SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji

Söz Bursa - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Enflasyon rakamları açıklandı: Mutfaktaki yangın dinmiyor! Gıda artışı ortalamayı katladı Haber

Enflasyon rakamları açıklandı: Mutfaktaki yangın dinmiyor! Gıda artışı ortalamayı katladı

ŞUBAT AYINDA TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) YILLIK YÜZDE 31,53, AYLIK YÜZDE 2,96 ARTTI. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,95 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,53 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 36,44 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,44 artış, ulaştırmada yüzde 28,86 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,33 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 9,07, ulaştırmada 4,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,24 yüzde puan oldu. TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 6,89 ARTTI En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,89 artış, ulaştırmada yüzde 2,58 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,40 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,71, ulaştırmada 0,43 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 29,91 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,91 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,05 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,56 arttı, aylık yüzde 2,43 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,43 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 5,16 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,56 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,60 artış gösterdi. Yİ-ÜFE İMALAT ÜRÜNLERİNDE YILLIK YÜZDE 27,98 ARTTI Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 31,88 artış, imalatta yüzde 27,98 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 22,53 artış ve su temininde yüzde 38,22 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 26,09 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,14 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57 artış, enerjide yüzde 20,68 artış ve sermaye mallarında yüzde 29,51 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,95 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,31 artış, imalatta yüzde 2,95 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 3,04 azalış ve su temininde yüzde 3,65 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,48 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 4,47 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3,30 artış, enerjide yüzde 0,22 azalış ve sermaye mallarında yüzde 2,25 artış olarak gerçekleşti.

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır Haber

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır

Ramazan ayında en çok merak edilen soru: "Gün boyu halsiz kalmadan ve susamadan nasıl oruç tutulur?" Uzmanlar, sahurda yapılan hataların gün boyu yorgunluk ve baş ağrısı yapabileceği konusunda uyarıyor. İşte sağlıklı ve zinde bir Ramazan için sahur sofranızda olması gerekenler: TOKLUĞUN ANAHTARI: KALİTELİ PROTEİN Sahurda protein tüketmek, sindirim süresini uzatarak tokluk hissini artırır. Yumurta: "Anne sütünden sonra en kaliteli protein" olarak bilinir. Haşlanmış yumurta sahurun olmazsa olmazıdır. Lor Peyniri: Hem proteini yüksek hem de tuzu en düşük peynirlerden biridir. SUSUZLUĞU ÖNLEYEN SEBZELER Sahurda sadece su içmek yetmez, vücutta su tutan besinler tüketmek gerekir. Salatalık: %95'i sudur ve doğal bir serinletici etkisi vardır. Marul ve Yeşillikler: Lifli yapıları sayesinde suyu vücutta yavaş yavaş serbest bırakır. ENERJİ VEREN "YAVAŞ" KARBONHİDRATLAR Beyaz ekmek yerine kan şekerini dengede tutan tahılları seçin. Tam Buğday veya Çavdar Ekmeği: Lifli yapısıyla acıkmayı geciktirir. Yulaf Ezmesi: Yoğurt veya sütle hazırlandığında hem mideyi yormaz hem de uzun süre enerji verir. SAĞLIKLI YAĞLAR (SUSAMAYI ENGELLER) Yağlar midenin boşalma süresini uzatır ancak ağır yağlardan kaçınmak gerekir. Ceviz ve Fındık: Çiğ (kavrulmamış) kuruyemişler hem beyin fonksiyonlarını destekler hem de tokluk sağlar. Zeytin: Sahurda zeytin yenecekse mutlaka suda bekletilip tuzu alınmalıdır, aksi halde gün boyu susatır. ŞİFA KAYNAĞI: HOŞAF VE KOMPOSTO Şeker ilavesiz, kuru meyvelerden (kayısı, erik, incir) yapılan kompostolar hem bağırsak hareketlerini düzenler hem de vücudun sıvı ihtiyacını lezzetli bir yolla karşılar. SAHURUN "ÜÇ BÜYÜK" HATASI! Ağır Kızartmalar: Patates veya hamur kızartmaları mide yanmasına ve aşırı susuzluğa neden olur. Aşırı Çay Tüketimi: Çay, vücuttaki suyun daha hızlı atılmasına yol açar. Sahurda çay yerine su veya ayran tercih edilmelidir. Hemen Uyumak: Sahur biter bitmez yatmak yerine 20-30 dakika beklemek, sindirim sorunlarını ve reflüyü önler.

