SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Söz Bursa - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alper Taban’a Sağlıklı Kentler Birliği’nde önemli görev: Yeniden 1. Başkan Vekili seçildi! Haber

Alper Taban’a Sağlıklı Kentler Birliği’nde önemli görev: Yeniden 1. Başkan Vekili seçildi!

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yeniden Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 1. Başkan Vekilliği ve encümen üyeliğine seçildi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum-HCF) da kapılarını açtı. 13-14 Mayıs tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen organizasyonda “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Foruma; Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra birlik üyesi il ve ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, akademisyenler, bilim insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda paydaş katıldı. Gerçekleştirilen olağan meclis toplantısında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanlığı görevine yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay seçildi. Birliğin 1. Başkan Vekilliği ve encümen üyeliğine ise İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban seçildi. Toplantıda sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi ve yerel yönetimlerin iklim, enerji ve kaynak yönetimi konularındaki sorumlulukları masaya yatırıldı. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda kentlerin geleceğine yönelik çözüm önerileri değerlendirildi. COP 31 HAZIRLIK TOPLANTISI İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞECEK Toplantı kapsamında ayrıca, küresel iklim politikaları ve sürdürülebilir şehircilik vizyonu doğrultusunda önemli bir gelişme daha paylaşıldı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP 31 sürecine hazırlık kapsamında düzenlenecek özel toplantılardan birinin İnegöl’de gerçekleştirileceği açıklandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği paydaşlarını bir araya getirecek toplantıda; iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir şehir uygulamaları, enerji verimliliği ve çevresel dönüşüm konuları ele alınacak. İnegöl’ün ev sahipliği yapacağı organizasyonun, şehrin uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik vizyonuna önemli katkı sunması bekleniyor.

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı! Haber

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı. İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti Haber

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Toplantı Salonu’nda yapıldı. Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül Haber

Ford ve Hyundai aday gösterdi: Yeşilova’ya büyük ödül

Alüminyum çözümleri alanında entegre üretim gücüyle faaliyet gösteren Yeşilova, sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan yaklaşımıyla bu prestijli ödüle layık görüldü. Şirketin hayata geçirdiği İŞ’TE Denge, Net Sıfır ve PETEK projeleri; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında bütünsel bir dönüşüm yaklaşımını ortaya koyuyor. İŞ’TE Denge projesi kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen uygulamalar geliştirilirken; Net Sıfır yaklaşımı ile karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımları önceliklendiriliyor. PETEK (Paydaş Ekosistemi Tanışma ve Etkileşim Kümesi) ise topluluk ve paydaşlar arasında sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği ve etkileşim ortamı sunmayı hedefliyor. Yeşilova’nın bu ödüle aday gösterilmesinde, uzun yıllardır iş birliği içinde olduğu ana sanayi paydaşlarının rolü öne çıktı. Şirket, Ford Otosan ve Hyundai Motor Company tarafından aday gösterildi. Ödül, Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova tarafından OSD Yönetim Kurulu üyelerinden teslim alındı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Yasemin Yeşilova, sürdürülebilirliğin Yeşilova için bir hedef değil, tüm süreçlere entegre edilmiş bir iş yapış biçimi olduğunu vurguladı. Yeşilova, üretimden tedarik zincirine, insan kaynaklarından yönetişim uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü kararlılıkla sürdürmektedir. Şirket, uluslararası iş ortaklarıyla birlikte daha verimli, sorumlu ve düşük karbonlu bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir.

