SON DAKİKA
Hava Durumu

#Erdoğan

Söz Bursa - Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

Cumhurbaşkanı: "Büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ediyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı: "Büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık" dedi. Erdoğan, "Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız toplam 273,4 milyara dolara ulaştı. 2025'te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde 2025 yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dış ticaret dahil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi, ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların her ülke gibi Tükiye'de de yansımaları oluyor. Uluslararası sistem, özellikle BMGK yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazze'li mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımıza sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Ortadoğu'dan Afrika'ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüzbinlerce insan öldü. Bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavga ile kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Biz herkesin hayrına olacak ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi biraz daha yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı. "YÜZÜNÜ ANKARA'YA DÖNEN KAZANIR" Türkiye'yi yanına alanın kazacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Türkiye'siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense de bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış Türkiye'nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye'yi yanına alan kazanacak, karşısına alanlar kaybedecektir. Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir" dedi. İHRACATTA CUMHURİYET TARİHİ REKORU Tüm karalama kampanyalarına rağmen büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre 3 milyar artış sağladık. 273,4 milyar dolara ile yeni bir rekora imza attık. 2025'te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik. 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu. İHRACATTA İLK 5'TEKİ İLLER İhracatta ilk 5'teki isimleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En fazla ihracat yapan 5 ilimiz ise; 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,2 milyar dolar ile Kocaeli 2., 23,6 milyar dolar ile İzmir 3., 20 milyar dolar ile Bursa 4. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ 5. olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. Otomotiv sektöründe yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa'nın 4., dünyanın 12. en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg'un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektöründe ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız Savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya ile varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Savunma ihracatında 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Türkiye, Avrupa Birliği'nin en büyük 5. ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupalı dostlarımızın ekonomik güvenlik kavramı ile bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliğinden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar. Türk Devletleri Teşkilatı ile 11 Milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar. Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımız da çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolar ile Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yılsonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Geçen seneki hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamını ülkemize, milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu.

Özgür Özel’den Brüksel’de liderlere sitem: “Bu kabul edilebilir değil!” Haber

Özgür Özel’den Brüksel’de liderlere sitem: “Bu kabul edilebilir değil!”

CHP lideri Özgür Özel, Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, bazı Avrupa liderlerine sitem ederek, "Antonio Costa kişisel olarak saygı duyduğum ve hayranlık duyduğum birisi. Bugün çiftçilerle dayanışması önemli ama bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşmasını yapıp ayrılması ve bizim baş başa bir 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkanı bulamamamız kabul edilebilir değil" dedi. CHP lideri Özgür Özel, Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'na katıldı. Özgür Özel bazı Avrupa liderlerine sitem ederek başladığı konuşmasında, "Antonio Costa kişisel olarak saygı duyduğum ve hayranlık duyduğum birisi. Bugün çiftçilerle dayanışması önemli ama bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşmasını yapıp ayrılması ve bizim baş başa bir 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkanı bulamamamız kabul edilebilir değil. Her toplantıda değerli başbakanlar, değerli bakanlar kendi konuşmalarını yaptıktan sonra hızla salonu terk ediyorlar. Ve biz kendi kendimize birbirimize hak vermeye devam ediyoruz" dedi. "Edi Rama ile Erdoğan'ın yakın ilişkileri çok kıymetli olabilir ama önemli olan Arnavutluk'la Türkiye'nin yakın ilişkileri" Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile yaptığı konuşmayı aktaran Özgür Özel, "Biraz Edi Rama'ya söyledim, ilk seçimde iktidar olacağız. Edi Rama ile Erdoğan'ın yakın ilişkileri çok kıymetli olabilir ama önemli olan Arnavutluk'la Türkiye'nin yakın ilişkileri. Bunu kişisel ilişkilerden kurumsal ilişkilere dökmek lazım. Bir de bunun üzerinde ayrıca bizim kardeş partiler olduğumuz gerçekliği var. İngiliz İşçi Partisi bugün Erdoğan'la, Erdoğan'ın beklediğinin üzerinde bir dayanışma gösteriyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu konuda her platformda bu tepkimi dile getiriyorum, dile getirmeye de devam edeceğim. Otoriterlerin oluşturduğu sorunları otoriterlerle çözemezsiniz. Erdoğan'ın veya bir başka otoriter liderin size vadettiği şey istikrar değildir. Bir ülkede demokrasi varsa o demokrasi size istikrarlı iyi ilişkiler vadedebilir. Ülkede demokrasi yoksa, ülkede otokrasi varsa o size şimdilik çıkar ilişkisi vadeder ama ilerleyen sürede yeni bir istikrarsızlığın kapısını arar" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’den Avrupa’da sert çıkış: "İngiliz İşçi Partisi’nin Erdoğan’la dayanışması kabul edilemez!" Haber

