SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Söz Bursa - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ Elektrik'ten 24 derece uyarısı: Faturayı düşürün! Haber

Uludağ Elektrik'ten 24 derece uyarısı: Faturayı düşürün!

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı elektrik tüketimini önemli ölçüde artırırken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği 24 derece klima ayarı, hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de elektrik faturalarının kontrol altında tutulmasına katkı sunuyor. Uludağ Elektrik'in yıllık tüketim verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Vatandaşların hem bütçelerini korumaları hem de enerjiyi verimli kullanmaları için tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, alınacak basit önlemlerle elektrik tüketiminde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Müşteri memnuniyeti, dijital hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova' da 5 milyondan fazla kişiye hizmet verirken, serbest tüketici kapsamındaki müşterilerine özel geliştirdiği enerji çözümleriyle Türkiye genelinde de büyümesini sürdürüyor. "TASARRUF, BİLİNÇLİ ENERJİ KULLANIMIYLA BAŞLIYOR" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz aylarında artan enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirterek şunları söyledi: "Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle meskenlerde elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalanan mesken elektrik tüketimi, bir önceki sene yıl haziran ayına göre temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 artış gösterdi. Bu artışta, hava sıcaklıklarının artmasının sonucunda artan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında yoğun sezon yaşayan turizm ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da önemli etkisi bulunuyor. Hatta Balıkesir bölgemize baktığımızda haziran ayına göre ağustos ayında yüzde 50 oranında artış yaşandığını da söyleyebiliriz. Ağustos ayın mesken elektrik tüketiminin zirve yaptığı bir dönem oluyor, şöyle ki ağustos ayı yılın diğer aylarının ortalamasına göre yaklaşık yüzde 23 daha yüksek seviyede elektrik tüketimi gerçekleşiyor. Yaz aylarında konforu korurken enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması hem gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor hem de verimli kullanım sağlıyor. Bu nedenle bu yaz "24 Derece ile Mümkün" mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına teşvik ediyoruz.Doğru kullanım alışkanlıklarıyla hem enerji tüketimini azaltmak hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkün. Elektronik cihazlar kullanılmadığı zamanlarda fişte bırakıldığında 'bekleme modu' nedeniyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin tercih edilmesi, uzun vadede elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. LED aydınlatmalar da daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor. Küçük gibi görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına önemli katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara özel hazırlanan etkinlik ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı ve enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağladık." KLİMA KULLANIMINDA 24 DERECE ÖNERİSİ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında çalıştırılması hem konforun korunmasına hem de elektrik tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında filtrelerin düzenli temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile doğrudan güneş ışığını azaltacak önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını düşürerek enerji verimliliğini artırıyor.

Alper Taban’a Sağlıklı Kentler Birliği’nde önemli görev: Yeniden 1. Başkan Vekili seçildi! Haber

Alper Taban’a Sağlıklı Kentler Birliği’nde önemli görev: Yeniden 1. Başkan Vekili seçildi!

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yeniden Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 1. Başkan Vekilliği ve encümen üyeliğine seçildi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum-HCF) da kapılarını açtı. 13-14 Mayıs tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen organizasyonda “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Foruma; Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra birlik üyesi il ve ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, akademisyenler, bilim insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda paydaş katıldı. Gerçekleştirilen olağan meclis toplantısında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanlığı görevine yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay seçildi. Birliğin 1. Başkan Vekilliği ve encümen üyeliğine ise İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban seçildi. Toplantıda sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi ve yerel yönetimlerin iklim, enerji ve kaynak yönetimi konularındaki sorumlulukları masaya yatırıldı. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda kentlerin geleceğine yönelik çözüm önerileri değerlendirildi. COP 31 HAZIRLIK TOPLANTISI İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞECEK Toplantı kapsamında ayrıca, küresel iklim politikaları ve sürdürülebilir şehircilik vizyonu doğrultusunda önemli bir gelişme daha paylaşıldı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP 31 sürecine hazırlık kapsamında düzenlenecek özel toplantılardan birinin İnegöl’de gerçekleştirileceği açıklandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği paydaşlarını bir araya getirecek toplantıda; iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir şehir uygulamaları, enerji verimliliği ve çevresel dönüşüm konuları ele alınacak. İnegöl’ün ev sahipliği yapacağı organizasyonun, şehrin uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik vizyonuna önemli katkı sunması bekleniyor.