Hamilelikte oruç tutarken bu belirtilere dikkat: Varsa hemen bırakın! Haber

Hamilelikte oruç tutarken bu belirtilere dikkat: Varsa hemen bırakın!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nuray Kuzukıran, gebelik döneminde oruç tutmanın her anne adayı için farklı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, bu sürecin mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanması gerektiğini söyledi. Hamilelikte vücudun normalden çok daha fazla enerji, protein, sıvı ve mineral tükettiğine dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uzun süreli açlık ve susuzluğun bazı anne adayları tarafından tolere edilebildiğini ancak bazı gebelerde ciddi riskler oluşturabileceğini ifade etti. “Gebelik sürecinde annenin metabolizması hem kendi ihtiyaçlarını hem de bebeğin gereksinimlerini karşılamak üzere yoğun çalışır” diyen Kuzukıran, özellikle ilk aylarda bulantı ve kusma yaşayan, son aylarda ise artan kan hacmi ve sıvı ihtiyacı nedeniyle zorlanan anne adaylarında uzun süreli açlığın halsizlik, tansiyon düşmesi ve kan şekeri dengesizliğine yol açabileceğini vurguladı. Kuzukıran, “Bu tablo sadece anneyi değil, bebeğe giden kan akımını da etkileyebilir” dedi. En sık karşılaşılan risklerden birinin hipoglisemi olduğunu belirten Kuzukıran, “Uzun açlığa bağlı kan şekeri düşüklüğü baş dönmesi, bayılma hissi, çarpıntı ve yoğun halsizlikle kendini gösterebilir. Ayrıca yetersiz sıvı alımı dehidratasyona ve idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir. Yaz aylarına denk gelen oruç dönemlerinde bu risk çok daha belirgin hale gelir” açıklamasında bulundu. Her gebeliğin yüksek riskli olmadığını da hatırlatan Kuzukıran, sağlıklı, kilo kaybı yaşamayan, kansızlığı bulunmayan ve düzenli doktor kontrolünde olan bazı anne adaylarının, hekim onayı ve doğru beslenme planıyla oruç tutabileceğini belirtti. “Burada belirleyici olan bireysel sağlık durumudur. Genel bir ‘tutulabilir’ ya da ‘tutulamaz’ yaklaşımı doğru değildir” diye konuştu. Kimler için risk daha yüksek? Gebelik şekeri bulunanlar, tansiyon problemi yaşayanlar, çoğul gebelik taşıyanlar, bebekte gelişme geriliği saptananlar, kansızlığı olanlar ve erken doğum riski bulunan anne adayları için orucun genellikle önerilmediğini kaydeden Kuzukıran, şu uyarıyı yaptı: “Yoğun bulantı-kusma yaşayan ya da yeterli kilo alamayan gebelerde uzun süre aç kalmak mevcut tabloyu ağırlaştırabilir. Bu gruptaki anne adaylarının mutlaka doktorlarına danışmadan oruç kararı almamaları gerekir.” Oruç tutacak anne adaylarına uyarılar Oruç tutmaya karar veren gebeler için bazı temel kuralların hayati önem taşıdığını belirten Kuzukıran, iftar ile sahur arasında bol sıvı tüketilmesi, protein ağırlıklı ve uzun süre tokluk sağlayan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Gün içinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerektiğini de vurgulayan Kuzukıran, “Baş dönmesi, çarpıntı, baygınlık hissi ya da bebek hareketlerinde azalma gibi belirtiler ortaya çıkarsa oruç mutlaka sonlandırılmalıdır” dedi. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, sözlerini “Anne sağlığı bebeğin sağlığıdır. Bu nedenle dini hassasiyetler kadar tıbbi gerçeklerin de dikkate alınması gerekir” diyerek tamamladı.

Sahura kalkmanın faydaları Haber

Sahura kalkmanın faydaları

Ramazan Ayında daha enerjik, sağlıklı, fit ve güçlü bağışıklık için doğru beslenme adımlarının büyük önem taşıdığını belirten Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, dengeli beslenme yöntemleri hakkında ipuçları verdi. Yaş, cinsiyet ve günlük fiziksel aktivite oranına göre, kişilerin günlük alması gereken enerji, karbonhidrat, yağ ve protein oranları, her gün olduğu gibi Ramazan Ayında da değişmiyor. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Veysel Ciğerli, "Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek için et, yumurta, kuru baklagiller, sebze-meyveler, süt ve süt ürünleri ile ekmek-tahıl grubu besinlerden yeterli miktarda tüketilmesi gerekiyor" dedi. Bu yıl yaklaşık 13 saatlik oruç tutulduğunu belirten Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Oruç tutma süresi, metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda, iftarda fazla yemek, aşırı kalori almaya dolayısıyla da vücutta yağ depolanmasına yol açar. Bu durumda da kilo almak kaçınılmaz olur. Ramazan ayında, şüphesiz en sevilen öğün iftardır. Fakat en önemli öğün sahurdur. Oruç tutanların mutlaka imsak vaktinden önce sahur yapması, sağlığın korunması için önemlidir. Sahur yapmadan tutulan oruç, bitkinlik, sinirlilik, baş dönmesi ve aşırı susama gibi sorunlara yol açabilir" diye konuştu. Sahurda protein ağırlıklı beslenmek gerektiğini vurgulayan Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şu önerilerde bulundu; "Protein içeriği yüksek besinlerin tok tutucu özelliği vardır. Yumurta, süt,peynir, ceviz, az tuzlu zeytin ile birlikte hafif bir öğün tercih edilmeli veya çorba ile sebze yemekleri tüketilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyveler sık tüketilmelidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, daha uzun süre tok kalmayı sağlayacaktır. Sahurda, en az 4 bardak su tüketilmelidir. Sahurda aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır." Ramazanın, yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin sofralardaki çeşitlik olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, iftar için önerilerini şöyle aktardı; "Uzun süre açlık durumundan dolayı, iftar saatinde kan şekeri çok düşük seviyede olduğundan aşırı yemek tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan hatalardan biri; hızlı ve aşırı yemek tüketmektir. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanması, 15 dakika sonra az yağlı et yemeği veya sebze yemeği ile devam edilmesi uygundur. Beyaz ekmek, pirinç pilavı glisemik indeksi yüksek olan besinler yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek, kepekli makarna gibi posa yönünden zengin besinler tercih edilmelidir. Bu besinlerin yanında mutlaka protein ve kalsiyumdan zengin olan yoğurt veya ayran tüketilmelidir." İftar ve sahur arasındaki sürede beslenmeye önem vermenin, oruç tutulan saatlerde daha rahat olmayı sağladığını ifade eden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Bu sebeple aşırı yağlı ve tuzlu besinler kesinlikle tüketilmemelidir. Bu besinler gün içinde daha çok susamaya ve su tüketilemedi için ödem ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Karbonhidrat açısından zengin hamur tatlıları, kurabiyeler, yağlı hamur işleri ve kızartmalar boş enerji alınmasına ve kısa sürede acıkmaya neden olur" dedi.

