SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enfeksiyon

Söz Bursa - Enfeksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enfeksiyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Anne köpek gelecek mi?" 3 Yaşındaki Ada’nın yürek yakan kâbusu! Haber

"Anne köpek gelecek mi?" 3 Yaşındaki Ada’nın yürek yakan kâbusu!

İzmir'de apartman bahçesinde oyun oynayan küçük kız, komşusuna ait iki köpeğin saldırısı sonucu yüzünden ısırık ve pençe darbeleri alarak yaralandı. Olayın ardından çocuğun ailesi köpek sahibinden şikayetçi oldu. Olay, 24 Şubat günü akşam saat 18.00 sıralarında Çiğli ilçesi Esentepe Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Ada Ç. (3), abisi ve komşu çocuklarıyla birlikte apartmana ait bahçede oyun oynadıkları sırada aynı apartmanda oturan bir kişi, köpeklerini hava aldırmak için bahçeye çıkardı. İddiaya göre tasmasız ve ağızlıksız duran köpekler, evin etrafında dolaşan küçük Ada'ya saldırdı. Yüzünden pençe ve ısırık darbesi alan küçük çocuk kanlar içerisinde kaldı. Saldırının ardından köpeklerden kaçan Ada'nın abisi, durumu annesi ve anneannesine haber verdi. Panik halinde dışarı çıkan anne, yüzünden yaralanmış korku ve panik içindeki kızının yardımına koştu. Küçük Ada, komşuların yardımıyla araca bindirilerek hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Çocuğun ailesi olayın ardından köpek sahibinden şikayetçi oldu. O anlar kamerada Saldırı sonrasında yaşanan panik anları apartmanın güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, küçük Ada'nın koşarak apartman koridoruna gelmesi ve ailenin çocuğa müdahale etmesi yer aldı. Köpek sahibinin hayvanlarla birlikte apartmandan içeri girmesi, köpeklerin tekrar ailenin bulunduğu tarafa yönelmesi ve ardından sahibi tarafından eve çıkarılması da görüntülere yansıdı. Psikolojik travma yaşıyor Küçük Ada'nın anneannesi Jale Demir, torununun ağabeyi ve iki komşu çocuğuyla birlikte apartmanın arka bahçesine inmesiyle olayın meydana geldiğini belirterek, "Apartmanımızın yedinci katından birinci katına yeni taşınan bir şahıs, köpeklerini bahçede başıboş ve sahipsiz bıraktı. Çocuklar bahçeye çıkar çıkmaz köpeklerin saldırısına uğradı. Olay esnasında köpeklerin sahibi yanlarında değildi, apartmanın ön cephesinde oturuyordu. Saldırı arka bahçede gerçekleşti, torunumun ağabeyinin çığlıkları üzerine sahibi gelerek köpeği çocuğun üzerinden aldı. Aynı köpeğin daha önce de apartman bahçesinde başka bir komşumuzun torununa ensesinden saldırdığı ve sahibinin o an orada bulunması sayesinde duruma anında müdahale edildiği biliniyor. Apartmanlar kimsenin özel mülkü değildir. Ortak yaşam alanlarıdır. İnsanların ikamet ettiği bu alanlarda, başkalarının can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, köpeklerin tasmasız ve ağızlıksız dolaştırılması kabul edilemez. Şahsen olayın şokunu atlatabilmiş değilim. Yaşadığım sarsıntı nedeniyle psikolojik olarak çok zor günler geçiriyorum. Balkonda gördüğüm kadarıyla köpeğin pitbull cinsi olduğunu düşündüm. Kurumdaki yetkililer köpeğin zararsız olduğunu ve buna dair belgeleri bulunduğunu ifade ettiler. Ancak, belgelerin sahte olma ihtimalini ve madem zararsızsa neden bir çocuğu ağır şekilde yaralayacak düzeyde saldırdığını sorguladığımda, konunun değerlendirilmesi için yeniden bir komisyon toplantısı yapılması gerektiği bilgisini verdiler" ifadelerini kullandı. Tedavisi sürüyor Torununun sağlık durumu hakkında da bilgi veren Demir, "Torunum, olay gününden bu yana hastanede enfeksiyon uzmanları dahil olmak üzere üç farklı doktor tarafından tedavi edildi, kendisine kuduz aşısı uygulandı. Ağızlıksız ve tasmasız bırakılan bu köpekler yüzünden 3,5 yaşındaki bir çocuğun yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmanın telafisi çok zordur. Torunum geceleri korkuyla uykusundan sıçrayarak uyanıyor, 'Köpek gelecek, beni yine ısıracak' diyerek sürekli kapıları kapatıyor. Tehlike arz eden köpeklerin beslenmesine son verilmelidir. Hayvan sahiplenmek isteyen kişilerin, bunu müstakil evlerde veya ağızlık ve tasma gibi zorunlu güvenlik tedbirlerine eksiksiz uyarak yapması şarttır. Daha önce ben de köpek besledim ancak kimseye en ufak bir zararı dokunmadı. Köpek sahiplerinin hiçbir suçluluk duymaması ve sorumluluk kabul etmemesi ise üzüntümüzü daha da artırdı. Başka çocukların canı yanmasın diye, sorumlular hakkında gereken yasal işlemlerin yapılmasını talep ediyorum" dedi.

