SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Söz Bursa - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP kurultay davası 16 Eylül'e ertelendi Haber

CHP kurultay davası 16 Eylül'e ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘seçim kanununa muhalefet' suçundan yargılandığı davada sanık Özgen Nama ile tanık Adem Soytekin dinlenirken, duruşma 16 Eylül'e ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık Özgen Nama ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme hakimi bu celse sanık Nama'nın dinleneceğini bildirdi. "KURULTAYDA BEN DELEGE DEĞİLDİM" Hakkındaki iddiaların gerçek dışı olduğunu ve isnat edilen suçların hiçbirisinde somut delil bulunmadığını iddia eden sanık Nama, "CHP kurultayları karnaval şeklinde olur. 30 yıldır ben partideyim. Uzun bir siyasi geçmişim vardır ve Türk siyasetinde bilinen bir şahsım. Otele gittiğimde hiçbir kata çıkmadım lobide vakit geçirdim. Bu, kamera kayıtlarıyla da sabittir. Ayrıca binlerce delegenin katıldığı kurultayda benimle ilgili bu şekilde bir beyanı bulunmamaktadır. Böyle bir fiili gerçekleştirmedim. Söz konusu kurultayda ben delege değildim. Kurultay sonucunda kişisel bir menfaat elde etme şansımda bulunmamaktadır. Bu iddialar hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben suçlamaları reddediyorum" diyerek beraatini talep etti. Tanık Adem Soytekin, "KİPTAŞ tarafından oluşturulan bir liste vardı. Bu listedeki daire alanların büyük kısmı siyasi olan, CHP'de meclis üyesi, milletvekili adayı, kurultay adayı olan isimler vardı. Akif Koca'ydı. Diğer isimleri hatırlamadım. Satış listesindeki isimlerdi. Bunlar listeye bakıldığında görülecekti. Bu insanlar, belirtilen listedeki daire alanların büyük çoğunluğunun siyasi bağlantıları olanlardı. KİPTAŞ'ın belirlediği VİP listedeki isimlerdi. Örnek isimler listede mevcut. Bir diğeri de daha önceki ifademde söylemiştim, bize KİPTAŞ tarafından bunları işe alın, sigorta başlangıcı yaptırın dendi. Bu isimler de kayıtlarda mevcut. Bunların tamamını şirket kayıtlarımız ve isimlerinin araştırılması halinde doğruluyor. Kurultay sürecinde orada değildim. Kurultay sürecinde satılan dairelerin ödeme seçenekleri iyiydi. 350 daire satıldı. 100 daireyi KİPTAŞ ayırdı. Buna VIP liste dendi. Bunların ödeme seçeneklerinde kolaylıklar vardı. Hiçbir vade farkı yoktu. Bunları cazip kılan hem fiyatı hem ödeme seçenekleriydi. İlk 100 daireyi cazip kılan buydu. Eksper değeri metrekare fiyatı 8 bin 400 lira civarındaydı. Rakam, eksper değerinin altında değildi" diye konuştu. Kurultay tarihinin sorulması üzerine Soytekin, "Aklıma gelmedi ama biliyoruz. Satıştan daha sonra yapıldı. 2023 diye biliyorum, 2023 sonu diye biliyorum" dedi. Beyanların ardından ara kararını açıklayan hakim, Bölge Adliye Mahkemesinde(BAM) bulunan ‘Mutlak Butlan' davasının gerekçeli kararının mahkemeye gönderilmesine hükmederek, duruşmayı 16 Eylül'e erteledi.

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi Haber

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel'in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "ÖZGÜR ÖZEL'İN YÖNLENDİRMESİYLE 950 BİN EURO GÖTÜRDÜM" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel'in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa'ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara'daki bir toplantının ardından Özgür Özel'in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa'ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İMAMOĞLU İLE İSTANBUL POLAT OTELDE KRİTİK GÖRÜŞME Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul'a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İMAMOĞLU, 'TERCİHİM SENDEN YANA' DEDİ, 15 MİLYON EURO İSTEDİ" Böcek'in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu'nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek'in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek'in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. BÖCEK: "5 MİLYON EURO'YU "HAVALA" SİSTEMİ İLE İLETTİM" Böcek, Antalya'ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "BANKNOT VE TELEFON YAZILI KÂĞIDI İMAMOĞLU'NA TESLİM ETTİM" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul'a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul'da İmamoğlu'nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya'nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu'na sunduğunu belirtti. BÖCEK: "KALAN PARAYI İMAMOĞLU TUTUKLANDIĞI İÇİN VERMEDİM" Böcek'in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu'na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek'in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice'nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU PARTİ ÜSTÜ BİR GÜCE DÖNÜŞTÜ" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu'nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. BÖCEK: "ÖZGÜR ÖZEL DAHİ ONUN GÖRÜŞÜ DIŞINDA HAREKET EDEMİYORDU" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU'NUN KİŞİSEL HIRSLAR CHP'Yİ BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLEDİ" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP'ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek'in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum" Haber