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz" Haber

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'nın savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vaktinin çoktan geldiğini belirterek, "Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Muhtemel bir İran-ABD savaşının kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine bölgenin kaybedeceğini söyleyen Erdoğan, gelen davet üzerine Türkiye'nin Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağını da belirterek, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti. "GÖRÜŞMELERİMİZDE TİCARET, YATIRIMLAR, SAVUNMA SANAYİİ, ÖZELLİKLE ENERJİ, ULAŞIM VE DAHA BİRÇOK KONUYU DEĞERLENDİRDİK" Etiyopya'nın Afrika'nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz Etiyopya, Afrika'daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika'daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması, Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu. "BİRLİKTE GÜZEL İŞLERE İMZA ATTIK, İNŞALLAH BUNDAN SONRA DA ATACAĞIZ" Etiyopya'nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa'da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı'na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika'daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya'dan geçmektedir. Ankara sürecinden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı. "BİZ, AFRİKA'DAKİ MESELELERE ÇIKAR ODAKLI, TARAFGİR BİR GÖZLE BAKMADIK, BAKMIYORUZ" Türkiye'nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika'daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de, sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE MEZUNLARI AFRİKA'NIN BİRÇOK ÜLKESİNDE SİYASETTEN İŞ DÜNYASINA, AKADEMİDEN SİVİL TOPLUMA HER ALANDA AKTİF GÖREVLER ÜSTLENİYOR" Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi. "TAM ENTEGRASYONA DAİR ADIMLARI ANBEAN TAKİP EDİYORUZ" Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu. "İRAN'I HEDEF ALAN YENİ BİR SAVAŞ KİMSEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ, AKSİNE BÖLGEMİZ KAYBEDER" Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. "BARIŞ KURULU TOPLANTISI İÇİN DAVET GELDİ, TÜRKİYE OLARAK TOPLANTIYA KATILACAĞIZ" Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi. "AVRUPA'NIN MEVCUT SAVUNMA VE GÜVENLİK MEKANİZMALARINA TÜRKİYE'Yİ DAHİL ETMESİNİN VAKTİ ÇOKTAN GELMİŞTİR" Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği'ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır. Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa'da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye'siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır." "ANAYASA KONUSUNDA HENÜZ BİR TAKVİM ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL, BİZ HAZIRLIKLARIMIZI TİTİZLİKLE YAPIYORUZ" Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. "DİK DURACAĞIZ, DİKLEŞMEYECEĞİZ AMA CHP'YE DE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara'nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın, sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu. "BİZ CHP'NİN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ BATAKLIKLA İLGİLENMİYORUZ, SADECE İŞİMİZE BAKIYORUZ" Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğini ve ‘Umudumu kestim' şeklindeki sözlerini sorması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın genel başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi. "AİLE YAPISININ KORUNMASI İÇİN İKTİDAR OLARAK TEYAKKUZ HALİNDEYİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi: "Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Yıldırım’da hizmet seferberliği: "Yıldırım modeli" Türkiye’ye örnek oldu Haber

