun CHP üyeliğinden ne zaman istifa ettiğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorulmasına ve tanıklar Kemal Çiftçi ile Kemal Ölmez'in ihraç kararlarının CHP'den istenmesine hükmetti. Mahkeme, sonraki duruşmayı 1 Temmuz'a erteledi.

Bursa Büyükşehir önünde ikinci gün: "Mustafa Bozbey yalnız değildir" Haber

Bursa Büyükşehir önünde ikinci gün: "Mustafa Bozbey yalnız değildir"

Başkan Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler sürüyor: “Tehdit siyaseti çökecek, korku düzeni yıkılacak” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolar ikinci günde de devam etti. Çok sayıda yurttaş akşam saatlerinde yoğun yağmura rağmen Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde yeniden bir araya geldi. Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 57 şüpheli hakkında uygulanan gözaltı işleminin ardından kentte protestolar sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığının çağrısıyla kentteki protestolar ikinci gününe girdi. Akşam saatlerde çok sayıda yurttaş Başkan Bozbey’e destek için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde toplandı. Eyleme, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyeleri Hikmet Erbilgin, Canan Taşer, Ozan Işık, Genel Başkan Danışmanı İlhan Uzgel, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ayça Akpek Şenay, YDK Üyeleri Aysemin Gülmez, Yasemin Reçber, Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, Kayıhan Pala, İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çok sayıda partili ve yurttaş katıldı. CHP Bursa İl Başkanı İl Başkanı Nihat Yeşiltaş yaptığı konuşmada, “Onurlu, cesur, yüreği adalet için atan güzel insanlar, bu ülkede sandık mı kazanacak, yoksa baskı mı? Bu ülkede halkın iradesi mi kazanacak, yoksa korku siyaseti mi? Bugün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ikinci günü… İkinci gün… Ama aslında hepimizin bildiği gibi, bu sadece iki günlük bir mesele değil! Bu, uzun zamandır adım adım yürütülen bir operasyonun devamıdır! Bugün karşımızda açık bir anlayış var: “Ya bize katıl, ya karşımıza geçersen bedel ödersin” diyen bir anlayış! Açıkça söylüyorum: “Ya partiye katıl, ya hapse atıl” diyen bu siyasete boyun eğmiyoruz. Bu bir hukuk düzeni değildir! Bu bir demokrasi değildir! Bu, açıkça bir baskı rejimi kurma çabasıdır! Ama buradan, Bursa’dan, bu meydandan açıkça ilan ediyoruz: Bu anlayış boşa çıkacaktır! Bu tehdit siyaseti çökecektir! Bu korku düzeni yıkılacaktır! Çünkü karşılarında boyun eğen bir halk yok! Çünkü karşılarında teslim olan bir Bursa yok! Mustafa Bozbey’i gözaltına alarak neyi amaçlıyorsunuz? Bursa’yı susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu meydanları boşaltabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bakın etrafınıza! Bursa burada! Halk burada! İrade burada! Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Milletin iradesi gasp edilemez! 