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı! Haber

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı. İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti Haber

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Toplantı Salonu’nda yapıldı. Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül Haber

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül

Alüminyum çözümleri alanında entegre üretim gücüyle faaliyet gösteren Yeşilova, sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan yaklaşımıyla bu prestijli ödüle layık görüldü. Şirketin hayata geçirdiği İŞ’TE Denge, Net Sıfır ve PETEK projeleri; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında bütünsel bir dönüşüm yaklaşımını ortaya koyuyor. İŞ’TE Denge projesi kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen uygulamalar geliştirilirken; Net Sıfır yaklaşımı ile karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımları önceliklendiriliyor. PETEK (Paydaş Ekosistemi Tanışma ve Etkileşim Kümesi) ise topluluk ve paydaşlar arasında sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği ve etkileşim ortamı sunmayı hedefliyor. Yeşilova’nın bu ödüle aday gösterilmesinde, uzun yıllardır iş birliği içinde olduğu ana sanayi paydaşlarının rolü öne çıktı. Şirket, Ford Otosan ve Hyundai Motor Company tarafından aday gösterildi. Ödül, Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova tarafından OSD Yönetim Kurulu üyelerinden teslim alındı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Yasemin Yeşilova, sürdürülebilirliğin Yeşilova için bir hedef değil, tüm süreçlere entegre edilmiş bir iş yapış biçimi olduğunu vurguladı. Yeşilova, üretimden tedarik zincirine, insan kaynaklarından yönetişim uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü kararlılıkla sürdürmektedir. Şirket, uluslararası iş ortaklarıyla birlikte daha verimli, sorumlu ve düşük karbonlu bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir.

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı Haber

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı

Perakende sektöründe raf sistemleri üretimi konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşlarından ve sektör için küresel bir çözüm ortağı olan Gökçelik A.Ş., teknoloji, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdiği en yeni ürünlerini, dünyanın en büyük perakende ekipmanları ve teknolojileri fuarı olan EuroShop 2026’ta görücüye çıkardı. Her zaman olduğu gibi perakende ekipmanları ve mağaza sistemlerinin yanı sıra bağlantılı perakende, sürdürülebilirlik, akıllı mağaza çözümleri, enerji verimliliği, dijitalleşme, omnichannel entegrasyonu, müşteri deneyimi ve şehir içi perakende konseptleri gibi sektörün gündemindeki başlıkları odağına alan EuroShop, 2026 yılında da Almanya Düsseldorf’taki Messe Düsseldorf’ta sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından binlerce katılımcı firmanın ve on binlerce profesyonel ziyaretçinin yer aldığı fuar, küresel perakende endüstrisinin nabzını tutmaya devam etti. Türkiye, 2026 organizasyonunda da güçlü bir katılım sergileyerek en fazla katılımcıya sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer aldı. Yeni nesil ürünler ve dijital çözümler ilgi odağı oldu Beş gün süren fuarda bu yıl da özgün stand tasarımıyla dikkat çeken Gökçelik, yeni nesil mağaza konseptleri ve yüksek katma değerli ürün gamı ile yoğun ilgi gördü. Şirketin Ar-Ge ve Tasarım ekipleri tarafından geliştirilen; teknoloji, estetik ve ergonomiyi bir araya getiren kendinden ödemeli kasa sistemlerinin güncellenmiş versiyonları, elektronik etiket ürünleri, modüler ve daha fazla teşhir alanı sağlayan yeni raf ve arka pano çözümleri ile mağazalara yönelik konsept uygulamaları profesyonel ziyaretçilerden tam not aldı. 2026 yılında özellikle sürdürülebilir malzeme kullanımı, karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri ve enerji tasarrufu sağlayan mağaza içi sistemler ön plana çıkarken, Gökçelik’in çevre dostu üretim yaklaşımı ve uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ürün tasarımları uluslararası alıcıların dikkatini çekti. Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şirket olarak son yıllarda Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarını stratejik önceliğimiz haline getirdik. 2026 yılına güçlü bir üretim ve ihracat performansıyla girdik. Bu fuara da hem teknolojik altyapımız hem de tasarım gücümüzle son derece iddialı hazırlandık. Yeni ürün ve sistemlerimizi ilk kez burada sergilemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak çözümlerimizle fuara değer kattığımıza inanıyoruz.” Küresel pazarda güçlü konum EuroShop’un sektörel anlamda dünyanın en önemli buluşma noktası olduğunu vurgulayan Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “EuroShop yalnızca bir fuar değil; aynı zamanda küresel perakende dünyasının vizyon platformu. 2020 yılında pandeminin gölgesinde gerçekleşen organizasyonun ardından sektör hızla dijitalleşme ve esneklik odağında yeniden şekillendi. Bugün geldiğimiz noktada fiziksel mağazalar ile dijital altyapının entegre olduğu yeni bir perakende anlayışı hâkim. Biz de Gökçelik olarak 1993’ten bu yana kesintisiz katıldığımız bu fuarda, her dönem değişen ihtiyaçlara uygun çözümlerimizle yer alıyoruz. 2026 organizasyonunda da mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirirken yeni ihracat bağlantıları kurma fırsatı yakaladık.” 2026 itibarıyla ihracat pazarlarını daha da genişletmeyi hedefleyen Gökçelik, Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Amerika kıtalarında yeni projeler için görüşmeler gerçekleştirdi. Şirket, yüksek üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve tasarım kabiliyetiyle küresel markalara çözüm ortağı olma vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