Yıldırım’da hizmet seferberliği: "Yıldırım modeli" Türkiye’ye örnek oldu

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, göreve geldiği günden bu yana ilçeye kazandırdığı projeler, hizmetler ve devam eden çalışmalarla ilgili değerlendirme toplantısı düzenledi. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya; AK Parti Bursa milletvekilleri Ayhan Salman, Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Kadir Taşçı, AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. GÖNÜLLERE DOKUNDUK Hizmet değerlendirme toplantısında biten ve devam eden projelerle ilgili sunum gerçekleştiren Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Ortak akıl ve istişare anlayışıyla çıktığımız hizmet yolunda, hem mazimizi ihya ettik hem de istikbalimizi sağlam temeller üzerine oturttuk. Hayata geçirdiğimiz projelerle 7’den 77’ye tüm hemşehrilerimizin gönüllerine dokunmayı başardık. Yıldırım’da, kentsel dönüşüm ve imar yatırımlarından ulaşıma, alt ve üst yapı hizmetlerinden nitelikli yeşil alanların artırılmasına, ‘sıfır atık’ politikasıyla daha yaşanılabilir bir şehir vizyonundan sosyal destek hizmetlerine, gençlerimiz için hayata geçirdiğimiz projelere kadar pek çok alanda kalıcı hizmetler ürettik. Bu hizmetleri üretirken de belediyecilik alanında bir ‘Yıldırım Modeli’ oluştu. Türkiye’de artık Yıldırım Modeli konuşuluyor” ifadelerini kullandı. 40 BİN TAPU SORUNU ÇÖZÜLDÜ Göreve geldikleri 2019 yılında Yıldırım’ın en önemli sorununun imar ve kentleşme olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; “Göreve geldiğimizde ilçemizin 3’te 1’inde imar problemi vardı. 1986 yılından bu yana yapılan imar uygulama planları vatandaşlardan gelen itirazlar nedeniyle bozuluyordu. Biz ilk iş olarak; kangrene dönen ve kentsel dönüşümün önünü önünü tıkayan bu sorunu Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın destekleriyle çözüme kavuşturduk. 1 Şubat itibariyle 5 milyon metrekarelik alanda imar ve uygulama planlarını tamamladık. İlmek ilmek işleyerek, sabırla çalışarak kentleşmede sessiz bir devrim yaptık ve 40 bin mülkiyet ve tapu sorununu çözüme kavuşturduk. Önümüzdeki günlerde 19 bin tapunun dağıtımını gerçekleştireceğiz. Şuanda da, Ankara Caddesi üzerinde Hacivat Deresi ile Gökdere arasında kalan 13 mahallede revizyon imar planı çalışmalarına devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. 7 BİN 500 KONUT ÜRETTİK Kentsel dönüşüm noktasında önemli hedefler koyduklarını belirten Başkan Yılmaz; “Göre gelirken ‘Yıldırım İçin Büyük Düşünüyor, Büyük Dönüşüyoruz’ dedik ve 30 bin yeni konut hedefi belirledik kendimize. Hamdolsun şuana kadar 7 bin 500 konut ürettik. 2029 yılına kadar bu sayıyı 30 bine tamamlayacağız. Tabi kentsel dönüşümün tanımını doğru yapmak gerekiyor. Meselemiz sadece binaları değiştirmek, yeni inşaat alanları üretmek değil. Biz konutlarla beraber; o konutun içinde bulunduğu ekosistemi, sosyal imkanları, çevresel şartları, ulaşım ve altyapı imkanlarını da dönüştürüyoruz” diye konuştu. DİJİTAL İKİZ ÇALIŞMASI YAPILDI Kentsel dönüşüm konusunda Bursa’nın en tecrübeli kurumu olduklarını vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz, “Bugün itibariyle 17 noktada kentsel dönüşüm çalışması yürütürken, 33 farklı noktada ise özel sektör eliyle dönüşüm çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Şuana kadar Mevlana 7. Etap, Çınarönü, Mimarsinan 1. Etap, Yiğitler ve Yıldırım Lojistik Merkezi dönüşüm çalışmalarını tamamladık. Davutkadı- Yediselviler- Sıracevizler, Ulus, Millet, Beyazıt Kasım Önadım Bulvarı, Şirinevler, Mevlana 8. Etap, Mimarsinan 2. Etap, Arabayatağı Cami Çevresi, Şirinevler 8119 Ada, Davutkadı 2. ve 3. Etap ile Karapınar Sosyal Yaşam Alanı dönüşüm çalışmalarımız ise devam ediyor. Özel sektör eliyle devam eden projelere de destek veriyoruz. Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlıyoruz. İnşallah birkaç ay içinde bitmiş olacak bu. Dijital İkiz Çalışması gerçekleştirdik. Şehrimizin 3 boyutlu, dinamik bir sanal modelini çıkardık. İlçenin yapı stoğunu anlık olarak analiz ediyoruz. Tabi bu çalışmalar olası afetlere karşı riskleri de minimize ediyor” ifadelerini kullandı. ALTERNATİF YOL TEKLİFİ Kentsel dönüşümle birlikte ulaşım ve yol yapım çalışmalarına da yoğunluk verdiklerini belirten Başkan Oktay Yılmaz; “Bursa’da asfalt üretim tesisi olan ve kendi taş ocağında hammadde üreten tek belediyeyiz. Buradan önemli bir tasarruf sağlıyoruz ve bu tasarrufu da Yıldırım’a hizmet olarak sunuyoruz. Bugüne kadar 330 bin ton asfalt serimi, 100 bin metre bordür uygulaması, 295 bin metrekare parke uygulaması gerçekleştirdik. 