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum"

Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Ekrem İmamoğlu'nun ismi casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk' suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. "ÇOK GURURLUYUM" İmamoğlu savunmasında, "Deli kuyuya bir taş atmış ve istiyorlar ki birileri de o taşı çıkarsın. Malum, burada biz birkaç davada daha yargılanıyoruz. Birkaç salon yanda başka bir davada daha yargılanıyoruz. O davadaki arkadaşlarımdan birisi de Necati Bey. Biz orada da bunun bir benzerini yaşıyoruz. Çok rahatım, çok gururluyum. Burada verdiğim mücadeleden dolayı gururluyum. Onur duyuyorum. Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri'de verilmektedir" dedi. "ABSÜRTLÜKTE SINIR TANIMAYAN BU SUÇLAMAYA KARŞI SAVUNMA YAPMAYACAĞIM" İmamoğlu, savunmasının devamında şunları söyledi: "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Asrın iftirası İBB davası. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul'da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Yargı eliyle her türlü baskıyı, hukuksuzluğu, düşman hukukunu yaşadım, yaşıyorum. Casusluktan Ekrem İmamoğlu'nu tutuklamak hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değil. Ekrem İmamoğlu'ndan, Necati Özkan'dan, Merdan Yanardağ'dan casus ve vatan haini çıkarmaya çalışıyorlar." "BURAYA YAZDIKLARI CASUSLUK VE VATAN HAİNLİĞİNİ AYNEN İADE EDİYORUM" "Siyaset biliminde hem Türkiye'de hem dünyada yer edinmiş Necati Özkan'ı ve herkesin saygı duyduğu gazeteci yazar Merdan Yanardağ'ı da bir kurgunun içine katarak vitrin bir dosya üretmek niye?" diyen İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu zaten imha edilecek. Necati Özkan'ın tutsaklığını uzatalım. Merdan Yanardağ'ın da kanalına çökelim ve susturalım. Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi, Merdan Yanardağ. Böyle bir şey olamaz yani. Burada bize casus ve vatan haini suçlaması yapan bir avuç muhteris ile karşı karşıyayız. Bunu yapan akla söylüyorum en tepeden içinde olan her birine, o buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum. İlerleyen yıllarda haklı çıkarsam şaşırmayın. Güya birkaç dakikalık bir ziyaret ve sonrasında beyefendinin anlattığına göre 3-5 çalışmanın raporu, WhatsApp'tan gönderilmiş rapor seçim sonucunun sahibiymiş gibi ve bir casusluk faaliyetiymiş gibi anlatılıyor ya" diye konuştu. "DEVLET SIRLARI KULLANARAK SEÇMEN İRADESİ YÖNLENDİRİLDİ DİYORLAR, HANGİ DEVLET SIRRI?" İmamoğlu savunmasında, "Ekrem İmamoğlu'na vatan haini, casus yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü bazıları için hukuk artık adaletin değil makamın, terfinin ve kişisel kariyer hesabının aracı haline gelmiştir. Güya tanımadığım kişi gelmiş, işte 11 Haziran'dan 23 Haziran'a seçimi kazandırmış. Kendi de diyor 'böyle bir şey olur mu?' diyor zaten. Vatan haini sözünü, casusluk sözünü yazanlara bu sözleri iade ediyorum. Alnına yapıştırıyorum. ‘Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi' diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok" şeklinde konuştu. "YAHU SAVCILIK NE ANLAR CASUSLUKTAN?" İmamoğlu, "Bilirkişi raporu zaten bütün gerçekleri ortaya koymuş. Söz konusu anlamsız e-postaların, benim görevimden çok önce, 2009 yılına kadar uzanan veri ihlallerinden kaynaklanan eski sızıntılar olduğu ifade edilmektedir. Yani bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu'nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz? Siyasal casusluk gibi son derece ağır ve teknik bir suçlamanın bu derece delilsiz ve kurguya dayalı bir metinle ortaya konulabilmesi gerçekten mümkün değildir. Çünkü bir bilginin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi teknik uzmanlık, kurumsal değerlendirme ve somut veri gerektirir. Ama ne yapmış savcılık? Hiçbir uzman kuruma başvurmadan, hiçbir somut tespit ortaya koymadan birtakım bilgilerin 2019 yılında devlet sırrı olduğu sonucuna kendi siyasi, kasıtlı, menfaat odaklı yorumuyla ulaşmıştır" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme başkanının "İddianamede Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı?" şeklindeki sorusuna İmamoğlu, "Benim Necati Bey'le olan ilişkim, yaklaşık 13 sene oldu. Biz, birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hüseyin Gün'ü ilk defa burada hücrede yatarken tutuklandığı itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunda duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu'nun avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.