TÜMKAD’dan gençlere girişimcilik kapısı: "GİF-T Bir Fikrim Var" başladı! Haber

TÜMKAD’dan gençlere girişimcilik kapısı: "GİF-T Bir Fikrim Var" başladı!

Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetimi, hayata geçirdiği GİF-T Bir Fikrim Var projesi ile girişimcilik alanında yeni fikirlere sahip olan gençleri iş dünyası ile buluşturarak, girişimcilik dünyasına emin adımlarla girmelerine destek verecek. Projenin başlangıcı düzenlenen ilk ders programı ile gerçekleştirildi. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü çok amaçlı toplantı salonunda düzenlenen organizasyonda TÜMKAD GİF-T Komisyonu Üyesi, Endüstri Mühendisi ve OPRA Strategy Kurucusu Yarenur Türe Özkan, projeye katılan gençlere yönelik ‘Tasarım odaklı düşünce’ konulu sunumunu gerçekleştirdi ve gençlerle birlikte atölye çalışmaları yapıldı. Konu hakkında açıklamalarda bulunan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, GİF-T projesinin gerçekleştirilen ilk eğitim programı ile başlatıldığını belirterek, “İlk dersimizde; ‘Tasarım odaklı düşünce, girişimcilik ekosistemi nasıl başlıyor, bir girişim fikri nasıl hayata geçer? ’ gibi konularımızı işledik. Sonrasında bütün bu girişim fikirlerini toplayacağız. 4-5 Nisan tarihlerinde Nilüfer Şeker Pancarı Deposu tesislerinde iki günlük dolu dolu bir yarışma organizasyonu halinde mentorlarımızla, fikri sahipleriyle beraber bir araya gelip projeleri değerlendiriyor olacağız” dedi. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral ise “Bu yıl ilk defa TÜMKAD bünyesinde GİF Komisyonu olarak projemizi hayata geçirdik. Burada amacımız 18-28 yaş aralığındaki gençlerin iş fikirlerini değerlendirmek. Gençlerimizin birçok iş fikri var ve onlara yol göstererek, girişimcilerle, iş adamlarıyla, bu işte donanımlı kişilerle buluşturup, onlara yardımcı olmak istiyoruz. Programımızın teması enerji verimliliği ve batarya üzerine olacak. İlk eğitimimizde benim bir fikrim var, geliştirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum diyen gençler için de bir tasarım odaklı düşünme atölyesi gerçekleştirdik. Aynı zamanda öğrencilerimize mentorlük, patent ve proje yazma eğitimleri de vereceğiz” açıklamalarında bulundu. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Üyesi Yarenur Türe Özkan ise projeye gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Projemiz kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi iş birliklerimiz mevcut. Aynı zamanda Sakarya, Eskişehir, İstanbul gibi temsilciliklerimizin bulunduğu şehirlerimizdeki kurumlar da bizimle beraber çalışmaya başladı. Öğrencilerin ilgisi yüksek. Gençlerimizi sanayicilerle biraraya getirerek, sorunların çözümüne ortak ediyoruz. Bugün tasarım odaklı düşünmeyle başlangıcımızı yaptık. Hep birlikte güzel bir projeye imza atacağımızı düşünüyorum.” Projenin paydaşlarından olan Referans Holding, Tasarım Odaklı Düşünce Eğitiminde, kendi geliştirdikleri fikir ve fikrin projelendirilerek hayata geçirme yolculuğunu da aktardıkları sunum ile eğitime katılan gençlere yeni bir yol ve ufuk açtılar.