185 bin metrekare de yeni imar yolu açtık. Şuan Ankara Yolu’na alternatif olacak, Doğu- Batı istikametinde seyreden ve dikey yollarla ilçemize bağlanan bir hatta ihtiyacımız var. Bu projeyle ilgili Büyükşehir Belediyesi’ne teklifte bulunduk. Burayı yapamıyorsanız biz yapalım dedik. Henüz cevap alamadık” diye konuştu. KÜTÜPHANELER DOLDU TAŞTI Yıldırım’ın genç nüfusuna dikkat çeken Başkan Yılmaz; “Yıldırım’da hizmet önceliği çocukların ve gençlerin demiştik. Buna uygun biçimde gençlerimizin yaşamına dokunacak işler üretiyoruz. Bugüne kadar Mümine Şeremet Uyumayan Kütüphanesi, Mimarsinan Kütüphanesi, Dr. Sadık Ahmet Kütüphanesi, Yıldırım Gençlik Merkezi Kütüphanesi ve Alev Alatlı Kütüphanesi, Dr. Sadık Ahmet Çocuk Kütüphanesi ve Mimarsinan Çocuk Kütüphanesi’ni ilçemize kazandırdık. Bu kütüphaneler şuana kadar 2 milyon 91 bin defa ziyaret edildi. 95 bin vatandaşımız da kütüphanelerimize üye olmuş durumda. Piremir Kütüphanesi, Yavuzselim Kütüphanesi, Engelsiz Kütüphane, Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi, Millet Mahallesi Kütüphanesi, Arabayatağı Kütüphanesi ve Teknopark Kütüphanelerini de yakın zamanda gençlerimizin, vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu. DUAÇINARI KÜLTÜR MERKEZİ Yıldırım’ın sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlayacak önemli merkezleri de ilçeye kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi, Hacıseyfettin Sanat ve Zanaat Merkezi, Setbaşı Sanat Merkezi, Teknopark, Yapay Zeka ve Teknoloji Merkezi, Duaçınarı Kültür Merkezi, Makbule Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi, Arabayatağı Gençlik Merkezi, Piremir Gençlik ve Spor Merkezi, Yavuzselim Gençlik Merkezi, Mollayegan Çocuk Üniversitesi projelerimiz ile Yıldırım’a değer kattık. Bu projelerimizden hizmette olanlar var, yapımı devam edenler var. Özellikle Duaçınarı Kültür Merkezi’ne değinmek istiyorum. Buranın ihalesini tamamladık. Bu projenin bedeli yaklaşık 1 milyar lira. Biz bu projenin içine ticari alanlarda ekledik. Ve Belediye’nin cebinden para çıkmadan bu projeyi tamamlayacağız. İnşallah bittiğinde Yıldırım’ın çok önemli bir ihtiyacını karşılayacak” diye konuştu. SPOR KENTİ YILDIRIM Yıldırım’ın tüm kimliklerinin yanında bir de spor kenti kimliği olduğunu belirten Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım’da 7’den 77’ye herkesin spor imkanına sahip olmasını istiyoruz ve bu doğrultuda çalışıyoruz. Sadece 2025 yılında, 13 tesis 20 farklı branşta 86 bin 880 vatandaşımıza spor hizmeti verdik. Yaz spor okullarında 62 binden fazla çocuğumuza spor eğitim hizmeti sağladık. Bugün Yıldırım’daki spor tesislerimiz tüm Bursa’ya hizmet vermektedir. Spora verdiğimiz destek ve yatırımlarımızın meyvelerini de alıyoruz. Bugüne kadar 129 ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptık. Sporcularımız 186 Türkiye derecesi, 5 dünya derecesi, 35 Avrupa- Balkan derecesi- 35 farklı uluslararası derece ve yüzlerce bölge ve Bursa derecesi elde etti” diye konuştu. YEŞİL ALAN ÇALIŞMALARI Yeşil alan çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Yılmaz; “Yıldırım’ın yüzölçümü Bursa’nın yüzölçümünün yüzde biri. Bu kadar küçük bir bölgede yeşil alan üretmek oldukça zor. Göreve gelirken kişi başı 1 metrekare yeşil alan hedefi koymuştuk. Hamdolsun bu hedefi aştık ve toplamda 1 milyon metrekareden fazla yeşil alan ürettik. Balaban, Cumalıkızık gibi büyük kent parklarının yanı sıra 45 yeni mahalle parkı da yaptık. 71 parkı ise yeniledik. Şu anda çok özel bir proje olan Fetih Korusu’nu Yıldırım’a kazandırmak için çalışıyoruz. Küreklidere’de bir çocuk köyü inşa edeceğiz. Aliya İzzetbegoviç Parkı, Cumalıkızık Manej Alanı, Değirmenönü Orman Parkı, Engelsiz Yaşam Parkı, Kadıyayla Gençlik Kampı projelerimizle birlikte Yeşil Yıldırım imajını iyice güçlendireceğiz” dedi. ÇEVRE DOSTU BELEDİYE Yıldırım’ın geleceği için de önemli çevre projelerini hayata geçirdiklerin belirten Başkan Oktay Yılmaz, “Yaptığımız tüm işlerin ötesinde çocuklarımıza temiz bir gelecek borcumuz var. Bu anlayışla Yıldırım’da sıfır atık ve çevre konularında hassasiyetle çalışıyoruz. