SON DAKİKA
Hava Durumu

#Entübe

Söz Bursa - Entübe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Entübe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk Tiyatrosunun acı günü: Usta Sanatçı Haldun Dormen entübe edildi Haber

Türk Tiyatrosunun acı günü: Usta Sanatçı Haldun Dormen entübe edildi

Oyuncu, yönetmen, yazar ve eğitmen kimliğiyle Türk sanat tarihine adını altın harflerle yazdıran Haldun Dormen, bir süredir enfeksiyon nedeniyle hastanede tedavi altındaydı. Geçtiğimiz hafta durumu ağırlaşan ve yoğun bakıma alınan 97 yaşındaki sanatçıdan bugün kritik bir haber daha geldi. OĞLU ÖMER DORMEN’DEN "DUA" ÇAĞRISI Usta sanatçının sağlık durumuna ilişkin son durumu oğlu Ömer Dormen paylaştı. Babasının solunum desteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Dormen; "Babamın solunumunun daha sağlıklı şekilde desteklenebilmesi amacıyla bugün doktorlar tarafından entübe edilmesine karar verildi. Bu süreci de güçlü bir şekilde atlatacağına yürekten inanıyoruz. Dualarınızı eksik etmeyin." ifadelerini kullandı. 72 YILLIK BİR SANAT ÇINARI Bu yıl sanat hayatındaki 72. yılını kutlayan Haldun Dormen, Türkiye’nin en saygın sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. Devlet Sanatçısı unvanına sahip olan usta isim; *1990'lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından "Onursal Bilim Doktoru" unvanına layık görüldü. *Türkiye’nin ilk özel tiyatro ödüllerinden biri olan Afife Tiyatro Ödülleri'nin başlatıcısı oldu. *Kariyeri boyunca yüzlerce öğrenci yetiştirerek Türk tiyatrosuna akademik ve pratik anlamda eşsiz katkılar sundu. Tüm sanat camiası ve sevenleri, usta sanatçıdan gelecek iyi haberleri bekliyor.

CHP Lideri Özgür Özel gözyaşlarını tutamadı: Manisa'nın ilk kadın Belediye Başkanı Gülşah Durbay son yolculuğuna uğurlandı Haber

CHP Lideri Özgür Özel gözyaşlarını tutamadı: Manisa'nın ilk kadın Belediye Başkanı Gülşah Durbay son yolculuğuna uğurlandı

Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Manisa'nın Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'a görev yeri belediyede düzenlenen törende duygusal anlar yaşandı. Manisa'nın ilk kadın belediye başkanı olarak tarihe geçen 37 yaşındaki Başkan Durbay'ı mesai arkadaşları ve Manisalılar alkışlarla karşılayıp, alkışlarla uğurladı. Manisa'nın ilk kadın belediye başkanı seçilerek tarihe geçen ve başkan seçildikten kısa bir süre sonra kolon kanseri teşhisi ile tedavisine başlanan Gülşah Durbay, kan değerlerindeki ani düşüşün ardından 1 Aralık'ta Manisa Şehir Hastanesinde tedavi altına alınmıştı. 2 Aralık'ta yoğun bakımda tedavisine devam edilen Başkan Durbay'a bir taraftan da çoklu organ yetmezliği tanısı kondu. 12 Aralık'ta durumunun ağırlaşması üzerine entübe edilerek tedavisine devam edilen Başkan Durbay'ın 14 Aralık saat 19.00'da kalbi durdu. Yaklaşık 1 saatlik kalp masajına rağmen hayatını kaybeden Durbay için görev yeri Şehzadeler Belediyesi önünde tören düzenlendi. Manisa Şehir Hastanesi gasilhanesinden Türk bayrağına sarılı tabutu Zabıta personeli tarafından alınan Durbay'ın naaşı belediye önüne alkışlarla geldi. Törene, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, vatandaşlar ve belediye personeli katıldı. Belediye önündeki törende Gülşah Durbay'ın babası Osman Durbay, annesi Fatma Durbay, kardeşleri ve ailesi tabutun başında gözyaşlarına boğuldu. Gülşah Durbay'ın 37 yıllık yaşamına sığdırdığı başarıların anlatıldığı özgeçmişin ardından ailesi adına konuşmayı yakın arkadaşı olan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 'Gülüm' diye seslendiği Gülşah Durbay'ı anlatırken gözyaşlarını tutamadı. "Senin kardeşin olmak benim için bir ayrıcalıktı" diyen Denizli, "Asla unutulmayacaksın, iyi ki geçtin bu memleketten, iyi ki ışık saçtın hayatlarımıza. Rabbim seni cennetinin en güzel köşesine alsın gülüm. Huzurla uyu" şeklinde konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ise gözyaşları içinde yaptığı konuşmasında yakın arkadaşı Gülşah Durbay'ın her gününü bu memleket için harcadığını belirtti. Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise yaptığı konuşmasında, "Hastalığında bile bu memlekete nasıl hizmet ederim diye çalışıyordu. Annesine, babasına sevenlerine sabırlar diliyorum. Güzel bir iz bıraktı. Mekanı cennet olsun" dedi. "ÇOK ACIKLI BİR HİKAYE YAZDIK" CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise "Daha 6 ay önce kardeşimi Ferdi Zeyrek'i, Gülşah'ın da gözyaşlarıyla yolcu ettik. Gülşah çok iyi CHP'li bir ailenin hepimizden daha çok CHP'li bir evladı. 2014 yılında Gülşah Saruhanlı'da Gençlik Kolları Başkanıydı, yine koşuyordu. 2014'te ben Büyükşehir Belediye Başkanı adayıydım. Sabahtan Saruhanlı'da koşar öğleden sonra benimle birlikte koşardı. Bir sürü görev yaptı bu parti için. Seçim kaybettiğimizde derdi ki çünkü bir hikayemiz yoktu. Bu seçimde dedim ki bu sefer hikayemiz var mı? Elbette dedi Genel Başkanımızın memleketini kazanacağız' dedi. Çok acıklı hikaye yazdık demiş. Ağzından en son çıkan sözler bu. Bitmedi bu hikayeler. Yüzde 6 oy aldığımız şehirde yüzde 60 oy aldık. İnsanlar iki oy verdi birini Gülşah'a birini Ferdi'ye verdiler. Biz 6 ayda bir tabut bayraklıyoruz. Allah rahmet eylesin. Hepimizin başı sağ olsun Hepiniz hakkınızı helal edin. İyi ki varsınız" şeklinde konuşurken yine gözyaşlarını tutamadı. Manisa Büyükşehir Belediyesi personeli imam hatip Yusuf Kocademir'in Kur'an-ı Kerim tilavetinin ve yapılan duanın ardından belediye önündeki tören sona erdi. Belediye personeli yaklaşık 20 aydır çalıştıkları Başkan Durbay için gözyaşlarını tutamazken Manisa, haziran ayında kaybettiği Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ardından ikinci kez başkan acısı yaşadı. Belediye önündeki törenin ardından Başkan Durbay'ın naaşı belediye önünden alınarak, Cumhuriyet Meydanında kılınacak cenaze namazı öncesi Hatuniye Camiine götürüldü.