Özgür Özel’den Avrupa’da sert çıkış: "İngiliz İşçi Partisi’nin Erdoğan’la dayanışması kabul edilemez!"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'nda İngiltere'ye sitem ederek, "İngiliz İşçi Partisi bugün Erdoğan'la, Erdoğan'ın beklediğinin üzerinde bir dayanışma gösteriyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil" dedi. CHP lideri Özgür Özel, Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'na katıldı. Özgür Özel bazı Avrupa liderlerine sitem ederek başladığı konuşmasında, "Sayın Başkan, sizin şahsınızda hem değerli Giacomo'ya ve Genel Sekreter Yardımcılarına teşekkür ediyorum. Her fırsatta yanımızda oldunuz. Bizimle birlikte Türkiye'de birkaç kez bulundunuz ve en üst düzeyde kurumsal desteği ilettiniz. Bunun için size teşekkür ediyorum. Ancak durum bütün sosyal demokrat, sosyalist ailemiz için böyle değil. Bu konudaki sıkıntıyı dile getirerek başlamak isterim. Parlamenterler düzeyinde konseyde çok önemli bir destek alıyoruz. Ancak iş, yürütme düzeyine geldiğinde bu noktada maalesef bizimle bir dayanışma göstermeye değerli kardeş partilerimizin iktidardaki liderleri, son derece çekingen davranıyorlar. Bu da Erdoğan'ın Türkiye'deki pozisyonunu güçlendiriyor" dedi. ÖZEL, ŞUNLARI SÖYLEDİ: "Aslında burada uzun uzun zamanınızı almak istemem. Ancak Türkiye'de Ekrem İmamoğlu, 16 milyonluk bir şehrin 3 kez üst üste seçilmiş bir başkanı hapistedir. Türkiye'de 3 büyükşehir belediye başkanı, Antalya, Adana ve İstanbul'un belediye başkanları hapistedir. 16 belediye başkanım, 102 siyaset arkadaşım hapistedir. 9 ay sonra ancak iddianame düzenlenmiş ve ilk dava tarihi 3 ay sonraya verilmiştir. 9 aydır Türkiye'de toplam 75 büyük miting yaptık. Bunların, çeşitli şehirlerde yaptığımız mitinglerden en kalabalığı 2.4 milyon, en az katılım olanı da 50 bin kişilik mitinglerdir. Toplam 75 büyük mitingle Erdoğan'a meydan okuyoruz. Türkiye'de büyük bir mücadele veriliyor. Son yerel seçimlerde nüfusun yüzde 65'ini, ekonominin yüzde 85'ini temsil eden belediyeleri kazandık ve ondan sonra ağır bir saldırı altındayız." "YENİ BİR RÜZGAR OLUŞTURACAK PARTİYİ BİR BAŞINA BIRAKIRSANIZ" Özel, "Türkiye gibi bir ülkede sol yüzde 38'e çıkmışken, 25 yıl sonra ilk kez Erdoğan'ı yenmişken, 47 yıl sonra ilk kez birinci parti olmuşken, Türkiye'deki büyük hak ihlallerine, büyük saldırıya Avrupa'daki dostlarımızın ne kadar dikkat kesildiğini, bunun ne kadar farkında olduğunu gerçekten merak ediyorum. Daha önce de birkaç kez söyledim. Elbette Avrupa'nın savunmayla ilgili, güvenlikle ilgili kaygılarını anlıyorum. Bu konuda Türkiye ne yapması gerekiyorsa bunu yürekten destekliyorum. Ancak bu otoriterlerin oluşturduğu sorunlara karşı, otoriter popülist liderlerin ya da salt otoriter liderlerin oluşturduğu sorunlara karşı çözümü, salt yerel otoriterlerle aramak değil bunun çözümü. Otoriterlerin oluşturduğu sorunlara karşı demokratik bir şekilde mücadele edilebilir ve otoriterlere karşı bir ittifak kurulacaksa bu ittifakın adı, demokrasi ittifakıdır. Bazı otoriterlere karşı mücadele ederken, başka otoriterleri