SON DAKİKA
Hava Durumu

#Endüstriyel Yemek

Söz Bursa - Endüstriyel Yemek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endüstriyel Yemek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yemek sanayicilerinden "Maliyet" alarmı: BUYSAD Başkanı Özen konuştu! Haber

Yemek sanayicilerinden "Maliyet" alarmı: BUYSAD Başkanı Özen konuştu!

Küresel enerji krizi ve gıda fiyatlarındaki artış, endüstriyel yemek sektöründe maliyetleri yukarı çekti. BUYSAD Başkanı Özen, sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarına etkisi, Türkiye’de birçok sektörde olduğu gibi endüstriyel yemek sektöründe de maliyet baskısını artırdı. Petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanma, akaryakıt ve petrokimya ürünlerine bağlı kalemlerde yükselişe yol açarken; bu durum üretimden lojistiğe kadar geniş bir zinciri etkiledi. LOJİSTİK VE ENERJİ KISKACI Bu sürecin sahadaki yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Başkanı Abidin Şakir Özen, özellikle enerjiye bağlı maliyet kalemlerinde yaşanan artışın sektör üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’de petrol fiyatlarındaki yükselişin pompa fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla devreye alınan eşel mobil mekanizmasına da değinen Özen, bu uygulamanın Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında akaryakıt maliyetlerinin daha kontrollü seyretmesine katkı sunduğunu belirtti. Başkan Özen, buna rağmen küresel fiyat hareketlerinin üretim ve lojistik maliyetleri üzerindeki etkisinin devam ettiğini vurguladı. Endüstriyel yemek sektöründe üretimin yanı sıra dağıtım süreçlerinin de önemli bir maliyet kalemi olduğuna dikkat çeken Başkan Özen, mutfaklarda hazırlanan yemeklerin taşımalı sistemle tüketim noktalarına ulaştırıldığını ifade etti. Artan akaryakıt fiyatlarının bu süreci doğrudan etkilediğini belirten Abidin Şakir Özen, taşıma maliyetlerindeki yükselişin toplam maliyet yapısını yukarı çektiğini dile getirdi. KIRMIZI ET FİYATLARI SEKTÖRÜ BASKILIYOR Petrol türevlerinden elde edilen ambalaj malzemelerindeki fiyat artışının da sektöre ek yük getirdiğini ifade eden Başkan Abidin Şakir Özen, üretim süreçlerinde kullanılan paketleme ürünlerinde belirgin maliyet artışları yaşandığını kaydetti. Lojistik giderlerdeki yükselişin yalnızca dağıtım değil, hammadde temin süreçlerinde de fiyatları yukarı yönlü etkilediğini belirtti. Enerji kaynaklı maliyet artışına ek olarak, Türkiye’de Ramazan öncesinde başlayan ve bayram dönemine kadar devam eden gıda fiyatlarındaki spekülatif yükselişin de sektöre doğrudan yansıdığına dikkat çeken BUYSAD Başkanı Abidin Şakir Özen, kırmızı ve beyaz et başta olmak üzere birçok temel gıda kaleminde artış yaşandığını ifade etti. Başkan Özen, özellikle Ramazan ve sonrasında Kurban Bayramı’na uzanan süreçte et fiyatlarında gözlenen yukarı yönlü hareketin maliyetler üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Aynı dönemde yaş sebze ve meyve fiyatlarında da benzer bir artış eğiliminin görüldüğüne işaret eden Özen, lojistik maliyetlerindeki yükselişin bu tabloyu daha da güçlendirdiğini belirtti. MUTFAKTAKİ GÖRÜNMEZ MALİYET: AMBALAJ Bu gelişmelerin bir araya gelmesiyle birlikte endüstriyel yemek sektöründe üretim maliyetlerinin çok yönlü olarak arttığını ifade eden Özen, maliyet baskısının yalnızca enerji değil, gıda tedarik zincirinin tamamına yayıldığını dile getirdi. Tüm bu gelişmelerin endüstriyel yemek sektöründe maliyetleri çok yönlü olarak artırdığını ifade eden Başkan Özen, sektörün mevcut şartları dikkatle analiz ederek sürdürülebilir bir denge kurmaya çalıştığını vurguladı. Küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Özen, sürecin hem üretici hem de hizmet alan taraf açısından dengeli şekilde yönetilmesinin önemine işaret etti.

