SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Söz Bursa - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Yerlikaya’dan CHP’li Özçağdaş’a sert tepki: "Jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz?" Haber

Bakan Yerlikaya’dan CHP’li Özçağdaş’a sert tepki: "Jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz?"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma personeline hakaret ettiği öne sürülen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yönelik, "Hadsizce jandarmamıza hakaret eden CHP milletvekili ve yanındaki şahıs, siz; vatanımız için canından geçen, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz? O asil üniformayı taşıyan jandarmamızın şerefine hangi cüretle dil uzatırsınız" dedi. Yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için Silivri'ye giden bir grup Cumhuriyet Halk Partili, emniyet güçlerine hakaret etti. Cezaevi çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri sırasında, CHP’nin Gölge Milli Eğitim Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın, görev yapan jandarma personeline yönelik ‘şerefsiz’ ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bakan Yerlikaya, şu ifadelere yer verdi: "Hadsizce jandarmamıza hakaret eden CHP milletvekili ve yanındaki şahıs, siz; vatanımız için canından geçen, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz? Arkasında milletimizin duası olan o vatan evlatlarını yalnız mı sanıyorsunuz? O asil üniformayı taşıyan jandarmamızın şerefine hangi cüretle dil uzatırsınız? Hangi cüretle İsrail askerleriyle kıyaslarsınız? Ettiğiniz hakaretlerin bedelini elbette hem milletimizin vicdanı hem de hukuk önünde ödeyeceksiniz. Ne kadar saklasanız da içinizdeki kötülük dışarı vuruyor. Çünkü insanın dili kalbinde olanın tercümanıdır."

Selen Görgüzel'in ifadesi ortaya çıktı: "Ekrem İmamoğlu'nun jeti olduğunu bilseydim binmezdim" Haber

Selen Görgüzel'in ifadesi ortaya çıktı: "Ekrem İmamoğlu'nun jeti olduğunu bilseydim binmezdim"

Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Selen Görgüzel'in ifadesinde Ekrem İmamoğlu'nun özel jeti detayı dikkat çekti. Görgüzel ifadesinde tatil için KKTC'ye gittiklerini ve Ekrem İmamoğlu suç örgütü dosyasının firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu'nun Kıbrıs tatilinde yüksek miktarda kumar oynadığını belirtti. Görgüzel dönüşte bindiği uçağın Ekrem İmamoğlu'nun kullanmış olduğu özel jet olduğunu çok sonradan öğrendiğini söyleyerek "Zaten bu uçağın Ekrem İmamoğlu'nun özel jeti olduğunu bilseydim kullanmazdım. Ben kesinlikle uçaktaki kapalı odaya girmedim. Bu odaya Murat Gülibrahimoğlu ve diğer kızların girdiğini hatırlıyorum" dedi. Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve ifade işlemlerinin ardından adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Selen Görgüzel'in ifadesi ortaya çıktı. "EMEL MÜFTÜOĞLU KUMAR OYNAMAK İÇİN CASİNO ÇİPİ ALMIŞTIR MURAT GÜLİBRAHİMOĞLU'DAN" Görgüzel ifadesinde sosyal medya fenomeni Rabia Karaca ile özel bir uçakta olan fotoğrafı doğruladığını söyledi. Görgüzel "Kıbrıs tatilinden sonra bu uçağa bindim. Beni bu tatile Emel Müftüoğlu gönderdi. Emel Müftüoğlu bu tatile gittiğim için kumar oynamak için casino çipi almıştır Murat Gülibrahimoğlu'dan" dedi. "Murat Gülibrahimoğlu ve yanındaki kızlar özel bir odaya geçerek kumar oynamaya devam ettiler" Ekrem İmamoğlu suç örgütü dosyasının firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu ile sanatçı Emel Müftüoğlu'nun Kıbrıs tatilinde yüksek miktarda kumar oynadıklarını da belirten Selen Görgüzel "Tatilimizde ismini şu an hatırlayamadığım bazı kişiler de vardı. Bu tatilimden hatırladığım bir olay ise, Murat Gülibrahimoğlu ve yanındaki kızlar özel bir odaya geçerek kumar oynamaya devam ettiler. Ben kesinlikle bu tatilimde kimseyi fuhuşa teşvik etmedim. Fuhuş için aracılıkta da bulunmadım. Aksine bu genç kızlara ‘sizin burada ne işiniz var' dedim. Emel Müftüoğlu benim üzerimden para kazanmış olabilir ancak ben kendisinden kesinlikle para almadım" şeklinde ifade verdi. "EKREM İMAMOĞLU'NUN ÖZEL JETİ OLDUĞUN BİLSEYDİM KULLANMAZDIM" Görgüzel ifadesinin devamında "Dönüşte bindiğim uçağın Ekrem İmamoğlu'nun kullanmış olduğu özel jet olduğunu çok sonradan öğrendim. Zaten bu uçağın Ekrem İmamoğlu'nun özel jeti olduğun bilseydim kullanmazdım. Ben kesinlikle uçaktaki kapalı odaya girmedim. Bu odaya Murat Gülibrahimoğlu ve diğer kızların girdiğini hatırlıyorum ancak ben bu odaya girmedim. Ben uçakta döküm sahası, para, uyuşturucu sohbetlerinin üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Ben bu uçakta kesinlikle uyuşturucu madde kullanmadım. Uçakta genç kızların arka odaya sıklıkla gittiğini görünce kendilerini ‘yazık değil mi kendinizi kullandırıyorsunuz' diye uyardım. Ben uyuşturucu madde kullanmadım, fuhuş suçunun konusu olan yabancı bir kimseyi aracı kılarak para kazanmadım" dedi.