desteklerseniz, bizim gibi şu anda dünyada en çok belediye başkanlığı olan sosyal demokrat partiyi, ülkesinde birinci parti olmuş ve ilk seçimde iktidara gelerek bütün Avrupa, bütün sol için yeni bir rüzgar oluşturacak bir partiyi bir başına bırakmış olursunuz. İlk başta söylediğim gibi PES'in (Avrupa Sosyalistler Partisi) yönetimi, tüm kademeleri müthiş bir dayanışma gösterdi. Ama sanki hepimiz adına, PES'in yönetimi en iyi dileklerini sunuyor, en büyük dayanışmayı gösteriyor. Ama PES bir çatı örgüt. PES'i oluşturan ülkeler, partiler bu dayanışmaya ne kadar önem veriyorlar, katkı sağlıyorlar? Bunu merak ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNGİLİZ İŞÇİ PARTİSİ'NİN ERDOĞAN'LA DAYANIŞMASI KABUL EDİLEMEZ" Özel, İngiltere'ye yönelik sitemini tekrarlayarak, "Ayrıca bizim kardeş partiler olduğumuz gerçekliği var. İngiliz İşçi Partisi bugün Erdoğan'la, Erdoğan'ın beklediğinin üzerinde bir dayanışma gösteriyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu konuda her platformda bu tepkimi dile getiriyorum, dile getirmeye de devam edeceğim" şeklinde konuştu. Özel, "Otoriterlerin oluşturduğu sorunları otoriterlerle çözemezsiniz. Erdoğan'ın veya bir başka otoriter liderin size vaat ettiği, istikrar değildir. Bir ülkede demokrasi varsa o demokrasi size iyi istikrarlı, iyi ilişkiler vaat edebilir. Ülkede demokrasi yoksa, ülkede otokrasi varsa o size şimdilik çıkar ilişkisi vaat eder. Ama ilerleyen sürede yeni bir istikrarsızlığın kapısını aralar. Avrupa Birliği'nin sınırında demokratik bir Türkiye mi olacak ve o Türkiye'de sosyal demokratlar, kardeş partiniz mi iktidar olacak? Yoksa sınırınızda başarıya bu kadar yaklaşmışken kardeş partinizi bir otoriter ezdireceksiniz, o otoriter devam ettirecek ve siz onunla istikrarlı ilişkilerde bulunacaksınız? Bunun hesabını herkesin doğru yapması lazım" dedi. "UKRAYNA KONUSUNDA DA FİLİSTİN KONUSUNDA DA EN NET TAVRIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ" Özel, "Avrupa'nın güvenliği için demokratik ve güçlü bir Türkiye'ye, bu Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olmasına ve son 25 yılda Avrupa'nın yanı başında görülen korkulu rüyanın bitmesine ihtiyaç var. Ukrayna konusunda da Filistin konusunda da en net tavrımızı sürdürüyoruz. Filistin'in ne kadar yanındaysak, Ukrayna'nın da o kadar yanındayız. Yeni ortaya çıkan denklemler, ortaya çıkan ne olursa olsun hiçbirimiz bizi var edenin ne olduğunu, bizi buraya ne getirenin ne olduğunu unutmamalıyız. Bizi alnının teriyle geçinen işçiler, geleceğini bizde gören köylüler, ezilenler, sömürülenler, güvencesizler bu masanın başına onların hakkını koruyalım ve dünyadaki onların hakkını koruyan diğer partilerle ve liderlerle dayanışalım ve emek mücadelesini küresel olarak sürdürelim diye yolladılar. Bizi kendi ülkemizden buraya yolladılar ve diğer ülkelerin otoriterleri ile uzlaşalım ve çıkar ilişkileri kuralım diye yollamadılar. Hepinize çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Gürkan:  "Su şehri Bursa, CHP belediyeciliğiyle susuzluğun şehri oldu" Haber

