SON DAKİKA
Hava Durumu

#Erken Seçim

Söz Bursa - Erken Seçim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Seçim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

Özel ve Arıkan’dan ortak mesaj: Vatandaş erken seçimde ısrarcı Haber

Özel ve Arıkan’dan ortak mesaj: Vatandaş erken seçimde ısrarcı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı (CHP) Özgür Özel'i genel merkezinde ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özel, Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından konuşan Özel, "Özellikle 19 Mart'tan bugüne kadar partimiz çok zor günler geçirdi. Tüm yaşadığımız zorluklarda ve acılarda ki kayıplarımız oldu, ilk telefonu açan, ilk ziyaretimize gelen ve her zaman dayanışma gösteren Mahmut Arıkan'a ve 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi örgütleriyle tam bir dayanışma halinde, bir kardeşlik hukukuna bağlı olarak siyaset yapan tüm Saadet Partisi teşkilatına ben de çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra Türkiye'de çok daha güzel günlerde, umut dolu günlerde hep birlikte olmayı, birlikte siyaset yapmayı, birlikte çalışmayı ümit ediyoruz" dedi. "BAHÇELİ, EN DİPTEYKEN ÜLKEYİ ERKEN SEÇİME GÖTÜRDÜ" Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin erken seçim ve emekli aylıklarına ilişkin kendisine yönelik açıklamalarını şöyle değerlendirdi: "Bahçeli, erken seçime kapıyı kapattı. Bahçeli, erken seçime kapıyı açtığında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını başlatmıştı. Kendisi bir üçlü koalisyondaydı ve çok zorlukları olan bir koalisyondu. Deprem geçmişti ve büyük bir ekonomik kriz, çok katı önlemlerle aşılmaya çalışılıyordu. Hükümetinin en zor olduğu dönemde ve ondan sonra yaşanacak her gün biraz daha ekonomik tedbirlerin sonuç vermeye başlayacağı, vatandaşın rahat edeceği ve hükümete tepkinin azalacağı bir süreçte en dipteyken, ülkeyi erken seçime götürdü. Adalet ve Kalkınma Partisi kendilerinin dahi hayal edemeyeceği bir sonuç alarak, iktidarı oluşturan 3 partinin de baraj altı kalmasıyla, Türkiye'nin en köklü partilerinin baraj altı kalmasıyla, sadece 2 partinin barajı geçebildiği noktada, kuruluşunun üzerinden 13-14 ay geçtikten sonra tek başına iktidarı yakaladı. O gün, Bahçeli'nin bıraktığı gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altındı, bugün 2 çeyrek altın. Aradaki 6 çeyrek altın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının eseri olarak emeklinin cebinden uçup gitti. Bir emekli değil, her emekli; bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın; bir kere değil, her ay kaybediyorlar. Bu süreci Bahçeli'nin erken seçim çağrısı başlattı." Özel, "Şimdi Bahçeli, milletin bu iktidardan en rahatsız olduğu, ekonomik krizin en yüksek noktada olduğu, milletin şikayetlerinin en fazla olduğu, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin dayanılamaz bir noktaya geldiği yerde bu sefer erken seçime kapıyı kapatıyor. Erken seçime bugün kapıyı aralasa emekli kurtulacak, asgari ücretli kurtulacak, çiftçi kurtulacak, esnaf kurtulacak, memur kurtulacak. Ama kendisi iktidardayken en avantajlı zamanda AK Parti'ye erken seçim kapısını aralayan AK Parti için en dezavantajlı noktada erken seçime kapıyı kapatıyor. O zaman ne diyelim? Bahçeli, biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta" dedi. "KLASİK ANAYASAYA AYKIRILIK BAŞVURULARINDAN FARKLI" Emeklilerin çoğunluğunun en düşük emekli maaşını alacak olması ve Anayasa Mahkemesi'ne başvuru hakkındaki soruyu cevaplayan Özel, "Anayasa Mahkemesi ile ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tabii normal şartlarda yapılan düzenlemenin iptali, bin liralık zammın iptali noktasına gelebilir. Ama biz Anayasa Mahkemesi'ne çalışmamızı, anayasanın insanca yaşam hakkı, barınma hakkı başta olmak üzere, emeklilerin bu maaşla mahrum oldukları temel insan haklarından dolayı Anayasa Mahkemesi'nin uzunca bir süre vermeksizin, Meclis'in görevlerini ve anayasanın saydığı temel insan haklarını değerlendirerek ve kısa bir süre vererek kanunun yeniden görüşülmek üzere iptal edilmesi talebiyle bir başvuru yapmayı düşünüyoruz. Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı, arkadaşlar detaylı olarak çalışıyorlar. Çalışmalarını tamamladıklarında başvuruyu gerçekleştirecek arkadaşlarımız" diye konuştu. "VATANDAŞLARIMIZ ERKEN SEÇİM NOKTASINDA ÇOK ISRARCILAR" Emekli maaşlarına değinen Arıkan, "Türkiye'nin her yerini özellikle muhalefet partileri geziyorlar. Sahadaki durum artık çalışmak ya da çalışmamak insanların onurlu bir şekilde yaşamını garanti altına almayan bir sürece geldi. Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, çalışanlarımız, esnaflarımız, gençlerimiz, iş insanlarımız dün Manisa ilindeydik ziyaretlerde bulunduk. Sanayinin çok gelişmiş olduğu bir şehir, tarımın çok gelişmiş olduğu bir şehir. İşsizişliğin çok hızlı bir şekilde arttığını, çok büyük firmaların işçi çıkartmak durumunda kaldığını gördük. Böyle bir ortamda erken seçim istememek çok mantıklı değil. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir kanun teklifinde bulundum. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılması diğer emekli maaşlarının da ödeme primi oranının da artırılması talebinde bulunduk. Birkaç günlük bir imza kampanyası başlattık. Birkaç gün içerisinde 1 milyon 214 bin insan bu teklifimize destek imzası verdiler. Bahçeli, iktidar yetkilileri ne kadar erken seçim istemiyoruz dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" şeklinde konuştu.