Ünlü isimlere uyuşturucu operasyonu: Selen Görgüzel'den Kıbrıs tatili ve özel jet itirafları! Haber

Ünlü isimlere uyuşturucu operasyonu: Selen Görgüzel'den Kıbrıs tatili ve özel jet itirafları!

Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Selen Görgüzel'in ifadesi ortaya çıktı. Görgüzel ifadesinde "Kıbrıs tatilimizde Murat Gülibrahimoğlu ve Emel Müftüoğlu yüksek miktarlarda kumar oynadılar. Tatilimizde ismini şu an hatırlayamadığım bazı kişiler de vardı. Bu tatilimden hatırladığım bir olay ise, Murat Gülibrahimoğlu ve yanındaki kızlar özel bir odaya geçerek kumar oynamaya devam ettiler. Ben kesinlikle bu tatilimde kimseyi fuhuşa teşvik etmedim" dedi. Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Selen Görgüzel'in ifadesi ortaya çıktı. Görgüzel ifadesinde "Rabia Karaca ile özel uçakta olan fotoğrafı doğrularım. Kıbrıs tatilinden sonra bu uçağa bindim. Beni bu tatile Emel Müftüoğlu gönderdi. Emel Müftüoğlu bu tatile gittiğim için kumar oynamak için casino çipi almıştır Murat Gülibrahimoğlu'ndan. Kıbrıs tatilimizde Murat Gülibrahimoğlu ve Emel Müftüoğlu yüksek miktarlarda kumar oynadılar. Tatilimizde ismini şu an hatırlayamadığım bazı kişiler de vardı. Bu tatilimden hatırladığım bir olay ise, Murat Gülibrahimoğlu ve yanındaki kızlar özel bir odaya geçerek kumar oynamaya devam ettiler. Ben kesinlikle bu tatilimde kimseyi fuhuşa teşvik etmedim. Fuhuş için aracılıkta da bulunmadım. Aksine bu genç kızlara ‘sizin burada ne işiniz var' dedim. Emel Müftüoğlu benim üzerimden para kazanmış olabilir ancak ben kendisinden kesinlikle para almadım. Dönüşte bindiğim uçağın Ekrem İmamoğlu'nun kullanmış olduğu özel jet olduğunu çok sonradan öğrendim. Zaten bu uçağın Ekrem İmamoğlu'nun özel jeti olduğun bilseydim kullanmazdım. Ben kesinlikle uçaktaki kapalı odaya girmedim. Bu odaya Murat Gülibrahimoğlu ve diğer kızların girdiğini hatırlıyorum ancak ben bu odaya girmedim. Ben uçakta döküm sahası, para, uyuşturucu sohbetlerinin üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Ben bu uçakta kesinlikle uyuşturucu madde kullanmadım. Uçakta genç kızla arka odaya sıklıkla gittiğini görünce kendilerini de ‘yazık değil mi kendinizi kullandırıyorsunuz' diye uyardım. İfademde son olarak şunu belirtmeliyim ki ben uyuşturucu madde kullanmadım, fuhuş suçunun konusu olan yabancı bir kimseyi aracı kılarak para kazanmadım. Diyeceklerim bundan ibarettir" dedi.