Gürkan: "Su şehri Bursa, CHP belediyeciliğiyle susuzluğun şehri oldu"

AK Parti Bursa İl Başkanlığı'nın 60. İl Danışma Meclisi toplantısı, AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Osman Mesten, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra AK Parti Bursaİl Yönetim Kurulu üyeleri, Bursa’daki 11 AK Partili belediye başkanı, 17 ilçe başkanı ve mahalle başkanlarının katılımıyla Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde büyük bir coşku içinde gerçekleştirildi. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, mahalle başkanlarının partinin "sahadaki kalbi" olduğunu vurguladı. "Bu toplantı bir danışma meclisinden çok daha fazlasıdır; bir gönül buluşmasıdır." diyen Gürkan, "Sizler bu davanın sahadaki vicdanı, emeği, yüreğisiniz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; mahalle başkanları bu partinin bel kemiğidir" ifadelerini kullandı. Mahalle başkanlarının gece gündüz demeden vatandaşla birebir temas kurduğunu hatırlatan Gürkan, "Sizlerin emeği olmadan bu dava ayakta duramaz. Cumhurbaşkanımızın sizlere olan güveni tam, bizim size olan inancımız sonsuzdur" dedi. "SU ŞEHRİ BURSA, CHP BELEDİYECİLİĞİYLE SUSUZLUĞUN ŞEHRİ OLDU" Konuşmasında CHP’li belediyelere eleştirilerde bulunan Gürkan, Bursa’daki su sıkıntısına da şu şekilde değindi; "Bir zamanlar su şehri olarak anılan Bursa, bugün susuzlukla anılır hale geldi. Kaynaklarıyla övündüğümüz bu şehirde vatandaş musluğunu açtığında su bulamıyor. Bu vizyon eksikliğinin bir sonucudur. Biz Bursa’nın susuzluğunu da çözeceğiz, yeniden bereketin ve hizmetin şehri yapacağız" dedi. "BU HİZMETLERİ YAPMAK VİZYON MESELESİDİR" Bursa’nın sorunlarının vizyon eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Gürkan, "Yağmur yağıyor ama su yok; çünkü sorun su değil, vizyon sorunu. Biz bu kenti vizyonla, akılla, planla yöneteceğiz. Eğitim, sağlık ve ulaşım alanındaki yatırımlar ortadadır. Sadece iki yılda Bursa’ya 60 milyar liralık yatırım kazandırdık. Bu, AK Parti hizmet anlayışının somut göstergesidir" diye konuştu. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE, SÜRECİ YENİ BİR DÖNEMİN HABERCİ" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin güvenlik alanında geldiği noktaya dikkat çeken Gürkan, "Bugün artık terörsüz bir Türkiye’den bahsedebiliyoruz. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle başlatılan kararlı mücadele sonucunda ülkemiz yeni bir döneme girdi. Artık sadece sınırlarımız içinde değil, sınır ötesinde de huzuru hissediyoruz. Dünyanın savaş ve kargaşa içinde olduğu bir dönemde, AK Parti’nin inşa ettiği güçlü devlet yapısı sayesinde ülkemiz huzur ve güven ortamını koruyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen "Yüzyılın Konut Projesi - Ev Sahibi Türkiye" programına değinen Gürkan, Bursa’ya kazandırılacak yeni sosyal konut müjdesini hatırlattı. Gürkan, "Yapımına daha önce başladığımız 8 bin 656 konutla birlikte, Bursa’mıza 15 bin 625 yeni sosyal konut daha kazandırarak hemşehrilerimizi ekonomik, sıcak ve güvenli yuvalarına kavuşturacağız." diyen Gürkan, "Bu büyük vizyonun öncüsü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şehrimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "HER YENİ ÜYE, BU DAVANIN KÖKLERİNE DİKİLEN BİR FİDAN" Teşkilat çalışmaları ve üye seferberliği konusuna da değinen Gürkan, "Her yeni üye, Cumhurbaşkanımıza olan sevginin ve güvenin göstergesidir. Bizim gücümüz, teşkilatımızın gücüdür" diyerek sahadaki çalışmaların önemine dikkat çekti. Yeni üye kazandıran mahalle başkanlarına plaketleri takdim edildi. Bu çerçevede, Yıldırım Hacısayfettin Mahalle Başkanı Vedat Kolaçoğlu, Osmangazi Soğanlı Mahalle Başkanı Mustafa Erden, Gürsu Kumlukkalan Mahalle Başkanı Suat Uzun, Osmangazi Bağlarbaşı Mahalle Başkanı Bülent Yasa, İnegöl Yunusemre Mahalle Başkanı Rahim Seydul ve Keles Düvenli Mahalle Başkanı Yaşar Gülşen, emek ve gayretleri dolayısıyla ödüllendirildi. Plaket töreninin ardından, mahalle başkanlarının hem AK Sistem üzerinden hem de sözlü olarak ilettikleri soru, öneri ve talepler, İl Başkanı Davut Gürkan ve milletvekilleri tarafından tek tek yanıtlandı.