10 yıl öncesinin dosyalarını bugün raftan indirerek, hukuku değil, siyaseti konuşturuyorsunuz! Ama şunu unutuyorsunuz: Hukuku araç haline getirenler, bir gün hukukun karşısında hesap verir! Bugün sadece Bursa’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında aynı senaryo oynanıyor! İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na yapılanlar… Belediye başkanlarımıza, bürokratlarımıza açılan soruşturmalar… Hepsi aynı operasyonun ürünü Amaç açık: Seçimle geleni, yargı yoluyla etkisizleştirmek! Ama buradan açıkça söylüyorum: Bu millet buna izin vermez! Çünkü bu millet, iradesine sahip çıkmasını bilir! Çünkü bu millet, kimin hizmet ettiğini de, kimin engellediğini de çok iyi görür! İnanın, bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek! Ama… Ama bu meydan da tarihe geçecek! Bu duruş da tarihe geçecek! Bu direniş de tarihe geçecek! Çünkü tarih, baskı kuranları değil direnenleri yazar! Ve inanıyorum ki; Son sözü direnenler söyleyecek! Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek! Son sözü bu onurlu halk söyleyecek! Biz buradayız! Geri adım atmıyoruz! Boyun eğmiyoruz! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyoruz! Ve söz veriyoruz: Bu ülkeye yeniden adaleti getireceğiz! Bu ülkeye yeniden demokrasiyi getireceğiz! Ve hep birlikte; aydınlık bir Bursa, aydınlık bir Türkiye kuracağız!” dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız da yaptığı konuşmada, "Bu sıradan bir gözaltı değil, bu açıkça kurgulanmış bir yargı operasyonudur. Birileri çoktan hüküm vermiş; sosyal medyada, yandaş medyada sanki mahkeme kurulmuş, karar çıkmış gibi başkanımızın peşinden hüküm giydirilmiş, gözaltına alınan gözaltına alınmış. Hemen ardından düzmece belgelerle ortaya atılan planın... Bu hukuk değildir, bu açıkça linç düzeninindir. Bu, yargı sürecinin değil algı sürecini gösteriyor bize, hepimize. Bu adalet değil, siyasi hesaplaşmadır değerli hemşerilerimiz. Önce sosyal medyada bir suç yaratılıyor, ardından yargı bir şeylere inandırılmaya çalışılıyor toplum. Bunlar sadece Bozbey başkanımıza yönelik değil, Bursamızın iradesine yönelik bir saldırıdır. 47 yıl sonra hemşerilerimizin desteğiyle güçlü bir şekilde yönettiğimiz belediyemizi ele geçirme oyunudur. Bu, halkın iradesine vurulmak istenen bir darbedir. Bugün burada sessiz kalanlar yarın daha büyük haksızlıklara mahkum olur. Bugün buna itiraz etmeyenler yarın kendi kapısına dayanacak olan zihniyete engel olamaz. Çünkü bu artık bir kişinin meselesi değil, tüm toplumun meselesidir. Vatandaşından yöneticisine herkesin üzerinde kurulan bir baskı düzenidir. Değerli hemşerilerim, yıllar öncesinin iftiraları olarak bugünlere taşınıyor. Gerçekler değil, senaryolar konuşuluyor. Ancak edemedikleri bir şey var: bizi susturduklarını sandıkça sesimiz daha gür çıkıyor arkadaşlar. Bizi yalnız bıraktıklarını sandıkça daha kenetleniyoruz. Bizi durdurduklarını sandıkça daha çoğalacağız arkadaşlar. Bu meydanlarda belki bugün yalanlarla, iftiralarla, trolleriyle kazandıklarını sanıyorlar ancak Bursamızın vicdanı satın alınamaz. Bu kent her şeyi görür, bu kent her şeyi hatırlar, bu kent yapılan zulmü unutmaz. Ne algı operasyonlarınız ne yargı üzerinde kurduğunuz baskı sizleri kurtaramayacak. Günü geldiğinde gereken cevabı Bursalılar hak ettiğiniz şekilde verecek. Değerli hemşerilerimiz, bizler dimdik ayaktayız. Geri adım atmayacağız. Birlikteyiz, omuz omuzayız. Bu mücadeleyi Bursalı hemşerilerimizle birlikte kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız. Çünkü bizim gücümüz Bursalılar, çünkü bizim gücümüz halktır. Bir gider, bir geliriz." İfadelerini kullandı. Siyasi parti ve sendika temsilcilerinin konuşmalarının ardından eylem sona erdi. Bursa’da yurttaşlar yarın saat 19.30’da tekrar iradelerine sahip çıkmak için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelecek.