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı Haber

Euroshop 2026’da Gökçelik rüzgarı: Yeni nesil mağaza çözümleri görücüye çıktı

Perakende sektöründe raf sistemleri üretimi konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşlarından ve sektör için küresel bir çözüm ortağı olan Gökçelik A.Ş., teknoloji, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdiği en yeni ürünlerini, dünyanın en büyük perakende ekipmanları ve teknolojileri fuarı olan EuroShop 2026’ta görücüye çıkardı. Her zaman olduğu gibi perakende ekipmanları ve mağaza sistemlerinin yanı sıra bağlantılı perakende, sürdürülebilirlik, akıllı mağaza çözümleri, enerji verimliliği, dijitalleşme, omnichannel entegrasyonu, müşteri deneyimi ve şehir içi perakende konseptleri gibi sektörün gündemindeki başlıkları odağına alan EuroShop, 2026 yılında da Almanya Düsseldorf’taki Messe Düsseldorf’ta sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından binlerce katılımcı firmanın ve on binlerce profesyonel ziyaretçinin yer aldığı fuar, küresel perakende endüstrisinin nabzını tutmaya devam etti. Türkiye, 2026 organizasyonunda da güçlü bir katılım sergileyerek en fazla katılımcıya sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer aldı. Yeni nesil ürünler ve dijital çözümler ilgi odağı oldu Beş gün süren fuarda bu yıl da özgün stand tasarımıyla dikkat çeken Gökçelik, yeni nesil mağaza konseptleri ve yüksek katma değerli ürün gamı ile yoğun ilgi gördü. Şirketin Ar-Ge ve Tasarım ekipleri tarafından geliştirilen; teknoloji, estetik ve ergonomiyi bir araya getiren kendinden ödemeli kasa sistemlerinin güncellenmiş versiyonları, elektronik etiket ürünleri, modüler ve daha fazla teşhir alanı sağlayan yeni raf ve arka pano çözümleri ile mağazalara yönelik konsept uygulamaları profesyonel ziyaretçilerden tam not aldı. 2026 yılında özellikle sürdürülebilir malzeme kullanımı, karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri ve enerji tasarrufu sağlayan mağaza içi sistemler ön plana çıkarken, Gökçelik’in çevre dostu üretim yaklaşımı ve uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ürün tasarımları uluslararası alıcıların dikkatini çekti. Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şirket olarak son yıllarda Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarını stratejik önceliğimiz haline getirdik. 2026 yılına güçlü bir üretim ve ihracat performansıyla girdik. Bu fuara da hem teknolojik altyapımız hem de tasarım gücümüzle son derece iddialı hazırlandık. Yeni ürün ve sistemlerimizi ilk kez burada sergilemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak çözümlerimizle fuara değer kattığımıza inanıyoruz.” Küresel pazarda güçlü konum EuroShop’un sektörel anlamda dünyanın en önemli buluşma noktası olduğunu vurgulayan Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “EuroShop yalnızca bir fuar değil; aynı zamanda küresel perakende dünyasının vizyon platformu. 2020 yılında pandeminin gölgesinde gerçekleşen organizasyonun ardından sektör hızla dijitalleşme ve esneklik odağında yeniden şekillendi. Bugün geldiğimiz noktada fiziksel mağazalar ile dijital altyapının entegre olduğu yeni bir perakende anlayışı hâkim. Biz de Gökçelik olarak 1993’ten bu yana kesintisiz katıldığımız bu fuarda, her dönem değişen ihtiyaçlara uygun çözümlerimizle yer alıyoruz. 2026 organizasyonunda da mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirirken yeni ihracat bağlantıları kurma fırsatı yakaladık.” 2026 itibarıyla ihracat pazarlarını daha da genişletmeyi hedefleyen Gökçelik, Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Amerika kıtalarında yeni projeler için görüşmeler gerçekleştirdi. Şirket, yüksek üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve tasarım kabiliyetiyle küresel markalara çözüm ortağı olma vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

TÜMKAD’dan gençlere girişimcilik kapısı: "GİF-T Bir Fikrim Var" başladı! Haber

TÜMKAD’dan gençlere girişimcilik kapısı: "GİF-T Bir Fikrim Var" başladı!

Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetimi, hayata geçirdiği GİF-T Bir Fikrim Var projesi ile girişimcilik alanında yeni fikirlere sahip olan gençleri iş dünyası ile buluşturarak, girişimcilik dünyasına emin adımlarla girmelerine destek verecek. Projenin başlangıcı düzenlenen ilk ders programı ile gerçekleştirildi. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü çok amaçlı toplantı salonunda düzenlenen organizasyonda TÜMKAD GİF-T Komisyonu Üyesi, Endüstri Mühendisi ve OPRA Strategy Kurucusu Yarenur Türe Özkan, projeye katılan gençlere yönelik ‘Tasarım odaklı düşünce’ konulu sunumunu gerçekleştirdi ve gençlerle birlikte atölye çalışmaları yapıldı. Konu hakkında açıklamalarda bulunan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, GİF-T projesinin gerçekleştirilen ilk eğitim programı ile başlatıldığını belirterek, “İlk dersimizde; ‘Tasarım odaklı düşünce, girişimcilik ekosistemi nasıl başlıyor, bir girişim fikri nasıl hayata geçer? ’ gibi konularımızı işledik. Sonrasında bütün bu girişim fikirlerini toplayacağız. 4-5 Nisan tarihlerinde Nilüfer Şeker Pancarı Deposu tesislerinde iki günlük dolu dolu bir yarışma organizasyonu halinde mentorlarımızla, fikri sahipleriyle beraber bir araya gelip projeleri değerlendiriyor olacağız” dedi. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral ise “Bu yıl ilk defa TÜMKAD bünyesinde GİF Komisyonu olarak projemizi hayata geçirdik. Burada amacımız 18-28 yaş aralığındaki gençlerin iş fikirlerini değerlendirmek. Gençlerimizin birçok iş fikri var ve onlara yol göstererek, girişimcilerle, iş adamlarıyla, bu işte donanımlı kişilerle buluşturup, onlara yardımcı olmak istiyoruz. Programımızın teması enerji verimliliği ve batarya üzerine olacak. İlk eğitimimizde benim bir fikrim var, geliştirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum diyen gençler için de bir tasarım odaklı düşünme atölyesi gerçekleştirdik. Aynı zamanda öğrencilerimize mentorlük, patent ve proje yazma eğitimleri de vereceğiz” açıklamalarında bulundu. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Üyesi Yarenur Türe Özkan ise projeye gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Projemiz kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi iş birliklerimiz mevcut. Aynı zamanda Sakarya, Eskişehir, İstanbul gibi temsilciliklerimizin bulunduğu şehirlerimizdeki kurumlar da bizimle beraber çalışmaya başladı. Öğrencilerin ilgisi yüksek. Gençlerimizi sanayicilerle biraraya getirerek, sorunların çözümüne ortak ediyoruz. Bugün tasarım odaklı düşünmeyle başlangıcımızı yaptık. Hep birlikte güzel bir projeye imza atacağımızı düşünüyorum.” Projenin paydaşlarından olan Referans Holding, Tasarım Odaklı Düşünce Eğitiminde, kendi geliştirdikleri fikir ve fikrin projelendirilerek hayata geçirme yolculuğunu da aktardıkları sunum ile eğitime katılan gençlere yeni bir yol ve ufuk açtılar.

Bursa Teknik Üniversitesi’nden devrim yaratan icat! Avrupa'dan patenti aldı: Asansörde makine dairesi devri kapanıyor! Haber

Bursa Teknik Üniversitesi’nden devrim yaratan icat! Avrupa'dan patenti aldı: Asansörde makine dairesi devri kapanıyor!