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projemizle okullarda, kütüphanelerde ve ilçemizde plastik şişe kullanımını en az indirmeyi hedefliyoruz. Çocuklarımıza plastik şişeler yerine çelik mataralar dağıttık. Okullarımıza su arıtma cihazları kurduk. Böylece milyonlarca plastik şişenin kullanımının önüne geçiyoruz. Mama tesisimizde işlediğimiz atık yemekler ile sokak hayvanları için mama üretiyor ve büyük bir israfın önüne geçiyoruz. Yine yürüttüğümüz farkındalık çalışmaları ile 165 okulda 165 bin öğrencimize eğitim verdik” dedi. Temiz enerji ve tasarruf çalışmaları kapsamında Yıldırım Belediyesi olarak kendi güneş enerji santralini kuracaklarını belirten Başkan Oktay Yılmaz, “Yıldırım olarak bizim yıllık elektrik tüketimimiz 6 megawatt. Biz kuracağımız güneş enerjisi santrali ile yıllık 7,5-8 megawattlık bir enerji sağlayacağız. Hizmet araçlarımızı da elektrikli araçlarla değiştireceğiz. Böylece hem önemli bir tasarruf sağlamış olacağız hem de temiz enerji kullanarak çevremizi koruyacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği sağlanmış bir Suriye'nin en büyük kazananı tüm bölgemiz olacaktır. Biz, Suriye'deki büyük dönüşümün destekçisiyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile baş başa ve heyetlerarası görüşmeyle anlaşmaların imza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk toplantısını 2024 Eylül'de Ankara'da yaptıkları Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin ikinci toplantısı vesilesiyle Mısır’ın başkenti Kahire'de bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Şahsına ve heyetine gösterdikleri sıcak misafirperverlik için Sisi ile kendilerini büyük bir muhabbetle karşılayan Mısırlılar’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bin yıllık ortak mazimizle yoğrulan kardeşlik bağlarımızdan sadece halklarımızın refahı için değil Filistin ile bölgemizin istikrarına katkı için de faydalanmak istiyoruz. Sayın Sisi'yle belirlediğimiz bu ortak vizyon sayesinde ilişkilerimizin her alanda daha ileri taşındığını memnuniyetle müşahede ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin ilk toplantısından bu yana yaklaşık 16 ayı geride bıraktıklarını anımsattı. Bu dönemde çeşitli vesilelerle Mısır'ı iki kez ziyaret ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dışişleri bakanlarımız ise yedi defa bir araya geldiler. Diğer bakanlarımız ve üst düzey zevatı ekleyince karşılıklı ziyaret sayısı 50'ye yaklaşıyor. Bugün kabul ettiğimiz ortak bildiri ve muhtelif belgelerle inşallah ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. TİCARİ İLİŞKİLER "Mısır, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürüyor. Son üç yıldır 8 ila 9 milyar dolar aralığında seyreden ticaret hacmimizi 15 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk firmalarının Mısır'daki yatırımlarının 4 milyar dolara yaklaşmasından ziyadesiyle memnunuz. Bugün iş insanlarımızla bir araya geleceğimiz iş forumunda karşılıklı yatırım ve iş birliği imkânlarını ele alacağız. Enerji ve ulaştırma alanlarında ortak projeler geliştirmek istiyoruz. Türkiye-Mısır arasında güçlenen ilişkiler turizme de olumlu yansımıştır. Geçtiğimiz yıl 500 binden fazla turist ülkelerimizde karşılıklı olarak misafir edilmiştir. Temennimiz bunun önümüzdeki dönemde iki katına çıkmasıdır. Mısır halkı, Türk kültürüne ve diline yoğun ilgi gösteriyor. Türkiye olarak bu ilgiyi karşılıksız bırakmak istemiyoruz. Yunus Emre Enstitümüzün İskenderiye şubesinin, TİKA ve TRT gibi kurumlarımızın ülke temsilciliklerinin yeniden açılmasını bu bakımdan önemli görüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ile Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip iki komşu ülke olduklarını, ikili deniz ticareti taşımacılığı seyrüsefer serbestisi ve deniz güvenliği alanlarında iş birliğini arttırmak arzusunda olduklarını dile getirdi. "ORTAK GÜNDEMİMİZİN BAŞLICA KONUSUNU FİLİSTİN DAVASI TEŞKİL EDİYOR" Atılacak ortak adımların hem bölgesel barışa hem de iki ülkenin ekonomik ve stratejik çıkarlarına ciddi katkılar sağlayacaklarına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortak gündemimizin başlıca konusunu Filistin davası teşkil ediyor. Şurası bir gerçek ki ateşkes tesis edilmiş olmakla birlikte Gazze'deki insani dram hâlen devam ediyor. 