SON DAKİKA
Hava Durumu

#Erdoğan

Söz Bursa - Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan bayram mesajı: "Türkiye emin ellerde, kimse şüphe etmesin!" Haber

Erdoğan’dan bayram mesajı: "Türkiye emin ellerde, kimse şüphe etmesin!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı. Mesajında tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, "Aziz milletim, değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kalpler için huzur, sofralar için bereket, haneler için saadet vesilesi olan 11 ayın sultanına veda ettik ve nihayet Ramazan Bayramı'na kavuştuk. Ramazan Bayramı'nın ülkemiz, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini canı gönülden temenni ediyorum. Bizleri inşallah sağlık ve afiyet içinde ihya edeceğimiz bir bayrama daha eriştiren Cenab-ı Allah'a hamdolsun diyorum" ifadelerini kullandı. "HAVA SAHAMIZI İHLÂL EDEN EYLEMLER KARŞISINDA ÇOK KARARLI BİR TUTUM ALIRKEN MİLLETİMİZİN HUZUR VE GÜVENLİĞİNİ TAHKİM EDECEK ADIMLARI DAĞITMAYA DEVAM EDİYORUZ" İslam aleminin birçok yerde Ramazan Bayramı'nı savaşın gölgesinde karşıladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül coğrafyamızın dört bir yanında açılan yaralar maalesef kanamaya devam ediyor. Gazze'deki kardeşlerimiz, ateşkes kurallarını ihlâl eden ve insani yardım girişlerini engelleyen İsrail'in saldırıları altında Ramazan Bayramı'nı idrak etmeye çalışıyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere Filistin'in farklı bölgelerinde ve Lübnan'ın güneyinde işgal ve yıkım politikası tüm şiddetiyle sürüyor. 28 Şubat'ta İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan saldırılar ve İran'ın üçüncü ülkelere yönelik füze ve dron misillemeleri bölgemizdeki gerilimi daha da tırmandırdı. Bu tedirgin edici manzara karşısında 86 milyonun mesuliyetini taşıdığımızın bilinciyle temkini ve tedbiri elden asla bırakmıyoruz. Hava sahamızı ihlâl eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken, milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları dağıtmaya devam ediyoruz" dedi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE BİRÇOK KRİTİK EŞİĞİ SUHULETLE AŞMAYI BAŞARDIK" Terörsüz Türkiye sürecinin öneminden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "17 ay önce başlattığımız ve stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizde birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Devletimizin ilgili birimleri en küçük bir güvenlik açığının oluşmaması ve sürecin sabote edilmemesi için vazifelerini hassasiyetle yerine getiriyor. Suriye'nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesiyle birlikte hem güvenlik endişelerimiz hafifledi, hem Suriye'nin toprak bütünlüğü korundu, hem de süreç istismara müsait ağır bir yükten kurtulmuş olduk. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle kabul ettiği rapor kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Sürecin yasal boyutuna ilişkin mütalalar, gazi Meclisimizin çatısı altında inanıyorum ki önümüzdeki dönemde sağduyu ile yapılacaktır. Örgütün tasfiyesine yönelik adımlar da aynı şekilde vakit kaybetmeden atılacaktır. Hedefimiz, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryoları da dikkate alarak başladığımız bu hayırlı işi kazasız belasız menziline ulaştırmaktır" dedi. "GEREKİRSE 365 GÜN 6 SAAT ÇALIŞIRIZ AMA TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜN KESİLMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ" Bölgede ve dünyada yaşanan tüm sıkıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "27 Aralık'ta depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözü tutarak 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. Tüm dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde, geçtiğimiz yıl ekonomimizi yüzde 3,6 oranında büyütmeyi başardık. Bu oranla Türkiye, 2025'te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke oldu. Hâlihazırda Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar seviyesinde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki aşırı artışların enflasyonla mücadelemizi sekteye uğratmaması için yoğun gayret gösteriyoruz. Emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, esnaf, tüccar, sanayicimizin geçici olmasını ümit ettiğimiz bu zor günleri en az sıkıntıyla geride bırakması için elimizden geleni yapıyoruz. Bundan kimsenin, hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz. Bu düşüncelerle Ramazan Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "SEYAHATE ÇIKACAK VATANDAŞLARIMIZDAN TRAFİK KURALLARINA UYMALARINI ÖZELLİKLE İSTİRHAM EDİYORUM" Bayramda yola çıkacak olan vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında da bulunan Erdoğan, "Bayram tatilinde seyahate çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramınız mübarek olsun, kalın sağlıcakla" dedi.