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinin geliştirdiği kayış tahrikli yeni nesil asansör motoru, Avrupa Patent Ofisi’nden patent alarak uluslararası düzeyde tescillendi. Yenilikçi buluş, asansör montajını kolaylaştırırken, makine dairesi ihtiyacını ortadan kaldırıyor. BTÜ akademisyenlerinin imzasını taşıyan yenilikçi çalışmalar, ulusal ve uluslararası düzeyde tescillenmeye devam ediyor. Bilimsel bilgi birikimini sanayiye aktaran Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri, bu kez asansör sektörüne yönelik geliştirdikleri projeyi, Avrupa Patent Ofisi nezdinde tescilleyerek uluslararası alana taşıdı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Fenercioğlu, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Mücahit Soyaslan ve Samsun Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Avşar’ın buluş sahipleri arasında yer aldığı "Raya Montajlı Tümleşik Asansör Tahrik Sistemi", tüm test aşamalarını başarıyla geçerek ticarileşmeye hazır bir ürün haline geldi. Daha önce Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan da tescil alan çalışma, Avrupa Patent Ofisi tarafından da patentlenerek uluslararası düzeyde tescillendi. ASANSÖR SİSTEMİNİN BİNA ÜZERİNDEKİ YÜKÜ AZALTILDI Buluş hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Fenercioğlu, "Anlaşma sağladığımız firmanın üretimine başladığı buluşumuz, bir doktora çalışması sonucunda ortaya çıktı. Bu çalışmada; makine dairesiz kayış tahrikli asansör sistemleri için daha hafif, daha verimli ve daha bütünleşik bir makine yapısı geliştirdik. Asansör sistemlerinde kullanılan elektrik motorunun üretimini kolaylaştıran ve motor gövdesinin aynı zamanda şasi olarak görev yaptığı yenilikçi bir sistem ortaya koyduk. Böylece motor montajı için ayrıca bir şasiye ihtiyaç kalmadı. Motorun gövdesinden doğrudan raya montaj yapılması sayesinde, asansör sisteminin bina üzerindeki yükü de önemli ölçüde azaltıldı" dedi. MOTOR HIZI 2,5 KAT ARTTI Geliştirilen sistemin hem imalat hem de montaj süreçlerinde önemli avantajlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Fenercioğlu, "Geliştirdiğimiz asansör makinesi kayışlı bir tahrik sistemine sahip. Yaygın olarak kullanılan halatlı sistemlere göre motor hızı yaklaşık 2,5 kat artırıldı. Bu sayede motor performansı ve enerji verimliliği yükseltildi. Ayrıca makine boyutlarının küçülmesiyle daha kompakt bir yapı elde edildi. Böylece motor, asansör kuyusu içerisinde doğrudan raya montaj yapılabiliyor ve binalarda ayrıca bir makine dairesine ihtiyaç kalmıyor. Talaşlı imalat ve döküm süreçlerinin azaltılmasıyla da üretim maliyetleri önemli ölçüde düşürüldü" ifadelerini kullandı. REKTÖR ÇAĞLAR: ULUSLARARASI PATENT SAYIMIZ 6’YA YÜKSELDİ BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, buluşun Avrupa Patent Ofisi tarafından tescillenmesinin üniversite adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, bu tecille beraber BTÜ’deki uluslararası patent sayısının 6’ya yükseldiğini belirtti. Rektör Çağlar, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli akademik çalışmaların uluslararası düzeyde karşılık bulması, araştırma odaklı üniversite vizyonumuzun somut bir göstergesidir. Asansör sektörüne yönelik geliştirilen bu buluş, yalnızca bilimsel üretim kapasitemizi değil, aynı zamanda sanayiye katma değer sunan yenilikçi yaklaşımımızı da ortaya koyuyor. Bu çalışma, üniversite-sanayi iş birliklerinin ve lisansüstü araştırmaların ne denli stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor. Emeği geçen tüm akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.