Nihat Yeşiltaş 2025’i sert eleştirdi: "Adalet olmadan ekonomi düzelmez!" Haber

Nihat Yeşiltaş 2025’i sert eleştirdi: "Adalet olmadan ekonomi düzelmez!"

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan yeni yıl mesajı: Karanlık dönemi birlikte aşacağız Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 2026 yılına girerken yayımladığı mesajında, 2025 yılının Türkiye açısından adaletin, demokrasinin ve özgürlüklerin ciddi biçimde tahrip edildiği bir yıl olarak geride kaldığını söyleyerek 2026’da mücadelenin daha da yoğunlaşacağına dikkat çekti. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yeni yıl mesajında, geride kalan yılın, halkın geleceğini karartmayı göze alan bir azınlık iktidarının yarattığı ağır bir tabloyla anıldığını belirterek zorlu bir yılı geride bıraktıklarını söyledi. Yeşiltaş, 2025’in, adaletin ayaklar altına alındığı, demokrasinin zayıflatıldığı ve ekonomik krizin derinleştiği bir yıl olduğunu ifade etti. Yeşiltaş’ın mesajı şu şekilde: “Sevgili Bursalılar, Değerli yol arkadaşlarım, Kıymetli örgütüm, hep birlikte zorlu bir yılı geride bırakıyoruz. 2025 yılı, kendi geleceğini kurtarmak için, halkın geleceğini karartmakta hiçbir sorun görmeyen bir azınlık iktidarı yüzünden; adaletin, demokrasinin ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığı, ekonomik krizin derinleştiği bir yıl oldu. Seçilmişlerin yargı yoluyla susturulmaya çalışıldığı, siyasi rekabetin adil zeminden uzaklaştırıldığı bir seneyi geride bırakıyoruz. Tek suçu bir sonraki seçimi kazanacak olmak olan Cumhurbaşkanı Adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, yol arkadaşlarımızın, milletvekillerinin, siyasetçilerin, bürokratların ve gazetecilerin içeride esir tutulduğu, partimize yönelik tehditlerin her geçen gün arttığı bir dönemden geçtik, geçmeye devam ediyoruz. Uygulanan yanlış ekonomi politikası yüzünden 2025 yılında eşi benzeri görülmemiş bir servet transferi gerçekleşti. Emekçi halkımız her geçen gün daha da yoksullaştı, bir avuç azınlık ise servetine servet kattı. Kadın cinayetleri durmadı, çocuklarımız MESEM’lerde can verdi, gençler umudunu yurtdışında aramaya devam etti... Sevgili Bursalılar, değerli mücadele arkadaşlarım, Ancak yeni yıla girerken sizlere tüm inancımla şunu söylüyorum: Bu tablo kaderimiz değil. Hiç merak etmeyin, 2026 yılı; ülkemizi her alanda ayağa kaldırma irademizin daha da güçlendiği bir yıl olacak. Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımız bugün zindanlarda esir olabilir. Ama temsil ettikleri halkçı, kamucu ve demokratik irade esir değildir. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır. Bizler yeni yılda, örgütümüzle ve halkımızla birlikte işte bu iradeye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz: Adalet olmadan ekonomi düzelmez. Demokrasi olmadan refah gelmez. Üretmeyen, ürettiğini adil paylaşmayan bir sistem ayakta kalamaz. Bizim anlayışımızda, üreten kazanır, çalışan korunur, emekli ve işçi açlığa mahkûm edilmez, çiftçi toprağında, esnaf dükkânında ayakta kalır, vergide adalet olur, kamu kaynakları yandaşa değil halka harcanır, hiçbir kadın kendini tehlikede hissetmez, gençler geleceğini bu ülkede kurar, özgürce dolaşır, özgürce düşünür, özgürce konuşur. Ülkemizde ve Bursa’mızda verdiğimiz mücadele tam olarak bunun içindir. 2026 yılı işte bu mücadelenin daha da yoğunlaştığı bir yıl olacak. Bizler her kesimden insanımızın taleplerine kulak vererek; özgür, adil ve daha güçlü bir toplum kurma yolunda önemli adımlar atacağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Hep birlikte, bu karanlık dönemi aşıp demokrasiyi ve adaleti yeniden getirecek ve hak ettiğimiz o güzel geleceğe hep birlikte ulaşacağız. Bu inançla, başta Bursalı hemşerilerim ve yol arkadaşlarım olmak üzere, sesimin ulaştığı tüm yurttaşlarımın yeni yılını yürekten kutluyorum. Nice umut dolu yıllara…”