Ümit Özdağ’dan erken seçim tarihi: "Kasım 2027’de hesap sandıkta sorulacak" Haber

Ümit Özdağ’dan erken seçim tarihi: "Kasım 2027’de hesap sandıkta sorulacak"

EKONOMİK BUHRAN VE "61 BİN LİRALIK PARFÜM" ÖRNEĞİ Türkiye'nin dokuz yıldır ağır bir ekonomik krizden geçtiğini ve bunun artık bir "buhran" olduğunu belirten Özdağ, toplumun yüzde 85’inin fakirleştiğini ifade etti. İstanbul'daki saha çalışmalarından bir örnek veren Özdağ, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul'da bir parfümeride işlerin nasıl olduğunu sordum. Fiyat aralığının 800 lira ile 61 bin lira arasında olduğunu söylediler. 61 bin liralık parfüm alanlar harcamada sıkıntı çekmiyor çünkü o küçük azınlık, büyük çoğunluk fakirleşirken haksız kazançla zenginleşmeye devam ediyor." Özdağ ayrıca, hükümetin 2026 yılında fakirliği aşacak bir hamlesi olmadığını savunarak, Kasım 2027’nin muhtemel bir erken seçim tarihi olacağını iddia etti. "SESSİZ SAVAŞ" VE ORGANİZE SUÇ İSTATİSTİKLERİ Türkiye’nin Avrupa’da organize suç örgütleri sıralamasında birinci, dünyada ise 14. sırada yer aldığını belirten Özdağ, uyuşturucu ve sanal kumardan 200 milyar dolara yakın kara para ekonomisi oluştuğunu söyledi. Bu durumu Türk gençliğine karşı bir "sessiz savaş" olarak nitelendiren Genel Başkan, Zafer Partisi'nin "Tertemiz Türkiye Projesi" ile bu çeteleri tasfiye edeceğini vurguladı. TERÖRLE MÜCADELEDE "İMHA" VURGUSU "Terörsüz Türkiye" tartışmalarına da değinen Ümit Özdağ, terörün pazarlıkla değil, örgütün yok edilmesiyle biteceğini savundu. Özdağ'ın terörle mücadele konusundaki net mesajı şöyle oldu: Pazarlık Değil İmha: Terörsüz Türkiye, Abdullah Öcalan veya diğer terör elebaşları muhatap alınarak değil, bunlar imha edilerek sağlanır. Devlet Yapısının Korunması: Terörle mücadele, devletin milli üniter yapısını tahrip ederek değil, kuruluş felsefesi üzerinde devam ederek ve terörü ezerek olur. Çok Uluslu Yapıya Ret: Türkiye'nin çok uluslu veya ademi merkeziyetçi bir yapıya sürüklenmesine izin verilmemelidir.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar Haber