Bursa Teknik Üniversitesi’nden devrim yaratan icat! Avrupa'dan patenti aldı: Asansörde makine dairesi devri kapanıyor! Haber

Bursa Teknik Üniversitesi’nden devrim yaratan icat! Avrupa'dan patenti aldı: Asansörde makine dairesi devri kapanıyor!

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinin geliştirdiği kayış tahrikli yeni nesil asansör motoru, Avrupa Patent Ofisi’nden patent alarak uluslararası düzeyde tescillendi. Yenilikçi buluş, asansör montajını kolaylaştırırken, makine dairesi ihtiyacını ortadan kaldırıyor. BTÜ akademisyenlerinin imzasını taşıyan yenilikçi çalışmalar, ulusal ve uluslararası düzeyde tescillenmeye devam ediyor. Bilimsel bilgi birikimini sanayiye aktaran Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri, bu kez asansör sektörüne yönelik geliştirdikleri projeyi, Avrupa Patent Ofisi nezdinde tescilleyerek uluslararası alana taşıdı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Fenercioğlu, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Mücahit Soyaslan ve Samsun Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Avşar’ın buluş sahipleri arasında yer aldığı "Raya Montajlı Tümleşik Asansör Tahrik Sistemi", tüm test aşamalarını başarıyla geçerek ticarileşmeye hazır bir ürün haline geldi. Daha önce Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan da tescil alan çalışma, Avrupa Patent Ofisi tarafından da patentlenerek uluslararası düzeyde tescillendi. ASANSÖR SİSTEMİNİN BİNA ÜZERİNDEKİ YÜKÜ AZALTILDI Buluş hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Fenercioğlu, "Anlaşma sağladığımız firmanın üretimine başladığı buluşumuz, bir doktora çalışması sonucunda ortaya çıktı. Bu çalışmada; makine dairesiz kayış tahrikli asansör sistemleri için daha hafif, daha verimli ve daha bütünleşik bir makine yapısı geliştirdik. Asansör sistemlerinde kullanılan elektrik motorunun üretimini kolaylaştıran ve motor gövdesinin aynı zamanda şasi olarak görev yaptığı yenilikçi bir sistem ortaya koyduk. Böylece motor montajı için ayrıca bir şasiye ihtiyaç kalmadı. Motorun gövdesinden doğrudan raya montaj yapılması sayesinde, asansör sisteminin bina üzerindeki yükü de önemli ölçüde azaltıldı" dedi. MOTOR HIZI 2,5 KAT ARTTI Geliştirilen sistemin hem imalat hem de montaj süreçlerinde önemli avantajlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Fenercioğlu, "Geliştirdiğimiz asansör makinesi kayışlı bir tahrik sistemine sahip. Yaygın olarak kullanılan halatlı sistemlere göre motor hızı yaklaşık 2,5 kat artırıldı. Bu sayede motor performansı ve enerji verimliliği yükseltildi. Ayrıca makine boyutlarının küçülmesiyle daha kompakt bir yapı elde edildi. Böylece motor, asansör kuyusu içerisinde doğrudan raya montaj yapılabiliyor ve binalarda ayrıca bir makine dairesine ihtiyaç kalmıyor. Talaşlı imalat ve döküm süreçlerinin azaltılmasıyla da üretim maliyetleri önemli ölçüde düşürüldü" ifadelerini kullandı. REKTÖR ÇAĞLAR: ULUSLARARASI PATENT SAYIMIZ 6’YA YÜKSELDİ BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, buluşun Avrupa Patent Ofisi tarafından tescillenmesinin üniversite adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, bu tecille beraber BTÜ’deki uluslararası patent sayısının 6’ya yükseldiğini belirtti. Rektör Çağlar, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli akademik çalışmaların uluslararası düzeyde karşılık bulması, araştırma odaklı üniversite vizyonumuzun somut bir göstergesidir. Asansör sektörüne yönelik geliştirilen bu buluş, yalnızca bilimsel üretim kapasitemizi değil, aynı zamanda sanayiye katma değer sunan yenilikçi yaklaşımımızı da ortaya koyuyor. Bu çalışma, üniversite-sanayi iş birliklerinin ve lisansüstü araştırmaların ne denli stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor. Emeği geçen tüm akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.