Özel: "Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım" Haber

Özel: "Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım"

CHP'nin 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "O günden sonra bu darbeye direneceğiz demiştik. Herkes şunu bilsin ki kurulacak ilk sandıkta CHP Türkiye'nin birinci partisidir. Başörtüsü yasağı krizinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidenler bu arkadaşlardı. Bu davaları kazananlar şu an Mecliste milletvekili, ben bundan memnunum. O dönem AİH'me giderken, şimdi bu durumda ‘Susun kimseye söylemeyin' diyeceksiniz. Kırılan kol da, kafa da, mücadele de bizimdir. Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım" dedi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin durdurma kararı sonrası Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla yapılmasına karar verilen CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi, Bayrampaşa Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi'nde düzenleniyor. Kongreye CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Şahin, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Kahraman ve çok sayıda partili katıldı. Programda kongrenin açılış konuşmasını yapan Özgür Çelik, "Bugün burada sadece bir kongre gerçekleştirmiyoruz, bir inancı tazeliyoruz. İnancımızla, dayanışmamızla, birbirimize olan sevgimizle ve mücadelemizle büyüyoruz. İyi ki varsınız, bu ailenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum" dedi. "ÖZGÜR ÇELİK BAŞKANIMI YÜREKTEN KUTLUYORUM" Çelik'in ardından konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "430 bin üyemizin her birinin mahallesinde kurduğumuz sandıklarla kim aday olmak istediyse olabildi. Her türlü kayyım atama girişimine karşı ‘durun bakalım bu iş böyle olmaz' diyen delegelerimiz hepiniz hoş geldiniz. Dosta güven, düşmana kaygı veren bir sürecin içindeyiz. Dostlarımızdan güç alıyoruz, cesaret alıyoruz. Olmayanlara kaygı veriyoruz. Ben buraya 2 yıl önce Ferdi Zeyrek Başkanımız il başkan adayıyken, bir yola koyulmuşken, her şeyin başladığı yerden, Manisa'dan geliyorum. En sıkıntılı dönemde çok önemli bir görevi başarıyla yürüten, ilçe başkanlığından gelen, il başkanlığı yaparken başına gelmedik kalmayan, binası, kongresi, kendisi davalık olan, benim de kendisinden razı olduğum Özgür Çelik başkanımı yürekten kutluyorum" şeklinde konuştu. "BİRİLERİ KIZILCIK ŞERBETİ İÇERKEN KAN KUSAN ARKADAŞLARIMSA, SUSMAYACAĞIM" Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İBB Başkanlığı dönemine de değinerek, "Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ekrem başkana yöneltilen suçlamalar ve fazlasıyla suçlanıyor, yargılanıyordu. Bir farkla, onun kapısına polis gelmedi, o bir gün gözaltına alınmadı, yargılaması tutuksuz yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, neyi göze aldıysa fazlasını göze aldık. Ne bekliyorsa, fazlasını yapacağız. Asla ve asla bu kötülüğe teslim olmayacağız. Bana diyorlar ki, ‘Ceketi çıkar, kolları sıva.' Benim işim ceketi çıkarıp, kolları sıvamak değil. Benim işim kolları sıvayacak olanı dışarı çıkarmak. ‘Değişim' diyerek bir yola çıktık. Erdoğan nerede istiyorsa, Siirt'te onun başından ne geçti, CHP neredeydi? Şimdi ne ediyor, ne yaşanıyor konuşalım. 14-28 Mayıs, kazanmamız gereken bir seçimi kaybetmişiz. Kimseyi ötekileştirecek bir şey yapmadık, şimdi de yapmayız. Biz 47 yıl sabrettik, 47 yıl boyunca ikinci parti olmuştuk. CHP gücünü mücadeleden, ahlaktan, haklılıktan, emekten alır. Bu yüzden bir tarafta iktidarı sürdürmek için kavgaya tutuşanlar, bir tarafta yoksulun ekmek mücadelesini verenler var. O yüzden biz kazanacağız. Türkiye'nin en büyük ilçesi Esenyurt'a kayyım atayıp, Beşiktaş Belediye Başkanını aldıklarında 18 Şubat günü ‘Bir darbe mekaniği işliyor' dediğimde kimse beni anlamamıştı. O günden sonra bu darbeye direneceğiz demiştik. Herkes şunu bilsin ki, kurulacak ilk sandıkta CHP Türkiye'nin birinci partisidir. Başörtüsü yasağı krizinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidenler bu arkadaşlardı. Bu davaları kazananlar şu an Mecliste milletvekili, ben bundan memnunum. O dönem AİH'me giderken, şimdi bu durumda ‘susun kimseye söylemeyin' diyeceksiniz. Kırılan kol da, kafa da, mücadele de bizimdir. Birileri kızılcık şerbeti içerken kan kusan arkadaşlarımsa, susmayacağım" diye konuştu.