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar

CHP Bursa İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Milletvekilli ve Parti Meclisi Üyesi Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Türkiye’de demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunu belirttiği konuşmasında, “Demokrasinin yok sayıldığı, halkın iradesinin hiçe sayıldığı bir dönemdeyiz. Milletin seçtiği belediye başkanlarını, cumhurbaşkanı adaylarını hapse atarak bu ülkede demokrasinin olmadığını gösteriyorlar. ‘Siz sandıkta kimi seçerseniz seçin, ben istediğimi görevden alırım’ anlayışı toplumun her kesimine yerleştirilmeye çalışılıyor” dedi. KONGREYE DAVET Yeşiltaş, CHP’nin hem ülkeye hem de kendi yapısına demokrasiyi getiren parti olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkeye demokrasiyi getiren ve parti içi demokrasiyi en iyi şekilde işleten partidir. Biz inadına demokrasiyi savunan, inadına demokrasiyi yaşatan bir geleneğin temsilcisiyiz. Mahallelerde sandık koyarak gerçekleştirdiğimiz ilçe kongrelerimizi tamamladık. Şimdi sıra büyük demokrasi şöleninde. 19 Ekim Pazar günü saat 13.00’te Atatürk Kültür Merkezi’nde tüm halkımızı ve örgütümüzü bu büyük buluşmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “ARTIK DEĞİŞİM ZAMANI” CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, kongre öncesi yaptığı konuşmada Türkiye’nin üretim gücünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. “Artık değişim zamanı, artık dur deme zamanı” diyen Günaydın, Bursa’nın tarihsel, kültürel ve ekonomik önemine dikkat çekti. Daha sonra Günaydın, “Bursa, sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Ancak bugün reel sektör büyük bir sıkıntı içinde. Türkiye’de iç talep daralıyor, dış rekabet gücümüz zayıflıyor. Otomotiv yan sanayi Fas’a taşınıyor, tekstil sektörü Mısır’a göç ediyor. Bu tablo, imalat sanayisinin elde tutulamadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. “İŞSİZLİK ARTIYOR” Günaydın, farklı siyasi görüşlere sahip iş dünyası temsilcilerinin bile aynı noktada birleştiğini vurguladı. Günaydın, “TÜSİAD’dan İstanbul Ticaret Odası’na kadar görüştüğümüz tüm iş insanları, iç talebin daraldığını, reel sektörün zorda olduğunu söylüyor. Türkiye’nin ortalama yaşı 34, ama 11 milyondan fazla işsiz var. Fabrikalar ülkeyi terk ediyorsa, büyüyen işsizlik sorununa karşı hangi çözüm planlanıyor?” diye sordu. “CHP BİRİNCİ PARTİ KONUMUNDA” Gökhan Günaydın, “Yüzde 22–23 bandından bugün yüzde 35–41 aralığına geldik. Cumhuriyet Halk Partisi açık ara Türkiye’nin birinci partisidir. Bizi engellemenin tek yolu var. Bizimle pazara geleceksiniz, vatandaşın rızasını kazanacaksınız. Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar” ifadelerini kullandı. “CHP HERKESİN PARTİSİ” “Biz sadece yüzde 37’nin değil, bu memleketin tüm yurttaşlarının partisiyiz” diyen Günaydın, 102 yıllık geleneğe vurgu yaparak, “Memleketin yüzde 70’i erken seçim talep ediyor. O sandık gelecek ve siz gideceksiniz” diye konuştu.