BOSAB’da "Yeşil Dönüşüm" seferberliği: Sanayici karbon ayak izine odaklandı Haber

BOSAB’da "Yeşil Dönüşüm" seferberliği: Sanayici karbon ayak izine odaklandı

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), bölge sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Sanayi ve Yeşil Dönüşüm Bilgilendirme Semineri’ne ev sahipliği yaptı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Enerji Verimliliği Merkezi (BTSOEVM) uzmanları tarafından verilen seminerde sanayicilerin küresel rekabet gücünü artıracak yeşil OSB uygulamaları, enerji verimliliği, karbon ayak izi hesaplama yöntemleri ve dijital dönüşüm başlıkları detaylı bir şekilde ele alındı. Seminerin açılış konuşmasını yapan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, dünya ticaretindeki kuralların hızla değiştiğine dikkat çekti. Temiz ve verimli üretimin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Akyıldız, "Dün kaliteli üretmek yeterliydi; ancak bugün temiz ve verimli üretmiyorsanız küresel sahnede yeriniz daralıyor. Hayata geçirdiğimiz 'Yeşil OSB Dönüşüm Projesi' ile bölgemizi; enerjisini verimli yöneten, suyu geri kazanan ve karbon ayak izini azaltan yeni nesil bir üretim ekosistemi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşüm, bir tasarruf hamlesinin yanında Bursa’nın havasına ve suyuna sahip çıkma irademizin de somut bir göstergesi" ifadelerini kullandı. "HEPİMİZİN AYNI HEDEFE ODAKLANMASI GEREKİYOR" Dönüşümün başarısı için sanayicilerin desteğinin kritik olduğunu belirten Akyıldız, "Bu sürecin Bölge Müdürlüğümüz tarafından tek başına yürütülmesi mümkün değil. Altyapıyı kurgulamak ve süreçleri planlamak bizim sorumluluğumuzda; ancak dönüşümün sahadaki karşılığı sizlerin katkısı ve sahiplenmesiyle oluşacaktır. Bu bir takım işidir; en küçük işletmemizden en büyük fabrikamıza kadar herkesin aynı hedefe odaklanması gerekir." diye konuştu. "DÜŞÜK KARBON KRİTERİ TİCARETİN MERKEZİNE YERLEŞTİ" BTSO Enerji Verimliliği Merkezi Yöneticisi Canpolat Çınar, ticaretin kurallarının kökten değiştiğini ifade etti. Eskiden fiyat, kalite ve termin şartlarında alıcıyla anlaşıldığında satışın gerçekleşebildiğini belirten Çınar, "Ancak şimdi, özellikle Avrupa pazarındaki müşterileriniz bu denkleme düşük karbon kriterini de eklemenizi talep edecek." dedi. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile 2026 yılında mali yükümlülüklerin başladığını hatırlatan Çınar, "Bu vergiyi Avrupa’ya ödemek yerine tesislerimize yatırım yapıp verimliliğimizi artıralım. Ayrıca Yeşil OSB sertifikası alan firmalar; Dünya Bankası kaynaklı uzun vadeli yeşil kredilere erişimde öncelik kazanacak ve ihracatta 'güvenilir tedarikçi' unvanıyla rekabet avantajı sağlayacak" diye konuştu. "GELECEKTE EN BÜYÜK KISIT SU KOTASI OLACAK" Enerji Verimliliği Uzmanı Berna Durmuş ise sürdürülebilirliğin teknik standartlarına odaklandığı sunumunda ürün bazlı karbon ayak izinin (ISO 14067) önemine değindi. Karbon yönetiminin kârlılıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Durmuş, sanayicilere "Müşteri artık fabrikadaki toplam karbonu değil, satın aldığı tek bir ürünün karbon yükünü soruyor. Karbonu yönetmek, kârınızı yönetmektir. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Yeşil OSB olmanın ön şartıdır. Bursa sanayisi için su ayak izi (ISO 14046) de en az karbon kadar kritik; gelecekte en büyük kısıt 'su kotası' olacak." uyarısında bulundu. Seminer, bölge sanayicilerinin sorularının yanıtlanması ve Yeşil OSB yol haritası üzerindeki görüş alışverişi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.