Profesörden ’üçlü salgın’ uyarısı: "H3N2, RSV ve COVID-19 aynı anda yayılıyor" Haber

Profesörden ’üçlü salgın’ uyarısı: "H3N2, RSV ve COVID-19 aynı anda yayılıyor"

ECDC (Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi) verilerine göre bu kış; Influenza A (H3N2), RSV ve COVID-19’un aynı anda yayılım gösterdiğini ifade eden Özkaya, özellikle yaygın kas ve eklem ağrılarının bu sezonun en belirgin özelliği olduğuna dikkat çekti. Bu yıl baskın olan influenza A (H3N2) enfeksiyonunun ani başlayan yüksek ateş, şiddetli halsizlik ve "kemiklerim kırılıyor gibi" tarif edilen ağrılarla seyrettiğini belirten Özkaya, COVID-19’un Nimbus ve JN.1 varyantlarında ise boğaz ağrısı ve yaygın vücut sızılarının öne çıktığını söyledi. RSV’nin ise özellikle 65 yaş üstü ve bağışıklığı zayıf bireylerde ağır kas ağrılarına ve solunum sıkıntısına yol açtığını vurguladı. Vatandaşların panik yapmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, "Birçok enfeksiyon istirahat ve sıvı alımıyla geçebilir. Ancak ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı ya da şikayetlerin 10 günü aşması durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır" diye konuştu. Antibiyotiklerin virüs kaynaklı enfeksiyonlarda etkili olmadığını hatırlatan Özkaya, gereksiz antibiyotik kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, "Grip aşısı yüzde 100 koruma sağlamasa da hastalığı ağır geçirme ve hastaneye yatış riskini önemli ölçüde azaltıyor" ifadelerini kullandı.

Türk Tiyatrosunun acı günü: Usta Sanatçı Haldun Dormen entübe edildi Haber

Türk Tiyatrosunun acı günü: Usta Sanatçı Haldun Dormen entübe edildi

Oyuncu, yönetmen, yazar ve eğitmen kimliğiyle Türk sanat tarihine adını altın harflerle yazdıran Haldun Dormen, bir süredir enfeksiyon nedeniyle hastanede tedavi altındaydı. Geçtiğimiz hafta durumu ağırlaşan ve yoğun bakıma alınan 97 yaşındaki sanatçıdan bugün kritik bir haber daha geldi. OĞLU ÖMER DORMEN’DEN "DUA" ÇAĞRISI Usta sanatçının sağlık durumuna ilişkin son durumu oğlu Ömer Dormen paylaştı. Babasının solunum desteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Dormen; "Babamın solunumunun daha sağlıklı şekilde desteklenebilmesi amacıyla bugün doktorlar tarafından entübe edilmesine karar verildi. Bu süreci de güçlü bir şekilde atlatacağına yürekten inanıyoruz. Dualarınızı eksik etmeyin." ifadelerini kullandı. 72 YILLIK BİR SANAT ÇINARI Bu yıl sanat hayatındaki 72. yılını kutlayan Haldun Dormen, Türkiye’nin en saygın sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. Devlet Sanatçısı unvanına sahip olan usta isim; *1990'lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından "Onursal Bilim Doktoru" unvanına layık görüldü. *Türkiye’nin ilk özel tiyatro ödüllerinden biri olan Afife Tiyatro Ödülleri'nin başlatıcısı oldu. *Kariyeri boyunca yüzlerce öğrenci yetiştirerek Türk tiyatrosuna akademik ve pratik anlamda eşsiz katkılar sundu. Tüm sanat camiası ve sevenleri, usta sanatçıdan gelecek iyi haberleri bekliyor.