İBB iştirakinde yolsuzluk operasyonu: İşte gözaltı listesi! Haber

İBB iştirakinde yolsuzluk operasyonu: İşte gözaltı listesi!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler belli oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (iBB)'ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmış, yürütülen soruşturmada, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti. Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Gözaltına alınan isimler belli oldu Öte yandan, düzenlenen operasyonda gözaltına alınan isimler belli oldu. İsimler arasında, Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Eski Genel Müdür Yardımcısı Muammer Ali Özdil, Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcıları Aytekin Karaaslan ile Metin Aras yer alıyor. İBB'ye yönelik yürütülen 'yolsuzluk' davasının soruşturma aşamasında tutuklanan ve yapılan inceleme sonrası tahliye edilen Ağaç A.Ş. Satınalma Şefi Fatih Yağcı'da gözaltına alınan isimler arasında yer alıyor. Yurt dışında olduğu belirlenen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan ismin ise Karadeniz Limited Şirket Ortağı Zafer Durmuş Özgen olduğu öğrenildi.

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi Haber

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan yargılandığı dava 1 Temmuz'a ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanı, bu celsede sanık ve tanıkların dinleneceğini bildirdi. Söz verilmesi üzerine konuşan sanık Aydöner, "Öncelikle belirtmek isterim ki, geçtiğimiz 13 Ocak tarihli duruşmada detaylı şekilde ifade vermiştim. O beyanlarımda da açıkça anlattım. Veysi Uyanık'ın şoförünün bana kart getirip götürdüğüne ilişkin iddiaları da bulunmaktadır. Savcılıkta verdiğim ifadeler doğrultusunda bu isnatlar nedeniyle bugün huzurunuzda sanık olarak bulunuyorum. Tanıkların beyanlarında ciddi çelişkiler vardır. Hatta bana göre kendilerini tanık olarak konumlandırmaya çalışan bu kişilerin anlatımları kendi içinde dahi tutarsızdır" dedi. Aydöner, sözlerine şöyle devam etti: "Böylesine büyük bir siyasi yapının içerisinde yalnızca Tolgahan Erdoğan ve Veysi Uyanık'ın çelişkili beyanları üzerinden bugün burada yargılanıyorum. Oysa yaklaşık bin 400 delegenin oy kullandığı 38'inci Kurultay'da saydığım onca kişi içerisinden hiçbir il başkanı, hiçbir parti yöneticisi benim adımı bu iddialarla ilişkilendirmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi, 81 il başkanı, 973 ilçe başkanı, yüzlerce delegesi, 80 Parti Meclisi üyesi, yüzlerce belediye başkanı ve milletvekilinden oluşan köklü bir siyasi çınardır. Ben de bu partinin Parti Meclisi üyesiyim. Çelişkili tanık beyanları dikkate alınarak hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum." Ardından dinlenen tanık E.A., "Ben kurultay delegesiyim. Kurultay maddi manevi hiçbir töhmet altında kalmamıştır. Yusuf Göğerkaya görevden alınacağını anlayınca bana tehdit mesajları attı. Ben alışverişi görmedim, böyle bir durumla karşılaşmadım" dedi. Savcı, mütalaasında sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için yazı yazılması, mahkeme dosyasına kazandırılan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin kovuşturmasına esas olan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede yer alan Adem Soytekin'in ifadesinde kovuşturmaya konu olayla ilgili beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından tanık sıfatıyla beyanının alınması için talimat yazılması talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, daha önce dinlenmesine karar verilen tanıkların beyanlarının alınmasına ilişkin talimat cevaplarının beklenmesine karar verdi. Mahkeme, İstanbul yolsuzluk davasında beyanı bulunan Adem Soytekin'in tanık olarak dinlenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmasına ve SEGBİS üzerinden hazır edilmesine hükmetti. Ara kararda, sanık Ekrem İmamoğlu'nun müdafiinin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği Ali Abbas Ertürk'e ilişkin talebin açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmesi halinde gelecek celse değerlendirilmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca, sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için talimat yazılmasına, tanık Murat Çultu'nun CHP üyeliğinden ne zaman istifa ettiğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorulmasına ve tanıklar Kemal Çiftçi ile Kemal Ölmez'in ihraç kararlarının CHP'den istenmesine hükmetti. Mahkeme, sonraki duruşmayı 1 Temmuz'a erteledi.