BOSAB’da "Yeşil Dönüşüm" seferberliği: Sanayici karbon ayak izine odaklandı Haber

BOSAB’da "Yeşil Dönüşüm" seferberliği: Sanayici karbon ayak izine odaklandı

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), bölge sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Sanayi ve Yeşil Dönüşüm Bilgilendirme Semineri’ne ev sahipliği yaptı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Enerji Verimliliği Merkezi (BTSOEVM) uzmanları tarafından verilen seminerde sanayicilerin küresel rekabet gücünü artıracak yeşil OSB uygulamaları, enerji verimliliği, karbon ayak izi hesaplama yöntemleri ve dijital dönüşüm başlıkları detaylı bir şekilde ele alındı. Seminerin açılış konuşmasını yapan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, dünya ticaretindeki kuralların hızla değiştiğine dikkat çekti. Temiz ve verimli üretimin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Akyıldız, "Dün kaliteli üretmek yeterliydi; ancak bugün temiz ve verimli üretmiyorsanız küresel sahnede yeriniz daralıyor. Hayata geçirdiğimiz 'Yeşil OSB Dönüşüm Projesi' ile bölgemizi; enerjisini verimli yöneten, suyu geri kazanan ve karbon ayak izini azaltan yeni nesil bir üretim ekosistemi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşüm, bir tasarruf hamlesinin yanında Bursa’nın havasına ve suyuna sahip çıkma irademizin de somut bir göstergesi" ifadelerini kullandı. "HEPİMİZİN AYNI HEDEFE ODAKLANMASI GEREKİYOR" Dönüşümün başarısı için sanayicilerin desteğinin kritik olduğunu belirten Akyıldız, "Bu sürecin Bölge Müdürlüğümüz tarafından tek başına yürütülmesi mümkün değil. Altyapıyı kurgulamak ve süreçleri planlamak bizim sorumluluğumuzda; ancak dönüşümün sahadaki karşılığı sizlerin katkısı ve sahiplenmesiyle oluşacaktır. Bu bir takım işidir; en küçük işletmemizden en büyük fabrikamıza kadar herkesin aynı hedefe odaklanması gerekir." diye konuştu. "DÜŞÜK KARBON KRİTERİ TİCARETİN MERKEZİNE YERLEŞTİ" BTSO Enerji Verimliliği Merkezi Yöneticisi Canpolat Çınar, ticaretin kurallarının kökten değiştiğini ifade etti. Eskiden fiyat, kalite ve termin şartlarında alıcıyla anlaşıldığında satışın gerçekleşebildiğini belirten Çınar, "Ancak şimdi, özellikle Avrupa pazarındaki müşterileriniz bu denkleme düşük karbon kriterini de eklemenizi talep edecek." dedi. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile 2026 yılında mali yükümlülüklerin başladığını hatırlatan Çınar, "Bu vergiyi Avrupa’ya ödemek yerine tesislerimize yatırım yapıp verimliliğimizi artıralım. Ayrıca Yeşil OSB sertifikası alan firmalar; Dünya Bankası kaynaklı uzun vadeli yeşil kredilere erişimde öncelik kazanacak ve ihracatta 'güvenilir tedarikçi' unvanıyla rekabet avantajı sağlayacak" diye konuştu. "GELECEKTE EN BÜYÜK KISIT SU KOTASI OLACAK" Enerji Verimliliği Uzmanı Berna Durmuş ise sürdürülebilirliğin teknik standartlarına odaklandığı sunumunda ürün bazlı karbon ayak izinin (ISO 14067) önemine değindi. Karbon yönetiminin kârlılıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Durmuş, sanayicilere "Müşteri artık fabrikadaki toplam karbonu değil, satın aldığı tek bir ürünün karbon yükünü soruyor. Karbonu yönetmek, kârınızı yönetmektir. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Yeşil OSB olmanın ön şartıdır. Bursa sanayisi için su ayak izi (ISO 14046) de en az karbon kadar kritik; gelecekte en büyük kısıt 'su kotası' olacak." uyarısında bulundu. Seminer, bölge sanayicilerinin sorularının yanıtlanması ve Yeşil OSB yol haritası üzerindeki görüş alışverişi ile sona erdi.