Portekiz'de hükümet düştü Haber

Portekiz'de hükümet düştü

Portekiz'de Başbakan Luis Montenegro liderliğindeki azınlık hükümeti, parlamentoda yapılan oylamada güvenoyu alamayarak düştü. Parlamentodaki oylamanın sonuçları henüz paylaşılmazken, Parlamento Başkanı Jose Pedro Aguiar-Branco, Montenegro liderliğindeki merkez-sağ hükümetinin oylamayı kaybettiğini duyurdu. Güven oylamasında ortaya çıkan sonuçla birlikte ile Avrupa Birliği ülkesi Portekiz'de halk, son üç yıl içinde üçüncü kez genel seçimler için sandık başına gidecek. Sosyal Demokrat Parti (PSD) liderliğindeki iki partili bir ittifaktan oluşan azınlık hükümeti, 230 sandalyeli mecliste 80 sandalyeye sahipti. Muhalefet milletvekillerinin büyük çoğunluğu, bu akşam gerçekleştirilen güven oylaması öncesinde hükümet aleyhinde oy kullanacaklarını duyurmuştu. Portekiz Başbakanı Montenegro, aleyhindeki yolsuzluk iddiaları ve istifa çağrıları sonrasında, ülkedeki siyasi krizin aşılabilmesi amacıyla Perşembe günü parlamentoya güven oylaması teklifi sunmuştu. Parlamentodaki güven oylaması, Montenegro'nun görevi başındaki ilk yılını tamamlamasına birkaç hafta kala yapıldı. Muhalefet, Montenegro'nun aile şirketi hakkında iddialarda bulunmuştu Muhalefet, Montenegro'nun kurucusu olduğu ve halihazırda oğulları tarafından yönetilen danışmanlık firmasının kumarhane ve otel işletmeleri dahil olmak üzere birçok özel şirketle sözleşmeler yaptığını ve Montenegro'nun bu anlaşmalardan menfaat elde ettiğini ileri sürmüştü. Başbakan Montenegro ise aile şirketinin faaliyetlerine ilişkin olarak başbakanlık görevinden doğan bir çıkar çatışması ya da ahlaki açıdan herhangi bir kusur bulunduğu iddialarını reddetmişti. Erken seçim mayısta yapılabilir Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, hükümetin parlamentoda güvenoyu alamaması halinde erken seçimlerin 11 veya 18 Mayıs tarihlerinde yapılabileceğini açıklamıştı. Ülkede bir sonraki olağan genel seçimlerin 2028 yılı ocak ayında yapılması planlanıyordu.