Bebeğin entübe olduğunu sisteme eklemiyorduk Haber

Bebeğin entübe olduğunu sisteme eklemiyorduk

Savunma yapan tutuklu sanık Cansu Akyıldırım, "Hasta dosyalarını taburcu dosyasına koymuyorduk. Bebeğin entübe olduğunu sisteme eklemiyorduk. Bunu ekleyip eklememeyi konuşuyorduk. Bebeğin basılı olan kan gazıyla gerçeğinin aynı olmadığını Mehmet Gürül'e söyledim" dedi. İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi yöneticisi ve üyesi 22’si tutuklu toplam 47 sanığın yargılandığı dava 3. gününde devam ediyor. Adliyenin konferans salonunda görülen duruşmada bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ve avukatları hazır bulundu. "Hastalara tıbbi müdahale için İlker ve Mehmet Gürül gibi isimlerden destek alıyorduk" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Cansu Akyıldırım, "Öncelikle 2012-2019 yılları arasında üç hastanede görev aldım 2019 - 2020 tarihleri arasında Esenyurt Reyap Hastanesi'nde çalıştım. 2023 yılında Bağcılar TRG Hospitalist Hastanesi'nde çalıştım. Üzerime atılı dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Kimseyle maddi çıkar şeklinde çalışmadım. Ailemden maddi destek alıyorum. Kimseyi dolandırarak gelir elde etmedim. Yoğun bakımlar için danışmanlık hizmeti aldığımız şirketler vardı. Hastalara tıbbi müdahale için İlker ve Mehmet Gürül gibi isimlerden destek alıyorduk" ifadelerini kullandı. Duruşmada mahkeme başkanı sanığa, Medisense Hastanesi ile olan para akış trafiğinin nasıl sağlandığını sordu. Akyıldırım, "Birinci Hastanesi'nde hasta danışmanlık hizmeti verdiğimizde ekibe motivasyon ödemeleri veriliyordu. Medisense Hastanesi'nde çalışan biri bana bu parayı atardı. Bende ekibe motivasyon ödemesi adı altında dağıtırdım" diye yanıtladı. "Bebeği kucağıma aldığımda bebeğin bir yeri şişti, kalbi durdu" Mahkeme başkanı sanığa, WhatsApp konuşmalarında geçen "Göbek bağını kesmeyi beceremedim, Cansu'ya verin" konuşmasıyla ilgili ise, "Ben kesmedim, bu konuşmadan haberim yok. Ama bu bebek Karan bebek olabilir. Bu bebek TRG Hospitalist Hastanesi'nde doğdu. Bebek geldiğinde mosmordu. Kapıya yakın olan kısma aldım ve oksijen verdim. Bebeğin durumunu İlker Bey'e anlattım. Bebeği makineye bağladık. Bebeğe akciğer filmi istendi. Hastanenin şartları yettiğince ben filmi çektim. Bebeği kucağıma aldığımda bebeğin bir yeri şişti ben çekerken bebeğin kalbi durdu. Bebek geri dönmedi. Bebeğin ölüm nedenini belirleme yetkim yok. İlker Bey'e akciğer filminin resmini ve yakın videosunu Whatsapp’tan attım. Gönüllü olarak gitmiştim TRG Hospitalist Hastanesi'ne, Fırat Sarı istemişti gelmemi" diye konuştu. Mahkeme başkanı ise sanığa, "Niye konuşmalarda Cansu atsın deniyor o zaman, senin epikrizleri değiştirme yetkin yoksa" diye sordu. Sanık Akyıldırım “Benim böyle bir konuşmadan haberim yok. Bana ne görev verilirse onu yapıyordum” diye cevapladı. "Dış nöbetçilerin mezuniyet