Bursa Büyükşehir önünde ikinci gün: "Mustafa Bozbey yalnız değildir" Haber

Bursa Büyükşehir önünde ikinci gün: "Mustafa Bozbey yalnız değildir"

Başkan Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler sürüyor: “Tehdit siyaseti çökecek, korku düzeni yıkılacak” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolar ikinci günde de devam etti. Çok sayıda yurttaş akşam saatlerinde yoğun yağmura rağmen Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde yeniden bir araya geldi. Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 57 şüpheli hakkında uygulanan gözaltı işleminin ardından kentte protestolar sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığının çağrısıyla kentteki protestolar ikinci gününe girdi. Akşam saatlerde çok sayıda yurttaş Başkan Bozbey’e destek için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde toplandı. Eyleme, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyeleri Hikmet Erbilgin, Canan Taşer, Ozan Işık, Genel Başkan Danışmanı İlhan Uzgel, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ayça Akpek Şenay, YDK Üyeleri Aysemin Gülmez, Yasemin Reçber, Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, Kayıhan Pala, İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çok sayıda partili ve yurttaş katıldı. CHP Bursa İl Başkanı İl Başkanı Nihat Yeşiltaş yaptığı konuşmada, “Onurlu, cesur, yüreği adalet için atan güzel insanlar, bu ülkede sandık mı kazanacak, yoksa baskı mı? Bu ülkede halkın iradesi mi kazanacak, yoksa korku siyaseti mi? Bugün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ikinci günü… İkinci gün… Ama aslında hepimizin bildiği gibi, bu sadece iki günlük bir mesele değil! Bu, uzun zamandır adım adım yürütülen bir operasyonun devamıdır! Bugün karşımızda açık bir anlayış var: “Ya bize katıl, ya karşımıza geçersen bedel ödersin” diyen bir anlayış! Açıkça söylüyorum: “Ya partiye katıl, ya hapse atıl” diyen bu siyasete boyun eğmiyoruz. Bu bir hukuk düzeni değildir! Bu bir demokrasi değildir! Bu, açıkça bir baskı rejimi kurma çabasıdır! Ama buradan, Bursa’dan, bu meydandan açıkça ilan ediyoruz: Bu anlayış boşa çıkacaktır! Bu tehdit siyaseti çökecektir! Bu korku düzeni yıkılacaktır! Çünkü karşılarında boyun eğen bir halk yok! Çünkü karşılarında teslim olan bir Bursa yok! Mustafa Bozbey’i gözaltına alarak neyi amaçlıyorsunuz? Bursa’yı susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu meydanları boşaltabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bakın etrafınıza! Bursa burada! Halk burada! İrade burada! Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Milletin iradesi gasp edilemez! 10 yıl öncesinin dosyalarını bugün raftan indirerek, hukuku değil, siyaseti konuşturuyorsunuz! Ama şunu unutuyorsunuz: Hukuku araç haline getirenler, bir gün hukukun karşısında hesap verir! Bugün sadece Bursa’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında aynı senaryo oynanıyor! İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na yapılanlar… Belediye başkanlarımıza, bürokratlarımıza açılan soruşturmalar… Hepsi aynı operasyonun ürünü Amaç açık: Seçimle geleni, yargı yoluyla etkisizleştirmek! Ama buradan açıkça söylüyorum: Bu millet buna izin vermez! Çünkü bu millet, iradesine sahip çıkmasını bilir! Çünkü bu millet, kimin hizmet ettiğini de, kimin engellediğini de çok iyi görür! İnanın, bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek! Ama… Ama bu meydan da tarihe geçecek! Bu duruş da tarihe geçecek! Bu direniş de tarihe geçecek! Çünkü tarih, baskı kuranları değil direnenleri yazar! Ve inanıyorum ki; Son sözü direnenler söyleyecek! Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek! Son sözü bu onurlu halk söyleyecek! Biz buradayız! Geri adım atmıyoruz! Boyun eğmiyoruz! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyoruz! Ve söz veriyoruz: Bu ülkeye yeniden adaleti getireceğiz! Bu ülkeye yeniden demokrasiyi getireceğiz! Ve hep birlikte; aydınlık bir Bursa, aydınlık bir Türkiye kuracağız!” dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız da yaptığı konuşmada, "Bu sıradan bir gözaltı değil, bu açıkça kurgulanmış bir yargı operasyonudur. Birileri çoktan hüküm vermiş; sosyal medyada, yandaş medyada sanki mahkeme kurulmuş, karar çıkmış gibi başkanımızın peşinden hüküm giydirilmiş, gözaltına alınan gözaltına alınmış. Hemen ardından düzmece belgelerle ortaya atılan planın... Bu hukuk değildir, bu açıkça linç düzeninindir. Bu, yargı sürecinin değil algı sürecini gösteriyor bize, hepimize. Bu adalet değil, siyasi hesaplaşmadır değerli hemşerilerimiz. Önce sosyal medyada bir suç yaratılıyor, ardından yargı bir şeylere inandırılmaya çalışılıyor toplum. Bunlar sadece Bozbey başkanımıza yönelik değil, Bursamızın iradesine yönelik bir saldırıdır. 47 yıl sonra hemşerilerimizin desteğiyle güçlü bir şekilde yönettiğimiz belediyemizi ele geçirme oyunudur. Bu, halkın iradesine vurulmak istenen bir darbedir. Bugün burada sessiz kalanlar yarın daha büyük haksızlıklara mahkum olur. Bugün buna itiraz etmeyenler yarın kendi kapısına dayanacak olan zihniyete engel olamaz. Çünkü bu artık bir kişinin meselesi değil, tüm toplumun meselesidir. Vatandaşından yöneticisine herkesin üzerinde kurulan bir baskı düzenidir. Değerli hemşerilerim, yıllar öncesinin iftiraları olarak bugünlere taşınıyor. Gerçekler değil, senaryolar konuşuluyor. Ancak edemedikleri bir şey var: bizi susturduklarını sandıkça sesimiz daha gür çıkıyor arkadaşlar. Bizi yalnız bıraktıklarını sandıkça daha kenetleniyoruz. Bizi durdurduklarını sandıkça daha çoğalacağız arkadaşlar. Bu meydanlarda belki bugün yalanlarla, iftiralarla, trolleriyle kazandıklarını sanıyorlar ancak Bursamızın vicdanı satın alınamaz. Bu kent her şeyi görür, bu kent her şeyi hatırlar, bu kent yapılan zulmü unutmaz. Ne algı operasyonlarınız ne yargı üzerinde kurduğunuz baskı sizleri kurtaramayacak. Günü geldiğinde gereken cevabı Bursalılar hak ettiğiniz şekilde verecek. Değerli hemşerilerimiz, bizler dimdik ayaktayız. Geri adım atmayacağız. Birlikteyiz, omuz omuzayız. Bu mücadeleyi Bursalı hemşerilerimizle birlikte kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız. Çünkü bizim gücümüz Bursalılar, çünkü bizim gücümüz halktır. Bir gider, bir geliriz." İfadelerini kullandı. Siyasi parti ve sendika temsilcilerinin konuşmalarının ardından eylem sona erdi. Bursa’da yurttaşlar yarın saat 19.30’da tekrar iradelerine sahip çıkmak için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.