İMSİAD’da Şeref Demir güven tazeledi Haber

İMSİAD’da Şeref Demir güven tazeledi

İMSİAD üyelerinin katıldığı Genel Kurul’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan İMSİAD Başkanı Şeref Demir, birlik beraberlik mesajı verdi. Sözlerine “Aynı sektörün, aynı mesleğin, aynı şehrin ve aynı sorumluluğun paydaşları olarak bir aradayız” ifadeleriyle başlayan İMSİAD Başkanı Demir, İMSİAD çatısı altında bulunmanın ortak paydasıyla, sektörel birlikteliğin en güzel örneğini verdiklerini söyledi. İMSİAD üyeleri olarak sahada, şantiyede ve masada benzer tecrübeleri, benzer zorlukları yaşadıklarını belirten Demir, “İMSİAD çatısı altında bizi bir araya getiren de tam olarak bu ortaklık duygusudur. Bu ortak zeminden baktığımızda, elbette sektörümüzün son dönemde önemli bir sınavdan geçtiğini görüyoruz. Artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, bürokratik zorluklar, arsa ve iş gücünde erişimdeki sıkıntılar, piyasalardaki dalgalanmalar ve belirsizlikler iş yaparken alacağımız kararları doğrudan etkilemektedir. Hepimizin iş yapma biçimini doğrudan etkilemektedir. Ancak tüm bu zorluklara rağmen sektörümüzün ülkemizin kalkınmasında, istihdamında ve şehirlerimizin geleceğinde vazgeçilmez bir rolü olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Deprem gerçeğiyle yüzleşmiş bir ülkede, güvenli ve nitelikli yapı üretimi artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur. Bu bilinçle 2026 yılına temkinli ama güçlü bir iyimserlikle giriyoruz” diye konuştu. Sektörde güç birliğinin önemine işaret eden Demir, “Hepimiz sahada, şantiyede ve masa başında benzer tecrübeleri yaşıyor benzer zorluklarla karşılaşıyoruz. İMSİAD çatısı altında bizi bir araya getiren temel unsur da işte bu ortak kader ve sorumluluk bilincidir. Bu ortak zeminden baktığımızda, sektörümüzün son dönemde önemli bir sınavdan geçtiğini hep birlikte görmekteyiz. Artan maliyetler, finansmana ulaşmada yaşanan güçlükler, bürokratik zorluklar, arsa ve işgücüne erişimdeki sıkıntılar, piyasalardaki dalgalanmalar ve belirsizlikler iş yaparken alacağımız kararları doğrudan etkilemektedir” dedi. İMSİAD ÇÖZÜM ÜRETİYOR Ekonominin zorlu süreçlerinden geçerken sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluklar düştüğüne işaret eden Demir, sözlerine şöyle devam etti: “Dernekler yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm üreten, muhataplarıyla diyalog kuran, yol gösteren ve inisiyatif alan yapılar olmak zorundadır. İMSİAD olarak bu dönemde tam da bu anlayışı benimsedik. Sorunları konuşmakla yetinmedik, çözüm önerilerimizi masaya koyduk. Bu doğrultuda, yerel yönetimlerimizle, akademik odalarla, üniversitelerle, siyasi partilerle ve ilgili kamu kurumlarıyla yakın temaslar kurduk. Sektörün ihtiyaçlarını doğru bir dille anlatmaya, gerçekçi ve uygulanabilir öneriler sunmaya özen gösterdik. Attığımız her adımı, üyelerimizin sahadaki gerçekleri, sektörün ihtiyaçları ve Bursa’mızın geleceği doğrultusunda, ortak akıl ve istişare anlayışıyla planladık. Basın toplantılarımızda ve kamuoyuna yaptığımız açıklamalarda da bu çizgiyi koruduk. Amacımız algıyı yönetmek değil, gerçeği konuşmak, sektörü doğru anlatmak oldu. Kentsel dönüşümün önemi, riskli yapı stoku, arsa sorunu, finansman, vergilendirme ve enflasyon muhasebesi gibi konularda net ve tutarlı bir duruş sergiledik.” Sektörün yalnızca ekonomik şartlarla değil, hızla gelişen teknoloji, değişen çevre ve iklim koşulları, yeni mevzuat düzenlemeleri ve her geçen gün azalan iş gücü gerçeğiyle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Demir, inşaat sektörünün, klasik yöntemlerle yoluna devam edebilecek bir noktada olmadığını vurguladı. YEŞİL DÖNÜŞÜM FİRMALARIN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK İklim değişikliği, enerji verimliliği, karbon ayak izi, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşümün yapı sektörünün geleceğini doğrudan şekillendirecek başlıklar olduğunu belirten Demir, ulusal ve uluslararası düzenlemelerin firmaları daha çevreci, daha verimli ve daha planlı