Endüstriyel yemekte ucuzluk yarışı, toplum sağlığını tehdit ediyor Haber

Endüstriyel yemekte ucuzluk yarışı, toplum sağlığını tehdit ediyor

Son günlerde art arda yaşanan zehirlenme vakaları, toplu yemek hizmetinin bir maliyet kalemi değil, doğrudan toplum sağlığını etkileyen kritik bir alan olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle okullar, yurtlar ve büyük işletmelerde düşük maliyetli tercihlerinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ardı ardına yaşanan gıda zehirlenmeleri, toplu yemek hizmetinin maliyet odaklı bir kalemden çok daha fazlası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul'da 25 kişinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmasıyla gündeme gelen süreç, Rize’de 40 öğrencinin, Bolu’da 14 üniversite öğrencisinin ve Eskişehir’de bir lise öğrencisinin benzer şikâyetlerle tedavi altına alınmasıyla devam etti. Uzmanlara göre tablo, özellikle okullar, yurtlar, kamu kurumları ve büyük işletmelerde yapılan düşük maliyetli tercihlerinin toplum sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu gösterdi. Toplu yemek hizmeti çoğu kurum tarafından hâlâ bir maliyet kalemi olarak görülse de, düşük maliyet baskısıyla yapılan seçimler, ham madde kalitesinin düşmesine, hijyen zincirinin zayıflamasına ve kritik süreçlerde kontrol kaybına yol açabiliyor. Bu durum kısa vadede tasarruf gibi görünse de, uzun vadede hem sağlık hem kurumsal itibar hem de hukuki yükümlülükler açısından ağır sonuçlar doğuruyor. Tam da bu sebepten dolayı, endüstriyel yemek üretiminde kalite standartlarını operasyonun merkezine alan firmalar sektör içinde ayrışıyor. Bursa’da 34 yıldır faaliyet gösteren Yankı Yemek, bu yaklaşımı benimseyen firmalar arasında öne çıkıyor. Yankı Yemek, üretim süreçlerinde ham madde güvenilirliğini birincil kriter olarak ele alırken, tüm malzemelerini analiz ve sertifikalarla doğrulanmış markalardan temin ediyor. Firmanın Kalite Sistem Sorumlusu Leman Yurttaş, endüstriyel yemek üretiminde düşük maliyet odaklı yaklaşımların kaliteyi zayıflattığını belirterek, üretimin hiçbir aşamasında düşük standartlı malzeme kullanılmadığını ifade etti. Yurttaş’a göre yemeklerin her gün aynı standartta sunulabilmesi, tam izlenebilir üretim altyapısı, el değmeden pişirme teknolojisi ve sürekli denetim kültürü gerektirdiğini sözlerine ekledi. "ENDÜSTRİYEL YEMEKTE UCUZLUK MODELİ ARTIK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL" Leman Yurttaş, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşanan zehirlenme vakalarının yalnızca yemek üreticileri için değil, bu hizmeti satın alan işletmeler, yurtlar, okullar ve sağlık kuruluşları için de önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Toplu yemeğin, maliyet baskısına sıkıştırılamayacak kadar kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Yurttaş, ham madde seçimi, üretim hattı, pişirme prosesleri ve sevkiyatın birbirine bağlı bir gıda güvenliği zinciri olarak yönetilmesi gerektiğini vurguladı. "YEMEDİĞİMİZİ YEDİRMİYORUZ" Çalı Sanayi Bölgesi’nde 4 bin 500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Yankı Yemek tesisleri, günlük 15 bin kişiye yemek sunarken ihtiyaç halinde üretim kapasitesini 25 bine kadar çıkarabiliyor. ISO 9001, ISO 22000 (HACCP), ISO 14001 ve OHSAS 18001 gibi uluslararası kalite belgelerine sahip olan firma, yıllık yaklaşık 5 milyon kişiye ulaşan üretim hacmini 'Yemediğimizi yedirmiyoruz' anlayışıyla güvence altına alıyor.