durumları ve evrakları elimizde yoktu. Bu nedenle denetime geldiklerinde hastanede bulundurmuyorduk" Sanık savunmasının devamında, "Yeni doğan denetiminde her raporu, eksik olan raporları tamamlanması için Fırat Sarı'ya iletiyordum. İlaçlar normalde buzdolabında tutulmalı. Biz onları yukarıya taşıyorduk. TRG Hospitalist'in yapısı gereği arşivi Teşvikiye'deydi. Bütün dosyalar hastane dışında muhafaza ediliyor. Denetime geldiklerinde bu nedenle hiçbir dosya teslim edemedim. Dış nöbetçilerin mezuniyet durumları ve evrakları elimizde yoktu. Bu nedenle denetime geldiklerinde hastanede bulundurmuyorduk bu kişileri. 2023 yılı son aylarında bir gün Fırat Sarı beni aradı, Hasan Basri Gök'ün beni işe götüreceğini söyledi. Ben yanlarına gittim. Fırat Sarı, Hasan Basri'ye, 'yaptın mı gerçekten' dedi. Paraya ihtiyacı olduğunu söyledi ve mobil bankacılık durumunu gösterdi. Ortalama 20 kutu kadar ilaç satıp, para aldıklarını duydum. Hakan Doğukan Taşçı ile satmışlar ama ben gözümle görmedim" diye konuştu. "Bebek entübe olduğunu sisteme eklemiyorduk" Mahkeme başkanı sanığa, Mehmet Gürül'le aralarında geçen bebeklerin entübe olarak kaydedilmesine ve epikrizlerde yazan kan sayısı ile gerçeğinin aynı olmadığını söyledikleri konuşmalarını sordu. Sanık, "Hasta dosyalarını taburcu dosyasına koymuyorduk. Bebeğin entübe olduğunu sisteme eklemiyorduk. Bunu ekleyip eklememeyi konuşuyorduk. Bebeğin basılı olan kan gazıyla gerçeğinin aynı olmadığını Mehmet Gürül'e söyledim" dedi. Mahkeme başkanı sanığa, "Neden eksik olan her şeyi değiştiriyordunuz, bunu gidermek yerine" diye sordu. Sanık, "Faturalandırılmış taburcu dosyalarını değiştiremiyorduk, o şekilde kalıyordu. Sisteme epikrizleri kopyala yapıştır olarak atıyordum, birebir değiştirmiyordum" diye konuştu. "Bir kaç kişiye motivasyon ödemeleri yapıyordum" İfadesinin devamında, Fırat Sarı'yı 2019 yılından beri tanıdığını belirten sanık Akyıldırım, "İstanbul Reyap Hastanesi'nde beraber çalışıyorduk. Bir kaç kişiye motivasyon ödemeleri yapıyordum. Benden sonra Hakan Doğukan Taşçı ödüyordu bu paraları, bir kere ben Doğukan yerine TRG Hastanesi'nde çalışırken onun yerine ödeme yaptım" diye konuştu. "Fırat Sarı ile üç yıl kadar bir sevgilik döneminim oldu" Mahkeme başkanı sanığa, "Neden sürekli doktorlar basamak belirliyor diyorsunuz? Konuşmalarınızda sürekli basamak belirliyorsunuz, doktora niye sormuyorsunuz?" diye sordu. Sanık, "Basamakları excel şablonuna ben yazıyordum ama ben belirlemiyordum. Benim çalıştığım kurumda hekim karar veriyordu. Zuhal ile bir hafta TRG Hospitalist Hastanesi'nde çalıştım. 7 aydır tutukluyum ve artık bir şeyler sonuçlansın istiyorum. Böyle bir dosyada adım geçtiği için ve yargılandığım için çok üzgünüm. Fırat Sarı ile üç yıl kadar bir sevgilik dönemim oldu" diye konuştu. Duruşmaya devam ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.