Özgür Özel’den tarihi seçim çıkışı: "Yüzde 60’ın altı bizim için başarısızlıktır!" Haber

Özgür Özel’den tarihi seçim çıkışı: "Yüzde 60’ın altı bizim için başarısızlıktır!"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı yüzde 60'ın altında oy alırsa, seçim sonucunu başarısızlık sayacağım iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile gazeteci İsmail Arı'yı ziyaret etti. Özel, Özcan'ın tutuklanmasının üzerinden bir ay geçtiğini ve tutukluluk incelemesinin gerçekleştirildiğini ifade ederek, incelemenin ardından Özcan'ın hem ailesine hem de görevine kavuşmasını ümit ettiğini söyledi. Gazeteci İsmail Arı'nın tutuklu olmasına da 4 sosyal medya paylaşımının sebep olduğunu aktaran Özel, "Dört tweet var ama ilk tweet, yani gözaltına alınma sebebi Erdoğan ailesinin dahil olduğu 20'nin üzerinde vakıfla ilgili haber yapmak" dedi. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik gözaltılarla ilgili soru üzerine Özel, "Etimesgut Belediyesi kendi açıklamasını da yaptı. Belediye yönetiminin şikayetiyle yürütülen bir dosya. Önceki dönemden görevde olan bir personelin iddia o ki imza taklidi ile yaptığı bir iştir. Bu belediye yönetimince de fark edilince bu konuda bir suç duyurusunda bulunulmuştur. Bizimle ilgili bir husus sonuçta yok" cevabını verdi. Kuşadası mitingi sonrası hakkında başlatılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturmasını değerlendiren Özel, "Suçum neymiş? Erdoğan'a demişim ki ‘Sen yıllarca başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış birisin. Aday olup kazansan da kaybetsen de bu iyiydi. Ama şimdi bir darbeci olarak darbe yaparak.' Arkadaşlar ben bu süreci 19 Mart darbesi yapılmadan beş hafta önce yaptığım grup toplantısında ‘Bir darbe mekaniği işliyor. Bu mevcut Cumhurbaşkanının kendisinden sonrakini engelleme, mevcut iktidarın kendinden sonraki iktidara darbe girişimidir' diye tanımlamıştım. Bizim temel tezimiz bu. Bu Türkiye'de yüzde 60 oranında destek görüyor. Bu davanın siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60. Hadi bana dava açıyorsun, milletin yüzde 60'ıyla da mı davalık olacaksın? Bu davayı millet sandıkta çok fena görür" ifadelerini kullandı. "İÇİŞLERİ BAKANI ADETA BENİM ADIMA KAMUOYUNU AYDINLATMIŞ" İçişleri Bakanı Çiftçi'nin belediyelere yönelik verilen soruşturma izinlerine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Özel, "Şu anda 17 belediye başkanım tutuklu, girdi çıktılarla 25 belediye başkanım sabahın 6'sında, gecenin 12'sinde, 3'ünde jandarma ya da polis baskınlarıyla alındılar ve tutuklandılar. 107 arkadaşım tutuklu yargılanıyor, 450'den fazla arkadaşımız yargılanıyor. Ve diyor ki ‘CHP'li belediyelerin üç katı AK Partili belediyelere soruşturma izni verdik.' Bakın bir tanesine sabahleyin polis ve jandarma gitmediyse işte burada haksızlık, eşitsizlik, çifte standart vardır. Biz ‘CHP'li belediyeye soruşturma izni neden veriliyor?' demiyoruz. Gelir müfettiş, soruşturma izni ister. İncelersin, gerekli görürsen verirsin. Adil bir yargılama olur. Ağzımızı açarsak namerdiz. Bugüne kadar açmadık. Ama bugün yapılan haysiyet cellatlığı. Şimdi ‘1000 küsür AK Partili'ye verdik' diyor, ‘200 küsür CHP'liye.' AK Partililere soruşturma izni verilmiş, hangisine sabahın altısında evin kapısına polisle, kamerayla ya da hangisinin kaldığı otelin kapısına polis kamerasıyla dayandınız? Sayın İçişleri Bakanı size onu soruyorum. İçişleri Bakanı adeta benim adıma kamuoyunu aydınlatmış" ifadelerini kullandı. "ERDOĞAN'IN KARŞISINDA CHP'NİN ADAYI YÜZDE 60'IN ALTINDA OY ALIRSA İKTİDARA GELSEK BİLE BAŞARISIZLIK SAYACAĞIM" Özel, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun bilirkişi davasındaki savunmasına açılan soruşturma hakkında ise, "Meselenin kendisi şu; Ekrem İmamoğlu hakkında açılan bütün davalarda Ekrem İmamoğlu kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler tamamen bir siyasetçiyi siyaset yasağı olsun diye cezalandırmak. Şimdi dikkat ediyorsunuz, ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.' Neden korkuyorlar? ‘Efendim diploma istinaftan döner, Danıştay'dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür' diye korkuyorlar. O yüzden bu minik minik davalar açılıyor. Bunu da o sebepten açmışlardır. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın şu kadarını söylüyorum. Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı yüzde 60'ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum" dedi.

Bursa’da bayram değil "Gövde Gösterisi": Nihat Yeşiltaş’tan iktidara 19 Mart muhtırası! Haber