Hakim karşısında resti çekti: "Bu çöp iddianamenin tek sayfası kalmayacak!" Haber

Hakim karşısında resti çekti: "Bu çöp iddianamenin tek sayfası kalmayacak!"

Ekrem İmamoğlu, hakim karşısına çıktı. Duruşmada söz hakkı alarak sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu, "16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir" dedi. Duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşması ikinci günüyle devam ediyor. Kimlik tespitleri ile başlayan duruşmada ardından iddianame özeti okundu. İddianame özetinin okunması yaklaşık 30 dakika sürdü. "Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum" Ardından sanık Ekrem İmamoğlu söz hakkı alarak sanık kürsüsüne geldi. İmamoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davası başlatılıyor. Adalet mülkün temeli ise sizin oradan bakışınız ile kimse suçlu değil. Bütün bu süreçte siz iddia makamı ile kutsal bir görevi yapıyorsunuz. 16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir. Bu siyasi bir davadır. Siyasi dava bugün başlamamıştır. Başsavcı görünümlü siyasetçi İstanbul'a gelmiş vazifesini tamamlamıştır. Başarılı olursan bakan olursun denilen kişi bakan olmuştur. Bu iş başından beri siyasidir. Bedelini siz ödersiniz ben değil. Televizyonda naklen yayınlansın dediğimizde herkesin tabi ki yayınlayalım dediği yerde bu duruma geldik. Bu gerginlik ile bu süreç yönetilemez. Adil bir yargılama benim hakkımdır. Ben Türkiye'nin ilk seçimde iktidarı olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Cumhurbaşkanı adayı burada konuşmazsa olmaz. Siz bana burada 15 dakika vermekle hiçbir şey kaybetmezsiniz. Lütfen burada bu yargılama sürecini düzene koyunuz. Turkuaz ve Yenişafak ahlaksız gruplarının sayfalarında ailemle ilgili ahlaksız haberler yayınlanıyor. Sayfa sayfa satır satır her arkadaşım hakkında alçak kurumlarda haberler yayınlanıyor. Düşünün başsavcı görünümlü siyasetçi kalktı buna asrın yolsuzluğu dedi. Böyle bir arsızlık olur mu" dedi. Mahkeme başkanı bu sırada "Dünden beri savunma alamadık lütfen tamamlayın" şeklinde uyarıda bulundu. İmamoğlu, "Barış adil özgür eşit bir mücadele ile sağlanır. Erdoğan 90'lı yıllarda rüşvetten yargılandı 1 gün hapiste kalmadı ben tecrit altındayım. Bu kime yapılmış bu ülkede. Müteahhitlik meraklısı başsavcı yan tarafa bina yapıyormuş. Başsavcı görünümlü siyasetçi. Siz emir kuluysanız kula kulluk ediyorsanız Allah ondan korusun. 107 arkadaşım savunma yapacak. Ben savunma sırasının bile tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Buradaki her arkadaşım öyle bir savunma yapacak ki çöp iddianamenin sayfası kalmayacak. Avukatlarım ile bir diyalog köprüsünün sizin için iyi olacağını düşünüyorum. El kol hareketi ile bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada'da da senli benli konuşularak başladı mesele. Benim de bir yanlışım olduysa affola. Diyalog olmadan bu süreç yönetilemez. Biz bu cennet vatanda Ramazan ayında neler yaşıyoruz. Ramazan ayı bitiyor bayram geliyor bu arkadaşları evine yollayın. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin" dedi. Öte yandan, duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi.