Erdoğan: ''Uluslararası toplum Srebrenitsa’dan ders almadı'' Haber

Erdoğan: ''Uluslararası toplum Srebrenitsa’dan ders almadı''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ne acıdır ki bugün Gazze'de yaşananlar uluslararası toplumun Srebrenitsa'dan gerekli dersleri çıkarmadığını gösteriyor. Srebrenica'da sessiz kalan uluslararası toplum Filistin'de son yıllarda yaşanan zulümleri de sadece seyrediyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Srebrenitsa Soykırımının 30'uncu Anma Töreni" programına bir video mesaj gönderdi. Mesajında Srebrenitsa Soykırımının insanlık tarihine kara bir leke olarak kazındığını ancak burada yaşananlara rağmen uluslararası toplumun ders almadığını söyledi. Uluslararası toplumun Gazze'de yaşanan soykırıma da sessiz kaldığını belirten Erdoğan, İsrail'in, Filistin'e yönelik soykırımın hesabını er ya da geç hukuk ve tarih önünde vereceğini belirtti. "İnsanlıktan nasibini almamış zihniyetle mücadelemizi bugün de kararlılıkla sürdürüyoruz" Yaşanan soykırımın ardından 30 yıl geçmesine rağmen acıların hala taze olduğunu söyleyen Erdoğan, "Sevgili Bosna Hersekliler, kıymetli şehit aileleri, aziz kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Bu matem günümüzde Türkiye'deki 86 milyon kardeşinizin taziyelerini iletiyorum. Rabbim tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. İnsanlık tarihine kara bir leke olarak kazınan Srebrenitsa Soykırımının üzerinden geçen 30 yıla rağmen vahşice öldürülen bütün Boşnak kardeşlerimizin acıları yüreğimize daha dün düşmüş gibi tazedir. Uluslararası toplumun soykırımı durdurmak için gerekli sorumluluğu üstlenmemesi telafisi mümkün olmayan utançla anılacak bir zafiyettir. Bu vahşeti görmezden gelen insanlıktan nasibini almamış zihniyetle mücadelemizi bugün de kararlılıkla sürdürüyoruz" diye konuştu "Birleşmiş Milletler Reformu çağrımızın esasını işte bu bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın zihniyetiyle mücadele oluşturuyor" BM Genel Kurulunun 11 Temmuz'u 1995 Srebrenitsa Soykırımını Anma Uluslararası Günü ilan etmesinin öneminden bahseden Erdoğan, "Her daim gündemde tuttuğumuz Birleşmiş Milletler Reformu çağrımızın esasını işte bu bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın zihniyetiyle mücadele oluşturuyor. Bu mücadelede büyük fikir ve devlet adamı merhum Aliya İzzet Begoviç'in 'Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır' sözleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Ülkemizin eş sunuculuğunda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 11 Temmuz'u 1995 Srebrenitsa Soykırımını Anma Uluslararası Günü olarak ilan etmesi soykırıma karşı güçlü iradenin tezahürü olmuştur. Soykırımın işlendiği başlıca mahal olan Srebrenitsa Akü Fabrikası'nda ülkemizin desteğiyle kurulan Srebrenitsa Soykırımı Kurbanları Anma Müzesinin bu bakımdan önemli bir işlevi yerine getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Gazze'de yaşananlar uluslararası toplumun Srebrenitsa'dan gerekli dersleri çıkarmadığını gösteriyor" Yaşanan soykırıma rağmen uluslararası toplumun bu tür olaylara olan