Ekrem İmamoğlu 3’üncü kez hakim karşısında: ‘Sahte diploma’ davasında 8 yıl 9 ay hapis talebi Haber

Ekrem İmamoğlu 3’üncü kez hakim karşısında: ‘Sahte diploma’ davasında 8 yıl 9 ay hapis talebi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin 8 yıl 9 aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu’nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında İmamoğlu, 12 Eylül’de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, 'yolsuzluk' soruşturmasından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, sanık İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Selim İmamoglu, annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ile çok sayıda partili katıldı. Duruşma, yoklamalar ile devam ediyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, University College of Northern Cyprus’ın (UCNC) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College of Northern Cyprus’ın yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından KKTC’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanındığının belirtildiği iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak arttırıldığı, bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı aktarıldı. Gerek başvuru kabul edilecek yükseköğretim kurumlarıyla ilgili gerekse başvurusu değerlendirilecek öğrencilerle ilgili çok sayıda hileli işlem yapıldığının belirtildiği iddianamede, İngilizce İşletme programına yurt dışı yatay geçiş başvuruları kabul edilen öğrencilerin herhangi bir dil seviye tespit sınavı ya da yeterlilik sınavı yapılmadığı, yurt dışı yatay geçiş başvurusunda bulunan öğrencilerin ‘rektör, dekan, yönetim kurulu üyeleri, fakülte sekreteri, yatay geçiş komisyonu üyeleri’ gibi süreçte yer alan kişileri referans olarak gösterdikleri kaydedildi. İddianamede, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde görevli babası Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ersin Güredin’in KKTC’ye akademik izinle gittiği, dönüşünü yurt dışında sürekli dönüş gibi göstererek oğlu olan Eren Güredin’i yurt dışı nakil işleminden yararlandırdığı, Necati Eren Güredin isimli öğrencinin mezun olduğu kuruluş olan University College of Northern Cyprus’de (U.C.N.C.) yerine gerçeğe aykırı şekilde aynı şüpheli Ekrem İmamoğlu gibi öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiği, ayrıca Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğrenci işleri müdürü olarak görev yapan bir şahsın ‘bilgi sahibi’ sıfatıyla alınan beyanında Ekrem İmamoğlu adına okulda herhangi bir kayıt bulunmadığını, dolayısıyla bu kişinin bu okula giriş yapmadığını söylediği kaydedildi. TANINIRLIĞININ BULUNMADIĞINI BİLDİKLERİ HALDE İMAMOĞLU'NUN DENKLİĞİ OLAN BİR KURUMDAN YATAY GEÇİŞ YAPMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİĞİ KAYDEDİLDİ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulu eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmakta olduğu bilgisini İstanbul Üniversitesi’nin bilmesine rağmen İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği aktarılırken, yapılan bu işlemle hem İstanbul Üniversitesi yetkililerinin hem de şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun, University College of Northern Cyprus adlı kurumun Yükseköğretim Kurulu nezdinde tanınırlığının bulunmadığını bildikleri halde şüphelinin denkliği olan bir kurumdan yatay geçiş yapmış gibi gösterildiği kaydedildi. Şüpheli Ekrem İmamoğlu tarafından yatay geçiş sürecinde üniversiteye sunulan belgelerin University College of Northern Cyprus’a ait bir tanıtım broşürü ve bir adet transkriptten ibaret olduğunun belirtildiği iddianamede, bu belgelerin Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığının açıkça anlaşılması karşısında İstanbul Üniversitesi tarafından şüphelinin kaydının Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak yapıldığı, gerçeğe aykırı resmi belgenin açık bir hile ile düzenlendiği, şeklen doğru ancak içerik bakımından sahte bir belge meydana getirildiği aktarıldı. İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun hayat hikayesinin hiçbir aşamasında Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde eğitim gördüğüne ilişkin bir bilgi, bulgu bulunmadığı, buna rağmen İBB’nin resmi sitesinin de arasında bulunduğu pek çok yazılı ile görsel basın organlarında, şüphelinin Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden yatay geçiş yaptığı yönünde bilgi ve beyanlara yer verildiği, bu durumun temel nedeninin, İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş kaydı sırasında, şüphelinin Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisiymiş gibi gösterilmiş olmasından kaynaklandığı kaydedildi. 8 YIL 9 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ İmamoğlu’nun kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği ve tüm bu hususların ifade sırasında açık ve net bir şekilde sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakmak suretiyle açıklama yapmaktan kaçındığı kaydedilirken, ayrıca hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi’ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığı’na ve Yüksek Seçim Kurulu’na sunarak kullandığı belirtildi. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu’nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Partimizin İmralı'ya gitmeme üzerine aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır Haber