Gürkan: "28 Şubat'ı da, O zihniyeti de lanetliyoruz" ‎ Haber

Gürkan: "28 Şubat'ı da, O zihniyeti de lanetliyoruz" ‎

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, 28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe ve vesayetçi zihniyeti sert sözlerle kınadı. 28 Şubat sürecinin, Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Gürkan, “27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse; 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta yalnızca siyaseti değil, doğrudan toplumu hedef alan, sonuçları nesiller boyu sürmesi amaçlanan planlı bir müdahaledir” dedi. 28 Şubat’ta millet iradesinin tanklarla ezilmeye çalışıldığını vurgulayan Gürkan, seçilmiş hükümetin görevden el çektirildiğini, başta başörtülü kadınlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin inançları nedeniyle büyük bir zulme maruz bırakıldığını hatırlattı.Vatandaşların, kendi ülkelerinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden dolayı alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. AK Parti’nin her zaman darbeci ve vesayetçi anlayışların karşısında olduğunu söyleyen Gürkan, iktidarları döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının dağıtıldığını ve milli iradenin yeniden inşa edildiğini ifade etti. “Ülkemizi, milletimizin hak ettiği demokrasi standartlarıyla buluşturduk” diyen Gürkan, son dönemde bazı çevrelerce sergilenen ayrımcı tutumların 28 Şubat zihniyetinin hâlâ tamamen yok olmadığını gösterdiğini kaydetti. Demokrasinin teminatının millet iradesi olduğunu vurgulayan Gürkan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu zihniyetle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Gürkan, “Bu mücadele bizim için bir demokrasi mücadelesi, bir hak mücadelesi ve büyük Türkiye mücadelesidir” ifadelerini kullandı. 28 Şubat benzeri karanlık süreçlerin bir daha yaşanmaması için milli irade bilincinin daima diri tutulacağını vurgulayan Gürkan, AK Parti’nin darbeci anlayışlara karşı dimdik durmaya devam edeceğini söyledi. ‎