bakış açısının değişmediğine değinen Erdoğan şöyle devam etti: "Ne acıdır ki bugün Gazze'de yaşananlar uluslararası toplumun Srebrenitsa'dan gerekli dersleri çıkarmadığını gösteriyor. Srebrenica'da sessiz kalan uluslararası toplum Filistin'de son yıllarda yaşanan zulümleri de sadece seyrediyor. İsrail yönetimi 57 bine yakın çocuk, kadın, yaşlı ve genç Filistinliye yönelik soykırımının hesabını er ya da geç hukuk ve tarih önünde verecektir. Kıymetli kardeşlerim uluslararası mahkeme kararlarına rağmen Srebrenitsa Soykırımını inkar eden ve savaş suçlularını yücelten her türlü ifade ve beyanı reddediyoruz. Savaş sonrası evlerine dönen kişilere yönelik saldırı ve tacizleri lanetliyoruz. Balkanlar ve Avrupa'nın istikrarı bakımından Bosna Hersek'te tüm kesimleri kapsayan bir iç uzlaşının tesis edilmesi samimi temennimizdir. Bosna Hersek'in toprak bütünlüğü, egemenliği ve anayasal düzenine yönelik koşulsuz desteğimizin süreceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye olarak gerek çok uluslu gerek ikili planda barış, huzur ve istikrarın korunması için üzerimize düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Srebrenitsa soykırımında şehitlik mertebesine erişen Boşnak kardeşlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyor. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Rabbim yakınlarına sabırlar ihsan eylesin diyor. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum." dedi.

Erdoğan’dan MÜSİAD’da ekonomi mesajı: Kim üretiyorsa onun yanındayız Haber

Erdoğan’dan MÜSİAD’da ekonomi mesajı: Kim üretiyorsa onun yanındayız

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin ekonomi politikalarını değerlendirdi. “Yatırım, üretim, ihracat, istihdam ve kaliteli büyüme ilkemize bağlıyız. Hiçbir kesimi yalnız bırakmıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere kullanılan kredilerde finansman giderinin yüzde 70’ini, esnaf ve ihracatçıların kredilerinde ise yarısını devletin karşıladığını belirtti. KOBİ’ler için 15 farklı hazine destekli kefalet paketiyle 111 milyar liralık imkan sağlandığını, bunun 50 milyar lirasının Mart’ta devreye alınarak ihracatçılara yönlendirildiğini ifade etti. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile 284 stratejik ürüne 300 milyar liralık kaynak ayrıldığını, HIT-30 Programı kapsamında ise yüksek teknoloji yatırımları için 2030’a kadar 30 milyar dolarlık destek verileceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, batarya, elektrikli araç ve çip yatırımları için çağrıların açık olduğunu, biyoteknoloji, veri merkezleri, endüstriyel robotlar ve yeşil hidrojen alanlarında yeni çağrıların yakında yapılacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eximbank’ın sermayesinin 4 kat artırıldığını, reeskont kredilerinde finansman maliyetinin yarısının sübvanse edildiğini ve 2024’te bu destekle ihracatçıların 171 milyar liralık ek maliyetten kurtulduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kim üretmek, yatırım yapmak ve istihdam sağlamak istiyorsa onun yanındayız, olmaya da devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.