Partimizin İmralı'ya gitmeme üzerine aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır

Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen ve dün başlayan CHP 39. Olağan Kurultayı gündem maddelerini uygulamak üzere Divan Başkanı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin konuşmasıyla saat 10.00'da tekrar toplandı. Kurultay salonuna eşi Didem Özel ile gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salonun içerisinde tam tur atarak partilileri selamladı. Parti programı, tüzüğü ve kurultay yönetmeliğinin oylandığı kurultayın ilk günü seyircisiz tamamlanırken, bugün seyirciler salondaki yerlerini aldı. Kurultayın düzenlendiği salonda CHP Gençlik Kollarınca hazırlanan "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" yazılı ve tutuklu belediye başkanlarının çizimlerinin yer aldığı dev afiş asıldı. Kurultay'da tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun video mesajı yayımlandı. "CHP TÜRKİYE'YE YÖN VEREN, TÜRKİYE'NİN KURUCU İRADESİNİ TEMSİL EDEN PARTİDİR" Kurultayda bir konuşma gerçekleştiren Özel, CHP'nin Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden bir parti olduğunu aktararak, "Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir anka kuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yön veren, Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır" diye konuştu. CHP'nin her türlü hazırlığı yaptığı ve parti programlarının onaylandığını belirterek, "Burada yapılan tartışmalardan sonra oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin 81 ilden gelen, seçilmiş bin 200 delegesinin ve tüm doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı hazırladık. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu salondan, ‘Şimdi iktidar zamanı' diyerek ayrılmaya hazırdır, iktidara yürümeye hazırdır" ifadelerini kullandı. "Parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz" Verdikleri değişim sözünü tuttuklarını aktaran Özel, "Biz verdiğimiz değişim sözünün altını, tüm bu adımları atarak doldurduk ve şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmayı ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın onur meselesi sayıyorum" açıklamasında bulundu. "40'INCI KURULTAY, İKTİDARDAKİ İLK KURULTAYIMIZ OLACAK" Özel, bu kurultayın muhalefet olarak son kurultayları olduğunu dile getirerek, "Şimdi buradan bu kurultaydan, 40'ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40'ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır" dedi. "Ekrem İmamoğlu adayımızdır, A planımız da B planımız da Z planımız da budur" Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayları olduğunu bir kez daha hatırlatan Özel, "Bugün adayımızın metrodaki sesinden, duvardaki resminden, sosyal medyadaki hesabından bile korkuyorlar. Onlara buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da B planımız da Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu, milletin adayıdır. Sarayın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu'nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan. Yargı kollarına değil, teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada ve örgütüm burada, sandık nerede? Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı" ifadelerine yer verdi. "CHP BİZİ ESKİYE DÖNDÜRMEK İSTEYENLERDEN ARINACAK" Özel, Partisinde verilen mücadeleye destek olmayanlara yer olmadığını vurgulayarak, "Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa işte bu anlayıştan aranacaktır. Bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyenlerden sokaklardan ve meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacaktır. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıkları erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. Bu parti, kadın kollarının seçim akşamı tülbenti sirkeye basıp başına bağladığı bir parti olmayacak, bu parti, gençlik kollarının, ışığı sönmeden kendi evine gidemediği, boynu bükük sokakta beklediği, babası ‘Ne oldu seçim' deyince yere bakan gençlik kollarının partisi olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak" diye konuştu. "TERÖR SORUNUNUN DEMOKRATİK YOLLARDAN ÇÖZÜLMESİ İÇİN MECLİS'TE KOMİSYON KURMA ÖNERİSİNİ DİLE GETİREN PARTİYİZ" Özel, ‘Kürt Sorunu'nun varlığının inkar edilemez olduğunu sözlerine ekleyerek, "Birileri bırakın Kürt sorununu, Kürtlerin varlığını bile inkar ederken hala Kürtlerin seçtiği belediyelere kayyım atarken, siyasetçilerin Genel Başkanları, Eş Genel Başkanları, belediye başkanlarını hapislerde tutarken Cumhuriyet Halk Partisi kararlılıkla bu sorunun demokratik yöntemlerle çözümünü savunmuştur. Biz, DEM Parti ile görüştüğümüz için terörist ilan edilirken duruşundan milim sapmayan, yeri geldiğinde de Kürtlere, ‘Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşı olduğunuzu hissedeceksiniz' diye vaatte bulunmaktan korkmayan bir partiyiz. Büyük bir Türkiye İttifakı, bizim hayalimiz ve idealimizdir. Bu anlayışla bu sorunun demokratik yollardan çözülmesi için Meclis'te komisyon kurma önerisini de dile getiren partiyiz" ifadelerine yer verdi. "PARTİMİZİN İMRALI'YA GİTMEME ÜZERİNE ALDIĞI KARAR YIKICI DEĞİL YAPICIDIR" Özel, ‘Terörsüz Türkiye Sürecinde' TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına da değinerek, şu ifadelere yer verdi: "Gelinen aşamada komisyon 18 toplantı yapmıştır. Ama hala belediyelerde, millet iradesinin üstünde atadıkları kayyımlar bulunmaktadır. Hala Kürtlerin belediye meclislerine girmesini suç sayan, Kent Uzlaşısı adı altında utanç davalarından insanlar hapis yatmaktadır. Hala seçilmiş siyasetçiler hapistedir. Hala Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları uygulanmamaktadır. Bunlar çözülmeden, tüm meselenin ‘olmazsa olmaz' denilerek İmralı'ya gitmeme noktasına sıkıştırılması doğru olmamıştır. Siyaset dayatmalarla değil, milletin rızasını alarak yapılır. O yüzden partimizin aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır. Çünkü menzil barışsa istikamet samimiyettir." "TERÖRSÜZ VE DEMOKRATİK TÜRKİYE'Yİ MUTLAKA İNŞA EDECEĞİZ" ‘Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin TBMM'ye 29 maddelik çözüm önerisi sunduklarını ve bu önerileri her yerde savunacaklarını söyleyen Özel, "Türkiye'nin demokrasi ve sosyal birikimi Orta Doğu'daki tüm kimlikler ve inançlar için huzur ve refah sağlayacak güce sahiptir. Bu öncülüğü yapabilmek ise ancak kendi toplumsal barışını, demokrasi ve adaletini sağlamış bir Türkiye ile mümkündür. Herkes suni tartışmalardan vazgeçip hedefe odaklanmalıdır. Biz, terörsüz ve demokratik Türkiye'yi mutlaka inşa edeceğiz. Türkiye'yi içine kapatan, toplumu birbirine düşüren, siyaseti tarihe gömmeye, bölgemizde barışı, kardeşliği, ülkemizde de huzuru, eşitliği ve refahı sağlayacak yeni bir dönemi başlatmaya geliyoruz" dedi. Kurultay'a Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun yanı sıra AK Parti Genel Başkanı Vekili Mustafa Elitaş ve diğer siyasi partilerin temsilcileri de katılım sağladı.