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!" Haber

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik Personeli ve Güvenlik Korucuları İle İftar Programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyledi. "UCUNDA ŞEHADET OLSA BİLE HİÇBİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMADAN DİRLİĞİMİZİ VE BİRLİĞİMİZİ KORUYAN SİZLERSİNİZ" Bugüne kadar devletin huzuru, birliği, dirliği için şehit düşen tüm kahramanları rahmetle yad ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehadet ve gaza bilincini adeta hayatının merkezine koyarak, çocuklarını ‘ya şehit ol ya gazi’ duasıyla göreve uğurlayan anne babaları şükranla anıyor bu ruhu halen diri tutan tüm anne babaların ellerinden öpüyorum. Burada bulunan siz kardeşlerimin yanı sıra şu anda vatanımızın dört bir köşesinde hudut bölgelerimizde dağlarda, denizlerde ve yurt dışı misyonlarımızda görev yapan, nöbet tutan gerektiğinde vatanı ve milleti için fedai can eylemeyi cana minnet bilen güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim sizlere her türlü tehditten her türlü saldırıdan muhafaza etsin diye dua ediyorum. Güvenlik kuvvetlerimizin değerli mensupları çok kıymetli kardeşlerim atalarımızın altın değerindeki hikmetli sözlerinden biri de dirlik olmadan birlik olmaz manifestosudur. Milletimizin dirliği aynı zamanda milletimizin birliğidir. Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz. Bugün Türkiye dünyada ve bölgesinde gıptayla izlenen bir huzur, güven ve istikrar adasına dönüşmüşse bu başarı da aslan payı sizlerindir" diye konuştu. "EMNİYET GÜÇLERİMİZ, MARUZ KALDIĞI SAYISIZ İTİBAR SUİKASTİNE RAĞMEN DEVLETİMİZE YÖNELİK HER SALDIRIYI, İSTİKLALİMİZE YÖNELİK HER OYUNU HAMDOLSUN BOŞA ÇIKARMIŞTIR" Emniyet güçlerinin birçok saldırıya karşı dirayetli bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Emniyet güçlerimiz yakın tarihimizde başka ülkelerle karşılaştırılmayacak ölçüde çetin mücadeleler vermiş büyük sınavlardan başarıyla geçmiş, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede destanlar yazan sizlersiniz. Organize suç örgütlerine nefes aldırmayan sizlersiniz. Zehir tüccarlarına, çetelere, kendini devletten ve kanundan üstün gören küstahlara göz açtırmayan sizlersiniz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türkiye'yi istikrarsız hale getirmeye yönelik kökü dışarıda kalkışmaları bertaraf eden sizlersiniz. Bukalemun gibi sürekli renk değiştiren, girdiği kabın şeklini alan omurgasız vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesi demokrasimize kastetmesine geçit vermeyen sizlersiniz. İnsan kaçakçılarının, göçmen tacirlerinin planını bozan yine sizlersiniz. Denizlerimizde yaşanan can pazarında binlerce hayatı kurtaran sizlersiniz. İnsanlık tarihinin en zengin hazinelerini barındıran ülkemizde yağmacılara ve talancılara aman vermeyen sizlersiniz. Aidiyetine, inancına, uyruğuna, kimliğine bakmadan gadre uğrayanların imdadına koşan, suçluları adeta adalete teslim etmeden gözüne uyku girmeyen halkımızın huzuru için fedakarca çalışan sizlersiniz. Polisiyle, bekçisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, güvenlik korucusuyla İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarını özellikle canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNSANIMIZIN HUZURUNU KİM BOZARSA, DEVLETİMİZİN GÜVENLİĞİNE KİM EL UZATIRSA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE VE DEMOKRASİMİZE KİM SALDIRIRSA TEPELERİNE BİNMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye Cumhurbaşkanı olarak güvenlik güçlerinin her biriyle her zaman gurur duyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz. 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da güvenlik birimlerimizin vazifelerini rahatça ifade edebilmeleri için üzerimize ne düşüyorsa yapacak sizleri her açıdan desteklemeyi inşallah sürdüreceğiz. Biz tarih boyunca birilerinin gölgesinde kalmayı, birilerinin gölgesine sığınmayı zül addetmiş, hür doğmuş hür yaşamış hür olarak emaneti teslim etmeyi her şeyden aziz görmüş bir milletiz. Gölge olarak sadece ay yıldızlı al bayrağın gölgesini bilir ve tanırız. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne güzel ifade ediyor; ‘Savaş bizi karlı çıkardığı gün kızıllığında ısındık. Dağlardan çöllere düşürdüğü gün gölgene sığındık. Şimdi süzgün rüzgarlarla dalgalı barışın güvercini savaşın kartalı yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin dibinde doğduğum senin dibinde öleceğim.’ 86 milyonun her bir ferdi için yeryüzünde en güvenli yer ay yıldızlı al bayrağımızın huzur veren gölgesidir. Allah'ın izniyle sizlerin de gayretiyle inşallah bu gölgede huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa ve kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "HER HESABA KARŞI UNUTMAYIN BİZİM DE HESABIMIZ VAR. HER OYUNU BOZACAK, HER KOMPLOYU BOŞA ÇIKARACAK HAZIRLIĞIMIZ VAR" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hemen her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz. Her detayını adım adım belirlediğimiz stratejilerimizi sabırla, sükunetle ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Dostlarımız kadar hasımlarımızın da çok iyi gördüğü ve kabul ettiği üzere Türkiye bugün yakın tarihinde hiç olmadığı kadar güçlüdür, müteakkızdır, muktedirdir, inisiyatif ve irade sahibidir. Yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesinin kutup başı olarak yerini pekiştiren bir Türkiye'yi süratle inşa ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "YILLARCA TERÖR TEHDİDİ SEBEBİYLE GİDİLEMEYEN YERLERDE ARTIK ÇOBANLAR KOYUN OTLATIYOR" Türkiye’de huzur ve emniyet hakim olduğunu ve Türkiye'nin batısı ne kadar güvenliyse doğusunun da o kadar güvenli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor. Yerli yabancı turistler geziyor. Güven ortamı güçlendikçe buna paralel olarak yatırım artıyor, istihdam artıyor. Esnafın, tüccarın, çiftçinin yüzü gülüyor. Gabar’da olduğu gibi yıllarca atıl kalan petrolümüzün, doğal gazımızın ekonomiye kazandırılmasıyla 86 milyonun tamamının refah seviyesi yükseliyor. Yaklaşık yarım asır boyunca yürüyüşümüzün sekteye uğradığı milletimizin kardeşliğini zehirleyen, ekonomimize iki trilyon doları aşan ağır bir fatura yükleyen terör riski ortadan kalktıkça Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor" dedi. "HAYATININ BAHARINDAKİ FİDANLARIN VAKİTSİZ KIRILMADIĞI, OCAKLARA ATEŞLERİN DÜŞMEDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞALLAH BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ" Türkiye’nin artık farklı bir ligin oyuncusu haline geldiğini söyleyen ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şimdi Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah tüm bu başarıları bir adım ileri taşıyor ülkemizin kazanç hanesine silinmeyecek bir şekilde yazdırıyoruz. Bir yanda askeri, polisi, jandarması, istihbaratçısı, güvenlik korucusuyla devletimizin güvenlik kuvvetleri. Diğer yanda milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz. Öte yanda dayanışma içinde hareket eden Cumhur İttifakımız ve elbette attığımız her adımda bizleri hayır duasıyla yalnız bırakmayan aziz milletimizle birlikte bu süreci ilmek ilmek dokuyoruz. Küllerinden yeniden doğan ve bin yıllık tarihinde nice zorluğun üstesinden gelen bir millet olarak hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Anaların ağlamadığı, hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye'yi inşallah birlikte inşa edeceğiz. Şunu tüm samimiyetimle burada bir kere daha dile getirmek isterim. Terörsüz Türkiye sürecinde varılan nokta sizlerin kahramanlığı, gazilerimizin cesareti ve kalbimizin en mutena köşesinde hatıralarını yaşattığımız aziz şehitlerimizin destansı mücadelesinin eseridir. Kahramanlar şairin dediği gibi ‘yurdu yaşatmak için’ vardır ve bir milletin bekası kahramanlarının varlığına bağlıdır. Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerine yükselen bu devlet bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'ye inşallah beraberce vasıl olacağız. Rabbim yolumuzu bahtımıza açık etsin diyorum."