11 Ekim'den bu yana 500'ün üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Geçen hafta aralarında çocukların da olduğu 30 kardeşimiz şehit oldu. Şarm el-Şeyh Deklarasyonu'nu sabote etmeyi amaçlayan bu saldırıları ve ihlalleri reddediyoruz. Gazze'de barışı mümkün kılacak girişimlerde Mısır'la birlikte çalışıyoruz, inşallah bunu da devam ettireceğiz. İsrail saldırılarıyla tahrip edilmiş olan Gazze'nin yeniden imarı için de aynı şekilde elden gelen katkıyı sağlayacağız. Bu vesileyle Gazze'ye gönderdiğimiz insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında gösterdikleri iş birliği için Mısır makamlarına bugün bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. BÖLGESEL GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü görüşmelerde Libya, Sudan ve Afrika boynuzu başta olmak üzere bölgesel konulara da değindiklerini aktardı. "Libya'da kalıcı istikrarın tesisi için ülkede birlik bütünlüğün korunması, Mısır'la ortak hedefimiz olmayı sürdürüyor" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Libyalılar’ın önderlik ve sahipliğinde yürütülecek süreçleri desteklemek noktasında fikir birliği içindeyiz. Sudan'da öncelikle ateşkesin sağlanmasını ve ardından sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesini ümit ediyoruz. Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz. Somali Federal Cumhuriyeti'nin ve Somaliland bölgesinin geleceğine yönelik adımların tüm Somalililer’in iradesini yansıtacak şekilde atılması gerekiyor. Toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği sağlanmış bir Suriye'nin en büyük kazananı tüm bölgemiz olacaktır. Biz, Suriye'deki büyük dönüşümün destekçisiyiz. Bu desteği sürdürmekte kararlıyız. Mısır tarafından Suriye'nin birliğinin muhafazasına yönelik yapılan açıklamaları isabetli buluyor ve destekliyoruz. Komşumuz İran'la, özellikle dış müdahalelerin tüm bölge için önemli riskler teşkil edeceği kanaatindeyiz. İran'la nükleer dosya dahil meselelerin diplomatik yollarla çözümü en isabetli yöntemdir" dedi. Misafirperverliği için Cumhurbaşkanı Sisi'ye ve Mısırlı yetkililere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantılarda aldıkları kararların iki ülke başta olmak üzere bölgenin barış, refah ve istikrarına katkı sunmasını temenni etti. "İŞ BİRLİĞİNİ PEKİŞTİRMEMİZ LAZIM Kİ ÇÖZÜMLERE ULAŞABİLELİM" Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ülkesinin başkenti Kahire'deki Al-İttihadiye Sarayı'nda resmî törenle karşıladığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile heyetler arası ve ikili görüşmenin ardından bir dizi ikili anlaşmaya imza attı. İmza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Mısır Cumhurbaşkanı, Türkiye ile olan çeşitli alanlardaki işbirliğine dikkati çekerek "Mısır, Afrika Kıtası'nda Türkiye'nin birinci ortağı sayılır. İki ülke arasında 9 milyar dolar olan Ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmak için çalışıyoruz, hedefimiz bu" dedi. Orta Doğu'daki duruma ilişkin Sisi, "Bölgemiz çok hızlı bir şekilde krizlere ve çalkantılara gebe kalıyor. (Mısır-Türkiye) Bu iş birliğini derinlemesine pekiştirmemiz lazım ki (bölgede) sürdürülebilir siyasi çözümlere bir an önce ulaşabilelim" ifadesini kullandı. İş birliği geliştirmenin önemine vurgu yapan Sisi, Türkiye, Mısır, Katar ve ABD'nin çabalarıyla Gazze'de ateşkes ilan edildiğini hatırlattı. Mısır Cumhurbaşkanı, "Gazze'de şimdi önemli olan insani yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılmasıdır. Bu arada sükunetin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Uluslararası ve Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda iki devletli çözüm ve Filistin devletinin kurulması son derece önemlidir. Filistinliler’e karşı uygulanan tüm tek taraflı uygulamalar sona erdirilmeli ve başta Kudüs olmak üzere kutsal mekanlar korunmalıdır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Sudan'daki gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Sisi, "Sudan'ın devlet kurumlarının bütünlüğünün korunması önemli. Erdoğan'ın da diplomatik çabaları sürmekte, Sudan'ın birliği ve dirliğinin korunması önemlidir" ifadelerini kullandı. Sisi, ülkesinin Somali'nin bölünmesine karşı olduğunun altını çizerek Libya'da da istikrarın sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Suriye'deki duruma ilişkin Sisi, "Mısır, Suriye'nin birliğini ve egemenliğini desteklemektedir. Son olarak hükümetle SDG arasında bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaların ve çabaların tüm kesimlerin haklarını korumasını umuyoruz" dedi. İran'daki gelişmelere değinen Sisi, "İran'daki gelişmeleri de ele aldık. Mısır, İran'da nükleer dosyanın bir çözüme varılması, ülkede ve bölgede barışın sağlanması gerekiyor" dedi. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, "Türkiye ile hem bölgesel hem uluslararası iki ülkeyi ilgilendiren konularda iş birliğini artıracağız. 3. toplantımızı Ankara'da olacak. Kardeşim Erdoğan, Mısır'ın en aziz misafiridir, ilişkilerimizin daha iyi düzeye ulaşmasını, bölgemizde barış ve istikrarın egemen olmasını Allah'tan temenni ederim" ifadelerini kullandı.