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim'' Haber

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim''

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı'ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" dedi. MHP Lideri Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Azerbaycan'ın Gence şehrinden Türkiye'ye gelmek üzere havalandıktan bir müddet sonra Gürcistan hava sahasında düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan 20 asker için başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, "Bu kahraman vatan evlatlarının şerefli isimleri milli gönüllere kazınmış, geride bıraktıkları aileleri ise hepimizin namusuna emanet edilmiştir. Her birisinin ayrı hikayesi, her birisinin ayrı beceri ve kabiliyeti vardı. Hem asker olarak hem de uzmanlık alanlarında iyi yetişmişlerdi. Hepsi de milletimizin tertemiz sinesinden doğan yüzleri kavruk Anadolu çocuklarıydı. Al bayrağa sarılı naaşları 17 ilimizde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Tabutlara sarılan şehit çocukları, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, dizlerine vuran şehit anaları, yarım kalmış hayalleriyle boynu bükük şehit eşleri içimize kor gibi düştü" ifadelerini kullandı. C-130 tipi kargo uçağının nasıl ve niçin düştüğü, bu elim olayın geri planındaki esrar perdesinin kuşkusuz aydınlanacağı ve bütün ihtimallerin dikkatten ve gözden kaçırılmadan inceleneceğini belirten Bahçeli, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi kamuoyuna yansımasından hemen sonra bilhassa sosyal medya vasıtasıyla yapılan maksatlı ve marazi yorum ve değerlendirmelerin iyi niyetten mahrum olduğu çok açıktır. Karanlık mahfillerce üretilen dezenformasyon kampanyasının nerelere kadar uzandığı, nasıl bir yalan ve iftira düzeneğinin harekete geçirildiği her türlü izah ve ifadeden varestedir. Resmi açıklamayı öğrenme zahmetine tenezzül etmeden fiili kaza-kırım heyeti gibi yayın ve yorum yapanların, oturdukları yerden bilirkişilik taslayanların cahil cüretkârlıkları saklanamayacak düzeyde ortadadır" şeklinde konuştu. "KARA KUTUNUN DEŞİFRE EDİLMESİNİ SABIRLA BEKLEMEK LAZIMDIR" Zorlu ve sıkıntılı günlerin devlet ve millet aleyhine bir dedikodu furyasına çevirenlerin maskelerin indirileceğini dile getiren Bahçeli, "Devletimize güven ve itibar asıldır. Milletimize doğru ve isabetli bilgiler vermek, komplo teorilerine kapalı durmak ahlaki bir mükellefiyettir. Kara kutunun deşifre edilmesine eş zamanlı olarak kaza-kırım heyetinin rapor formatında hazırlayacağı çalışmalarının sonuçlanmasını sabırla beklemek lazımdır" dedi. "ALIRIM YANIMA 3 ARKADAŞIMI, İMRALI'YA GİTMEKTEN VE BİR MASA ETRAFINDA YÜZ YÜZE GELMEKTEN DE İMTİNA ETMEM" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun artık son düzlüğe girdiğini ifade eden Bahçeli, "Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı'ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı'ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı'ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis'te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma 3 arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı'ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" ifadelerini kullandı. "ARTIK TÜRK ADALETİ KARAR VE HÜKMÜNÜ VERECEKTİR" İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan 3741 sayfalık iddianame hakkında konuşan Bahçeli, "Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105'i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır" dedi. "YARGILAMA EN BAŞTA TRT OLMAK ÜZERE, TÜM TELEVİZYONLARDAN CANLI YAYIN OLARAK GERÇEKLEŞMELİDİR" Geciken adaletin adalet olmayacağının ortada olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "Daha önce de vurguladığım gibi, yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir. Dediğim gibi, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğim, zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Aziz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır."

İmamoğlu iddianamesinde “Kaftancıoğlu” detayı Haber

İmamoğlu iddianamesinde “Kaftancıoğlu” detayı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik ‘yolsuzluk’ iddiasıyla hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. İddianamede, İmamoğlu’nun CHP İstanbul İl Binası’nın satın alınması sürecinde o dönemki il başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu saf dışı bırakarak binanın satın alınma sürecini bizzat yürüttüğü ve CHP’nin yönetimine talip olduğuna ilişkin ilk gövde gösterisini bu şekilde yaptığı kaydedildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Suç örgütünün ahtopotun kolları gibi geliştiği ve ilçe belediyelerinin sorumluluk sahasına giren konularda dahi karar alma yetkisine sahip olduğu belirtildi Hazırlanan iddianamede şüpheli İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra görevinden kaynaklanan imkan ve yetkilerin artmasıyla örgütün faaliyet alanını genişlettiği, suçtan kaynaklanan kazancı artırdığı, İBB şemasında yer alan birimlerden sorumlu örgüt yöneticilerini belirledikten sonra her bir örgüt yöneticisine bağlı hareket eden örgüt üyesi sayısının artırarak faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. İBB’nin sorumluluk sahası da dikkate alındığında suç örgütünün ahtopotun kolları gibi geliştiği ve ilçe belediyelerinin sorumluluk sahasına giren konularda dahi suç örgütü üye ve yöneticilerinin karar alma yetkisine sahip olduğu aktarıldı. İl binasının satın alımı sürecine ait ‘para sayma’ görüntülerinin kamuoyuna yansımasıyla suç örgütünün ilk görüntüsünü kamuoyu nezdinde bu şekilde verdiği kaydedildi İmamoğlu’nun İBB Başkanı olduktan sonra 2019’da Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Binası’nın satın alınması sürecinde o dönemki il başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu saf dışı bırakarak binanın satın alınma sürecini bizzat yürüttüğünün aktarıldığı iddianamede, CHP’nin yönetimine talip olduğuna ilişkin ilk gövde gösterisini bu şekilde yaptığı, İl binasının satın alımı sürecine ait ‘para sayma’ görüntülerinin kamuoyuna yansımasıyla İmamoğlu tarafından kurulduğu öne sürülen suç örgütünün ilk görüntüsünü kamuoyu nezdinde verdiği, bu görüntüler üzerine binanın ‘bağış’ olarak toplanan paralarla satın alındığı algısı oluşturulmaya çalışılsa da gerçekte durumun farklı olduğu ve CHP tarafından bağış olarak toplanan miktar dışında kalan tutarın örgütün suçtan elde ettiği kazançla karşılandığı kaydedildi.