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

Çiftçinin hesabına 81 milyar lira yatıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi Haber

Çiftçinin hesabına 81 milyar lira yatıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde çiftçiler ile iftar programında bir araya geldi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve çok sayıda vatandaş katıldı. "15 TEMMUZ HAİN DARBE GİRİŞİMİNDE VATANINI KORUMAK İÇİN EN ÖN SAFTA YER ALANLAR ÇİFTÇİ KARDEŞLERİMDİ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, "Çiftçi kardeşlerime sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz destekten dolayı Allah hepinizden razı olsun. On yıllardır sizlerle yol yürümüş, sizlerin emeğine, mücadelesine bizzat şahitlik etmiş bir kardeşinizim. Sizin fedakarlığınızı sadece rızkınızı kazanmak için döktüğünüz terden değil, en sancılı dönemlerdeki memleket sevdanızdan da biliyorum. Kucağındaki dokuz aylık bebeğiyle İnebolu’dan aldığı cephaneyi kağnılarla Ankara’ya taşıyan Şerife bacılarımız, Erzurum’un ayazında eline silahı alıp Aziziye Tabyası’na koşan Nene Hatunlarımız da sizlerdir. İstiklal Harbinde vatanımıza uzanan kirli elleri kıranlar sizlerdiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ayağa kalkmasına destek olan sizlerdiniz. Batı’nın hasta adam dediği bu milletin yeniden tarih sahnesine çıkmasına omuz veren sizlerdiniz. İşte en son 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alanlar yine sizlerdiniz, benim çiftçi kardeşlerimdi" dedi. "1 TRİLYON LİRAYA VARAN DEVASA BİR RAKAMLA ÜRETİCİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim. Çiftçilerimiz nasıl bize, demokrasimize ve vatanımıza sahip çıktıysa, biz de başbakan ve cumhurbaşkanı olarak daima onların yanında olduk. Hükümetlerimiz üreticilerimizi, çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkanları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık. Meydanlarda ne dediysek, hangi sözü verdiysek, sizin takdirinizle göreve geldiğimizde vaatlerimizi hayata geçirmek için dört koldan çalıştık. Ağızlarını her açtıklarında ‘tarıma destek verilmiyor’ diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum. Sadece geçen yıl doğrudan destek kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları, ihracat destekleri dahil sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buluyor. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü tarımdan geçer inancıyla inşallah sizin yanınızda olacağız" şeklinde konuştu. "TARIMSAL HASILAMIZI ÜÇ KATTAN FAZLA ARTIRARAK 2024 YILINDA 79,1 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİK" "Cennet vatanımızda hamdolsun 606 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılar durumdayız" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği ‘Türkiye’de tarım bitti’ iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor. Bu raporlara göre Türkiye hasılada Avrupa’da 1., dünyada ise 7. sırada yer alıyor. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede 4.'yüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte dünyada 9., Avrupa’da 3. sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk 10'da, Avrupa’da 1.'yiz. Tavuk etinde dünyada ilk 10'daa, Avrupa’da 2.'yiz. Yumurtada dünyada yine ilk 10'da, Avrupa’da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2. sıradayız. Bir diğer çarpıcı rakam 2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılamızı üç kattan fazla artırarak 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttik. Tarımda son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. Sık sık dezenformasyon yapılan bir başka alan olan tohumda ise dünyada ilk on ülke arasındayız. Birileri umutlarını buna bağlasa da Türkiye’de tarım bitmedi inşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Hatta ülkemiz tarım sektöründe daha nice rekorlara imza atacak. Ama biten, meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra bunların üzerine sünger çekenlerin hevesleri olacak. Biten, Anadolu kadınına tepeden bakanların şişirilmiş egoları olacak. Biten, mübarek Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak. Biten, kamusal alanda milletin inancına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi jakobenlerin dayatmaları olacak. Bu ülkenin kaptan köşkünde üreticisini, çobanın kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "6 MART’TAN İTİBAREN 81 MİLYAR LİRA DESTEK ÖDEMELERİNİ ÇİFTÇİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan "Vatandaşımızın sağlıklı, kaliteyi gıdaya erişmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Gıdada sahtecilik yapanları, vatandaşımızı kandırmaya çalışanları cezalandırdığımız gibi artık anlık olarak ifşa ediyoruz. Ayrıca restoranlar, kafeler gibi yiyecek içecek hizmeti sunan iş yerlerinde karekod uygulamasını geçen yıldan itibaren zorunlu hale getirdik. Hem vatandaşın uygun fiyatla ürün almasını sağlayıp hem de enflasyonla mücadelemize destek olan işletmelerimize buradan teşekkür ediyorum. Yıllardır konuşulan ve 2024’te başladığımız üretim planlamasında bir yılı geride bıraktık. Planlamayla artık hangi ürünün nerede ne kadar ekileceğini belirliyoruz. Bunu sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da hayata geçirdik. Bunun için özellikle besi ve süt üretim bölgeleri planladık. Yani destek modelimiz kapsamında hayvancılık desteklerinin ödemesini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretim yapanların destek ödemelerine başlıyoruz. 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız. Hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi. "11 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞI 11 İLİMİZDE ÜRETİMİN GÜÇLENDİRİLMESİ İÇİN HARCAYACAĞIZ" "Kuraklığa dayanıklı ve besin değeri yüksek tuz çalısını da meralarımıza ulaştırıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bunu bütün mera alanlarında en kısa zamanda uygulayacağız. Tıpkı organize sanayi bölgeleri gibi organize tarım bölgesi yatırımlarımıza da son sürat devam ediyoruz. 