üretim modellerine yönlendirdiğini, bu süreci doğru okuyan ve kendini buna göre dönüştüren firmaların ayakta kalacağını ileri sürdü. NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ SORUNU Sektörün en önemli sorunlarından birinin de nitelikli iş gücünün azalması olduğuna dikkat çeken Demir, “Usta bulmakta zorlanan, sahada verim kaybı yaşayan bir sektör yapısıyla karşı karşıyayız. Bu noktada çözümü yalnızca insan kaynağında değil, iş gücünü destekleyen sistem ve teknolojilerde aramak zorundayız. Endüstriyel üretim modelleri, prefabrik ve modüler yapı sistemleri, dijital şantiye uygulamaları, otomasyon ve yeni nesil yapım teknikleri; sektörümüz için artık bir alternatif değil, zorunluluk hâline gelmiştir. Daha az iş gücüyle, daha kaliteli, daha hızlı ve daha sürdürülebilir üretim yapabilen firmalar geleceği şekillendirecektir. İMSİAD olarak bu dönüşümü yalnızca izleyen değil; üyelerini bu sürece hazırlayan, yön gösteren ve destekleyen bir yapı olmayı hedefliyoruz” ifadelerinde bulundu. KENTSEL DÖNÜŞÜM DUYARLILIĞI Kentsel dönüşümün en fazla emek verdikleri başlıklardan biri olduğuna işaret eden İMSİAD Başkanı Şeref Demir, “Düzenlediğimiz kentsel dönüşüm zirvesiyle konuyu yalnızca teknik değil, sosyal, ekonomik ve şehircilik boyutlarıyla ele aldık. İlçe belediyelerimizle gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, yerel yönetimlerle sektörün aynı dili konuşmasının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük. Bursa Büyükşehir Belediyemizle Merinos–Soğanlı ve Altıparmak–Çarşamba bölgelerine ilişkin yürütülen çalışmalarda ise; yoğunluğu artırmadan, proje değeriyle finansmanı sağlanan, büyük ölçekli ve şehre değer katan dönüşüm modellerinin mümkün olduğunu ortaya koyduk. Burada altını özellikle çizmek isterim: Kentsel dönüşüm parsel bazlı değil, insan odaklı ve şehir ölçeğinde yapılmalıdır. Bursa yapı sektörünün; birlikte iş yapma kültürünü geliştirdiği takdirde, büyük alanları dönüştürebilecek güç ve kapasiteye sahip olduğunu ısrarla ifade ettik” dedi. Önümüzdeki dönemde üzerinde en fazla duracakları başlıklardan birinin de iş yapma kültürünü geliştirmek olacağını ifade eden Demir, tek tek yapılan işler yerine güçlerini birleştireceklerini, fonlar ve BES benzeri finansal enstrümanlarla desteklenen, büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri üretmeyi hedeflediklerini dile getirdi. ŞEHRE DEĞER KATAN YAPILAR Amaçlarının ölçek büyüten, şehre değer katan ve birlikte kazanmayı mümkün kılan yapılar oluşturmak olduğuna dikkat çeken Demir, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu vizyonun önemli bir adımı olarak uzun süredir üzerinde çalıştığımız İMSİFED – İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nu kurmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Federasyonumuzla birlikte yalnızca Bursa merkezli değil; bölgesel ölçekte daha güçlü, daha organize ve daha etkili bir temsil kabiliyeti elde ettik. Geleceği konuşurken gençlerimizi ayrı bir yere koymak zorundayız. Bu anlayışla kurduğumuz GENÇ İMSİAD, derneğimizin vizyonunun en somut göstergelerinden biridir. Genç meslektaşlarımızın enerjisi, fikirleri ve girişimci ruhu sektörümüzün yarınları için büyük bir değerdir. Bu dönemde sektörümüzün görünürlüğünü artıran fuar ve sanayici–müteahhit buluşmalarıyla; iş birliklerini güçlendirdik, Bursa inşaat sektörünün gücünü vitrine taşıdık. Dijitalleşme alanında attığımız adımlar da bu vizyonun bir parçasıdır. Yenilenen internet sitemiz, taşeron ve malzeme modülleri ile üyelerimizin iş süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Bu dönemde İMSİAD yalnızca söylem üreten değil; sorumluluk alan bir yapı olduğunu da göstermiştir. Özellikle yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımızın; gerek 6 Şubat depremleri sürecinde, gerekse derneğimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında gösterdikleri özveri ve katkılar, bu dayanışma ruhunun en somut göstergesidir. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” Demir, geldikleri noktada yönetim kurulunun, komisyonların ve üyelerin emeğinin çok büyük olduğuna önümüzdeki dönemde de aynı anlayışla, ortak aklı önceleyen, teknolojiyi ve iş birliğini merkeze alan bir yaklaşımla yola kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi. Demir’in konuşmasının ardından, Divan Kurulu oluşturuldu. Divan Kurulu şu isimlerden oluştu: Ömer Kumova (Divan Başkanı), Mehmet Kurt (Divan Başkan Vekili), Muzaffer Rızvanoğlu (Yazman), Cem Kaleli (Yazman) Divan Kurulu, yönetim kademelerinin belirlenmesinden önce, faaliyet raporu ve denetim raporunu okutarak oylamaya sundu. Yapılan oylamada, her iki rapor da oybirliğiyle kabul edildi. Tek listeyle gidilen seçimde, oy birliğiyle İMSİAD’ın yeni dönemdeki yönetim birimleri şu isimlerden oluştu. YÖNETİM KURULU ASIL Şeref Demir (Akyükselen İnşaat), Muhammed Adiloğlu (Adiloğlu Grup), Nurcan Özdemir (EPSA Yalıtım), İbrahim Cem Oflaz (CETA İnşaat), Doğan Gündüz (Paris İnşaat), Yılmaz Avşar (Beydağ İnşaat), Eyyüp Ceylan (N.Ceylan İnşaat), Sait Zorlu (Sait Zorlu İnşaat), Sinan Sulu (YKS PVC), İbrahim Taşır (Taşırsan İnşaat), Latif Altay (Altay Tasarım İnşaat) YÖNETİM KURULU YEDEK Osman Yıldız (Emin Yıldız İnşaat), Mustafa Hakkı Taşolar (Taşolar İnşaat), Selma Özsabuncu (Şenortaklar Cam), Onur Şiar Demir (Senfoni Mimarlık), Mehmet Demirci (FM DEM İnşaat), Savaş Pişkindemir (Pişkindemirler İnşaat), Ahmet Hilmi Kaşlıoğlu (Apeks Asansör), Burak Coşkun (Kurt Çini), Muhammet Kaya (Özkay Yapı), Mücahit Baylan (Baylan İnşaat), Nesim Yonat (Neyon Yapı) DENETİM KURULU ASIL Hacı Bekir Ergene (Ergene Mobilya), Nedim Yılmaz (3D Maket), Abdülkadir Fenerci (A Fener İskele) DENETİM KURULU YEDEK Sinan Özok (Ruşenoğlu Mimarlık), Osman Arslan (Diasansör), Şeref Yılmaz (Eşay İnşaat) DİSİPLİN KURULU ASIL Mahmut Sami Döven (DR Döven Mühendislik), Şinasi Güneş (Bemis Teknik Elektrik), İbrahim Dal (Uzdal İnşaat) DİSİPLİN KURULU YEDEK Şerefettin Demir (Demirkent İnşaat), Şükrü Merdim (Merdim İnşaat), Melikşah Kahveci (Kahveciler Hafriyat ve Yıkım) YÜKSEK DANIŞMA KURULU Ömer Kumova (Kumova Gayrimenkul İnşaat), Mehmet Kurt (LİK Yapı), Ali Tuğcu (Tuğcuoğlu Mimarlık), Murat Demir (Bursa Referans Yapı), Muzaffer Rızvanoğlu (Rızvanoğlu İnşaat), İsrafil Karataş (Karnur İnşaat), Hüseyin Ergün Kıratlı (Kıratlı İnşaat), Mümin Bostancı (Bostancı İnşaat) İMSİFED DELEGELERİ İSİM LİSTESİ ASIL Şeref Demir Akyükselen İnşaat İbrahim Cem Oflaz Ceta İnşaat Muhammed Adiloğlu Başolhan İnşaat Nurcan Özdemir Epsa Yalıtım Latif Altay Altay Tasarım İnşaat Hakan Özdemir Kapı Dünyası Yusuf Berat Rızvanoğlu Berat Rızvanoğlu İnşaat Sait Zorlu Sait Zorlu İnşaat İbrahim Taşır Taşırsan İnşaat Onur Şiar Demir Senfoni Mimarlık Selma Özsabuncu Şenortaklar Cam Hüseyin Kul Dekostar Yalıtım Şeref Yılmaz Eşay İnşaat Hacı Bekir Ergene Ergene Mobilya Özgür Şimşek Zone iNŞLAAT Kenan Taşköprü Ekip Birlik İnşaat Nedim Yılmaz 3D Maket Fatih Tahtalı Tahtalı Grup Ferdi Aslan FA Arslanhan İnşaat Berat Kılıçaslan Hikmet Kılıçaslan İnşaat Malzemeleri ******* YEDEK Mücahit Baylan Baylan İnşaat Ahmet Hilmi Kaşlıoğlu Apeks Asansör Nesim Yonat Neyon Yapı Serdar Burak Uslu SBU Harita Aydın Yılmaz Albena İnşaat Salim Uçak Uçak Asansör Durali Balım Nekas Proje Mobilya Serkan Saltık Miray A.Ş. Uğur Yıldırım Asvip Asansör Gökhan Yavuz Endogaz Macid İlker Kıvam Grup Şenol Amil Bitek Yapı Şenol Tongal Bursa Cephe Bedri Polater FSM Yapı Hayri Altan Altınbaşak İnşaat Utku Akçay UAT Grup Müslüm Bankır MB Group İnşat Serhat Yıldız Seyil İnşaat Burak Coşkum Kurt Çini Muhammet Kaya Özkay Yapı Genel Kurul’un sonunda teşekkür konuşması yapan İMSİAD Başkanı Şeref Demir, seçime tek listeyle gidilmesinin, İMSİAD’daki birlik beraberliği yansıttığına işaret etti. Divan Kurulu başta olmak üzere Genel Kurul’a katılım sağlayan bütün üyelere teşekkür eden Demir, önümüzdeki dönemde İMSİAD’ın hizmet binasını inşa sürecini de başlatacaklarını sözlerine ekledi. İMSİAD’ın yeni yönetim birimlerinin topluca fotoğraf çekiminin ardından Genel Kurul Toplantısı sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.