Endüstriyel yemekte güven ve kaliteyi yeniden tanımlıyor Haber

Endüstriyel yemekte güven ve kaliteyi yeniden tanımlıyor

Endüstriyel yemek sektöründe artan hijyen beklentileri, firmaların üretim süreçlerini daha şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesini zorunlu kılıyor. Sektörde 35 yılı geride bırakan Yankı Yemek, bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, uygulamalarında öncü yaklaşım sergileyen işletmeler arasında yer alıyor. Kurumsal yemek hizmetlerinde sürekli iyileştirme prensibini benimseyen Yankı Yemek, üretim süreçlerini yüksek teknolojiyle destekleyerek standart olgunluğunu koruyor. Bursa’da faaliyet gösteren firma, ham madde seçiminden porsiyon yönetimine, sevkiyattan personel eğitimine kadar her aşamada kontrol mekanizmasını devrede tutuyor. Endüstriyel mutfak yatırımlarını artıran işletme, sürdürülebilir lezzet yaklaşımıyla müşterilere güven veren bir pozisyon edindi. Yankı Yemek Genel Müdür Yardımcısı Leman Yurttaş, endüstriyel yemek sektöründe rekabetin fiyat indirimi üzerinden ilerlemesinin sürdürülebilir olmadığını belirterek, şirketin uzun vadeli iş ilişkileri ve müşteri sağlığını merkeze alan bir üretim anlayışı benimsediğini söyledi. Malzeme seçimi, üretim hijyeni ve düzenli personel eğitimlerinin lezzetin devamlılığında belirleyici olduğuna dikkat çeken Yurttaş, kalite yönetim süreçlerinin laboratuvar analizleri ve sertifikasyonlarla ölçümlendiğini ifade etti. Üretim alanlarında temas riskini azaltan teknolojik sistemlerin devrede olduğunu kaydeden Yurttaş, teknolojinin güvenli ve standartlaştırılmış kalite için kritik rol oynadığını vurguladı. Firmanın Çalı Sanayi Bölgesi’ndeki 5 bin metrekarelik modern tesisi, günlük 20 bin kişilik üretim kapasitesine sahip. Mevcutta 15 bin pax seviyesinde üretim gerçekleştiren Yankı Yemek, talep artışlarında ise hızlıca atıl kapasitesini devreye alarak kesintisiz hizmet sağlayabiliyor. Tüm satın alım süreçlerinde yalnızca sertifikalı tedarikçilerle çalışan firma, risk analizlerini düzenli aralıklarla raporluyor. Laboratuvar destekli kontrollerin yanı sıra sevkiyat ekipmanlarının temizlik döngüleri de dijital olarak kayıt altına alınıyor. Yankı Yemek, ISO 14001, ISO 9001, ISO 22000 (HACCP) ve OHSAS 18001 gibi uluslararası standartlarla üretim ve hizmet süreçlerini güvence altına alıyor. Yurttaş, söz konusu belgelerin yalnızca birer sertifikasyon değil, denetlenen, ölçümlenen ve raporlanan bir mutfak kültürünün teknik altyapısını temsil ettiğini belirtti. Endüstriyel yemek üretiminde hijyenin çoğu zaman görünmeyen bir maliyet unsuru olduğunu ifade eden Yurttaş, bu kalemin göz ardı edilmesinin zincirleme riskler doğurabileceğini kaydetti. Endüstriyel yemek sektöründe kalite bilincinin yükseltilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Yurttaş, kalıcılığın anlık fiyat kararlarıyla değil, kurumsal hafızayı güçlendiren ve süreçlere yerleşen uygulamalarla sağlandığını söyledi. Bu kapsamda sürdürülebilirlik eksenli bir işletme modeli kurguladıklarını aktaran Yurttaş, teknolojik altyapı, hijyen odaklı üretim yönetimi, sürekli eğitilen iş gücü ve çok katmanlı kontrol mekanizmalarının birleşimiyle oluşturdukları üretim disiplininin sektör adına örnek gösterilebilir nitelikte olduğunu ifade etti.

BUYSAD'dan teknolojik dönüşüm için destek çağrısı Haber

BUYSAD'dan teknolojik dönüşüm için destek çağrısı

Dönmez, maliyetlerin düşürülmesi ve üretim süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi için yeni nesil teknolojilere geçişin kritik öneme sahip olduğunu vurgularken, bu dönüşümün gerçekleştirilmesi için uygun finansman imkanlarına erişimin sektördeki firmalar için hayati önem taşıdığını, teknolojinin kaliteyi ve standartlaşmayı da beraberinde getireceğini belirtti. Başkan Coşkun Dönmez, sektörde buhar kazanları ve otomatik pişirme cihazları gibi yenilikçi ekipmanların giderek daha fazla tercih edildiğini belirtti. Ancak, bu teknolojilerin yüksek maliyetli olduğunu ve birçok firmanın finansman konusunda zorlandığını dile getirdi. Dönmez, "Bu yenilikçi teknolojiler, hem kaliteyi artırıyor hem de üretim süreçlerini daha verimli hale getiriyor. Ancak, bu yatırımlar için ciddi finansman gerekiyor. Firmalarımızın bu dönüşümü gerçekleştirebilmesi için devletin uzun vadeli, faizsiz ya da düşük faizli kredi imkânlarıyla sektöre destek olması şart. Devletin tasarrufta olduğu bir süreçteyiz ancak toplum sağlığını ilgilendiren konularda tasarruf olmaz" dedi. Başkan Dönmez, finansal desteklerin yalnızca firmaların yükünü hafifletmekle kalmayacağını, aynı zamanda Türkiye’nin endüstriyel yemek sektöründe ihracat potansiyelini artıracağını da söyledi. Bunun ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağına vurgu yapan Başkan Dönmez, "Doğru yatırımlarla sektörümüz uluslararası arenada güçlü bir oyuncu haline gelebilir. Bu, hem yerli üreticilere hem de Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlar" diye konuştu. Başkan Dönmez, verilecek desteklerle sektördeki firmaların global pazarlarda daha etkin bir konuma gelebileceğini de ifade etti. Öte yandan, sektördeki teknolojik dönüşümün hızlanması, hizmet verilen kuruluşlara daha kaliteli ve ekonomik çözümler sunulmasını da mümkün kılacak. BUYSAD Başkanı Dönmez, bu sürecin yalnızca firmalar için değil, ülke ekonomisi için de stratejik önem taşıdığını belirterek şunları kaydetti: "Devlet tarafından verilecek olan teknolojik yatırımları kolaylaştıracak destekler sayesinde sektördeki firmalarımız hem iç pazarda hem de uluslararası arenada rekabet güçlerini artırabilir. Türkiye, yemek sanayisi alanında dünya çapında örnek bir model olabilir." Sektör temsilcileri, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve teknolojik dönüşüm sürecinin hızlandırılmasının sektörde sürdürülebilir büyüme ve global rekabet için temel adımlar olduğunu vurguluyor. Bu adımların yalnızca firmaların değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin uzun vadeli stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağı ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.