14 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçeceğiz. Bütün bu yatırımlarımızın şehirlerimize, üreticilerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Çok değerli üreticilerimiz, nisan ayındaki zirai dondan etkilenen bütün üreticilerimize geçen yıl toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Maalesef geçtiğimiz günlerde de bazı illerimizde dolu, hortum ve selden hem üreticilerimiz hem vatandaşlarımız etkilendi. Kendilerine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başta Tarım Bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili birimleri hemen sahaya indiler, üreticilerimizi rahatlatmak için seferber oldular. Değişen iklim şartları, küresel ısınma bize bu ve benzeri olayların devam edeceğini söylüyor. O yüzden sizleri mutlaka tarım sigortası yaptırmaya davet ediyorum. Halihazırda prim ödemelerinin yüzde yetmişe kadar olan kısmını devlet olarak biz karşılıyoruz. Tüm bunların yanında deprem bölgesi için yeni bir yatırım paketini daha hayata geçirdik. Toplam 11 milyar liralık bu kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcayacağız" ifadelerini kullandı. "TAM 150 BİN KÜÇÜKBAŞI ÜRETİCİLERİMİZE UYGUN ŞARTLARDA VERECEĞİZ" Konuşmasında çiftçilere müjdelerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılında 14,5 milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığını desteklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye sokuyoruz. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ adını verdiğimiz projenin ilk etabında tam 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz. Projeden faydalanacak her üreticimize 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edeceğiz. Bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğini biz karşılayacağız. Projenin finansmanı için üreticilerimiz Ziraat Bankası’ndan faizsiz kredi kullanabilecek. Bu kredilerde iki yıla kadar geri ödemesiz, devamında da yedi yıla kadar vade seçenekleri var. Projeden faydalanan üreticilerimizin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl biz karşılayacağız. TİGEM çiftliklerinde yetişen, üstün genetiğe sahip bu hayvanlarımızın dağıtımını da bölgelere uygun ırklara göre biz yapacağız. Bu projede kadın ve genç üreticilerimize öncelik vereceğiz. Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlerimize de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlayacağız. Böylece hem gençlerimiz kendi doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak, hem de üretime ve istihdama güç katacak. İlk hayvanları da yetiştiricilerimize bu yıl içinde teslim edeceğiz. Küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen bütün genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, "Değerli üreticilerimiz sizler bu ülkenin görünmez ama vazgeçilmez kahramanlarısınız. Vatan söz konusuysa gerisi teferruattır diyerek 15 Temmuz hain darbe girişiminde canınızdan geçip darbecilere arşı sergilediğiniz duruş. Siz alın terini berekete dönüştürensiniz. Siz sofralara gelen her lokmada emeği, sabrı ve şükrü olanlarsınız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. 'Çöp, çukur, çamur'. Bunu biz hallettik. Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Cemre Vakfı Tanıtım Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemre Vakfı'nın 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüştüğünü belirterek, "Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz. Bir defa şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil; aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti; özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca 'Benim sadık yarim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum" dedi. "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL" Bugün tüm dünyanın çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları; insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım. İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil; kendini kainatla kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kodlarımız, gerekse medeniyetimizin özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz" diye konuştu. "ÇEVRE BİLİNCİ BİR VATAN BİLİNCİDİR" Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensupları olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geliyoruz. Kültürümüzde kurdun kuşun, dağın taşın, börtü böceğin, çiçeğin ağacın, suyun havanın, toprağın tabiattaki her varlığın hakkı vardır, bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil, dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz. Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hale geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek. Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" ifadelerini kullandı. "YENİLENEBİLİR ENERJİNİN TOPLAM KURULU GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakmak için çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördüğümüz tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösteriyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. 'Çöp, çukur, çamur'. Bunu biz hallettik. Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik. Sadece 5 ilimizde kullanılan doğalgazı 81 vilayetimize yayarak şehirlerimizin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük. Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladık. Kalanların inşası hızla devam ediyor. Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz" ifadelerini kullandı. "ÇEVREYİ KORUMANIN PARTİSİ OLMAZ" Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nınkapılarının herkese açık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde bizim kapımız; ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz. Afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız. Çevre konusunda küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin özellikle önündeyiz. Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz; daha önemlisi, bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz, oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP 31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacak. İnşallah artık 'söz değil eylem zamanı' diyeceğiz. Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.