İmamoğlu’na 160 Milyar TL’lik kamu zararı suçlaması Haber

İmamoğlu’na 160 Milyar TL’lik kamu zararı suçlaması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, İmamoğlu'nun örgüt kurucusu ve lideri olduğu, doğrudan işlediği suçlar olarak 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez 'rüşvet', 7 kez 'suç gelirlerinin aklanması' ve 7 kez 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' suçlarından, ayrıca örgüt mensupları tarafından işlenen bazı suçlar olmak üzere toplamda 142 eylemden cezalandırılması talep edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve kamuoyunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" olarak anılan soruşturmaya ilişkin iddianamenin tamamlandığı açıklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında; Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bugün itibariyle iddianamemizle 105'i tutuklu, 170'i adli kontrollü, 7'si yakalama emriyle aranan 402 şüpheli ve 1'i adli kontrollü 5 müşteki şüpheli hakkında toplam 143 farklı eylemle ilgili olarak ‘‘Suç Örgütü Kurma ve Yönetme, Suç Örgütüne Üye Olma, Örgütün Hiyerarşik Yapısına Dahil Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme, Rüşvet Alma, Rüşvet Verme, İrtikap, İhaleye Fesat Karıştırma, Kamu Kurum Ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık, Vergi Usul Kanununa Muhalefet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama, Kişisel Verilerin Kaydedilmesi, Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma, Çevrenin Kasten Kirletilmesi, Orman Kanununa Muhalefet, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma, Kamu Malına Zarar Verme, Maden Kanuna Muhalefet ve Orman Kanununa Muhalefet'' suçlarından İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açılmıştır. Hakkında kamu davası açılan şüphelilerden 99'u örgüt mensubu 1'i örgütün kurucusu ve lideri şüpheli Ekrem İmamoğlu, 6'sı örgüt yöneticileri şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün, 92'si örgüt üyesi olmak üzere, geri kalanı örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen konumundadır. İddianamede örgütün kurucusu ve lideri şüpheli Ekrem İmamoğlu hakkında; doğrudan işlediği suçlar olan Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Rüşvet (12 kez), Suç Gelirlerinin Aklanması (7 kez), Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık (7 kez) suçlarından, Suç örgütünün kurucusu ve lideri olması dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/5'inci maddesi uyarınca örgütün faaliyeti çerçevesinde örgüt mensupları tarafından işlenen Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (2 kez), Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma (2 kez), Suç Delilerini Gizleme (4 kez), Haberleşmenin Engellenmesi, Kamu Malına Zara Verme, Rüşvet Alma (47 kez), Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma, İrtikap (9 kez), Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık (39 kez), Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama (4 kez), İhaleye Fesat Karıştırma (70 kez), Çevre Kasten Kirletilmesi, Vergi Usul Kanuna Muhalefet, Orman Kanununa Muhalefet, Maden Kanuna Muhalefet suçlarından, Olmak üzere toplamda iddianameye konu (142) eylemle ilgili olarak cezalandırma talep edilmiştir. Hakkında işlem yapılan bir kısım şüpheliler yönünden soruşturma devam etmektedir. Kamuoyunun bilgisine duyurulur" ifadelerine yer verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.