Konserve açarken ellere dikkat! Haber

Konserve açarken ellere dikkat!

Estetik Plastik Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, konserve açarken meydana gelen kesiklerin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak vatandaşları uyardı. Mutfakta sıklıkla karşılaşılan bir durum olan konserve açarken meydana gelen kesikler, bazı sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor. Sivas Medicana Hastanesi Estetik Plastik Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, meydana gelen kesiklerin boyutu küçükte olsa bu kesiklerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Özellikle mutfakta sıkça karşılaşılan bu durumun, ciddiye alınmasının gerektiğini belirten Özkaya, kesiklerin enfeksiyon riski taşıyabileceğini ve yanlış bakım durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Konserve açarken kullanılan aletlerin keskin olduğuna dikkat çeken Özkaya, "Kesikler genellikle yüzeysel gibi görünse de, derin yaralar oluşabilir. Bu tür yaralar, eğer doğru bir şekilde temizlenmez ve bakım yapılmazsa enfeksiyon kapma riski taşır" dedi. Özkaya, kesiklerin temizlenmesi, antiseptik uygulanması ve gerekirse bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini de sözlerine ekledi. Ayrıca, mutfakta dikkatli olunması ve doğru aletlerin kullanılması gerektiğinin altını çizdi. ÇOCUKLARDA DAHA RİSKLİ Çocukların yetişkinlere göre daha çok risk altında olduğunu söyleyen Özkaya, “Yeme alışkanlıklarımızın değişmesiyle konserve kullanımı günlük hayatımızın artık bir parçası haline geldi. Eskiden konserveler daha çok pişirmeye hazır gıdalarken şimdi yeme ve içmeye hazır balık, mısır, garnitür gibi ürünler içermekte. Bu ürünler genelde cam veya metal kutularda saklanmaktadır. Kutuların kenarlarındaki demir metal kısımları açarken kişilerin değişik yöntemler kullanması veya dikkatsizce davranmalarıyla ev ve iş kazaları meydana gelebiliyor. El, parmak, el bileği kesikleri olmakla birlikte sadece yüzeysel cilt kesiği olabildiği gibi parmakları, eli hareket ettiren tendonların kesilmesine veya sinir damar yaralanmalarına hatta eklem hasarlarına da sebep olabiliyor. Çalışan ebeveynler olarak pratik olması açısından çocuklarımıza bu ürünleri evde kullanmalarına izin veriyoruz. Fakat çok dikkatli olunması gerekir çünkü çocuklar yetişkinlere göre daha risk altında olabilir” dedi. İLK YARDIM ÖNEMLİ Bu vakaların hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Özkaya, “Bu vakalarla eskiden de karşılaşıyorduk fakat bugünlerde görülme sıklığı arttı. Bu tür kesiklerde ilk yardım çok önemli. Daha sonra iyi bir muayene ve müdahale gerekmekte. Bazı kesikler küçük gibi görünüp hafife alınsa da daha sonra bunun ciddiyetinin farkına varabiliyorlar. Tendon kesiği olduğunda acıyla hareket kısıklığını fark etmiyorlar. Zaman geçtikçe ellerini rahat kullanamadıklarını fark ediyorlar. O zaman çok daha aksi durumlar ortaya çıkıyor. Geç onarım başarı şansını daha çok düşürüyor. Bu yönden de hastalarımız risk altında oluyor. Bu vakalar kesinlikle hafife alınmamalı. Kesiğin boyutu kişiye göre küçükte olsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmeli. Tetanos aşısı ve antibiyotik tedavisi uygulanmalı” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.