Bursa’da bayram değil "Gövde Gösterisi": Nihat Yeşiltaş’tan iktidara 19 Mart muhtırası!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törende konuşan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yaptığı açıklamada Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya, Ortadoğu’daki gelişmelerden 19 Mart sürecine ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Yeşiltaş, “Cumhuriyet Halk Partisi karanlığın orta yerinde korkusuzca direnmenin adıdır” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı Ramazan Bayramı'nın 1. gününde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törene Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Yasemin Reçber, Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Özgür, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, İl Yöneticileri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sahneye çıkan İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekti ve Bursa’nın dört bir yanında bu ruhu yaşadıklarını ifade ettikten sonra şunları söyledi: “Bizler bu ayı Bursa’nın dört bir yanında anlamına uygun olarak yaşadık. Ancak Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu ruhu sadece bir aya değil, bir seneye yaymış olmanın gururuyla; sırf kendi geleceğini kurtarmak için bu milletin geleceğini yok etmek isteyenlere karşı 19 Mart’tan beri birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın dersini vermiş olmanın gönül rahatlığıyla bir aradayız.” "EMPERYALİZME KARŞI TAVRIMIZ İLK KONGREMİZDEN BERİ NETTİR" 20 Mart’ın, Irak’ın işgalinin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Yeşiltaş, ABD’nin Ortadoğu’daki müdahalelerine sert sözlerle tepki gösterdi. Emperyalizmin yıllardır bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Yeşiltaş, İran’a yönelik saldırılara da değinerek şu değerlendirmede bulundu: “Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalizm, bugün de Siyonizm ile birlikte komşumuz İran’a saldırmaktadır. Kadın haklarını bahane ederek, hala krallıkla yönetilen ülkelere tek söz etmeyip İran’da demokrasinin olmadığını söyleyenler, en tehlikeli nükleer silahlara sahip olup İran’ın çalışmalarını tehdit olarak sunanlar, Ramazan ayında çocukları, kadınları ve binlerce masum insanı katletmektedir.” CHP’nin bu süreçte net bir duruş sergilediğini vurgulayan Yeşiltaş, “Bu parti daha ilk kongresinde mandayı ve himayeyi kabul etmeyenlerin partisidir. Bu parti emperyalizme bu ülkeyi dar edenlerin, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Bu parti 1 Mart tezkeresini geçirmeyenlerin partisidir. Dün olduğu gibi bugün de emperyalizme karşı net bir tavır ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. “KAPİTALİZM CAN ÇEKİŞİYOR, AKP BU DÜZENİN TÜRKİYE’DEKİ JENERATÖRÜDÜR” Dünyada ekonomik düzenin ciddi bir kriz içerisinde olduğunu belirten Yeşiltaş, kapitalizmin ömrünü doldurduğunu ve birçok ülkede iktidarların halk desteğini kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise bu düzenin temsilcisi olarak AKP’yi işaret eden Yeşiltaş, şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın sırtından saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı zenginleştiren bir düzen yaratmıştır. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, dağları, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği piyasanın ve bir grup yandaşın insafına teslim edilmiştir.” Türkiye’de işsizliğin ve yoksulluğun derinleştiğini belirten Yeşiltaş, yüz binlerce esnafın kepenk indirdiğini, yüz binlerce kişinin işten çıkarıldığını, emeklilerin insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşamaya mahkûm edildiğini ifade ederek, “Emekli maaşını bayramdan üç gün önce yatırmayı müjde olarak sunan bir anlayış ülkeyi yönetemez. Bunların çareleri tükenmiştir” dedi. “LAİK EĞİTİM BU MİLLETİN TEMİNATIDIR” Ramazan ayında dahi kutuplaştırma siyaseti yürütüldüğünü savunan Yeşiltaş, laikliğin hedef alınmasına tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanı’nın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik ifadelerini eleştiren Yeşiltaş, şu ifadeleri kullandı: “O sandık gelecek ve Hasan Ali Yücel’in koltuğunda yeniden Cumhuriyet Halk Partili bir bakan oturacak. Okul tuvaletine sabun koymayı bile beceremeyenler gidecek. Bu ülkedeki her çocuk adil, eşit, ücretsiz ve laik eğitim alacak.” “EKREM İMAMOĞLU ESİR OLABİLİR AMA TEMSİL ETTİĞİ İRADE ESİR DEĞİLDİR” 19 Mart’tan bu yana partilerinin büyük bir kuşatma altında olduğunu belirten Yeşiltaş, Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve bazı partililerin yargı sürecine değinerek şunları söyledi: “9 Mart’ta Silivri’deydim. O mahkeme salonunda Cumhuriyet Halk Partili olmanın onurunu bir kez daha yaşadık. Ekrem Başkan, ‘Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım’ dedi. Temsil ettiği halkçı, kamucu ve demokratik irade asla esir alınamaz. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır.” “SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLEYECEK” CHP Bursa örgütünün 19 Mart’tan bu yana güçlü bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Yeşiltaş, genel merkezden yerel yönetimlere kadar partinin tüm kademelerinde kararlı bir duruş sergilendiğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenini bozacağız. Çalınan ekmeği, çalınan yarınları, çalınan adaleti mücadelemizin merkezine koyup hak ettiğimiz geleceğe ulaşacağız. Son sözü zindanlarda direnenler söyleyecek. Son sözü Ekrem Başkan söyleyecek. Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek. Son sözü bu onurlu halk söyleyecek. Gazi’nin partisini iktidar, adayımızı da Cumhurbaşkanı yapacağız. Hep birlikte aydınlık bir Türkiye kuracağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.