İnegöl Belediyesi'nden öğrencilere ücretsiz çorba ikramı Haber

İnegöl Belediyesi'nden öğrencilere ücretsiz çorba ikramı

İnegöl Belediyesi, Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin sınav döneminde kampüs bahçesinde kurduğu çorba ikram çadırıyla, 8 gün boyunca öğrencilere ücretsiz çorba ikramları gerçekleştirdi. İnegöl Belediyesi tarafından Uludağ Üniversitesi İnegöl Yerleşkesinde öğrenim gören İşletme Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu öğrencilerini sınav döneminde yalnız bırakmadı. Her sınav döneminde yapılan ücretsiz çorba ikramı bu sınav döneminde de gerçekleştirildi. Kurulan çorba ikram çadırında 8 gün boyunca sabah 09.00 ile öğlen 12.00 saatleri arasında öğrencilere ücretsiz çorba ikramında bulunuldu. Öğrencilerin sınav stresi ve yoğun temposunu hafifletmeyi amaçlayan uygulama ile gençlerin sınav öncesinde sıcak bir çorba içerek moral bulmaları hedeflenirken, öğrenciler yapılan ikramdan büyük bir memnuniyet duydu. Bu jest öğrenciler için aynı zamanda bir motivasyon kaynağı da olurken, çorba ikramları hem öğrenciler tarafından yoğun ilgi gördü hem de sınav döneminde öğrencilere moral ve enerji sağladı. "GENÇLERİMİZ İÇİN ELİMİZDEN GELEN TÜM DESTEĞİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Çorba ikramlarına ilişkin açıklama yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, öğrencilerin her zaman yanında olduklarını ve onların başarısının çok önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Taban, "Sınav dönemi, gençlerimiz için yoğun ve stresli bir süreçtir. Biz de İnegöl Belediyesi olarak küçük bir destekle onların yanında olmayı ve moral vermeyi amaçladık. Ücretsiz çorba ikramlarımızla öğrencilerimizin hem karınlarını doyurmak hem de sınav öncesinde kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak istedik. Hepimiz öğrenci olduk, bu dönemleri iyi biliyoruz. Gece geç saatlere kadar ders çalışan öğrencilerimiz, sabahları en azından kahvaltı hazırlamak için zaman kaybetmeden, biraz daha dinlenerek okullarına gelsinler. Burada sıcacık çorbasını içip sınavına girsinler istedik. Gençlerimiz bizim geleceğimizdir; onların rahat ve motive bir şekilde eğitimlerini sürdürebilmeleri için elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz" dedi.

Kış aylarının doğal şifası: Protein ve B12 deposu Muş Büryanı Haber

Kış aylarının doğal şifası: Protein ve B12 deposu Muş Büryanı

Odun ateşinde tandırda uzun saatler pişirilen Muş büryanı; yüksek protein, B12 ve demir içeriğiyle kış aylarında vatandaşların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Doğu Anadolu’nun önemli lezzetlerinden biri olan Muş büryanı, tandırda doğal yöntemlerle pişirilmesi ve besleyici özellikleriyle sofralarda özel bir yere sahip olmaya devam ediyor. Genellikle kuzu etinden hazırlanan büryan, odun ateşiyle ısıtılan kuyulu tandırlarda uzun süre pişirilerek servis ediliyor. Katkısız ve kendi yağıyla pişmesi sayesinde hem doğal hem de yoğun aromalı bir lezzet sunan büryan, yüksek kaliteli protein içeriğiyle özellikle fiziksel olarak aktif bireyler için önemli bir besin kaynağı olarak görülüyor. Muş’un yöresel değerleri arasında önemli bir yere sahip olan büryan, hem damaklara hitap eden eşsiz tadı hem de besleyici yönüyle kentte yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Büşra Balaban, kuzu etinden yapılan büryanın B12 vitamini ve demir bakımından zengin olduğuna dikkat çekerek bağışıklık sistemini desteklediğini, enerji verdiğini ve uzun süre tokluk sağladığını ifade etti. Balaban, büryanın yağ oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Büryan, Doğu Anadolu Bölgesi’ne özgü geleneksel pişirme yöntemiyle hazırlanan sağlıklı ve katkısız doğal bir et yemeğidir. Özellikle kış aylarında vatandaşlar tarafından tercih edilmektedir. Doğru ve dengeli porsiyonlarla tüketildiğinde, kültürel mirasımızın sağlıklı ve değerli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. Afiyet olsun" dedi. Büryan ustası Metin Göçmen, yaklaşık 40 yıldır bu mesleğin içinde yer aldığını ve 20 yılı aşkın süredir kendi işletmesinde büryan yaptığını belirterek, "40 yıldır bu sektörün içindeyim. Yirmi seneden fazladır kendi işimi, yani büryan işini yapıyorum. Büryan çok zahmetli ama bir o kadar da zevkli ve güzel bir iştir. Mesela sabah saat 05.00’te kalkıyoruz. Etimizi bir gün önceden hazırlayıp buraya getiriyoruz ve etlerimiz iki saat suda bekliyor. Bu esnada tandırımız yanıyor. O sırada etlerimizi tuzlu suda dinlendiriyoruz. Tandır köz haline geldiğinde etimizi asıyoruz. İçeride buhar oluşmaya başlayınca etler tandıra giriyor. Ortalama içeride kalma ve pişirme süresi üç saattir. Genel olarak büryan hazır olana kadar yaklaşık 6 saatimizi alıyor. Ondan sonra satışa başlıyoruz. Tabii bunun püf noktaları vardır. Et suda beklerken kendini temizler. Ama işin en önemli püf noktası tandırdır. Tandırın ısısının dengeli bir şekilde ayarlanması gerekir. Çok yanarsa büryan kurur, az yanarsa sulu kalır. Yani püf noktası tamamen tandırdır. Saat 11.00’de tandırı açıyoruz ve satışımız başlıyor. Ondan sonra servisimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Büryan yemeye gelen vatandaşlardan Kutbettin Toplu ise "Metin Usta’nın yaptığı büryan, şu anda Doğu Anadolu Bölgesi’nin en iri ve en kaliteli büryanları arasında yer alıyor. Görüntüsünden ve renginden bile kalitesi anlaşılıyor. Gerçekten çok lezzetli ve özenle hazırlanmış. Bu yüzden Metin Usta’nın ellerine sağlık. Biz de sürekli gelip yiyeceğiz. Bir değil, iki değil, üç hatta dört porsiyon bile yenilecek kadar kaliteli yapıyorlar. Çünkü burada kaliteye gerçekten önem veriliyor" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.