Özel: "Erken seçim istemenin zamanı geldi" Haber

Özel: "Erken seçim istemenin zamanı geldi"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Bilecik'e geldi. Özel'in kentteki ikinci adresi Atatürk Bulvarı'nda kurulan kent lokantası önündeki açılış ve Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi ve Yaşam Alanı temel atma programı oldu. Özel, Bilecik'te yılbaşında 8 lira olan simidin fiyatının 12 liraya, bir bardak çayın 5 liradan 10 liraya çıktığını anlatan Özel, "Asgari ücretli Bilecik'te bu sene o asgari ücretiyle 1300 tane çay simit alıyormuş, şu anda 770'e düşmüş. 1300'ün neredeyse yarısı. Paranın satın alma gücü çay simit hesabıyla Bilecik'te yarı yarıya gerilemiş durumda" dedi. "KAYBETTİKLERİMİZİ O SANDIKTA BULACAĞIZ" Emekli maaşlarına da değinen CHP Genel Başkanı Özel, "Emekliler, 2002 yılında bu iktidar geldiğinde 1,5 asgari ücret alıyorlardı. Tayyip Bey hiç ellemese, hiç ilişmese ‘Sizi enflasyona ezdirmeyeceğim, enflasyon oranında zam vereceğim' deyip olmadık işler girişmese, bugün en düşük emekli maaşı 25 bin lira olacaktı. Ama başka işlere girişti, sizi 12 bin 500 emekli maaşına mahkum etti. Şimdi biz 2002'de 8 çeyrek altın alan, bugün 2,5 çeyrek altına düşmüş, en düşük emekli maaşına itiraz ediyoruz. Bilecik'te bir emekli bir çeyrek altın kaybetse aklı çıkar, bütün gün gezdiği yerleri dolaşır, o kaybettiği altını arar. Ama bugün Bilecik'te 1 emekli değil her emekli 1 çeyrek değil, 5,5 çeyrek altın, bir sefer değil her ay kaydediyor. Bu emeklilerin Tayyip Erdoğan'a verdikleri ‘Erdoğan vergisidir.' Erdoğan'ın iktidarda olmasının onun zenginin dostu ama garibanın dostu olmamasının bedelini sizler ödüyorsunuz. İşte kaybettiğimiz altını, kaybettiğimiz yerde bulacağız. Emeklilere çağrımdır. İlk seçim sandığa koşacağız. Kaybettiklerimizi o sandıkta bulacağız" dedi. "ERKEN SEÇİM İSTEMENİN ZAMANI GELDİ" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçim istemenin zamanının geldiğini söyleyerek, "CHP iktidarının vatandaşı, emekliyi, emekçiyi, çiftçiyi ve esnafı kollayacak. Bundan sonra da hem emekliler hem emekçiler için hem de güzel esnafımız için çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi. "ASGARİ ÜCRET TALEBİMİZ 30, BUNUN ALTINDA YOKUZ" CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasının devamında, "Bilecik'te asgari ücretlinin enflasyonu yüzde 90, Türkiye'de ortalama enflasyonu yüzde 80, Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumunun baş harfleri TÜİK'e göre enflasyon yüzde 50 ama bunlar asgari ücrete yüzde 25-30 zam yapmanın hesabındalar. Biz CHP olarak bir büyük kampanyayı başlattık ve sürdürüyoruz. Asgari ücret talebimiz 30, bunun altında yokuz. Asgari alan için düşüktür, veren için çok yüksektir. Ayrıca bunu önerirken 30 bin liralık asgari ücret devletin sosyal güvenlik priminde de büyük bir artışa sebebiyet veriyor. Bu artışın bir kısmını küçük esnafa döndürmek zorundayız. Çünkü yanında bir kişi çalıştıran berber veya iki kişi çalıştıran eczacı, üç garson, bir bulaşıkçı, bir aşçı çalıştıran esnaf lokantasının 30 bin lira asgari ücret verecek mecali yoktur. Çünkü asgari ücret alan için düşüktür, veren için çok yüksektir. Bunun için CHP hazırlığını yaptı. Kanun teklifini verdi. 1 ile 10 arası asgari ücretli çalıştıranlara asgari ücretli başına 6 bin lira sosyal güvenlik prim desteği vermeyi öneriyoruz. Yani asgari ücret alan için 30 bin lira olurken, veren için 24 bin lira olacak. Bu iktidar zaten asgari ücreti 22-23 bin lira yapacak. Yani esnafa dokunmadan asgari ücreti 30 bin liraya çıkarmanın yolu ortadadır” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasının ardından toplu açılış ve temel atma kapsamında beraberindekilerle butona bastı. Daha sonra kent lokantasının açılışını yapan Özel, vatandaşlara yemek ikram etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.